Home Blog Page 84

Urduca Türk dili midir?

Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki’de ne de güzel izah etmiş. Urduca, Hindistan’daki en yaygın dil, ordu ve bürokraside kullanılan resmi dil imiş. Türkler, Osmanlı İmparatorluğunda olduğu gibi Hind’de de özgün bir dil geliştirmişler.

Kamus-ı Türki benzeri bir Kamus-u Urdu olsa da hazinelerimiz çoğalsa.

Urduca aynı şekilde edebi bir dil imiş.

Urduca Türk dili midir?

Urduca, kökenini Sanskritçe’den alır ve Farsça, Arapça ve Türkçe gibi dillerden de etkilenmiştir. “Urdu” kelimesi ise Türkçeden gelen “ordu” kelimesinden türemiştir ve “ordugâh” anlamına gelir. Bu kelime, dillerin geliştiği bölgedeki Türk ordularının varlığına atıfta bulunur.

Urdu kelimesi Türkçe’de ve Moğolca’da hanın sarayını, karargâhını, silâhlı kuvvetleri (ordu/orda) veya askerin konakladığı, barındığı yeri (ordugâh, karargâh) ifade etmektedir (bk. ORDA; ORDU).

Hindistan ve Pakistan ilmî çevrelerinde Türkçe kökenli olduğu kabul edilen Urdu kelimesinin Hindistan’da ilk defa Bâbür’ün (1526-1530) Veḳāyiʿinde yer aldığı kaydedilmektedir. Fakat Vekāyiʿde bu özel bir dilin adı olarak değil “ordugâh” anlamında kullanılmıştır.

Cümle yapısı bakımından büyük ölçüde Farsça’nın etkisinde kalan, Hintçe, Arapça, Türkçe, Farsça ve yerli dillerden ödünç kelime alan Urdu dili bu dillerdeki seslerin hepsini karşılayacak zenginliktedir.

Özetle:

  • “Urdu” kelimesi Türkçeden türemiştir.
  • Urduca’da Türkçeden kelimeler var, ancak dilin genel yapısını etkileyecek kadar değil.
  • Urduca’nın gramer ve kelime bilgisi Hintçe’ye benzer.

Ek kaynaklar:

Türk Dili Bayramı neden 720 yılından itibaren başlatılmamaktadır?

Türk dilinin ilk yazılı belgesi 720 yılında Bilge Tonyukuk tarafından yazılıp taşa yazılıp diktirilen Tonyukuk Yazıtıdır. 720 yılından başlatılarak, Türk dilinin 1300 yılı aşkın yazılı bir dil haline gelişi kutlanmalıdır. Mevcut uygulamada, kutlama, 13 Mayıs 1277’den başlatılmaktadır.

Karamanoğlu Mehmet Bey’in 745 yıl önce 13 Mayıs 1277’de çıkardığı ve Türkçenin resmî dil olarak kabul edildiği fermanın yıl dönümü, bugün bayram olarak kutlanıyor.

Kadim dilimiz Türkçe, derin ve köklü tarihiyle büyük bir medeniyet dilidir. Hem konuşma ve yazı dili hem resmî dil hem de eğitim ve bilim dili olarak yüzyıllar boyunca varlığını sürdürmüş, bir dünya dili hâline gelmiştir.

Karamanoğlu Mehmet Bey, “Şimden gerü hiç kimesne kapuda ve dîvânda ve mecâlis ve seyrânda Türkî dilinden gayrı dil söylemeyeler.” sözüyle Türk dilinin önemine ve korunmasına işaret etmiştir. Büyük medeniyetlerden süzülerek gelen Türkçe, bu fermanın öncülüğünde nesilden nesile aktarılmıştır.

Türk diline gönül veren herkesin Türk Dil Bayramı kutlu olsun.

 

Farabi ve Düşünce Gücü

“Düşünmek ruhun kendi kendiyle konuşmasıdır”
Kötü ya da iyi hissetmenizin nedeni düşündüğünüz şeylerdir. Çünkü hissetmek düşünmekle başlar.
Cahil insan kimdir? Cahil insan aklını kendine eğitmek ve öğrenmek için kullanmayan insandır.
Akıl, insanın sahip olabileceği en yüce değerdir.
Aklını kullanamayan insan karanlığın içinde kalacak ve hiçbir şey görmeyecektir.

İlk Türk filozofu olan Türkistanlı Farabi’nin düşüncelerinin merkezinde yer alan fizik ve metafizik dünyalar arasında köprü vazifesi de gören insandır. Düşünce gücü ve ürünü olan bilgi insanın en önemli hasletidir. İnsan ayrıca sadece düşünce gücü ile var olamaz. İnsanı var eden diğer insanlarla yardımlaşma ve dayanışma ihtiyacıdır. Farabi bu dayanışmayı evrensel düzeye çıkartarak dünya devletini ve bütünsel insanı idealize etmiştir.

Farabi bu görüşleri ile felsefesinin içine özgürlük (düşünce gücü) ve dayanışmayı eşzamanlı olarak konumlandırmıştır.

Bu görüşleri ile Farabi kamuculuğu öne çıkartan bir düşünürdür. Erdemli insanlardan oluşan ideal devlet, özgürlük, dayanışma ve yardımlaşma esaslıdır. Böylece Türklerin gelenekselleşmiş dünya devleti idealleri ve kamucu davranış biçimleri, Farabi’de bir üst düzeyde ifadesini bulmaktadır.

Sosyolog-Filozof İbni Haldun’un öncülü olmasına karşın ülkemizde bilinirliği yüksek değildir. Türkistan ve Kuzey Afrika sosyolojilerinin de farklılığına karşın özgün olmayan İbni Haldun tercih edilmektedir ki dikkate şayandır.

2020 Unesco Farabi yılı olarak kutlanmaktadır ki yine trajik olan felsefesinin merkezine insanı alan bir düşünürün kutlandığı yıl insanın yok edilmesi sürecinde de bir başlangıç teşkil etmektedir.

Tanımı gereği salt olarak insan ve yetkinliklerini esas alması gereken felsefe disiplini içine dayanışma ve yardımlaşma konusunu dahil eden Farabi’dir. Türk düşünce sistematiğinde kamuya verilen önceliği değerlendiren Farabi böylelikle özgün bir katkı sağlamıştır. Sadece birey olarak incelenen insanın toplumsal kişiliği ve kamusal davranışları da Farabi’den sonra incelenmeye başlanmıştır.

Anlaşılan o ki kamusal düşünceleri ile en çok etkilediği filozof Yusuf Has Hacip ve eseri Kutadgu Bilig olmuştur. Devam eden yıllarda Yesevi’nin hikmetleri ve Yunus’un dörtlükleri hep Farabi’nin yardımlaşmayı esas alan kamucu damarından beslenmiştir.

Türk düşünürlerin Farabi’ye, yüzyıllardır yalnızlığa öteledikleri ilk filozofumuza borçları çok derindir. Umulur ki bu borçlar Farabi’deki kamu düşüncesinin analizinden itibaren geri ödenmeye başlanacak ve söz konusu analizler de pratik faydalar üretecektir.

Farabi düşünce dünyasında önce bir protestoyu ardından da bir rönesansı gündeme getirmişti.

“Bir bilim olarak biz Türkler felsefeye Müslümanlığı kabul etmemizden yaklaşık iki asır sonra yakından ilgi göstermişizdir. Özellikle Emeviler döneminin devlet yönetiminde ve hukuk alanında tamamen yanlış uygulamaları Orta Asya Türkü Farabi’nin protestosuyla karşılaşmış, Türk-İslam dünyasına örnek olan Farabi sayesinde bilim, felsefe, hukuk yeniden yükselişe geçerek altın çağını yaşamıştır.” Kaynak: Doç. Dr. Aybeniz Rahimova. Marksist sistemin ulusalcı filozofu

FARABİ: “Bu güç akıldır”- Düşünme Gücü, Hayal Gücü

Farabi, güçleri teker teker değerlendirmiştir. Kalp gücü, düşünce gücü, akıl gücü en önemli güçler arasında yer almaktadır. Kalp yani gönül merkezi güçtür ve düşünce gücü, akıl gücü ile işbirliği içindedir.

“İnsan, bütün hayvanlardan farklı özellikleriyle ayrılır; çünkü onda gücü ortaya çıkaran, madde organları yoluyla hareket eden bir ruh ve bunun dışında madde organları olmadan hareket eden bir güç vardır; bu güç akıldır. Yukarıda belirtilen güçlere, onlardan her biri için görev gücü olan beslenme, büyüme ve çoğalma gücü dâhildir.
Kavrama güçlerine dış güçler ve iç duygu, özellikle hayâl gücü, tahmin gücü, hafıza gücü, düşünce gücü ve vücudu harekete geçiren hareket güçleri, ihtiras ve nefret dâhildir. Saydığımız bu güçlerden her biri belli bir organ yardımıyla hareket eder, aksi takdirde iş olmaz. Bu güçlerden biri bile maddeden ayrı gerçekleşmez”.
Kaynak: Farabi, es-Siyasetü’l-Medeniyye, Çev: Komisyon, Kültür Bakanlığı Yay., İstanbul, 1980, s. 2-3

Bu gereklilik Farabi’nin sisteminde “hür insan” için kaçınılmaz bir durumdur. Zira
Farabi’ye göre düşünmeyi gerektiren yapıp-etmelerde “iyi düşünebilme” ve “sağlam bir irade gücüne” (el-Kuvvetü’l-Azime) sahip olanlar gerçek hür insanlardır.

