Home Blog Page 142

Tonyukuk Konferansları, Balıkesir

Balıkesir’de Tonyukuk hakkında birisi Anadolu Lisesi olmak üzere iki konferans verdim. Ardından aşağıdaki linkteki yazıyı web sitemde yayınladım. Zamanları ve zeminleri birleştirmeye çalıştım.

Tarihsel Süreklilik neden kesintiye uğratılmaktadır?

Mehmet Akif ve Atatürk, kurtuluş savaşı ve kuruluş sürecinde hitabetleri için neden Zağanos Paşa Camiini tercih ettiler?

Trakya’ya yakın olduğu ve Turkleri bir araya getirmek için mi? Zira ortak nokta inanış insanları birbirine bağlar ve özellikle zor süreçlerde inancın kişiye kattığı güç büyük olur. Ve sanırım o bölge insanı içinde Atatürk‘e güven çok.

Mehmet Akif Ersoy’un Balıkesir Zağanos Paşa Camii Vaazı

Özellikle Atatürk’ün neden Balıkesiri ve Zağanos Paşa Camiini seçtiği üzerinde durmalı.

1. Balıkesir ve Kastamonu kurtuluş savaşında en çok şehit veren iki şehrimizdir.

2. Her ikisinde de Mehmet Akif camide hitap etmiş, Atatürk ise tek cami konuşmasını Balıkesir’de yaparken, şapka devrimini de Kastamonu’da başlatmıştır. Her iki şehir halkı da otantik olarak Türk’tür

3. Balıkesir, Osmanlı akınlarında Rumeli’ne geçişte transit noktadır.

4. Türkiye Cumhuriyetinin de kuruluş süreci esnasında, bu kez işgal İstanbul’undan Anadolu’ya geçişte ve oyalama muharebeleri ile düşmanın hızını kesmede, ikmalini engellemede yine Balıkesir kilit noktadır.

 

4. Zağanos Paşa İstanbul’un fethinden sonraki ilk sadrazamdır ve fethe büyük katkılarda bulunmuş tarihi bir kişiliktir.

Balıkesir’in de pek kiymeti yok günümüzde sanki. Nedense Türklerin başarıları iyi gizlenmiş. Kastamonu da öyle. Daha doğrusu iyi gizlenmiş. Gözlenip ardından gizlenmiş

 

BooksonTurkey articles on BULGARIA

Yakup Ağaoğlu, Pazarcık, Filibe (Plovdiv), Bulgaria

Saruhan-Tatarpazarcık Hattı

Saruhan-Tatarpazarcık Hattı. Saruhan-Tatarpazarcık Hattı. Saruhan-Tatarpazarcık Hattı. Saruhan-Tatarpazarcık Hattı. Saruhan-Tatarpazarcık Hattı 19 Mayıs 2019 Sencer Divitçioğlu, 2005 yılında yayınlanan Saruhanoğlu Beyliği’nin Kıpçak Kökenli Olma İhtimali (XI-XIV. Yüzyıllar) adlı…

Iskender Place Names in Turkey and Bulgaria

TESPİT: Iskender Place Names in Turkey and Bulgaria. 20. yüzyılda şekillenen Makedonluk kimliği ile tarihteki antik Makedonya Krallığı arasında hiçbir ilişki bulunmuyor. Bu krallığı…

Sarı (Yellow) Place Names in Balkans (Turkey, Greece, Bulgaria) and Armenia

https://nisanyanmap.com/?y=*sar%C4%B1*&lv=&t=&cry=&ua=10 *sarı* gibi 663 yerleşim bulundu. 1 | 2 | 3 | 4 | 5 .. 7 sırala  alfabetik  b>d  k>g  il-ilçe  ? ölü yerleşim – Thessaloníki (Selanik) – Thessaloníki_m GR B1913 📖: Saramurovo/Salamurovo 1910öh 📖: Sarıömer  ■ Bugünkü adı bilinmemektedir. ■ 20. yy başında Bulgar yerleşimi. ■ Koord: 40° 43′ 21” D, 22° 48′ 27” K Adasarhanlı köy – Meriç (Küplü bucağı) – Edirne 1877hk 📖: Sarıhanlı ■ Eski adı…

istan place names in the Balkans; Turkey and Bulgaria

*istan* gibi 54 yerleşim bulundu. sırala  alfabetik  b>d  k>g  il-ilçe  Asenovgrad Асеновград “(kral) Asen kenti” belediye – Asenovgrad – Plovdiv BG <1934: Stanimaka 1863h 📖: İstanimak/İstinmik Y17 📖: Stenimahos Στενήμαχος ■ 20. yy başında Rum Ortodoks yerleşimi. ■ Bulgar diyarında önemli bir Rum nüfus merkezi olan kasaba, Osmanlı döneminde Konos nahiyesi…

Cultural Heritage Monuments of Turks in Bulgaria

Monuments  Map   Bulgaristan (105) Berkofça (1) Cisri Mustafapaşa (2) Darıdere (1) Dupniçe (1) Eski Cuma (1) Filibe (16) Gabrovo (1) Gövren (1) Hacıoğlupazarcığı (3) Harmanlı (2) Hasköy (Bulgaristan) (4) Ivraca (3) Karabulak (1) Karinabad (3) Karlova (1) Kazanlık (3) Kırcaali (5) Köstendil (5) Lofça (1) …

