Home Blog Page 59

Antik Türkiye’de Doğmuş Bilgelerden Seçme Sözler

Thales

Epiktetos

Diyojen

Epiküros

Phytagoras

Herakleitos

 

Antik Türkiye Bilgeleri

 

Anadolu Düşüncesi

  • Murşil 202
  • Hattuşil 204
  • Grekçe’nin Egemenliği-Anadolu’dan Batı’ya-Homeros-Yedi Bilgeler
  • Grek Düşüncesi
  • Homeros
  • Hesiodos
  • Yedi Bilgeler
  • Solon
  • Kleobulos
  • Khilon (Kylon)
  • Pittakos
  • Periandros
  • Bias
  • Thales

İkinci Bölüm Felsefe Çağı Anadolu Aydınlığı

İlk bilgeler 237

  • Thales 242
  • Anaksimandros 245
  • Anaksimenes 247
  • Herakleitos 248
  • Ksenophanes 253
  • Pythagoras 254
  • Parmenides 258
  • Zenon 260
  • Empedokles 262
  • Anaksagoras 266
  • Melissos 268
  • Philolaos 270
  • Arkhelaos 272
  • Hippon 274
  • Diogenes (Apollonia’lı) 275
  • Arkhytas 277
  • Atomcu Felsefe 281
  • Leukippos 282
  • Demokritos 283
  • Sofistler
  • Protagoras 294
  • Gorgias 295
  • Hippias 297
  • Antiphron (Antiphon) 297
  • Alkisamas 299
  • Lykophron 300
  • Prodikos 300
  • Kritias 301
  • Kallikles 302
  • Sokrates 305

 

Türk Bilgelerinden Seçme Sözler

  • Türkiye,
  • Azerbaycan,
  • Kırgızistan,
  • Kırım Tataristan,
  • Kazakistan,
  • Özbekistan
  • Türkmenistan

 

Kaynak: Türk Dünyasında Atasözleri Benzerlikleriyle

Türkistan Bilgelerinden Seçme Sözler

HAREZMİ

Ebu Abdullah Muhammed El-Horezmi (780-850): Harezmlidir (Özbekistan). Bağdat’ta çalışmıştır. Cebiri sistemleştirmiş ve isimlendirmiştir. Arap ve Batı dünyasında küresel geometri anlayışına katkıda bulunmuştur. Ondalık sistemin gerekliliğini savundu.

Algoritmaya kendi adını verdi. Bağdatlı Kutrubbul (?) 780, Bağdat 813-850. Astronom ve önde gelen Müslüman matematikçi. Hint rakamlarını okuyan kişi.

Transoxiana Hiva, Özbekistan. Matematik, Astronomi. Harezm’den gelmiş ve Bağdat’ta yaşamıştır. Cebiri sistemleştirmiş ve ona adını vermiş, geometrinin anlaşılmasına büyük katkılarda bulunmuş, basamak sistemini savunmuş ve Dünya üzerindeki 2.402 noktanın konumu hakkında veri toplamıştır.

Zaman

“Aslında her şeyi yansıtan insanın hesaplama ihtiyacıdır. Her şeyin sayılar içerdiğini keşfettim ve sayının birimlerin birleştirilmesinden başka bir şey olmadığını keşfettim. Tüm sayılar bu nedenlerle birlikte ifade edilir. Bununla birlikte tüm sayıların ona kadar olan sayılar türetilerek düzenlendiğini keşfettim. “

Zemin

“Affeden ve bağışlayan Allah’ın adıyla başlıyorum ve El-Kitâb el-Muhtasar fi Hisâb el-Cebr ve el-Mukâbele adlı kitabın Muhammed ibn-Musâ el-Harezmi tarafından yayınlandığını beyan ediyorum. Muhammed diyor ki; Bize önemli sayıları keşfetme gücü veren Allah’a şükürler olsun. Aslında her şeyi yansıtan insanın hesaplama ihtiyacıdır. Her şeyin sayılar içerdiğini keşfettim ve sayının birimlerin birleştirilmesinden başka bir şey olmadığını keşfettim. Bu nedenle tüm sayılar birlikte ifade edilir. Bununla birlikte, tüm sayıların ona kadar olan sayıların türetilmesiyle düzenlendiğini keşfettim. On sayısı aynı şekilde birlikte değerlendirilir ve bu nedenle birlik durumunda olduğu gibi iki veya üç kez aynı şekilde hesaplanır. Yani 10’un iki katı 20 olur ve üç katı 30 olur. Ve bu şekilde 10 katıyla 100’e ulaşabilirsiniz. Yine tıpkı 10 gibi 100’ün iki ve üç katı bu şekilde alınabilir. İki katı, üç katı vs. ile sayı bine kadar büyütülebilir. Bu şekilde binin katları alınarak ve sayılar çeşitli şekillerde isimlendirilerek sonsuz sayının araştırılması yapılır.”

Zihin

“Buna ek olarak, bulduğum sadeleştirme ve çaprazlama üç tür arasında gerçekleşiyor. Bunlar; kökler, kareler ve sayılar olarak adlandırılır. Ancak sayılar ne sadece kökleri ile ne de kareleri ile bağlantılıdır. Bunlardan kök, bir sayının kendisiyle çarpılabilen birimlerinden oluşur. Kare ise kökün kendisiyle çarpılmasının sonucudur. Örneğin bu üç formdan ikisi diğerine eşit olabilir;
Kareler köklere eşitlenir,
Kareler eşittir sayılar,
Kökleri sayılara eşitleme “
“Bir bilim adamı ya kendisinden önce kimsenin tespit etmediği bir konuda eser yazar, ya kendisinden önceki bilim adamlarının kapalı bıraktığı konuları açıklar, daha kolay ve anlaşılır hale getirir, ya da daha önce yazılmış eserlerdeki eksiklikleri giderir, yanlışları düzeltir”
“Önemli sayıların keşfine güç veren Tanrı’ya şükürler olsun.”

 

FARABİ

“Düşünmek ruhun kendi kendiyle konuşmasıdır…”
Çok konuşanı az dinlemek lazım
Toplum adalet ve sevgi ile mutlu olur
İnsanın kaderi bildikleri ile doğrudan doğruya ilintilidir bilmek, insanın tercihlerini daha iyi yapabilmesini sağlar
Bazı insanların kılavuza ihtiyacı yoktur. Bazı insanların ise çok fazla ihtiyacı vardır.
İlmi arayınız, ilmin peşinden sürükleniniz. Sizin en yükseğe taşıyacak olan şey ilimdir.
Var mısın ki yok olmaktan korkuyorsun?
İnsanlar birbirini sevmekle mükelleftir. Sevgisizlik tüm kötülüklerin temelidir.
İnsan dostlarından ibarettir.
Birbirlerine yardım eden insanların olduğu bir toplum, en mükemmel toplumdur.
İnsan kendi hakikatinin önünde bir engeldir.
İnsan bir şeyi yapmaya kendini zorlamadıkça, her zaman kolay olan neyse o yönde hareket eder.
Sohbeti faydasız insanlardan uzak dur.
Bazıları uyanıkken de hiçbir şey görmez.
Mükemmel olan amaçlar, güzel olan amaçlardır.
Bilmek için ilme önem veriniz.
Güzel olan Erdemli amaçlardır.
Kötü insan, ruhu ile ilişkisini kaybeden insandır.
Cahil insan kimdir? Cahil insan aklını kendine eğitmek ve öğrenmek için kullanmayan insandır.
Sende olanı paylaşmayı bilirsen mutlu da olursun.
Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir.
Fazlalıkları ve kendini meşgul eden her şeyi bırakırsan, huzuru yakalarsın.
Sevgi dönüştürücüdür. Mutlak iyiliktir. Sevmeyi ve sevilmeyi bilmeyen bunu bilmez.
Devlet insanlar için vardır.
Kötülük, seçme ve iradenin bir ürünüdür.
Saygı bir toplumun en olmazsa olmaz direğidir.
Sevmek, değer vermektir.
Akıl, insanın sahip olabileceği en yüce değerdir.
Aklını kullanamayan insan karanlığın içinde kalacak ve hiçbir şey görmeyecektir.
Kötü ya da iyi hissetmenizin nedeni düşündüğünüz şeylerdir. Çünkü hissetmek düşünmekle başlar.
 ****************************************************

“Düşünmek ruhun kendi kendiyle konuşmasıdır…”

Bin elli yıl önce Türk bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen ve hayatı boyunca müzik, felsefe, botanik, matematik ve mantık alanlarında sayısız eser yazan Farabi, Aristoteles’ten sonra “ikinci öğretmen” olarak kabul edildi, bilim ve düşünce dünyasında bir “öğretmen” olarak.

Sadece filozofları değil, sayısız bilim adamını da derinden etkilemiş, akımlara ve buluşlara ilham kaynağı olmuştur.

Varlıklı bir ailenin mensubu olarak saraya yakın olmasına rağmen siyasi iradeyi tamamen reddederek kendini bilime adadı. Hayatını günde sadece bir öğün yemekle sürdüren Farabi, ömrünün her saniyesini bilimle geçirmeye çabaladı.

Çünkü Farabi’ye göre insan ilim aramakla yükümlüdür. İlmi bulmalı, öğrenmeli ve açıklamalıdır.

Bilim Çin’de olsa bile kalkıp onun peşine düşmek gerekiyor. Bir insan bilim için yaşamıyorsa, ıstıraplar içinde anlamsız ve mutsuz bir hayat yaşar. Farabi’nin ilham verici hayatı ve eserleri, çağımızın anlamlı ve anlamsız çabalarıyla yüzleşmek ve bir yaşam kurgusunu yeniden inşa etmek açısından örnek niteliğindedir.

https://www.goodreads.com/book/show/53239723-farabi

Al-Farabi (870-950). (Kazakistan)

  • Farab’da Vesic 870,
  • Merv, Bağdat, Harran 910 ve
  • Halep 942, Mısır ve İstanbul (?),
  • Şam veya Halep 950

Helenistik etkilerle İslam’da felsefe anlayışının önde gelen figürü (metafizik, epistemoloji, aynı zamanda bir siyaset bilimci), (Aristoteles’ten sonra) İkinci Üstad, Muallim-i Sani. Batıda modern Kazakistan’ın Otrar bölgesinden tanınan Alfarabius, Aristoteles’ten sonra “ikinci öğretmen” olarak anılır. Mantığın büyük kaşifi Farabi, bilginin her alanını kurgulamıştır.

BİRUNİ

https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/newton-torricelli-galileo-ve-copernicusun-ilham-kaynagi-el-biruni/1337402

“Tarihte de hakikati meydana çıkarmanın yolu akılla istidlal (al-istidlal bi ‘l-macqulat) ve görüp hissedilen şeylerle mukayesedir.
Benim bilimle uğraşma sebebim Ali İmran 191.ayettir. /Söz konusu ayet: “Onlar ayakta dururken, otururken, yatarken hep Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler (ve şöyle derler:) “Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, seni tenzih ve takdis ederiz. Bizi cehennem azabından koru!”
Ben herkesin kendi çalışmasında yapması gerekeni yaptım: Öncüllerinin başarılarını minnettarlıkla karşılamak, onların yanlışlarını ürkmeden doğrultmak, kendisine gerçek olarak görüneni gelecek kuşağa ve sonrakilere emanet etmek..
“Ben ne Arabım ne de Acem, bu iki dili sonradan öğrendim,” Kitabüs Saydele isimli eserinin önsözü
“Ben herkesin kendi çalışmasında yapması gerekeni yaptım: Öncüllerinin başarılarını minnettarlıkla karşılamak, onların yanlışlarını ürkmeden doğrulatmak, kendisine gerçek olarak görüneni gelecek kuşağa ve sonrakilere emanet etmek”. (El-Birüni, öl. 1048)
“Bilim, insanların ihtiyaçları neticesinde ortaya çıkmaktadır ve hayat için vazgeçilmezdir,”

 

İBNİ SİNA

Yaşayan Bilgelerim (A-Z) 2023

 

