Home Blog Page 39

Zihin Yapısı

Bugün, 25 yıl öncesinin tüm hastalıkları nüksetti ve mevcut iktidarın zihin yapısı, eski koalisyonun düşünce tarzına büründü. Biliyoruz (ama söylemiyor, ancak söyleniyoruz) bu iktidarın zihin yapısıyla enflasyon düşmez, üretim taçlanmaz, ekonomik düzelmez, hırsızlık, yolsuzluk asla son bulmaz.

Bizim ihtiyaç duyduğumuz; farklı bir zihin yapısına sahip alternatiflerdir ve ne yazık ki henüz ufukta görünmemektedir. Krizi üretenin onu çözeceğine inanmak, donmasın diye ateşi pamuğa sarmaktır.

Şeref Oğuz

Piyasa umut üretip hükümete suni teneffüs yaptırıyor – Ekonomim

İhracatı Yasaklamak

Osmanlı devletinin ‘ekonomisi’ ya da ‘Osmanlı iktisat tarihi’ üzerine çok kafa yormuş isimlerden merhum Mehmet Genç, çok naif şekilde mealen “Osmanlıda devletini yönetenler, ‘yurt içinde bolluk olsun, bolluk ucuzluk getirir’ diye ihracatı yasaklamış, ithalatı teşvik etmiştir” derdi.

Bu naif düşünce yurt içinde üretimi bitirmiş ve önünü tamamen kapatmış, ne bolluk olmuş ne de fiyatlar düşmüştü. Daha kötüsü Osmanlı devleti sanayileşemeden tarihe gömüldü. Dolayısıyla ihracatı yasaklayıp ya da zorlaştırıp enflasyon düşürme saplantısı sonunda bir devleti tarihten düşürdü.

O nedenle Cumhuriyeti kuranlar özel sektörü, çiftçi, esnaf ve zanaatkârdan ibaret bir ülkede devlet eliyle sanayileşmenin yolunu açmak için çırpındı.

Kâr ve ihracat enflasyon yapar mı? – Ekonomim

Sadi Özdemir

Düşünceler ve Yazılar

İnsan doğası, ilgi duyulan ve öncelik verilen konuları önemseme eğilimindedir.
Düşüncelerimi yazıyla anlatma tercihini yaptığım altmış yıldır, “önemli olan toplumun orta ve uzun dönemli geleceğini güven altına alacak konularla ilgilenmektir” gerekçesine kendimi inandırdığım için günlük popüler konulardan çok “dip dalgalarını kavramaya” gayret ettim.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 24 Haziran 2024 günü Haber Türk’ teki söyleşisinde,” Yapay zekânın beklenmedik hızda gelişmesi karşısında toplumun orta ve uzun dönemli vaziyet alması gerektiği” mesajını öteki önemli uyarılarından daha çok düşündüm.

Yapay zekâ alanındaki beklenmeyen hızdaki gelişme karşısında başta kamu entelektüelleri olmak üzere sorumlu olan herkes ne yapmalı?

Dışişleri Bakanı’nın çağrısını nasıl okudum? – Ekonomim

Rüştü Bozkurt

Üstün zekâlı 600 bin çocuk nerede?

Geçtiğimiz günlerde hepimizi gururlandıran çok güzel bir olay yaşandı.

13 yaşındaki Yağız Kaan Erdoğmuş, tarihin en büyük satranç oyuncularından biri kabul edilen Magnus Carlsen’i sadece 41 saniyede yenmeyi başardı.

Bu çocuğumuz birkaç yıl önce de “Satrancın Büyük Ustası” ünvanını alarak herkesi şaşırtmış, dâhi düzeyinde üstün zekâlı olduğu belirtilmiş.

Gazetelerde onunla ilgili haberleri okurken aklıma “Türkiye’de kaç üstün zekâlı ve dâhi çocuk var, o çocuklar şimdi nerede” soruları takıldı.

Sorularımın yanıtını Türkiye Üstün Zekâlı ve Dâhi Çocuklar Eğitim Vakfı’nın (TÜZDEV) Genel Başkanı Dr. Kemal Tekden’in açıklamasında buldum.

Özetle şöyle diyor Dr. Tekden:

“Bütün toplumlarda çocuk nüfusunun yüzde 2.5’inin üstün zekâlı, 10 binde 1’inin de deha seviyesinde olduğu biliniyor.
Bu durumda Türkiye’de ilkokul, ortaokul ve lise çağlarında tahminen 500-600 bin üstün zekâlı, 5-10 bin de dâhi çocuk olduğu söylenebilir.
Söz konusu çocukların aranıp bulunması ve ilgi alanlarına göre özel eğitimlerle yetiştirilmesi gerekir.”