Çorbaci in the Balkans Turkey, Greece, Serbia and Bulgaria

Srdjan Susic MRSB @SrdjanSusic In Southern Serbia, in Bulgaria and North Macedonia – they still use the archaic word “čorbadžija” for a well off man. In the…

Gök (Blue) place names in Balkans (Turkey, Macedonia, Bulgaria, Greece)

https://nisanyanmap.com/?y=g%C3%B6k*&lv=&t=&cry=&ua=5 Gyopçeli  Ѓопчели  village  –  Dojran  – MK 1910öh  ???? :  Gökçeli   ■ Turkish  settlement at the beginning of the 20th century  . Now  Turkish  settlement ■ Coordinate: 41° 15′ 21” E, 22° 39′ 54” N Usoyka  Усойка  village  –  Boboshevo  –  Kyustendil  BG Former name:  Goklemez ■ Coordinate: 42° 11′ 40” E, 23°…

Ak (White) place names in Balkans (Turkey, Greece and Bulgaria)

https://nisanyanmap.com/?y=ak*&lv=&t=&cry=&ua=5 West is symbolized with White color in Turkish language. Well-known example is Akdeniz, the Mediterranean Sea Dipotamiá  Διποταμιά “kidere”  village  –  Kastoría  GR <1927 :  Revani  Ρεβάνη Former name:  Akrites ■ Albanian  settlement at the beginning of the 20th century  . ■…

Kızıl (Reddish) place names in the Balkans (Turkey, Macedonia, Greece and Bulgaria)

https://nisanyanmap.com/?y=*k%C4%B1z%C4%B1l*&lv=&t=&cry=&ua=5 South is symbolized with Red colour in Turkish language.  Well-known example is the Red Sea. Kazandol  Казандол  village  –  Valandovo  –  MK 1910oh  ????  :  Kizildoganli ■ Turkish  settlement at the beginning of the 20th century  . Now  Turkish  settlement ■ Coordinate: 41° 16′…

A Medieval Tale: Veliko Tarnovo. Bulgaria

© Photos and Text by Okay Deprem http://www.northtravel.org/ Months later, I am back in Bulgaria, the land of forests and mountains. This time with the…

The ‘pir’ of the Pirin mountains in the tops of the Balkans: Bansko in Bulgaria

© Photos and Text by Okay Deprem http://www.northtravel.org/ Until relatively recently, when it comes to skiing and mountain-winter tourism in Turkey, almost all of us…

Black (Kara) Place Names in Balkans (Turkey, Greece, Macedonia, Bulgaria)

https://nisanyanmap.com/?y=*kara*&lv=&t=&chttps://nisanyanmap.com/?y=*kara*&lv=&t=&cry=&ua=5ry=&ua=5   North is symbolized with Black colour in Turkish language.  Well-known example is the Black Sea. The black color in the north has various meanings, both…

Tepe (Hill) and Dağ (Mountain) Place names in Turkey, Bulgaria and Greece

TEPE (Hill) placenames Total 1134 Bulgaria 26 Greece 6 Turkey 1102 Source: https://nisanyanmap.com/?y=*tepe*&lv=&t=&cry=&ua=5 DAĞ (Mountain)  placenames Total 470 Bulgaria 13 Greece 5 Turkey 452 Source https://nisanyanmap.com/?y=*DA%C4%9E*&lv=&t=&cry=&ua=5

Europe Born Turkish Scholars: Bulgaria

Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı Petriç Literature Adem Şakar Razgrat Public Administrator, Literature AHMET CEVDET Lofça Ahmet Emin Atasoy Tırgovişte Poet, Literature Ahmet İhsan Şumnu Teacher, Writer Ahmet İsmail Ümidi Kızanlık Literature Ahmet Kemal Şumnu Intellectual Ahmet Merdivenci Suhindol Scientist, Author Ahmet Özhan Silistre Turkish art music Ahmet Refet Rodoplu Eğridere(Ardino) Journalist, Author Ahmet Şerif…

Great Turkish Sages with roots in Bulgaria

The center of Rumelia Governorate was Sofia, and Edirne was very close. Probably for this reason, the Ottoman view of Bulgaria was different. Therefore,…

Bulgaria, 1994

“bir şiiri şiir yapan onun sesidir” Prof Dr İoanna Kuçuradi

 

İoanna Kuçuradi

“bir şiiri şiir yapan onun sesidir”
“Okuyucu şiirde kulak aracılığıyla kendi sesini ve başkasının sesini duyar ve anlam ile dil arasındaki ilişkiyi imgeler sayesinde kurar”
“Bu sesin iletilmesini etkileyen, görsel biçim veya nakarat gibi şeyler, biçimsel öğeler olmadığı tartışılabilir. Şiir içindeki bazı kurallar, şiirin kulağa hoş gelmesini sağlar. Sesle anlatmak istediğim, müziksel şiirdeki uyum değildir. Bu ses, ölçüsüz ve uyaksız şiirlerde de bulunur.”

şiirle ilgili birkaç düşünce size sunmak istiyorum. Türkçede ölçülü ölçüsüz mısralar
halinde yazılmış ama edebi değer bakımından birbirinden çok farklı olan yazılar için iki sözcük var: şiir ve manzume. bunun farkında mıyız acaba.

mısralar halinde bir yazıyı şiir yapanın ne olduğu konusunda düşündüklerimi
sizlere kısaca sunacağım

bir şiiri şiir yapan onun sesidir. neyle ilgilidir bu ses, neden oluşur. şiirin biçimiyle hemen hemen hiç ilgili değildir. hemen hemen diyorum, çünkü bu sesin yaratılmasını değil iletilmesini etkileyen dizelerin kağıt üzerindeki dizilmesindeki görsel biçim ya da nakarat gibi şeylerin biçimsel ögeler olup olmadığı tartışılabilir.

