Yeni Türkiye İçindekiler
Yeni Türkiye Yayın Kataloğu
Varlığın Dört Unsuru: toprak, su, hava ve ateş
Aşağıdaki veriler ışığında Türk Mitolojik Simgeleri, Türkistan ülkelerinde mi (Azerbaycan ve İran dahil) yoksa Türkiye’de mi halk tarafından benimsenmektedir?
| 12 Hayvanlı Takvim |
| 5 Temel Renk |
| Ağaç: Hayat ağacı olarak kabul edilir. Evrenin ve hayatın birliği, büyüme ve sonsuzluğu simgeler. |
| Alp Er Tunga Destanı |
| Ateş: Işık, sıcaklık ve dönüşümü temsil eder. Kutsal bir güç olarak görülür. |
| Ay: Güneşin karşıtı olarak geceyi, gizemi ve kadınlığı temsil eder. Ay Ata olarak da bilinir. |
| Dağ: Gökyüzüne en yakın nokta olarak kabul edilir. Güç, dayanıklılık ve kutsallığı simgeler. |
| Dede Korkut |
| Ergenekon Destanı |
| Geyik |
| Gök Tengri: Türklerin en yüce tanrısıdır. Gökyüzü, evren ve düzenin temsilidir. Adalet ve merhametin kaynağı olarak görülür. |
| Güneş: Hayat veren, ısıtan ve aydınlatan güneş, bereket, güç ve yenilenmeyi simgeler. Kuyaş veya Koyaş olarak da bilinir. |
| Kurt |
| Kurt: Türk mitolojisinde kurdun, ataların ve hükümdarların atası olduğu inancı yaygındır. Güç, cesaret ve liderliği simgeler. |
| Kuş: Özellikle kartal, özgürlüğü, gökyüzü ile bağlantıyı ve ruhun yükselişini simgeler. |
| Manas Destanı |
| Nevruz |
| Oğuz Kağan |
| Su |
| Su Samuru |
| Su: Hayatın kaynağıdır. Temizlik, bereket ve yenilenmeyi simgeler. |
| Talay |
| Tengiz |
| Tengri |
| Tonyukuk |
| Töre |
| Tuğ/ra |
| Yılan: Hem olumlu hem de olumsuz anlamlar yüklenir. Bilgelik, dönüşüm ve şifa ile birlikte tehlike ve kötülüğü de temsil edebilir. |
Çinliler 2024 yılını ejderha yılını büyük şenliklerle kutluyor. Her 12 yılda bir olduğu gibi. Çin’in simgesidir Ejderha.
Türk Mitolojisinin Önemli Sembolleri için kaynak yazarlar:
Türk mitolojisinde en önemli ilk 10 simge
Türk Mitolojisinin Önemli Sembolleri
Bu sembollerin anlamları, farklı kültürlerde ve dönemlerde değişiklik gösterse de, Türk mitolojisinde genel olarak aşağıdaki gibi yorumlanabilir:
Unutulmamalıdır ki:
I. cilt: Türklerde köy ve şehir hayatı (Göktürklerden Osmanlılara) —
II. cilt: Türklerde ziraat kültürü (Göktürklerden Osmanlılara) —
III. cilt: Türklerde ev kültürü (Göktürklerden Osmanlılara) —
IV. cilt: Türklerde yemek kültürü (Göktürklerden Osmanlılara) —
V. cilt: Türklerde giyecek ve süslenme (Göktürklerden Osmanlılara) —
VI. cilt: Türklerde tuğ ve bayrak (Hunlardan Osmanlılara) —
VII. cilt: Türklerde ordu, ordugâh ve otağ: Devlet, ordu ve aile disiplininin temelleri (Hunlardan Osmanlılara) —
VIII. cilt: Türklerde devlet ve ordu mehteri (Hunlardan Osmanlılara) —
IX. cilt: Türk halk musikisi aletleri (Uygur Devleti’nden Osmanlılara)


Türkiyat araştırmaları geleneğinin teşekkülünde üstlendikleri öncü rolleriyle Finliler ve Macarlar, özel bir konuma sahiptirler.