Peki, günümüzde üstün zekâlıların ve dâhilerin tespiti ve özel olarak yetiştirilmesi için ne yapılıyor?

Dr. Tekden’in yanıtı üzücü:

“Maalesef şu anda bunu tam manasıyla yapabildiğimizi söyleyemem.

Gelişmiş ülkeler bizim üstün zekâlılarımızı ve dâhilerimizi alıp değerlendiriyor.
Aziz Sancar buna örnektir.
Beyin göçüne dikkat etmeliyiz. Türkiye beşeri sermayesine sahip çıkmalıdır.”

Dr. Tekden’in şu sözleri de “Acaba benim çocuğum üstün zekâlı veya dâhi mi, bunu nasıl anlarız” diye soranlara yanıt niteliğinde:

“Çok soru soran değil manalı, derin sorular soran çocuklar zekidir, üstün zekâlıdır.

Üstün zekâlı çocuklar genellikle enerjiktirler, belli alanlara odaklanabilirler. Kelime hazneleri güçlüdür. Bilimsel merak içindedirler. Bazen büyük insanların soramadığı soruları sorabilirler. Aykırı tiplerdir. Aykırı bakış açısına sahiptirler.”

Sonuç olarak şunu söyleyebilirim:

Türkiye’de büyük bir üstün zekâlı ve dâhi çocuk potansiyeli var.

Ama bunları değerlendiremiyoruz.

Ara sıra Yağız Kaan Erdoğmuş gibi gurur verici örnekler çıkıyor ama çoğu üstün zekâlı ve dâhi de aramızda kaybolup gidiyor.

Eğitim sistemimizi gözden geçirirken bu acı tabloyu göz önünde tutmamız gerekiyor.

Osmanlı’da bile asırlar önce “Turnacıbaşı” denilen kişilerin imparatorluk topraklarını karış karış tarayıp üstün zekâlı ve dâhi çocukları belirlediklerini ve onları özel eğitime yönlendirdiklerini bilmeliyiz.

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/ustun-zekali-600-bin-cocuk-nerede-818633h.htm

Sayın hocalarım bu konuda bireysel olarak çok araştırma yapmış biri olarak çok net söyleyebilirim ki üstün zekalı çocukların büyük çoğunluğu evlerinde. Gittiğiniz tüm merkezler ve uzmanlar sadece çocukları kurstan kursa götürmenizi ve yeteneklerini bulmalarını sağlamanızı söylüyorlar. Özellikle deha düzeyinde çocuklar için bu bir alanda çok büyük yetenek anlamina geliyor. Kurstan kursa gitmek de ciddi bir para, zaman ve emek demek. Keşfedilmeleri de çoğunluğunda dürtüsellik, hiperaktivite, disleksi vb sorunlar olduğu için öğretmenler tarafından zor hatta sorunlu çocuk olarak görülüyorlar.

Bilsemlere de üstün zekalı olanlar değil derslerde başarılı olanlar yönlendiriliyorlar. Bireysel başvurularda birkaç yıl önce kaldırıldı. Zaman içinde aile desteği olmayan çocuklarda kaybolup gidiyor. Ama ülkemiz zeka geriliği olan çocukların desteklenmesinde önde gelen ülkelerden biriymiş. Kanada, İsviçre, Amerika ve İsrail gibi ülkeler ise üstün zekalı çocuklara çok yatırım yapıyor ve diğer ülkelerden de kendi ülkelerine getirmek için uğraşıyorlarmış. Üstün zekalı çocuklar sadece ilgili ve maddi olarak destekleyebilecek ailelerde doğarsa ülkemizde görünürler. (Özlem Altınsu)

Maalesef Türkiye zeka geriliği olan çocuklarına destek veren ama üstün zekalı çocuklarını ihmal eden bir ülke konumundadır.

Üstün zekalı çocuklar zeka yönelimlerine göre sınavsız üniversiteye alınmalıdır. Bu tür çocukların üniversite sınavlarında başarılı olma şansları öyle çok yüksek değil. Çünkü daha ziyade ilgi duydukları sahalara yoğunlaşıyorlar.

