Home Blog Page 154

Türkçe Temel Eserlerin Metinleri

TESPİT: Türkçe Temel Eserlerin Metinleri

SORU: Türkçe Temel Eserlerin Metinleri

Orhun Yazıtları


Irk Bitig

  • Irk Bitig (Göktürkçe)
    Türkçe’nin en eski kitabı olan, Göktürkçe yazılı Irk Bitig tam metni ve tüm orijinal sayfalarıdır.

Türk Dünyasından


Dîvânü Lugati’t-Türk

  • Dîvânü Lugati’t-Türk
    Kaşgarlı Mahmud’un bu muazzam eseri (1073.y) Türkçemizin bin-yıl öncesinden kalan muhteşem hazinemiz.

Codex Cumanicus

  • Codex Cumanicus, Kuman Türkleri Dili ─ Aslı Italyada, bir kısmı Almanyada bulunan Kuman Türklerinin Sözlüğüdür.

Destan ve Kitaplarımız


Eski Türkçe Sözlükler

  • Eski Türkçe Sözlük (Kaşgarlı)
    Türk dilinin, öz Türkçe’nin köklerinden, bin yıl önceki halinden, güzel kapsamlı bir kelimeler, sözcükler dizini, Divânu Lügati’t-Türk dizini
  • Uygur Türkçesi Sözlüğü
    Uygur Türkleri‘nin dilinden yaklaşık yirmi bin kelimelik, geniş bir dizin.
  • Kırgız Türkçesi Sözlüğü
    Kırgız Türkleri‘nin dilinden yaklaşık yirmi bin kelimelik, geniş bir dizin.

Yunus Emre

  • Yunus Emre ve Şiirleri
    Türk şiirin en önemli ismi, halk şairimiz Yunus Emre’nin şiirlerini kolay gezilecek şekilde dizdik.

Divan-ı Hikmet – Yesevi

  • Divan-ı Hikmet – Yesevi
    Eski Türkçe’nin bir diğer muazzam eseri kuşkusuz ki, Hoca Ahmet Yesevi’nin Divan-i Hikmet’i dir. Mutlaka gözatın.

Kutadgu Bilig

  • Kutadgu Bilig Metni
    Eski Türkçenin başlıca dört muazzam eserinden biri olan Kutadgu Bilig’i kolay gezilecek şekilde Eski-yeni Türkçeyle yan yana dizdik.

Kaynak: https://www.turkbitig.com/

Kutadgu Bilig

TESPİT: Kutadgu Bilig

SORU: Kutadgu Bilig

Hagia Sophia = Kutadgu Bilig: HOLY KNOWLEDGE

Wisdom of Kutadgu Bilig (Glory of the Knowledge), 11th Century AD

Kutadgu Bilig

Kutadgu Bilig’den

4717 Kanı ol ölüg tirgürügli kişi,ölümke tutuğ boldı âhır işi

Ölüleri dirilten insan nerede; o da nihayet ölümün esiri olmuştur.

 

4718 Kanı ol kişide üdürmiş talu, kokuz kaldı dünyâ irildi tolu

insanlar arasında seçilmiş olan o iyi zât nerede; dünya onsuz boş kaldı, bir tarafı eksildi.

 

4719 Ölüm tuttı eltti bu samışlarığ, sinimü kodur kör ay kılkı arığ

Bu saydıklarımın hepsini ölüm yakaladı ve götürdü; ey temiz kalpli insan, senimi burada bırakacaktır.

 

4720 Bu yaŋlığturur bu ajun öŋdisi, kerek öŋdisi tut kerek tüŋdisi

Bu dünyanın kanunu böyledir; ister buna göre hareket et, ister aksi yolu tut.

 

4721 Baka körgil emdi yağız yer koyı,  ne yaŋlığ kişi kirdi tolmaz oyı

Dikkat et, imdi bu kara toprak altına ne çeşit insanlar girmiştir; onun çukuru hâlâ dolmamıştır.

 

4722 Açıp körse erdiŋ kara yer katın, ne üdrüm talular yatur ınçıkın

Kara toprağın altını bir az açıp baksa idin, orada ne kadar seçkin ve iyi insanların cesetlerini görürdün.

 

4723 Ne begler yaturlar kara yer bolup, ne bilge bügü sızdı yerde ölüp

Ne beyler kara toprak olmuş, yatarlar; ne âlim ve hakimler ölüp, toprağa karışmışlardır.

 

4724 Begin kulda adra bilümez özüm, çığayığ bayında seçümez közüm

Ben orada beyi kuldan seçemiyorum; gözüm fakiri zenginden ayırt edemiyor.

 

4725 Neçe kür küvezler bir ig iglemez, kara yerke kirdi kanı tepremez

Hayatlarında hiç bir hastalık görmeyen ne kadar cesur ve mağrur insanlar kara toprak altına girdiler; kımıldanmağa mecalleri yok.

 

4726 Bu yaŋlığ kişiler töşendi yerig, ya senmü kalır sen ya menmü tirig

Bütün bu insanlar toprağı döşendiler; burada senin ile ben mi diri kalacağız.

