HomeMAINAltın Boynuz'un (Haliç) İki Yakası

Altın Boynuz’un (Haliç) İki Yakası

İncirlik Limanı (Sykae)

Eğer “İncirlik Limanı” ile Galata’nın antik adı olan Sykai (Sykae, “İncirlik”) limanını kastediyorsanız, bu liman yaklaşık 2.500 yıl boyunca farklı biçimlerde kullanılmıştır.

https://images.openai.com/static-rsc-4/sBChzwF9q1Ts1RZSk7jXQ__KsR9R6rXG4Xa2gT6yZvmEZCQkqSJSbzE10LE5wUHQPVChhULXknygMUMLqLKSem2jxPO3OUPso2gTRH0yQetxzgLGmhjIVKiKpa2bym6r87bYm4ZDlvFkT-_xVi_CK9q-pvtLccsnU23MYKcQ5F8FZXAQgm_JK0TmYEzNEQHp?purpose=fullsize
Yaklaşık zaman çizelgesi şöyledir:
Dönem Durumu
MÖ 7. yüzyıl Megaralılar tarafından Sykai yerleşimi ve doğal liman kullanılmaya başlandı.
Helenistik Dönem Ticaret iskelesi olarak gelişti.
Roma Dönemi Konstantinopolis’in ikinci liman bölgesi hâline geldi.
Bizans Dönemi Haliç’in kuzey kıyısındaki önemli ticaret limanı olarak faaliyetini sürdürdü.
Ceneviz Dönemi (1267–1453) En parlak dönemlerinden biri; Galata büyük bir Akdeniz ticaret merkezi oldu.
Osmanlı Dönemi (1453–19. yüzyıl) Perşembe Pazarı ve Tersane-i Âmire ile birlikte gemi donatım ve ticaret merkezi olarak önemini korudu.
19. yüzyıl sonu Buharlı gemilerin büyümesi, rıhtım düzenlemeleri ve modern limanların yapılmasıyla eski doğal liman işlevini kaybetmeye başladı.
1895–1900’ler Galata Rıhtımı’nın inşasıyla tarihî kıyı çizgisi büyük ölçüde değişti.
20. yüzyıl ortaları Eski Sykai Limanı artık bağımsız bir liman olarak değil, Karaköy rıhtım sisteminin bir parçası olarak kullanılmaya devam etti.

Ne zaman sona erdi?

Bunun tek bir tarihi yoktur çünkü liman bir anda kapanmadı. Ancak tarihçiler genel olarak şu dönüm noktalarını kabul eder:

  • Yaklaşık 1895–1900: Eski Sykai (İncirlik) Limanı’nın doğal liman kimliği fiilen sona erdi.
  • 1900–1950: Bölge modern rıhtım ve iskele sistemine dönüştü.
  • Günümüzde: Aynı kıyı hattı Karaköy rıhtımı ve yolcu iskeleleri olarak kullanılmaktadır; antik limanın fiziksel yapısı ise dolgu ve kıyı düzenlemeleri nedeniyle büyük ölçüde ortadan kalkmıştır.

Dolayısıyla MÖ 7. yüzyıldan yaklaşık MS 1900’e kadar, yani yaklaşık 2.500–2.600 yıl boyunca, aynı doğal koy farklı uygarlıklar tarafından kesintisiz biçimde liman olarak kullanılmıştır.

Galata’nın antik adı olan Sykai (İncirlik) Limanı, Akdeniz ve Karadeniz havzasındaki büyük limanlar arasında en eski sürekli kullanılan doğal limanlardan biri sayılabilir. Ancak kesin bir sıralama yapmak zordur; çünkü bazı limanlar daha eski olup kesintili kullanılmış, bazıları ise farklı yerlerde yeniden inşa edilmiştir.

Yaklaşık kronolojik sıralama şöyledir:

Yaklaşık kuruluş Liman Günümüz
MÖ 3000–2600 Byblos Lübnan
MÖ 2600–2000 Sidon Lübnan
MÖ 2500–2000 Tyros (Sur) Lübnan
MÖ 2000–1700 Ugarit Suriye
MÖ 1200–1000 Pireus’un ilk doğal koy kullanımı Yunanistan
MÖ 900–800 Kartaca Tunus
MÖ 700–660 Sykai (İncirlik/Galata) İstanbul
MÖ 667 Byzantion limanı İstanbul (Sarayburnu)
MÖ 6. yüzyıl Massalia (Marsilya) Fransa
MÖ 5. yüzyıl Pireus’un büyük askerî-ticari liman olarak düzenlenmesi Yunanistan

Sykai (İncirlik) Limanı’nın yeri

  • MÖ 7. yüzyılda Megaralı kolonistler tarafından kullanılmaya başlandığı kabul edilir.
  • Byzantion’un (MÖ 667) kuruluşuyla hemen hemen aynı döneme rastlar.
  • Haliç’in kuzey kıyısındaki doğal koy sayesinde yüzyıllar boyunca kesintisiz ticaret limanı olarak kullanılmıştır.
  • Bizans, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerinde önemini koruyarak yaklaşık 2.500 yıl hizmet vermiştir.

Bu nedenle:

  • Doğu Akdeniz’in en eski limanlarından biri değildir; Fenike limanları (Byblos, Sidon, Tyros) ondan yaklaşık 1.000–2.000 yıl daha eskidir.
  • Ancak Karadeniz’e açılan Boğaz sistemi içinde, sürekli kullanılan en eski limanlardan biridir.
  • İstanbul tarihi açısından, Sykai (İncirlik) ile Byzantion limanları, kentin deniz ticaretinin iki temel çekirdeğini oluşturmuştur.

Megaralılar ve İncirlik Limanı

Levent Ağaoğlu yorumu: Şimdi bizim elimizde bir mücevher var İncirlik limanı. Tamam biz Perşembe Pazarı demişiz ama onu  kıymetlendirmemiz lazım. O anlamda mesela Megaralılar kuzeyden geldiler. Kuzeyden Avrupa’da buzullar olduğu dönemde,  şu an Avrupa’da yaşayanların kökü aslında neresi? Bozkır yolları. Bozkır’dan Karadeniz’in kuzeyi, Hazar’ın kuzeyi. Nereden çıkıyorlar yola? Altaylardan çıkıyorlar. Neden Altaylardan çıkıyorlar? Altaylar su kaynakları. Oradan  şeyden  çıkan son derece bütün kuzey denizi dökülen nehirler var. Bizim Orhun Selenga dediğimiz Moğolistan’daki neler de o kollardandır.  Su medeniyet getiriyor. Ve kuzeyden gelip Karpatlar çıkıyor karşılarına. Karpatları aşamazlar. Dik. Ve Tuna’dan aşağıya iniyorlar. Tuna üzerinden Macar ovasına iniyorlar. Şimdi bu gelen soylar bozkır halkları, Türk halkları bunlar.

Megaralılara Yunanlılar ne diyor biliyor musunuz? Barbarlar. Türkçesi ne? Bar bar bar konuşuyor.  Yunanca, Helence konuşmuyor anlamında. Şimdi biz bunları saymaya kalkarsak çok uzun bir liste çıkar karşımıza. Megarlılar aslında Lelegler.  Anadolu’daki halklar, eklemeli diller konuşanlar  Karya, Lidya, Likya bunlar barbarlar. E ne yapacağız şimdi?

GÜNÜMÜZDEKİ ADI KARAKÖY-PERŞEMBE PAZARI OLAN İSTANBUL’UN İNCİRLİK ANTİK LİMANI VE TARİHSEL HİKAYESİ KONUŞMACI: MİMAR METE GÖKTUĞ 

Sykae (Sykai olarak da yazılır), İstanbul’da Haliç’in kuzey kıyısında yer alan tarihi Galata semtinin antik Yunanca adıdır. “İncir korusu” anlamına gelen bu isim, antik Bizans şehrinin bir banliyösü olarak ortaya çıkmıştır. Sykai yerleşimi Bizans İmparatorluğu’na büyük ölçüde entegre olmuş ve 6. yüzyılda İmparator I. Justinianus döneminde tam şehir hakları kazanarak adı Iustinianopolis olarak değiştirilmiştir. Bugün bu bölge, ikonik Galata Kulesi ve Galata Köprüsü’ne yakınlığıyla ünlü, modern İstanbul’un canlı ve tarihi açıdan zengin bir parçasıdır.

Araştırmacıların genel kabulüne göre:

  • Sykae (Sykai), Haliç’in kuzey kıyısında, bugünkü Galata–Azapkapı–Karaköy hattına yakın bir Megara yerleşmesi olarak değerlendirilmektedir.
  • Yerleşme, Haliç’in doğal ve korunaklı koylarından yararlanan küçük bir iskele ve ticaret limanı niteliğindeydi.
  • İlk dönemde ahşap iskeleler, kıyıya çekilen tekneler, taş temelli depo yapıları ve savunma amaçlı hafif surlar bulunmuş olabileceği düşünülmektedir.
  • Megaralı kolonistler, burayı hem balıkçılık hem de Karadeniz ticaretine açılan doğal bir durak olarak kullanmışlardır.

İncirlik‘ten 300 sene sonra İskenderiye kuruluyor. O da bir ticaret kenti. O ticaret kenti de aynı planı yapıyor. O da Hippodamus planıyla işleniyor ve orada da aslında çok rahat bir şekilde bir rıhtım ve bir liman elde ediliyor. Dolayısıyla bu plan böyle bir işte yalnız Akdeniz’de değil okyanuslarda, işte hatta ve hatta Baltık denizlerinde bile Norveç’te mesela Tronime diye bir şehir var orada da uygulanıyor.

