https://twitter.com/search?q=%40ProfKUcuncu%20felsefe%20&src=typed_query&f=top
https://twitter.com/search?q=%40ProfKUcuncu%20filozof&src=typed_query&f=top
https://twitter.com/search?q=%40ProfKUcuncu%20feylesofi&src=typed_query&f=top
https://twitter.com/search?q=%40ProfKUcuncu%20felsefe%20&src=typed_query&f=top
https://twitter.com/search?q=%40ProfKUcuncu%20filozof&src=typed_query&f=top
https://twitter.com/search?q=%40ProfKUcuncu%20feylesofi&src=typed_query&f=top
Fande
Fande türkçe
Fande
Fande albania
Fande 3
Fande 4
Fande 5
dukagjin mirdita fande – Google’da Ara
dukagjin mirdita fande – Google’da Ara
https://dergipark.org.tr/en/
kullanım alanları
Perlitli yalıtım sıvası
https://www.google.com/search?
Yüksek dayanım, yüzey sertliği ve yapışma özelliğine sahiptir. Nefes alan bir malzeme olduğundan, nem oranını dengeleyerek sağlıklı bir ortam oluşturur. Nemin yüksek olduğu ortamlarda da rahatlıkla kullanılır. Yanmaz bir malzemedir. Bünyesindeki sudan dolayı yangın geciktirici özelliğe sahiptir
Around Malta Bazaar Fatih 21 December 1974
© Copyright photo by Levent Ağaoğlu
An uphill alley in Fatih. The cheerful moods of children who have started to mature as youngsters. Istanbul’s always young and rich human values, genetic diversity. Neighborhoods, foreigners, cities, continents. It is not easy to be the capital of the world. With its children and young people, it is always a dizzling and scrambling city. The proud leadership of the capital, the conquerors.
Fatih’de yokuş yukarı bir sokak arası. Gençliğe yolalmaya başlamış çocukların neşeli halleri. İstanbul’un her zaman genç ve zengin insan değerleri, genetik çeşitliliği. Mahalleler, taşradan gelenler, şehirler, kıtalar. Kolay değil dünya başkenti olmak. Çocukları, gençleri ile her zaman külhan ve fırlama bir şehir. Payitahtın, Fatihlerin gururlu liderliği.
Cumhuriyet yegane bir örnek olarak 23 Nisan 1920 Meclisin kuruluşundan başlamak üzere Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlamaya başlamıştır. Bu şekilde egemenlik, meclis, millet ve çocuk kavramları birbirleri ile bağlantılandırılmıştır.
Mecli
Çinliler bugün çocuklarını binlerce yıllık geleneklerinden esinlenerek yetiştirmektedirler, çünkü Çinlilerde aile kavramı son derece önemlidir. Türkler ise yine binlerce yıllık geleneklerini bu konuda acaba değerlendirmekte midirler. Bu konuya maalesef olumlu bir cevap verememekteyiz. Çünkü Türk eğitim düzeni kaotik ve kendisine yabancılaşmış bir yapı göstermektedir.
Öğretmen dostum Adil Hacıömeroğlu aşağıdaki linklerde yeralan yazılarında geniş bir perspektif ortaya koymuş. Tebrik ederim. Çocukların okullarda eğitim öğretim yolu ile nasıl aptallaştırıldığını da ayrıca incelemek önemli olacaktır. Örneğin öğretmenler sürekli öğrencilere ödevler veriyor. Ondan sonra aile büyükleri anne babası bu ödevleri çocuk adına yapıyorlar. Benim kızım ilkokulu Hong Kong da okudu İngiliz okulunda okudu çünkü ben oraya atanmıştım. Ve yabancı bir dili çok kolaylıkla okudu, öğrendi her şey okulda oldu. Bütün öğrenme süreçlerini sınıfta öğretmen ve öğrenci arkadaşlarınla birlikte yaşadı evde ders çalıştığını ders yaptığını hiçbir şekilde hatırlamıyorum.
Çocuklar konusunda zihinsel yeterli gelişimin sağlanması açısından da protein ile beslenmenin önemi ve bunun plan programa bağlanması ve okullarda bu konunun da izlenmesi önemlidir.
https://adiladalet.blogspot.
https://adiladalet.blogspot.