Namık Kemal ve Atatürk

“Ey, mışıl mışıl uyuyan ve birbiriyle uğraşan cahiller!
Daha ne kadar gaflet uykunuzda debeleneceksiniz?
Daha ne kadar içinde yaşadığınız esaret koşullarına katlanacaksınız?
Açın gözlerinizi artık.
Geleceğe dönün yüzünüzü.
Bakın dünyanın nerelere geldiğini.
Bilim ve eğitime önem veren kavimler, doğanın sırlarını birbiri peşi sıra aralıyor ve insanlığı aydınlığa çıkarıyor. Fakat siz, aklınızı hâlâ size hiçbir yararı olmayan batıl inanç ve hurafelerle bozmuşsunuz.
Yetmiyor mu bu kadar aşağılandığınız!
Utanmıyor musunuz!
Bu çağda, cahil şeyhlerinizin el eteğini öpmeyi bir marifet sayıp, kendinizi bu kadar alçaltmaya hala mı doyamadınız?
Çocuklarınız da günden güne size benzemekte, zamanlarını bilime ve kültüre değil, insana hiçbir yararı olmayan oyun ve eğlencelere harcamakta.
Zihinlerinde ve kalplerinde iyilik ve güzellik değil, şiddet ve öfke kabarmakta.
Daha ne kadar katlanacaksınız bu hayata?”
***
Namık Kemal 1840-1888
(“Rüya” adlı kitabından.)

………………………….

Atatürk, 23 Nisan 1920‘de TBMM’nin açılışını yaparak ulusal egemenliği ilan eder…
Bu tarihten tam 48 yıl önce, 23 Nisan 1872‘de Namık Kemal’in devrimci eserlerinden biri olan “Görülmüş Bir Rüyadır” adlı kitabı yayımlanır. Eser, Abdülhamit tarafından anında yasaklanır.

Ancak bu eserin okunması engellenemez, yeni baskıları elden ele dolaşır.
Atatürk anılarında, N. Kemal’in eserlerini okuyarak siyasi fikirlerini edindiklerini şöyle anlatır:

“Harbiye senelerinde siyaset fikirleri baş gösterdi. Vaziyet hakkında henüz kesin bir görüş ortaya koyamıyorduk. Dönem Abdülhamit dönemiydi. [Namık] Kemal beyin kitaplarını okuyorduk. Çok sıkı takip ediliyorduk. Kitaplarını çoğunlukla koğuş yattıktan sonra okuma imkanı buluyorduk. Bunun gibi vatanseverliği aşılayan eserleri okuyanlara yönelik takibat yapılması, işlerin içinde bir berbatlık olduğunu hissediyorduk…”

Atatürk ve onun kuşağı, Namık Kemal’in “Rüya” adlı kitabını okuyarak, Özgürlük, Bağımsızlık, Aydınlanma, Cumhuriyetçilik ve Halkçılık ilkelerini benimsemişlerdi.

İnsanı titreten bu sesi, bilincinde ve yüreğinde hisseden Atatürk, henüz genç bir subayken 1903’te arkadaşlarına yaptığı bir konuşmada şunları söyler:

“Millet zulüm ve istibdat altında mahvoluyor. Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve yok oluş vardır. Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası hürriyettir. Tarih bugün biz evlatlarına büyük vazifeler yüklüyor… Kahredici bir istibdada karşı ancak devrimle cevap vermek ve köhneleşmiş çürük idareyi yıkmak, milleti iktidar yapmak, kısacası vatanı kurtarmak için sizi vazifeye davet ediyorum!”

Rüya’nın yayımlandığı gün olan, 23 Nisan 1920‘de Atatürk, TBMM’nin kuruluşunu ilan ederek, bir nevi Namık Kemal’e felsefi ve siyasi bağlılığını da ilan etmiş olmaktadır. https://x.com/Sadik0707/status/1810245653244596445

https://acikbilim.yok.gov.tr/bitstream/handle/20.500.12812/599661/yokAcikBilim_10163274.pdf?sequence=-1

 

Yarık (Torn)

Samuel Huntington Medeniyetler Çatışması kitabında Ukrayna ve Türkiye’den “torn country” olarak bahseder. Yarık ülkeler. Değerleri ortadan ikiye bölünmüş anlamında. Ukrayna’yı yardılar neticede. Türkiye ise henüz yarılamadı.

İnsanlarımız değerlerini kaynaştırıp yar olduğu müddetçe yarılmayız.