şiirle ilgisinde de biçim, doğu ve batı yazınındaki vezinlerin, ölçü uyak ilişkilerinin oluşturduğu biçimleri akla getirir. bunlar bir yandan ozana sınırlar çizer öbür yandan da aliterasyon gibi başka söz ustalıklarıyla birlikte bu tür şiirlerin müziksel olması kulağa hoş gelmesini bazen fazla hoş gelmesini sağlarlar

sesle anlatmak istediğim bu tür müziksel şiirlerdeki uyum değildir. bu ses ölçüsüz uyaksız şiirlerde de bulunur. üstelik ölçüsüz uyaksız şiirlerde onu müziksellikle karıştırma tehlikesi de yoktur. Çünkü ölçüler uyaklarla sağlanan müziksellik dizeli bir yapıda kolayca ses dediğim şey sanılabilir ve dizeli bir yapıda değerlendirmede insanı kolayca uyutabilir. kulağa hoş gelen dizelerle nelerin gösterildiğine nelerin tanıtıldığına bakmasını unutturabilir.

değerli konuklar yüksek sesle okunmak için yazılır şiir. bu da şiirin yapısından gelen bir gerekliliktir. çünkü ozan göstermek tanıtmak için iletmek istediğini, anlamı, kurduğu imgelerle, sözcüklerden kurduğu imgelerle dile getirir.

işte bu nedenle okuyucu ancak kulak aracılığıyla kendi sesini ya da başkasının sesini dinleyerek bu imgelere ulaşabilir. böylece de ozanın iletmek istediğini anlayabilir.

şiirde kulak aracılığıyla görülür imge. çünkü anlamı taşıyan bu sesten imgedir.

şiirde imge kuran sesi yaratan iletilmek istenen anlama göre imgenin dillendirilişidir. dile gelen burada anlam değil imgedir. anlam ancak o sözcüklerle kurulmuş imgelerle iletilir

İşte bir anlamı dille imgeleştirme yani bir anlamla imgesi arasında belirli bir dille kurulan ilişki bir şiirin sesini oluşturur. ses dediğim budur.

sesi yaratan bir dili imgeleştiren kullanılışıdır. dilde anlamı imgeleştirirken sözcüklerin seçimiyle yan yana getirilişiyle birleştirilmesiyle değiştirilmesiyle yaratılır bu ses. ve bu ses anlamı iletir. ozanın gösterdiğine tanıtmak istediğine bu sesle ulaşılır.

Yorumum: Hocanın şiiri bir ses olarak ve imgeler olarak algılaması zihnimde hemen türküleri çağrıştırdı. Türkülerde şiir ses ve saz ile söyleniyor ve sürekli imgeler var. Şiirimizin de tükenmez pınarı türküler. Yazıtlarda da kullanılan dil şiirsel. Sesli okunması için söylenmesi için demek ki. Şiir dili sesi daha da kuvvetli hale getiriyor. Aslolan zaten söz aslında. Yazı sadece sesin geleceğe kalması için kayıt altına alınması için. Önemli olan insanın gelişiminde tarihsel gelişiminde konuşma yetisini kazanması, konuşmaya başlaması konuşmanın da incelmiş hali sesin incelmiş hali şiir.

İçten gelen imgelemi bir an olarak yakalama, o anın enstantanenin zihinde fotoğrafını çekme ve o fotoğraf üzerinden, imgelem üzerinden şiire dönüştürme. Tabii ki şiir yazı ile harflerle kısıtlanamayacağı için, dışarıya kendisini bir ses olarak duyuruyor. Ses de yetmiyor yanına bir çalgı da ekleniyor türkü oluyor şarkı oluyor.

Şairler içlerinden geleni dışarıya şiir, söz ve ses olarak aktarmadan duramayan insanlar. O üretkenlikle durmaksızın dışarda gördükleri dünyanın içeriye yansımasını fotoğrafını çekerek şiire dönüştürüyorlar.

BooksonTurkey Etkinlikleri, Levent Ağaoğlu

 

KİTAPLAR
KONFERANSLAR
İMZA GÜNLERİ
RÖPORTAJLAR
GENÇLERLE
VİDEOLAR
YURTDIŞI İHRACAT SEFERLERİ

 

LÜTFEN AŞAĞIDAKİ BÖLÜM BAŞLIKLARINA TIKLAYIN.. 

 

KİTAPLAR

 

KONFERANSLAR

İMZA GÜNLERİ

 

RÖPORTAJLAR

 

GENÇLERLE

 

VİDEOLAR

YURTDIŞI İHRACAT SEFERLERİ

Hilmi Ziya Ülken

20. yüzyılın başında 1901 yılında dünyaya gelen Hilmi Ziya Ülken ülkemizde insan bilimlerinin, sosyal bilimin en önde gelen kurucu bir düşünürüdür. Düşünce tarihi konusunda 1903 ve 1974 yılında yazdığı toplamda 1000 sayfayı bulan iki kitap ile düşünce gücümüzün envanterini ortaya çıkartmıştır.