 

Bilgelik Levendname

Zindan Han (Inn) Main Gate Eminönü Saturday, January 4, 1975

© Copyright photo by Levent Ağaoğlu

At the door of the Zindan Inn, rosary in hand, sitting in his saddlebag and resting, dreaming of the future, a porter with his eyes on the horizon, his son next to him with a timid look. Zindan Han (Inn) Main Gate Eminönü Saturday, January 4, 1975
Zindan Hanın kapısında elde tespih, heybesinde oturarak dinlenen geleceği hayal eden, gözleri ufuklarda hamal, yanında ürkek bakışlar içinde oğlu. Zindan Han Ana Kapısı. Eminönü. 4 Ocak 1975 Cumartesi.

Bilgelik Levendname Bilgelik Levendname Bilgelik Levendname Bilgelik Levendname

 

Afro-AvrAsya ana kıtasının en ücra köşelerinde bile oğulları (Tolun, Kul) Bilgeleri (Tonyukuk, Kağan) ile varolan Türklerin düşünürleri neden sadece 1000 yıllık bir zaman dilimini esas alıp, aysbergin su altında kalan kısımlarını görmezler?
Ayarının ayırdında olandır Bilge..
Ayasofya ( kutsal bilgelik)  ve filosofya ( bilgelik sevgisi) çelişkisi
Batı’nın bilgelik’ten anladığı: Lawrence.
Bilge kavramı 103 Türk yazıtında en çok kullanılan 11.kavramdır. 57 kez kullanılmıştır.
Bilge Tonyukuk Yazıtı’nı, (0 Taşı) Bilgelik Evi’nin Harezmi Algoritmasını ve (0 Sayısı) Ayasofya Camii’nin Sofyalarını Sırlayan (0 Meridyeni) İstanbul alındığında 3.0 olmuştuk. Şimdi 2.1 imişiz. 4.0 ama nasıl?
Bilge:[Orhun Y,735] bilge kişig edgü alp kişig yorıtmaz ermiş [bilge kişiyi, iyi alp kişiyi yürütmezdi]
Bilgelik&Bilgiçlik farkı. Bilgelik, bilginin de üzerine çıkarken, bilgiçlik ise bilgiden de bihaber.
Bilgelik, Soru Sormaktır..
Bilgelikleri; Yazıtlara (Tonyukuk Yazıtı), Yazmalara (Kutadgu Bilig), Yapılara (Aya Sofya) nakşeden Medeniyetimiz; Yabancılaşmadan kurtarılmalıdır.
Bilgi insanı Bilgiç de Bilge de eder.
Bilgiç:[Ahmed Vefik P.Lehce-ı Osmani,876] Mütefazıl, danişfüruş.(Nişanyan S)
Bilgiçlikte ısrarlıyız, Bilge olabilecek miyiz?
Bilgiçseniz softasınızdır. Ama bilgeseniz sofyasınızdır.
Bir Bilge Tonyukuk daha olsaydı, matrix’e alınmazdık.
Bizde aslolan Bilgelik. Filozof ise Bilgeleri seven kişi. 14 şubat 2016
Cevap vermediklerimizi, duyup da duymazlığa geldiklerimizi, görmek istemediklerimizi, kaale almadıklarımızı, hep hatırlansın diye taşa yazılmış olduğu halde hatırlamak dahi istemediğimiz bilgelik yazıtlarımızı sıralamaya kalksak upuzun bir liste çıkar.
Çizgimiz Tonyukuk’un doğduğu YunZhong ile İstanbul ve Roma arasındaki 41.Paralel’dir.
Bilge Güç Hattı, Sıfır Taşlarını birbirine bağlamaktadır.
41.enlem aynı zamanda gez-göz-arpacık çizgimizdir; batı-doğu arasındaki gidiş gelişlerimiz, Doğu’nun bilgelik sırları:  Bilge Kağan….Bilge Tonyukuk….Aya Sofya (Kutsal Bilgi) Camii….Kutadgu Bilig..; Bilge Aliya
En değerli yeraltı kaynağımız, Türkistan coğrafyasının bağrında yatan; Aziz Bilgelerimize
Farabi, Türk Bilgeliğini ve devlet geleneğini esas almıştır.
Felsefe = (philo.sophy) = “bilgelik sevgisi” para ile alınıp satılabilir mi? Bilgi, sevgi ve para?!
Gönül kavramı batıya, felsefe kavramı da dilimize tercüme edilemiyor?
İlk yazar Bilge Tonyukuk ile başlayan yazı, yayın ve eleştiri geleneği…
İlteriş Kağan’ın bilgesi, çavuşu ben kendim idim. Bilge Tonyukuk Yazıtı.1B7
İstanbul-Semerkant-Turfan-Orhun; Bilgelik hattı, medeniyetler ittifakıdır. Asya ile aydınlanalım. 13 ara 2016
Mıyır mıyır küçük hesaplar ile strateji oluşamıyor. Dilimiz de o ayırımı ne de güzel yapmış. bilgiç ve bilge.
Oğuz Kağan destanının Bilgesi Uluğ Türük’ün, yazıtların Bilgelerinin; Bilge Tonyukuk’un ve Bilge Kağan’ın, Kutadgu Bilig (kutsal Bilgelik) yazarı Yusuf Has Hacip’in davranış kalıplarına yabancılaştıkça Bilgelik bize çok uzak; bizi ancak bilgiç’lik paklar.
Suskunluk ve olgunluktur bilgelik, sessizliğin gür sesidir; pişkinlik değil, iyi pişmişliktir acılarla kavrulan.
Şeyh Edebali’ye kadar gelen Bilge Kayınpeder geleneği Bilge Kağan’ın kayınpederi Tonyukuk ile başlamadı mı? Uzak Asya bağları? 1 Temmuz 2017
Türk’ün şifresi 3.0’dır; Bilge Tonyukuk Yazıtı’nı (0 taşı), Bilgelik Evi’nin Harezmî algoritmasını (0 sayısı) ve Ayasofya Camii’nin sofyalarını sırlayan (0 meridyeni) İstanbul alındığında 3.0 olmuştuk. Şimdi 2.1 imişiz. 4.0 ama nasıl? 15 kasım 2017
Türkistan sufi geleneği ile Bilge Tonyukuk’dan başlayan bilgelik geleneği ilişkisi?