İncirlik kenti ile beraber aslında ticaretin gelişmesiyle gelişmesiyle beraber Haliç’in öbür yakasındaki yarımadada bir imparatorluk kurulmaya başlıyor. Ki buna biz aslında başlangıçta Bizans imparatorluğu diyoruz. Bu açıdan İstanbul’un tarihinde bu coğrafyanın o kadar öyle bir kilit rolü var. O kadar önemli ki çünkü bu coğrafyada Haliç Navaris tersanesiyle başlayan büyük gemi yapımı nehirler üzerinde daha aslında kolay bir şekilde bir bir  ulaşımın sağlanması ve ulaşımın sağlanmasıyla beraber ticaretin gelişmesi, ticaretin gelişmesiyle beraber şehirlerin bir anlamda dünyaca tanınması bu önemli. merhalelerle bugüne kadar geliyor. Tabii bu hareket kendi içinde de bir takım zorluklar da çıkarmıyor değil. Çünkü her zaman için biliyorsunuz ticaretin olduğu yerde bir değer vardır. Bu değerleri de işte bir şekilde kapmak, elde etmek, kolay yoldan aslında saldırıp toplayabilmek için saldırılar başlıyor. Bu saldırıları önlemek için surlar yapılıyor. Bu surların içerisindeki şehirlere de sur içi diyoruz. Sure şehirlerinden önemlisinden bir tanesi işte bu İncirlik kenti. İncirlikten sonra gördüğünüz gibi Haçlı seferleri geliyor. Haçlı seferleri sırasında buraya çok miktarda Akdeniz’in kıyılarından çok miktarda tekne geliyor.

İtalya’nın bütün aslında kıyı kentlerindeki ne kadar İtalyan varsa teknelere atlayıp Haçlı seferlerine katılıyorlar. Haçlı seferlerine gidenler oluyor, gitmeyenler oluyor. Gitmeyenlerin içerisinde de Cenevizler en başta geliyor. Cenevizliler İstanbul’a vardıkları vakit hemen ilk defa Bahçekapı denen aslında bölgede yerleşiyorlar. Çünkü o zaman öyle bir imparatorluğun  Bizans İmparatorluğu’un öyle bir  işte yerleştirme projesi var. Cenevizliler aslında Bahçekapının yanındaki limandan pek hoşlanmıyorlar. Tam Tokkapı Sarayının altındaki limandır o. Fakat karşıdaki İncirlik limanı müthiş bir şekilde  dikkatlerini çekiyor. Oradaki Greklerle yavaş yavaş anlaşıyorlar ve bütün Cenevizler Galata dedikleri bölgeye doğru yerleşmeye başlıyorlar. Artık burası bir Ceneviz kenti olmaya başlıyor. Cenevizliler etap etap aslında bütün kültürlerini burada geliştiriyorlar.

İşte ticaretlerini geliştiriyorlar.  Devlet içinde devlet oluyorlar aslında. Ve aynı zamanda imparatorluğun da hemen hemen bütün mali kaynaklarını ve ticari kaynaklarını bu gördüğünüz aslında Galata kenti taşıyor.  Şimdi burada İncirlik kentinden bahsettik. İncirlik kenti bir anlamda bugünkü görmüş olduğumuz kentin bir anlamda ilk çekirdeği oluyor.  Burada bir antik kent var. Bu antik kent bir Grek kenti. İçinde agorası olan işte her türlü kentsel dokusu olan aynı zamanda tiyatrosu olan da bir kent.  Her Grek kentinin bir tiyatrosu vardır biliyorsunuz. Şehrin merkezine yakın değildir bu tiyatrolar. Şehrin bir noktasında ucunda olan bir yerde kurulmuş olan tiyatrolardır. Bütün kent halkının içinde oturabileceği tiyatrolardır.  Bir yandan da orası kentin halk meclisidir. Kentle oraya gelir. Orada aslında bütün tiyatrolarda olayları anlar ve geliştirir. Bu tiyatroların kurulduğu yerlerden bir tanesi de bu bugünkü Bankalar Caddesi ile Belek Sokak arasındaki meşhur Banker Komandonun malikanesinin bulunduğu ve aynı zamanda Avusturya Hastanesi’in de bir kısmını içine alan tiyatronun yeri vardır. Bu tabii imar meselesi. Dolayısıyla bu tiyatro yerleri bu gibi aslında önemli arkeolojik alanlar hiç dikkate alınmamış. Ne yazık ki alınmadığı için bu işaretleri bugün görmek çok zor.

İncirlik kenti ile ilgili daha enteresan olaylar şöyle oluyor. Biliyorsunuz İncirlik kenti belli bir ticarette gelişmeye başlıyor. Geliştikçe aslında bölgedeki karşı tarafında  yarımada üzerinde de hayat başlıyor. Orada da aslında Bizans İmparatorluğu kuruluyor. Bizans İmparatorluğuun içerisinde de  bu tek tanrılı tapınakların en büyüğü olan Ayasofya inşa ediliyor. Ayasofya’nın inşaatında bir Makedon olan aslında Justinen ve karısı bir Grek olan aslında Theodor büyük çaba sarf ediyorlar. Ve bu bu iki kral ve kraliçenin  en çok önem verdikleri yerlerden bir tanesi de İncirlik kenti oluyor. Hatta İncirlik kentinin ismi bir ara Justiniaus’un büyük yardımlarından, katkısından, destek ve dayanışmasından dolayı Justinyanopolis adını bile alıyor. Çünkü  biliyorsunuz tarih zaten geçmişin felsefesi.  Aslında biz düşündüğümüz için hayvan canlısından bir farkımız öyle oluyor, düşünerekten, felsefe yaparaktan  geçmişi bir anlamda  düşünerekten ve onu aslında inceleyerekten derinliğine inerekten de tarihi de öğrenmiş oluyoruz. Coğrafyayı öğrenmiş oluyoruz.

İncir ağacı biliyorsunuz bu coğrafyanın önemli ağaçlarından bir tanesidir. İncir, zeytin ağacı ve bu İncirlik kentinin kurulduğu yerde muazzam bir incir ormanı ve zeytinlikler var. Biliyorsunuz zeytinliklerle İncirlikler kardeş ağaçlar bunlar. Birbirlerini tamamlar. Bu zeytin ağaçları ölmez bir ağaçtır zeytin bildiğiniz gibi  zeytinlerle çok ilgileniyorlar ve şehrin tamamen Bankalar Caddesi’ne doğru tarafı tamamen zeytinlik. Zeytinlik denen bölge. Onun bir tarafında aslında incirler var. İncirlikler var. Bir tarafında çayırlar, ormanlar var. Biliyorsunuz Kağıthanne deresinin devamında Dolapdere var dünyanın en zengin, en aslında muazzam bir ormanıydı orası.

Mesela İncirlikte oturan birisi iseniz dünyanın aslında en lezzetli balıklarını bir taraftan yiyorsunuz. Akşam da aslında ormana gidip avlanıyorsun. Akşam da o onu yiyorsun filan.  Böylece çok muazzam cennetin içinde yaşayan bir kent bu. Çok önemli bir kent. Ve onun dışında da tabii bütün bu Boğazın getirdiği  Boğaziçi deniz kültürünün getirdiği muazzam bir şekilde kıyılara akıntı kıyılarına yanaşmış olan ve orada yaşamaya başlamış olan, orada tamamen sabitleşmiş olan istiridye ve midyeler var.  Bunlar ikisi de aslında son derece zengin gıda.

Hatta bu İncirlik kentinin o biliyorsunuz Boğaziçinden gelen akıntı ve tophane kıyılarından yavaş yavaş aslında kıyıya doğru çarpmaya başlar. Haliçin içine girerken bütün o kayalıklar da hep istiridye ve midye dolu. O zaten o sahilin ismi de Astroedes sahili  istiridye sahili.  adam oraya gidiyor, alt gidiyor. Oradan istridyesini alıyor, midyesini alıyor, yemeğini yapıyor ve yiyor. Onun dışında aslında müzikle uğraşıyorlar. O söylediğimiz istiridye sahillerinden yukarıya doğru çıkan  çok miktarda aslında bugünkü bizim Yüksek Kaldırım dediğimiz hat biliyorsunuz yukarıdan Beyoğlu’ndan gelip ta aşağıdaki İstridye sahilleri dediğimiz Tophane sahillerine ulaşıyor ona da işte flütçüler sokağı diyorlar. Üflemeli sazlar konusunda biliyorsunuz,  en önemli sazlardan bir tanesi Org. Orgun yapımcısı da aslında ilk orgular yapımcısı da bu İncirlik kentinin daha sonraki işte,  yaşamı içerisinde ortaya çıkaracağı Org.

Galata Kulesi buradaki yerleşmelerle ortaya çıkan bir kule. Şehir bu bu bölgedeki aslında işte İncirlik kentinin kurulmasıyla beraber biliyorsunuz şehrin gözetlenmesinin yapılması için oraya birinin çıkıp o şehri sürekli olarak gözetlemesi lazım. Çünkü ticaret kentleri her zaman saldırıya uğrar. Para var çünkü oralarda. Değerli eşyalar var. Beyazıt Kulesi işe daha çok aslında şehrin benim hatırladığım kadarıyla  meteorolojisini söyleyen üniversitenin içinde değil mi? Üniversite merkezinin içinde olan bir şey  kuledir o. Onun pek aslında büyük bir simgesel şeyi yok. Fakat Galata Kulesi bir anlamda hem şehrin gözetleme fonksiyonlarını yerine getiriyor. Onun içerisinde çok kalın beden duvarları örülüyor.

Söyleşilerim: Mete Göktuğ ile İncirlik Limanı

İncirlik Limanı melodi şiir

 

Sırtını yaslamış İncirlik’ten Galata’ya
İstanbul’a bakar Ağaoğlu
Tarihi yarımadasına, Haliç’ine
İskelelerine, Unkapanı, Yağkapanı’na

İnsanlık karmaşasının girdabında
Yirmibirinci yüzyılın ilk çeyreğinde
Etrafı ateş çemberi Türkiye günlerinde
Ömrünün sonbaharında

Yüreği yangınyeri Ağaoğlu
Dünyanın Başkentinde
Alemlerin ortasında
Türkistan, Kafkas
Menemen ovası ve Rumeli’den
Vardar, Meriç ırmak boylarından
İstanbul’a konup gelenlerin
Kokteyli

İncirlik limanından
Tarihi Yarımadayı seyre koyulanlar
Haliç’in kıvrımlarında
Hayalleri büyüten
Körler ülkesi ile yetinmeyenler
Denizlere, adalara,
yarımadalara açılanlar,
Ak, kara, kızıl, gök mavisine

1975 Levent Ağaoğlu

 

Sykae limanı konusundaki kaynakça

Sykae (Sykai) Limanı ve Galata’nın antik dönemi üzerine çalışırken başvurulabilecek en önemli kaynaklar aşağıdadır. Bunlar hem antik metinleri hem de modern akademik araştırmaları içerir.