Benzer bir çalışma ise 19. yüzyılda dünyaya gelen Bursalı Mehmet Tahir tarafından Osmanlı düşünürlerinin ansiklopedik ve biyografik bir tarzda bir araya getirdiği Osmanlı Müellifleri  adındaki cilt cilt eserinde incelenmiştir. Böylece her iki çalışmalar sayesinde biz Türklerin düşünürlerini, düşünce tarihine geniş kapsamlı bir şekilde bir arada görebilmekteyiz.

Hilmi Ziya beyin 1340’ı aşkın metin yazmıştır bu metinlerin 70’i kitap şeklinde diğerleri ise makaleler tarzında monografiler tarzındadır. 1917 yılından 1974 yılına kadar süren 60 yıla yaklaşan üretkenlik döneminde inanılmaz bir rakamdır. İncelemediği konu ve başlık kalmamıştır, bu kadar çok sayıda başlıkları çalışan bir başka sosyal bilimcimiz var mıdır tahmin etmiyorum.

Burada kaydadeğer olan nokta ise fen bilimleri, temel bilimler dediğimiz anda aklımıza gelen isimler vardır, fizikçi Feza Gürsoy, Oktay Sinanoğlu, nihayetinde Nobel ödülüne ortak olan Aziz Sancar, matematikçi Cahit Arf gibi. Fakat sosyal bilimler konusunda aklımıza gelen, ilk anda hafızamızdan fışkıran isimler söz konusu değildir. Bizler insan bilimleri ve sosyal bilimlerine burun kıvırdığımız müddetçe bir noktaya gelmemiz, kurucumuzun bahsettiği muasır medeniyet seviyesini yakalamamız mümkün değildir.

İngilizler dünyayı yönetmektedirler ve bu güçlerini iki noktada pekiştirmişlerdir; dil ve düşünce. Her iki konu da insan bilimleri ve sosyal bilimler ile ilgili konulardır. Üniversiteye kadar olan eğitimin %80’i sözeldir. Bizler ise tam tersini yapmaktayız.

Hilmi Ziya  Ülken konusundaki kayıtsızlık ilk anda gözümüze çarpmaktadır. Düşünürümüzün 1340 adeti bulan eserleri, bütün eserleri tarzında bir seride toplanmış değildir, sadece Seçme Eserler başlığı altında 8-10 eseri yayınlanmıştır.

Düşünce gücünün en muazzam güç olduğunu göremediğimiz, kabul etmediğimiz müddetçe sürekli olarak yabancı düşünürlerin, düşüncelerin takipçisi olacağız ve kendimize yabancılaşacağız.

Edirne Fatihleri

Edirne’yi fetheden Osmanlı padişahlarına “Edirne Fatihleri” denir. İşte Edirne’yi fetheden Osmanlı padişahları:

1. I. Murad: 1361 yılında Edirne’yi fethederek Osmanlı topraklarına kattı.

2. II. Bayezid (Yıldırım Bayezid): 1396 yılında Edirne’yi ikinci kez fethetti ve Osmanlı Devleti’nin başkentini Edirne’ye taşıdı.

3. Mehmed I: I. Bayezid’in oğlu olan Mehmed I, 1413 yılında Edirne’yi tekrar ele geçirdi.

Bu padişahlar Edirne’nin Osmanlı hakimiyetine geçmesini sağlayarak “Edirne Fatihleri” olarak anılmışlardır.

 

Üç Nehiriz

Meriç
Tunca
Arda boyları
Üç Nehiriz
Kara Sevdalarız
Alüvyon değil
Biriktirdiğimiz
Ademiyet
Üç kitabın manası
Selimiye’de birleşiriz.
Ehli Kitabız.
Akar akar
Çağıl çağıl çağlar
Çağlayan olur
Çakıl çakıl seslenir
Çakır Çakır selamlaşır
Türkülerle
Gönüllere taşar
Gözlerde pınarlaşır
Gözyaşı oluruz
Havalanırız..

 

Levent Ağaoğlu

19-05-2019, AtaKöy

Başlangıç aşamasında Bursa’da şekillenmeye başlayan Osmanlı Türk İmparatorluğu’nun fikri alt yapısı 1361-1453 döneminde yüzyıla 90 yıllık bir dönem içerisinde Edirne de şekillenmiştir. Edirne’de Ademiyet ilkesi çerçevesinde ehli kitap dinler esas alınmış ve teba ilişkisi bu şekilde geniş tutulmuştur. Bu imparatorluğun gayrimüslim halklar ile de buluşmasını sağlamıştır. Ebu Hanife çizgisi esas alınmış ve semavi dinler arasında ayrım yapılmamıştır. Bu sebeple Edirne Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucu bir başkentidir. Üç Osmanlı padişahı farklı dönemlerde Edirne’nin fetihlerinde yer almışlar nihayetinde de bir Osmanlı paşası olan Enver Paşa, İttihat ve Terakki döneminde şehrin kurtarıcısı olmuştur.

Bu şahsiyetlerden birinci Murat’ın ve Enver  Paşa’nın heykelleri Edirne’de bulunmamaktadır. Tarihsel geçmişimiz ile buluşmamız açısından söz konusu heykellerin Edirne’ye kazandırılması önem kazanmaktadır.