Dergiler-Makalelerim

Dergiler

  • Made in Turkey
  • Deri’s
  • Avrasya Dosyası
  • Turan
  • Yeni Deniz
  • Sebilürreşad
  • Türksoy ile İpek yolu
  • Rumeli’nin sesi
  • Turkish Time
  • Dünya Gündemi
  • Hamle Dergisi
  • Yesevi Dergisi

 

Makalelerim

 

1998

  • Türkiye’nin Pakistan ile Ticareti Akdeniz’den Pasifik’e: Stratejik Ticaret Ortaklıkları ile Ilgili Arayışlar-1 Türkiye’nin Pakistan ile Ticareti, Avrasya Dosyası, Sonbahar-Kış 1998/1999, ss.172 – 187

2002

  • Akdeniz’den Pasifik’e, Made in Turkey, Temmuz-Ağustos 2002

2003

  • Küreselleşme, Bölgeselleşme ve Türkiye, Made in Turkey dergisi, Mart-Nisan 2003
  • Küreselleşme, Bölgeselleşme ve Türkiye, Deri’s, Mart 2003
  • Küreselleşme, Bölgeselleşme ve Türkiye, Made in Turkey dergisi, Mart-Nisan 2003
  • Tuna’nın Deri Yakası: Küreselleşme, Bölgeselleşme ve Türkiye, Deri’s, Mart 2003 Balkanlar ve Türkiye, Made in Turkey dergisi, Ocak-Şubat 2003
  • Balkanpazar, Made in Turkey dergisi, Mayıs-Haziran 2003
  • Bölgeselleşme ve Dericilik, Deri’s, Nisan 2003
  • Bölgeselleşme ve Türk Dericiliği, Deri’s, Haziran-Temmuz 2003
  • Doğu Avrupa ve Balkanlar’da Dericilik,1-2, Deri’s, Eylül-Ekim 2003/ Deri’s, Kasım-Aralık 2003       
  • Tuna’nın Deri Yakası: Doğu Avrupa ve Balkanlar’da Dericilik,1-2, Deri’s, Eylül-Ekim 2003, Kasım-Aralık 2003
  • Tuna’nın Deri Yakası: Bölgeselleşme ve Türk Dericiliği, Deri’s, Haziran-Temmuz 2003
  • Balkanpazar, Made in Turkey dergisi, Mayıs-Haziran 2003
  • Tuna’nın Deri Yakası: Bölgeselleşme ve Dericilik, Deri’s, Nisan 2003
  • Balkanlar ve Türkiye, Made in Turkey dergisi, Ocak-Şubat 2003 

2005

  • Makedonya İsmi İle ilgili Kavganın Tarihsel Kökeni, Dünya Gündemi, Nisan 2005
  • Balkan Ülkelerinin Dış Ticareti ve Türkiye, Rumeli’nin Sesi, Mayıs 2005          
  • Balkanlardaki Mimari Mirasımız Tahrip Ediliyor, Dünya Gündemi, Haziran 2005

2016

2018

  • Çağdaş Bilimler Işığında İlk Türk Düşünürü: Bilge Tonyukuk (646-724), Yesevi Dergisi, Sayı 295,ss.13, Temmuz 2018.

2021

  • Çağdaş Bilimler Işığında İlk Türk Düşünürü Bilge Tonyukuk (646-724) Hamle Dergisi. Ocak 2021
  • Bilge Tonyukuk Yazıtı’ndan (720) Mehmet Akif Ersoy’a (1873-1936) İstiklâl
    Düşüncesi Sebilürreşad dergisi. Mart 2021

2022

  • Göçebelik. Türksoy’la İpekYolu Dergisi. 2022

2024

  • Atatürk ve Büyük Akdeniz Birliği, Yeni Deniz Mecmuası, Mart 2024
  • Bir Anlatı Bilgesi: Tonyukuk. Turan Dergisi. Sayı 49. Nisan 2024