  1. Kemal Sayar https://www.instagram.com/reel/CyRHn1sMez3/?igshid=ZDE1MWVjZGVmZQ==
  2. Mim Kemal Öke https://www.instagram.com/tv/CZy-ndOjFiI/?igshid=ZDE1MWVjZGVmZQ==
  3. İsmail Hakkı Aydın https://www.instagram.com/p/CTrGsmPjrQp/?igshid=ZDE1MWVjZGVmZQ==
  4. Alev Alatlı https://www.instagram.com/reel/C0c57K4orKr/?igshid=ZDE1MWVjZGVmZQ==
  5. Sadettin Ökten https://www.instagram.com/reel/C0rxC7JifZK/?igshid=ZDE1MWVjZGVmZQ==
  6. Süleyman Seyfi Öğün https://www.instagram.com/reel/Cq8vjAtuj1l/?igshid=ZDE1MWVjZGVmZQ==
  7. Erol Göka https://www.instagram.com/reel/CdfSz0BKqC6/?igshid=ZDE1MWVjZGVmZQ==
  8. Azmi Özcan https://www.instagram.com/reel/Czr6_ojtquC/?igshid=ZDE1MWVjZGVmZQ==
  9. İhsan Fazlıoğlu https://www.instagram.com/tv/Cey1jfnovwg/?igshid=ZDE1MWVjZGVmZQ==
  10. Mahmut Erol Kılıç https://www.instagram.com/tv/CI5JYeCj98n/?igshid=ZDE1MWVjZGVmZQ==
  11. Ali Akar https://youtu.be/5dIi9wp9pNU?si=CDnRQTU_xunBV5yY
  12. Şeref Oğuz https://www.instagram.com/reel/CoIDlw4tiHx/?igshid=ZDE1MWVjZGVmZQ==
  13. Sinan Canan https://www.instagram.com/sinancanan/reels/
  14. Sadettin Ökten https://www.instagram.com/sadettin_okten/reels/

Bilge Kişiler Tabakası

 

  • Boy beyleri,
  • Hanların her biri,
  • Alp kolça kopuz çalan ve
  • Ozanlık yeteneği ve
  • Kamlık özelliklerine sahip

Burada dikkat edilmesi gereken bir ayrım söz konusudur. Hanlar ve beyler, devlet yönetimindeki seçilmiş kişilerdirler.

Kolça kopuz çalanlar, ayrıca ozanlar ile sanatçılar da bilgelik vasıflarını haiz olan ve özellikle de bilgiyi toplumda yaymaları itibarıyla sanat yoluyla yaymaları itibarıyla önem kazanmaktadırlar.

Bir diğer grup ise kamlar da yine Bilici özellikleri nedeniyle bilgelik anlamında çok önemli bir konumdadırlar, mesela Tonyukuk da Baş Kam’dır. Aynı zamanda Türklerde Kamlık konusunun daha da inceleniyor olması bilgelik kavramının detaylandırılması anlamında son derece önemli bir gelişme olacaktır.

Şimdi batı ile arada fark vardır, batıda bilgelik bir unvan değildir tamamen dini anlamlar içermektedir, yönetim kademelerinde olan insanlarda aranan bir özellik değildir. Bu da batı ile aramızdaki farklı boyutu göstermektedir.

Evet bilgelik nosyonu, Türkler tarafından daha sonra Sümerler üzerinden tek tanrılı dinlere de aktarılmış bulunmaktadır, bu şekilde de evrensellik kazanmıştır.

İki nokta çok önemli demek ki. Türk devlet geleneğinin ve davranışının temeli bilgeliktir ve Sümer bağlantısı üzerinden devam ettirilerek İbrahimi dinler ile evrensellik boyutu tüm dünyaya yayılmıştır.

Bu durum ise hem devlet hem de din kavramlarının temeline yerleştirdiğimiz bilgelik nedeniyle biz Türkler insanlık tarihinde yegane bir konumda yer almaktayız.

“BENİM BU KANIYA VARMAMIN  TEMEL NEDENİ   KAYNAK METİNLERDE  O TÜR KİŞİLERDEN  BİLİCİ, TAM BİLİCİ GİBİ NE DERSE YAPILIR GİBİ ÖZELLİKLERİ, BİLİNMEZDEN HABER VERMELERİ, KEHANETTE  BULUNMA VASIFLARINA VURGU YAPILIYOR OLMASIDIR. Bu anlayışın  sümer yolu ile ortadoğu halklarına, ibrahim kavmine intikal ettiğini düşünüyorum. kagan, hakan, haham, kam kan arasında köklü bir ilişki üzerinde durulması sorunu epeyce  aydınlığa kavuşturur. “ (Prof Dr Dursun Yıldırım)

“Bilge unvanı Tanrı katına çıktığından dolayı Bilge Kağan’da kalınca, aklı ve enginliği ifade eden “köl” unvanı kardeşine kalmış olduğu kanısındayım.

Bilgeliğin bir alt derecesi, ifade edicisi “köl” olduğu anlaşılıyor, metinleri yazan Bilge Kağan’ın unvanına uygun bir bilgeliğe sahip olduğu söylenebilir.

Dede Korkut anlatılarında boy beyleri aynı zamanda birer kamdır. Bilgelik, bilicilik ve dediklerinin anında olması kamlık özelliklerinden gelmektedir.

Kam unvanının yanında bilge unvanının da eş anlamda bu kişiler için kullanıldığı kanısındayım. Baş kam işlevi gören kişi Bilge Tonyukuk’tur.

Törende, Tanrı ile irtibat kurmak için kesilecek yağış adlı at kurbanı törenini yönetir ve ardından kağan adayını bu tören ile keçe üzerine oturtup göğe doğru kaldırarak dokuz kez döndürülerek dokuzuncu dönüş ile ”teng eri”nin bulunduğu kata çıkarılır. Orada “teng eri” kendisine bodunu yönetmek için yarlık, bilig, küç, ülüş, kut, il tutsık yir yarlığı bağışlar ve bu donanım ile bir olağanüstü dönüşüme, yeniden doğmuş gibi erginleşerek “teng eri” katından yere tören ile iner, bodun üzerine kağan olarak oturur.

Boy beyleri, hanların her biri, alp kolça kopuz çalan ve ozanlık yeteneği ve kamlık özelliklerine sahip bilge kişiler tabakasını oluştururlar. Hanlar hanı Han Bayundur, Dede Korkut anlatılarında “Kam Gan oglı” biçiminde tanımlanır. Bu unvan, Oğuzların anlatılarının, onlarda yer alan olayların geçtiği süreci açıklayıcı güçlü bir kanıttır. Türk kültür ve yaşayış düzenlerini anlama açısından bu konu üzerinde ayrıca durulması icap eder, fırsat olursa bir başka yazıda üzerinde ayrıca durulacaktır. Dede Korkut anlatılarında yer alan bu sorunun çözümlenmesi tarihimizin bu dönemini daha iyi anlamamıza yardım edeceği kanısındayım.

İlteriş Kağan ile eşi İlbilge Katun’un göğe birlikte kaldırıldığı ve bu yüzden her “alp” unvanı Türk kadim tarihinde efsanevi kağanı Alp Er Tonga zamanından itibaren ortaya çıkmış bir tabaka olduğu anlaşılıyor. Bunların Dede Korkut anlatılarında onlar için belirtilmiş özellikleri, kamlık bilgesi de dahil görünüyor.

İkisinin sözlerinin birer “yalavaç” sözü, buyruğu mertebesinde görüldüğü ve bu yüzden bilge sözünün aynı zamanda kam karşılığı kullanılmış olduğunu tahmin ediyorum. Sözlerinin yüceliğini ifade etmek için kendilerine “bilge” unvanı ile hitap ettiklerini ve “bilge” unvanı taşıdıklarını düşünüyorum.

Bu bilgelik, kam, “yalavaç” yetilerine sahip kişi anlamı taşısa gerektir.

Bilge Tonyu Ak Aka (Bilge Tonyukuk), Budizmin Türkler arasında yayılmasına engel olur, karşı çıkar (Liu Mau- Tsai 2019).

Bundan da Tonyu Ak Aka’nın kadim Türk inancını ve kamlığı benimsediği, zorda kaldığında kamlık duyuşunun kendini bastığı, kararlarını vermede bu özelliğinin etkin olduğu anlaşılıyor. Aklındaki sorunu çözünceye kadar bir yerde duramıyor, içözi kendini basıyor, ondan soruna çözüm bulunca rahat ediyor.

Bilge Tonyu Ak Aka[=Bilge Tonyukuk]: “Ben Tabgaç’ta kılındım” dediğinde, “ben Tabgaçta anadan doğdum” dediği anlaşılır. Dilimizde belirtiğimiz gibi yine doğmayı ifade etmek üzere bir de, “törü-“ fiili vardır. Bu da Türk dilinde yaratılmak, doğmak anlamı taşıyan bir halden öbür hale geçerek yeniden doğmak anlamı taşıyan bir fiildir. “törük” biçimi “yaratılmış” anlamı taşır ama bu anadan doğmak gibi anlam taşımaz. Bu bir halden bir hale geçerek yaratılmışlık, olağanüstülüklerle yaratılmışlık kazanma, doğuş halidir.

Türkler, kendi başlarına han/kağan seçecekleri kişiyi göğe Tanrı katına çıkarır, orada olağanüstü yetkilerle donatılarak yeni kişilik kazanması haline “törük” diyorlar. Bu hal, yeniden “törük” olma hali Türklerin göğün dokuzuncu katına Tanrı [ Göğün Beyi, Kâinatın Efendisi] katına kağanı kaldırdıkları zaman, orada kendisine il tutma yarlığı, kut, bilig, küç, ülüş gibi olağanüstü yetkilerle donatıldıktan sonra bu şekilde yeniden yaratılmış, yeniden doğurulmuş toplumun/bodun üstüne kağan olarak indirilir.

Kaynak: TÜRK BENGGÜ TAŞ BİTİGİ 1YAZITLARDA YENİ OKUMA ÖNERİLERİ2 Prof. Dr. Dursun YILDIRIM

Bilge kişiler 

Türklerde bilgelik bir unvan olarak verilmiştir ve ilk yazılı eserleri veren ilk iki kişi de bilge ünvanlıdır bilge tonyukuk ve bilge kağan. Bunlar taşa yazılmış yazıtlardır. Ardından yazma olarak yani kağıda yazılı olarak verilen ilk eserin adı da Kutadgu Bilig’dir, burada da bilgeliğin esasları anlatılmaktadır, görüldüğü gibi Türklerin yazdıkları taşa ve kağıda yazdıkları ilk üç eser bilgelik ile ilgilidir. Bu kayda değer bir noktadır.

Yazıtlarda bilge olarak ünvanlandırılmış 21 kişi tespit edilmiştir. Bu kişilerin hepsi de ünvanlarıyla devleti temsil eden insanlardır.

Yazıtlarda geçen 21 Bilge:

  • Akınçu Alp Bilge Çigşi
  • Bayırku Tarduş Bilge Tarkan Kutlug
  • Bilge Kağan
  • Bilge Tonyukuk
  • İlbilge Hatun
  • İlbilge Kunçuy
  • İlbilge
  • Bilge Işbara Tamgan Tarkan
  • Bilge Tarduş Ulug Bilge Yabgu
  • Bilge Tölis Ulug Bilge Çad
  • Bilge Tutuk
  • İnançu Bilge Tirig
  • İsig Bilge Çigşi
  • Kutluk Bilge Senün
  • Kül Bilge Kagan
  • Oğuz Bilge Tamgaç
  • Tay Bilge Tutuk
  • Tenriken Alp Kutlug Bilge Kan
  • Tenride bolmış el etmiş bilge kagan
  • Tokuz bolmış bilge tay senün
  • Tölis Bilge Beg

Bilgelik devletle ilişkilendirilmiştir. Neden sorusu burada önem kazanmaktadır. Türkler toplumsal hayatın organizasyonu yani devlet teşkilatlanmasını hep bilge insanlar eliyle götürmüşlerdir.

Burada anmamız gereken diğer bir bilge kişi de Farabi’dir ve bilge devletin esaslarını bir ilk filozof olarak felsefe ile oluşturmuştur. Buradaki önemli nokta ise bu esasların Bilgelik Yazıtları olarak adlandırabileceğimiz bilge tonyukuk ve bilge kağan tarafından yazılmış Orhun Yazıtlarının devamı niteliğinde olmasıdır. Türklerin toplumsal hayatında sistematik bir devlet yapılanması sözkonusudur, çok sayıda ünvanlar mevcuttur.