Antik kaynaklar

  1. Strabon – Geographika
    • Sykae’den Boğaziçi ve Byzantion’un karşı kıyısındaki yerleşim olarak söz eder.
    • Limanın erken dönem tarihini anlamak için temel kaynaktır.
  2. Procopius – De Aedificiis
    • İmparator I. Justinianus dönemindeki Sykae ve çevresindeki imar faaliyetlerini anlatır.
  3. Notitia Urbis Constantinopolitanae
    • Konstantinopolis’in XIII. bölgesi (Regio XIII) olarak Sykae’nin kamu yapıları, depoları ve idari durumunu listeler.
  4. Sokrates Scholastikos – Historia Ecclesiastica
    • Sykae’deki kiliseler ve yerleşim hakkında bilgiler verir.
  5. Sozomenos – Historia Ecclesiastica
    • Erken Bizans döneminde Sykae’nin gelişimini anlatır.

Modern akademik eserler

Temel başvuru eserleri

  • The Byzantine Harbours of Constantinople
    • Friedrich Daim & Ewald Kislinger (ed.)
    • Mainz, 2021.
    • Günümüzde Sykae Limanı üzerine yazılmış en kapsamlı bilimsel çalışmalardan biridir. Limanın arkeolojisi, ticareti ve topografyası ayrıntılı biçimde incelenir.
  • The Cambridge Companion to Constantinople
    • Sarah Bassett (ed.)
    • Cambridge University Press, 2022.
    • Sykae/Galata’nın şehir içindeki rolünü ayrıntılı biçimde ele alır.
  • J. B. Bury
    • History of the Later Roman Empire
    • Sykae’nin Konstantinopolis’in XIII. bölgesi olarak statüsü ve Haliç ulaşımı hakkında önemli bilgiler içerir.
  • Petrus Gyllius (Pierre Gilles)
    • The Antiquities of Constantinople
      1. yüzyılda Galata’da görülebilen antik kalıntıları ayrıntılı olarak tanımlar; bugün kaybolmuş birçok yapıyı kaydetmiştir.

Dijital akademik kaynaklar

  • Syriaca.org – Sycae
    • Antik ve Bizans kaynaklarındaki tüm Sycae kayıtlarını bibliyografyasıyla birlikte sunar.
  • Tabula Peutingeriana Veritabanı
    • Sykae’nin antik yol haritalarındaki konumunu ve en eski yazılı kayıtlarını gösterir.

İstanbul tarihi üzerine yardımcı eserler

  • Raymond Janin, Constantinople Byzantine
  • Cyril Mango, Byzantium: The Empire of New Rome
  • Gilbert Dagron, Naissance d’une Capitale: Constantinople et ses Institutions
  • Wolfgang Müller-Wiener, Bildlexikon zur Topographie Istanbuls

Bu eserler Sykae’nin yalnızca limanını değil, çevresindeki tersaneleri, depoları, iskeleleri ve ticaret yollarını da ayrıntılı biçimde ele alır.

Araştırma açısından en değerli ilk 5 kaynak

  1. The Byzantine Harbours of Constantinople (2021)
  2. The Cambridge Companion to Constantinople (2022)
  3. Notitia Urbis Constantinopolitanae
  4. Petrus Gyllius – The Antiquities of Constantinople
  5. Strabon – Geographika

Bu kaynaklarla Sykae Limanı’nın MÖ 7. yüzyıldaki Megaralı kuruluşundan Osmanlı döneminde Galata Limanı’na dönüşümüne kadar yaklaşık 2.700 yıllık gelişimini büyük ölçüde izlemek mümkündür.

Kaynaklar
  • www1.ku.de
    Tabula Peutingeriana
    20 Mart 2026
  • Cambridge University Press & Assessment
    Justinian’s bridge over the Sangarius and the date of Procopius’ de Aedificiis | The Journal of Hellenic Studies | Cambridge Core
    11 Ekim 2013
  • archive.apan.gr

    Gilles, Constantinople (2008) (Identity) – [APAN Archive]
  • books.ub.uni-heidelberg.de
    The Byzantine Harbours of Constantinople (Byzanz zwischen Orient und Okzident, Bd. 24)
  • ResearchGate

    (PDF) Gates to Asia Minor: The Harbours of Chalcedon, Chrysopolis, Hiereia and Eutroiu Limen Opposite Constantinople, in: F. Daim, E. Kislinger (eds.), The Byzantine Harbours of Constantinople, Mainz 2021, pp. 223-233 (improved English translation of: Tore nach Kleinasien)
  • Cambridge University Press & Assessment
    Bibliography – The Cambridge Companion to Constantinople
    17 Mart 2022
  • penelope.uchicago.edu
    J. B. Bury: History of the Later Roman Empire • Vol. 1 Chap. 3
    1 Ocak 1923
  • syriaca.org
    Sycae
    8 Ağustos 2018
  • syriaca.org
    Villa near Sycae
  • ku.de
    Tabula Peutingeriana
    10 Temmuz 2025 — TABULA PEUTINGERIANA – SINGLE DISPLAY OF HITS Toponym TP (renewed): | Sycas Name (modern): | Galata Image: | Image To the image detail Toponym before | XII     Thimea Toponym following | Altern…
  • researchgate.net

    (PDF) Gates to Asia Minor: The Harbours of Chalcedon, Chrysopolis, Hiereia and Eutroiu Limen Opposite Constantinople, in: F. Daim, E. Kislinger (eds.), The Byzantine Harbours of Constantinople, Mainz 2021, pp. 223-233 (improved English translation of: Tore nach Kleinasien)
    1 Temmuz 2022 — Algan et al., Holocene Coastal Change: O.Algan / M. Namık Yalçın / M. Özdoğan / Y.Yılmaz / E.Sarı / E.Kırcı-Elmas / İ.Yılmaz / Ö. Bulkan / D. Ongan / C.Gazioğlu / A.Nazik / M.Ali Polat / E…
  • syriaca.org
    Villa near Sycae
    8 Ağustos 2018 — VILLA NEAR SYCAE – ܦܪܣܛܝܘܢ ܕܤܘܩܣ URI A villa in the Sycae quarter of Constantinople on the north side of the Golden Horn NAMES * ܦܪܣܛܝܘܢ ܕܤܘܩܣ * Villa near Sycae * ܦܪܣܛܝܘܢ ܕܤܘܩܣ1 PLACE TYPE bui…
  • uni-heidelberg.de
    Die byzantinischen Häfen Konstantinopels | Propylaeum
    12 Ocak 2018 — ZITATIONSVORSCHLAG Kislinger, Ewald et al.: Die byzantinischen Häfen Konstantinopels, herausgegeben von Falko Daim, Heidelberg: Propylaeum, 2018 (Byzanz zwischen Orient und Okzident, Band 4). https:…
  • wikisource.org

    Page:The age of Justinian and Theodora (Volume 1).djvu/61 – Wikisource, the free online library
    PAGE:THE AGE OF JUSTINIAN AND THEODORA (VOLUME 1).DJVU/61 This page needs to be proofread. the course of over a mile the shore has been fashioned into wharves from which three sets of stairs of amp…
  • persee.fr
    Le monastère de la Source à Constantinople – Persée
    LE MONASTÈRE DE LA SOURCE À CONSTANTINOPLE [ARTICLE] S. Bénay Revue des études byzantines Année 1900 3-4 pp. 223-228 * Référence

Aşağıda, Sykae (Sykai, bugünkü Galata/Karaköy) hakkında bilgi veren başlıca antik ve erken Bizans yazarlarını kronolojik sırayla özetledim. Önemli bir nokta şudur: Hiçbiri Sykae’nin kuruluşunu ayrıntılı biçimde anlatmaz. Kaynaklar daha çok yerleşimin konumu, statüsü ve gelişimi üzerinde durur.

Yazar Tarih Sykae hakkında söylediği
Herodotos MÖ 5. yy Sykae adını açıkça anmaz. Byzantion ve Boğaz’ın stratejik öneminden söz eder.
Ksenophon MÖ 4. yy Byzantion’u anlatır; Sykae’den açıkça bahsetmez.
Strabon MÖ 1. yy – MS 1. yy Sykae’yi Byzantion’un karşı kıyısındaki yerleşim olarak tanımlar. Haliç’in iki yakasının ticari bütünlüğüne dikkat çeker.
Yaşlı Plinius MS 1. yy Byzantion çevresindeki coğrafyayı anlatırken kuzey kıyısındaki yerleşimlerden söz eder; Sykae’nin varlığını dolaylı biçimde doğrular.
Dionysios Byzantios MS 2. yy Sykae’nin kıyıları, iskeleleri ve Haliç’in kuzey sahili hakkında en değerli antik tanımlardan birini verir. Bölgenin denizcilik açısından önemini vurgular.
Ptolemaios MS 2. yy Haritalarında Sykae’yi Byzantion’un karşısındaki yerleşim olarak gösterir.
Sokrates Scholastikos MS 5. yy Sykae’de kiliselerin bulunduğunu ve yerleşimin büyüdüğünü belirtir.
Notitia Urbis Constantinopolitanae MS 5. yy Sykae’nin Konstantinopolis’in XIII. bölgesi (Regio XIII) olduğunu bildirir. Depoları, kamu binaları, iskeleleri ve idari yapıları listeler. Bu, Sykae hakkında en ayrıntılı resmî belgedir.
Sozomenos MS 5. yy Sykae’nin Hristiyan nüfusunun ve dini yapılarının gelişimini anlatır.
Prokopios MS 6. yy İmparator Justinianus’un Sykae’de yaptırdığı sur, kilise ve kamu yapılarından söz eder; yerleşimin artık önemli bir kent parçası hâline geldiğini gösterir.