İnsan varlığa geldiğinde onda ortaya çıkan ilk şey, kendisiyle beslendiği kuvvet, yani besleyici kuvvettir. Bundan sonra kendisiyle sıcaklık, soğukluk ve benzerleri gibi dokunma ile ilgili nesneleri (malmûs) duyduğu kuvvet, kendisi ile sesleri duyduğu kuvvet, kendisi ile renkler ve ışıklar gibi bütün görülen şeyleri duyduğu kuvvet ortaya çıkar.
Duyularla (havâs) birlikte bir başka kuvvet de ortaya çıkar ki, bu, duyulan şeylerle ilgili olarak, onları isteme veya onlardan kaçınma yönünde onda bir arzu uyandıran (nuzû) kuvvettir.
Sonra insanda bambaşka bir kuvvet ortaya çıkar ki, onun sayesinde insan, geçmişte duyularla edindiği ama artık verili olmayan duyusal şeylerin izlenimlerini ruhunda muhafaza eder. Bu, muhayyile kuvvetidir. Bu kuvvetle insan, bu duyusalları farklı birleştirme ve ayırmalarla birbirleriyle birleştirir veya birbirlerinden ayırır. Bu birleştirme ve ayımaların bazısı yanlış (kâzib), bazısı doğrudur. Bu tahayyül edilen nesnelerle ilgili bir arzu da [veya irade] bu kuvvete gelip eklenir.
Daha sonra insanda düşünce kuvveti ortaya çıkar ki, onunla da insan akılsal nesneleri bilme imkânına kavuşur ve yine onunla güzelle çirkini birbirinden ayırır, sanatlar ve ilimleri yaratır. Akılsal olan şeylerle ilgili bir arzu da bu kuvvete gelip eklenir. Farabi, İdeal Devlet. ss. 65-66
Bir şeyin bilgisi, akıl kuvvetiyle, muhayyile veya beş duyu kuvvetiyle elde edilebilir. Akli güçle idrak edilme özelliğine sahip olan bir şeyin bilinmesi arzu edildiğinde, arzu edilen şeyin elde edilmesini sağlayan fiil, akli güçte bulunan başka bir güçten doğar. Bu da fikri güçtür.
Fikri güç düşünmeyi, ölçüp biçmeyi, dikkatle incelemeyi ve çıkarsama yapmayı meydana getiren güçtür. İnsanda bulunan akıl, akılsalların tasavvurlarını kabul etmek üzere hazırlanmış olan maddi bir istidattır.
Akıl bil kuvve ve maddi akıldır ve aynı zamanda da bil kuvve akılsaldır. Bil kuvve akıl kendisinde akılsallar ortaya çıktığında bilfiil akıl olur. Bil kuvve akılsallar, bilfiil akıl tarafından düşünüldükleri zaman bilfiil akılsallar olurlar. Faal Akıl bil kuvve akılsalları bilfiil akılsallar, bil kuvve aklı, bilfiil akıl haline getiren nedendir.
Akılsal güç iki kısımdır. Nazari akıl ve ameli akıl. Nazari aklın işlevi tikellerle ilgili fiilleri gerçekleştirir ve nazari akla hizmet için vardır. Nazari aklın işlevi ise insani fiilin konusu olmayan akılsalları kavramaktır. Akılsallar ise; bütünün parçadan büyük olduğu, bir ve aynı şeye ait olan iki şeyin birbirlerine eşit oldukları cinsinden bütün insanlarda ortak olan ilk akılsallardır İnsanda bu akılsallar var olduğunda, onda tabiatı gereği derin düşünme, düşünüp taşınma, pratik düşünme ve keşfetme arzusu meydana gelir. İnsanda genel olarak idrak edilen şeye karşı duyulan eğilim duyunun veya tahayyülün sonucu ise irade, yok eğer düşünüp taşınmanın ve akılsal düşüncenin sonucu ise seçme (ihtiyar) denir.
İnsan akıl gücüyle bir diğer ifadeyle düşünme gücüyle bilim ve sanatları elde eder. Fiil ve ahlaki davranışlardan iyi ve kötü olanları birbirinden ayırt eder. Gene, onunla, neyi yapması, neyi yapmaması gerektiğini anlar. Yaralıyı ve zararlıyı, lezzet ya da acı veren şeyleri de onunla kavrar. Düşünme gücünü yukarıda nazari ve ameli olarak ikiye ayırmıştık. Ameli güç de sanatlar ve pratik düşünme ile ilgili olmak üzere iki yönlüdür. Ameli güçle insan, isteyerek yapacağı şeyi bilir. Sanat gücüyle de sanatlar ve meslekler kazanılır. Pratik düşünme gücüyle ise, yapılması ya da yapılmaması gereken şeyler üzerinde ayrı ayrı düşünüp taşınılır.
Kaynak: Fârâbî, Siyasetü l -Medeniyye, Dairetü l Maarif, Haydarabad- (H) s (Çeviren. Mehmet Aydın, Abdulkadir Şener, Rami Ayas. İstanbul 1980.) Medinetü l -Fazıla, s.117. (Çeviren., Ahmet Arslan, Ankara-1990) Zübeyir Kars. Fârâbî’de İnsan – Devlet İlişkisi 
Bu temel varlık yapısıyla insan kendi suretiyle olması yönünden ne madde ne de alettir ve yardımcı olma yoluyla asla başka bir tür için de değildir. Varlık ilkeleri açısından düşünen canlı olan insan, hiçbir mümkün cinsi düşünen canlıdan daha üstün olmayınca, düşünen canlının kendisinden daha üstün olan başka hiçbir mümkün şeye hiçbir biçimde yardımı söz konusu değildir.
Bu sebeple düşünen canlı, düşünmesi nedeniyle ne üstünde ne de altında olan hiçbir şeyin maddesi olamaz. Ve kendisinden başka hiçbir şeyin aleti de olmaz. Doğası gereği başkasına hiçbir zaman hizmetçi de olamaz. İnsan doğal olarak değil, düşünme ve irade sayesinde düşünen bir varlık olduğu için kendinden başka mümkün varlıklara ve birbirine yani insan- insana araç olamaz. Çünkü insan amaç bir varlıktır. Kendisinin dışında herhangi bir şeyin aracı olmayan insan, yaşamak ve yetkinliğe ulaşmak için doğal-varlık yapısıyla birçok şeylere ihtiyaç duyacak şekilde yaratılmıştır.
Elbette o, ihtiyaçlarını tek başına sağlayamayacaktır. Zorunlu ihtiyaçları gidermek için insanların bir araya gelmesi kaçınılmazdır. Bu durum onun varlık-koşuludur. Hemen her insan ihtiyaçlarını gidermek için üzerine düşeni yapar. İşte bu bir araya gelme, elle tutulur, gözle görülür somut bir “sosyal birliği” meydana getirir. İnsan, doğasındaki yetkinleşme ihtiyacını bu sosyal birliğin içerisinde gerçekleştirir. Bu sosyalleşme bilinçli ve amaçlıdır.
Bundan ötürüdür ki, insan doğal yapısı gereği bir yurtta ve kendi türünden olan diğer insanlarla bir arada oturur. Bu özelliğinden dolayıdır ki insan, medeni (devlet/ il kurabilir) ve ünsi (siyasi kabiliyetli) bir varlıktır.
İnsanın, devlet kurmaya kabiliyetli, yetenekli bir yapıda olduğuna göre, insan devlet kuran siyasi varlıktır. Bir başka ifadeyle, doğal yapısı gereği sosyal birliğe katılan insan bu katılmanın sonucunda siyasileşerek daha açık ifadeyle medenileşerek/ insanlaşarak ikinci bir huy kazanır. İkinci bir karakter kazanan insan, kendi doğal yapısından gelen doğal niteliklerle ve kazandığı ikinci huyla içerisinde bulunduğu sosyal birlikle uyuşmaya çalışır. Fârâbî, Siyasetü’l -Medeniyye, 37-39. (Adı geçen çeviri.) s.33-34.
FÂRÂBÎ’DE İNSAN – DEVLET İLİŞKİSİ * * Zübeyir Kars** * Bu çalışma Atatürk Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi ile Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi tarafından 1998 yılında ortaklaşa düzenlenen “ İnsan Felsefesi” konulu “ Felsefe kongresi”nde sunulmuştur.
‘Bir uçtan diğer bir uca veya ölçülülüğe (vasat) çekilmemizi kolaylaştıran bir
araç olarak kullanmak zorunda olduğumuz bir aracı bilmemiz gerekir’
Farabi’nin araç olarak sözünü ettiği, hazdan ibarettir. Nitekim Farabi’ye göre bu araç olmaksızın düşünce tek başına yeterli olmayabilir. Bu nedenle mutluluğa ulaşabilmek için hazların da en uygun bir şekilde kullanılması gerekmektedir. Ona göre hazlar ‘duyuluru izleyen (mahsuse) ve kavranılırı izleyen (mefhume) olmak üzere iki kısma ayrılır.135
Farabi, birincisine işitme, görme, tatma, dokunma ve koklamayı; ikincisine ise liderlik, hâkimiyet, zafer ve bilgiyi örnek olarak verir. İnsanlardan hür olanlar ise tüm bu özelliklerin yanında, haz ve elemi bir araç olarak kullanmak suretiyle, iyi bir eylemi yapmayı ve kötü bir eylemi terk etmeyi kendilerine kolaylaştırırlar.

Farabi, hür insanı “düşünmeyi gerektiren şeyde sağlam bir düşünce ve sağlam bir iradeye sahip olan insan” diye tanımlar.136

Kaynak: İslam felsefesinde insanın özgürlüğü problemi (Farabi ve Kadı Abdulcebbar’a göre) Ocak, Hasan

 

Fikri Güç

İnsanın Temel Varlık Yapısı

Farabi’ye göre varlık ve var olanlar bir bütün oluşturur. Bu bütünün tepe noktasında Tanrı vardır. O, İlk Sebeptir. Tanrı’dan başlayarak aşağı inildikçe İkincil Sebepler, Faal Akıl, Can (Nefs), Suret ve Madde yer alır. Gök cisimlerinden ve onların hareketlerinin değişmesinden dört unsur, taş cisimleri, bitkiler, hayvanlar daha sonra düşünen canlı yani insan meydana gelir. Düşünen canlı da varlığa geldiğinde ilk ortaya çıkan şey kendisiyle beslendiği güç yani besleyici kuvvettir.

Bundan sonra sırasıyla beş duyu gücü, arzu gücü, muhayyile gücü ve akıl gücü ortaya çıkar.

Besleyici güç, bedenin oluşmasında ilk meydana gelen kalpten başlayarak diğer organların oluşmasıyla oluşur.

Beş duyu kalbe haber taşır. O, zararlı ile yararlıyı, iyi ile kötüyü ayırt edemez.

Muhayyile gücü bu haberleri kalpte muhafaza eder, korur. İster uykuda ister uyanıkken duyumun bitiminde duyulur nesnelerin görüntülerini korur, onları birleştirir ya da birbirlerinden ayırır. İyi ve kötü dışında, eylemlerden ve ahlaki davranışlardan yararlı ve zararlı, acı ve zevk verici olan şeyleri algılar.

Arzu gücü beş duyu, muhayyile ve akıl gücüyle idrak edilen bir şeyin üzerinde karar verme olan irade kuvvetiyle gerçekleşir. Bu güçle insan, bir şeyi ister ya da kaçar; onu özler ya da ondan tiksinir. Kin ve sevgi, dostluk ve düşmanlık, katılık ve acı v.b gibi cana ilişkin duygular bu güçle oluşur. Bir şeyin bilgisi, akıl kuvvetiyle, muhayyile veya beş duyu kuvvetiyle elde edilebilir.

Akli güçle idrak edilme özelliğine sahip olan bir şeyin bilinmesi arzu edildiğinde, arzu edilen şeyin elde edilmesini sağlayan fiil, akli güçte bulunan başka bir güçten doğar. Bu da fikri güçtür. Fikri güç düşünmeyi, ölçüp biçmeyi, dikkatle incelemeyi ve çıkarsama yapmayı meydana getiren güçtür. İnsanda bulunan akıl, akılsalların tasavvurlarını kabul etmek üzere hazırlanmış olan maddi bir istidattır.

Akıl bil kuvve ve maddi akıldır ve aynı zamanda da bil kuvve akılsaldır. Bil kuvve akıl kendisinde akılsallar ortaya çıktığında bilfiil akıl olur. Bil kuvve akılsallar, bilfiil akıl tarafından düşünüldükleri zaman bilfiil akılsallar olurlar. Faal Akıl bil kuvve akılsalları bilfiil akılsallar, bil kuvve aklı, bilfiil akıl haline getiren nedendir.

Akılsal güç iki kısımdır. Nazari akıl ve ameli akıl. Nazari aklın işlevi tikellerle ilgili fiilleri gerçekleştirir ve nazari akla hizmet için vardır. Nazari aklın işlevi ise insani fiilin konusu olmayan akılsalları kavramaktır. Akılsallar ise; bütünün parçadan büyük olduğu, bir ve aynı şeye ait olan iki şeyin birbirlerine eşit oldukları cinsinden bütün insanlarda ortak olan ilk akılsallardır.