İmparator Hadrian

Önemli yol aksı üzerinde olan Hadrian Kalesi, M.S. 123–138 yıllarında Roma İmparatoru Hadrianus tarafından Roma castrumu şeklinde yaptırılmıştır. İstanbul’dan başlayarak, Roma’ya giden önemli 5 Roma Yolu’nun ikisi Edirne’den geçmekteydi. Bu yollardan birincisi, İstanbul’dan başlayıp, Edirne’den geçerek Balkanlar üzerinden giden Via Serdica, güneyden geçen ve, Via Egnatia olarak bilinen en ünlü Roma Yolu da Edirne üzerinden geçip Selanik’e, oradan Adriyatik kıyılarında Roma’ya inmekteydi.

Edirne kentinin kurucusu kente kendi adını veren Roma imparatoru Hadrian’dır.

Hadrian özellikle imar faaliyetlerinde bulunmuş ve özellikli üç Roma imparatorlarından bir tanesiydi. Şehre bir kale yaptırmış yoğun imar faaliyetlerinde bulunmuş ve şehre adını vermiştir.

Üç nehirin Tunca, Arda ve Meriç’in kesiştiği noktada kurulan Edirne, Roma imparatoru Hadrian tarafından kurulduktan sonra 1200 yılı aşkın bir sürenin ardından üç Osmanlı imparatoru tarafından ard arda fethedilmiştir.  Osmanlıların en büyük imparatoru olan Fatih Sultan Mehmet’in de kendisini yetiştirdiği şehirde Fatih İstanbul’un fethini de Edirne’den yola çıkarak başlatmıştı.

BEŞ ŞEHİR, Ahmet Hamdi Tanpınar: Bursa

Beş Şehir Bursa, Kitap, Ahmet Hamdi Tanpınar

 

 

Tanpınar Edebiyat Araştırmaları ve Uygulama Merkezi, 4 Haziran 2022’de, yeni bir rota kapsamında; Beş Şehir‘in Bursa’sını Tanpınar’ın kalemi ve bakışı eşliğinde keşfe koyuldu.

 

İlk Düşünür-Yazar Bilge Tonyukuk ve Bursalı Bilge Düşünürler

Bursalı Mehmet Tahir Bey

 

  1. Kuruluş: 2.Göktürk İmparatorluğu. Osmanlı İmparatorluğu
  2. Osman Gazi – Şeyh Edebali
  3. Bilge Kağan – Bilge Tonyukuk
  4. Çugay Dağları (Yinshan) – Uludağ Olimpos
  5. İpek Yolu- Tonyukuk Yolu
  6. Asya
  7. İpek
  8. Ötüken- Bursa Yaylaları
  9. Kutsal dağ mitosu
  10. İlk başkent
  11. İnanç.Dini merkez
  12. Asyaya gidip gelen kurucu düşünürler (Molla Fenârî, Kadızade Rumi)

Ötüken (Eski Türkçe: 𐰇𐱅𐰰𐰤 , Ötüken), TürkMoğol ve Orta Asya tarihlerinde kutsal başkenttir. Ötügenolarak da söylenir. Çince kaynaklarda U-te-kien şeklinde geçtiği ve Çin kaynaklarında dağ ismi olarak geçen Tu-kin, Yü-tü-kiün ile ilişkili olabileceği belirtilmektedir.[1] Ötügen (Ötüken) Türklerin yeryüzünde ilk var olduğu ve oradan Dünya’ya dağıldığı yerin adı olarak da kabul edilmektedir.[2] Orhun Nehrikaynaklarını bu bölgeden alır ve Göktürk Devleti’nin de başkenti yine bu yörede kurulmuştur.[3] İnanca göre bütün büyük devletlerin başkenti burada kurulmalı idi. Gerçekten de pek çok Türk ve Moğol Devleti biraz genişledikten sonra başkentlerini bu bölgeye taşımışlardır. Ötüken dağının Nama (Namı veya Namu)[4][5] adında bir koruyucu ruhu vardı.

Beş Şehir/ Bursa

Bursalı düşünürler:

  1. Davudu Kayseri: Yıldırım Beyazıt. İlk Osmanlı medreselerinin kurucusu, başmüderrisidir.[1] Muhyiddin Arabi‘nin Vahdet-i Vücud denilen sufi öğretisinin Osmanlı İmparatorluğu’ndaki ilk temsilcilerinden ve yorumcularından birisidir. Fars.
  2. Molla Fenârî (1350-1430) doğum Mversünnehir. ilk Şeyhülislam. Herat. Buhara. Semerkand). Yıldırım Beyazıt
  3. Kadızade-i Rumi (Maveraünnehir. Cürcan. Horasan) (1364-1436) Matematik. Astronomi. Uluğ Bey, Ali Kuşçu. Riyazi tefekkür. Fatih devri.
  4. Süleyman Çelebi
  5. Bursalı İsmail Hakkı. (1653-1715) Ansiklopedist. Tasavvuf. 125i aşkın eser.
  6. Bursalı Mehmet Tahir. (1861-1925) Osmanlı Müellifleri. En önemli eseri 1915-1924 yılları arasında 3 ciltte tamamladığı Osmanlı Müellifleri’dir. 30 yıllık bir araştırmanın ürünü olan eser 1691 önemli Osmanlı şeyhfakihşairtarihçihekimmatematikçi ve coğrafyacısının biyografilerini faaliyet alanlarına göre düzenlenmiş şekilde içermektedir. Bu yazarların 9000’i aşkın eserinden bahsini vermiş, belirli konularda liste ve tabloları da eserine eklemiştir. Günümüz Osmanlı araştırmacıları açısından, döneminin şartlarından kaynaklanan eksiklerine ve özellikle son cildinin büyük maddi sıkıntılar içinde tamamlanabilmiş olmasına rağmen, temel bir kaynak kitap niteliği sürmektedir.
  7. Ahmet Vefik Paşa
  8. Divan Edebiyatı şairlerinden Şair Ahmet Paşa, Mevlid’in yazarı Süleyman Çelebi, Tanzimat Devri yazarlarından Ahmet Vefik Paşa, Cumhuriyet Dönemi şairlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar gibi edebiyatın bütün alanlarında ürünler veren sanatçılar sayesinde Bursa’da zengin bir edebi birikim oluşmuştur”