Levendname: Bilgelikler

TESPİT: Levendname: Bilgelikler Levendname: Bilgelikler Levendname: Bilgelikler

SORU: Bilgelikler

14 alfabe ve 7 dinde Türk vardır.

1480 yıl süren Roma İmparatorluğu imparatorlarının %46,5 i TÜRKİYE topraklarında doğmuş.
Alfabe din de değildir.
Anatolia “güneşin doğduğu yön”
Any seismic effects out of Americas for the elections in 2022 and 2023? For example  in Turkey which is ruled 20 years by conservatives.
Arkadaşlar! Türkiye devletine ve Türkiye devletini kuran Türkiye halkında tacidar yoktur, diktatör yoktur! Tacidar yoktur ve olmayacaktır. Çünkü olamaz.  Kemal Atatürk
Avrupa’nın totaliter ideolojileri Faşizm, Nazizm olarak adlandırıldı, ama Çin’inkinin adı hala konmadı.
Biat. Beka zihniyeti ile üretim ??
Bilgiçlikte ısrarlıyız, Bilge olabilecek miyiz?
Bilgisayar icat edildiğinden buyana aslında Kutadgu Bilig çağındayız.
Biz Kara oluruz, onlar ise karalar bağlarlar.
Bizans değil ROMA!
Bugünkü Avrupa, siyasi olarak Türkiye tarafından meydana getirilmiş bir oluşumdur. Tuna boyundan ilerleyerek Viyana’ya kadar uzanan çizgide kıta içlerine bir hançer olarak sokulan ve sürekli kanayan yaranın etrafında meydana getirilen karşıt siyasi oluşumun adıdır Avrupa.
Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdani ve mevcudiyetidir. 1923 (Atatürk’ün S.D. I, S. 300)
Büyük Asya: Türkiye, Kafkasya ve Türkistan
Cumhuriyet, Orhun Yazıtlarında taşa yazılmış anayasanın birinci maddesinde ifadesini bulan Türk Bodun’un, kurucu Atatürk’ün veciz tabiri ile tacidar ve diktatöre yer ve makam vermediği sistemin adıdır.
Çin’in resmi adı Zhong Guo. Anlamı Merkezi Ülke.
Çünkü batı dört yönü teke indirgemiştir. Tek yön batı imiş. Dünyayı da bizi de peşinden sürüklemiş gerçekliklerden kopartmıştır.Türk akademisi bir an evvel girdiği bu çıkmaz batı sokağından kendisini kurtarıp tüm yönlere batı, doğu, kuzey, güney; hepsine eşzamanlı olarak  açılmalıdır.
Dedelerinin mezar taşlarını okuyamayanlar, Atalarının Göktürk alfabeli yazıtını okusalardı, ilk Başbakan Tonyukuk’u öğrenmiş olurlar, Başbakanlık makamının Türklerin tarihinde 1300 yıllık Taş Anayasa’ya (Bilge Tonyukuk Yazıtı)  yazılmış olduğunu da fark ederlerdi.
Dedelerinin mezar taşlarını okuyamayanlar, atalarının yazıtlarını da sökemiyorlar demek.
Efe’lerin Efe’si…
Enflasyonun iktidarın kurdu olduğu ise her zaman ve her zeminde doğrulanmıştır.
Fındıkzade Goralı sandviç başarılı bir örnektir ama markalaşamadı, marka tesçilini üzerine alamadığı için fırsatı kaçırdı. Haklısınız Ömer bey. Delifrance Hong Kong harika idi. . Birisi de Delitürk olsa..
Gençlerimiz, Erasmus yapıyorlar.😀😀
Gerçeküstü Döner.
Geride kalan akademidir aslında. Platon’un zeytinlikler arasındaki akademisi ile zamane kastlarının akademisi alakasız. Kurucular yürüyen adamlardı, kastlar ise anlaşılmaz cümleler kurarak sadece caka satarlar.
Geyik yiyip tavşan yiyip oturur idik. Bodun (halkın) boğazı tok idi.
Güneş Ülkesi Türkiye..
Hal’lediliyoruz..Hal’imizden şikayetçi de değiliz..
Hong Kong örneği pozitif anlamda önemli. Düşük verginin temelinde kent rantlarının kamuya gelir kaynağı olması yatıyor. Bizde ise Kırk Haramiler her yerde.
Hong Kong’da imar rantları hazineye aktarılır. Aman partililerimiz duymasın, uyku uyuyamazlar. Halkımız mışıl mışıl uyuyor zaten.
Hong Kong’da imar rantları kamuya ait olduğu için vergi oranı da sadece %16’dır. Rantlar kamunun malı olmadığı müddetçe, her yer karanlık.
Huzurlu Bilge’ce Alp bir duruş.
İndeks uleması!!!
İnsan insanın kurdudur derler inanma.
Kendisini, Yaratılan (Törük) olarak isimlendiren Töre (Tanrı Yasası) ile yönetilen Türklere ne kadar ters bir anlayış değil mi?
Levendname: 🍀Time 🍀 Ground 🍀 Mind
Londra’da bir kitabevi. Raflar ve başlıklar insanı mest eder. İnsanın serüveni ile ilgili envai çeşit konular.
Mehmet Akif hocam değerli araştırmanızın ortaya çıkardığı gerçek şu ki, dört yolların kavşakta birleşiyor olmasına rağmen tek yönlü yollarda yönünü kaybeden batının girdiği çıkmaz sokakları aşarak kavşağa ulaşması imkansızdır.
Milliyetçilik payanda olmuş.
Osmanlı, Nizamülmülk örneğinden ders çıkarmış mıdır, yoksa aynı sistematik devam mı etmiştir.
Örneğin, Çin alfabesini güneydeki Kanton (Guangdong) eyaleti farklı bir sözlük ile, tamamen farklı kelimelerle dillendirir.
Politikacılar gani, Ekonomi Politika nerede hani?
Rumeli’den Çin Seddinedir TÜRKİYE.
Sharp population decline after 1204 Latin Catholic Invasion of Constantinopolis.
Siyasetçinin tanımı: Bodunu (Halk) talan edenler..
Siyasetin felaketi..
Sun on Türkiye..
Şangay Teşkilatı’nda yer almayan Afrika ve Güney Amerika kıtalarını içinde barındıran BRICS’e neden katılmıyoruz?
Şehrengiz..
TL: Her yer Trabzon Lobisi…
Tonyukuk ve Yazıtı üzerine tek bir doktoramız yok. Akademisyenmiş. Mış miş.
Tonyukuk Yazıtı…MS 721
Tonyukuk. İlk yazar.
Toplumuna yabancı tiplerin Postmodernizmi ile değil tabii ki. Kendizm. Teorisini yapsınlar bakalım.
TURKEY/TÜRKİYE Chronology
Türk Bilge Kağan’ı, Türk Sir bodunu, Oğuz bodunu yedirip oturur. Tonyukuk Yazıtı…MS 721
Türkçenin bırakın felsefe dili olup olmaması; Türkçe’nin bizzat kendisi Felsefedir.
Türkiye, yüzyıllık bir hedef değildir; 12 bin yıllık geçmiş, önümüzdeki binyılın da geleceğidir.
Türkiye’de SOL’un %50 çıtasının çok altında olması herhalde soğuk savaş ve NATO’nun kanat ülkesi konumu ile çok ilgili. Bundan ötürü, 12 Eylül darbesi solu silip süpürürken, 28 Şubat darbesi sağı %50 çıtasının üzerine çıkaran yolu açtı. Darbeler SAĞ’ın kaldıracı.
Türkler kendi aile tarihlerini araştırdıklarında Osmanlı ile ve kendileri ile gerçekten tanışmış olacaklardır.
Üretim/İhracat sistematiği. Nasıl?
Yabancı’laştık.
Yurtdışından alınan sadece borç değildir.
Yusuf Hacip, Kutadgu Bilig’i yazdı HAS oldu. Günümüz siyasetçisi ise kitabın adını dahi telaffuz edemez, kimin yazdığını dahi bilemez.