İnsanda bu akılsallar var olduğunda, onda tabiatı gereği derin düşünme, düşünüp taşınma, pratik düşünme ve keşfetme arzusu meydana gelir. insanda genel olarak idrak edilen şeye karşı duyulan eğilim duyunun veya tahayyülün sonucu ise irade, yok eğer düşünüp taşınmanın ve akılsal düşüncenin sonucu ise seçme (ihtiyar) denir. Kaynak: Fârâbî, Siyasetü’l -Medeniyye, Dairetü’l Maarif, Haydarabad- (H). 1346. s.37-39. (Çeviren. Mehmet Aydın, Abdulkadir Şener, Rami Ayas. İstanbul – 1980.) s.1-2-34. Medinetü’l -Fazıla, s.117. (Çeviren., Ahmet Arslan, Ankara-1990) s. 44-61. Bahseden:  Farabi’de İnsan-Devlet İlişkisi. Zübeyir Kars

İnsanın, iradesini ve düşünce gücünü tam olarak kullanabilmesi için kendisinde bulunan fikri kuvveti ve onun kullanılacağı yerleri iyi bilmesi gerekmektedir. Çünkü insan hür olabilmek için iradesini kullanmak durumundadır.

İnsanın fiillerinin de iyi veya kötü olarak nitelendiğini hesaba katarsak, hürriyet noktasında bu fiiller sonuçları ve nitelikleri açısından birbirinden farklı olacaktır. Bu farklılığı ise insana
hissettirecek tek özellik fikri kuvvettir. Farabi’ye göre hür insan bu kuvveti tam ve yerinde
kullanmasını bilen insandır. Buna göre Farabi, fikri kuvveti insanın fiilleri açısından üçe
ayırır:

Her şeyden önce insanda fikri bir erdem gücü vardır ve insan bu güç sayesinde
herhangi bir amaca ulaşmada yararlı olan şeyleri keşfeder. İkinci olarak Farabi, kötü
amaçların gerçekleştirilmesi için etkide bulunan fikri kuvveti, fikri bir erdem olarak görmez.

Bunlardan farklı olarak insanda üçüncü bir kuvvet daha vardır ve Farabi’ye bu kuvvet, iyi
olan şeylerin keşfinde kullanıldığı fikri bir kuvvet olma niteliği taşıyacaktır. Ancak Farabi’ye
göre insanların çoğu bu kuvveti fikri erdem sanmaktadır.137

Farabi’ye göre insanın üç temel ahlak niteliği vardır. Söz konusu bu üç temel varlık ve
fikri kuvvet nitelikleri nedeniyle insan, ahlak felsefesine konu olabilecek eylemler yapar. Yine insan bu nitelikleri sayesinde mutluluğa, övülmesine ve yerilmesine neden olan durumları elde eder.

Ahlaki erdemler ile fikir erdemleri arasında önemli bir ilişki vardır. Farabi’ye göre fikir gücü, erdemli amaçları elde edebilmek için en faydalı olan araçları bulabildiği oranda
yetkindir.204 İnsan önce amacını belirler daha sonra fikir erdemi ile en uygun araçları bulma yoluna gider. Ancak bu amaçlar genel bir ayrıma tutulurlarsa, iyi veya kötü olabildikleri ortaya çıkar.

Eğer araçlar erdemli bir amaç için en uygun araçlar ise iyi (hasen) ve güzel
(cemil) araçlardır. Ancak amaçlar kötü ise, düşünce gücüyle bulunan araçlar da kötü, çirkin
işler (el-Umur el-Kabiha) ve fenalıklardır (es-Seyyiat).205 İnsanın istediği manada uygun
eylemlerde bulunabilmesi, özgürce davranma yeteneğine sahip olması; duyu organlarının
sağlamlığına olduğu kadar, bu bilgilerden doğru eylemlere insanı sevk edecek, onu bedeni
arzuların ve şehvetin esiri kılmayacak bir akıl da lazımdır.

İnsanı diğer canlılardan ayıran ve eylemlere hürriyet kazandıran unsurların başında akıl gelmektedir ve Farabi’ye göre düşünmeyen canlılar sadece hayatlarını devam ettirecek bilgi ve eylem yapma gücüyle sınırlıyken, düşünen canlıların nefisleri düşünme, arzu etme, hayal ve duyum gücü gibi eylemlere yaşamsal dürtülerin de ötesinde farklı yorumlar katarak hürriyetini yaşayabilecek kapasiteye sahiptir.  Kaynak: İslam felsefesinde insanın özgürlüğü problemi (Farabi ve Kadı Abdulcebbar’a göre) Ocak, Hasan

DÜŞÜNME GÜCÜ

Farabi’ye göre bir insanın özgür eylemde bulunabilmesinin ön şartı, dış dünyadan kendisine veri sağlayan duyuların sağlam olmasıyla başlamaktadır. Daha sonra elde edilen bu verileri kategorilere ayırıp kendisi için en uygun olanını seçip yapma işi de aklın görevi olacaktır.

Bu unsurlardan birinin sağlıklı işlememesi halinde insan içgüdüleriyle hareket edecek ve düşünme gücünden yoksun diğer canlılardan farksız olacaktır. Bu durumda olan birisi için gayet doğaldır ki, özgürlükten söz etmenin bir anlamı da kalmayacaktır.

Ahlaki erdemler ile fikir erdemleri arasında önemli bir ilişki vardır. Farabi’ye göre fikir gücü, erdemli amaçları elde edebilmek için en faydalı olan araçları bulabildiği oranda yetkindir
(Farabi, 1999b: 52; 1995b: 27).
İnsan önce amacını belirler daha sonra fikir erdemi ile en uygun araçları bulma yoluna gider. Ancak bu amaçlar genel bir ayrıma tutulurlarsa, iyi veya kötü olabildikleri ortaya çıkar. Eğer araçlar erdemli bir amaç için en uygun araçlar ise iyi ve güzel araçlardır. Ancak amaçlar kötü ise, düşünce gücüyle bulunan araçlar da kötü, çirkin işler (el-umuru’lkabiha) ve fenalıklardır (es-seyyiat)
(Farabi, 1999b: 70; 1995b: 57).

İnsanın istediği manada uygun eylemlerde bulunabilmesi, özgürce davranma yeteneğine sahip olması; duyu organlarının sağlamlığına olduğu kadar, bu bilgilerden doğru eylemlere insanı sevk edecek, onu bedeni arzuların ve şehvetin esiri kılmayacak bir akıl da lazımdır.

İnsanı diğer canlılardan ayıran ve eylemlere özgürlük kazandıran unsurların başında akıl gelmektedir ve Farabi’ye göre düşünmeyen canlılar sadece hayatlarını devam ettirecek algı ve eylem yapma gücüyle sınırlıyken, düşünen canlıların nefisleri düşünme, arzu etme, hayal ve duyum gücü gibi eylemlere yaşamsal dürtülerin de ötesinde farklı yorumlar katarak özgürlüğünü yaşayabilecek kapasiteye sahiptir.

Öyle anlaşılıyor ki, Farabi’ye göre insan nasıl doğuştan akıl gücüne (bilkuvve akıl) sahip olarak dünyaya geliyorsa, kendine verilen bir takım asli özellikler sayesinde de özgür olarak dünyaya gelmektedir. Çünkü insan belli psikolojik özellikleri haiz olarak dünyaya gelmekte ve büyüdükçe sadece bu özellikleri kullanmasını öğrenmektedir. İrade, seçme, isteme gibi bazı özellikler insanın kendinde olan niteliklerdir. Dolayısıyla insan bu dünyaya sınanmak için gönderildiyse buna uygun olarak da yaratılmıştır.

İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik, Farabi’ye göre insan aklıdır ve insan aklı işleyiş prensibine göre ameli ve nazari olmak üzere iki kısma ayrılır. Ameli akıl, nazari akla hizmet için vardır.
Buna karşın nazari akıl “hiçbir şeye hizmet için değil, kendisiyle mutluluğa ulaşılmak için verilmiştir” (Farabi, 1995a: 106).
Bilgi ve seçim sayesinde insan, iyi ve kötüyü yapmaya güç yetirir. Tanrısal ödül ve ceza da bundan ileri gelir. Sözü edilen bu bilginin yanında iyi ve kötüyü yapmaya gücü yetecek hale ulaşmaya insan, seçme özelliği ile sahip olur (1377h: 63).

Seçme ve buna bağlı olarak eylemde bulunma, Farabi’ye göre insanın özgür olarak kendini ortaya koyduğu anlamına gelmektedir. Özgürlük ile ahlakilik Farabi’de birbiriyle çok yakın bir ilişki içindedir. Özgürlük yoksa ahlak yoktur, ahlak yoksa o eylemin özgür insani iradeden çıktığı söylenemez. Bu dengeyi ise Farabi’nin ameli hikmet dediği kuvvet kurmaktadır.

Ameli hikmet; ister mutluluk olsun, isterse mutluluk elde etmek için gerekli olan bir şey olsun, bir insan için gerçekten büyük bir iyilik, faziletli ve sürekli bir amaç meydana getirmek için yapılan şeyde, en mükemmel ve en iyi şeyleri ortaya çıkarma ve mükemmel düşünme gücüdür.
(Farabi, 1986: 45).
Bunun devamı ise, eylemlerin ve nefse arız olan niteliklerin ya sadece iyi ya da kötü olmasına araç olan kuvvettir. Ayırt etmenin iyi veya kötü olmasına araç olan kuvvet iki kısma ayrılır. Birisi iyi ayırt etmenin gerçekleşmesini sağlar ve o zihin gücü (kuvvetu’z-zihn) diye adlandırılır.
Diğeri de kötü ayırt etmeye araç olur ve ona zihin zayıflığı (da’fu’z-zihn) ve aptallık adı verilir. Eylemlerin ve nefse arız olan şeylerin iyi ya da kötü olmasına araç olana huy (hulk) adı verilir. İnsanda iyi eylemlerin meydana gelmesine sebep olan huylar iyi huylardır, kötü eylemlerin meydana gelmesine sebep olan huylar kötü huylardır.
(Farabi, 1377h: 27; 1999b: 63; 1995b: 81).

Farabi’ye göre fiziksel varlıklar ve olaylar insandan bağımsız bir şekilde dış dünyada varlıklarını sürdürmektedirler. Bunlar tabi varlıklar olarak adlandırılır. Ancak bir de insan iradesinin karışmasıyla varlık sahasına çıkan varlıklar vardır ki, Farabi bunlara da iradi varlıklar demektedir. Bunlar irade ile varlığa getirilmeleri mümkün olan varlılardır ve onları varlığa çıkmalarının asıl sebebi, var olma şartlarını bilip ona göre bu varlıkları var kılan insan iradesi ve gücüdür.

Dolayısıyla insan kendine doğuştan verilen irade ve eyleme özgürlüğü ile bunlara bitişik durumdaki gücü de kullanarak kendi eylemlerini kendi iradesiyle meydana getirmektedir. Bilgi ise bu noktada anahtar bir rol oynamaktadır.
“Bunun sonucu odur ki, iradi varlıkların her hangi birini varlığa getirmek isteyen biri, daha önce bu şey varlığa geldiğinde onunla birlikte bulunması gerekecek ilkeleri bilmek zorundadır”
(Farabi, 1999b: 67; 1995b: 50; 1986: 53).

