Home Blog Page 169

Şaban Gülbahar ve Vakıfçılık Geleneği

Üç tane üç dakikada üç önerim olacak. Somut. Vakfımızın kurucusu Şaban Gülbahar beyefendinin 1978 yılında Millet Caddesi, Fındıkzade’de başlayan vakıfçılık hayalinde 2019 yılı içinde kırkıncı yılını devirdi.

Bu minvalde Şaban Gülbahar Armağanı isimli bir kitap, içerisinde Şaban Bey’in vakıfçılık anılarının olduğu ve ne güzel bahsettiler hakemli dergi. Bilimsel makalelerin yer aldığı bir yayını özlüyorum. 2019’dan bu yana.

İkinci nokta ise, vizyon anlamında hep dış güçten bahsediliyor. Üçü Avrupa‘da ikisi Asya‘da. Asya’dakiler Çin ve Rusya, Batı ve Doğu Türkistan‘ın işgalcileri. O zaman biz bir vizyon çıkartmamız lazım ASAM olarak. Üçüncü güç Türkiye. Ve bunu işlemeliyiz.

Bu konuda stratejiyi geliştirmemiz lazım ki bizim etki alanımız sadece Türkiye değil aynı zamanda Türkistan, ben Türkistan’ı da Türkiye’nin içine katıyorum zaten. Çin’in beş sene içinde bulundum. İlk 1987’de gitmiştim. Çinceyi de konuştum, yazmadım, konuştum. Hallerini, tavırlarını öğrendim. Şimdi o anlamda Çin’in iki tane ideali var.

Bizim bu konuda bir ideal geliştirmemiz lazım. Bu ideal bir ise Made in China gibi Made in Turkey ideali. Çin, hanedan isimlerini anmıyor. Biz ise başlıyoruz Osmanlılar, Selçuklular, 16 Türk Devleti vb.  Çin ise sadece ÇİN diyor. Bunda birleşmiş adam. Biz de Türkiye olarak bütün vizyonumuzu iş anlamında Made in Turkey ile iş hayatına dönüştürmeliyiz.

Bir de üçüncü güç Türkiye.

 

Bilge Güç

Şaban Gülbahar bey ASAM‘ın uluslararası boyutundan bahsetti az önce.
Geçen toplantıda da Musa Serdar Bey Stratfor’dan bahsetti. Şimdi ASAM 1998’de Ankara’daydı. Sonra İstanbul’a geldi. Şu an İstanbul’da ama biz bunu uluslararası boyuta açmamız lazım.

Şaban Beye katılıyorum. Yani iktisadi işletmeyle. ASAM’ın gücü nedir? Yaptığı araştırmalardır. Stratejik araştırmalardır. Yirmi sekiz tane ülke hakkında yaptığı Azerbaycan’la, Afganistan’la başlayın, Yunanistan’la biten ama içinde Afrika yok. Işte o dönemde ASAM’ın araştırmaları var. Şimdi Musa Bey Stratfor deyince ben de şöyle bir ışık yandı. Wise Force Bilge Güç.

Şimdi biz buraya Tonyukuk’un bir yazıtını bir dikelim. İlk düşünce kuruluşuyuz imajımız  var.

İlk düşünümüz demeyeceğim ama ilk yazarımız Bilge Tonyukuk. Şimdi burada bahsedildi. Kaplumbağa. Sanıyorum ki Tonyukuk Yazıtı‘nın temelinde kaplumbağa yoktu. O Bilge Kağan yazıtında var.

Bilge Kağan Yazıtı demiyorum. Çünkü onun bir tarafı Çincedir. Tonyukuk Yazıtı‘nın dört yönü de Türkçe’dir. Bize ait olan bir şey.

Şimdi ve birinci satırda da şu yazar.

“Biz Çin’e bağımlı olarak yaşıyorduk.” Altmış ikinci satırımda da “Ne güzel biz artık bağımsız şekilde yaşıyoruz”. Bu yazıtın bir örneğinin burada olması
ASAM’a büyük bir güç katar.