Kuzey-Güney Diyaloğu

Kuzey-Güney Diyaloğu Kuzey-Güney Diyaloğu Kuzey-Güney Diyaloğu Kuzey-Güney Diyaloğu Kuzey-Güney Diyaloğu

TESPİT: Bu açılardan yaklaştığımızda yirmi birinci yüzyılın yeni gelişmeleri karşısında Türkiye’nin önünde gözüken kuzey-güney diyaloğudur. Bu diyalog içerisinde kuzeyde Rusya ve Türkistan güneyde ise Afrika ve Hindistan gelişme bölgeleri olarak gözükmektedir. Çünkü güneyde Afrika ve Hindistan kalkınma hızları çok yukarılara doğru çıkmaya başlamıştır.

SORU: Kıtasal performansta en önde olduğumuz kıta hangisidir?

Sevgili dostlar merhaba. Bugün yirmi iki Mayıs Pazar. İstanbul’da havalar sıcaklaşmaya başladı. Ve sizlerle Kuzey Güney diyaloğu konusunu kısaca dört beş dakika içerisinde konuşacağız. Türkiye’nin konumlandığı nokta sürekli olarak Batı Doğu arasında bir köprü olarak tanımlanmıştır. Fakat bu köprü olma pozisyonunda Türkiye batıdan dışlanırken doğuda da kendisine bir yer bulamamaktadır.

Doğudaki sınır komşusu İran da aslında doğudaki batıdır. Ve Türkiye’ye diyalog kapılarını sürekli olarak kapatmaktadır. Bir iş birliği söz konusu olamamaktadır. Bu açılardan yaklaştığımızda yirmi birinci yüzyılın yeni gelişmeleri karşısında Türkiye’nin önünde gözüken kuzey-güney diyaloğu stratejik bir fırsat kapısıdır. Bu diyalog içerisinde kuzeyde Rusya ve Türkistan güneyde ise Afrika ve Hindistan gelişme bölgeleri olarak gözükmektedir. Çünkü güneyde Afrika ve Hindistan‘ın kalkınma hızları çok yukarılara doğru çıkmaya başlamıştır.