Kaynak: Hürriyet Problemi Bağlamında İnsan Fillerindeki Temel Dinamiklerin Farabi Felsefesindeki Yeri HASAN OCAK Eğt. Gör. Dr. Diyanet İşleri Başkanlığı, Selçuk Dini Yüksek İhtisas Merkezi 42100, Selçuklu, Konya, Türkiye [email protected]

 

 

Türk Dünyasının Bilim Adamları dizisi, Bakü Mektubu

Doç. Dr. Aybeniz Rahimova

 

 08.02.2024 Yazmaların Paşa`sını kaybetmenin dayanılamaz acısı

 03.04.2023 Bugünün modasıyla değil doğuştan milli olmak

 31.01.2023 Pir-i Kalenderim,Hocam….BABAM

 04.04.2022 Şair,tezkireci,eğitimci,bilgin…

 19.03.2022 `Gam çekme,bulursun şeref-i vuslatı ey dil…

 09.03.2022 İlk tradejimizin yazarı da Şuşa`lıydı…

 01.03.2022 “Ki ben öz kanım ile derdime derman ettim…”

 21.02.2022 Özlemi simgelerle dindirmek

 21.02.2022 Özlemi simgelerle dindirmek

 13.02.2022 “Lezzet ve tesir Kasım Beyin hayaletinde çoktur…”

 07.02.2022 `Bir özgedir keyfiyet-i Karabağ`

 11.10.2021 `Dili kelime kelime öğrenen ve öğreten bilim adamı`

 09.08.2021 `Yazar, bilim adamı, hoca, ekol`

 18.07.2021 `Öğretmenlik,hocalık,gazetecilik,yöneticilik ve hepsinin sonucu bilim`

 06.06.2021 `Ruhu Karabağ`da kalmış bir bilim adamı`

Çinli Düşünürler A-Z

55 düşünürün, 25’i milattan önce yaşayan kişilerdir.

MÖ 551 doğumlu Konfiçyus, tüm Çin Tefekkürü’nün temelinde yeralmaktadır.

Book of Documents ………………………………………………(c.5th century BC)

Cheng Hao——————————————————– 1032-1085

Cheng Yi———————————————————– 1033-1107

Confucius—————————————————— 551-479 BC

Daochuo———————————————————— (d.645)

Deng Xiaoping ———————————————      (1904-1997)

Doctrine of the Mean ——————————– (c.2nd century BC)

Dong Zongshu—————————————– (c.179 – c. 104 BC)

Fazang…………………………………………………………..(643-712)

Ge Hong……………………………………………………….. (c.283-343)

The Great Learning———————————-(c.3rd century BC?)

Guanzi ———————————-              (Text c.4th to 2nd century BC)

Guo Xiang ————————————————— (d.312)

Han Yu———————————————————— (764-824)

Han Wendi————————————————- (c.180-157 BC)

Hanfeizi————————————————- (c.280-c.233 B.C)

Hu Shi————————————————————– (1891-1962)

Huainanzi ———————————————— (C.139 BC)

Huangbo——————————————————–     (d.850)

Huineng ……………………………………………………………….(638-713)

Huisi ————————————————————   (514-577)

Kang Youwei—————————————————– (1858-1927)

Laozi …………………………………………………………(c.late 3rd century BC)

Li Ao —————————————————————   (c.800)

Li Si——————————————————— (280-280?BC)

Liang Qichao————————————————— (1873-1929)

Lu Xun———————————————————- (1881-1936)

Mao Zedong—————————————————– (1893-1976)

Mencius————————————————– (4th century BC)

Mozi—————————————————— (5th century BC)

The Methods of the Sima………………………………… (c.mid 4th century BC)

Ouyang Xiu——————————————————- (1007-1072)

Sengzhao——————————————————– (384-414)

Shang Yang———————————————— (c.385-338 BC)

Shen Buhai———————————————- (c.400-c.337 BC)

Shenhui…………………………………………………………… (670-762)

Sima Qian—————————————————– (145-90 BC)

Sun Yatsen——————————————————– (1866-1925)

Sunzi—————————————————— (c.544-496 B.C.)

Tai Gong———————————————— (c.4th century BC)

Wang Anshi—————————————————– (1021-1086)

Wang  Chong————————————————— (27 C – 100)

Wang Yangming————————————————- (1472-1529)

Wei Jingsheng—————————————————- (1949-)

Wei Liaozi———————————————- (c.3rd century BC)

Wuzi ……………………………………………………………. (4th century BC)

Xun Yue—————————————————— (148-209)

Xunzi—————————————————– (c.296-c.236 BC)

Yijing————————————————– (c.9th century BC?)

Yixuan——————————————————— (D.867)

Zhang Zai—————————————————— (1020-1077)

Zhou Dunyi—————————————————– (1017-1073)

Zhu Xi———————————————————– (1130-1200)

Zhuangzhi ………………………………………………………….(4th century BC)

Zuo Commentary————————————– (c.3rd century BC)

 

Kaynak: The Great Thoughts of China, Liang Congjie, 1996, Canada

 

 

Düşünce Gücü – Bilgesözler

 

***********************************

DÜŞÜNCE, DÜŞÜNÜR, FIKIR
OKUMA YAZMA
DÜŞÜNCE
TEFEKKÜR
DÜŞÜNÜR
MÜTEFEKKIR
ENTELEKTÜEL
SANAT
FELSEFE
EDEBIYAT
ŞIIR
ŞAIR
YAPAY ZEKA
ZEKA
AKIL
MATEMATIK
KALP
KITAP
HAYAL
BEYIN
Z KUŞAĞI

 

*********************************************

 

Düşünce, Düşünür, Fikir

  • Bedreddin, Piri Reis, Sokrates
  • Düş’ünce durmaz.
  • Düşünce Gücü “Dil’de, Fikir’de; İş’te Birlik”
  • Düşünce hayatımızın Türküler boyutu, memur değil halk temelindedir.
  • Düşünce olmaz düşünce.

Düşünce üretimi konusunda süreçlerin ( Dinleme• İşitme •Konuşma •Görme •Okuma •Yazma ) etki dereceleri eşit ağırlıklı mıdır, yoksa bazı süreçler daha mı etkilidir. 

  • Düşünce ve Fikir çeşitliliği bu derece zengin, farklılıkları, karşıt kitapları, yaklaşımları içinde barındıran, bir kitabevi bünyesinde yan yana bulundurabilen, bu medeni cesareti ortaya koyabilen ikinci bir kitabevi daha görmedim; gönülden kutlarım Ahmet Koyutürk Beyefendi.
  • Düşünce’nin Gücü. İnanılmaz.
  • Düşünmek için “Hava Parası” da verecek miyiz?
  • Düşünür Yusuf Akçura’nın İZM’ler olarak ayrıştırdıklarını, Düşünür-Şair Yahya Kemal Beyatlı, BİZ’ler olarak ne de güzel birleştirmiş. Maalesef, halen Biz, bizde değiliz.
  • Fikir dünyamız neden çöl ve çorak?
  • Fikir peşinde koşmadığımız için bu tarz değerli eserlere zihin dünyamız ilgisiz kalıyor.
  • Fikir üretmeyenlerin küfür ve şiddet ürettiği yapı daha uzun süremez.

Okuma Yazma

  • Okuma’nın yüceltilmesi anlamında değil de, okumanın büyütülmesi anlamında devlet politikasını çok önemsiyorum. Spor salonları açılıyor. Bugün okuma salonlarının yetersizliği var, kütüphane de demiyorum, okuma salonlarının açılması lazım. Devlet böyle bir politikayı gütmeye başladığı anda resim değişecektir.
  • Düşüncelerimizi yazıya geçirdiğimizde, on parmak daktilo bilmediğimiz müddetçe, çoğumuz için yazma faaliyeti zordur ve yazmaktan çekiniriz, yazamayız. Yazma faaliyetlerimiz esnasında da bu zaman alır ve zaman aldığı için de düşünceler çok daha hızlı aktığı için düşünceleri kaçırmış oluruz, kaçan balıklar da büyük olur.
  • İnsanların gelişimine baktığımızda milyonlarca yıllık bir evrim söz konusu ve bu evrim içerisinde düşünsel faaliyetler konuşma ile birlikte gelişmeye başlamıştır, yazı çok daha sonradan gelmektedir. İnsanlığın yazı yazma eylemi Sümerlerle başlıyor Milat’tan önce 3500.yılda başlıyor. İlk insanlar Afrika’dan yola çıktıklarından beri konuşma faaliyetlerinin neticesinde düşünme yetileri de gelişmeye başlamıştır.

Düşünceleri yazarak kayda almak sınırlayıcı bir etkendir. Düşünceler yazıyla var olmamış, konuşma ile var olmuştur.

  • Ben kendim bir yazarım. Yazma eylemi konusunda da 5 yıl önce Bilge Tonyukuk’u keşfettim. İlk yazarımız, bu sene de Anıtının 1300.yılı kutlanıyor. Bizim ilk Başbakanımız aynı zamanda. Okuma eylemi konusunda ilk kez yazmayı başlatan yazan insan, onu çok önemsiyorum. Okumaya yönelik olarak da kamu politikalarını çok önemsiyorum.
  • Bizde eğitim sayısal. Sayısaldan biz okuma, sözel bir şey çıkarmaya çalışıyoruz. Mümkün değil. Buna bizim takla attırmamız lazım.
  • Okuma konusunda neden biz gerilerdeyiz, şimdi Aydın’ın genetiği Milet’e gider. Milattan önce 500’e gider. Thales, Anaxemender. Şimdi biz bunu bileceğiz. Aydın’da, İzmir’de o eğitim kalitesi neden son derece yüksek, genetik devamlılık var. Yani bu coğrafi genetiğin devamlılığı var. Biz bunu değerlendirmemiz lazım.

Çinliler bir kitap yazdılar. Dünyanın 100 büyük filozofu diye. İlk 10 içerisinde 5 tanesi Türkiye doğumlu. Miletli bunların 3 tanesi Aydınlı. 

Düşünce

  • Akçura, “Üç Tarz-ı Siyaset” kitabı ile ana fikir akımlarını karşıt kutuplar haline getirmiştir ki, halen kanayan fikir yaralarıdır. Aslında, her üç akım da birbirlerini içermektedir, karşıt değildir. Fikir yaralarımızı tezelden saralım, kavramlarımızı kendimizden, dilimizden üretelim.
  • Davranış; psikolojik. Düşünce; ontolojik. Katılır mısınız?
  • Girişiminizi kutlarım. “Türk Düşünce Tarihi’nde Özgürlük” konusu da kitabınızda yer alacak mı? İlk akla gelenler Maturidi (d. 853), Farabi (d. 872), Biruni (d. 973).

Horasan ve İyonya düşünce mirasını Rumi bileşime bizler kavuşturduk; Tilki İngiltere, Lozan Mübadelesi ile bunu berhava ettirdi.

  • Kaynağı olmayan her bilgi ve fikir, tartışmaya açıktır. Aksi takdirde şahsî düşünceler, şahsı bağlar ve orada kalır!
  • Kıtaların (Avrupa, Asya, Afrika) geçiş noktasındaki Türkiye yarımadaları (Rumeli, Anadolu) nın havuzunda yeralan gen çeşitlilik ve zenginliğinin neticesi aynı şekilde düşünce zenginliği ve çeşitliliği olmaktadır.

Mevla bereketini yoksun olduklarımıza; Fikirlere versin. Fikir fukaralarıyız.

Olmaya devlet cihanda bir nebze fikir gibi; Ki katresi bir hazine hükmündedir.