Keşke çocuklar doğduğunda 6 yaşa gelene kadar çocukları okula baslatacağınıza anneleri eğitime alın cahil bilgisiz anneler yüzünden çocuklar telef oluyor yazıktır birde bu anneler kendilerini çok akıllı zannediyorlar annelere eleştirim bu yönde yoksa hepsi başımızın tacı maalesef çocukları yetiştiremiyorlar.
Çocuk anne baba elinde bir emanettir kalbi kıymetli bir cevher gibi temizdir, mum gibi her şekli alabilir. Temiz bir toprak gibi olup hangi tohum atılırsa büyür. Anne baba denetleyici yaklaşımla, çocuğunu başkasıyla kıyaslar, eleştirir, sürekli bağırır, kızar, konuşturmaz, susturur.
Pasif anne babalar da etkinliklere ilgisiz ve kayıtsız kalırlar. Hoşgörü ile boşvermeyi karıştırırlar. Çocuğun olumsuz davranışlarını düzeltmeye gayret etmez. Bazen iş yaşamı, bazen de evlilik ilişkileri anne babanın öfkeli davranışları etken olabilir. Bu anne babalar gerginliklerini çocuklarından çıkarırlar. Bazı çocuklar anne baba’dan daha olgun davranabiliyorlar. Bir çocuğa özgüveni eksikliği yetersiz kolar. (Fulya Kırımoğlu)
Masallar çocukların hayal gücünü ve yaratıcısını teşvik eder. Çocuklar bir eğitici masallar dinlediklerin de sahneleri, karakterleri ve ortamları uslarında canlandırırlar. Kendilerini farklı durumlarda hayal eder, ne yapacaklarını düşünürler ve gelecekteki mesleklerinde masalların önemli bir yeri ve rolü vardır. Bir çocuk hayal kurduğunda da bu hayali ile onu eleştirmek yerine, duygularını, istekleri ile ne söylemek istediklerini anlamaya çalışmak gerekir eğitici ve yararlı aktivitelerle oyun oynayarak onların hayal gücünün geliştirmesine destek olunmalıdır.
Çocukların hayalleri iç dünyalarına açılan kapılarıdır ve düşünceleri, duyguları, istekleri anne babaya fikir verir. Sözel olarak anne baba onlara bu hayallerinin zor hayaller olduğunu ve gerçekleşmeyeceğine söylemeleri onları hayal kırıklığını yaşamalarına neden olur. Hayal gücü gelişen çocuk kolay arkadaş edinir, sorunları daha kolay aşar. Problemleri daha kolay çözer hayal eden çocuk merak eder soru sorar daha çok bilgi edinir. Çocuklar dinlenip, anlaşılmalı ve gözlemleyerek onların ne söylemek istediklerini anlayamadığımız da uzmanlardan yardım destek istemeliyiz Oyun oynaması hayal kurması onun mutlu olmasını sağlar mutlu çocuklarda sağlıklı birey olup, hayatla başa çıkabilir, kendilerine üretebilirler.
(Fulya Kırımoğlu)
https://adiladalet.blogspot.
https://adiladalet.blogspot.
Çöp kamyonları çöpleri toplamaya geldiklerinde aşırı derecede gürültü ve ses çıkartarak çalışmaktadırlar. Bu gürültülü çalışma gece yarıları da söz konusu olmaktadır. Avrupa Birliği ülkelerinde böyle bir uygulamanın mümkün olduğunu sanmıyorum.
Bu uygulamanın günümüzün teknik imkanları ile birlikte ses ve gürültü çıkarmayan bir sistem ile dönüştürülmesinin mümkün olduğunu düşünüyorum. Toplumun ruh sağlığı açısından böyle bir uygulamanın bir an evvel sessiz bir teknoloji ile çalışır hale getirilmesi önemlidir
Türkiye’de sokaklar ile daha güvensiz hale gelmektedir. Uyuşturucu kullanımındaki artışlar mafyalaşmadaki artış sokaklarda silahlı çatışmalar ve öldürme yaralama olayları sokaklardaki anarşik yapının tezahürleridir. Şehirler büyük ölçüde ana meydanlar ana caddeler kamera sistemleri ile donatılmıştır. Bunun neticesinde elektronik ortamda trafik cezaları kesilmektedir. Asayiş olaylarında da bu teknikler kullanılmaktadır sokaklarda güvenliğin sağlanması açısından yüz tanıma sistemlerinin de devreye alınarak zanlıların suçluların otomatik olarak tanınması ve takip edilmesi önem kazanmaktadır. Çünkü caniler suçlular sokaklarda ellerini kollarını sallayarak dolaşabilmektedirler.