Mesela Tonyukuk’u yazıtında “bilgesi de çavuşu da bendim” ibaresi yazılıdır. Çavuştan kastedilen bugünkü başkomutandır, demek ki başkomutan aynı zamanda bir bilge olmalıdır. Askeri kuvvetler de bir bilgelik yapılanmasıdır. Türkler alemdeki kusursuz işleyiş yapısını bir şekilde dünyaya da indirip dünyada uygulamak istemişlerdir. Bunu ancak bilge bir devlet yapılanması ile sürdürebilecektir.

Bilgelik nasıl bir şeydir?, yazıtlardan anlaşıldığı kadarıyla özellikle de Bilge kağan ve Kül Tigin yazıtlarında anlatıldığı kadarıyla öncelikle Kağan, tanrı tarafından bir takım ilahi yetenekler ile donatıldıktan sonra yeryüzüne indirilmektedir. Bilgelik tanrısal bir kavramdır, bilge olan kişi aynı zamanda Bilici özelliklerini taşımaktadır burada Türklerde şaman, kam olarak adlandırılan ve geleceği öngörme yeteneği, sezgi yeteneği önem kazanmaktadır.

Toplumu yönetebilmek için geleceği okumak ve yeteneklerle donatılmış olmak önem kazanmaktadır.

Tanrı tarafından ilahi bilgilerle donatılan bilgelerin bu konumları halk tarafından da izlenmekte, bu unvanlar onları izleyen halk tarafından da bu kişilere verilmektedir.

Bilge Kağan, Kağan soyudur, Bilge Tonyukuk ise yönetici soyludur. Bilgelik unvanı halk tarafından kendilerine verilmekte ve halk tarafından da takdir edilmektedirler. Çünkü yazıtlarda en çok kullanılan kavram halk kavramıdır. Buradan çıkarabileceğimiz netice, ilahi bir kavram olan bilgelik ile halk kavramının birbirleri ile ilişkilendirilmiş olmasıdır. Yaradan ile yaradılan bir bilgelik yolu ile birbirlerine bağlanmış olmaktadırlar.

Farabi ile aynı dönemde dokuzuncu asırda yaşayan Mâturidî ve sekizinci asırda yaşayan Ebu Hanife de her ikisi de Özbek Türküdürler, kavramın İslam dini içerisindeki gelişimini ve yetkinleşmesini temin etmişlerdir. Ayrıca ardından gelen Ahmet Yesevi ise yine Yusuf Has Hacip gibi Türkçe üzerinden giderek bilgeleri görevlendirmiş ve Anadolu’ya, İslam coğrafyasına, Hindistan’a, Hind kıtasına ve Balkanlara bu bilgeleri göndererek ilahi bazlı bilgelik yaşantısının Türklerin arasında yaygınlaşmasını ve derinleşmesini temin etmişlerdir. Yesevî’nin kitabının adı da Divan-ı Hikmet’tir, bilgelik divanıdır.

Bilge unvanı ilerleyen yüzyıllar itibarı ile kullanımdan düşmüştür, bu hazin bir noktadır. Bilge artık hem kadınlarda hem de erkeklerde ortak olarak kullanılan kullanılmakta olan bir kişi adıdır sadece. Türkler bilgelikten, bilgelik özelliklerinden giderek uzaklaşmışlar ve bencillik tarzında kişilik erozyonuna uğramışlardır.

 

Türk Bilgeleri’nin (646-1332) en önemli Eserleri

Türk düşünürler, bilgelik kavramını öne çıkartarak Göktürkler, Karahanlılar, Gazneliler, Selçuklular devletlerinde Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşuna kadar olan dönem içerisinde 700 yıla yaklaşan bir zaman diliminde evrensel manada insanı, toplumu ve devleti kavrayan eserler ortaya koymuşlardır. Söz konusu dönem Tonyukuk ile başlamış ve Anadolu’da Yunus Emre ile birlikte Türkçenin en yüksek bir seviyeye çıktığı dönem dahil devam etmiştir.

Fakat ne yazık ki günümüzde Türkler bu eserlere yabancılaşmışlar aralarına büyük mesafeler koymuşlardır. Bu düşünürler ve eserleri tanınmamaktadır, bilinmemektedir. Aydın olarak sınıflanan ve tanımlanan toplumun sözde elit kesimi bu düşünürlerden bihaberdir.

Böylesine bir dramatik durumda yapılması gereken özellikle milli eğitim tedrisatları ile söz konusu düşünürlerimizin ve eserlerinin çocuklara ve gençlere öğretilmesidir. Bu ise verimli tohumların ekilmesi ve yabancılaşmanın aşılması şeklinde olacaktır.

 

*****************************************

Bilge Tonyukuk Yazıtı

Bilge Kağan YazıtıKültigin Yazıtı

Farabi’nin En Önemli Eserleri

İmam Gazali’nin En Önemli Eserleri

Ebu Mansur el-Matüridi’nin Eserleri

İbn-i Sina’nın En Önemli Eserleri

Harezmi’nin En Önemli Eserleri

Kaşgarlı Mahmut’un En Önemli Eserleri

Yusuf Has Hacip en önemli eserleri listesi

Ahmet Yesevi en önemli eserleri

Hacı Bektaşı Veli en önemli eserleri

Mevlana en önemli eserleri

Nasrettin Hoca en önemli eserleri listesi

Sarı Saltuk en önemli eserleri listesi

Aşık Paşa en önemli eserleri listesi

Yunus Emre’nin En Önemli Eserleri

*************************************

Bilge Tonyukuk Yazıtı

Bilge Kağan YazıtıKültigin Yazıtı

 

Farabi’nin En Önemli Eserleri:

Felsefe:

  • El-Medinetü’l-Fâzıla (Faziletli Şehir): Bu eser, Farabi’nin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir. Eserde, ideal bir toplumun nasıl olması gerektiği anlatılmaktadır. Farabi, ideal toplumun filozoflar tarafından yönetileceği bir şehir devleti olduğunu savunmaktadır. Erdemli Devlet (Medinetü’l Fazıla)

  • El-İhsa al-Ulum (Bilimlerin Sınıflandırılması): Bu eser, tüm bilimlerin bir sınıflandırmasını sunmaktadır. Farabi, bilimleri mantık, fizik ve metafizik olarak üçe ayırmaktadır.

  • Ahkamü’l-Hukuma (Devlet Yönetimi Kuralları): Bu eser, siyaset felsefesi üzerine bir çalışmadır. Eserde, ideal bir devletin nasıl yönetilmesi gerektiği anlatılmaktadır.

  • Et-Tenbîh ‘alâ Sebîli’s-Sa’âde (Mutluluğa Giden Yol): Bu eser, ahlak felsefesi üzerine bir çalışmadır. Eserde, insanın nasıl mutlu olabileceği anlatılmaktadır.

Mantık:

  • El-Cem’ Beyne Re’yeyi’l-Hakîmeyn (İki Bilge Kişinin Görüşlerinin Birleştirilmesi): Bu eser, Aristoteles ve Platon’un felsefeleri arasındaki farkları uzlaştırmaya çalışmaktadır.

  • İhsâ’ü’l-Cins (Cinslerin Sınıflandırılması): Bu eser, mantıkta kullanılan terimlerin bir tanımını sunmaktadır.

Müzik:

  • Kitabü’l-Musik’il-Kebîr (Büyük Müzik Kitabı): Bu eser, müzik teorisi üzerine bir çalışmadır. Eserde, müzikte kullanılan terimler, sesler ve ritimler anlatılmaktadır.

Bunların dışında Farabi’nin tıp, astronomi ve matematik gibi alanlarda da eserleri bulunmaktadır.

Farabi’nin eserleri, İslam felsefesinin gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Eserleri, Arapça’dan Latince’ye çevrilerek Avrupa felsefesini de etkilemiştir.

İmam Gazali’nin En Önemli Eserleri

Teoloji ve Akaid:

  • İhya’u Ulumi’d-din:İslam dininin tüm dallarını kapsayan en geniş ve en önemli eseridir.,
  • El-Münkız mine’d-Dalal: Felsefi akımları inceleyerek İslam inancının savunmasını yapan bir eserdir.
  • Tehafütü’l Felasife:Aristo felsefesini eleştiren bir eserdir.
  • El İktisad fi’l İtikad:İtikadi konularda orta yolu savunan bir eserdir.

Ahlak ve Tasavvuf:

  • Kimya-i Saadet: Ahlak ve tasavvuf konularını ele alan bir eserdir.
  • Mizanu’l-Amel: İyilik ve kötülüklerin tartılmasını anlatan bir eserdir.
  • Ayatu’l-Kürb: Kalp hastalıklarının tedavisini anlatan bir eserdir.
  • El-Munavviç min’il-Cahil ila’l-Alim: Cahilden alime geçişi anlatan bir eserdir.

Diğer Eserler:

  • El-Mustasfa min’il-İlmi’l-Usul: Mantık bilimini anlatan bir eserdir.
  • El-Kasd-u’l-Tahtani: Mantığın pratik uygulamalarını anlatan bir eserdir.
  • Tahafütü’l-Mutekallimin: Kelamcıların tenkidini yapan bir eserdir.
  • İlham-u’l-Mubtedi: Fıkıh usulü hakkında bir eserdir.

Ebu Mansur el-Matüridi’nin Eserleri

Ebu Mansur el-Matüridi, İslam ilahiyatının önemli bir akımı olan Maturidilik’in kurucusudur. Kelam, tefsir ve fıkıh gibi alanlarda birçok eser vermiştir.

Maturidi’nin en önemli eserleri şunlardır:

Kelam:

  • Kitabü’t-Tevhid:Maturidi’nin en önemli eseridir. Tevhid, sıfatlar, kader ve peygamberlik gibi konulardaki Maturidi görüşlerini ele alır. Kitabüt Tevhid 
  • Usulu’l-Himaye: Maturidi kelamının temel ilkelerini anlatan bir eserdir.
  • el-Mea’iz fi’l-Usul: Kelamda kullanılan delilleri inceleyen bir eserdir.
  • el-Cevab fi’l-Usul: Muhaliflerinin görüşlerini eleştiren bir eserdir.

Tefsir:

  • Tefsiru’l-Kur’an: Maturidi’nin tamamını tefsir ettiği bir eserdir.
  • Te’viliyatü’l-Kur’an: Kur’an’daki bazı ayetlerin tefsirini anlatan bir eserdir.

Fıkıh:

  • el-Mebsut: Fıkhın tüm dallarını kapsayan bir eserdir.
  • el-Muhtasar: el-Mebsut’un özeti mahiyetinde bir eserdir.

Diğer Eserler:

  • el-Adil: Adalet ve zulüm kavramlarını inceleyen bir eserdir.
  • el-Muhadis: Hadislerin önemini ve delillerini anlatan bir eserdir.

İbn-i Sina’nın En Önemli Eserleri

Tıp:

  • El-Kanun fi’t-Tıb (Tıbbın Kanunu):Tıp biliminin ansiklopedisi olarak kabul edilen bu eser, yüzyıllar boyunca Avrupa’da tıp eğitiminin temelini oluşturmuştur.
  • Kitabü’ş-Şifa (Şifa Kitabı): Tıp, astronomi, matematik, fizik, metafizik, mantık gibi birçok farklı alanda bilgi içeren kapsamlı bir eserdir.
  • El-Edviye’l-Müfrede (Tek Başına İlaçlar): İbn-i Sina’nın kendi klinik deneyimlerine dayanan bu eseri, tek tek ilaçların özellikleri ve kullanımları hakkında bilgi verir.
  • El-Puls (Nabız): Nabız teşhisinin önemini ve farklı nabız türlerini anlatan bir eserdir.

Felsefe:

  • El-Necat (Kurtuluş): Mantık, metafizik, doğal felsefe ve ahlak gibi konularda İbn-i Sina’nın felsefi görüşlerini anlatan bir eserdir.
  • El-İşarat ve’t-Tenbihat (İşaretler ve Uyarılar): Metafizik ve teoloji konularında İbn-i Sina’nın daha ileri düzeydeki felsefi görüşlerini anlatan bir eserdir.
  • El-Hidaye fi’l-Hikme (Hikmete Rehber): Mantık ve metafizik konularında giriş niteliğinde bir eserdir.
  • El-Polemika fi’l-Mantiq (Mantık Polemiği): Mantığa karşı yöneltilen eleştirilere cevap veren bir eserdir.