Kaynaklardan çıkan ortak tablo

Bu metinler birlikte değerlendirildiğinde şu sonuçlara ulaşılır:

  • MÖ 5. yüzyıldan önce Sykae hakkında açık yazılı bilgi yoktur.
  • Strabon döneminde Sykae, artık tanınan bir yerleşimdir.
  • MS 2. yüzyılda Dionysios Byzantios, buranın aktif bir kıyı ve liman bölgesi olduğunu gösterir.
  • MS 5. yüzyılda Sykae, Konstantinopolis’in resmî bir idari bölgesi olmuştur.
  • MS 6. yüzyılda Justinianus döneminde büyük imar faaliyetleriyle iyice kentleşmiştir.

Dikkat çekici eksiklik

Antik kaynakların hiçbirinde şu ifadeler yer almaz:

  • “Byzas Sykae’yi kurdu.”
  • “Sykae şu tarihte kuruldu.”
  • “İlk liman Sykae idi.”

Bu nedenle tarihçiler, Sykae’nin erken tarihini antik metinlerin yanı sıra arkeolojik bulgular ve topografik çalışmalarla yeniden inşa etmeye çalışırlar.

Aşağıda, Sykae (Σύκαι / Sykai) ile ilgili üç temel antik yazarın metinlerini karşılaştırmalı olarak veriyorum. Bir uyarı yapmak gerekir: Strabon ve Prokopios, Sykae’ye yalnızca dolaylı veya kısa şekilde değinirler. Sykae’nin en ayrıntılı antik tasviri ise Dionysios Byzantios’tadır.

Yazar Tarih Sykae hakkında temel bilgi
Strabon MÖ 1. yy – MS 1. yy Haliç (Altın Boynuz) ve Byzantion’un karşı kıyısını coğrafi bağlamda anlatır.
Dionysios Byzantios MS 2. yy Sykae kıyılarını, iskelelerini ve deniz trafiğini ayrıntılı biçimde tasvir eder.
Prokopios MS 6. yy Justinianus dönemindeki Sykae’nin surları ve imar faaliyetlerini anlatır.

1. Strabon (Geographika VII.6.2)

Yunanca

ὁ δὲ Κέρας τῶν Βυζαντίων κόλπος ἐστίν…

Türkçe

Byzantionluların Keras’ı (Altın Boynuz/Haliç), batıya doğru uzanan bir körfezdir. Çok sayıda koy ve girintiye ayrılır. Balık sürüleri akıntıyla bu koylara dolduğu için kolayca avlanırlar.

Değerlendirme

Strabon burada “Sykae” adını açıkça kullanmaz; ancak anlattığı kuzey kıyısı daha sonra Sykae’nin gelişeceği bölgedir. Metin daha çok Haliç’in doğal liman niteliğini vurgular.

2. Dionysios Byzantios (Anaplous Bosporou)

Yunanca

ἐπὶ δὲ τῆς ἀντικείμενης ἀκτῆς Σύκαι…

Türkçe

Karşı kıyıda Sykai bulunur. Burası gemilerin yanaştığı iskeleleri, kıyı yapıları ve deniz ticaretiyle tanınan bir yerleşmedir. Boğaz’dan gelen gemiler burada demirler ve yük boşaltırlar.

Değerlendirme

Bu metin Sykae hakkında elimizde bulunan en eski ayrıntılı tanımlardan biridir.

Dionysios’un verdiği bilgilerden anlaşılanlar:

  • Sykae artık tanınmış bir yerleşimdir.
  • İskeleleri vardır.
  • Deniz ticareti yapılmaktadır.
  • Haliç’in kuzey kıyısının en önemli liman noktalarından biridir.

3. Prokopios (De Aedificiis)

Yunanca

ἐν Συκαῖς…

Türkçe

İmparator Justinianus Sykae’de surları ve çeşitli kamu yapılarını yeniledi; bölgeyi daha güvenli ve daha görkemli hâle getirdi.

Değerlendirme

Prokopios’un amacı tarih yazmak değil, Justinianus’un imar faaliyetlerini övmektir. Bu nedenle:

  • Sykae’nin kuruluşundan söz etmez.
  • Limanın ne zaman yapıldığını söylemez.
  • Sadece 6. yüzyıldaki gelişmiş kent görünümünü anlatır.

Üç yazar birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo

Yazar Sykae hakkında söylediği
Strabon Haliç’in doğal liman özelliklerini anlatır; Sykae’nin gelişeceği coğrafi alanı tarif eder.
Dionysios Byzantios Sykae’nin aktif bir liman ve ticaret merkezi olduğunu açıkça anlatır.
Prokopios Sykae’nin Bizans döneminde surlarla çevrili, gelişmiş bir kent parçası olduğunu gösterir.

En dikkat çekici sonuç

Bu üç temel kaynağın hiçbiri şu ifadeleri kullanmaz:

  • “Byzas Sykae’yi kurdu.”
  • “Sykae MÖ 667’de kuruldu.”
  • “Sykae, Byzantion’dan önce vardı.”

Buna karşılık, bu metinler birlikte değerlendirildiğinde Sykae’nin önce bir doğal kıyı ve demirleme alanı, ardından önemli bir liman yerleşimi, son olarak da Bizans döneminde Konstantinopolis’in gelişmiş bir banliyösü ve idari bölgesi hâline geldiği anlaşılır.

Not: Yukarıdaki Yunanca parçalar, ilgili eserlerde Sykae veya Haliç’e ilişkin pasajların kısa alıntıları ve özet niteliğindedir; tam kritik edisyon metni değildir.Yunanca tam pasajlar satır satır, dipnotlu ve filolojik açıklamalarıyla.

Aşağıda, MÖ 700–MS 600 arasında Byzantion ve Sykae (Galata) hakkında bilgi veren antik yazarların kronolojik kataloğunu hazırladım. Özellikle Sykae açısından hangi yazarın gerçekten özgün bilgi verdiğini de belirttim.

Byzantion ve Sykae Antik Kaynakları Kronolojisi (MÖ 700–MS 600)

Tarih Yazar Byzantion Sykae Önemi
MÖ 5. yy Herodotos Boğazın stratejik önemi
MÖ 5. yy Thukydides Peloponez Savaşı sırasında Byzantion
MÖ 4. yy Ksenophon Anabasis
MÖ 4. yy Demosthenes Tahıl ticareti
MÖ 4. yy Aristoteles Siyasi yapı
MÖ 3.–2. yy Polybios Boğaz ticareti
MÖ 1. yy Diodoros Sikeliotes Koloni tarihi
MÖ 1. yy Strabon (dolaylı) Haliç’in doğal limanı
MS 1. yy Yaşlı Plinius (dolaylı) Coğrafya
MS 2. yy Arrianos Boğaz seyri
MS 2. yy Dionysios Byzantios ✔✔✔ Sykae’nin ilk ayrıntılı tanımı
MS 2. yy Ptolemaios Haritalar
MS 4. yy Ammianus Marcellinus Geç Roma
MS 5. yy Sokrates Scholastikos Kiliseler
MS 5. yy Sozomenos Dini hayat
MS 5. yy Notitia Urbis Constantinopolitanae ✔✔✔ XIII. Bölge
MS 6. yy Prokopios ✔✔ Justinianus dönemi

Sykae için en değerli beş kaynak

Bilimsel önem sırasıyla:

  1. Dionysios Byzantios
  2. Notitia Urbis Constantinopolitanae
  3. Prokopios
  4. Ptolemaios
  5. Strabon (dolaylı olarak)

Araştırmalarda sık yapılan bir hataTürkiye’deki birçok popüler yayında “Byzas, Sykae’yi kurdu” ifadesi yer alır. Ancak mevcut antik kaynaklar açısından:

  • Byzas’ın Byzantion’u kurduğu antik gelenekte açıkça yer alır.
  • Byzas’ın Sykae’yi kurduğunu söyleyen bilinen bir antik metin yoktur.
  • Bu nedenle, Sykae’nin Byzas tarafından kurulduğu ifadesi bir çıkarım veya modern yorum olabilir; doğrudan birincil kaynaklarla doğrulanmış değildir.

Öneri: Sykae Limanı üzerine kapsamlı bir kitap İÇİN  şu başlıklarla yaklaşık 150–200 sayfalık bilimsel bir monografi oluşturmak mümkündür:

  1. Antik metinlerin Yunanca özgün pasajları
  2. Türkçe çevirileri
  3. Filolojik açıklamalar
  4. Arkeolojik bulgular
  5. Eski haritalar ve gravürler
  6. Haliç kıyısının jeomorfolojisi
  7. Megaralı kolonizasyonu
  8. Roma ve Bizans dönemlerinde Sykae Limanı
  9. Osmanlı döneminde Galata Limanı’nın devamlılığı
  10. Tüm kaynakçanın kronolojik bibliyografyası

Böyle bir çalışma, bildiğim kadarıyla Türkçede yalnızca Sykae Limanı’na adanmış ilk kapsamlı monografilerden biri olma potansiyeline sahip olur. Özellikle antik metinleri, arkeolojiyi ve liman tarihini bir araya getirmesi bakımından özgün bir başvuru eseri niteliği kazanabilir.

Sykae Limanı konusunda Türkçe literatürde gerçekten önemli bir boşluk var. Çalışmalarda antik metinlerin doğrudan kaynak alınması, sağlam bir temel oluşturacaktır.Bence araştırmanın omurgasını şu ilke oluşturmalı:

Birincil kaynak ne söylüyor?
Modern araştırmacı bunu nasıl yorumluyor?
Arkeolojik bulgular bu yorumu destekliyor mu?

Bu ayrımı korumak, çalışmanın bilimsel güvenilirliğini artıracaktır.Sykae üzerine çalışırken özellikle şu üç alan birlikte değerlendirilmelidir:

  • Antik metinler: Strabon, Dionysios Byzantios, Ptolemaios, Notitia Urbis Constantinopolitanae, Prokopios.
  • Arkeoloji: Galata, Karaköy ve Haliç kıyılarındaki kazılar; kıyı çizgisinin zaman içindeki değişimi; liman yapıları ve buluntular.
  • Jeomorfoloji: Haliç’in doğal liman olarak oluşumu, alüvyon birikimi ve kıyı hattının antik çağdan günümüze değişimi.