Afrika‘da bir nüfus patlaması söz konusudur. Ve Hindistan‘da da kalkınma hızları Çin’in önüne geçmeye başlamışlar. Şimdi biz Hindistan‘dan baktığımız zaman olaya Hindistan’ın kuzeyinde Türkistan ve Rusya yer almaktadır. Fakat Hindistan ile Türkiye arasında bir gerçek anlamda bir iş birliği ve diyalog Pakistan nedeniyle söz konusu olamadığı için Hindistan Rusya‘ya ulaşamamaktadır. Ulaşabileceği tek kanal vardır. O da Türkiye’deki boğazlar üzerinden Karadeniz’e çıkıp Rusya‘yla iş yapmak. Bu kanalın açılması yani bu işbirliği kanalının açılması nasıl başarılacaktır?

Rusya, Türkistan Hindistan ve Afrika. Bu bir çevrimdir. Ve bu çevrim batı doğu  çizgisinde söz konusu olamamıştır.

Baktığımız zaman rakamlara Türkiye’nin ihracatı büyük çapta batı ülkelerine gerçekleştirilmiştir, güneydeki ve doğudaki ülkelere olan ihracat ise düşük sayılardadır. Fakat Batı ile olan bu dış ticaret ilişkisi neticede siyasi bir birliktelik getirememiştir. Türkiye Avrupa Birliği’nden dışlanmış taraftır.

O açıdan bir de Rusya ve Hindistan arasında gelişmekte olan ve kesilmeyen, Ukrayna savaşı nedeniyle kesintiye uğramayan iş birliğini hesaba kattığımızda Türkiye açısından yeni yeni ufukların kuzey-güney diyaloğunda olduğu açıkça gözükmektedir. Burada tabii Çin faktörü de devrededir. ve fakat Türkiye’nin Çin’de Çin ile yapabileceği bir iş birliği söz konusu olamaz. Çünkü bizim oraya ihracatımız üç milyar seviyesinde bile değildir.

İthalatımız ise otuz milyar dolarları aşkındır ve burada biz zararlı bir konumdayız. Bu açıdan biz gelişme aksını batı doğu değil de Kuzey Güney tarzında görüyoruz.

Bu konudaki sizlerin de değerli düşüncelerimizi merakla bekleyeceğim. Hoşça kalın değerli dostlar. Görüşmek üzere inşallah. Hoşça kalın

Sevgili dostlar yine kıtalar açısından ihracat performansımıza Türkiye’nin performansına baktığımızda güneyde yer alan Afrika kıtası en başta yer almaktadır. Şöyle kıtaların ithalat tedarikinde aldığımız pay itibariyle en başta yüzde üç nokta dört ile Afrika kıtasından aldığımız pay en başta yer almaktadır ve sekizinci sırada bulunmaktayız Afrika‘nın ithalat ülkelerinde. Fakat Gümrük Birliği ile ilişkide bulunduğumuz Avrupa kıtasından aldığımız pay yüzde bir nokta yedidir. Yani Afrika‘nın yarısıdır. Bu kayda değer bir konudur. İlerleyen zamanlar içerisinde Afrika‘nın ithalatından aldığımız pay daha da yukarılara çıkacak tabii.

Yönler açısından baktığımızda batı ve doğu bir çelişki olarak gözükürken kuzey ve güney ise birbirlerine katkıda bulunmaktadır. Tabii ki burada merkez ülkenin Türkiye olması kaydıyla kuzeydeki Rusya Türkistan ve güneydeki Afrika ve Hindistan söz konusu çevrimde birbirlerine katkıda bulunmuş olacaklardır.

22.05.2022

 

Kurucu 20 Düşünürümüz

TESPİT: Kurucu 20 Düşünürümüz

SORU: Kurucu 20 Düşünürümüz

Türkiye Düşünürler Coğrafyası 

Kurucu Düşünürlerimizi Kurumsallaştıralım.

20 Kurucu Referans 

Kurucu Düşünürler

1: Oğuz Kağan
2: Tonyukuk
3: Bilge Kağan
4: Kül Tigin
5: Ebu Hanife
6: Harezmi
7: Maturidi
8: Farabi
9: Biruni
10: Harakani
11: İbni Sina
13: Yusuf H Hacip
14: NizamülMülk
15: Gazali
16: Ahmed Yesevi
17: Şeyh Edebali
18: Mevlana C Rumi
19: Hacı Bektaşı Veli
20: Yunus Emre

20lik Liste kapsamındaki aşağıdaki Türkçe eserler Yazıtlar ve ardından sözlük ile devam ederek, dilimizi Bilgeliğe taşımıştır

YAZITLAR 

•Oğuz Kağan

•Tonyukuk

•Bilge Kağan

•Kül Tigin

SÖZLÜK

•Kaşgarlı Mahmut

BİLGELİK

•Yusuf Has Hacip

•Ahmed Yesevi

•Yunus Emre

Yabancılaşma

Kurucu Referanslarımız konusunda ilk yabancılaşma, Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sonrası Mısır üzerinden ithal edilen Eşarilik düşüncesidir ve akabinde Kadızadeler Hareketi olarak Osmanlı Devleti’ni tehdit etmiştir.