Diğer:

  • El-Şifa fi’n-Nefs (Nefsin Şifası): Psikoloji ve ruh bilimi ile ilgili bir eserdir.
  • El-Resail fi’l-Hikmet (Hikmet Mektupları): Felsefi konularda yazılmış mektuplar içeren bir eserdir.
  • El-Huccet fi’l-Astronomiye (Astronomi Üzerine Deliller): Astronomiye dair İbn-i Sina’nın görüşlerini anlatan bir eserdir.

Harezmi’nin En Önemli Eserleri

Matematik:

  • El-Kitab’ül Muhtasar fi Hisab’il Cebri ve’l-Mukabele (Cebir ve Denklem Hesabı Üzerine Kısa Kitap):Cebir biliminin temelini atan ve birinci ve ikinci dereceden denklemlerin çözümünü anlatan bu eser, matematikte bir dönüm noktası olmuştur.
  • Kitab al-Muhtasar fil Hisab el-Hind (Hint Hesabı Üzerine Kısa Kitap): Hint rakam sistemini ve algoritmalarını Avrupa’ya tanıtan bu eser, aritmetik ve cebirde önemli gelişmelere yol açmıştır.
  • El-Mesahat (Alan Ölçümü): Geometri ve alan ölçümü ile ilgili bir eserdir.

Astronomi:

  • Zîcü’l-Harezmî (Harezmi Cetvelleri): Güneş, Ay ve gezegenlerin hareketlerini hesaplamak için kullanılan astronomik cetveller içeren bir eserdir.
  • Kitab fi’l-Usturlab (Asturlap Üzerine Kitap): Asturlap adlı bir astronomik aletinin kullanımını anlatan bir eserdir.

Coğrafya:

Kitab fi Taksim al-Akalim (İklim Bölgelerinin Tanımı): Dünyanın coğrafyasını ve iklim bölgelerini anlatan bir eserdir.

Diğer:

  • Risale fi’l-Mukabele (Denklem Çözümü Üzerine Risale): Cebirsel denklemlerin çözümü ile ilgili bir risaledir.
  • Kitab al-Juhri (Harfler Üzerine Kitap): Arap alfabesinin harflerini ve seslerini anlatan bir eserdir.
    Harezmi’nin eserleri, Orta Çağ İslam dünyasında ve Avrupa’da büyük bir etkiye sahip olmuştur. Matematik, astronomi, coğrafya ve diğer alanlardaki çalışmalarıyla Harezmi, “Bilimsel Aydınlanmanın Babası” olarak anılmıştır.

Kaşgarlı Mahmut’un En Önemli Eserleri

1. Divanı Lügatit Türk:

Türkçenin ilk sözlüğü ve külliyat halinde yazılmış ilk Türkçe eseri olma özelliğini taşır.
1072 yılında Bağdat’ta yazılmaya başlanmış ve 1074 yılında tamamlanmıştır.
Eserde 200.000’den fazla kelime yer almaktadır.
Kelimelerin anlamları yanında örnek cümleler, atasözleri ve şiirler de verilmiştir.
Divanü Lügati’t-Türk, Türk dili, tarihi ve kültürü hakkında önemli bilgiler içeren bir kaynaktır.

2. Kitabu Cevâhirü’n-Nahv fi Lugâti’t-Türk:

Türkçenin ilk gramer kitabı olma özelliğini taşır.
Günümüze kadar ulaşmamıştır.
Eserin varlığı Divanü Lügati’t-Türk’te yer alan bazı bilgilerden anlaşılmaktadır.
Kitabu Cevâhirü’n-Nahv fi Lugâti’t-Türk, Türk dilinin gramerininin nasıl işlediğini anlamak açısından önemli bir kaynak olabilirdi.

Diğer Eserleri:

  • Kutadgu Bilig (Mutluluk Veren Bilgi): Karahanlı Türkçesiyle yazılmış bir nasihat eseridir.
    Oğuzname: Oğuz Türklerinin tarihi ve kültürü hakkında bilgiler içeren bir eserdir.
  • Uluğ Çatap: Türkçe atasözleri ve deyimleri üzerine bir eserdir.

Kaşgarlı Mahmut’un eserleri Türk dili, tarihi ve kültürü hakkında önemli bilgiler içeren kaynaklardır. Bu eserler sayesinde Türkçenin geçmişi ve gelişimi hakkında bilgi edinmek mümkündür.

Yusuf Has Hacip en önemli eserleri listesi

Yusuf Has Hacip’in En Önemli Eseri:

Yusuf Has Hacip’in tek eseri olduğu bilinen Kutadgu Bilig, Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. 1069-1070 yıllarında Karahanlı hükümdarı Oğuz Arslan Kadir Han için yazılmış olan bu eser, bir siyasetname ve nasihatnâme olarak nitelendirilir.

Kutadgu Bilig’in Önemi:

Türkçenin ilk nazım eseri olması: Kutadgu Bilig, mesnevi nazım şekliyle yazılmış ilk Türkçe eserdir. Bu bakımdan Türk edebiyat tarihi açısından önemli bir yere sahiptir.
Ahlaki ve siyasi öğütler içermesi: Eser, adaletli olmak, cömert olmak, halka iyi davranmak gibi ahlaki ve siyasi öğütler içerir. Bu öğütler, Karahanlı Devleti’nin yönetim şekli ve toplum yapısı hakkında da bilgiler verir.
Dilimiz ve kültürümüz hakkında bilgi kaynağı olması: Kutadgu Bilig, 11. yüzyılda Türkçenin kelime dağarcığı,dil bilgisi ve atasözleri hakkında bilgiler içerir. Ayrıca eser, Karahanlı Devleti’nin ve Türk boylarının gelenekleri,görenekleri ve inançları hakkında da bilgiler verir.
Türk edebiyatını etkilemesi: Kutadgu Bilig, sonraki yüzyıllarda yazılan birçok Türkçe eseri etkilemiştir. Eserde kullanılan nazım şekli, dil ve üslup, daha sonraki yazarlar tarafından örnek alınmıştır.

Kutadgu Bilig’in Konusu:

Eser, Oğuz Han’ın oğlu Gürengiz’in tahta çıkışını ve adil bir hükümdar olmasını konu alır. Gürengiz, Kutadgu adında bir bilgeden nasihatler alır ve bu nasihatler doğrultusunda devlet yönetir. Eserde, adaletli olmak, cömert olmak, halka iyi davranmak gibi ahlaki ve siyasi erdemler vurgulanır.

Kutadgu Bilig’in Dili ve Üslubu:

Eser, Karahanlı Türkçesiyle yazılmış ve aruz vezni kullanılmıştır. Dil yalın ve akıcıdır. Atasözleri, deyimler ve şiirler de eserde sıkça kullanılmıştır.

Yusuf Has Hacip’in Kutadgu Bilig’den başka bir eseri yoktur.

Ancak Kutadgu Bilig’in Türk edebiyatı ve tarihi açısından önemi büyüktür. Eser, Türkçenin ilk nazım eseri olması, ahlaki ve siyasi öğütler içermesi, dilimiz ve kültürümüz hakkında bilgi kaynağı olması ve Türk edebiyatını etkilemesi bakımından önemli bir yere sahiptir.

Ahmet Yesevi en önemli eserleri

Ahmet Yesevi’nin En Önemli Eserleri:

Ahmet Yesevi, 12. yüzyılda yaşamış önemli bir Türk mutasavvıf ve şairdir. Yesevilik tarikatının kurucusu olan Ahmet Yesevi, eserleri ile Türk tasavvuf edebiyatını ve düşüncesini derinden etkilemiştir.

En önemli eserleri şunlardır:

1.  Divanı Hikmet:

Ahmet Yesevi’nin en önemli eseri olan Divan-ı Hikmet, 4.000’den fazla beyitten oluşan bir manzum eserdir.
Hikmetler, tasavvufi kavramlar, ahlak ve dinî öğütler içerir.
Eser, hece vezniyle yazılmış ve koşma nazım şekli kullanılmıştır.
Divan-ı Hikmet, sadece Türkçede değil, Arapça ve Farsçaya da çevrilmiştir.

2. Hikayetler:

Ahmet Yesevi’ye ait olduğu düşünülen çeşitli menkıbeler ve hikâyeler de vardır.
Bu hikâyeler, tasavvufi öğütler ve mucizeler içerir.
Hikâyeler, halk arasında dilden dile aktarılmış ve daha sonra yazılı hale getirilmiştir.

3. Risaleler:

Ahmet Yesevi’nin tasavvuf ve tarikat ile ilgili bazı risaleleri de vardır.
Bu risalelerde tarikatın kuralları, zikir ve ibadet yöntemleri gibi konular anlatılır.
Ahmet Yesevi’nin eserleri sadece dini ve tasavvufi açıdan değil, aynı zamanda Türk dili ve edebiyatı açısından da önemlidir. Eserlerinde kullanılan dil sade ve akıcıdır. Hikmetler, atasözleri ve deyimler bakımından zengindir. Ahmet Yesevi, Türkçenin en önemli şairlerinden biri olarak kabul edilir.

Bunların dışında:

Fuad Köprülü’ye göre, Ahmet Yesevi’ye ait olduğu düşünülen “Fakr-name” adlı bir eser de vardır.
Ancak bu eserin aitliği kesin olarak bilinmemektedir.
Ahmet Yesevi’nin eserleri, Türk İslam kültürü ve medeniyetinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Bu eserler,günümüzde de ilgi görmeye devam etmektedir.

Hacı Bektaşı Veli en önemli eserleri

Hacı Bektaş Veli, 13. yüzyılda yaşamış önemli bir Türk mutasavvıf, şair ve yazarıdır. Bektaşi tarikatının kurucusu olan Hacı Bektaş Veli, eserleri ile Türk tasavvuf edebiyatını ve düşüncesini derinden etkilemiştir.

En önemli eserleri şunlardır:

1. Makalat:

Hacı Bektaş Veli’nin en önemli eseri olan Makalat, tasavvuf, felsefe ve ahlak konularını içeren bir eserdir.
Eser, Arapça yazılmış ve daha sonra Türkçeye çevrilmiştir.
Makalat, Bektaşi inanç ve öğretilerinin temelini oluşturur.

2. Vilayetname:

Hacı Bektaş Veli’nin hayatını ve menkıbelerini anlatan bir eserdir.
Eser, nesir ve nazım şeklinde yazılmıştır.
Vilayetname, Hacı Bektaş Veli’nin kişiliği ve düşünceleri hakkında önemli bilgiler içerir.

3. Hacı Bektaş’ın Nasihatleri:

Hacı Bektaş Veli’nin müritlerine verdiği nasihatleri içeren bir eserdir.
Eser, kısa ve özlü sözler halinde yazılmıştır.
Hacı Bektaş’ın Nasihatleri, ahlaki ve tasavvufi öğütler içerir.

Bunların dışında:

Hacı Bektaş Veli’ye ait olduğu düşünülen çeşitli şiirler, mektuplar ve dualar da vardır.
Bu eserlerin aitliği kesin olarak bilinmemektedir.
Hacı Bektaş Veli’nin eserleri sadece dini ve tasavvufi açıdan değil, aynı zamanda Türk dili ve edebiyatı açısından da önemlidir. Eserlerinde kullanılan dil sade ve akıcıdır. Atasözleri, deyimler ve şiirler bakımından zengindir. Hacı Bektaş Veli, Türkçenin en önemli şairlerinden ve yazarlarından biri olarak kabul edilir.

Hacı Bektaş Veli’nin eserleri, günümüzde de ilgi görmeye devam etmektedir. Eserleri Türkçeye çevrilmiş ve çeşitli dillerde yayınlanmıştır. Hacı Bektaş Veli’nin düşünceleri, günümüz insanına da ışık tutmaya devam etmektedir.