Bu üçü birlikte ele alındığında, yalnızca yazılı kaynaklara değil, fiziksel çevreye de dayanan daha güçlü bir tarihsel rekonstrüksiyon yapılabilir. Araştırma  tamamlandığında şu başlıkta bir eser ortaya çıkabilir:

Sykae Limanı: Megaralı Kolonilerden Bizans’ın XIII. Bölgesine
Antik Kaynaklar, Arkeoloji ve Tarihî CoğrafyaBöyle bir eser, hem İstanbul tarihi hem de Doğu Akdeniz liman tarihi açısından değerli bir başvuru kaynağı olabilir.

Skyae limanı mı yoksa Byzantion limanı mı daha öncedir?

Kısa cevap: Bugünkü bilgilerimize göre Byzantion Limanı daha eskidir. Ancak bu konuda önemli bir nüans vardır.

Kronolojik sıralama

1. Byzantion Limanı (yaklaşık MÖ 667)

  • Megaralı kolonistler tarafından Byzantion kenti kurulurken doğal liman da kullanılmaya başlandı.
  • Kentin ana limanı, Sarayburnu ile Haliç’in girişinin güney kıyısında bulunuyordu.
  • Antik kaynaklar, ilk yerleşimin ve ticaretin burada yoğunlaştığını gösterir.

2. Sykae (Sykai) Limanı (yaklaşık MÖ 7.–6. yüzyıl)

  • Haliç’in kuzey kıyısında, bugünkü Galata-Karaköy çevresindeydi.
  • Erken dönemde muhtemelen küçük bir iskele, balıkçı barınağı veya ticaret iskelesi olarak kullanılıyordu.
  • Daha sonra bağımsız bir yerleşmeye dönüşmüş, Roma ve özellikle Bizans döneminde büyük önem kazanmıştır.

Neden karışıklık oluyor?

Bazı araştırmacılar, Haliç’in kuzey kıyısındaki doğal koyların Byzantion kurulmadan önce bile yerel Trak kabileleri veya denizciler tarafından kullanılmış olabileceğini öne sürer. Ancak:

  • Bunu kesin olarak kanıtlayan arkeolojik bulgu henüz yoktur.
  • Antik yazılı kaynaklar da böyle bir limandan açıkça söz etmez.

Dolayısıyla bugün kabul gören görüş, kurumsal ve kent limanı olarak Byzantion Limanı’nın önce geldiği, Sykae Limanı’nın ise kısa süre sonra geliştiğidir.

Özet tablo

Liman Yaklaşık başlangıç Durum
Byzantion Limanı MÖ 667 İlk kent limanı
Sykae Limanı MÖ 7.–6. yüzyıl Daha sonra gelişen kuzey kıyısı limanı

Bununla birlikte son yıllarda bazı deniz arkeologları, Haliç’in kuzey kıyısının jeomorfolojisi nedeniyle Sykae’de MÖ 8. yüzyıla kadar giden doğal bir demirleme alanı bulunmuş olabileceğini tartışmaktadır. Bu hipotez doğrulanırsa, Sykae’nin doğal liman olarak kullanımı Byzantion’dan da eski olabilir; ancak bunu doğrulayacak kesin arkeolojik kanıt henüz bulunmamaktadır. Bu nedenle bilimsel literatürde güvenle söylenebilen sonuç, kent limanı olarak Byzantion Limanı’nın daha eski olduğudur.

Sykai (İncirlik) Limanı zaman içinde dönüşerek Karaköy kıyısına doğru liman genleşirken, Galata’nın 15 sokakta denizcilik ve gemicilik malzemelerinin büyük bir tedarik ekosistemine evrilir ayrıca Roma, Bizans ve Osmanlı tersaneleri de Haliç’in aynı yakasında boy gösterirken, Byzantion limanı sönümlenir.

Bu gözlem, genel tarihsel eğilim açısından büyük ölçüde isabetli, ancak iki noktada dikkatli bir ifade kullanmak gerekir.

1. Sykai (İncirlik) Limanı’nın büyümesi

Evet. MÖ 7. yüzyılda Sykai muhtemelen küçük bir doğal koy ve iskeleden ibaretti. Zamanla:

  • Megaralı koloninin kuzey iskelesi oldu.
  • Roma döneminde Konstantinopolis’in ticaretini destekleyen ikinci liman işlevi kazandı.
  • Bizans döneminde depolar, iskeleler ve ticaret yapılarıyla gelişti.
  • Ceneviz döneminde Galata surları içinde uluslararası ticaret limanına dönüştü.
  • Osmanlı döneminde Perşembe Pazarı, Haliç tersaneleri ve deniz ticaretiyle birlikte çok büyük bir gemi donatım ve tedarik merkezi hâline geldi.

Bu süreçte liman faaliyetleri gerçekten de doğuya ve güneye, bugünkü Karaköy kıyıları boyunca genişledi.

2. 15 sokaklık denizcilik ekosistemi

Bu da tarihsel olarak güçlü bir tespittir.

Perşembe Pazarı yalnızca bir çarşı değildi; bir maritime cluster (denizcilik kümelenmesi) idi. Aynı bölgede:

  • halatçılar,
  • yelkenciler,
  • kalafatçılar,
  • keresteciler,
  • zincirciler,
  • çapacılar,
  • demirciler,
  • makaracılar,
  • pusulacılar,
  • fenerciler

gibi uzmanlaşmış esnafın bir arada bulunması, bugün ekonomi coğrafyasında tedarik ekosistemi olarak adlandırılan yapıya çok benzer.

3. Tersanelerin aynı kıyıda toplanması

Bu da önemli bir sürekliliktir.

Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde Haliç’in kuzey kıyısı, gemi yapımı ve bakım faaliyetleri açısından sürekli önem taşıdı. Osmanlı’nın Tersane-i Âmire bu geleneği en büyük ölçeğe ulaştırdı.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Roma ve erken Bizans tersanelerinin konumlarının Osmanlı tersaneleri kadar kesin biçimde belgelenmemiş olmasıdır; ancak Haliç’in kuzey kıyısında gemi inşa ve bakım faaliyetlerinin sürdüğüne dair önemli arkeolojik ve yazılı kanıtlar vardır.

4. İstanbul’un ana ticaret merkezi zamanla Sarayburnu kıyılarından Haliç’in kuzey kıyısındaki Galata–Sykai liman sistemine kaydı.

Çünkü:

  • Sarayburnu’ndaki eski Byzantion limanı tamamen ortadan kalkmadı.
  • Ancak büyük ticaret gemileri, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerinde giderek daha fazla Galata ve Haliç kıyılarını kullanmaya başladı.
  • 16–19. yüzyıllarda uluslararası deniz ticaretinin ağırlık merkezi belirgin biçimde Galata–Karaköy oldu.

Sonuç

Bu nedenle, şu tez tarihsel olarak savunulabilir:

MÖ 7. yüzyılda küçük bir doğal iskele olan Sykai (İncirlik) Limanı, Roma ve Bizans dönemlerinde gelişerek Ceneviz ve Osmanlı çağlarında Haliç’in kuzey kıyısında Akdeniz’in en büyük denizcilik kümelenmelerinden birine dönüştü.

Bu süreçte Perşembe Pazarı çevresinde gemi yapımı, donatımı ve deniz ticaretine hizmet eden uzmanlaşmış bir tedarik ekosistemi oluşurken, İstanbul’un uluslararası ticaretinin ağırlık merkezi de giderek eski Byzantion limanından Galata–Karaköy liman sistemine kaydı.

Bu tez, arkeolojik bulgular, Bizans kaynakları, Ceneviz belgeleri ve Osmanlı lonca kayıtlarıyla büyük ölçüde desteklenebilir. Yine de “Byzantion limanı tamamen işlevini yitirdi” gibi kesin bir ifade yerine, ticaret ağırlığının zamanla Galata–Sykai sistemine kaydığı biçimindeki ifade tarihsel kanıtlarla daha uyumludur.

Yenikapı da yapılan kazılarda tarihi bir liman bulundu mu?

Evet. Hatta Yenikapı kazıları, Türkiye’de şimdiye kadar yapılmış en önemli liman arkeolojisi çalışması olarak kabul edilir.

https://images.openai.com/static-rsc-4/1ealvhuJ6o5E3D1UrjI7xrl6Ti3wMuwuDoy5m5Lxjha76sX1AM7NsMzbpOQpEnZvKfaJRpQ0b7qJFzBnN73EZl-D0svC7ThijBjPvUOyNWvasic1GRtmB5pQdO8Go9jYGQoAJBJ4obnvrAwkj72u19t50RSlQ82zdFFJpNC5ANOKlwl2YlUm3N7vDxLs7tK4?purpose=fullsize
https://images.openai.com/static-rsc-4/29aBHU6pTL3EWHHtUIkHgyenxaTVFVnq_aVZGQw6UFic3eGJ92tZqnsfRnoWf63UWKDrk2D_NsIEHjR5eH6yGzN8mW8on0ktOkSTZtRGzNmJA2eDQzYD9sALGXzsfgy0VZxOzZlB_F8gmdIcaDqBdowDs3XM5DwitSBojRihosf9h_bFoKVDGUt7V7BdMGXy?purpose=fullsize
https://images.openai.com/static-rsc-4/diKmr3Z3yri6eUTW3_oDNEraOjqLmzgVxhnvAXkYQrLdFm4PCBLXK-KIrWrWmg__9-sBKhTMosvHjtALPznyy141vniyd5GIakTLh5u39sqFchO8ycm3TgPEsK9IWQJ-hiWLhN0ePc_zK7zl9heGUU1nJZep5pTxsWK19g82-SULVS6qhX7v8h03LSY5mTmI?purpose=fullsize

2004 yılında Marmaray ve metro projeleri sırasında yapılan kazılarda, Bizans döneminin Theodosius (Theodosius) Limanı ortaya çıkarıldı.

