Auto Amazon Links: No products found.
Auto Amazon Links: No products found.
Auto Amazon Links: No products found.
Auto Amazon Links: No products found.
Turkish You searched for Turkish – Books on Turkey | Key for Humanity
Auto Amazon Links: No products found.
Auto Amazon Links: No products found.

*****************************************
*****************************************
*****************************************
Auto Amazon Links: No products found.
Auto Amazon Links: No products found.
Auto Amazon Links: No products found.
Auto Amazon Links: No products found.
*************************************
Auto Amazon Links: No products found.
Auto Amazon Links: No products found.
Peki, bu başarılar arasında derece farkı var mı? Onu başarı uzmanlarına soralım, ama bence en önemli ölçüt; vicdan huzuru.
Ne demek istiyorum?
Kişinin kendisini gerçekleştirmesinin, kendisi olmasının (özgür ve özgün), kendisi ile barışık olmasının verdiği o tarifsiz hissin yerini hiçbir şey alamaz. Hiçbir servet ya da hiçbir performans göstergesi onun ikamesi değildir. Eğer başarıyı sadece “sonuç” odaklı yani nicel olarak ölçülebilen nümerik bir performans şeklinde ele alırsanız büyük çıkmazlara girebilirsiniz. İnsanın kendisini gerçekleştirme “sürecinde” yaşadığı içsel tatmin çok önemlidir ve bu tamamen öznel/bireysel bir yolculuktur.
Benim için başarı; mutluluk da değildir. Çünkü yaşam amacım, mutluluk değildir. Mutlak bir mutluluk olamaz. Mutluluk daimî bir duygu değil anlardır, hayatınızda kesitler. Ama hedefe yürüme yolculuğunun hissi daimidir. Hedefler başarıldığında yenisi gelir. Bu duygu varsa gerisinin, berisinin ya da başkasının ne düşündüğünün ve ne dediğinin hiçbir önemi yok. Böyle yaşayan insanlar, ancak tutkulu kişilerdir.
Muğlak başarı aforizmaları ve sürekli pompalanan başarı obsesyonu yerine tutkulara odaklanmanızı öneririm. Bazılarımız doğuştan tutkuludur ama çoğu kişi sonradan tutkularını keşfedebilir. Zira tutkulu insanlar her şeyi başarır.
D.Ferhat Demir
Futbol Milli Takımımız ve inovasyon – Ekonomim
Auto Amazon Links: No products found.
Auto Amazon Links: No products found.
Bugün, 25 yıl öncesinin tüm hastalıkları nüksetti ve mevcut iktidarın zihin yapısı, eski koalisyonun düşünce tarzına büründü. Biliyoruz (ama söylemiyor, ancak söyleniyoruz) bu iktidarın zihin yapısıyla enflasyon düşmez, üretim taçlanmaz, ekonomik düzelmez, hırsızlık, yolsuzluk asla son bulmaz.
Bizim ihtiyaç duyduğumuz; farklı bir zihin yapısına sahip alternatiflerdir ve ne yazık ki henüz ufukta görünmemektedir. Krizi üretenin onu çözeceğine inanmak, donmasın diye ateşi pamuğa sarmaktır.
Şeref Oğuz
Piyasa umut üretip hükümete suni teneffüs yaptırıyor – Ekonomim
Auto Amazon Links: No products found.
Auto Amazon Links: No products found.
Bu naif düşünce yurt içinde üretimi bitirmiş ve önünü tamamen kapatmış, ne bolluk olmuş ne de fiyatlar düşmüştü. Daha kötüsü Osmanlı devleti sanayileşemeden tarihe gömüldü. Dolayısıyla ihracatı yasaklayıp ya da zorlaştırıp enflasyon düşürme saplantısı sonunda bir devleti tarihten düşürdü.
O nedenle Cumhuriyeti kuranlar özel sektörü, çiftçi, esnaf ve zanaatkârdan ibaret bir ülkede devlet eliyle sanayileşmenin yolunu açmak için çırpındı.
Kâr ve ihracat enflasyon yapar mı? – Ekonomim
Sadi Özdemir
Auto Amazon Links: No products found.
Auto Amazon Links: No products found.
Düşüncelerimi yazıyla anlatma tercihini yaptığım altmış yıldır, “önemli olan toplumun orta ve uzun dönemli geleceğini güven altına alacak konularla ilgilenmektir” gerekçesine kendimi inandırdığım için günlük popüler konulardan çok “dip dalgalarını kavramaya” gayret ettim.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 24 Haziran 2024 günü Haber Türk’ teki söyleşisinde,” Yapay zekânın beklenmedik hızda gelişmesi karşısında toplumun orta ve uzun dönemli vaziyet alması gerektiği” mesajını öteki önemli uyarılarından daha çok düşündüm.
Yapay zekâ alanındaki beklenmeyen hızdaki gelişme karşısında başta kamu entelektüelleri olmak üzere sorumlu olan herkes ne yapmalı?
Dışişleri Bakanı’nın çağrısını nasıl okudum? – Ekonomim
Rüştü Bozkurt
Auto Amazon Links: No products found.
Auto Amazon Links: No products found.
Geçtiğimiz günlerde hepimizi gururlandıran çok güzel bir olay yaşandı.
13 yaşındaki Yağız Kaan Erdoğmuş, tarihin en büyük satranç oyuncularından biri kabul edilen Magnus Carlsen’i sadece 41 saniyede yenmeyi başardı.