Harva’da başlayıp, Castren, Kellgren, Snellman ve Mannerheim ile devam eden bu gelenek, uzun bir süre kesintiye uğramıştır. Ancak, çağdaş Finli Türkologlardan Atilla Jorma, memleketimizde Türk Dünyası ve Türkiyat alanında yapmış olduğu ve halen devam ettiği dil, tarih ve kültür çalışmalarıyla yeni bir ivme kazandırarak, Fin-Türkiyat geleneğinin yeniden kurulmasında müstesna bir isim olmuştur.
Türkiye’yi yöneten siyaset içerde 38 etnik grup var derken dünyada 40 Türk topluluğu var ve bunlarla ilişkimiz yok. Türklük, Çin Seddinin dibinden başlar.
Türk Müslüman olur, Hristiyan, Musevi olur.
Göktanrı dininden olur, Şaman olur, Budist olur.
Hepsi de Türk’tür.
1.Altay Türkleri: Budist ve Hristiyan (Rusya)
2. Avşarlar: Müslüman (Türkiye)
3. Ahıska Türkleri: Müslüman (Gürcistan)
4. Azeriler: Müslüman Caferi (Azerbaycan, İran)
5. Balkarlar Müslüman (Kabardin-Balkar, Rusya)
6. Başkurtlar Müslüman (Rusya)
7. Çuvaş: Hristiyan (Rusya)
8. Dolgan: Şamanist (Rusya)
9. Gagauz: Hristiyan-Ortodoks (Gagavuzya/Moldova)
10. Hakas: Hristiyan (Rusya)
11. Hazar Türkleri: Yahudi
12. Hazaralar: Müslüman (Afganistan)
13. Karaçaylar Müslüman (Karaçay-Çerkes, Rusya)
14. Karaim- Karay: Judeo-Karaim Tarikatı (Ukrayna, Polonya)
15. Karamanlılar: Hristiyan Ortodoks (Yunanistan)
16. Kaşkay: Müslüman (İran)
17. Kazaklar: Müslüman(Kazakistan)
18. Kırımçak: Yahudi (Ukrayna)
19. Kırgız: Müslüman (Kırgızistan)
20. Kırım Tatarları: Müslüman (Kırım)
21. Kreşin Tatarları: Hristiyan (Ukrayna)
22. Kumuklar: Müslüman (Rusya)
23. Nogaylar: Müslüman (Rusya)
24. Özbekler: Müslüman (Özbekistan)
25. Pomaklar: Müslüman (Bulgaristan, Yunanistan, Türkiye)
26. Rumeyler: Hristiyan (Ukrayna)
27. Sahalar (Yakutlar) : Hristiyan ve Şamanist (Rusya)
28. Salar: Müslüman (Çin)
29. Sarı Uygurlar: Budist (Çin)
30. Sekeller: Hıristiyan Katolik (Romanya)
31. Tatarlar: Müslüman (Rusya)
32. Terekeme (Karapapak): Müslüman (Azerbaycan)
33. Torbeş: Müslüman (Makedonya)
34. Tuva: Budist (Rusya)
35. Tofa: Şamanist (Rusya)
36. Türkler: Müslüman (Türkiye)
37. Türkmen: Müslüman (Türkiye, Türkmenistan, İran, Suriye, Irak, Lübnan, Afganistan)
38. Urumlar: Hristiyan (Ukrayna)
39. Uygurlar: Müslüman (Çin)
40. Yörükler: Müslüman (Türkiye)
……………………………………..
Din, fikir olarak toplumlara geçici şekiller verebilir, ama mümkün değil, ırkları değiştiremez. Bir kısım Türklerin şu dini ve diğer bir kısmın bu dini kabul etmiş olmaları neticesi olarak ve hurafeye dayanan telkin ve inançların tesirleri de eklenerek ırki bağlar uzun bir müddet cehalet karanlıkları içinde kaybolmuş olabilir. Fakat elbet bir gün gelir, hakikat meydana çıkar ve parlak ışığıyla bütün hurafeleri siler süpürür…
Atatürk, 8 Ekim 1931
Türkler dönemin ruhuna her zaman uymuş ve maalesef asimile olmuşlardır. Gerçek ise sadece Gök Tengri inancıdır. Bu konuda Gagavuzyada Mihail Çakır Türkçü bir papaz ve din adamıdır. Buda Saka Türküdür. Budist Dalay Lama Türk soyludur..