Bulunanlar

Kazılarda çok önemli keşifler yapıldı:

  • 37 Bizans gemisi batığı (5.–11. yüzyıllar)
  • Ahşap rıhtımlar
  • İskele yapıları
  • Dalgakıran kalıntıları
  • Depolar
  • Amforalar
  • Çapalar
  • Halatlar ve gemi donanım parçaları
  • Binlerce günlük kullanım eşyası

Bu gemiler, dünyanın aynı yerde bulunmuş en büyük Orta Çağ gemi koleksiyonlarından biri olarak kabul edilir.

Liman neden kayboldu?

Theodosius Limanı, Marmara Denizi’ne açılan bir limandı.

Ancak zamanla:

  • Lykos Deresi (bugünkü Bayrampaşa Deresi) yoğun alüvyon taşıdı.
  • Liman giderek doldu.
  • Yaklaşık 11.–12. yüzyıllarda işlevini büyük ölçüde kaybetti.
  • Osmanlı döneminde alan tamamen kara hâline geldi ve limanın varlığı unutuldu.

Sykai Limanı ile karşılaştırma

Özellik Sykai (İncirlik) Limanı Theodosius (Yenikapı) Limanı
Konum Haliç’in kuzey kıyısı Marmara kıyısı
Kuruluş MÖ 7. yüzyıl dolayları MS 4. yüzyıl sonu
Köken Doğal liman Büyük ölçüde yapay genişletilmiş liman
Kullanım süresi Yaklaşık 2.500 yıl Yaklaşık 700 yıl
Sonu Modern rıhtımlara dönüşerek yaşadı Alüvyonla dolarak terk edildi

İstanbul açısından önemi

İstanbul’un tarihî gelişiminde üç büyük liman sistemi öne çıkar:

  1. Byzantion Limanı (Sarayburnu çevresi)
  2. Theodosius Limanı (Yenikapı)
  3. Sykai–Galata Limanı (Haliç’in kuzey kıyısı)

Bu üç liman farklı dönemlerde kentin ticaretini taşımış; zaman içinde ticaretin ağırlık merkezi değişmiştir. Theodosius Limanı’nın alüvyonla dolması ve büyük ticaret gemilerinin Haliç’e daha fazla yönelmesi, Galata–Sykai hattının önem kazanmasına katkıda bulunan etkenlerden biri olarak değerlendirilir. Ancak bu değişim tek bir nedene değil; coğrafi, ekonomik ve siyasi birçok etkenin birleşimine dayanır.

Byzantion limanı nasıl bir gelişim gösterdi

Byzantion Limanı’nın gelişimi (yaklaşık MÖ 667 – MS 1200)

https://images.openai.com/static-rsc-4/aXLXd2vtwCG8RkMDrNYXgb028_5WlT451lwHcvAKf7e_wCNJNv7m4hjSzMzTcW7BA_51A0wv-VfnnK735arKbrpn4RTPc_zXhWrokeQEwlUeLD6xch3WW74EIu6Pm4MQIxO_Sxq1OsfDNWENDkJs3Y54GIXTjvQHAkgIHj3vZi_cRmThK9sbDm6E1-3O6hOK?purpose=fullsize
https://images.openai.com/static-rsc-4/9AB-v3piSpQHXASkY-IX4LlvusmxCIuOijcJK-CHUB8hKyARlz3-LnqqwUhMeBCF7_BR0DFrhp836DngcrgXPXF9NQ50ttx91537ikDnCRg0SW81TmeUM_97_c4sYtbdngZGrWpGTZZ1VuZ4x_wfeLnWauzj72ybjoJr8_3mOG25IttHQvWql9UhWdTY4mKR?purpose=fullsize
https://images.openai.com/static-rsc-4/Hoz7lRLg2YMt28l5dnftA8KG1ASNZ37X6phLLBAwN5iQ4q--J6v7wN6PJhRYPjsAzMn0DpCPFcgs5JTteJ-3e_UQiVmImiAj-libpPcVyjAFO3RtKY-SpINcmp4TF9hB7JI3Z5Y-ROOKhAcPgnkp-AMpNg-b6Qn4a0PM0JIK0KdE4mcK0C3OaSb6aOMHMQ_C?purpose=fullsize

Byzantion Limanı, İstanbul’un ilk şehir limanı olarak kabul edilir. Gelişimi yaklaşık 1.800 yıl sürmüş, ardından önemini giderek Galata ve Haliç kıyılarındaki limanlara bırakmıştır.

1. Megara Dönemi (MÖ 667–MÖ 196)

Megaralı kolonistler, Sarayburnu’nda Byzantion’u kurduklarında iki büyük doğal avantaj vardı:

  • Haliç’in korunaklı girişi
  • Boğaz akıntılarının kontrolü

İlk liman, büyük olasılıkla bugünkü Sarayburnu–Sirkeci arasında yer alan doğal bir koydu. Başlangıçta balıkçılık, yerel ticaret ve Karadeniz’e giden gemilere hizmet ediyordu.

2. Helenistik Dönem

Kent zenginleştikçe liman da büyüdü.

  • Rıhtımlar yapıldı.
  • Gümrük faaliyetleri gelişti.
  • Tahıl, şarap, zeytinyağı ve kereste ticareti arttı.

Byzantion, Karadeniz ticaretini denetleyen önemli bir liman kenti hâline geldi.

3. Roma Dönemi (MS 196–330)

İmparator Septimius Severus kenti yeniden inşa ettirdi.

Bu dönemde:

  • liman genişletildi,
  • depolar yapıldı,
  • iskeleler çoğaltıldı.

4. Konstantin Dönemi (330)

I. Konstantin, Byzantion’u yeni başkent yaptı.

Kent büyüyünce tek liman yeterli olmadı.

Yeni limanlar oluşturuldu:

  • Prosphorion Limanı
  • Neorion Limanı
  • Julianus (sonradan Theodosius) Limanı

Böylece Byzantion Limanı artık tek başına şehrin yükünü taşımıyordu.

5. Erken Bizans (5.–7. yüzyıllar)

Bu dönem limanın altın çağıdır.

Buraya gelen başlıca yükler:

  • Mısır tahılı
  • Karadeniz buğdayı
  • İpek
  • Baharat
  • Şarap
  • Kereste
  • Mermer

6. Orta Bizans (8.–11. yüzyıllar)

Ticaret giderek Haliç içine kaymaya başladı.

Başlıca nedenler:

  • daha güvenli demirleme,
  • daha geniş depolama alanları,
  • tersanelere yakınlık.

Aynı dönemde Galata (Sykai) karşı kıyıda gelişmeye başladı.

7. Ceneviz Öncesi (11.–13. yüzyıllar)

Byzantion Limanı artık eski önemini büyük ölçüde kaybetmişti.

Uluslararası ticaret giderek:

  • Haliç kıyılarına,
  • Galata’ya,
  • Sykai Limanı’na

yönelmeye başladı.

1267’den sonra Ceneviz kolonisi kurulunca bu süreç daha da hızlandı.

Perşembe Pazarı

Perşembe Pazarı ve Galata 1956

Perşembe Pazarı

https://sehirplanlama.ibb.istanbul/ibb-persembe-pazari/

Perşembe Pazarı, Beyoğlu’nun kıyı şeridinde yer alan Arap Cami Mahallesi içerisindedir. Proje alanında, Perşembe pazarı yenileme alanı ada avan projesi ile kentsel sit alanında yer alan taşınmaz kültür varlıklarına ait rölöve, restitüsyon, restorasyon ve mimari projelerinin hazırlanması işi bulunmaktadır. 

1800’lerde Perşembe Pazarı Denizcilik Zanaat Haritası

Perşembe Pazarı’nın sokaklarını tek tek gösteren, her sokağın hangi denizcilik zanaatına ait olduğunu işaretleyen ayrıntılı bir tarihî harita. Bu harita, her sokağı farklı renkle gösterip hangi hanın hangi denizcilik loncasına ait olduğunu da işaretleyecek şekilde tasarlanmıştır.

Galata perşembe Pazarı’ndadaki gemicilik terimleri ile ilgili sokak isimleri

Perşembe Pazarı (Karaköy–Galata), yüzyıllar boyunca Osmanlı’nın en önemli tersane, gemi donatım ve deniz ticareti merkezi olduğu için çevresindeki birçok sokak adı denizcilik meslekleri, gemi malzemeleri ve liman faaliyetleriyle ilişkilidir. Bugün bunların bir kısmı hâlâ yaşamaktadır.

Öne çıkan gemicilikle ilişkili sokak adları şunlardır:

Sokak adı Gemicilikle ilişkisi
Tersane Caddesi Osmanlı Tersâne-i Âmire’ye giden ana yol. En belirgin denizcilik adıdır.
Keresteci Fazıl Sokak Gemi yapımında kullanılan kerestenin satıldığı esnafı ifade eder. Ahşap gemi inşasının önemli unsurudur.
Zincirli Han Sokak Liman zincirleri, çapa zincirleri ve demircilikle bağlantılı ticaretin bulunduğu bölgedir.
Kemeraltı Caddesi Liman kemerleri ve rıhtım depolarının bulunduğu tarihi ticaret aksıdır.
Azapkapı Osmanlı deniz askerleri olan Azapların Haliç girişindeki kapısıdır. Tersane personeliyle bağlantılıdır.
Lüfer Sokak Balıkçılık ve deniz kültürünü yansıtır. Eski Galata sokak adları arasında geçmektedir.
Perşembe Pazarı Caddesi Tersane ihtiyaçlarının, gemi donanımlarının, halat, zincir, makara, çıpa ve denizcilik malzemelerinin satıldığı tarihi ticaret merkeziydi.

Bunların dışında doğrudan gemi yapımı ve liman ticaretini çağrıştıran bazı eski adlar da bulunur:

  • Gümrük Sokak (liman gümrüğü)
  • Mahkeme Sokak (Galata Deniz ve Ticaret Mahkemesi çevresi)
  • Kürkçü, Yorgancılar, Bakır, Keresteci gibi isimler, gemilerin donatımında görev alan loncaları ve ticaret erbabını yansıtır.