  • Özgürlüktür aslolan düşünce özgürlüğüdür.

Reflekslerimiz neden hep düşünce üretmek yerine, düşmanlaştırmak üzerine?

  • Soru: Çağımız düşünsel yönden neden güçsüz? Tüketim çılgınlığı, batı’nın çöküşü, doğu ve güney’in köleleştirilmesi, dengesiz gelir üçgeni.
  • Tebriz-Tiflis-Trabzon T3 kültür hattı ne değerler yetiştirdi geçmişte. Ama hepsi geçmişte kaldı. Yenilenme üzerinde düşünmeliyiz.

Ülkemizde ne kadar fikir üretilmektedir? Ölçüsü var mıdır? Ülkemizde üretilen fikirlerin ne kadarı ciddidir?

  • Yayınevleri satış kaygısıyla marka yazarlara takılmış gidiyorlar. Düşünce çeşitliliği yok.
  • Yönetim Literatürümüzde İngilizce kavramlara karşılık dahi bulamıyorsak, nasıl özgün kavramlar üreteceğiz; düşünmüyoruz.

Tefekkür

  • Oğuz Kağan, Bilge Tonyukuk, ve Bilge Kağan ile Çin Medeniyet bilgilerini edinen Türk Tefekkürü ardından Hint ve İran Medeniyetini de sentezlemiştir. Tüm bu Medeniyet istasyonlarında uzun yüzyıllar boyunca ikamet edilmiş ve bilgilerimiz derinleştirilmiştir.
  • Tefekkürümüz ile tarih bu kez tekerrür etmeyecektir.

Düşünür

  • 2500 yıllık düşünce tarihimizdeki 30 büyük düşünürümüzün doğum yerleri: Büyük Asya:15, Türkiye: 9, Ortadoğu: 3, Avrupa:3
  • 3000’li yılların şafağındayız. Şafak aydınlanırken fikirlerin ve bilgilerin de daha değerli olduğu dönemin ilk ışıkları 21.yüzyıl ile birlikte gözükmeye başlamıştır.

Düşüncelerin ilk filizlendiği topraklar olan Türkiye coğrafyası dünyaya gelen ilk on düşünürden beşinin yaşadığı bereketli coğrafyaların başında gelmektedir.

  • Afro-AvrAsya ana kıtasının en ücra köşelerinde bile Oğulları (Tolun, Kul), Bilgeleri (Tonyukuk, Kağan) ile varolan Türklerin düşünürleri neden sadece 1000 yıllık bir zaman dilimini esas alıp, aysbergin su altında kalan kısımlarını görmezler?
  • Aydın, entelektüel, düşünür terimleri arasında düşünür terimini tercih ediyorum. Yazana yazar, düşünene düşünür. Düşünme fonksiyonunu aydın, entelektüel gibi terimlerle sınır(f)lamak istemiyorum.
  • Bence futbolda toptan da hızlı olan şeydir “düşünce”. Eğer rakibinizden hızlı düşünür, hızlı karar verirseniz; en hızlı adamdan da, en şiddetli toptan da süratli oynamanız mümkün.
  • Bilgeleri (Tonyukuk, Kağan) ile varolan Türklerin düşünürleri neden sadece 1000 yıllık bir zaman dilimini esas alıp, aysbergin su altında kalan kısımlarını görmezler?
  • En çok düşünür yetiştiren ilk 10 il (Osmanlı Anadolu Coğrafyası) 1. Amasya 2. İstanbul 3. Edirne 4. Bursa 5. Siirt 6. Konya 7. Aydın 8. Tokat 9. Çanakkale 10. Diyarbakır
  • 3G: Gaspıralı İsmail. Gumilev Lev. Galiyev Sultan
  • Hayatta en hakiki güç olan “Düşünce Gücü”nü hareketlendirerek gelişme yolunun açılması konusunda ülkemizin ender gazeteci düşünürlerinden Ali Gevgilili’nin 9 Şubat 1969 tarihinde ilk kez Milliyet gazetesinde yayınlanmaya başlanan Düşünenlerin Forumu 11 yıl içerisinde 453 hafta boyunca yayınlanarak 630 düşünürün düşüncelerini seslendirmiştir. Her hafta Pazar günleri gazete sayfalarında yerini alan forumlar “Düşünce Gücü”nün sergilenmesi ve pekiştirilmesi anlamında yegâne bir işlevi yerine getirmiştir.

MÜTEFEKKİR

  • Derginin adı şaka gibi: DÜŞÜNEN ADAM. Halen YOK: 1- Mütefekkir (Düşünen Adam) 2- Müteşebbis (Girişimci) Neden YOK?
  • Evlad-ı Fatihan: Fikir ile fethedilen İstanbul, mütefekkirleri ile dünyaları fethetmelidir. İstanbul dünyanın, Fatih, İstanbul’un merkezidir.
  • Hava kurşun gibi ağır. çünkü, değil mütefekkir, müsvettesi bile yok memlekette.

İlk İncelemeci Mütefekkirlerimizden Biruni (973-1048), Hindistan’ı, Tahkîku Mâ Li’l-Hind kitabında 80 bölümde metodik bir inceleme ile ele almıştır. İlk seyyahımızdır. İlk Hindologdur. Türk düşünce dünyasının sağı, solu, ortası hepsi kendisinden bihaberdir.

  • İlk inen surenin OKU! (ikra) ikincisinin de YAZ! (kalem) olması hem mütefekkir hem de müteşebbis olabilmeyi; mimlemiştir.

İngiliz Aklı hem mütefekkir hem müteşebbis yetiştiriyor. Bu sayede; Dilini, Din ve Devletini küresel bir güce dönüştürmüş. Kıssadan Hisse.

  • Memurlar ile olmuyor. Mütefekkirler hani?
  • Meşrutiyet mütefekkir ve münevverleri Çanakkale Savaşı’nda yok edilince, Cumhuriyet kadrosuz kaldı.
  • Müellif, Mütefekkir, Müteşebbis
  • Müfredattan gideceğimiz yer ferttir; entelektüel. Mütefekkir ise bizleri, fikirlere ulaştıracaktır

Mütefekkir memur değildir, düşüncelerini memur etmez.

  • Mütefekkir’den Münevvere, Aydın’a ve Entelektüele savruluşu; yabancılaşmayı aşacağız.
  • Mütefekkirler için Müteferrika. Müteferrik değil Mütefekkir olmamız için bir kılavuz. Kutlarım!
  • Mütefekkirler Müteferrik.
  • Müteferrik tekrarlar kişiyi Mütefekkir yapmaz.
  • Mütehassıs müteferriktir. Mütefekkir müstesnadır.

Paris’in, Londra’nın, Barselona’nın kafelerinden bahseden GDO’lu Türkler’in muhayyile ve muhakemelerinde İsfahan’ın, Lahor’un, Karaçi’nin, Şam’ın, Kaşgar’ın, Xian’ın, Kazan’ın, Üsküp’ün, Adis Ababa’nın, Sevilla’nın, Endülüs’ün  kahvehane, kıraathane ve çayhanelerinin ne kendileri ne de mütefekkirlerinin kırıntısı bile mevcut değildir.

  • Vesayet=Kast Sistemi, İngiltere tarafından Hindistan üzerinden Osmanlı/Türkiye’ye ihraç edilen “görünmeyen el”dir.

ENTELEKTÜEL

  • Ciddiye almamız gereken husus aydın, entelektüel polemikleri değil; medeniyet mirasımızı nasıl canlandıracağımızdır; zor çok zor
  • Entelektüel dışa kapalılık, otarşizm had safhada.
  • Entelektüel, problem İngilizce’den dilimize direkt olarak alınmış. Çevrilmekten ise kullanım dışı bırakmak daha uygun olmaz mı?
  • Ha entelektüel, ha spiritüel.

Sanat

  • Bilim ve Sanat. Bilim adamını özgün ve farklı kılandır; Sanat.

Şair Sadrazamlarımız, Sultanlarımız vardı da, Şair Başbakan galiba sadece Ecevit. Siyaseti sanat ile harmanlamak tabii ki harika bir sentez. Artık Başbakanımız da yok. Bakalım zaman daha neler gösterecek. Ecevit, sanat için sanat, toplum için sanat tezlerine de açılım getirmiş.

  • TV ve gazetelerde az rastlanan, Kültür-Sanat-Bilim söyleşilerinin internet kanalları ( youtube, zoom vb. ) üzerinde yoğunluk kazanması sevindirici. Müthiş canlandırıcı bir etki ve kısa zamanda olumlu sonuçları görülecektir.

Felsefe

  • 2020 Bilge Tonyukuk yılı kutlandı bitti. Tarihçiler, dilciler bilinenleri tekrarladılar ama konuya felsefe açısından yaklaşan olmadı, akıllara hiç gelmedi. Felsefe olmaksızın tarih incelenebilir mi?
  • Bizde aslolan Bilgelik. Filozof ise Bilgeleri seven kişi. 14 Şubat 2016

Çin’e karşı hayatta kalma mücadelesinden ötürü, Tonyukuk (d. 646) ile surlarla kaplı şehirlerde yaşama anlayışına şiddetle karşı çıkan Türk düşüncesi, Farabi (d. 872) ile birlikte şehri merkeze alarak, evrensel bir felsefe geliştirmiştir.

  • Önyargılar kalıplaşıyor. Bu kalıpları da söküp atmak son derece zor. Dilcilerimizin içinde dilin felsefesini de yapanlar azınlıkta. Hep ezber kalıplar üzerinden yeni zehirli kalıplar inşa ediyorlar. Hala yazıtlarımızın noktası, virgülündeler. Felsefesi hani?
  • Eski Yunan’da “sophia” hikmet, “philosophia” yani felsefe ise “hikmet sevgisi” anlamına geliyordu. Bu anlayışı Müslümanlar devraldı. Varlığı derinlemesine ve kuşatıcı biçimde kavramaya çalışan filozofa “hâkim”, filozoflara “hukema” dendi.
  • Evrensel Düşünürler Ansiklopedisi konusundaki ilk deneme MÖ 624 doğumlu ilk bilinen filozof Miletli Thales ile başlayan 2650 yıllık birikim ile başlamaktadır.

İlk 10 büyük filozof içinde ilk 3, Türkiye coğrafyasından. Felsefe, Türkiye coğrafyasında başlamıştır. İlk 10 filozof düşünürden 4 düşünür Türkiye doğumludur. 

  • Thales, Milet. Anaximander, Milet. Pythagoras, Sisam adası. Laozi. Confucius. Sun Tzu. Heraclitus, Efes. Parmenides. Anaxagoras, Klazomenai, Urla. Protagoras Kaynak: Xue Xiaoyuan, Dr. The Charisma of 100 Philosophers. 2018. China Pictorial Press.
  • Felsefe = (Philo. Sophy) = “Bilgelik Sevgisi” para ile alınıp satılabilir mi? Bilgi, Sevgi ve PARA?! Kaynak: https://t. Co/dbnclkq0dy

Felsefe, Türkiye Coğrafyasında başladı.

  • Felsefe, eski Yunan’da değil, Antik Mısır’da başlıyormuş derler. Keskin Dönüş. Filosofyalar onlara, Ayasofyalar bize.

Felsefe, Filosofya; çöküştür. Aslolan Ayasofya’dır, Kutadgu Bilig’dir. Bilgeleri seven kişilerin değil, Bilgeliğin peşinde olalım.