Dengeli gelir dağılımında Avrupa’nın en sonuncu ülkesiyiz

Dostlarımdan 100 Proje Önerisi

  • Adalet sorunu: Hukuk sistemi işlememektedir ve işlediği kadar da doğru işlememektedir.
  • AET
  • Akademik Reform
  • Akkuyu nükleer santrali
  • Analitik düşünme ve Kök neden bulma odaklı eğitim
  • Askeri savunmada yerlilik oranının artmasi
  • Askeri, Emniyet Ve Mit Okulu Müfredatları
  • Atatürkçü Devrim İlkelerini (Altı Ok) Geliştirme ve O Yolda İlerleme Projeleri…
  • Avrupa Birliği örneğinde olduğu gibi ortak para, vizesiz dolaşım serbestiyeti.
  • Az sayıda seçkin üniversiteler
  • Bağımsız kurumlar inşası
  • Betonarme evler yerine prefabrik yapılaşma
  • BRCS ve ŞİÖ Katılım Projesi
  • BRİCS
  • ⁠Toplumda tamamıyla çürümüş olan ahlaklılığın yeniden tesisi.
  • Çağdaş, Bilimsel Aile Eğitimi
  • Çağdaş, Bilimsel Çocuk Eğitimi
  • Çarpık Kentleşme
  • Çocukların okul öncesi eğitiminin toplumsal bir proje ve eğitim sisteminin bir parçası olarak yeniden örgütlenmesi
  • Demiryolu ulaşımı
  • Denizyolu ulaşımı
  • Eğitim Müfredatı
  • Eğitim Reformu. Ülkemizin büyük bir eğitim ve öğretim reformuna ihtiyaç vardır.
  • Ekonomik Kriz
  • Ekonomik Reform
  • Fetö ve Diğer Tarikatlar
  • GAP
  • Göç Yönetimi
  • Güneş enerjisi
  • Her alanda envanter ve net bilgi
  • HESlerin kapatılıp suların göllere yeniden verilmesi.
  • Hukuk devletinin inşası
  • INTSC
  • Irk ve inanç odaklı siyasetin proje odağına dönüşmesi
  • ⁠Yoksullukla doğrudan ilişkili ve bunun bir gereği olan demokrasi problemi. Bununla çalışma koşulları da dahil olmak üzere tüm yaşamın demokratikleştirilmesini kastediyorum.
  • İngilizce eğitimi
  • İnternete dayalı projeler
  • İstanbul ile çevresindeki nüfus yoğunluğunu ve sanayi tesislerini Türkiye’nin diğer bölgelerine dengeli şekilde dağıtmak.
  • ⁠Kapsamlı bir özgürlük projesi çerçevesi.
  • ⁠Kadının özgürlük ve eşitlik probleminin ayrıca örgütlenmesi gerekmektedir.
  • Birinci sırada çözülmesi gereken problemimiz yoksulluk problemidir. Ülkemizin kangrene dönüşmüş problemidir. Bu, üretimin daha iyi örgütlenmesini gerektirmektedir.
  • Kemalizm
  • KİT(Kamu İktisadi Teşekkülü)
  • KKTC Tanınması
  • Kuantum İletişim
  • Kuantum uydu
  • Liyakat odaklı uygulama
  • Liyakate Önem Vermeme
  • Lojman ve VİP Reformu
  • Makam Araçları Reformu
  • Milli Devlet Projesi
  • Milli savunma ve Uçak sanayisinin devletleşmesi
  • Nitelikli Eğitim
  • Organize Suç Örgütleri
  • Ödünsüz gözetim ve denetim
  • Öngörme ve önlem alma disiplini: plan
  • Proto Türk Kültür Araştırmaları
  • Protokol Reformu
  • RES ve Güneş enerjisini hedef olarak alınması.
  • Sağlık hizmetlerinin kent hastahaneleri dışında kurulacak Devlet hastahaneleri yarısı kadar acil tanı merkezleriyle, tüm elektronik aletleri içinde bulunduran (Erken tanı Merkezleri)ile hastahane yükü azaltılması planlanmalı.
  • Sağlık Reformu
  • Sağlıklı beslenme için Gıda kodeksinin yerel şartlara göre yeniden düzenlenmesi
  • Savunma sanayi
  • Sığınmacıları geri gönderip, kalanları Türkiye’nin değerlerine uyumlu hale getirmek.
  • ⁠Sosyal Sigorta ve Emekli maaşlarını Enflasyona göre ayarlanması.
  • Standartlar. Standartları Avrupa 1.Dünya savaşı sonrasında çözdü
  • Su kaynaklarını bilinçli kullanarak ileri ve organik tarım teknolojileri geliştirmek.
  • ŞİÖ. Şangay İşbirliği Örgütü
  • Tarım ve İnsan İçin Su Kaynakları Projesi
  • Tarım ve organik tarım
  • TC nin Milli Reasürans ile Sigortacılığı yabancılardan geri alması.
  • Türk Devletler Teşkilatı
  • Teknik ve ara eleman yetiştiren meslek liselerini yeniden ihya etmek.
  • Temel Bilimler Reformu
  • Toplumun ve Bireyin Yaşam Kalitesini Artırıcı Projesi
  • Tüm Üniversitelerde yeniden Bilgisayar programcılığının teşviki ve Türk Silikon vadilerinin oluşturulması.
  • Türk Devletleri arasında ortak sinerji oluşturarak uzay ve nükleer teknoloji altyapısı kurmak.
  • Türk Dünyası ile tam entegrasyon (Askeri, ekonomik, teknolojik)
  • Türk hayvancılığına destek. Verimli hayvancılık yapan modern çiftlikler kurmak.
  • Türk milletler topluluğunun hayata geçirilmesi
  • Türk Ordusunu yetiştiren Harbiye ve liselerin yeniden açılması.
  • Türk tarımına yeniden destek.
  • ⁠Ulaşım ve iletişimin bir bütün olarak yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.
  • Üçüncü tarafların vesayeti olmadan Türk dünyasının enerji koridorlarını (petrol, doğalgaz vs.) oluşturmak.
  • Ülkemizde bölgeler ve kır ve kent arasındaki dengesizliklerin bilinçli bir politikayla giderilmesi ve ülkenin her tarafında eşit yaşam koşullarının sağlanması gerekmektedir.
  • Üniversite Reformu
  • Üretim Devrimi Projesi
  • Doğu ve Güneydoğu bölgelerindeki demografik yapıyı dengelemek.
  • Web/Blockchain
  • Yapay Zeka
  • Yargı
  • Yeni Adana Mutabakatı
  • Yeniden Ülke eğitiminin acil Cumhuriyet ayarlarına alınması.
  • Yenikapı’ya Planetarium yapışması
  • Yenilenebilir Emerji ağırlıklı Sanayi hamlesi
  • Yeşil Mavi Dünya İçin Sıfır Atık Projesi
  • Yolsuzluk
  • ⁠Yüzleşme özgüveni
  • Zirai ilaçsız Tarım