Sosyolojik bünyemize yabancı fikirlere açıklık konusunda Yavuz Selim, Bilge Kağan’ın yolundan gitmiş ve fakat karşı gelecek bir Tonyukuk çıkamadığından devamı olan yabancılaşma bu sefer de Batılılaşma akımı olarak önce II.Selim ve ardından Yeni Osmanlılar, Jön Türkler kanalıyla Devletin sonunu getirmiştir.

Önce Güney (Mısır) ardından Batı (Fransa) üzerinden gelen sosyolojik ve fikri yabancılaşma ardından Leninizm ve Stalincilik, en nihayetinde Doğu’dan Maoculuk olarak bu sefer de Batı’nın istihbarat servisleri üzerinden  bünyemize sokulmuştur.

Türkiye’nin kurucu referansları Türkistan menşelidir ve referanslar hızla yeniden canlandırılmalı, diğer yönlerden gelen yabancılaşmalara son verilmelidir.

Referanslarımız 2000 Düşünürü aşkın Fikriyat hazinelerimizdir.

Hedef; 2000’li yılların ilk çeyreği bitmeden, Fikriyat hazinelerimiz ile canlanmak, eserlerini unutulmuşluktan çıkartarak, vefakar olmak; derviş dedelerimiz, fikir adamlarımız misali geceli gündüzlü çalışarak, kadim düşünürlerimizin fikirlerini ortaya çıkarmak; fikrin aydınlığında dün ile bugünü hemhal etmektir.

“Dün ile bugün arasında bir kavga çıkarsa yarını kaybederiz” Winston Churchill (1874-1965)

İlk yazarımız Bilge Tonyukuk 646 yılında doğmuştu. Tonyukuk Yazıtı’ndaki 62 satır günümüze değin toplu halde yorumlanmamıştır; hakkında bir doktora tezi hazırlanmamıştır.

Biruni (973-1048)’yi okuyup anlasaydık; uzayda idik.

Biruni’nin 1030’da yayınladığı kitap Türkçe’de daha yeni 2015 yılında yayınlandı.

Oysa ki; 20 Kurucu Düşünür’ün mayasını kardığı Düşünce Dağarcığımız, 2000 Düşünür’e yol vermişti.

Felsefe ve Matematik, Hilmi Ziya Ülken

TESPİT: Felsefe ve Matematik, Hilmi Ziya Ülken.1930’lu yılların sonunda Türk Tefekkür Tarihi kitabındaki hazine değerindeki bilgiler ile ufkumuzu açan İstanbul Üniversitesi Felsefe ekolünden Hilmi Ziya Ülken hocamızın çok önemli bir tespiti vardır. Türk Düşüncesi yolculuğuna dokuzuncu asırda yani sekiz yüzlü yıllarda felsefe ve matematik ile başlamıştır. Horasan, Türkistan, Azerbaycan ve Anadolu çizgisinde bu konuda devasa bir birikim ortaya koymuştan sonra Osmanlı’nın ilk kuruluş yıllarını takiben bu canlılık son bulmuştur. Yerini mantık ve kelamın hâkim olduğu bir atmosfere, Kanuni Sultan Süleyman ile birlikte de teokratik bir devlet geleneğine bırakmıştır.

SORU: Matematiğin Kökleri ve Türkler.  Hilmi Ziya Ülken hocanın aşağıya aldığımız satırları ve paragrafları bir hazine değerindedir. Ülken hocamızın matematiğin köklerinin Yunan ve Hint’den gelmiş olması ile birlikte Türkler tarafından tam bir ilim haline getirildiği tespiti ise çok önemli bir dönüm noktasıdır.

Sûrî Mantık, Kelam ve Mantık

Felsefe ve Matematik, Hilmi Ziya Ülken: Molla Fenarî’nin İlm ü Mizan’ı, Hayalî’nin muhtelif haşiye ve talikleri sûrî mantığı devam ve inkişaf ettirmiştir. Bu devirde mantık, tamamıyla boş bir zarf ve lüzumsuz bir muakale oyunu haline gelmişti. Kâtip Çelebi Mîzânü’l-Hak’da mantığın bu vaziyetine temas ediyor. Bu izahlardan anlaşılıyor ki kendi zamanındaki âlimler, felsefe ve matematiğe temas eden meseleleri atlayarak yalnızca sûrî mantık ve kelam sahasında kalmışlardır. 

Fikir heterodoxie’si

Türk tefekkürünün ilk devrinde felsefe ve matematiğin inkişafına mukabil, bu ikinci devirde onların hemen tamamıyla terkedildiği ve yerlerine doğrudan doğruya dinî ilimlere zemin olmak üzere mantık ve kelamın kâim olduğu görülüyor. Bunun sebebini iki nokta etrafında toplamak mümkündür. Birincisi: Osmanlı devleti, bilhassa Kanunî’den sonra tamamıyla teokratik bir devlet olmaya başlamıştır. Bunun neticesi olarak bütün ilim hareketleri dinî bir gaye etrafında toplanmış, fikir heterodoxie’sine, muhtelif meslek ve cereyanların doğmasına imkân kalmamıştır.