Evet, Stratfor. Sahibi George Friedman değil mi? Evet. Değer yaratıyor Stratfor. Neyle kazanıyor? Stratejik araştırmalar yapıyor. Bir değer yaratıyor.

ASAM’ın böyle bir şerefiyesi de var. Bu şekilde bir iktisadi işletme yaratıp ve stratejik araştırmalar yaparsak biz bu işten değer edinmiş olacağız. Yani o şimdi bilge güç dediğiniz zaman da hani ben İngilizce olarak oradaki for, güç yani stratejik güç.

Biz de diyoruz ki dünyaya biz Türkçe konuşuyoruz. Güç, stratejik olmaz. Güç bilgelikle olur. Bu büyük bir mesajdır.

Bilge Tonyukuk yazıtı ile ve bizim yapacağımız bu ASAM bilge güç. ASAM, Avrasya Bir Vakfı’nın parlamış bir markasıdır. Biz bu markayı ortaya çıkartıp iktisadi işletmeyle değere dönüştürüp, hem de biz dünyaya kendi işte bu bilgi, güç stratejimizi sunmuş olacağız.

Rusya ve Orta Asya Türklüğü

Rusya işte Sovyetler üzerinden Orta Asya Türklüğünün kontrol edilmesi konusu. Bu misyon sistem tarafından Rusya’ya verilmiş, Sovyetlere verilmiş.

Türkiye ve Türkistan’ın kontrol edilmesi, sistem tarafından kontrol altına alınması yani Türklerin kontrol altında tutulması, Büyük Oyun dedikleri on dokuzuncu yüzyılda yaşanan gerçeklik ile bir sistem kuruldu. İngiltere, Doğu Türkistan‘ı Rusya‘dan, Çin‘e verdi değil mi? Bunlar hep aynı denklemin unsurları.

Orta Asya Türklüğü Rusya üzerinden kontrol altına alındı. Türkiye Türklüğü de yine Anglosaksonlar, İngiltere, ABD ittifakı tarafından kontrol altına alındı ve
o resimle baş başayız. Bu bir denklemdir ve de buradan bir çıkış yolu söz konusu olabilir mi? Siyasi olarak, stratejik olarak.

 

Kazakistan ve Türkiye

Levent Ağaoğlu: Toplantı için çok teşekkür ederim. Ben Levent Ağaoğlu, Avrasya Bir Vakfı. Bu da benim sormak istediğim Başkonsolos beyefendi. Soru şu.

İpekyolu şimdi biz Türkiye’de diyoruz ki bu trenler Türkiye coğrafyasından geçse İpek Yolu trenleri, Çin trenleri. Ama sanıyorum ki Kazakistan coğrafyasından bu trenler çok uzun bir zamandan beri geçip gidiyor. Çin’le Rusya arasında bu trenler sürekli çalışıyor. Şimdi bunun Kazakistan’a getirisi götürüsü ne olmuştur? Özellikle merak ettim bu toplantıda aklıma bu soru geldi.

Hani biz İpekyolu’nun hayalini kuruyoruz. Bizden bu trenler geçse de. Birtakım şey, birtakım gelişmeler yaşansa diye. Sizlere bu gelişmeler ne şekilde yaşandı? Zaten Kazakistan Rusya‘yla Çin arasında yerleşmiş bir ülke. Burada iki tane Birleşmiş Milletler 5 gücü var. Büyük güçler. Bu tren Rusya’ya gitmeyecek. Eğer çalışmaya başlarsa bu İpek Yolu Türkistan‘dan gelen tren Çin üzerinden gelen tren Avrupa’ya gidecek.

Ama siz de Rusya ile Çin arasında çalışıyor. Bunun sizdeki getirisi götürüsü. Çok teşekkür ederim.

Kazakistan Başkonsolosu: Onun bize getirisi, götürüsü Türkiye‘ye olan getirisi götürüsüyle aynı aslında. Kazakistan ve Türkiye Çin’in Kuşak Yol projesinin ülkeleri. 2013’de bu yol projesi ilk açıklandığı zaman Çin başkanı tarafından bizim başkentimizde ilan edilmişti.