“Değerli Levent bey Türkler nasıl olduysa yoğun olarak Museviliğe girmişlerdir. Diğer dinlere giriş lokaldir. Müslümanlık ise kitlesel olarak kabul edilmiştir. Musevi Karaylarda Türkçü damar son zamanlana kadar sürmüştür. Litvanyada son Hahanlarını tanıdım. Onlar haham yerine hahan diyorlar. Türkçeye anadili olarak bağlıydılar. Bugün Gagauzlarda Atatürk döneminden yetişmiş bir kadro var. Din değiştirmiş Sekellerde din adamı potansiyelini bilmiyorum. Amabaşka dinler Türkleri kimliğinden uzaklaştırmıştır. Bunun en tipik örneği Bulgarladır. 12. Yüzyıldda dilleri Türkçedir. Ama kilisenin Türk düşmanlığı vahşılik diyeceğimiz bir noktadadır.” ( Prof Alemdar Yalçın)
“Firavun devri Mısırlılar pek çok ilimler bilirlerdi. Taşkın‘dan sonra tarlalarını tanımak için Kalde’de olduğu gibi, ölçü kullanırlardı. Bu keyfiyet, onları geometride ilerletti. Mısır’ın bulutsuz seması ve parlak geceleri yıldızların gözlemini kolaylaştıran yıldızları gözlemlemekle Mısırlılar astronomi ilminde ilerlediler.
Papazlar, her türlü ilimde çok ileri gitmişlerdi. Muallim, doktor, alim hep onlardı. Mezopotamya’da, Sümer-Akat ve Elam‘da çoktan keşfedilen ve tatbik olunan ilimler, Mısır’da da gelişmiştir . Mısırlılar eski zamanların diğer milletler tarafından bilgileri ve memleketlerindeki intizam dolayısıyla çok itibara mazhar olmuşlardır, rahipleri çok şeyler düşünürlerdi. Yabancılar bilhassa Yunanlılar onlarla konuşmaya gelirlerdi.” Kaynak. Tarih kitapları için elyazısıyla taslak metinler ve düzeltmeler. 1930 yılı sonbaharı.
“Göktanrı inancının adı aslında Toyonizm, çok az bilinir.
Papa Eftim Türk yanlısı değil Türk soyludur.
Mübadele sırasında da malesef, hristiyanlık karşıtlığı sebebiyle Türk hristiyanlar da göç etmek zorunda kalmış.
Konu hakkında Sinan Meydan ve Ümit Doğan’ın araştırmalarından yararlanabilirsin abi.” (Bünyamin Emeç)
“Türklerin Gök Tanrı temelinde yazılı bir kaynağa dayanmaksızın kendi iç kültürel dinamiklerinden doğan ve günümüze kadar varlığını devam ettiren Gök Tanrı dini=tengrizmle başlar. Türkler bu milli dinlerinin dışında
Sorunuz oldukça kapsamlı ve ilgi çekici bir konuyu ele alıyor. Türklerin tarih boyunca pek çok farklı dine mensup olduğu ve bu dinler içerisinde çeşitli etkileşimler yaşadığı bilinmektedir. Özellikle de belirttiğiniz gibi, Müslümanlık dışındaki dinlerde Türk kökenli veya Türk dostu din adamlarına rastlamak mümkündür.
Ancak sorunuzun tam olarak anlaşılması ve daha net bir cevap verebilmek için bazı noktalara açıklık getirmek gerekmektedir:
Genel olarak bakıldığında:
Sonuç olarak:
Türklerin tarih boyunca farklı dinlerle etkileşimde bulunduğu ve bu etkileşimlerin sonucunda çeşitli karmaşıklıkların ortaya çıktığı söylenebilir. Belirli bir din veya dönem üzerinde daha detaylı bir araştırma yapmadan, “Türk yanlısı din adamı” kavramını genel olarak değerlendirmek zordur.
Eğer bu konuda daha spesifik bir soru sorarsanız, size daha detaylı bir cevap verebilirim. Örneğin, belirli bir din, bölge veya dönem üzerinde yoğunlaşmamızı isterseniz, size daha özel bilgiler sunabilirim.
Örneğin şu soruları sorabilirsiniz:
Géza, Macaristan’ın Kutsal Tacı’nın alt kısmında veya Corona Graeca’da Yunanca yazıtla tasvir edilmiştir
ΓΕΩΒΙΤΖΑϹ ΠΙΣΤΟϹ ΚΡΑΛΗϹ ΤΟΥΡΚΙΑϹ
GEOVITZAS PISTOS KRALIS TOURKIAS
(“Géza, Türklerin ülkesinin sadık kralı”).