Bu çocuğumuz birkaç yıl önce de “Satrancın Büyük Ustası” ünvanını alarak herkesi şaşırtmış, dâhi düzeyinde üstün zekâlı olduğu belirtilmiş.
Gazetelerde onunla ilgili haberleri okurken aklıma “Türkiye’de kaç üstün zekâlı ve dâhi çocuk var, o çocuklar şimdi nerede” soruları takıldı.
Sorularımın yanıtını Türkiye Üstün Zekâlı ve Dâhi Çocuklar Eğitim Vakfı’nın (TÜZDEV) Genel Başkanı Dr. Kemal Tekden’in açıklamasında buldum.
Özetle şöyle diyor Dr. Tekden:
“Bütün toplumlarda çocuk nüfusunun yüzde 2.5’inin üstün zekâlı, 10 binde 1’inin de deha seviyesinde olduğu biliniyor.
Bu durumda Türkiye’de ilkokul, ortaokul ve lise çağlarında tahminen 500-600 bin üstün zekâlı, 5-10 bin de dâhi çocuk olduğu söylenebilir.
Söz konusu çocukların aranıp bulunması ve ilgi alanlarına göre özel eğitimlerle yetiştirilmesi gerekir.”
Peki, günümüzde üstün zekâlıların ve dâhilerin tespiti ve özel olarak yetiştirilmesi için ne yapılıyor?
Dr. Tekden’in yanıtı üzücü:
“Maalesef şu anda bunu tam manasıyla yapabildiğimizi söyleyemem.
Gelişmiş ülkeler bizim üstün zekâlılarımızı ve dâhilerimizi alıp değerlendiriyor.
Aziz Sancar buna örnektir.
Beyin göçüne dikkat etmeliyiz. Türkiye beşeri sermayesine sahip çıkmalıdır.”
Dr. Tekden’in şu sözleri de “Acaba benim çocuğum üstün zekâlı veya dâhi mi, bunu nasıl anlarız” diye soranlara yanıt niteliğinde:
“Çok soru soran değil manalı, derin sorular soran çocuklar zekidir, üstün zekâlıdır.
Üstün zekâlı çocuklar genellikle enerjiktirler, belli alanlara odaklanabilirler. Kelime hazneleri güçlüdür. Bilimsel merak içindedirler. Bazen büyük insanların soramadığı soruları sorabilirler. Aykırı tiplerdir. Aykırı bakış açısına sahiptirler.”
Sonuç olarak şunu söyleyebilirim:
Türkiye’de büyük bir üstün zekâlı ve dâhi çocuk potansiyeli var.
Ama bunları değerlendiremiyoruz.
Ara sıra Yağız Kaan Erdoğmuş gibi gurur verici örnekler çıkıyor ama çoğu üstün zekâlı ve dâhi de aramızda kaybolup gidiyor.
Eğitim sistemimizi gözden geçirirken bu acı tabloyu göz önünde tutmamız gerekiyor.
Osmanlı’da bile asırlar önce “Turnacıbaşı” denilen kişilerin imparatorluk topraklarını karış karış tarayıp üstün zekâlı ve dâhi çocukları belirlediklerini ve onları özel eğitime yönlendirdiklerini bilmeliyiz.
Sayın hocalarım bu konuda bireysel olarak çok araştırma yapmış biri olarak çok net söyleyebilirim ki üstün zekalı çocukların büyük çoğunluğu evlerinde. Gittiğiniz tüm merkezler ve uzmanlar sadece çocukları kurstan kursa götürmenizi ve yeteneklerini bulmalarını sağlamanızı söylüyorlar. Özellikle deha düzeyinde çocuklar için bu bir alanda çok büyük yetenek anlamina geliyor. Kurstan kursa gitmek de ciddi bir para, zaman ve emek demek. Keşfedilmeleri de çoğunluğunda dürtüsellik, hiperaktivite, disleksi vb sorunlar olduğu için öğretmenler tarafından zor hatta sorunlu çocuk olarak görülüyorlar.
Bilsemlere de üstün zekalı olanlar değil derslerde başarılı olanlar yönlendiriliyorlar. Bireysel başvurularda birkaç yıl önce kaldırıldı. Zaman içinde aile desteği olmayan çocuklarda kaybolup gidiyor. Ama ülkemiz zeka geriliği olan çocukların desteklenmesinde önde gelen ülkelerden biriymiş. Kanada, İsviçre, Amerika ve İsrail gibi ülkeler ise üstün zekalı çocuklara çok yatırım yapıyor ve diğer ülkelerden de kendi ülkelerine getirmek için uğraşıyorlarmış. Üstün zekalı çocuklar sadece ilgili ve maddi olarak destekleyebilecek ailelerde doğarsa ülkemizde görünürler. (Özlem Altınsu)
Maalesef Türkiye zeka geriliği olan çocuklarına destek veren ama üstün zekalı çocuklarını ihmal eden bir ülke konumundadır.
Üstün zekalı çocuklar zeka yönelimlerine göre sınavsız üniversiteye alınmalıdır. Bu tür çocukların üniversite sınavlarında başarılı olma şansları öyle çok yüksek değil. Çünkü daha ziyade ilgi duydukları sahalara yoğunlaşıyorlar.
Auto Amazon Links: No products found.
Auto Amazon Links: No products found.