Hatırlarsınız. 2013 ilan edilişi. Şimdi Kazakistan tabii denizlere, okyanuslara direkt çıkışı olan bir ülke olmadığı için bu tür bağlantılarla, demir yollarıyla işte boru hatlarıyla vesaire kendisini dış dünyaya açmak zorunda. Ki burada da tek bir ülkeye, tek bir
güzergahı tek bir istikamete bağlı kalmamak zorunda. Yani onun çeşitlendirilmesini yapmak zorunda. Bunu da başarılı bir şekilde yapıyor aslında. Yani biz şu anda sadece Rusya üzerinde değil Çin üzerinden, İran üzerinden ve en önemlisi şu anda bizim Türkiye’yle birlikte yürütmeye çalıştığımız biliyorsunuz Bakü Tiflis demir yolu var.

Biz Kars güzergahı koridoru, orta koridor diye adlandırıyoruz. Hazar geçişli. Onu geliştirmeye çalışıyoruz. Kazakistan bu konuda çok istekli. Bu Bakü Tiflis Kars demir yolunun o hattan o güzergahının çok daha işlek ve işlevsel hale gelmesi bizim için çok önemli. Türkiye için de önemli. Dolayısıyla o bizim ortak projemiz. Onun üzerinde çalışıyoruz. Hatırlarsanız o işte iki üç yıl önce bu haberler çıkıyordu.

Çin’den ilk tren İstanbul üzerinden Avrupa’ya ulaştı. Haberleri dolaşıyordu veya Türk malı yüklü tren Türkiye’den çıkarak işte Çin’e ulaştı.  Bütün haberler çıkmıştı. Onların hepsi işte Kazakistan üzerinden geçiyor. Yani Kazakistan ve Türkiye aslında bu yol ve kuşak projesinde kilit ülkeler. Getirisi nedir? Geçişlerden para kazanırsınız. Yani ne kadar çok geçiş, ne kadar yük taşınırsa, ne kadar mal taşınırsa o kadar geçiş parası kazanırsınız.

Riskleri var, bir de riskleri de var. Mesela Türkiye için nedir? Yani tamam bir geçiş hakkı, geçiş, güzergahı ama buraya yani çok kolay bir şekilde Türk malı, Çin malı gelecekse eğer size tekstil de olsun, başka şeylerde olsun Türk üreticisi için, Türk ihracatçısı için
risk teşkil eder. Devletler bunları hesaplayarak bunları gözeterek çalışması lazım. Bunun getirisiyle risklerin bir arada olan iştir bu. Şimdi devlet aklıyla bunu yapmak lazım.

The homeland of every character in Homer’s Iliad.

Source: https://twitter.com/xruiztru/status/1604182675094372352

Source: https://www.greecehighdefinition.com/blog/2017/10/4/map-shows-the-homeland-of-most-of-the-characters-in-homers-iliad

Homer 

Trojan Allies 

Source: @AlbHistory

Catalogue of the Trojan allies from the Iliad.

“Acamas” appears as both a leader of the Dardanians and the Thracians.

“Ascanius” as a leader of the Phrygians and a Phrygian place.

“Ascanius” is also the name of Aeneas’ son, and a king of Alba Longa.

Can Yücel Şiirleri. Can Yucel Poems (1926-1999)

Avrasya Birliği…

Üçüncü Güç

Görüş ifade etmek, fikir beyan etmek bunlar çok güzel konular. Buradan ben bir netice çıkartıyorum şimdi. Bu konuşmalardan. Kafamda da tasarladım zaten. Şimdi dünyada beş tane büyük güç var. Değil mi? Bu siyasi olarak da bir slogan haline geldi.

Şimdi bu beş büyük gücün üç tanesi Avrupa, Amerika; Batı menşeli. İki tanesi Asya menşeli. Şimdi biz Türkler Asyalıyız ve Asyalı bu iki büyük gücün dışındayız, Üçüncü bir yoluz. Şimdi orada hakim olan güç Asya’da Rusya ve Çin. Şimdi bunlar kimi işgal etmişler? Bu iki büyük güç. Biri Batı Türkistan‘ı, diğeri Doğu Türkistan‘ı.