Türkiye Felsefe Şehirleri Ağı

Anadolu’da Doğmuş Eskiçağ Filozofları Listesi | Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

 

Anadolu’da Doğmuş Antik Dönem Filozofları ve Şehirleri

Anadolu, antik dönemden beri önemli filozoflara ev sahipliği yapmıştır. Bu filozoflar, Batı düşüncesinin gelişmesinde önemli rol oynamış ve fikirleri yüzyıllar boyunca yankı uyandırmıştır.

Bazı önemli filozoflar ve doğdukları şehirler şunlardır:

Miletos:

  • Thales: Suyun her şeyin kaynağı olduğuna inanan, İyonya felsefesinin kurucusu olarak kabul edilir.
  • Anaksimandros: Apeiron (sınırsız) kavramını ortaya atan ve evrenin sonsuz değişim halinde olduğunu savunan filozof.
  • Anaksimenes: Havanın her şeyin temel maddesi olduğunu savunan filozof.

Efes:

  • Herakleitos: Değişimin ve akışkanlığın evrenin temel yasası olduğuna inanan filozof.

Klazomai:

  • Anaksagoras: Nous (zihin) kavramını ortaya atan ve evrenin düzeninin zihin tarafından yönetildiğine inanan filozof.

Abdera:

  • Demokritos: Atom teorisini geliştiren ve evrenin atomlardan oluştuğunu savunan filozof.
  • Leukippos: Atom teorisini Demokritos ile birlikte geliştiren filozof.

Sinop:

  • Diogenes: Kinik felsefe okulunun kurucusu ve maddi zenginliklerin reddedilmesi gerektiğini savunan filozof.

Tarsus:

  • Antipater: Stoacı felsefe okulunun önemli temsilcilerinden biri.

Hierapolis:

  • Epiktetos: Stoacı felsefe okulunun önemli temsilcilerinden biri ve “El Kitabı” adlı eserin yazarı.

Bunlar, Anadolu’da doğmuş antik dönem filozoflarından sadece birkaçıdır. Bu filozofların çalışmaları, Batı düşüncesinin gelişmesinde önemli rol oynamış ve fikirleri günümüzde de ilgi görmeye devam etmektedir.

Anadolu’nun antik dönemdeki filozofları hakkında daha fazla bilgi edinmek için aşağıdaki kaynaklara bakabilirsiniz:

Türkiye Antik Coğrafyasında Felsefecilerin Doğduğu Şehirler

Milet:

  • Thales: Suyun ilk madde olduğunu savunan Miletli filozof, doğa felsefesinin kurucularından biri olarak kabul edilir.
  • Anaximander: Apeiron (sınırsız) adını verdiği ilkel maddeden her şeyin türediğini savunan filozof.
  • Anaximenes: Havanın ilk madde olduğunu savunan filozof.

Efes:

  • Herakleitos: Değişimin ve akışkanlığın evrenin temel yasası olduğunu savunan filozof, “her şey akar” sözüyle bilinir.
  • Hippias: Bilgelik ve erdem üzerine çalışmalarıyla tanınan filozof.
  • Parmenides: Varlığın değişmez ve bölünemez olduğunu savunan filozof.