  • Filozof, Diyojen feneri ile adam arıyordu, bizim simsarlar da kilo ile, modül ile felsefe satıyorlar.

Hanedanların (ki Osmanlı ve Selçuklu’nun ötesine geçmez) ve sultan, şahların ötesine geçip coğrafyaları, tarihimizin felsefesini, kavramlarını irdeleyen bir tarihçilik halen yok.

  • Haritada, ünlü Avrupalı filozoflar arasında Türkiye’den Farabi seçilmiş.
  • Hiçbir bilimsel dalın, disiplinin felsefesi yoktur bizde. Akademisyenler twitterı, çocukların McDonalds doğum günü partilerine çevirmişler. Habire fotoğraf paylaşırlar, doktoramı aldım vb. Tek bilimsel ünvan olan PhD aslında felsefi bir derecedir. Bilmesinler.
  • PhD filozofi

Tao aslen iç Asya kökenli bir felsefedir. Çin’de ilk devlet ve din iç Asya’dan Çin’e göçen Türk soylu Çu’lardan miras olan yapılardır. Bu konu Prof Dr Wolfarm Eberhard tarafından incelenmiştir. Bilge Tonyukuk ile Lao Tzu aynı İç Asya felsefe okullarıdır. Her ikisi de Konfüçyus’a karşıdırlar. Konfüçyus, Çin aydınlanmasıdır, akılcıdır. Lao Tzu, İç Asya tasavvufudur; en sonunda tekrar batıya giderek düşünsel köküne dönmüştür.

  • Tefekkürümüz ile tarih bu kez tekerrür etmeyecektir.
  • Tek bir bilim ünvanı var: Ph.D. Felsefe Doktoru

Edebiyat

  • Bizden başka Lise eğitimini Fen-Edebiyat şeklinde bölümleyen var mıdır? Edebiyat? Bu ayırım İnsanın kendisinin bilimin öznesi olamayacağına dair önyargıdır ve alelacele gençlere aktarılır. Tembeller Edebiyat bölümüne.
  • Edebiyatçılar dil üzerinden düşünce hayatımızı yakalıyorlar.

İyi yazarları dört duvar ortamlardan çıkartıp, halkın her kesiminden insanlarla kaynaştırarak, ilhamları teşvik etmenin harika bir örneği 15 yıldır Hindistan’da düzenlenen Jaipur açık hava edebiyat festivalidir.

  • Jaipur Edebiyat Festivali yıllardır açık alanlarda düzenleniyormuş. İzliyorum. İnsan başka insanlarla var olabiliyor. Bu duyguyu edebiyatla yaşatmaları ne güzel. İmrendim açıkçası. Edebiyat bir festivaldir. İçe yönelen dışa da açılmalı. Online.

 Şiir

  • 1978 yılında o zamanki Dünya gazetesindeki Attila İlhan’ın köşe yazılarının ve ayrıca şiir kitaplarının aşinası idim. Düşünürümüz halen keşfedilememiştir.
  • Bizans şiirinin, Türk (Selçuklu, Osmanlı, Cumhuriyet) Şiiri üzerinde etkileri olmuş mudur, Fatih Sultan Mehmet’in şiirlerini etkilemiş midir? Malum son Bizans imparatorunun varis yeğenlerini Murat Paşa (Aksaray’daki MP Camii) ve Sadrazam Mesih Paşa’ya dönüştüren FSM idi.
  • Levend’nâme; Yol’larda, Yer’lerde, Yıl’larda, Yazı’larda, Yürek’lerde, Yitik’lerde, Yır’larda biriktirdiklerimizi şiirle buluşturuyor.
  • Lord Byron’ı, şiirlerindeki kıtaları arkalarına almışlardı bir zamanlar.  Yine de şiir kıtasına benzemez bu sahanlık.

Şiir girmeyen eve doktor girer.

  • Şiir ulusal dilde yazılıp söylenir ama evrenseldir ve başka dillere çevrildiğinde özgünlüğünü kaybeder. Ulusal diller şiir dilinde evrenseldir. Şiir evrenselliği, ulusal dil ile yakalamış bir sanat dalıdır.

Türk şiirini dünyada iz bıraktığımız coğrafyalar özelinde incelemeliyiz. Konu sadece Türkiye coğrafyasına indirgendiği için kısır kalıyor ve böylece Türk kavramı da soyut kaldığı için bu konunun peşine düşmeliyiz.

 

Şair

  • Ahmed’lerin sözü Arif. Sesi Kaya’dır. Dünyanın bu biricik topraklarında.
  • Büyük Şair ve Düşünce Adamı Yahya Kemal Beyatlı’nın Kurtuluş Savaşı yıllarında dile getirdiği Türk Evi fiziken muhal olmakla birlikte, ruh ve mana açısından hemhal olunarak, misyonunun takipçisi olmak; kutsal bir vazife olmak gerektir.
  • Hem Kosova hem de Fatih’ten hemşehrim Mehmet Akif. Al sancağımın, tüten en son ocağımın şairi.

Yapay Zeka

  • Yapay zekâ robot-insanlar toplumu olan Çin’i daha da pervasızlaştıracak, dünyanın başına bela edecek. Göreceğiz.
  • Yapay zekâlı insanlar da varmış demek.

Zeka

  • Hiç de yapay değilmiş demek. Üstün Zekâ

Akıl

  • Akıl anlamındaki öğ kelimesi ilk kez hangi metinde (yazıt, yazma) kullanılmıştır?
  • Akıl Odası’nın Nedret Yasalarındaki birinci ve değiştirilemez madde olan Moderasyon’un ne denli değerli olduğu artık belli olmuştur.
  • Akıl ve bilgi gücümüzün üzerine kalın bir perde çekilmiş. O melun perdeyi kaldırıp, “Kutadgu Bilig”i anlayıp anlatmamız lazım.
  • Bir donanım halindeki beynin yazılımı olan akıl, uzun vadede problem çözme ve planlama, işletim sistemi durumundaki zekâ ise, kısa süreli sorun çözme kabiliyetidir. Akıl matematiğe, zekâ reflekslere göre davranır.
  • Gök’a hocam Harita Metod Sohbetleriniz kitaplaşsa keşke. Akıl yürütme biçim ve yönteminizden dersler alınmalı.
  • Müthiş bir bağlantı (Ög: Anne). Ög (akıl) hem anne, hem öğretmen kavramlarının temeli.
  • Müttefikimizdir! Endişeye mahal olur mu?

Okumayan, okuduğunu anlamayan ve anlamamakta ısrar eden bir güruhun ter dökmeden, gayretsiz ve fiiliyattan uzak, kavli yakarışları nereye kadar ulaşabilir ki. İnsan olmanın olmazsa olmazı, akıl ve düşüncedir. Bir spor olan düşünmek çok önemlidir. Okumak ise, daha çok önemlidir!

 

Matematik

  • Fizik, kimya, matematik ve biyoloji bilen din adamlarımız kimlerdir?
  • Sıfır da kiliseden nasibini almış, aforoz edilmişti.

Sıfır’ı Hint buldu, Türk Harezmi matematik işlemlere uyguladı; bütün bunları alıp uygulayarak Sıfır’ı Bir yapan ise Avrupa oldu. Neden?

 

Kalp

  • Kalp kapağı, kapakçığı. Ne mutlu kalp ile kalpten kapak olabilene.

Kitap

  • Antik Türkiye ye tepki gösterenlerin WORLD CAT’de belgelenen bilimsel kaynakları okumalarını tavsiye ederim. Bu bir tepki meselesi değil, sadece saygı meselesi. 1050 sonuç: Kitaplarda “Antik Türkiye”. Kaynak: 
  • Kitap kapak başlıkları ayrı bir inceleme konusu. Çoğunluğu bulvar gazeteleri manşeti gibi.
  • Kitap okuyanlar daha uzun yaşıyor.

Kitaplar zihne sığar, sonsuzluğa taşar.

  • Komplo Teorisi kitapları yetmez mi dantellektüellerimize!

Londra’da bir kitabevi. Raflar ve başlıklar insanı mest eder. İnsanın serüveni ile ilgili envai çeşit konular.

  • Nehir Söyleşilerinizdir, söyleştiklerinizdir kültürel miras. Halil İnalcık. Oktay Sinanoğlu. Muhibbe Darga. Miras da değil; Hazine. Yazıdır, kültürel miras. İlkyazıdır; Bilge Tonyukuk.

Hayal

  • Geçmişe saplanan hayallerimiz ile dopdolu zihnimizde, gelecek hayallerimize yer ve zaman yok.

Hayallerimiz geçmişte, gerçekler önümüzde, gelecek dibimizde.

 

Beyin

  • Bey’in İnsansız Hava Araçları’nı (İHA) ülkemiz İsmail Hakkı Aydın’da (İHA)  simgeleşen Beyin Gücü ile geliştirmektedir.
  • Beyin değil Kalp. En temel Mesele. Kalp kapağı, kapakçığı. Ne mutlu Kalp ile, kalpten kapak olabilene. Farabi’den satırları da ekliyorum.

Beyin gücü, bey’lerin gücüdür, bey olabilenlerin, beylik olmayanların rahmani, üretken ve enerji dolu gücüdür.

  • Gazi Paşa (1881-1938) ile Gazi Yaşargil Hoca’nın(d.1925) mükemmel bir sentezidir, Muhterem Hocamız İsmail Hakkı Aydın.

Gen(etik). Geniş Birikim. Gezmek (Gezegen). Gazilik ile kişi de kuşaklanıyor. Beyin ve Bey’lik. El. Bel. Dil. Atalar, dedeler sadece bellerini değil beyinlerini de kuşaklıyordu (sarma kavuk vb.)

  • Google: “spor salonları” 2.180.000 haber “okuma salonları” 33.500 haber. Neticede body yapılırken, beyin göçer.

Z Kuşağı

Artık Çin’deki bütün kuşaklar Z kuşağıdır. Kendilerine gönderilen komutlarla hareket etmektedirler. Z kuşağı bu demektir.

  • Atası KUTADGU BİLİG kitabını yazmış. Z kuşağı imiş. Bihaber.
  • Merkez-çevre papağanseverliğin en son versiyonu da Z Kuşağı gevelemesi.
  • Z Kuşağı kimdir derseniz medya prototiplemelerinin aksine Zat olabilenlerin kuşağıdır.

Türklerin hayatında Düşünce Gücü ve Türk’çe Düşünme

Türklerin hayatında Düşünce Gücü

Düşünce gücü Türklerin hayatından önemli ölçüde etkilenmiştir. Türk tarihi boyunca, düşünce gücü ve fikirler, toplum üzerinde derin bir etkiye sahip olmuştur.

Bunun birkaç örneği şunlardır:

  • Din: Türkler, İslamiyet’i kabul etmeden önce, Tengricilik ve Budizm gibi çeşitli dinlere inanıyorlardı. Bu dinlerin her birinin, Türklerin hayatını ve dünya görüşlerini etkileyen kendine özgü inançları ve ritüelleri vardı.
  • Felsefe: Türkler, Farabi ve İbn Sina gibi önemli filozofların eserlerinden etkilenmiştir. Bu filozofların fikirleri, Türklerin evreni ve insanlığın yerini anlama şeklini şekillendirmeye yardımcı olmuştur.
  • Edebiyat: Yunus Emre ve Mevlana gibi büyük şairlerin eserleri, Türklerin manevi ve ahlaki değerlerini geliştirmeye yardımcı olmuştur. Bu şairlerin şiirleri, sevgi, hoşgörü ve barış gibi evrensel temaları ele almıştır.
  • Siyaset: Türkler, Atatürk gibi liderlerin fikirlerinden etkilenmiştir. Atatürk, Türkiye’yi modern ve laik bir ülke haline getirmek için reformlar yapmıştır. Onun fikirleri, Türklerin siyasi ve sosyal yaşamında derin bir etkiye sahip olmuştur.