Mevlana en önemli eserleri

Mevlana Celaleddin-i Rumi, 13. yüzyılda yaşamış en önemli İslam alimlerinden, mutasavvıflardan ve şairlerinden biridir.Eserleri sadece dini ve tasavvufi açıdan değil, aynı zamanda edebiyat ve felsefe açısından da büyük önem taşır.Mevlana’nın en önemli eserleri şunlardır:

1. Mesnevi:

Yaklaşık 26 bin beyit içeren altı ciltlik bir eserdir.
Tasavvuf felsefesini, ilahi aşkı, insan psikolojisini ve ahlakı anlatan alegorik hikâyelerden oluşur.
Mesnevi, sadece Türkçe değil, birçok dile de çevrilmiş ve dünya edebiyatının en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir.

2. Divan-ı Kebir:

Mevlana’nın şiirlerini içeren bir eserdir.
Gazeller, kasideler, mesneviler ve rubailerden oluşur.
Divan-ı Kebir, tasavvufi aşkın ve ilahi güzelliğin şiirsel bir anlatımıdır.
Eser, Farsça yazılmış ve günümüze kadar ulaşmıştır.

3. Fihi Ma Fih:

Mevlana’nın sohbetlerinden derlenen bir eserdir.
Tasavvuf, felsefe, ahlak ve din gibi konularda Mevlana’nın düşüncelerini içerir.
Fihi Ma Fih, sade ve akıcı bir dille yazılmış olup, Mevlana’nın fikirlerini anlamak için önemli bir kaynaktır.

4. Mektubat:

Mevlana’nın müritlerine, devlet adamlarına ve diğer kişilere yazdığı mektuplardan oluşur.
Bu mektuplarda Mevlana, tasavvufi öğütler verir, nasihatlerde bulunur ve güncel olaylara dair yorumlarını dile getirir.
Mektubat, Mevlana’nın insan ilişkileri ve toplum hakkındaki görüşlerini anlamak için önemli bir kaynaktır.

5. Mecalis-i Seb’a (Yedi Vaaz):

Mevlana’nın yedi vaazını içeren bir eserdir.
Bu vaazlarda Mevlana, tasavvufun temel prensiplerini, ilahi aşkı ve insanın manevi yolculuğunu anlatır.
Mecalis-i Seb’a, Mevlana’nın en popüler eserlerinden biridir ve günümüzde de ilgi görmeye devam etmektedir.

Bunların dışında:

Mevlana’ya ait olduğu düşünülen çeşitli şiirler, dualar ve hikâyeler de vardır.
Bu eserlerin aitliği kesin olarak bilinmemektedir.
Mevlana’nın eserleri, günümüzde de ilgi görmeye devam etmektedir. Eserleri Türkçeye ve birçok dile çevrilmiş ve çeşitli dillerde yayınlanmıştır. Mevlana’nın düşünceleri, günümüz insanına da ışık tutmaya devam etmektedir.

Mevlana’nın eserlerinin önemi şu şekilde özetlenebilir:

Tasavvuf felsefesini ve ilahi aşkı anlatan en önemli eserlerdendir.
Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biridir.
Sade ve akıcı bir dille yazılmış olup, günümüzde de kolayca okunabilir.
Mevlana’nın fikirlerini anlamak için önemli bir kaynaktır.
Günümüz insanına da ışık tutmaya devam etmektedir

Nasrettin Hoca en önemli eserleri listesi

Nasreddin Hoca’nın Eserleri

Nasreddin Hoca’nın günümüze kadar ulaşan yazılı bir eseri bulunmamaktadır. Fıkraları asırlar boyunca sözlü gelenek yoluyla aktarılmış ve farklı coğrafyalarda farklı versiyonlar kazanmıştır.

Ancak Hoca’ya ait olduğu düşünülen bazı eserler şunlardır:

1. Saltuknâme:

15. yüzyılda Ebu’l-Hayr-ı Rûmî tarafından yazılmış bir eserdir.
Eserde Nasreddin Hoca fıkralarının yanı sıra hikâyeler ve atasözleri de yer alır.
Saltuknâme, Hoca fıkralarının en eski yazılı kaynaklarından biridir.

2. Nasreddin Hoca Fıkraları:

Çeşitli derlemeciler tarafından hazırlanmış fıkralar külliyاتidir.
Bu derlemelerde Hoca’ya ait olduğu düşünülen farklı versiyonlardaki fıkralar yer alır.
En bilinen derlemelerden biri Hikmet Şevket Aydemir tarafından hazırlanmış olanıdır.

Mizah ve Bilgelik

3. Nasreddin Hoca Hikâyeleri:

Hoca’nın hayatı ve menkıbelerini anlatan hikâyelerden oluşur.
Bu hikâyeler genellikle halk arasında dilden dile aktarılmıştır.
Hikâyelerde Hoca’nın bilgeliği, zekası ve mizah anlayışı ön plana çıkarılır.

4. Nasreddin Hoca Tiyatro Oyunları:

Hoca fıkralarından ve hikâyelerinden uyarlanan tiyatro oyunlarıdır.
Bu oyunlar genellikle çocuklara yöneliktir ve didaktik bir amaca hizmet eder.
Nasreddin Hoca tiyatro oyunları, Türk tiyatrosunun önemli bir parçasını oluşturur.

5. Nasreddin Hoca Filmleri:

Hoca fıkralarından ve hikâyelerinden uyarlanan filmlerdir.
Bu filmler genellikle komedi türündedir ve her yaştan izleyiciye hitap eder.
Nasreddin Hoca filmleri, Türk sinemasının önemli bir parçasını oluşturur.

Bunların dışında:

Nasreddin Hoca fıkraları ve hikâyeleri çeşitli dillere çevrilmiş ve dünya çapında tanınmaktadır.
Hoca fıkraları, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde de yer almaktadır.
Sonuç olarak: Nasreddin Hoca’nın günümüze kadar ulaşan yazılı bir eseri olmasa da, fıkraları ve hikâyeleri sözlü gelenek yoluyla aktarılmış ve farklı coğrafyalarda farklı versiyonlar kazanmıştır. Bu fıkralar ve hikâyeler, Hoca’nın bilgeliğini,zekasını ve mizah anlayışını yansıtır ve günümüzde de ilgi görmeye devam etmektedir

Sarı Saltuk en önemli eserleri listesi

Sarı Saltuk’un Eserleri Hakkında Bilgiler

Sarı Saltuk, 13. yüzyılda yaşamış ve Anadolu’da Türk-İslam kültürünün yayılmasında önemli rol oynamış bir mutasavvıf ve erendir. Hakkında birçok menkıbe ve hikâye anlatılmış olsa da, günümüze kadar ulaşan yazılı bir eseri yoktur.

Sarı Saltuk’a atfedilen eserler, genellikle onun menkıbelerini ve kerametlerini anlatan eserlerdir. Bu eserler, halk arasında dilden dile aktarılmış ve yazılı hale getirilmiştir.

Sarı Saltuk’a ait olduğu düşünülen bazı önemli eserler şunlardır:

1. Saltukname:

15. yüzyılda Cem Sultan tarafından yazdırılan ve Sarı Saltuk’un hayatını anlatan bir menkıbe eseridir.
Eser, Saltuk’un doğumu, yetişmesi, Anadolu’ya gelişi, menkıbeleri ve kerametleri gibi konuları ele alır.
Saltukname, Sarı Saltuk hakkında en önemli kaynaklardan biridir.

2. Velayetname:

Sarı Saltuk’un menkıbelerini ve kerametlerini anlatan bir başka eserdir.
Farklı yazarlar tarafından yazılmış çeşitli Velayetname’ler mevcuttur.
Bu eserler, Saltuk’un farklı coğrafyalardaki izlerini ve halk üzerindeki etkisini yansıtır.

3. Hikâyeler:

Sarı Saltuk’a ait olduğu düşünülen birçok hikâye de vardır.
Bu hikâyeler genellikle halk arasında dilden dile aktarılmış ve yazılı hale getirilmiştir.
Hikâyelerde Saltuk’un bilgeliği, zekası ve adaleti ön plana çıkarılır.

4. Türbeler:

Sarı Saltuk’un türbeleri de önemli bir eser olarak kabul edilebilir.
Anadolu’da ve Balkanlar’da birçok yerde Sarı Saltuk’a ait olduğu düşünülen türbeler bulunmaktadır.
Bu türbeler, halk tarafından ziyaret edilmekte ve kutsal sayılmaktadır.
Sonuç olarak: Sarı Saltuk’un günümüze kadar ulaşan yazılı bir eseri olmasa da, menkıbeleri, hikâyeleri ve türbeleri onun varlığını ve etkisini sürdürmektedir. Bu eserler, Sarı Saltuk’un Türk-İslam kültürü ve inanç sistemindeki önemli yerini göstermektedir.

Aşık Paşa en önemli eserleri listesi

Aşık Paşa’nın En Önemli Eserleri:

Aşık Paşa, 13. yüzyılda yaşamış önemli bir Türk şair ve mutasavvıftır. Eserleri, Anadolu Türkçesi edebiyatının ilk eserleri arasında yer alır ve tasavvufi düşünceyi yansıtır. Aşık Paşa’nın günümüze kadar ulaşan tek eseri Garibnâme’dir.

Garibname:

1330 yılında tamamlanmış 12 bin beyitlik bir mesnevidir.
Eser, tasavvufi öğütler, hikâyeler ve atasözleri içerir.
Garibnâme, Anadolu Türkçesi edebiyatının en önemli eserlerinden biridir ve Türkçenin ilk hacimli eserlerinden biri olma özelliğine sahiptir.
Eser, didaktik bir tarzda yazılmış olup, ahlaki ve tasavvufi erdemleri vurgular.
Garibnâme, Aşık Paşa’nın tasavvufi düşüncelerini ve dünya görüşünü yansıtır.
Eser, günümüzde de ilgi görmeye devam etmektedir ve Türkçeye ve birçok dile çevrilmiştir.

Garibnâme’nin dışında Aşık Paşa’ya ait olduğu düşünülen bazı eserler de şunlardır:

  • Fakrnâme: 161 beyitlik bir mesnevidir. Fakirliği ve kanaatkârlığı konu alır.
  • Vasf-ı Hâl: 39 beyitlik bir mesnevidir. Şairin yaşadığı zorlukları ve tasavvufi arayışlarını anlatır.
  • Kimya Risâlesi: Tasavvufi bir risaledir.
  • Hikâye: Birkaç beyitten oluşan bir hikâyedir.

Ancak bu eserlerin Aşık Paşa’ya aitliği kesin olarak bilinmemektedir.

Sonuç olarak: Aşık Paşa’nın en önemli eseri Garibnâme’dir. Bu eser, Anadolu Türkçesi edebiyatının önemli bir mirasıdır ve tasavvufi düşünceyi yansıtır. Aşık Paşa, Türk edebiyatının önemli isimlerinden biridir ve eserleri günümüzde de ilgi görmeye devam etmektedir.

Yunus Emre’nin En Önemli Eserleri

Yunus Emre, Anadolu Türkçesinin en önemli şairlerinden biridir. Eserlerinde tasavvuf felsefesini ve insan sevgisini sade bir dille işlemiştir. Yunus Emre’nin en önemli eserleri şunlardır:

1. Divan: Yunus Emre’nin en kapsamlı eseridir. Hikmetli sözler, ilahiler, şiirler ve tasavvufla ilgili metinler içerir.

Divan

Şiirleri

Yunus Emre Divan resmi

2. Risâletü’n-Nushiyye: Tasavvuf felsefesini anlatan bir mesnevidir. Eserde, Allah sevgisi, marifet ve tasavvuf yolu ile ilgili bilgiler yer alır.

Yunus Emre Risâletü'nNushiyye resmi

3. Tapşukname: Ahilik geleneği ve erdemli bir yaşam üzerine nasihatler içeren bir eserdir.

4. Saltuk Buğraç Destanı: Hz. Muhammed’in hayatını anlatan bir destandır.

Bunların dışında Yunus Emre’ye ait olduğu düşünülen birçok şiir ve ilahi de bulunmaktadır. Yunus Emre’nin eserleri, Anadolu Türkçesinin gelişmesinde ve tasavvuf felsefesinin yayılmasında önemli rol oynamıştır. Eserleri günümüzde de ilgi görmeye devam etmektedir.