Abdera:

  • Demokritos: Atom teorisini savunan ve materyalizmin kurucularından biri olarak kabul edilen filozof.
  • Protagoras: “İnsan her şeyin ölçüsüdür” sözüyle bilinen, göreselciliğin önemli temsilcilerinden biri.
  • Abderalı Leukippos: Atom teorisini Demokritos ile birlikte geliştiren filozof.

Samos:

  • Polykrates: Samos tiranı ve Pisagor’un patronu olarak bilinen figür.
  • Melissus: Parmenides’in öğrencisi olan ve varlığın sonsuz ve tek olduğunu savunan filozof.

Knidos:

  • Eudoxos: Geometri, astronomi ve coğrafya alanlarında önemli çalışmalar yapan filozof.
  • Aristides: Adalet ve erdem üzerine çalışmalarıyla tanınan filozof.

Anazarbus:

  • Zenon: Stoacılık felsefi akımının kurucusu olarak kabul edilen filozof.
  • Cleanthes: Zenon’un öğrencisi ve Stoacılık akımının önemli temsilcilerinden biri.

Dikili (Kyme):

  • Xenophanes: Tanrı’nın insan biçiminde olamayacağını savunan ve tek tanrıcı görüşü savunan filozof.
  • Hecataeus: Tarih ve coğrafya üzerine önemli eserler veren filozof.

Bu listede yer alan filozoflar, Türkiye antik coğrafyasında yaşamış ve felsefeye önemli katkılarda bulunmuş isimlerden sadece birkaçıdır. Bölgede daha birçok önemli filozof ve düşünür yaşamış ve çalışmalarını sürdürmüştür.

Not: Bu listeyi hazırlarken antik kentlerin günümüzdeki şehirlerle olan bağlantıları göz önünde bulundurulmuştur.

Ek kaynaklar:

TARSUS

Tarsus antik çağda çok sayıda felsefe okulu bulunan ve saptayabildigimiz kadarıyla 45 filozofu bulunan bir kent. Coğrafya gezgin Amasyalı Strabon, tarsus’un felsefede Atina ve İskenderiye kentlerini geçtiğini yazar. Bugün Tarsus’ta 2 bin yıl öncesinin felsefe geleneği sürüyor. Aratos Felsefe Dergisi olarak 20 yıllık çabamızla Tarsus’ta felsefe yeniden yaşamın içinde kendine yer buldu. Felsefe olmadan aydınlanma olmaz.

Felsefe Türkiye coğrafyasında başlamıştır.

Philosophers and Sages Born in Ancient Turkey

Anaxagoras , Klazomenai 266 From the Language of the Wise, İsmet Zeki Eyüboğlu. Anaxagoras (Anaxagoras): He is a philosopher who lived in the 5th century BC…

Türkiye’nin antik döneminde en çok filozof hangi şehirde çıkmıştır ve bunların isimleri nelerdir

Antik dönemde Türkiye’nin en çok filozof verdiği şehir Milet‘tir. Bu şehir, İon Felsefesi olarak bilinen akımın da doğum yeridir. Miletli filozoflar doğanın temelini sorgulamış ve evrenin kökenini açıklamaya çalışmışlardır.

Milet’ten çıkan bazı önemli filozoflar şunlardır:

  • Thales (MÖ 624 – 546): Suyun her şeyin kaynağı olduğuna inanan ilk filozoflardan biridir.
  • Anaximander (MÖ 610 – 546): Apeiron (sonsuz) adını verdiği sınırsız bir ilkenin varlığını savunan filozof.
  • Anaximenes (MÖ 570 – 500): Havanın her şeyin temelini oluşturduğunu savunan filozof.
  • Anaksagoras (MÖ 500 – 428): Evrenin sonsuz sayıda küçük parçacıktan (spermata) oluştuğunu savunan filozof.
  • Leukippos (MÖ 5. yüzyıl): Atom teorisinin ilk savunucularından biridir.
  • Demokritos (MÖ 460 – 370): Atom teorisini geliştiren ve evrenin boşluktan ve atomlardan oluştuğunu savunan filozof.

Milet’in yanı sıra, antik Türkiye’de filozoflar yetiştiren diğer önemli şehirler şunlardır:

  • Efes: Herakleitos ve Hipponax gibi filozoflar.
  • Elea: Parmenides ve Zenon gibi filozoflar.
  • Abdera: Demokritos ve Protagoras gibi filozoflar.
  • Atina: Sokrates, Platon ve Aristoteles gibi filozoflar.