Şimdi biz bu büyük güçlerden batı tarafına dönüyoruz. Diyoruz ki “ya bizi alsana içine” bin dokuz yüz elli ikiden beri. Yok diyor. Dikiliyor. Karşısında tabii ki dindir gözüken sebep. Yok diyor almayız. Dönüyoruz doğuya bu sefer. Şanghay birliğine “bizi alsana” diyoruz. İran‘ı aldı mesela. Türkiye’yi almaz. Çünkü neden? Türkiye bu işgal ettikleri iki bölgenin Doğu Türkistan ve Batı Türkistan ülkelerinin lideri. Şimdi ha buradan ne çıkıyor o zaman? Türkiye o beş gücü saydık, Asya’da bu iki büyük gücün yanında, üçüncü büyük güçtür potansiyel olarak, ama fiiliyatta böyle bir güç olması istenmiyor.

İstenmediği için de biz burada böyle şu an olduğu gibi din tartışmaları içerisine sokuluyoruz. Yani kesinlikle bu şekilde böyle. Biz o üçüncü gücüz. Buradaki önemli olan bizim Avrasya Bir Vakfı‘nın ASAM‘ın bu konudaki vizyonudur. Bunun için kurulmuş. Adı Avrasya. Adında bir yazıyor. Birlik.

Bu birliği biz görmemiz lazım ki, biz Asya’da üçüncü bir güç olalım. Eğer Asya’da biz üçüncü bir güç olursak buradan kastım nedir? Türkiye ve Türkistan Birliği.

Made in Turkey

Ne dediler? Türk cumhuriyetleri. Türki cumhuriyetler. Yok öyle bir şey, onun adı Türkistan‘dır. Şimdi Çin malını aldığınız zaman bakın arkasına bu iki büyük güçten Asya’daki Made in China yazar. Adam kendini biz ne diyoruz? Osmanlı Hanedanından bahsediyoruz hep. Çin öyle bir şey tanımıyor ki. Hanedan tanımıyor. Yani Çin’de onlarca hanedan vardı. Hiçbir hanedanın adını anmıyor.

Made in China. Şimdi biz bunu Made in Turkey yapabilirsek harika olacak.

Türkiye’ler

Türkiye nedir? Tarihte yedi tane Türkiye var. Macaristan da Türkiye olarak adlandırılmış. Bizans adlandırmış Tourkia. Batı Türkiye. Yine Bizans tarafından Doğu Türkiye olarak anılan Doğu Ukrayna var. Bin beş yüzlerde beş tane Türk devleti vardı dünyaya hakim olan. Osmanlı, Memlük, Babür, Safevi, Türkistan hanlıkları beş tane. Sonra ne oldu? Hepsi birbirine düşürüldü. Ve olay kapandı. Buralara kadar geldi. Şimdi biz o bin beş yüzlü yıllara bu beş devlet vardı.

Ben hep öyle halkın içinde dolaşırım. Çay içerim sokakta. İki tane Türkmen konuşuyor. Kadınlar. Oturmuşlar. Onlar da çay içiyorlar. Konuştukları dil Rusça.

Ömer Bey dün bahsetti. Sultanahmet Meydanı’nda bir Özbek turiste “Sen Türk’sün” deyince “Hayır, Ben Özbek’im” diyor.

Türkistan da Türkiye’dir yani. Böyle bir bakışla Türkiye’ye orada üçüncü bir güç olarak saydırmak lazım. Ne Rusya, ne de Çin bunu istemiyor. Bakın neticede Türkmen turist Rusça konuşuyor. Ondan sonra kilisenin yolunu da sorar.

Avrasya ve Türkiye….