Macaristan Kralı/ Hükümdarlık 1074-1077/ Taç Giyme Töreni 1075/ Selefi Solomon/ Halefi I. Ladislaus
“Geobitzas Pistos Krales Tourkias” “Türklerin İnançlı(Sadık) Kralı Geobitzas’a(Geza’ya)”
Yavitsas pistos krales Türkiyas Türkiye’nin Sadık Kralı Yağbuca’ya, Geyza’ya.
Kirales Türkiyas Türklerin Kralı, Türkiye’nin Kralı
“Din, fikir olarak toplumlara geçici şekiller verebilir, ama mümkün değil, ırkları değiştiremez. Bir kısım Türklerin şu dini ve diğer bir kısmın bu dini kabul etmiş olmaları neticesi olarak ve hurafeye dayanan telkin ve inançların tesirleri de eklenerek ırki bağlar uzun bir müddet cehalet karanlıkları içinde kaybolmuş olabilir. Fakat elbet bir gün gelir, hakikat meydana çıkar ve parlak ışığıyla bütün hurafeleri siler süpürür…”
Atatürk, 8 Ekim 1931
Atatürk’ün dinin ırka galebe çalamayacağı şeklindeki vizyonu bende stratejik fikri tetikledi. Türk genetiği tüm Avrasya kıtası genelinde yayıldığından ötürü, hristiyanlaştırılmış Türkler aynen Malazgirt savaşındaki Peçeneklerde olduğu gibi Türklüklerine geri döneceklerdi. Macarlar döndüler, Bulgarlar da dönmeye başladılar.
Türk kültürel ve siyasi bir kavramdır. Evet, ideal ve inanç birlikteliği.
“Dil bir köprüdür, inanç bir köprüdür. ”
Atatürk, 29 Ekim 1933
AVRASYA
AMERİKA
Samiler
Samiler, dünyanın yerli halklarından biri ve İsveç’in resmi ulusal azınlıklarından biridir. Sami ülkesi – Sápmi olarak bilinir – İsveç, Norveç ve Finlandiya’nın kuzey kısımlarına ve Rusya’nın Kola Yarımadası’na kadar uzanır.
Sekeller
Germenler ve Slavlar
Gagavuzlar
Macarlar
Macarlar katolikleşmiş Türklerdir, Turancılığın ilk savunucularındandır Macar düşünürler, daha yeni yeni bir birlik birliktelik oluşmaya başlamıştır.
Devamı aşağıdaki linkte;
Kayıp Türk Topluluklarının Bulundukları Ülkeler Hangileridir?
DNA
Avrupa kraliyet ailesi R1b kuman soyludur
İtalyan ile İspanyolların bilimsel olarak DNA ları incelenmiş, Türklerle aynı.
Dünyada en çok Urfalı Süryani’nin yaşadığı yer neresidir sorusuna verilecek yanıt Hindistan çoğu kişi için biraz şaşırtıcı olacaktır. Hindistan’da günümüzde 500.000 civarında Urfalı Süryani yaşamaktadır.
“Bir de Osman Çataloluk hocamızın bahsettiği R2 genine sahip Kamerun bölgesinde çoğunlukta olan siyahi Türkler var. Konu Turgay Tüfekçioğlu beyin Prof. Dr. Osman Çataloluk‘la yaptığı videoda geçmişti. Doğruluğu teyit edilebilir mi bilemiyorum… Afrika’da bir de Kuş’lar var sanırım. Kuş konusu kanıtlandıysa Prof. Dr. Mehmet Bayrakdar hocamız teyit edebilir… ” (Veli Metin Türkoğlu)
Süryaniler, Hindistan
4.yy da Urfa’dan göç eden 72 ailenin soyundan gelen ve Kenanlı Toma’ya istinaden Kenanlılar (Knonoye – Knanaye) olarak isimlendirilen Süryaniler Süryani Kilisesi’nin ve tarihinin özgün bir parçasını oluşturmaktadırlar.https://www.suryanikadim.org/r
Oluşturduğum liste Hristiyan Türkler ile ilgili. Sadece Hristiyanlaştırılmış Türklerin hangi ülkelerde ve hangi kimlikle yaşadıklarını araştırıyorum. Mısırdaki Hristiyanlaşmış Kıptiler var ama onlar Firavun soylu Mısır’ın yerlileri.