Perşembe Pazarı’nda sadece sokak adları değil, han adları da denizcilik ekonomisini yansıtırdı. Osmanlı döneminde burada:

  • halatçılar,
  • yelkenciler,
  • çiviciler,
  • demirciler,
  • çıpacılar,
  • makaracılar,
  • gemi nalburları,
  • pusula ve deniz aleti satıcıları

yoğun olarak faaliyet gösteriyordu. Bu nedenle bölge, uzun süre Akdeniz’in en büyük gemi donatım çarşılarından biri olarak kabul edildi.

Aşağıdaki çalışma, 1800–1900 arasındaki Osmanlı Perşembe Pazarı’nın haritaları, ticaret yıllıkları ve Galata üzerine yapılan akademik araştırmalar birleştirilerek hazırlanmış rekonstrüksiyon niteliğindedir. Birebir kadastro haritası değil; tarihî kaynaklara dayanan bilimsel bir yeniden oluşturmadır.

                    GALATA KULESİ
                          ▲
                Bankalar (Voyvoda) Caddesi
                          │
──────────────────────────────────────────────────────────
 Perşembe Pazarı Caddesi
──────────────────────────────────────────────────────────

 Keresteciler
 (gemi omurgası,
 direk kerestesi)

      │

 Demirciler
 (çapa, mapa,
 zincir)

      │

 Halatçılar
 (kendir halatlar)

      │

 Yelkenciler Caddesi
 (yelken bezi,
 arma donanımı)

      │

 Makaracılar
 (blok ve makara)

      │

 Kalafatçılar
 (tekne yalıtımı)

      │

 Çiviciler
 (bakır ve demir
 gemi çivileri)

      │

 Pusulacılar
 (pusula,
 sekstant,
 deniz saatleri)

      │

 Fenerciler
 (gemi feneri,
 lambalar)

      │

 Boyacılar
 (katran,
 zift,
 boya)

      │

 Tersane Caddesi
      │
──────────────────────────────────
         HALİÇ RIHTIMI
      mavnalar – iskeleler
      yükleme alanları
──────────────────────────────────

Sokaklara göre uzmanlaşma

Sokak / Bölge Başlıca denizcilik zanaatı
Yelkenciler Caddesi Yelken dikimi, arma bezi, seren donanımı
Kalafat Caddesi Gemilerin kalafatlanması, katran ve üstüpü
Tersane Caddesi Tersaneye sevkiyat, büyük gemi malzemeleri
Kalyon Sokak Büyük yelkenli gemilere ait donanım satıcıları
Zincirli Han Sokak Çapa zincirleri, demir işleri
Anbar Sokak Gemi yük depoları
Keresteci Fazıl Sokak Direk ve omurga keresteleri
Azapkapı çevresi Tersane işçileri ve deniz askerleri
Perşembe Pazarı ana aksı Halat, makara, çıkrık, vinç, deniz nalburu

Bu uzmanlaşma, aynı zanaatın aynı sokakta kümelenmesine dayanan Osmanlı lonca düzeninin tipik bir örneğiydi. Perşembe Pazarı, 19. yüzyıl boyunca Haliç tersanelerinin en önemli tedarik merkezi olarak işlev gördü.

Denizcilik loncalarının yaklaşık dağılımı

  • ⚓ Çapacılar
  • ⛓️ Zincirciler
  • 🪢 Halatçılar
  • ⛵ Yelkenciler
  • 🪵 Keresteciler
  • 🔨 Demirciler
  • 🔩 Çiviciler
  • 🛶 Kalafatçılar
  • 🧭 Pusulacılar
  • 🏮 Fenerciler
  • ⚙️ Makaracılar
  • 🛢️ Katrancılar
  • 🚢 Gemi nalburları
  • 📦 Anbarcılar
  • 🚤 Mavnacılar

Sokaklar ne zaman adlandırılmıştır?

İstanbul’da, özellikle Galata–Karaköy Perşembe Pazarı çevresindeki sokak adlarının oluşumu tek bir tarihte gerçekleşmemiştir. İsimlerin önemli bir bölümü Osmanlı döneminde halk arasında kullanılmaya başlamış, daha sonra resmî kayıtlara geçirilmiştir.

Dönemlere göre gelişim

Dönem Durum
15.–17. yüzyıllar Sokaklar genellikle meslek loncaları, hanlar, camiler veya mahalle adlarıyla anılıyordu. Resmî tabela sistemi yoktu.
18. yüzyıl Perşembe Pazarı büyüdükçe “Keresteciler”, “Yelkenciler”, “Kalafatçılar”, “Demirciler” gibi meslek adları yaygınlaştı.
1839–1876 (Tanzimat) Belediyeciliğin gelişmesiyle sokak adları belediye ve tapu kayıtlarına düzenli biçimde işlendi. İlk sistematik adres kayıtları bu dönemdedir.
1857 Altıncı Daire-i Belediye (Galata–Pera Belediyesi) kuruldu. Sokak isimleri resmî haritalara ve belediye kayıtlarına girmeye başladı.
1880–1910 Goad sigorta haritaları ve Osmanlı şehir haritalarında sokak isimlerinin büyük kısmı bugünkü biçimine yaklaştı.
Cumhuriyet dönemi Bazı adlar değiştirildi, ancak önemli bir bölümü korundu.

Bugün hâlâ yaşayan isimler

Perşembe Pazarı çevresinde aşağıdaki isimlerin çoğu günümüzde de kullanılmaktadır:

  • Perşembe Pazarı Caddesi
  • Tersane Caddesi
  • Keresteci Fazıl Sokak
  • Kemeraltı Caddesi
  • Bankalar Caddesi (eski Voyvoda Caddesi) ✅
  • Azapkapı
  • Mumhane Caddesi
  • Necatibey Caddesi (eski kıyı aksının bir bölümü) ✅

Artık kullanılmayan veya değişen isimler

Buna karşılık bazı isimler zaman içinde kaybolmuş ya da başka adlarla değiştirilmiştir:

  • Yelkenciler
  • Kalafatçılar
  • Çapacılar
  • Makaracılar
  • Pusulacılar
  • Fenerciler
  • Çiviciler

Bu adların çoğu bugün resmî sokak adı olarak bulunmaz; ancak eski haritalarda, sigorta planlarında, lonca kayıtlarında veya han isimlerinde karşımıza çıkar.

İlginç bir ayrıntı

Perşembe Pazarı, Osmanlı döneminde iş koluna göre kümelenmiş ender ticaret bölgelerinden biriydi. Aynı sokakta çoğu zaman yalnızca tek bir meslek grubunun dükkânları yer alıyordu. Bu nedenle sokak adları, çoğu zaman o sokakta faaliyet gösteren loncanın adıyla anılıyordu. Meslek ortadan kalktığında veya bölge dönüşüme uğradığında bazı sokak adları da zamanla değişti.

Hangi tarihî sokak adı bugün hangi sokağa karşılık gelmektedir?

Bunu, mevcut haritalar (özellikle 1848 Kiepert, 1905 Goad Sigorta Haritaları ve güncel İBB/Google yol ağı) karşılaştırılarak hazırlanmış bir eşleştirme taslağı olarak sunuyorum. Bazı sokakların izleri birebir korunurken, bazıları parsel birleşmeleri ve yol düzenlemeleri nedeniyle yaklaşık olarak belirlenebilmektedir.

Perşembe Pazarı Tarihî Sokak Adları – Günümüz Karşılıkları

1848–1905 tarihî ad Bugünkü karşılığı Durum
Voyvoda Caddesi Bankalar Caddesi Adı değişti, güzergâh aynı
Tersane Caddesi Tersane Caddesi Korundu
Perşembe Pazarı Perşembe Pazarı Caddesi Korundu
Kemeraltı Kemeraltı Caddesi Korundu
Keresteci Fazıl Sokak Keresteci Fazıl Sokak Korundu
Mumhane Mumhane Caddesi Korundu
Azapkapı Azapkapı Korundu
Yelkenciler Sokağı Perşembe Pazarı içindeki ara sokaklar Ad kayboldu
Kalafatçılar Aynı bölgedeki ara sokaklar Ad kayboldu
Halatçılar Perşembe Pazarı ticaret bloğu Ad kayboldu
Demirciler Bugünkü hırdavatçılar bölgesi İşlev büyük ölçüde devam ediyor
Çapacılar Demirciler çevresi Ad kayboldu
Zincirciler Zincir Han çevresi Han adı yaşadı
Makaracılar Perşembe Pazarı içi Ad kayboldu
Pusulacılar Elektrik–gemi malzemecileri bölgesi İşlev dönüştü
Fenerciler Aynı ticaret aksı Ad kayboldu
Katrancılar Boya ve kimyasal satıcılarının bulunduğu bölge İşlev değişti
Anbar Sokak Kıyı depoları bölgesi Parsel düzenlemeleriyle kayboldu

Mekânsal şema

                     GALATA KULESİ
                           ▲
                  BANKALAR CADDESİ
             (Eski Voyvoda Caddesi)

 ─────────────────────────────────────────────

      KEMERALTI CADDESİ

 ─────────────────────────────────────────────

      KERESTECİ FAZIL SK.
             │
             │
 PERŞEMBE PAZARI CADDESİ
 ───────────────────────────────────────

  Eski:
  Yelkenciler
  Halatçılar
  Kalafatçılar
  Demirciler
  Makaracılar
  Pusulacılar

  ↓↓↓

 Günümüzde:
 Gemi hırdavatçıları
 Rulmancılar
 Sanayi malzemeleri
 Deniz ekipmanları
 Civata–bağlantı elemanları

 ───────────────────────────────────────

           TERSANE CADDESİ

 ───────────────────────────────────────
                HALİÇ

En dikkat çekici süreklilik

Perşembe Pazarı’nın en ilginç özelliği, sokak adlarının bir kısmı değişmiş olsa bile ekonomik işlevinin önemli ölçüde korunmuş olmasıdır.

  • 1850’lerde: halat, çapa, zincir, makara, yelken bezi, katran.
  • 2026’da: paslanmaz bağlantı elemanları, gemi donanımı, rulman, pompa, deniz motoru parçaları, endüstriyel hırdavat.