Kelime oyunundan ibaret bir tefekküre dönüşen mantık

İkincisi: Osmanlı devletinin, Hindistan yolu bulunduktan sonra Akdeniz’deki diğer tüccar memleketlerle beraber transit rolünü ve iktisadî ehemmiyetini kaybetmesi ve dünya sıklet merkezinin Atlas Denizi’ne geçmesidir. Bu suretle İbn-i Sînâ’da mükemmel bir usûl halini almaya başlayan mantık Osmanlılar devrinde gayr-ı amelî, ihtiras ve hararetini kaybetmiş, sırf kelime oyunundan ibaret bir tefekkür haline gelmeye mecbur olmuştur.

İlk müessis matematikçiler Türklerdi

Matematik. – Muasır Avrupa matematiğinin kökleri Yunan ve Hint menbalarından gelerek büyük bir inkişaf kazanmış olan İslâm matematiğidir. 299

İslâm matematikçileri içerisinde en büyük kısmı Türktür. Daha Abbasîler zamanında ilk müessis matematikçiler Türklerdi. Bunlar Bağdat’ta halifelerin himâyesi altında evvela ameli ve fenni gayeler üzerinde çalışarak işe başlamışlar; matematiği gittikçe daha mücerret ve desinteresse bir bilgi haline getirmişlerdir.

Birinci asırda başlayan tetkikler Horasan, Türkistan, daha sonra Azerbaycan ve Anadolu medreselerinde devam etmiştir. Felsefî tefekkürün en canlı olduğu devirde matematik de yaratıcı bir kudrete mâlikti. Cengiz istilasından dolayı bir fasıla devresi geçirdikten sonra Timurleng’in torunları ve Osmanlıların ilk devirlerinde tekrar canlanmıştır. Yukarıda gördüğümüz sebeplerden dolayı da yavaş yavaş yerini sûrî mantığa ve kelama bırakarak zayıflamış; hatta hemen hemen terkedilmişti.

Hesabın kökleri Yunan ve Hint’den gelmekle beraber onu rationnel bir ilim haline getiren Türkler oldu. Nitekim cebir de ilk defa Eski Yunan’da Diophante’da başlamasına rağmen ancak İslâm medeniyetinde Türklerin elinde müstakil ve tam bir ilim oldu.

İlk defa Kitâbu’l-Cebr ve Mukabele ismini kullandılar ve bu kelime daha sonra Garba (Algebre) şeklinde geçti. Hendesenin esasları Eski Yunan’dan gelmekte idi. Öklid’in Elefnents’leri; Appolonniuns’un Canoııiques’leri; ve Batlamyos’un Almageste [El-Macestî]’si tercüme edildi.

Fakat Türkler bazı Arap ve Acem âlimleriyle beraber geometriyi tekâmül ettirdiler. Ve trigonometriyi vaz ve tedvin ettiler. Biz burada matematiğin bütün tekâmülünü değil. Ancak umumiyetle Türk tefekküründe onun oynadığı rolü ve matematik tefekkür sahasında orijinal addedilebilecek Türk mütefekkirlerini göreceğiz.

Kaynak: Hilmi Ziya Ülken: Türk Tefekkür Tarihi. İstanbul. YKY 3 Baskı: İstanbul, Mart 2007. ss.176-177

Matematik ve Türkçe

TESPİT: Türk dilinin matematiksel bir sistematiği vardır ve neticede Türkçe zengin bir dil haline gelmiştir ve bu potansiyeli nedeniyle her geçen gün daha da zenginleşmektedir. Dilde matematik çok önemlidir ve insan davranışlarına da temel sağlamaktadır. Neden diyecekseniz matematikte fazlalık veya eksiklik eksiklik söz konusu değildir, sayıların birbirleriyle girdiği ilişkiler net sonuçlar ortaya koymaktadır.

SORU: Zihne de yansıyan dildeki matematik sistematiğine rağmen Türkler neden ezberci ve test şıklarına dayanan bir eğitim sisteminde ısrarcıdırlar?

İhtiyaçların karşılanması

Artış eksiliş bölünüş çarpım işlemleri hepsi sayıların birbirleriyle girdikleri ilişkilerin bu dört işlem neticesinde verebileceği neticeleri net olarak ortaya koymaktadır. Dilden Türklerin insan davranışlarına yansıyan bir diğer nokta da ihtiyaç kavramına verilen önem. Kaynakları kıt olan bozkır coğrafyalarında yaşadıkları için Türkler tarihleri boyunca ihtiyaçlarının karşılanması konusunu merkeze almışlar ve hayatları boyunca lükse kaçmamışlardı. İhtiyaçları neyse onun giderilmesini önemsemişlerdi.
Bulundukları koşulların gerektirdiği ihtiyaçların karşılanması konusunda sorular ve çözümler üretme yoluna gitmişler bunun dışına pek çıkmamışlardı. Sayılar ile harflerin ayrıca toplumsal anlamları ve sonuçları da bulunmaktadır birbirleriyle etkileşim halindedirler. Türkler, matematiksel dillerinin zorunlu kıldığı düşünüş biçimi neticesinde ihtiyaçlarına uygun ürünleri icat yoluna gitmişlerdir. Türkçe de bu nedenle sade ve net bir dildir. Önemli olan ihtiyacın israfa yol açmayacak biçimde karşılanmasıdır. Matematik ve Türkçe etkileşimi neticesinde pastırma, pestil, dolmuş, minibüs, metrobüs akla ilk gelen ürünlerdir.