Yunus Emre’nin eserlerinin önemi:

  • Yunus Emre, eserlerinde sade bir dil kullanmıştır. Bu sayede eserleri halk tarafından kolayca anlaşılmış ve sevilmiştir.
  • Yunus Emre, eserlerinde tasavvuf felsefesini ve insan sevgisini işlemiştir. Bu sayede eserleri insanlara manevi bir yol gösterici olmuştur.
  • Yunus Emre’nin eserleri, Anadolu Türkçesinin gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Eserleri sayesinde Türkçe zenginleşmiş ve gelişmiştir.
  • Yunus Emre’nin eserleri, günümüzde de ilgi görmeye devam etmektedir. Bu, eserlerinin evrensel değerlere sahip olduğunu göstermektedir.

Levendname Şiirler

İstanbul Şiirleri, Levendname

Levendname şiirlerin ana temalarından bir tanesi de İstanbul tarihi yarımadasını dizeleştiren şiirlerdir. Şair, Roma ve Osmanlı dönemine referanslar vererek özellikle tarihi yarımada Fatih üzerinde…

Levendname Şiir Kitabı ile Lise Müfredatı Arasındaki İlişki

Dört kıtaya dağılmış 33 ülkede yaptığım ihracat iş seyahatlerim neticesinde hafızamda ve zihnimde biriken hatıralar, Levendname şiir kitabımda, zihinlerde geleceğe yönelik ufuk açıcı dizeler…

Levendname Şiirler

  Yer. Gök. Su: Şiir Üçlemesi (Seslendirilmiş 3 şiir Youtube videosu) Şiir: Levent AĞAOĞLU Seslendirme: Murat KOCACIK Kızıl Elma: Yer Sü’başılar: Gök Su: Nehir Yolları https://www.booksonturkey.com/yer-gok-su-siir-uclemesi-seslendirilmis/ Levendname Şiirler Söyleşisi…

Gözdelerim: Levendname Seçkisi

25 Nehir Boyları 61 Bilge 68 Ata 113 Aida’da İnsan 135 Göçebeler 145 Sübaşılar 224 Kızıl Elma 153 Küçük Bey’in 205 İstanbul 1975 234 Bir Çift Karanfil GÖZDELERİM 25 Nehir Boyları 28 Mütefekkiran 30…

Levendname Şiirler

https://www.youtube.com/watch?v=ACXE3hdi5IE&t=5s Levendname Şiirler’de Yeryüzü ve Yeradları Levent Ağaoğlu – 02/12/20230 Abbasağa Mahallesi.  Adalar.  Adalar Denizi.  Adana Addis Ababa.  Afganistan. Afrasya. Afrika.   Afrin. Afyon Bozkırı. Afyon Karahisar.  Afyon Kocatepe….

Levendname Şiirler’de Yeryüzü ve Yeradları

Türk şairlerinin Türkiye dışında oluşturduğu koloniler, Tuna nehri, Adriyatik kıyıları, Akdeniz, Adalar Denizi, İyon Denizi, Karadeniz kıyıları ve Nil nehri kıyıları, Doğu Akdeniz, Levant ve Kuzey…

Levendname Şiirler’de Kişiler Galerisi

Adnan Şenses. Afrodit. Ahmet Cevdet Paşa. Ahmet Kot.  Ali Bey. Ali Emiri Efendi. Andre Dorya. Aristo.  Ata. Atcalı Kel Mehmet Efe. Aziz Pavlos. Aziz Pavlus.  Aziz Piyer….

Levendname Şiirler Söyleşisi

https://www.youtube.com/watch?v=8rTyNHYpNhE&t=8s Levendname Şiirler söyleşisinde, şiirlerin arka planının üç Akdeniz olgusu olduğu vurgusu yapıldı. 1 Pasifik kıyılarından başlayarak Pasifik Okyanusu limanlarında arasında yoğunlaşan ticaret ve iletişim ardından 2…

Alimlere Şiirler – Levendname

Levendname Poems

Kumkapı Çeşmesi akıyor kalbimden Sevdalar geçiyor gönlümden Geçtim âlemlerin bezminden Gözlerimi dünyaya açtım Bezmi Âlemden 22.09.2021   You may buy it from Aktif Yayınları via the link below. https://www. Aktifyayinlari.com/39-levend-name.html Levent Ağaoğlu is a…

Deniz Şiirlerim

Mütefekkiran 28 Talaylar Ola   55 Bizim Akdeniz  93 Beşiktaş Kıyıları  104 İda’da İnsan  115 İda’da Zaman       119 Çin Seddi’nden…

Şiirlerim Seçkisi

  GÖZDELERİM 25 Nehir Boyları 28 Mütefekkiran 30 Gözler Gökler 35 Hep Öğrencileriz 43 Yazı Bilgeliktir 44 İlk Türkçe 47 Sıfır 53 İlk Kuvva 55…

Kolonizatör Türk Şairleri

Türk şairlerinin Türkiye dışında oluşturduğu koloniler, Tuna nehri, Adriyatik kıyıları, Akdeniz, Adalar Denizi, İyon Denizi, Karadeniz kıyıları ve Nil nehri kıyıları, Doğu Akdeniz, Levant ve…

Fişavi’de 250 Yıllık Çay Keyfi

  Şair Levent Ağaoğlu, 33 yılda 33 ülke gezdi. Bazı ülkelerde görevi gereği uzun yıllar kaldı. En çok da çayı özledi. Gittiği her ülkede Fatih’in…

Şiir girmeyen eve doktor girer

Kelimelerin iyileştirici etkisi uzun zamandır bilinmekte. M.Ö. 4 bin yılına kadar eski Mısırlılar papirüs üzerine kelimeler yazdılar, bunları sıvı içinde erittiler ve bir ilaç…

A doctor enters a house where poetry does not enter

The healing effect of words has been known for a long time. By the 4th millennium BC, the ancient Egyptians wrote words on papyrus,…

Şiir Girmeyen Eve Doktor Girer

Kelimelerin iyileştirici etkisi uzun zamandır bilinmekte. M.Ö. 4 bin yılına kadar eski Mısırlılar papirüs üzerine kelimeler yazdılar, bunları sıvı içinde erittiler ve bir ilaç…

Levend’name Şiirler’de Z Evrensel Kavramları

https://www.aktifyayinlari.com/39-levend-name.html Levend’name, ilk Türkçe eserimiz Kutadgu Bilig’e binyılı aşan bir zaman ötesinden kısa bir zeyilname. Böylece de Z Kuşağını dillerine dolamış günümüz küresel hegemonyasına da Z evrensel kavramları (Zihin,…

Şiirler

https://www.booksonturkey.com/levendname-siirler-2/   https://www.youtube.com/watch?v=ACXE3hdi5IE https://www.youtube.com/watch?v=JR5fLUEIaM4&t=1s https://www.youtube.com/watch?v=-4ooCt9u3fM&t=42s https://www.youtube.com/watch?v=Rw53UOwMSzY

Poetry

Levent Ağaoğlu is a poetry lover who has adopted the principle of generating ideas and starting an enterprise. He cares about the indispensable quality of…

İstanbul Şiirleri, Levendname

Levendname şiirlerin ana temalarından bir tanesi de İstanbul tarihi yarımadasını dizeleştiren şiirlerdir. Şair, Roma ve Osmanlı dönemine referanslar vererek özellikle tarihi yarımada Fatih üzerinde yoğunlaşıyor ve ayrıca Beşiktaş ve Eyüp semtlerine de şiirlerinde göndermeler yapıyor.

İstanbul ile ilgili şiirlerde çok sayıda semt, cadde ve sokak adları yer alıyor. Yazar, Fatih’te geçen çocukluğunun ve ilk gençlik çağındaki 1975 yılındaki günümüzden 50 yıl önceki İstanbul’un da “İstanbul 1975” şiiri ile panoramasını çiziyor. “Sıfır” şiiri ile de milyon taşında simgelenen sıfır kavramının neden İstanbul ile özdeşleştiğini dizelerinde sonsuzluğa uzanacak bir şekilde bizlere aktarıyor.

Şairin İstanbul’a ilişkin şiirleri aslında bize bir davetiye.

Müellif-i Azam Reşat Ekrem Koçu ile birlikte bir ansiklopedi haline gelen dünya başkenti İstanbul’un arkeolojik kazılarla 8000 yıla yaslanan tarihi derinliğinin şiirlerle insanlığa sunulması adına çok adresli bir davetiye.

Burada ayrıca başlık olarak da ilettiğimiz şiirlerin başlıkları da İstanbul’un hangi kavramlar ve duygular ile yegane bir kimliğe sahip olduğunu ortaya koymaktadır.

Levendname Şiirler kitabındaki İstanbul şiirlerinin ana teması olan Fatih, hem Roma hem de Osmanlı döneminde İstanbul’un kalpgahı olan tarihi yarımadanın ta kendisidir. Açık hava müzesi misalidir, ayrıca “Vitrin Dolabı” şiirinde yaşam ile ölümü birlikte bir araya getiren Eyüp semti de İstanbul’un üç tarihi ilçesinden bir tanesidir.

Beşiktaş semti ise fethedileni simgeleyen Fatih semtinin yanı sıra fetihlere çıkılan Barbaros‘un ve Leventlerinin deniz kenarı diyarıdır, İstanbul Boğazı’ndan beş denizlere doğru seferlere yol alınan bir semttir Beşiktaş.

Tarih boyunca Çifte Boğazları bünyesinde barındıran Türkiye coğrafyasının bu nadide konumu, hem İstanbul hem de Truva’yı dizeleştiren şiirleri ile Levendname şiirlerde yerini almıştır.

Baba tarafı kökeni itibarıyle ilk yörük göçü ile 1385 yılında Menemen Ovası’nda Filibe’ye iskan edilen Evlad-ı Fatihan Türklerden olan şairin 1940’lı yıllarda Türkiye’ye dönüş yaparak Beşiktaş’ta nüfusa kaydolan, ardından Fatih Camii yakınlarında Akdeniz caddesi ile Fevzipaşa caddesinin kesiştiği noktadaki Mutemet Sokak’ta ikamet eden aile büyükleri ile olan yaşantısından yola çıkan İstanbul şiirlerinde ağırlıklı olarak tarihi yarımada Fatih temaları işlenmiştir.

Şair Ağaoğlu 17 yaşındayken 1975 yılında satın aldığı siyah beyaz fotoğraf makinesi ile daha o zamanlarda İstanbul’un yine özellikle tarihi yarımadasını ve insanlarını, evlerini, cadde, sokaklarını fotoğraflamış ve 50 yıl önceden günümüze belge olarak bırakmıştır.

 ***************************************

İstanbul Şiirlerindeki Semtler

 

Abbasağa Mahallesi.  Akdeniz Caddesi. Akşemsettin.  Asitane. Atikali. Aya Sofya.

Balipaşa.  Bankalar Caddesi. Beşiktaş Kıyıları. Beşiktaş. Beyoğlu. Bezmi Âlem.  

Çarşamba Pazarı. Çarşı.  Çemberlitaş. Çınaraltı İstanbul. Dolmabahçe

Sarayı.  Elmadağ.  Eminönü. Eski Kozlu. Eyüp. Fâtih. Fevzipaşa Caddesi.

Galata Köprüsü. Galata Kulesi.  Galatasarayı.  

Haliç. Halkalı.  Hırka-i Şerif. İstanbul.

Kapalıçarşı. Karadeniz Caddesi.  Karaköy. Kızılelma Caddesi. Kızılelma Semti. Kızılelma.  Kızılırmak Çengeli. Kızılırmak. Kıztaşı.  Kocasinan Caddesi. Koyunbaba. Kumkapı Çeşmesi. Küçükpazar. Laleli.  

Merkezefendi. Mese.  Millet Caddesi. Millet Kütüphanesi. Mimar Sinan Mescidi.  Mutemet Sokak. Nea Roma.  

Oğuzhan Caddesi. Ordu Caddesi.  

Sarıgüzel.  Serencebey.  Sütlüce.

Tahtakale.  Tarihi Yarımada.  Taşkışla.   Tersâne-i Âmire.  Tophane.

Vakıf Gureba. Vatan Caddesi.   Yavuzselim.  Zindan Han.