Osmanlı hukuk sisteminin kurulduğu şehir. Tonyukuk Yazıtı

………………………………

Medeniyet Okumaları’nın Sekizinci Dersinde ‘“Bursa Havzası: Kişiler ve Eserler” Konusu Ele Alındı ~ İhsan Fazlıoğlu Çalışmaları

Fıkıh ilminin yani Hukûk’un bir şehir kurmak için şart olduğunu belirten Fazlıoğlu, öncelikle Sultan I. Murad’a usûl sahasında dört, furû alanında da bir fıkıh eserinin sunulmasına işaret etti, akabinde Bursa’nın bu izlekte Osmanlı hukuk sisteminin kurulduğu şehir olması bakımından son derece önemli olduğunu vurguladı.

Bursa’nın, sultanlığı hedefleyen Yıldırım Bayezid’in politik hedeflerinin örnek şehri olduğunu belirterek Bayezid’in sultan olabilmek için bir şehre gerekli yüksek İslâm kültürünü, ilim ve o ilmi besleyecek kurum ve eserler bakımından kurmaya gayret ettiğini; bu amaçla da hem Ulu Camii’yi ve medreseleri yaptırdığını hem de Dâvûd Kayserî gibi aynı zihniyeti temellük ve temessül etmiş Molla Fenârî’yi Bursa’ya davet ettiğini anlattı.

Fazlıoğlu, Molla Fenârî’nin, Bursa’da bir araya getirdiği değişik kültürel birikimleri yoğurarak farklı kültür havzalarından şehre gelen âlimlerin sunduğu imkânlar üzerinden bir zihniyet yaratmak bakımından önemli bir rolü haiz olduğunu ve onun üstlendiği bu rolün İstanbul’u hazırladığını vurguladı.

Fazlıoğlu, Molla Fenârî’yi önemli ve ayrıcalıklı kılanın Osmanlıların mevcut imkânlarıyla sınırlı kalmayışı olduğunu vurguladı ve gelişmeye muhtaç diğer ilmî alanlardaki önemli isimleri Bursa’ya davet etmesinin, tasarladığı faaliyetleri tüm cepheleriyle hesap ederek hayata geçirmesinin, çok yönlü bir organizasyon zekâsına sahip olmasının onu farklı kıldığına dikkat çekti.

Molla Fenârî ve onun talebeleri ile Bursa’da bi’l-kuvve haline olanın İstanbul’da bi’l-fiil hale geldiğini vurguladı. Bu sayede Osmanlı ilmî hayatı lisânî, dinî, irfânî ve amelî ilimler yanında mantıkî, usûlî, kelâmî ve riyâzî tarafını da güçlendirdi.

Osmanlı ilim dünyasının Molla Fenârî ve okulu sayesinde sadece alan değil veren, katkıda bulunan konuma da geçtiğini belirterek Osmanlı ilmî seviyesinin yüz yıl gibi bir sürede kadim kültür havzalarıyla eş değer konuma gelmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı…

Fazlıoğlu, Bursa menşeli âlimlerin sonraki yüzyıllarda da Osmanlı ilim dünyasına katkıda bulunmaya devam ettiğini belirterek üç örnek üzerinde durdu: Çeşitli ilimlerde âlim olmakla birlikte daha çok coğrafya alanında tanınan ve üç dilde okuyup yazabilen Muhammed Sipahizâde (ö. 1589); müfessir, matematikçi ve sûfî Mevczâde diye bilinen Abdurrahman Bursevî (ö. 1748); yine çok etkili bir sûfî-ârif olan ve hala Türk kültür hayatında karşılık bulan Ruhû’l-Beyân adlı iş’ârî tefsirin müellifi İsmail Hakkı Bursevî (ö. 1725)…

Bursa’da Bilgelik Döngüsü 3Z.7K.5D

Üstte mavi gök, altta yağız yer kılındıkta, ikisi arasında insan oğlu kılınmış. İnsan oğlunun üzerine ecdadım Bumın Kağan, İstemi Kağan oturmuş. Oturarak Türk milletinin ilini, töresini tutu vermiş, düzene sokuvermiş.

Bilge Kağan Yazıtı

ZAMAN                GÖK

  • Kamu   (Toplum) (Devlet) (Halk.Bodun)
  • Kök       (Gök) (Hak) (Din): Ruhaniyat

ZEMİN                  YER

  • Kuşak (Türk Kuşağı) (Dil): Yeşil Kuşak
  • Küç (Güç) (Liderlik) (Dış Dünya)  (Dava)

ZİHİN                     İNSAN

  • Kişi       (Kiş’i) (İnsan) (Bilgelik) (Düşünce) (Bilim.Sanat.Felsefe.Edebiyat.Şiir)
  • Kendi   (Kenti): Kendisi olan şehirdir Bursa
  • Könül   (Gönül): Gönül timsalidir Bursa

Yinçü: Yeşil: İnci

“kişi köngli tüpsiz tengizdin teg turur / (insanin gönlü dipsiz denize benzer ) /

bilig yinçü sanı tüpinde yatur / (bilgi ise dipte yatan inci gibidir) /

tengizdin çıkarmasa yinçü kişi / (insan inciyi denizden çıkarmazsa) /

kerek yinçü bolsun kerek say taşı / (ister inci olsun , ister çakıl taşı).