“Macar Turan Vakfı’nın Türkiye temsilcisi Ahmet Açıkgöz hocamla bu konuya değindiğimizde “Avrupa’nın içerinde kaldığımız için Hristiyan görünmek zorunda kaldık” demişti. Kendisi Avrupa ve İran bölgelerindeki Türk soylu halkları bulup tanıtıyordu ama Romanya kendisini (Sekelleri tanıttığı için) deport ettikten sonra biraz temkinli hareket etmeye başladı. Bu konuda yardımcı olabilir belki… Sosyal medya üzerinden bazen mesajlaşıyoruz ama bu konulara giremiyoruz. Ortak arkadaşlar aracılığıyla sormaya çalışacağım.” (Veli Metin Türkoğlu)
Ahmet Açıkgöz bey çok doğru düşünmüş.
Düşman kılığına girmek.
Dosttan da yakın olmak düşmana.
Düşmanın kılığına girerek düşmanın içinde olmalıyız. Bilge Tonyukuk’dan miras. Esir Türklere nezaret etmekle sorumlu Çin devletinin müfettişi iken kurtuluş hareketini başlattı. İlk Kuvayı Milliyedir. Levendname’nin içindeki birinci kitap şiirleri Bilge Tonyukuk üzerinedir. Keşfettiğimden buyana hep onunlayım.

Arkadaki bıyıklı olan Kutluk (İlteriş) Kağan önde çocukları.
Solda Kültigin sağda Bilge Kağan. Bilgelerimiz. Ata’mıza uzanan bilgelik çizgisinin aysbergin üstünde kalan yüzleri.
Bilge Kağan, kardeşi adına yazıt diktirmiştir. Orada yazmıştır; “zamanı tanrı yaşar kişioğlu ölümsüzdür” Gök ve Kişi..
Babalar ve Çocukları.
Göktürk İmparatorluğu’nun aksine Osmanlı İmparatorluğunda Babalar ve kardeşler hep taht kavgası peşinde birbirlerini öldürtmüşlerdir.
Nisan 1997 Çin Seddi’nde
1.10.2024
ABD, Yeşil Kuşak teorisini terkederek, İran’ı da Türkistan kapsamına alıp dönüştürerek Rumeli’den Çin Seddine Türk Kuşağı’nı Çin’e kama gibi saplamanın peşinde. Eşzamanlı olarak 1979 yılında Şii İran’ı, 1980 yılında da 12 Eylül Darbesi ile Sünni Türkiye’yi, İslamcılık ideolojisi ile dönüştüren ABD, bu kez her iki ülkeyi Turancılık ideolojisi ile teçhizatlandırak, hasmı Çin’e karşı kullanmayı planlıyor. SORULAR 1. Siyasal İslamcılık eşzamanlı olarak İran ve Türkiye’de tasfiye edilerek, ABD&Rusya ikilisi, Çin’e karşı Siyasal Şamanizm soslu Yeni Turancılık mı başlatıyor? |
Turancılık Yazıları
https://www.booksonturkey.com/?s=turanc%C4%B1l%C4%B1k
Büyük Güçler ile Büyük Oyun ve Türkiye-Türkistan
Levent Ağaoğlu – 24/08/20240
4-11 Şubat 1945’de gerçekleşen Yalta Konferansı için bir araya gelen üç lider: Churchill (Britanya), Roosevelt (ABD) ve Stalin (Rusya) 19. yüzyılda Büyük Oyun’un aktörleri olan…
Büyük Güçler ve Turan-Türkistan
Levent Ağaoğlu – 23/08/20240
Armin Vámbery Orta Asya’daki seyahat Haritası 1861-1864 *********************************************** 1865-1918 Turan-Türkistan ile ilgili Alman-İngiliz İstihbarat ve Propaganda Kitapları Turan İdeali Türk Kimliği’nin İnkarı İttifaklar Yalta İttifakı (3+1) İngilizler Almanlar Ruslar Amerikalılar Çinliler Pan-Türkizm. Pan-Turanizm Azerbaycan Kronolojisi 1774-1893 *********************************************** 1865-1918 Turan-Türkistan…
Levent Ağaoğlu – 22/08/20240