Kadın cinayetleri genç insanların sokaklarda öldürülmeleri yaralanmaları günlük vakalar haline gelmiştir. Bu şekilde ciddi önlemlerin alınması önem kazanmaktadır.
Trafikte yollarda seyreden araçların da tartışmalar münakaşalar neticesinde ölümlü olaylara yol açılması da Çoğalan bir seyir izlemektedir araçlar sürekli olarak kornalarını kullanarak gürültü kirliliğine yol açmaktadırlar zorunlu olmadıkça korna kullanımının gereksiz kullanımı da cezalandırılmalıdır. Yaya girdiklerinde hiçbir şekilde yavaşlamamaktadırlar.
“Bir üniversite kampüsünde sigara izmariti ve çekirdekler çöp kutularına rağmen ısrarla yere atılıyor. Rezalet. Gofret kağıtları ve su şişeleri sıranın gözüne saklanıyor, sakız sıraya yapıştırılıyorsa, geri dönüşüm ayrıştırma kutularına ısrarla olmaması gerekenler kasıtlı atılıyorsa daha büyük bir sorunla karşı karşıyayız. Burada temel insanlık vecibeleri ve medeni bir yaşamın kurallarına adapte olamayan bir güruh var demektir. Evet çocuklarını Einstein gören veliler tablonuz böyle. Muhtemelen evladınız evde sigarayı yere atmıyor ama kampüste atıyor, üstelik bundan da bir delikanlılık gösterisi çıkarıyor. Burada eğitim lüzumsuz kaynak israfıdır. Bu biyoloji eğitilemez. Nitekim sonuçlarını görüyoruz. Bana yetki verseler bunları eğitirim. Mum gibi olurlar hem de.
Yüz tanıma sistemli kameralar anında cezayı e -devlet üzerinden yazacak bankadan tak diye kesilecek ceza anında sesini duyacak uygulamadan bak bakalım bunu yapar mı? Aynısını trafik için yapmak zorundayız. Babilden 2500 yıl sonra sözde okumuş barbarlar kenti ve medeniyeti yıkıyor. “Kent bedevileri” bunlar. Terminal kenefine çevirdiler ülkeyi.
Yüzlerce sayfa atık kağıdı arkasını yazarım diye kıyıp atamıyorum. Biz kasaba okullarında bu bilinci kazandık. Millattan önce değil 40 yıl önce” “ @ProfKUcuncu
Bir üniversite kampüsünde sigara izmariti ve çekirdekler çöp kutularına rağmen ısrarla yere atılıyor. Rezalet.
Gofret kağıtları ve su şişeleri sıranın gözüne saklanıyor, sakız sıraya yapıştırılıyorsa, geri dönüşüm ayrıştırma kutularına ısrarla olmaması gerekenler kasıtlı…— PROF. DR. KEMAL ÜÇÜNCÜ (@ProfKUcuncu) May 8, 2024
Bugün ortalama 60 liraya satılan bir paket sigarada vergi yükü yaklaşık %80 civarındadır. 60 liralık bir paket sigaranın ortalama 48 lirası vergi, geri kalan 12 lira ise üretici maliyeti, dağıtım gideri, satıcı kârı gibi unsurlardır. Yani bir paketteki 20 dalın 16 dalı vergidir. 5 Nis 2024
Sigara tüketimini on yıllık bir dönem içerisinde %10’a, 20 yıllık bir dönem içerisinde ise %5’e indirecek şekilde son derece ciddiyetle uygulanacak önlemler paketi devreye alınarak, kanserin en önemli tetikleyicisi sigaraya karşı seferberlik başlatılmalıdır. Yıllar önce Tahran’a gittiğimde sokaklarda caddelerde hiç sigara izmaritine rastlamamıştım. Türkiye’de ise meydanlar ve alanlarda sigara izmaritlerinden geçilmemektedir. Cadde ve sokaklarda da sigara içimine yasak getirilerek metro istasyonlarının girişlerindeki tecrit alanlarında sigara tüketimine izin verilmelidir sadece.