Bilgiyi bir inciye benzeten usta , bilgisiz insanı çakıla benzetir . Gönül kelimesinin dünyamızdaki en eski kullanımlarından birisi de bu dizelerdedir . Dipsiz denize benzetilen gönül , keşfedilmeyi hala beklemektedir !

Dahi Kahraman Bilge Tonyukuk ve Balıkesir

  1. Balıkesir
  2. Bilgelik
  3. Tonyukuk Yolu nereden geçer?
  4. Vizyonumuz ne olmalıdır?
  5. İlk Kuvayı Milliye nerede başlamıştır?
  6. Büyük Asya ve  Küçük Asya bağları
  7. Tonyukuk ve Evliya Çelebi’nin Alpleri kimlerdi?
  8. Bilge Tonyukuk Şiirleri
  9. İlk Mütefekkir ve İlk Müteferrika kimlerdi?
  10. Yüzüklerin Efendisi mi, Kalem ve Kılıçların Efendisi mi?
  11. Kendimiz: Zaman Zemin Zihin 3Z 7K 5D
  12. Tonyukuk’un doğum yeri Çugay dağları (Çin)  ile Kaz dağları ilişkisi nedir?
  13. Günümüz’de Bilge Tonyukuk

Canlı Yayın

https://www.youtube.com/@ahmetkotkitapligi

BALIKESİR

images.jpeg

Balıkesir dört köşeli Türkiye’nin Batıya açılan köşesindeki gönderdir;  albayraktır.

O gönder Evliya Çelebi’nin anlatımıyla tarihte 40 kara yiğit alplerle Batıya açılmış, Rumeli’ye yollanmış, 20.yüzyıl başlarında da kurucu 41 yiğit ile kuvva ateşlerini tutuşturarak Kuvayı Milliye’nin başkentini ihdas ederek, düşmanı gerisingeri göndermiştir.

Tarihte Türk varlığını ilk kez taş yazıtı ile anıtlaştıran ve Çin’e karşı Kutluk Kağan ile birlikte bağımsızlık mücadelesi vererek 2.GökTürk Devletini kuran Bilge Tonyukuk, gönderdeki ilk kuvvacıdır.

BİLGELİK

  1. Bilgelik döngüsü
  2. Zaman Zemin Zihin 3Z 7K 5D
  3. Kamu Kök. Kuşak Küç. Kişi Kendi Könül
  4. Anahtar kavramlar: İlk düşünür. İlk yazar. Müteferrika. Kuvayı Milliye. Akdeniz. Avrupa’ya geçiş 1362

TONYUKUK YOLU

  1. Tonyukuk yolu, Sarı Irmak civarında Tonyukuk’un doğduğu Yunzhong (Çin) şehrinden başlar,
  2. İbrahim Müteferrika’nın doğduğu Mavi Tuna ülkesi Macaristan’a kadar ulaşır.

VİZYON

  1. Balıkesir Ahmet Kot Kitaplığı bahçesine Bilge Tonyukuk Yazıtı’nı dikmek ve türkçe açıklamalarını da bir panoda sergilemek
  1. İlk Mütefekkir Bilge Tonyukuk ile ilk Müteferrika İbrahim Bey’i birlikte Balıkesir’de yaşatmak.

KUVAYI MİLLİYE

  1. İlk Kuvva Çugay dağları, Çin, Tonyukuk. 700 kişi isyanı başlattı.
  2. İkinci Kuvva Kazdağları, Balıkesir.
  3. Ülke savunmasının, bölge direnişinden geçeceği bilincinden hareketle direnişi başlatan Balıkesirliler, 5 kongreyle Milli Mücadeleyi sevk ve idare etmişler ve böylelikle Balıkesir, Kuvayı Milliye’nin başkenti olmuştur.
  4. Balıkesir 30 Haziran 1920’de işgal edilmiş, 1. Dünya Savaşı sonrasında İtilaf devletlerinin Anadolu’yu işgale başlamasıyla düşman güçleri İzmir’in ardından Ayvalık üzerinden Balıkesir’e kadar gelmiştir.
  5. Bunun üzerine kahraman Balıkesirliler; Okuma Yurdu ve Alaca Mescit toplantılarını organize etmiş, 41 kişilik heyetle Balıkesir’de örgütlü direnişi başlatmışlardır.