 ***************************************

İstanbul Şiirleri

  • Sıfır
  • Çarşı
  • Fatih, Fatiha, Evlâdı Fatihân…
  • İstanbul 1975
  • Kıraathaneler, Çayhaneler
  • Yarımadalar
  • Su
  • Kızıl Elma
  • Bir Çift Karanfil
  • Sü’başılar Sü’baylar Sü’variler

 

  • Vitrin Dolabı
  • Kumkapı Çeşmesi
  • Beşiktaş Kıyıları
  • Şecere
  • Göçebe
  • Yörüktük…Yörüdük.. 
  • İda’da İnsan
  • İda’da Zaman
  • Hemşehri
  • Küçük Bey’in
  • Memedim Âkif
  • 19 Mayıs
  • Güneşin Doğuşu
  • Beşiktaşk

 ***************

Sıfır

 

Sıfır,

Türk’ün Simgesidir.

Çoğaltan etkisi yapan

Mayalandırır.

Bir’i Bin

Bini Milyon

Milyonu milyar

yapar.

 

Taş Yazıt olur

Dairecik olur

Meridyen olur

İstanbul’dan

Sonsuzluğa

Yol alır

14 Kasım 2017

 

Çarşı

Aslolan Çarş’dır

Ortadır

Ordu’dur

Orta olan Orda’dır

Ordos’dur, Hordus’dur, Urdu’dur

Türkistan’da, Hindistan Rusya, Çin’de, Maçin’de

İstanbul’un ortası Fatih

Fatih’in ortasıdır Çarşamba

Anadolu’nun Kızılırmak

Kızılırmağın ortasıdır Çarşamba

 

Payitahtta Fatih

Fatih’de Çarşamba Pazarı

Türkiye’nin en büyük pazarı

Karadeniz Caddesi’nden Akdeniz Caddesi’ne

Ordu, Millet,

Vatan Caddelerinden

Oğuzhan’a, Kızılelma’ya

 

İnsanlar, insancıklar

Ellerde fileler

Hamallarda heybeler

Tezgâhlarda pazarlıklar

Alışverişler

Gönüllerde sevdalar

Gözlerde hayâller

 

Haftanın ortası Çarşamba

Şehrin ortası Çarşı

Milletin ortası Ordu

Beşiktaş’ımın herşeyidir Çarşı

Memleketimin yaşayan ruhudur Çarşı Pazar

Ağasofya

20 Nisan 2019

 

Fatih, Fatiha, Evlâdı Fatihân…

 

Kuran’ın kalpgâhındaki sure:

Fatiha

İstanbul’un kalpgâhı:

Fatih

Osmanlı’nın Ruhu:

Evlâd-ı Fatihân

 

Farklı bir tavır ve kültür.

“Payidar ol evladım.”

diyen büyüklerimizin

ellerini öperdik.

 

Payitahttayız çünkü.

Rumeli de öyle, Fatih de.

Sultan Mehmed’in

Tuğrasına nakşettiği

Tavırdayız,

Kararlılıktayız:

Her daim

Hep daim

21 Nisan 2018

 

İstanbul 1975

Sırtını yaslamış Beyoğlu’na

Geleceğe bakar onyedisinde

Kanlı yüzyılın sonçeyreğinde

Bindokuzyüzyetmişbeş senesinde

Kalleş silahların ateşlendiği

Türkiye günlerinde

 

Bir delikanlı

Bakışları tezcanlı

Yüreği yangınyeri Ağaoğlu

Dünyanın başkentinde

Âlemlerin ortasında

 

Bir tarafta Galata Kulesi

Galatasarayı, Galata Köprüsü

Bankerler, Bankalar Caddesi

Karaylardan Karaköy

Taşkışla, Beşiktaş,

Dolmabahçe Sarayı

 

Diğer yanda

Sarraflar, Kapalıçarşı

Tahtakale, Eminönü

Enderun Mektebi

Çarşılar, Pazarlar

 

Hanlar, Hamamlar

Konstantin, Fâtih

Mese, Çemberlitaş

Hanedanlar, Saraylar

Devleti Âli Saraylıları

 

Beyoğlu’nun beyleri

Rumeli’nin yörük ağaları

İstanbul’un efendileri

Avlonya’dan Gedikpaşa’ları

Enderun’dan Kasımpaşa’ları

 

Kaptan-ı Deryaları, Levendleri

Hercümerc olurlar

İnsanlık yarımadasında

Dünya’nın başkentinde

Kıtaların katığında

16 Ağustos 2022

 

Kıraathaneler, Çayhaneler

 

İsfahan, Lahor’un,

Karaçi, Şam’ın,

Kaşgar’ın, Şian’ın,

Kazan Üsküp’ün,

 

Adis Ababa’nın,

Sevilla Endülüs’ün

Kahire Fişavi’nin

Çınaraltı İstanbul’un

 

Kahvehane, kıraathane çayhaneleri

Muhayyileler, Muhakemeler

Mütefekkirler Medeniyetler

Fikri, efkarı

Tefekkür mekanları

 

20 Ağustos 2022

 

Yarımadalar

 

Koca Asya’nın

Uçsuz bucaksız

Susuz Issız Bozkırlarından

Hind yarımadasına

Hint’erlandlara

 

Küçük Asya Rumeli

Yarımadalarına

Sulara, çağlayan, pınarlara

Dağlara ovalara nehirlere göllere

 

Beş deniz kenarlarına

Ak, Kara, Kızıldeniz’lere

Basra körfez, Hazar denizi

Kıyılarından

 

“Aman bre deryalara”

“Subaşı duraklara”

Gönlü firaklara

Gönül dağlarına

 

Issız, sonsuz bozkırlar

Uzaklara yololan

Bereket durakları yarımadalar

Doğudan batıya

Kuzeyden güneye

 

Seyahatler, seyyahlar

Hind yarımadasında Biruni

Türk yarımadasında

Çelebi Evliyâ’lar

 

Adalar yarım

Anadolu, Balkan

Altları kıta

Altıncı kıta

Çarşılar dört köşe

Pazarlar her yerde

 

İçiçe halklar

Denizler misâli

Ak, kara, kızıl

Sevdalar kızılca gönlünce

Avrupa, Asya, Afrika

Avrasya, Afrasya

Dünyalar, âlemler insanca

 

Yarımadalar Türkiye’si

Dünyalar, kıtalar

Kavuşan, kesişen, birleşen

Gönülleri, kıtaları birleştiren

 

Dünyanın merkezi

İnsanlık kıtası

İstanbul

Tarihi yarımada

Bir dünya başkenti

 

Dev imparatorluklardan

Doğu, Batı Roma’ya

Büyük İskender’e

Konstantin, Justinianus’a

Fâtih, Kanuni’ye

 

Adalete, fetihlere

Ayasofya, Kutadgu Bilig’e

Kutsal Bilgi’ye

Fethedilene

 

Selçukilere

Devleti Âlilere

Yeditepe, yedi iklimlere

Yedi Kiliselere

Küçük Asya’da, Avrupa’da

Dünya Adası Yarımadalar

20 Ağustos 2022

 

Su

Ustur su

Zamanı besleyen

Zihinlere açıklık

Zeminlere bereket

 

Uslanmaktır

Yerlerde yeraltlarında

Karizlerde dolanan

Yağmurdur buhardır

Gözyaşıdır bende

Nemli gözlerdir sende

 

Yaşlanmaktır

Yaştır su

İstanbul’dur

Sarnıçlar, Çeşmeler

Sakalar, Kemerlerle

 

Su Müzesidir

Sudaştır

Su dostudur

Kandaştan öte

Recep Ali Topçu beydir

Bin dereden değil

Uludağlardan, Ararat’dan

Everest’den, Toroslar’dan

Su getiren

 

Sudaş gönüllere serpen.

21 Mart 2022

 

Kızıl Elma

Dünya kızılca kıyamet

 

Hayâllerde bir Kızıl Elma

Sınırsız, sınıfsız

Dilim dilim paylaşılan

İnsanlık adası

“Yarım elma gönül alma”

Havsalamda

Yarımadalardan

Adalara, dünyalara

 

Şehirlerde mabetler

Yedi kiliseler

Istanbul, Roma, Budin

Estergon, Istolni Belgrad

Köln, Viyana

 

Hepsi Kızılelma

 

Almaata, Elmadağ, Elmalı

Kızılağaç, Kızılelma, Kızılbel

Caddeler Oğuzhan, Kızılelma

Şehirlerde Kızılelma köyleri

Dünyalarda Kızılelma hayâli

Cennet misâli

 

Dünyalar Kızıl Kızılelma’m

 

20 Ağustos 2022

 

Bir Çift Karanfil

 

Yıllardan Bindokuzyüzaltmış

Feleknaz nenenin

İki yaşında Levkoşe’si

Cemal dedenin

Ömründe göremediği

Levend torunu, bebesi

 

Funda atalar

Dedeler, dadalar

Saruhan, Karaman’dan

Yörükler, Evladı Fatihan’lar

Yıllarda yollar

Yollarda yıllar

Şehrengizler, Sevdalar

Dünya Rumeliler

Hep rind olanlar

 

Mirdita Yakova’dan

Bayraktarlar, Tekkeler

Kosova’sından

Fande’ler, Funda’lar

Makedonya Üsküp’ten

Yollarda yörükler

Keskin kılıçlar

Hep Kahramanlar

 

Hüdavendigar’dan

Fatih torununa

Fatihan evlatlarına

Levkoşe torununa..

Aşklar, Sevdalar

Hep Gönüllerde

 

Feleknaz nene,

Cemal dede

Birlikte yatarlar

Edebi alemlerde

Nenemden dedeme

Satır satır sevdalar

Sevdanın nişanesi

Karanfiller

 

İstanbul’un kale kapılarında

Merkezefendi’nin

Şefkatli toprağında

Merhamet kucağında

Fatihan diyarında

 

Sevdalıları Rumeli’nin

6 Eylül 2022

 

Sü’başılar. Sü’baylar. Sü’variler

 

Ruhumuz;

Dokuz Sekiz

İlk hedefimizdi

Mavi gökler

Lâcivert deniz;

Akdeniz!

 

Eyüp Sütlüce’den

Gülümserken

Şehid Killigil

Haliç’ten seslenir

Zümrezade

 

Divriği’den haykırır Demirağ

Semâlardan süzülür Hürkuş

Göklerde iz sürer Bayraktar

Deryalar, Semâlar, Dağlar

Dar gelir onlara

 

Paşaların nuru

Manastır’dan Azerbaycan’a

Bakü’den Erzurum’a Şehid Nuri Paşa

 

Sobrenya’da bir Vatanperver

Varna mebusu

İlk Türk motorunun mucidi

Zümrezade Şakir

 

Divriği’den Demirağ

Yurdu sarmış

Bütün Demirağlar

Semâlarda

Kartal ruhlu Tayyareler

 

Deryalar, Talaylar,

Semâlar, Dağlar

Dar gelir onlara

İlk Türk uçağını yaptın

Çocuklar gibi şendin

 

Vidin’den, İstanbul’dan

Vecihi Hürkuş

Sü’Başılar

Sü’Baylar

Sü’variler

 

İş başa

Tuğlar göklere

Tuğralar kalplere

Dağlar başına

Deryalar, Talaylar uğruna

Semâlar çadırımız ola!

16 Nisan 2018

 

Vitrin Dolabı

Eyüp’ün önemi,

İki kıtanın birbirine

En yakın olduğu

Emsâlsiz bir

Coğrafya noktasında,

 

Türk Medeniyeti’nin

Adeta şâhâne bir

Vitrin dolabı gibi

Tüm unsurları ile

Arz-ı endâm ettiği

 

Nâdide bir

Eserler beldesi olarak

Tevârüs etmiş halidir ki,

Değil sadece kıtaları,

Hayat ve ölümü de

Birarada yaşatmaktadır.