Sıfır Sayısı

Dillerindeki matematik yapı içeriği neticesinde insanlığa sıfır sayısını armağan eden Türkler olmuştur. Özbek Türkü Harezmi matematik işlemlerinde ilk kez sıfır kavramını kullanan insandır.
Harezmi
Harezmi

Evrenin Sistematiği ve Türkçe

Matematik, evrenin sistematiği ve işletim mekanizmasıdır. Bu sistematiğin Türklerin dillerinde de mevcudiyeti, bu sayede Türklerin evreni algılamalarının, evrensel kavramlarla düşünüş biçimlerini ve yolunu açmıştır. Dildeki ve harflerdeki sesleri ve kelimeleri cümlelere bu şekilde yansıtan harfler ve sayıların dilsel sistematiği, Türklerin zihinlerinde yer bulan bir işletim sistematiği olarak bulundukları yeryüzü coğrafyalarındaki yerleşim biçimleri, yeradları, kültür eserleri ve mimari olarak da karşımıza çıkmaktadır. Matematik ve Türkçe etkileşimi Türklerin düşünce üretimleri konusundaki en mühim hazineleridir.

Turkey Russia Turkestan India

Photograph Copyright Coimbatore, South India 2017

IDEA: Turkey Russia Turkestan India

QUESTION: Turkey Russia Turkestan India

Very true. I expect the balancing game evolves into cooperation between North (Russia, Turkestan) and South (India) with a catalization in the middle by Turkey.

Planned Military Facilities of Russia in Africa and Asia

This is the unique elevator against Western domination as China is controlled by US for their dollar hegemony.
Turkey and India are playing the balancing game between Russia and West. So far so good

Iran, is actually the west in the east. And it is constantly closing the doors of dialogue to Turkey. There is no cooperation. When we approach it from these perspectives, it is the north-south dialogue that appears before Turkey in the face of the new developments of the twenty-first century. In this dialogue, Russia and Turkistan in the north and Africa and India in the south appear as development regions. Because the development rates of Africa and India in the south have started to rise much higher.

There is a population explosion in Africa. And the pace of development in India has started to surpass China’s. Now, when we look at it from India, Turkestan and Russia are located in the north of India. However, since there is no real cooperation and dialogue between India and Turkey due to Pakistan, India cannot reach Russia. There is only one channel it can reach.

Going to the Black Sea through the straits in Turkey and doing business with Russia. Where is the opening of this channel, that is, the opening of this cooperation channel?

Turkey, Russia, Turkestan, India and Africa. This is a cycle. And this cycle could not be in question along the line of the west east thing. When we looked at the figures, Turkey‘s exports were made to western countries on a large scale. Exports to the countries in the south and east are in low numbers. However, this foreign trade relationship with the West has not been able to bring about a political union. Turkey is an excluded party from the European Union.

From that point of view, when we take into account the uninterrupted cooperation between Russia and India due to this developing and uninterrupted Ukraine war, it is a new situation for Turkey.

It seems clear that the new horizons are in the north-south dialogue. Of course, the Chinese factor is also at play here. but there can be no cooperation between Turkey and China in China. Because our export there is not even at the level of three billion.

Our imports are more than thirty billion dollars and we are in a harmful position from here. In this respect, we see the axis of development in the North-South style, not in the West-East style, but in the North-South style.

I will look forward to your valuable thoughts on this matter. Goodbye dear friends. I hope to see you. Goodbye

Prof Herbert Reginbogin

Minute 5:28

…………………………….

Dear friends, when we look at our export performance in terms of continents, compared to Turkey‘s performance, the African continent in the south ranks first. In terms of the share we receive in the import supply of the continents, the share we receive from the African continent is at the top with three point four percent and we are in the eighth place.

In the European continent, which we have relations with in the import countries of Africa but with the Customs Union, our share from one point seven percent is one point seven percent. That is half of Africa. This is a notable issue. Of course, the share we get from Africa’s share in imports will rise even higher in the future.

When we look at it in terms of directions, west and east seem to be a contradiction, while north and south contribute to each other. Of course, Russia, Turkestan in the north, and Africa and India in the south would have contributed to each other, provided that the central country was Turkey.

Levent Agaoglu

WQ Wisdom

WQ Wisdom WQ Wisdom WQ Wisdom

The person is very deep. so we can see the depth and very simple as well with the wisdom. therefore we can call wisdom as WQ.
WQ is wisdom quotient this is a really wisdom and it is rare within the humanity for the persons and then for the development
For the definitions we can observe two different attitudes unwise and wise persons softy and Sofia persons and patent and wise man persons. the first ones are without wisdom and the succeeding ones are with the wisdom.
It is not only the knowledge who makes a person wise man knowledge also may make you a patent person. we say in Turkish bilge. There’s a difference between bilge and Wiseman.
You need to have more than knowledge the experience as well and then to understand the people empathy for the wisdom acquaintance.
Finally we can ask the question who is Wizard.
Wizard is a person who has the vision plus wisdom. Vision makes you the leader and wisdom makes you wise person. So this is a formula for developments of the humanity.
If persons have the two Powers with Vision Plus wisdom so they can be creating many developments and changing Innovations in business life in International lives in political lives in Sciences as well.
Humanity needs Wizard.