Başlangıçta coğrafi kavram olarak ortaya çıkan ve İran (Aryen) coğrafyası ötesindeki Ceyhun (Amuderya) ırmağının doğusundaki toprakları adlandırmak için kullanılan Turan kavramı, 19.yüzyılda pan-Slavizm ve…
Levent Ağaoğlu – 17/08/20240
Büyük Güçler ile Büyük Oyun ve Türkiye-Türkistan Levent Ağaoğlu – 24/08/20240 4-11 Şubat 1945’de gerçekleşen Yalta Konferansı için bir araya gelen üç lider: Churchill (Britanya), Roosevelt (ABD) ve…
Levent Ağaoğlu – 17/08/20240
Turán lakaplı Macar tankı (Kubinka Tank Müzesi, Moskova) MACARİSTAN’DA ‘TURAN’ RÜZGARI https://yenidunyagundemi.com/haber/macaristanda_turan_ruzgari-25848.html Büyük Kurultay https://tr.wikipedia.org/wiki/Büyük_Kurultay Orta Asya kökenli bir ulus olan Macarlar’da Orta Asya’daki akraba uluslara yönelik ilgi 1890’larda büyük bir…
Levent Ağaoğlu – 17/08/20240
TURAN_NAME_7_8_2023 Turan Cemiyeti, Metin Edirneli Turan Bilimler Akademisi Turancılık – Vikipedi Atilla Jorma (Finlandiya) Kitapları Türkçe-Fince / Fince-Türkçe Sözlük – Doğu Kütüphanesi Turan Bilimler Akademisi Resmen Kuruldu – Genel -…
ABD gazetecisi (!) C.L.Sulzberger,15.8.1968’de Cumhuriyet’te Büyük Türk makalesini yayınlayarak “Adriyatik’ten Çin Denizine Türkler’i över.
Doğru İstikamet Çin Denizine değil, Adriyatik Denizi’nedir oysa ki.
ABD Projesi: “Adriyatik’ten Çin Denizine Türkler” 1968
İngiltere Projesi: “Pekin İstanbul Londra ” Hattı. 2017
Soru(n): Nerede Türk Projesi?
NASRALLAH ÖLDÜ · ORTADOĞU’DA SONUN BAŞLANGICI MI? https://youtu.be/f6w0JwcHvA4?si=R4hyvMHmLS9Toja5
Coşkun Aral Ortadoğu’da 30 yıllık dönem bitti diyor. İran’da kısa bir süre dini eğitim aldıktan sonra Lübnan’a dönen Nasrallah, Abbas Musavi’nin 1992 yılında bir İsrail hava saldırısında öldürülmesinin ardından Hizbullah’ın lideri oldu.1993 de de Türkiye’de Özal, Eşref Bitlis Uğur Mumcu Adnan Kahveci suikastle yok edildi. ABD aynı anda düğmeye basmış demek.Siyasal İslamcılık (İhvan, Şia) ABD kurgusu idi kullanım tarihi bitti demek ki. Hamas, Hizbullah, PKK ve İsrail Tasfiye mi ediliyor?
Bu durumda İran da mı tasfiye edilecek. Tez İsrail, antitez İran tasfiye edilecek iseler Sentez ne şekilde gelişecek?Belli ki, İran, Türklüğe rücu edecek. Dikte eden kimler? Yeni denge? Çine karşı cephe mi açılıyor. Acemler savaşmayı bilmiyor, Türkler ise savaşçı ve çok daha yaygın olarak Asya Avrupa zeminlerinde mevcutlar düşüncesi İngilizleri bu yeni denge düşüncesine mi getirdi?
İngiliz sermayesi çoktan mekan değiştirdi. El değiştirmedi. Kendilerinin olan Hong Kong adasını (100 yıllık kira sözleşmesi ada toprağını kapsamıyordu) neden 27 yıl önce Çin’e devrettiler? Bugünler için mi? Yeni mekanlar neresi?: Çin.
O halde İngiltere Çin’e oynuyor, ABD ile çelişiyor. ABD ise Turan üzerinden Çin’e mi saldıracak?: Strateji bu. ABD ve Rusya’nın Turan kartı. İran da Türkistan mekanına dahil olacak. İngilizler, İran’ı farslaştırmış, ardından da Doğu Türkistan’ı Çin’e verdirtmişti. ABD ise şimdi İran ve Doğu Türkistan’ı Çin’e karşı örgütleyecek.