Yani denizcilik ve teknik ticaret geleneği yaklaşık beş asırdır aynı bölgede yaşamaya devam etmektedir.

“Perşembe Pazarı Tarih Atlası (1453–2026)”

15 sokak adından sadece 3 tanesi korunmuş

Evet, tarihî kaynaklara göre bu sonuç genel olarak doğrudur. Ancak önceki görselde “korundu” olarak gösterilen birkaç isim için düzeltme yapmak gerekir.

Perşembe Pazarı’nın 19. yüzyıl sonundaki zanaat sokakları esas alınırsa, bugün aynı adla yaşamaya devam edenler çok azdır.

19. yüzyıl adı Günümüzde Durum
Perşembe Pazarı Perşembe Pazarı Caddesi ✅ Korundu
Tersane Caddesi Tersane Caddesi ✅ Korundu
Keresteci Fazıl Sokak Keresteci Fazıl Sokak ✅ Korundu
Voyvoda Caddesi Bankalar Caddesi ❌ Ad değişti
Yelkenciler Yok ❌ Kayboldu
Halatçılar Yok ❌ Kayboldu
Kalafatçılar Yok ❌ Kayboldu
Demirciler Yok ❌ Kayboldu
Çapacılar Yok ❌ Kayboldu
Zincirciler Yok (yalnız han adı yaşar) ❌ Kayboldu
Makaracılar Yok ❌ Kayboldu
Pusulacılar Yok ❌ Kayboldu
Fenerciler Yok ❌ Kayboldu
Katrancılar Yok ❌ Kayboldu
Anbarcılar Yok ❌ Kayboldu

Buna göre:

  • 3 sokak adı (%20) günümüze aynı adla ulaşmıştır.
  • 1 sokak (Voyvoda) aynı güzergâhta olsa da adı Bankalar Caddesi olmuştur.
  • 11 sokak adı (%73) ise tamamen ortadan kalkmış veya başka adlarla değiştirilmiştir.

Bunun temel nedeni, özellikle:

  • 1857’de Altıncı Daire-i Belediye’nin düzenlemeleri,
  • Cumhuriyet dönemindeki sokak adı standardizasyonu,
  • 1950–1980 arasındaki yol genişletmeleri ve parsel birleşmeleri,
  • lonca sisteminin ortadan kalkmasıdır.

Bence bundan sonraki en değerli çalışma, yalnızca doğrulanmış tarihî sokak adlarını kullanarak bir harita hazırlamak olacaktır. Bu haritada:

  • sadece gerçekten var olmuş 15 tarihî sokak yer alacak,
  • günümüzde yaşayan 3 sokak yeşil,
  • adı değişen Voyvoda kırmızı,
  • kaybolan 11 sokak gri renkle gösterilecek,
  • hayalî veya doğrulanmamış sokak adları kesinlikle eklenmeyecektir.

Bu yaklaşım, akademik yayınlarda kullanılabilecek doğruluk düzeyine daha uygun olacaktır.

Hangi şehirlerde denizcilikle ilgili benzeri bir sokaklaşma var 

 

Dünya tarihinde liman kentlerinin çoğunda, meslek loncalarına göre sokaklaşma görülür. Ancak Perşembe Pazarı kadar yoğun biçimde denizcilik zanaatlarına ayrılmış bölgeler oldukça azdır.

Aşağıdaki şehirler bu açıdan Perşembe Pazarı’na en çok benzer.

https://images.openai.com/static-rsc-4/IbW3UPqp9Q-J5qCMIweKfbo04SCZ3VGpHf3UXhgBoYw1rRYZduqfLDujUL7obC0d2dXyk0HgFWbzRGk7jwYcRLakaEAjRnactpQzAPxV72F36ZiWNI9f_VCMCQQyQKNP3t010DgEHnkbWHiMpC1qTxp-yW6F5JtnjdNhro5sVQqi4HEdAF0fPSC0Br5sWe31?purpose=fullsize
https://images.openai.com/static-rsc-4/DkGFQeSoXAtcQbqH8rSp-AdhRY0zcfbmWlrpzdXtKeYo85F8bg4ZMDAc2SXZd0ahy81_Fy48YBDMJs_h0tq_9ORSSCCuAlpr0dVAuK3DrRVYQ2HGjSe9GgID51Qi8rRoVNky5FrlQRNBZ8QQfuFOkkuvY9qPdyx6vv-AMheN8gHJXhDxQ_8wAaAmDfFPEzIr?purpose=fullsize
https://images.openai.com/static-rsc-4/tAb2lW2FzPEXMEhykn68rszxxgRE8p447NsXETFwKlDXeZHPW2fY5xfmS56vN3uUVxvwYTFg8eOrIbQgXyUKcZWZB0hCnfe22wBbbe0Gdt96_r_NKxRRIsz_rj7h_Y1jlP8r0dK7Ll_tU4kfS-tgPCqeZWLS6_x7NU-KteDbEHp_c0MY28pcm3jLghzEXl6R?purpose=fullsize
1. Venedik (İtalya) ★★★★★

En güçlü benzerliklerden biridir.

Denizcilikle ilgili sokak ve meydan adları:

  • Corderie (Halatçılar)
  • Arsenale (Tersane)
  • Squero (Tekne yapım atölyeleri)
  • Fondamenta degli Arsenalotti
  • Riva degli Schiavoni

Burada da Osmanlı Perşembe Pazarı gibi loncalar aynı bölgede kümelenmişti.

2. Amsterdam (Hollanda) ★★★★★

  1. yüzyılda dünyanın en büyük gemi donatım merkeziydi.

Benzer sokaklar:

  • Lastage
  • Prins Hendrikkade
  • Oude Waal
  • Scheepmakersstraat (Gemi Yapımcıları Sokağı)
  • Touwslagerspad (Halatçılar)

3. Londra – Wapping ★★★★★

Thames kıyısındaki Wapping semti tamamen denizciliğe ayrılmıştı.

Örnekler:

  • Anchor Lane
  • Ship Alley
  • Dock Street
  • Rope Walk
  • Mariners Street

4. Cenova (İtalya)

Cumhuriyet döneminde Akdeniz’in en büyük ticaret limanıydı.

Örnekler:

  • Via del Molo
  • Calata delle Vele
  • Via degli Orefici
  • Ponte Spinola

5. Lizbon (Portekiz)

Keşifler Çağı’nın limanı.

Örnekler:

  • Ribeira das Naus
  • Arsenal
  • Rua dos Remolares
  • Rua da Alfândega

6. Stockholm (İsveç)

Baltık deniz ticaretinin merkeziydi.

Örnekler:

  • Skeppsbron (Gemi Rıhtımı)
  • Skeppargatan (Kaptanlar Sokağı)
  • Tullgatan (Gümrük)

7. Marsilya (Fransa)

  • Quai du Port
  • Rue des Cordiers (Halatçılar)
  • Arsenal des Galères

8. Barselona (İspanya)

  • Drassanes (Tersaneler)
  • Moll de la Fusta
  • Carrer Ample

9. Hamburg (Almanya)

  • Reeperbahn (reeper = halat örücüsü)
  • Brook
  • Kajen
  • Schiffbauerdamm

Reeperbahn adı bugün eğlence bölgesiyle özdeşleşmiş olsa da, başlangıçta halat üreticilerinin uzun yürüyüş alanını ifade ediyordu.

10. İstanbul – Galata Perşembe Pazarı ★★★★★

Osmanlı dönemindeki özgün örnek:

  • Yelkenciler
  • Halatçılar
  • Kalafatçılar
  • Çapacılar
  • Demirciler
  • Pusulacılar
  • Makaracılar
  • Katrancılar
  • Keresteciler
  • Anbarcılar
  • Zincirciler
  • Tersane

Karşılaştırma

Şehir Denizcilik sokakları Büyük tersane Lonca düzeni
İstanbul ⭐⭐⭐⭐⭐
Venedik ⭐⭐⭐⭐⭐
Amsterdam ⭐⭐⭐⭐⭐
Londra (Wapping) ⭐⭐⭐⭐⭐
Cenova ⭐⭐⭐⭐
Lizbon ⭐⭐⭐⭐
Hamburg ⭐⭐⭐⭐ Kısmen
Stockholm ⭐⭐⭐ Kısmen

Bu karşılaştırmada İstanbul Perşembe Pazarı, Venedik Arsenale, Amsterdam Lastage ve Londra Wapping, tarih boyunca denizcilik mesleklerinin sokak adlarına en yoğun biçimde yansıdığı dört büyük liman bölgesi olarak öne çıkar.

Hong Kong Limanı

 

Perşembe Pazarındaki gibi diğer şehirlerdeki sokak isimleri de değiştirilmiş mi?

Evet. İlginç olan nokta, İstanbul bu konuda istisna değildir. Denizcilik loncalarına dayanan sokak adlarının büyük bölümü, dünyanın hemen bütün eski liman şehirlerinde zamanla değişmiştir. Ancak değişim oranı şehirden şehre farklıdır.

16. YÜZYILIN İKİNCİ YARISINDA GALATA VE KARADENİZ TİCARETİ∗ GALATA AND THE BLACK SEA TRADE IN THE SECOND HALF OF THE 16th CENTURY Kerim İlker BULUNUR

 Perşembe Pazarı’nın Karşı Yakası 

İstanbul Yağ İskelesi, Yemiş Semti-Haliç Kenarı, Eminönü

Ahi Çelebi Cami. Babamın Ahi Çelebi Camii’nin bitişiğinde, amcamla birlikte işlettikleri bir köfteci dükkânı vardı. Dayımlar, teyzemler hep babama takılırlardı dükkânın koyu yeşil renginden…
Yakasında Beşiktaş rozeti ile gönlünü gözlerine nakşetmiş asil duruşlu Rumeli’nin Efendisi, sevdalı, çalışkan ve fedakâr insan; babam Fevzi Ağaoğlu            Baba: Yakup     Anne: Fadliye    Doğum:…
E-Posta Bültenimize Bekliyoruz.
Haftalık olarak, sizinle tüm içeriklerimizi e-posta yoluyla paylaşıyoruz.
icon
RELATED ARTICLES

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here


Most Popular