Türkiye OECD ülkeleri arasında 15 yaşın üstünde sigara içenlerin tüm nüfusa oranında ilk sırada yer alıyor. Buna göre Türkiye’de sigara içenler tüm nüfusun yüzde 28’ini oluşturuyor. 31 May 2022
Türkiye, kişi başına düşen ortalama günlük sigara tüketim adedi sayısında dünya birincisi oldu. Sigarayı bırakmak isteyenlerin yöneldiği elektronik sigaraların da en az sigara kadar zararlı olduğunu belirten uzmanlar, bazı kesimlerce masum gösterilen elektronik sigaraların ‘ağır solunum yetmezliği ile akciğer hasarına yol açtığı’ belirtildi.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), toplum sağlığına yönelik zararları en aza indirmek amacıyla elektronik sigara kullanımının kontrol altına alınması için acil eylem çağrısında bulundu. Sigaradan daha az zararlı olarak kabul edilen ve kullanımı gittikçe yaygınlaşan elektronik sigaranın içeriğindeki kimyasalların en az sigara dumanında bulunanlar kadar zararlı olduğunu söyleyen uzmanlar sigarayı bırakmak için farklı yöntemler denemek yerine kararlı olmak gerektiğini belirttiler.
Türkiye’de sigara içenlerin sayısı 15 milyondan fazla
Dünya genelinde 2 milyar insanın sigara ve diğer tütün ürünlerinin bağımlısı olduğunu belirten uzmanlar 2018-2023 Tütün Kontrolü Planı’na göre Türkiye’de sigara içenlerin sayısının 15 milyondan fazla olduğunu belirtti. Türkiye’de 15 yaş ve üzeri toplam nüfusta her 4 kişiden en az 1’inin sigara kullandığı belirtilen açıklamada; bu orana göre yaklaşık 20 milyona yakın kişinin düzenli sigara içicisi olduğu açıklandı.
Avrupa Birliği (AB) İstatistik Ofisi raporuna göre Avrupa ülkelerinde en fazla sigara içilen ülke yüzde 29 ile Bulgaristan olurken 2. sırada yüzde 27,3 ile Türkiye’nin geliyor. Araştırmada AB ülkelerinde sigara kullanma ortalamasının ise yüzde 18.4 olduğu açıklandı.
Sigara bağımlılarının büyük bir bölümünün sigara içmeyi çocukluk ve ergenlik döneminde denedikleri belirtilirken sigara bağımlılarının yüzde 70’inin düzenli sigara içmeye 18 yaş civarında başladığını ve düzenli sigara içmeye başlayanların da birkaç yıl içinde günlük sigara içimini önemli oranda artırdıkları kaydedildi.
Günlük düzeyde rekor Türkiye’de
Yapılan araştırmalarda Türkiye’de, kişi başına düşen ortalama günlük sigara tüketim adedi sayısında 17,1 ile dünya birincisi olduğu belirtildi. Bu rakamın Yunanistan’da 15.7, İsrail’de, 15.5 ile Japonya ve Avusturya’da 15.4 adet olduğu açıklandı.
‘İlginç bir düzenden söz edildi’
Yapılan açıklamada “Üreticinin önerdiği şekilde kullanıldığında tüketiciyi öldüren ve satışı yasal olan tek ürün tütün. Gelişmiş ülkelerin çok uluslu tütün şirketleri tütün satarak insanları hastalandırıyor ve sonra bu hastalıkların ilaçlarını satarak kazançlarını katlayarak artırıyorlar. Dolayısıyla tütün sektörü kelimenin tam anlamıyla bir sömürü düzeni oluşturmaktadır. Bu firmalar savaşlardan çok daha fazla insanı öldürerek bir ölüm makinası gibi çalışıyorlar” ifadelerine yer verildi.
Kendilik kavramını çok önemsiyorum. Tonyukuk’un en başat özelliğidir.
Mükemmel bir yaklaşım. ona inananlar için… Başkası olsaydı kendisi olamazdı.