Şamanizm soslu Yeni Turancılık
ABD’nin İhvan İslamcılığı işlevini bitirdi (1942-2022), sıra şimdi Turan Şamanlığında https://www.youtube.com/live/0achvYSLVHM?si=7498Od7R67llwrfr
| Kasım Süleymani, Reisi (İran CB) , Haniye (Hamas. İhvan), Nasrallah (Hizbullah) suikastle yok edildiler. ABD-İsrail’i kiralık katil olarak mı kullanıyor İran? ABD, İran’ı dönüştürme peşinde mi acaba?
1993 de de Türkiye’de Özal, Eşref Bitlis, Uğur Mumcu, Adnan Kahveci ABD’nin suikastleri ile yok edilmiş ve 30 yıl içinde Türkiye BOP Yeşil Kuşağı’na alınmıştı. |
Öyle görünüyor Akdeniz’e çökecekler Kıbrıs’ı vururum dedi infaz emri geldi. Arzı mevhut kamuflaj dert Akdeniz’deki paylaşım İsrail fazla pay almak için sahil şeridini genişletiyor. Türkiye gardını alacak demek ki.
BÜYÜK TÜRK, C.L.Sulzberger
1960‘ların ikinci yarısında ABD’li gazeteci (!) C. L. Sulzberger Türkler ile ilgili iki makale yayınlar.
İlk olarak, 26 Kasım 1965 tarihli New York Times gazetesinde “Rusya, Çin ve Türkler” makalesi. [2]
15 Ağustos 1968 tarihinde de Sulzberger, Cumhuriyet gazetesinde “Büyük Türk” makalesini yayınlayarak “Adriyatik’ten Çin Denizine Türkler’i över. Sulzberger, kurucumuzun Akdeniz olarak gösterdiği istikameti, Çin Denizi olarak gösterir.
“Türk’ün Asyalı kalitelerini bir daha gözden geçirmekte fayda vardır. Moğolistan’dan Avusturya’ya doğru ağır ve emin adımlarla ilerleyen, önüne çıkan kapalı toplumları ezip eğerlerin altında at çatlatan eski Türkler hep gittikleri yöne, hep Batı’ya bakmışlardır. Bütün bunlar bir yana, giden Türkler Çin‘de, Rusya‘da kalan ırkdaşlarına unutulmaz anılar bırakmışlardır.
Türkçülüğün tekrar güç kazanacağı, kültürünün yayılacağı günler gelecektir. Pek tabii bu hemen yarın gerçekleşmeyecektir. Tıpkı uzun vadeli plancıları ürküten Çin umacılarının ortaya çıkması konusu gibi. Ama bu plancılar önümüzdeki yüzyıl için Asya üzerine hesaplar yapmağa devam edeceklerse Büyük Türk’ün Asya’daki varlığını unutmamalıdırlar” [3]
Sulzberger’in yayınladığı her iki makale ABD’nin Büyük Orta Doğu politikasında Türklere bakış açısını açıklıkla gösterirken, diğer yandan Rusya ve Çin’deki Türklerden de bahsederek, bunların ABD açısından bir tehdit de olabileceğini de varsayarak, uzak görüşlülüğünü de, 21. yüzyılın ilk çeyreğindeki gelişmeler hesaba katıldığında, ortaya koymuş gözükmektedir. ABD tarafından batıdan Yunanistan ve güneyden, Suriye üzerinden sıkıştırılan Türkiye artık, sözde müttefikin bu hasmane tavırlarına karşı çıkış yolları aramaktadır.
https://www.veryansintv.com/buyuk-akdeniz-birligi-bab
https://hayatitek.com/rusya-cin-ve-turkler/
https://1000kitap.com/gonderi/172859053?oku=1
Adriyatik makalesini Cumhuriyet gazetesi Türkçe olarak yayınlamıştı.