Bu şehirlerde yetişen filozoflar, batı felsefesinin temelini oluşturmuş ve günümüzde de geçerliliğini koruyan birçok fikri ortaya atmışlardır.

Tarsuslu filozoflar adına özel PTT posta pulu


Tarih: 2 Temmuz 2024 Salı 16:08

Mersin’in Tarsus ilçesinde 2004 yılından bu yana yayın yapan Aratos Dergisi’nin 20’inci yıl anısına Aratos pulu bastırıldı.

Mersin’in Tarsus ilçesinde gazeteci-yazar Uğur Pişmanlık’ın kurucusu olduğu ve yayın yönetmenliğini yaptığı Aratos Felsefe Dergisi 20. yılı anısına bu kez Tarsuslu filozoflar adına özel PTT posta pulu basıldı bastırıldı.

Daha önce MÖ. 315’te Tarsus’ta doğmuş olan şair, matematikçi ve gökbilimci Tarsuslu filozof Aratos adına anma pulu basılmıştı. Bu aynı zamanda Türkiye’de Anadolulu bir filozof adına basılmış ilk posta pulu olma özelliğini taşıyordu.

Bu kez yine Aratos Felsefe Dergisi’nin Yayın Yönetmeni Uğur Pişmanlık’ın girişimiyle, antik çağda yaşamış Tarsuslu filozoflar adına özel bir anma pulu basılmış oldu.

Pul üzerine antik çağda yaşamış 45 Tarsuslu filozoftan sadece öne çıkan altısının olduğu bir resim ve yanlarında 11 filozof ismi yer alıyor.

Pul üzerinde yer alan Tarsuslu filozofların isimleri şunlar; Aratos, Khrisippos, Hermonia, Athenedoros, Zenon, Areios, Hermogenes, Antipater, Herodotos, Krates, Diogenes.

Yapılan açıklamada, pul üzerinde filozofların adları dışında, büyük harflerle “Tarsuslu Filozoflar” yazısı, “Felsefenin Kenti Tarsus” mottosu ile “Aratos Felsefe Dergisi” yazısı bulunuyor.

PTT, bir adet de bu büyük boy Tarsuslu Filozoflar pulunu poster olarak Uğur Pişmanlık’a takdim etti.

Aratos Felsefe Dergisi’nin Yayın Yönetmeni Uğur Pişmanlık, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Aratos’un Tarsus’un en uzun soluklu ve tek entelektüel yayını olduğunu ifade ederek, “2004 yılında yayın hayatına başlayan dergimizin 20. yılı anısına Dergiye adını verdiğimiz Tarsuslu filozof Aratos bir gökbilimci (astronom) olması nedeniyle özel bir posta pulu bastırmıştık. Şimdi yine, başta Aratos olmak üzere Tarsuslu filozoflar temalı bir pul daha bastırdık. Tarsuslu filozoflar imajlı bu özel pulu yeni yıla kadar hem postalama işleminde hem de anı olarak edinmek isteyenler ve arşiv için değerlendirilecektir” dedi.

Uğur Pişmanlık açıklamasında felsefenin toplumsallaşması için çaba gösterdiklerini belirterek, “Aratos Felsefe Dergisi olarak, Tarsus’un kültürel gelişmesine katkıda bulunmaya ve uygun olan her koşul ve aracı da kullanarak Tarsuslu filozof Aratos ile diğer filozoflarımızı tanıtmaya çalışıyoruz. Aratos ve Tarsuslu filozoflar adına bastırdığımız PTT posta özel anma pulları bir semboldür. Felsefe adına yürüttüğümüz çalışmaları simgeler. Günümüzden 2 bin yıl öncesinde Tarsus’taki felsefe okullarında yetişmiş 45 kadar filozofumuz var. Bu Tarsus’un hem kültürel gelişimi hem de kimliği açısından çok önemli. Felsefe olmadan aydınlanma olmaz ilkesiyle yayıncılık ve kültürel faaliyet yürütüyoruz. Bu nedenle Tarsus’un felsefe kenti olması için uğraşıyoruz.” diye konuştu.

https://www.mersinpost.com.tr/mobil/9462/tarsuslu-filozoflar-adina-ozel-ptt-posta-pulu.html

 

Dünya Felsefe Bölge ve Şehirleri 

Kaynak: Eski Dünyanın bilim ve yazı kültürlerinin “Bereketli Hilal”i (MÖ 3000-MS 2000) Elmar Holenstein, Felsefe Atlası.