BÜYÜK ASYA. KÜÇÜK ASYA

  1. Asya mitolojisi. Bir uçtan bir uca Asya. Pasifik Okyanusundan Akdenize
  2. Büyük Asya: Tonyukuk. Seferler. Küçük Asya: Rumeliye geçiş. Kuvvayı Milliye
  3. Renkler ve Yönler: Akdeniz. Sarı Irmak. Sarıkız. Kara lakaplı kahraman bahadırlar. Kara ter. Kızıl kan
  4. Büyük Asya: Tonyukuk. Seferler. Küçük Asya: Rumeliye geçiş. Kuvvayı Milliye

TONYUKUK ve EVLİYA ÇELEBİ’NİN ALPLERİ

  1. Seyyah Evliya Çelebi ve Seferlerin Kahraman Başkomutanı Tonyukuk
  2. Evliya Çelebinin bahsettiği Kara lakaplı kahramanlar diyarı:  Ece Yakup. Ece Bali. Kara Bali. Kara Hace. Kara Mürsel. Kara Yalova. Kara Biga. Kara Sığla. Yalvaç Dede. Hali Dede.
  3. “Önce kırk kişi ile Ece Yakup, Ece Bâlî, Ârâ Bâlî, Kara Koca, Kara Hâce, Kara Mürsel, Yalvaç Dede; Hâli Dede adlı koca yiğitler”
  4. “Kara terimi döktüm, kızıl kanımı akıttım” Tonyukuk.
  5. “Alp kişi imiş” Tonyukuk
  6. Evliya Çelebi: 1357 tarihinde Orhan Gazi ve oğlu Süleyman Gazi bu dervişlerin izniyle Kara Mürsel, KaraKoca, Kara Yalva,Kara Biga,Kara Sığla adlı kırk bahadırla birleşerek tulumdan sallar yaptılar.  Kırk kişi sallarla denizi geçip Rumeli ülkesine ayak bastılar.

BİLGE TONYUKUK ŞİİRLERİ

GÜNÜMÜZDE BİLGE TONYUKUK

  1. Bilgelik Döngüsü (3Z. 7K. 5D) ve Bilge Güç
  2. Yabancılaşma
  3. Düşünce Gücü ve Dil
  4. Güçlü Kişilik: “Ben Bilge Tonyukuk”
  5. İletişim (Söz ve Yazı)
  6. Kendilik
  7. Kaleme ve Kılıça Efendi Olmak
  8. Zamanda derinlik, Zeminde hareketlilik
  9. Zaman ve Zemini, Zihinde kıvraklıkla sentezlemek
  10. 1’in gücü. “%1’iz”
  11. Sayılar: 0.1.3.5.7
  12. Z3. K7.D5
  1. Levendname
  2. Tonyukuk sunum dosyası haritalar
  3. Tonyukuk Yazıtı Kanvas ekrana
  4. Tonyukuk yolu haritası
  5. Bilgelik döngüsü
  6. Zaman Zemin Zihin 7K 5D
  7. Anahtar kavramlar: İlk düşünür. İlk yazar. Müteferrika. Kuvayı Milliye. Akdeniz. Avrupaya geçiş 1362. Tonyukuk yolu haritası.
  8. Evlya Çelebi Kahraman Tonyukuk kara hace
  9. Evliya Çelebinin bahsettiği Kara lakaplı kahramanlar diyarı Ece Yakup. Ece Bali. Kara Bali. Kara Hace. Kara Mürsel. Kara Yalova. Kara Biga. Kara Sığla.Yalvaç Dede. Hali Dede. “Önce kırk kişi ile Ece Yakup, Ece Bâlî, Ârâ Bâlî, Kara Koca, Kara Hâce, Kara Mürsel, Yalvaç Dede; Hâli Dede adlı koca yiğitlerin”
  10. Balıkesir 30 Haziran 1920’de işgal edilmiş, 1. Dünya Savaşı sonrasında İtilaf devletlerinin Anadolu’yu işgale başlamasıyla düşman güçleri İzmir’in ardından Ayvalık üzerinden Balıkesir’e kadar gelmiştir. Bunun üzerine kahraman Balıkesirliler; Okuma Yurdu ve Alaca Mescit toplantılarını organize etmiş, 41 kişilik heyetle Balıkesir’de örgütlü direnişi başlatmışlardır. Ülke savunmasının, bölge direnişinden geçeceği bilincinden hareketle direnişi başlatan Balıkesirliler, 5 kongreyle Milli Mücadeleyi sevk ve idare etmişler ve böylelikle Balıkesir, Kuvayı Milliye’nin başkenti olmuştur.
  11. Çugay dağları, Kazdağları. Asya mitolojisi. Bir uçtan bir uca Asya. Pasifik Okyanusundan Akdenize.
  12. Kuvayı Milliye Anıt Parkı’na Bilge Tonyukuk Yazıtı’nı dikmek ve türkçe açıklamalarını da bir panoda sergilemek.
  13. Şor kahramanlık destanları – Sayfa 177
  14. Purungu tusta sen ak kan akañ, mën kolzi kan pargan kijim kara kanniñ pallan polgan. Kara kan … 72 Aba Kulak, kara koca kannin yerine yetip, sonra bakip dinleyende, ak bozkinn dibinde yürekçik gibi evcik durur, ilik gibi ince dumancik çikar.

 

Balıkesir ve Tonyukuk..

  1. Kuvayı Milliye
  2. Deniz seferleri
  3. Büyük Asya-Küçük Asya
  4. Rumeliye geçiş 40 yiğit- Evliya Çelebi Tonyukuk seferleri. Alpler
  5. Karesi uç beyliği- 2.Göktürk Devleti
  6. Çugay dağı-Kaz dağları
  7. Mehmet Akif Ersoy Zağanos Paşa Camii- Tonyukuk’da Tanrı inancı
  8. İstiklal ve Bağımsızlık vurgusu
  9. Bir uçtan bir uca Asya. Pasifik Okyanusundan Akdenize
  10. Tonyukuk yazıtında Türk kültürü. Balıkesir Ahmet Kot Kitaplığı (Yüzbin kitap)