Düşünce gücü, Türklerin sanat, müzik, bilim ve diğer alanlarda da önemli katkılarda bulunmasına yardımcı olmuştur.

Türkler, tarih boyunca yaratıcı ve yenilikçi bir halk olarak tanınmıştır. Bu, büyük ölçüde, yeni fikirlere açık olmalarına ve düşünce gücüne değer vermelerine bağlıdır.

 

Türk’çe Düşünme

“Türkçe düşünce dayanışmacıdır, dosta, dostluğa çağırır.

Türkçe düşünce paylaşımcıdır. Kendi evini herkese dostlar sofrası gibi açar.

Türkçe düşünme özgürlükçüdür, ancak özgür olanların özgürleştirebileceğini öğretir.

Türkçe düşünme eşitlikçidir. Herkesi kardeşi bilir, kadının ikinci cinsiyet olarak bastırılmasını asla kabul etmez.

Türkçe düşünme barışçıdır. Irkçılıktan ve savaşlardan nefret eder, bunları insanlık suçu olarak kabul eder.

Türkçe düşünme barışçıdır, kültür ve uygarlık, insanlığı insanlık olarak kurmak ister.”

Prof Dr Doğan Göçmen

Türk’çe benim dilim/kimliğim değil mi?

Ülkemizde din adamları konuştuğunda sanki bir din değil de ideoloji adına konuşmaktadırlar. Din adına bir ideoloji, siyasi ön yargıları sürekli olarak tekrarlayıp, dini duygular üzerinden insanların zihinlerini bloke etmekteler.

Türkiye’de sürekli olarak Türk kimliğinin ve Türkçenin inkarı ile meşgul olunmaktadır.

11. yüzyılda Karahanlılar devrinde Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılan Türkçe sözlük Divan’ı lügat it Türk ve 1900 yılında yayınlanan Şemsettin Sami’nin Kamus-i Türki başlıklı Türkçe sözlükleri, bu inkarın ne kadar ideolojik ve aldatıcı olduğunu göstermektedir. Kaşgarlı Mahmut sözlüğünü, Bağdat’taki Abbasi halifesine sunarak Türkçenin, Arapçadan üstün bir dili olduğunu bizzat kendisine karşı dile getirmiştir. Şemsettin Sami ise sözlüğünü Osmanlı imparatorluğu döneminde yazmış olmasına rağmen, sonradan ideologlarca icat edilen kirli bir kelime olan Osmanlıca sözlük şeklinde adlandırmamış, Türkçe sözlük olarak adlandırmıştır.

Türkiye’de siyaset dini kavramlarla yapılmaktadır ve halkın dini duygularının kullanılıp sömürülmesi üzerine inşa edilmektedir. Siyaset dinden arındırılmadığı müddetçe, din adamları sanki bir siyasi otorite ve siyaset adamları da sanki bir dini otorite gibi baskın ve dominant ifadelerle konuşmaktadırlar.

Din adamları siyasi kavramları, siyaset adamları ve dini kavramları mesleki alanlarına ve tanımlarına bakmaksızın, sürekli olarak sözde hitabet sanatının incelikleri içerisinde kullanmaktadırlar.

Bu din değil ideolojidir. Türkiye’de din, siyaset, ideoloji iç içedir. Bu kimliğin inkarı tabii ki aynı zamanda Türk dilinin de inkarı anlamına gelmektedir. Dinin ancak Arapça ile kavranabileceği, anlaşılabileceği ideolojik ifadelerle sürekli beyinlere akıtılmaktadır. İtaat ve itikatta itiraza yer bulunmamaktadır.

Hristiyan  dünyasında ise Papa’nın Vatikan’daki Latince ve İtalyanca pazar ayinleri anında İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, Portekizce, İtalyanca, Lehçe, Arapça ve Çince dillerinde de yayınlanıyor. Yayınlar, Vatikan Radyo’su ve Vatikan Televizyonu aracılığıyla gerçekleşiyor.

 

 

Konuşmalar, Konferanslar

****************************************

SES KAYITLARI /SES DOSYALARI

  • ASAM SORU YORUMLARIM    
  • EĞİTİM                      
  • İHSAN FAZLIOĞLU   
  • KENDİMLE KONUŞMALAR

Afrika ve Asya

Bizans ve Roma

Cumhuriyet

Dil Türkçe ve Düşünce

Ekonomi

İhracat

Kuzey Güney Diyaloğu

Rusya

Türkiye Kavramı

Türkler

  • KONFERANS SÖYLEŞİLER
  • MEHMET GENÇ         
  • SELF CONVERSATIONS    
  • ŞİİR                

YOUTUBE TÜRKÇE VİDEOLAR SES KAYITLARI  

  • ASYA       
  • CUMHURİYET 
  • ÇİN        
  • DİN        
  • DÜŞÜNCE    
  • DÜŞÜNÜRLER 
  • GIDA       
  • İŞHAYATI   
  • LEVENT AĞAOĞLU
  • RUMELİ     
  • SİNEMA     
  • TÜRK DÜNYASI
  • TÜRKÇE  

**********************************

 

ASAM Soru /Yorumlarım

ASAM-CUMHURIYET-100-Prof-Azmi-Ozcan-ile-23-10-29.m4a

 

ASAM-Akdeniz-Havzasi-2023.-Furkan-bey-ile.m4a

 

ASAM-bilim-teknoloji-bakanina-inovasyon-sorularim.m4a

 

ASAM-Harezmi-Turk-mu

 

ASAM-Idam-edilen-katledilen-Turk-Onderler.m4a

 

ASAM-Maturidi-Konferansi-Ahmet-Celik-bey-ile.-2023

 

ASAM-Mehmet-Emin-Resulzade-2024-01-29.

 

ASAM-Oneriler-2021-12-10.

 

ASAM-Turk-Ordusu-ve-Ingilizce.-Hasan-Koni-Ile-2023

 

ASAM-Turkiye-Turkistan-Hindistan-2022-05-14.

 

ASAM. İdris Güllüce

 

ASAM-Yalcin-Kocak-Anisina-2023-06-17.

 

ASAM.-Hindistan.-AUDIO-2022-05-14

 

ASAM.-Kazakistan.-AUDIO-2022-02-23-

 

ASAM. Kusak-ve-Yol-Cin

 

ASAM. Kutadgu-Bilig-21-Mart-2018-.

 

EĞİTİM 

2015-01-24-universitede-ne-zaman-evrenselligi-yakalayabilecegiz-prof-dr-muzaffer-elmas-ile

 

2016-11-19-egitimde-yabancilasma-karsisinda-neler-yapilmali-yusuf-tekin-konferansi.

 

2017-04-22-ustun-zekalilar-ve-egitim-kemal-tekden-konferansi.mp3

 

2018-02-03-avrupada-universiteler-olusurken-talep-kimden-geldi-omer-ozyilmaz-konferansi-

 

Ermisler-Anadolu-Lisesi-Balikesir-2023-10-01.

 

İHSAN FAZLIOĞLU 

2016-12-08-Ihsan-Fazlioglu-Merv.

2017-01-23-Ihsan-Fazlioglu-Konya-kultur-Cevresi

2017-05-04-Ihsan-Fazlioglu-Hindistan-2.

 

2017-05-18-Ihsan-Fazlioglu-Cin-Kultur-Havzasi.

 

KENDİMLE KONUŞMALAR 

 

Afrika ve Asya 6

ABD-Rusya-Cin-2021-11-25

Afrika-kitasina-ihracat-performansimiz-2022-05-22

Afrika-ve-Asya-Kitalari.-AUDIO-2022-05-08.

 

Afrika-ve-Asya-Kitalari2.-AUDIO-2022-05-08

 

Afrika-ve-Asya-Kitalari3.-Audio-2022-08-05

 

Afrika ve Türkçe. Prof Ömer Özkan. 2022-05-12

 

Bizans ve Roma

 

CUMHURİYET 

Ataturk-ve-Cumhuriyet-Ideali-2020-07-18

 

Cumhuriyet-ve-Halk-AUDIO-2020-10-31

 

Rabita-Ugur-Mumcu-AUDIO-2021-06-04

 

DİL TÜRKÇE VE DÜŞÜNCE 

Dil-uzerinden-dunyada-buyume-25.10.2020

 

Dusunceler-ve-yazilar-2019-10-09

 

Efkar-Odasi-Fikir-Odasi

 

Okuma-Kulturu-11-Subat-2020

Prof-Dogan-Gocmen-ile-Dil-ve-Dusunce-

 

Turk-Dili-uzerinden-dunyada-buyume.

 

 

Turk-Dili-WhatsApp-Audio-2021-08-30

Ekonomi 

Korona-Virusunun-Ekonomik-Kriz-Boyutu-2020-04-06

 

İhracat 

Ihracat-Acil-Servis-111.

 

KUZEY GÜNEY DİYALOĞU 

Kuzey-Guney-Diyalogu1.-AUDIO-2022-05-22.

 

Kuzey-Guney-Diyalogu2.-AUDIO-2022-05-22

 

Kuzey-Guney-Diyalogu3.-AUDIO-2022-05-22.

 

 

Yonler-acisindan-Jeopolitigimiz.

 

Rusya 

Celal-Tahir.-Turkiye-ve-Rusya.-AUDIO-2022-04-24

 

 

Türkiye Kavramı 

Turgay-Tuna-12000-yillik-medeniyet.-AUDIO-2021-11-01.

 

Turkiye-Cografyasi-ve-Insan-2020-10-29.

 

Turkiye-Kavrami-2019-06-23

Turkiye-Kavrami-son-paragraf-2019-06-23.

Turkiyeler-kavrami-2020-09-10

Turkiyeler-Kavrami-2020-09-10.

 

Türkler 

Etnik-ve-etkin-yapi-2020-09-27

Insan-Kavrami.

 

Kuresellesme-Caginda-Turkler-Iran-ve-Turan-2020-06-01.

 

Göçebelik Kavramı

Göçebelik 2

 

Turklerde-devlet-olgusu-2020-10-25

 

Turklerin-Dunyasi-2020-11-01.

 

KONFERANS SÖYLEŞİLER 

cumhuriyet-dusuncesi-bizim-rumeli-dernegi-29.10.2013

 

hoca-ahmet-yesevi-vakfi-bilge-vezir-tonyukuk-anlatim

 

moderator-gece-kibris-afrin-hatti-kitabi-levent-agaoglu

 

SADRI-MAKSUDI-ARSAL.

 

YALCIN-KOCAK

 

MEHMET GENÇ 

 

2017-05-13-Mehmet-Genc-2.

 

2017-05-13-Mgenc2.m4a

 

2018-02-10-Mehmet-Genc-Abdulhamit.m4a

 

2018-02-10-Mehmet-Genc-Osmanlilar-Ingilizler-ve-Akdeniz.

 

2018-04-01-Mehmet-Genc-Canakkale-Savasi.

 

SELF CONVERSATIONS 

 

BALKANPAZAR-MISSION-AUDIO-2020-11-04.