Cumhuriyet gazetesinin 15.8.1968 tarihli nüshasında yayınlanan ve Amerikalı gazeteci C. L. Sulzberger’in New-York Times ile İnternational Herald Tribune gazetelerine gönderdiği (Büyük Türk) başlıklı ikinci yazısında dünyanın bugünkü jeopolitik durumları üzerine yaptığı yorumlar sırasında (Er geç Türklerin dünyada tekrar söz sahibi olacakları) ihtimalinden söz ediyor ve günümüzde çok uzun süreli planlar yapıldığını ifade ederek siyaset plancılarının bugün tekrar sesini duyuracak bir ülkeyi unutur göründüklerini ve bu ülkenin Türkiye olduğunu belirterek:
“Ortada bir gerçek var. Türkçe konuşan biri, Bulgaristan’ın Güney’inden at ile yola çıksa, ta Çin’in göbeğine kadar her gece kendisine yatacak bir yer bulur, derdini anlatır. İşte Türk halklarının yaşadığı şerit böylesine Çin’in içine kadar uzanmaktadır. Sovyetler Birliğinde Kazak ve Uzbekler hala Türk Kahramanlarının türkülerini çağırmaktadır. Pan-Turancılık hareketi ise şimdi uyuyan bir sessizliğe karışmış görün mektedir.
Günümüzün Türkiyesi her türlü Uluslararası etkiden uzak bulunmaktadır. Gelişir bir görüntü içindedir. Ancak endüstri çabalamaktadır. Anadolu Türkleri, kendi kendilerine Osmanlı İmparatorluğunun ağır etkisinden, İmparatorluğun bitmez tükenmez savaşlarının yorgunluğundan kurtulmuşlardır.
Milli şuura hala eski bir dünya gücü olmanın bilinci hakimdir. Cumhuriyetin kurucusu Atatürk artık Batı’ya bakıp batılılaşmak gereğine inandırmış milleti. Fakat Avrupa, o günlerde (Amerika) sözü gibi, şiirli bir coğrafya terimidir. Türkiye ise temel nüfus ve arazisiyle (gerçek Asya’lı) kalmıştır. Ancak Asya’lı kavramı, kötü uygulamalarla kendinden! ) çok şey kaybederken Türk’ün Asyalı kalitelerini bir daha gözden geçirmekte fayda vardır.
Moğolistan’dan Avusturya’ya doğru ağır ve emin adımlarla ilerliyen, önüne çıkan kapalı toplumları ezip eğerlerin altında at çatlatan eski Türkler hep gittikleri yöne, hep Batı’ya bakmışlardır. Bütün bunlar bir yana, giden Türkler Çin’de, Rusya’da kalan ırkdaşlarına unutulmaz anılar bırakmışlardır.
Türkçülüğün tekrar güç kazanacağı, kültürünün yayılacağı günler gelecektir. Pek tabii bu hemen yarın gerçekleşmeyecektir. Tıpkı uzun vadeli plancıları ürküten Çin umacılarının ortaya çıkması konusu gibi… Ama bu plancılar önümüzdeki yüzyıl için Asya üzerine hesaplar yapmağa devam edeceklerse Büyük Türk’ün Asya’daki varlığını unutmamalıdırlar”
C.L.Sulzberger
RUSYA, ÇİN VE TÜRKLER
Ağustos 23, 2020
Prof. Dr. Ahmet Temir’in, Türk Kültürü dergisinin Ocak 1966 tarihli 39’uncu sayısında yayınlanan “Rusya, Çin ve Türkler Adlı Makale Üzerine” başlıklı yazısı…








Türk Alfabesinin tek tipleştirilmesi çözüm olamaz. Önemli olan konuşulan Türkçe konusunda Türk ülkelerinin birbirlerini anlaması ve sözlüklerinin kaynaştırılarak ortak bir sözlük üretilmesidir. Kaşgarlı Mahmut’un 1000 yıl önce tek başına oluşturduğu sözlük esas alınarak, Divan-ı Lugat it Türk Dünyası olarak güncellenmelidir.
Oğuz Türkçesi (Türkiye, Türkmenistan, Azerbaycan, İran Azerbaycanı, Rumeli-Balkanlar) dışındaki Türkçeleri anlamak zordur.
Örneğin, Çin ve Hong Kong’daki alfabe aynı olmasına karşın, konuşma dili bambaşkadır. Mandarin (Çince: Putonghua) Çin’in kuzeyinde, Pekin ve çevresinde konuşulan Çince’dir. Kantonca Çin’in güneydoğusundaki Guangdong eyaletinde ve Hong Kong’da konuşulur. Konuşma dilinde Mandarin ve Kantonca birbirine epey uzak dillerdir, konuşmada birbirlerini anlayamazlar.