TURKİYE’NİN AVRASYA’DA BÖLGESEL ENTEGRASYON GİRİŞİMLERİ
BÖLGELER GB KEİB ECO STA
A V R A S Y A
B1 BALKANLAR
1 ARNAVUTLUK + +
2 BOSNA HERSEK +
3 BULGARİSTAN + +
4 GKRY +
5 HIRVATİSTAN +
6 KARADAĞ +
7 KKTC
8 MACARİSTAN +
9 MAKEDONYA +
10 MOLDOVA +
11 ROMANYA + +
12 SIRBİSTAN +
13 SLOVENYA +
14 YUNANİSTAN + +
B2 KAFKASYA
15 AZERBAYCAN + +
16 ERMENİSTAN +
17 GÜRCİSTAN + +
B3 ORTA ASYA
18 KAZAKİSTAN +
19 KIRGIZISTAN +
20 ÖZBEKİSTAN +
21 TACİKİSTAN +
22 TÜRKMENİSTAN +
B4 KUZEY PAZARLARI
23 BEYAZ RUSYA
24 RUSYA +
25 UKRAYNA +
B5 ORTADOĞU
26 AFGANİSTAN +
27 BAHREYN
28 BAE
29 FİLİSTİN +
30 IRAK
31 İRAN +
32 ISRAIL +
33 KUVEYT
34 LÜBNAN
35 MISIR +
36 PAKİSTAN +
37 S ARABISTAN
38 SURİYE +
39 UMMAN
40 ÜRDÜN +
41 YEMEN
B6 KUZEY  AFRİKA
42 CEZAYİR
43 FAS +
44 LİBYA
45 SUDAN
46 TUNUS +
47 ERİTRE
48 ETOPYA
49 CİBUTİ
A V R U P A
B7 BATI AVRUPA
50 Almanya +
51 Avusturya +
52 Belçika +
53 Danimarka +
54 Finlandiya +
55 Fransa +
56 Hollanda +
57 İngiltere +
58 İrlanda +
59 İspanya +
60 İsveç +
61 İtalya +
62 Lüksemburg +
63 Malta +
64 Portekiz +
B7 DOĞU AVRUPA
65 Çek Cumh. +
66 Estonya +
67 Letonya +
68 Litvanya +
69 Polonya +
70 Slovakya +
GB Gümrük Birliği
ECO Ekonomik İşbirliği Teşkilatı
KEIB Karadeniz Ekonomik Işbirliği
STA Serbest Ticaret Antlaşmaları
++ Müzakere aşamasındaki STA
+++ Hazırlık aşamasındaki STA

 

Afrika Platformu…

İhracatımızla Afrika pazarından aldığımız payla ilgili sayısal veriler bizleri ümitlendirmektedir.

Afrika Platformu bir ihtiyaçtır. Hece dergisinin de bin sayfalık bir Afrika özel sayısı var.

Bloğumda Afrika kütüphanesi yapmıştım.  En son sayısal veriler çok ciddi bir şekilde Türkiye’nin ithalatından en fazla pazar payı aldığı kıtanın Afrika olduğunu ve bunun yükselişe geçtiğini net olarak gösteriyor. 2021 itibariyle Afrika’da yedinci tedarikçi ülkeyiz. Bu çok önemli. Avrupa Birliği’ne baktığımız zaman bu çok aşağılardadır.

Afrika ve Asya kıtaları ile olan ilişkimiz…

Sevgili dostum merhaba bugün 8 Mayıs 2022 pazar sizlerle ve bugün Anneler Günü bugün konuşacağımz konu üç 4 dakikalık kısa bir süre içerisinde Afrika ve Asya kıtaları ile olan ilişkimiz. Bir açılım olması itibari ile. Bu konuları incelediğimizde hangi kıtanın Afrika’nın mi yoksa eski Asya’nın mı 100 yıllık dönemi itibarıyla gelecek vaad ettiğini incelediğimizde acaba bu soruya ne şekilde bir karşılık bulacağız önemli olan konu burası.

Nüfus açısından baktığımızda Afrika’daki nüfus artışı Asya’nın katbekat üzerindedir ve yüzyılın sonunda nüfuslar eşitlenecektir çok büyük bir artış hızını ifade etmektedir bu Afrika’da ve dünya pazarlarından nüfus açısından tekrar dönüp baktığımızda 2021 itibariyle Afrika ve Hindistan‘ın nüfusları birbirlerine eşittir. 1.4 milyar bir nüfus barındırmaktadır  Afrika kıtası ve Hindistan alt kıtası. Her ikisinde de nüfus artışları son derece hızlıdır. Hindistan’ın nüfus artışı Çin’den hızlıdır. Çin’in nüfus artışı durağanlaşmıştır.