 

FERTILE-CRESCENT-AUDIO-2020-11-04

Mr-Mohammed-Egypt.

 

WATER-AND-HUMAN-CIVILISATION-AUDIO-2020-11-04-

ŞİİR 

2019-08-30-z-siiri.

 

Siir-Uc-Nehiriz.-Seslendirme-Dilek-Gonul-2023-11-14.

 

2020-12-04-ben-bilge-tonyukuk-siir. (youtube)

 

2021-02-24-siirler-duygular-ve-genis-cografyalar.(youtube)

 

2021-02-24-siirlerimde-asya-boyutu(youtube)

 

2021-06-06-haziranda-olmek-zor-ahmed-arif.(youtube)

 

 

YOUTUBE TÜRKÇE VİDEOLAR SES KAYITLARI 

ASYA 

2021-06-19-hindistandan-karabaga-asyanin-guncelleden-jeopolitigi-prof-dr-mehmet-akif-okur.mp3

 

2021-10-23-ingilizlere-kiralanan-kibris-ile-hong-kong-1974-ve-1997de-hangi-farkli-sureclerle-karsilastilar.

 

CUMHURİYET 

2013-10-29-cumhuriyet-dusuncesi-bizim-rumeli-dernegi-kisaltilmis

 

2021-11-12-ataturkun-stratejik-kavramlari-nelerdi.

 

ÇİN 

2018-01-13-cinde-bilge-tonyukuk-enstitusu-kurulabilir-mi-ismail-dogan-konferansi.

2018-11-12-cinin-kusak-ve-yol-projesi-bunun-kusagi-ne-yolu-ne.mp3

2018-11-12-kusak-ve-yol-projesinin-icyuzu-ve-turk-kusagi-prof-dr-mehmet-akif-okur.

 

DİN 

2016-02-21-geleneksel-toplumda-tarikatlar-tekke-ve-zaviyeler-ne-kadar-onemli-idi-erol-goka-can-ceylan.

 

DÜŞÜNCE 

2021-11-08-dusunce-uretimi-ile-ilgili-surecler-2.

 

DÜŞÜNÜRLER 

2016-12-13-prof-dr-saban-teoman-durali-aristoteles-iskender-ve-savas-sanati.

 

2018-01-20-dusunurlerimiz-ve-bilim-insanlarimiza-turkluk-neden-yakistirilmiyor-babek-cavansir-konferansi.

2018-01-20-sifirin-mucidi-harezmi-turk-mudur-fars-midir-babek-cavansir-konferansi.

2018-03-03-kutadgu-bilig-ve-yusuf-has-hacip-necati-aydin-konferansi.

 

2018-03-24-yesevilik-ve-yayildigi-cografyalar-ahmet-tasgin-konferansi.

 

2018-03-24-yesevilik-ve-yayildigi-cografyalar-ahmet-tasgin-konferansi.

 

2018-03-21-Kutadgu-Bilig-

 

GIDA 

2015-03-07-gida-tarimi-ve-kurtulamayanlar-prof-dr-ahmet-maranki.

 

2015-03-07-gida-terorune-karsi-yenilmeyen-ulkeler-var-mi-prof-dr-ahmet-maranki-ile.

İŞHAYATI 

2016-10-10-inovasyon-siralamasinda-nerelerdeyiz-bilim-sanayi-ve-teknoloji-bakani-faruk-ozlu-ile

 

2016-10-29-isi-yalitimi-ve-belediyeler-cevre-ve-sehircilik-bakani-idris-gulluce-ile.

2017-11-04-almanyadaki-turklerin-is-hayatindaki-basari-ve-sorunlari-mahmut-askar-ve-sefik-kantar-konferansi.

 

2018-02-17-d8-ve-havacilik-isbirligi-halil-tokel-konferansi

 

2018-03-13-kenevir-kibris-abdurrahman-dilipak-konferansi.

 

2021-02-24-ihracatcilik-ve-yazarlik.

 

 

2021-05-25-kasad-zoom-toplanti-kaydi-oktay-duran-sohbeti.

 

LEVENT AĞAOĞLU 

2021-02-24-ben-kimim-kimligim.

 

RUMELİ 

2016-12-17-kosova-mehmet-akif-koleji-kosova-prizrenden-orhan-lopar-ile.

 

2016-12-17-kosova-ve-mehmet-akif-koleji-orhan-lopar-ile

 

2017-04-01-bulgaristanda-1902de-neler-oldu-bjk-neden-1903de-kuruldu-hasip-saygili-konferansi.

 

2017-02-18-edirne-medeniyeti-gunay-ozdemir-konferansi.

 

SİNEMA 

2015-12-05-oguz-kagan-alparslan-malazgirt-bilge-kagan-sinemaci-mehmet-bozdag-ile

 

2015-12-05-sinema-yapimcisi-mehmet-bozdag-ile

 

TÜRK DÜNYASI 

2015-01-03-turkistan-cografyasinin-evliya-celebisi-dr yasar-kalafat-ile.

 

2015-01-31-ilk-sehirler-ve-turkistan-faruk-sezgin.

 

2015-05-16-rus-tarzi-insan-homosovyetikus-nedir-prof-dr-kamil-veli-nerimanoglu-ile.

 

2015-05-16-ingiltere-ve-rusyanin-turk-karsiti-stratejileri-prof-dr-kamil-veli-nerimanoglu-ile.

 

2016-05-07-kazakistan-turkistan-turk-cumhuriyetleri-yerkebulan-sapiyev-konferansi.

 

2016-05-07-turkiye-ile-turk-cumhuriyetleri-arasinda-ticari-entegrasyon-yerbekulan-sapiyevprof-ahad-andican.

 

2017-10-28-istanbul-birligi-mumkun-mudur-yerkebulan-sapiyev-abdulvahap-kara-ilyas-topsakal-konferansi.

 

2017-02-11-kuresel-muesses-nizam-ve-nizam-i-alem-turk-imparatorlugu-nedret-ersanel-ile.

 

2018-04-20-kazakistan-yerkebulan-sapiyev-konferansi.

 

2018-01-30-prof-dr-teoman-durali-misir-iran-ve-turkler-medeniyet-tarihi-30-01-2018.

 

2021-02-24-guney-turkistan-ve-bilge-sair-ve-dusunurlerimiz.

 

2021-02-24-turk-kusagi-ve-gok-kusagi.

 

Avrasyada-Birlik-Inisiyatifimiz-2022-09-21.

 

TÜRKÇE 

2018-05-02-afrika-kitasi-ve-turkce-ali-ferah-ahmed-useni-abdu-djamanca-konferansi.

 

2021-03-28-turkcede-harflerin-uretme-gucu-prof-dr-ovgun-ahmet-ercan-ile.

 

2021-05-24-dogan-gocmen-dil-dunya-ve-iletisim.

 

Afrika ve Türkçe. Prof Ömer Özkan. 2022-05-12

 

 

1998 yılında ne oldu?

 

Bülent Ecevit’in, çok taraflı dış politika uygulamaları çerçevesinde, 1997 yılında Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in (1997-2002) Çin’e açılım politikasını başlatmış, Türkiye Şanghay’da ilk kez konsolosluk açmıştır. Çinlilerin kutsal sayısı 8 dir.

 

Cathay Pacific Hava Yolları​, Hong Kong-İstanbul uçuşlarını 8.8.1998 tarihinde başlatmıştır.

Sonsuzluk döngüsü, su karakteri ile simgelenirken, bu döngü, Çin alfabesinin temel 8 karakteri ile oluşturulmuştur. Alfabedeki diğer bütün binlerce karakterler (kelimeler) bu 8 karakter kullanılarak türetilmektedir.

1998 yılı Türk Amerikan ilişkileri açısından kırılma noktasıdır.

Türk ordusu 1998 yılında doktrin  değişikliğine giderek ABD ile arasındaki ayrılığı netleştirmiştir.

Ardından gelen çeyrek asırlık süreç içerisinde Türkiye’de yaşanan gelişmelerin temelinde söz konusu ayrılık vardır. Türk ordusu kendi bağımsız doktrinini beyan etmiştir. Ardından gelen 1 Mart 2003 tezkeresi oylaması, 4 Temmuz 2003 Çuval olayı, 2008 Ergenekon kovuşturması ve tutuklamaları ve 15 Temmuz 2016 bu sürecin köşe taşlarıdır.

Ordu’nun 1998’de Amerikan Doktrininden bağımsızlaşması 

***************************************

1998’de Türk Ordusu, askeri-politik stratejisini değiştirerek geliştirmiştir.

“Soğuk Savaş döneminde Türk Ordusu’nun savunma anlayışı, bir Sovyet saldırısını caydırmak ve diğer NATO ülkeleri orduları ile birlikte kollektif güvenliğin sağlanması üzerine kuruludur. Ancak değişen koşullar değişen tehditler ve cevaplar ortaya çıkarmıştır.

Bundan dolayı, 1998’de Türk Ordusu, NATO’yu karşısına almadan; hatta NATO’daki yapısal değişime paralel olarak, “ileriden savunma” ve “kriz yönetimine askerî katkı” ilkelerini, caydırıcılık ve kolektif güvenlik ilkelerine eklemiştir.

Amerikalı akademisyen ve askeri istihbarat elemanı Michael Robert Hickok tarafından ABD Kara Kuvvetleri’nin resmi yayın organı olan Parameters dergisinde, 2000 yılında yayınlanan “Yükselen Hegemon: Türk Stratejisi İle Askeri Modernizasyon Arasındaki Uçurum” adlı makale önemlidir. Dr. Hickok’a göre, Soğuk Savaş boyunca NATO stratejileri çerçevesinde silahlanan, eğitilen ve NATO konseptine bağlı olan Türkiye, NATO dışında “inandırıcı şekilde gücünü yansıtamadığını” görmüştür.

Dr. Hickok, Türkiye’nin 1990’ların başında Kafkaslar ve Balkanlar’da etkisiz kaldığını gördüğünü savunmaktadır. Bundan dolayı 1990’lı yıllarda “Türk karar alıcılar, Batı ve NATO ile olan ilişkilerinde bir değişiklik olmaksızın, Atatürk’ün Türkiye’nin geleceğinin sadece Batı’da olduğu” yolundaki sözlerini yumuşatmaktadır (Bu husus Hickok’un kendi çarpıtmasıdır. Atatürk’ün böyle bir anlayışı yoktur. Ü.Ö.)

Resmi askerî belgeler günümüzde, Türkiye’yi bir Avrasya ülkesi olarak nitelemekte ve hem Batı hem de Doğu’yla ilişkilerini korumak ve geliştirmek zorunda olduğunu belirtmektedirler. 70 yıllık alışılmış politikadaki bu sapma, Hickok tarafından “Türk stratejik düşüncesinde önemli bir dönüm noktası” olarak nitelendirilmiştir.

Farklı bir jeopolitik algılama geliştiren ve NATO konseptinin bu jeopolitik algılama için yetersiz olduğunu gören Türkiye, Amerikalı uzmana göre, savunma konseptini değiştirmiştir.”

“Türk Ordusu’nun savunma doktrini, 1998’e kadar, caydırıcılık ve kollektif güvenlik ilkelerine dayanırken; 1998’de de eklenerek köklü bir değişim gerçekleştirilmiştir.”

Kaynak: Ergenekon Davası ve Türk Ordusu Yazan  Prof Dr Ümit Özdağ 06 Ağustos 2013