Afrika‘da ve Hindistan’da genç nüfuslar söz konusudur. Şimdi biz Türkiye‘nin yine 2021 yılı ihracatını incelediğimizde birinci sırada kıta olarak Avrupa kıtası yer almaktadır. Yüzde ellinin üzerinde bir pay. Fakat ikinci sırada yer alan kıta Afrika-Orta Doğu kıtasıdır.

Amerika ve Asya daha aşağılarda yer almaktadır. Şimdi burada Amerika’nın stratejisi Büyük Orta Doğu. Eski stratejisi ki adını da koymuş: Orta Doğu. O halde biz kendi stratejimiz Afrika-Orta Doğu‘dur. Zaten literatürde de MENA şeklinde geçer. Afrika-Kuzey Afrika tarzında. Ama biz burada Orta Doğu Kuzey Afrika değil, Orta Doğu-Afrika tarzında bir gruplama yapmamız lazım. Kendi ülkemizin stratejisi gereği, Orta Doğu parçası da olayın geçiş bölgesidir.

Başka bir isim daha takabiliriz buna. Kavramsal olarak Afrasya. Yani ülkemizde çok konuşuluyor Avrasya fakat Avrasya pek gündemde değil. Dünyadaki en hızlı gelişme bölgesi bu bölgede de Afrasya‘nın içerisinde, onun Asya kanadında aslında Hindistan alt kıtasını da ilave ettiğimizde yüzyılın gerçek gelişme bölgesi, kalkınma bölgesi ortaya çıkmış bulunmaktadır.

Yirmi birinci yüzyılda Afrika bambaşka bir şekil alacaktır. İşte bakın bir buçuk milyar nüfustan dört milyar nüfusa çıkacaktır.

Asya’yla nüfuslarını eşitleyecektir. Şimdi baktığımız zaman Afrika‘nın içerisinde bir Amerika vardır, bir Hindistan vardır. Ve İngiltere, Fransa vardır. İngiltere Afrika‘yı Hindistan üzerinden de kontrol etmektedir. Amerika’da yine Afrika’yı eski
kölelik döneminden kalma bağlar üzerinden tekrar kontrol etmektedirler.

Batı Afrika’daki Liberya‘nın bayrağı tek yıldızlı Amerikan bayrağı tarzındadır. Bizim bunlara değerlendirmemiz gereklidir. Ve buradan çıkabilecek netice Afrika bizim gerçek gelişme dinamizminin yer alacağı bir bölgede ülkemizde çok uzun zamandan beri bir çelişki olarak gündeme getirilen doğu batı çelişkisini aşarak pusulanın tüm yönlerini göz önünde bulundurmak özellikle de yirmi birinci yüzyılın yeni gerçekleriyle birlikte Güney Yarım Küresinde yer alan Afrika ve Hindistan gibi ülkelere yönelmek stratejimiz açısından doğru bir yönlenme olarak gözükmektedir.

Aynı zamanda Afrika’daki pazarlar ulaşım ve erişim açısından Asya pazarlarına nazaran çok daha kolay ulaşabileceğimiz pazarlardır, özellikle kuzey Afrika ve Akdeniz üzerinden hızlıca ulaşabileceğimiz pazarlardır ama istatistiklerimizde aşağılarda yer alan Amerika ve Asya pazarları ise bize uzak olan Pasifik kıyılarında yer almaktadır. O açıdan Çin ile Asya pazarları bize uzak bir konumda yerleşmişlerdir. O zaman bu Batı Doğu çelişkisini aşarak güneye doğru daha böyle sıcak bakışlarla yönelmemiz önem kazanmaktadır.

Hoşça kalın tekrar. Görüşmek üzere dostlar. Hoşça kalın.

Levent Ağaoğlu