16 Eylül 2017

 

Kumkapı Çeşmesi

 

Kumkapı Çeşmesi akıyor

Kalbimden

Sevdalar geçiyor

Gönlümden

 

Geçtim alemlerin

Bezminden

Gözlerimi dünyaya açtım

Bezmi Alemden

 

22 Eylül 2021

 

Beşiktaş Kıyıları

Akdeniz,

Karadeniz,

Kızıldeniz,

Beşiktaş kıyılarında bir olurlar…

Yol alırlar

Deryalara Barbarossalar

 

Dar Üs Sınai, Tophane

Tersâne-i Âmire, Asitane,

Venedik, Londra

Toplar, Doklar’a

Pourtsmouth’a

Woolwich’e

Royal Arsenal’e

7 Nisan 2019

 

Şecere

Atalardan Çungaryalı

Büyük Asyalı

Küçük Asyalı

Saruhan Kıpçaklı

Menemen Ovalı

Yörük Obalı

Balkan Yörüklü

 

Dedelerden Rumelili

Mirditalı Bayraklı

Ahmed Cevdet Paşalı

Kosova Yakovalı

Mirdita Fanlı

 

“Kosova Muharebeli

Fermanlı

Hüsn-i hizmetli

Mazhar-ı nazar-ı devletli

Uroş bayrağının ucu bakır kaplı

İmtiyazı ihsanlı buyruklu”

 

Rodoplardan

Ustinalı

Doğu Rumelili

Kosoğlulu

 

Anadan Üsküplü

Hamamönülü

Vardar Ovalı

Meriçli, Fanlı, Tunalı

Yücelcilerli Yücel şehitlerli

Fazlı Fandalı, Şehid Nazmi Ömerli,

Kemal Hakimoğlu’lu, Kadri Yücelli

Fanlı, Fandili, Fandalı, Fundalı,

Namık Kemal Fundalı

Fadliyeli, Feleknazlı

 

Babadan Filibeli

Kosoğlu’lu, Tatarpazarcıklı

Gülbahçeli, Ustina Tütünlü

Paşa Camili

Kervansaraylı

Soydan

Evlâd-ı Fatihânlı

Yollarda

Ayşekadın Edirneli

 

Gönülden Aşktan

1903 Jimnastik Kulüplü

Beşiktaş

Serencebey yokuşlu

Abbasağa mahalleli, muhtarlı

Küçükpazar

Zindan Hanlı, Ahi Çelebili

 

Lalelili, Tayyare Apartmanlı

Laleli muhtarlı

Kâzım Karabekirli, Kazım Taşkentli,

Halide Edip Adıvarlı, Nejat Eczacıbaşılı,

Yahya Kemalli, Adnan Şensesli

Funda Bakkaliyeli

Vardarlılar Dernekli

Funda Emlaklı

Vatan Caddeli

Vatan Apartmanlı

Bozdoğan Kemerli, Kıztaşılı

Katip Çelebili

Yavuzselimli, İbrahim Müteferrikalı

Osman Nihat Akınlı, Seyfettin Özege’li

Mimar Sinan Mescidli

Millet Kütüphaneli

857’li şühedâlı

 

Doğuştan

Vakıf Gurebalı

Payitahttan Fatihli

Her daimli

Hep Daimli, Daimalı

Hem Mütefekkirânlı

Hem Fatihânlı

 

Mutemet Sokaklı

Fevzipaşalı

Taşmektepli Atikalili

Akşemsettin Koyunbabalı

Ali Emîrî Efendili

 

Kocasinan Caddeli

Sarıgüzelli, Mehmet Akif’li

Safahatlı

İstiklâl Marşlı

 

Sönmez Ocaklı

Balipaşalı, Hırka-i Şerifli

Merkezefendili

Eski Kozlulu

Akdeniz Oğuzhanlı

K ı z ı l e l m a l ı

7 Temmuz 2018

 

Göçebe

Atadan göçebe

Dededen göçmen

Tuz yasaklı

Menemen Ovasından

Saruhan’dan

 

Ustina tütünlü

Filibe Ovasına

Tatarpazarcık’a

Küçükpazar’a

Fatih’e

Payitaht’a

 

Fatihlerin evlatları

Atalar

Büyükdedeler

Dedeler

Oğullar

Torunlar

Evlâd-ı Fatihân

 

Yörüktük…. Yörüdük

Atadan Dededen Yörüktük;
Yörüdük Saruhan illerinden
Urumelleri’ne…

Avdet ettik;
Deryaların hercümerç olduğu

Payitaht’ın rahmetine….

4 Şubat 2015

 

İda’da İnsan

Kaz Dağlarında çiçek

Ege’lerde imbat

Arşipel’de bir Cennet;

İda

 

Rumeli’ne de

senden yol alındı

Roma

Nea Roma’ya da;

Truva!

 

Sevginin Bilgiye

Bilginin Sevgiye

Kavuştuğu Yersin,

Ulu İda

 

Payidarsın, Truva

Payitahtsın, İda

Hürriyetin istiklâl ile

Kutlandığı

İstiklalin hürriyet ile

Kutsandığı yersin

Çanakkale’den buyana

Efsanevi toprak;

Truva

 

Paris ile Helena,

Hasan ile Emine,

Sarıkız, Hasanboğuldu,

Afrodit, Sappho, Iphigenia

Odiseus, İlyada

Sevgi’nin Efsanesisin;

İda!

 

Bilginin Sevgiyle,

Sevginin Bilgiyle

Büyülendiği Yersin

Kazdağ İda!

 

Aristo, Strabon, Çelebi Evliya

Bedreddin, Piri Reis, Sokrates

Bilgi Pınarları

İda’da Bilgi, İda’da Sevgi

Bilgi ile Sevgi, Sevgi ile Bilgi

 

Ayasofya, kutsal bilgelik

Kutsal Bilgi, Kutadgu Bilig

Yusuf Has Hacib

 

İdealar ülkesi,

Tanrıların Dağı

İda

 

Kartalçimen, Kaz Avlusu

İdea’da İda

İdalar içre bir efsane;

İlyada

 

İda, İdea, Aida

İda, Asya’nın ulu silsilesi

İdea, bilgi hazinesi

Aida, İda’nın gizemli zirvesi

 

Aya Sofya, Filozofya

Filozofya’nın doğduğu yer

Truva, İda

İyonya, Anatolya

Antandros, Assos, Agonya

Nea Roma, Truva, Asya

Bir olurlar Küçük Asya’da

 

Filozofya, Bilgi Sevgisi

Bilginin Sevgisi

Sevginin Bilgisi

Filosofi

 

Platon’un ideası

Sokrat’ın diyalogları

Aristo’nun poetikası

Bu topraklarda

hayat buldu

Dallandı budaklandı

Ece’lerin İdası, İdeası

 

İda’nın Pınarları

Efsaneleri, tanrıları

Aristo, Eflâtun, Aziz Pavlos

Sappho, Sokrates, Homeros

Bilgeler diyarısın; Assos

 

Ölmez ağaç

Ölümsüz insanlar

İdaların sonsuz ölümsüz ruhu

 

Sarı Zeybek,

Sarı Kız,

Sarı Saltuk,

Sonsuzluk

 

Kutsal Hasat

Kutsal toprakların

Kutsal zeytin ağacı

Kutsal sarı

Kutsal sarı sıvı

Kutsal su

Ayazmalar dolusu

 

Ey İdalar’ın, Arşipel’in yolcusu;

Kazdağlarında tohum olduk

Çanakkale’nin kutsal topraklarına düştük; göverdik

 

Tarz-ı şiir böyle gerek,

Hem Destane, Hem Levend’âne

19 Şubat 2012

 

İda’da Zaman

Reislerin Pîrî

Gelibolu’dan Piri Reis

Deryalar içre bir Deniz;

Adalar Denizi, Arşipel, Ege!

 

Rumeli’nden gülümserken Yahya Kemal

Midilli’den seslenir Namık Kemal

Bolayır’dan haykırır Mustafa Kemal…

 

Ruhumuz;

Dokuz Sekiz

İlk hedefimizdi,

Bahr-i Sefid, Akdeniz!

 

Bin türlü zorlasalar da, açamadılar,

Aşamadılar seni; Kilit-ül Bâhir.

 

Midilli’den bir Kaptan-ı Derya…

Deryalar dar gelir ona;

Barbarossa!

 

İşte, Arşipel!

Adalar Denizi…

Adalar denizinde kale misali bir yarımada;

Kale-i Sultaniye

Deryaları,

Dünyaları aydınlatırsın;

Kitâb-ı Bâhriye

 

Orhan Gâzî’nin

Holofera’nın

Oğlusun,

Rumeli’nin fenerisin;

Gâzî Süleyman Paşa!

 

Afrodit’in oğlusun,

Roma’nın Efsanesisin

Truva’dan miras

Kahraman Aeneas!

 

Geldikleri gibi

gittiler

Koca Asya’nın kilidi,

Truva

Küçük Asya’nın zirvesi,

İda

 

İda’nın zirvesine

Nakşettik

Efsanelerimizi

Arşipel’in dibine

Gönderdik

Heybetli savaş gemilerini

 

Odiseus, Hektor, Priamos

Aeneas, Evranos

Süleyman Paşa, Gâzî Paşa, Barbaros

Fatihlerin Diyarısın Troas

 

Truva’ya can verenler

İskender, Sezar

Fatih Memet ile Gâzî Kemal

Havranlı Seyit Ali

 

Truva’da can verenler

Hektor, Dimitroyati,

Kınalı Hasan, Ezineli Yahya

 

Aşılmaz, sonu gelmez serüvenlere,

Yolculuklara, Odise’lere de

buradan çıkılmıştır,

 

Tulum üzre sallar dizenler

Gemileri sallarla denize indirenler

Gemilerden köprüler yapanlar

Suya seccade salanlar

Deryalarda Yürüyenler

 

Aeneas, Odiseus,

Şeyh Bedreddin, Azîz Paulus

Ece Yakup, Ece Bali,

Süleyman Gazi, Ara Bali,

 

Denizi Yürüyerek geçenler

Kara Koca, Kara Hace,

Kara Mürsel, Kara Yalova,

Kara Biga, Kara Sığla,

Yalvaç Dede, Hali Dede

 

Upuzun Yollar

Kısacık adımlarla aşılır

Yeter ki Yürüyelim

Deyip deryaları yürüyenler

 

İda’nın Yollarında

Kervanları dizenler

Devranları Çanakkale’den döndürenler.

Agamemnon’u sulara gömenler;

 

İlhamlarını hep buralardan almışlardır.

19 Şubat 2012

 

Hemşehri

Hem Kosova

Hem de Fatih’ten

Hemşehrim

 

Mehmet Âkif.

 

Al Sancağımın,

Tüten

En Son Ocağımın

Şairi

31 Aralık 2016

 

 

Küçük Bey’in

 

Yıl: 1962, Fatih Mutemet Sokak, İstanbul

 

Payitahttayım

Fatih’te

Mutemet Sokak

Evlad-ı Fatihan

Büyük Atalar

Küçük çocuk

Kütüklerde Levent

Yüreklerde Levkoşe

 

Anasının Kuzusu

Ataların Kızıl Elma’sı

Ellerde balonlar

Küçük beyinde

Büyük düşler

Düşlerde düşünceler

 

Mutemet’in

Dik sokağında

Lapa lapa karlar

Hayallerde

Çocukları sevindiren

Büyükler

Hediye ambalajında

Haki yeşili kızaklar

 

Sokakta yollar

Arnavut Kaldırımlar

Yürünecek

Aşınacak

 

Yollarda yıllar

Yaşanacak

Gözlerde

Hülyalar, Hayaller

 

29 Eylül 2019

 

Memedim Âkif

   

Babaocağı İpek kasabası,

Tekkeler Yakova’sı

Hüdavendigâr Kosova’sı

Sarıgüzel, Fatih Medresesi

Halkalı, Çatalca

Bayramiç, Çanakkale

 

Kastamonu, Konya

Eskişehir, Burdur

Sandıklı, Dinar

Afyon, Antalya

Balıkesir, Gelibolu

Ankara

 

Memedim Âkif’in

Eskimiş paltosuna

Sıkı sıkıya sarılarak,

Isıtmak için odun bulamadığı

Tacettin Dergâhının

Alev alev duvarları

 

En son ocak

Ankara’dan

İstiklâl ateşi her yanı saracak

Sakarya

En son hat

“Kayseri’ye

Meclis taşınmayacak”

 

Duvarları İstiklâl

Ateşi ile yanan

Memedim Akif’in

Tacettin Dergâhı

Terkedilmeyecek

7 Eylül 2019

 

 

19 Mayıs

Payitaht’tan yolalan

Bir Vapur

Bandırma

Kandıra bandıra değil

Kırıla döküle

 

Dalgalarla

Takipteki sinsi

Kraliyet gözlerinin kıskacında

Yetmiş altı çift göz

Tek yürek

 

İskenderun Akdeniz’den

Samsun Karadeniz’e

“İngiliz’e silâh çekerim”

İradenin beyanı

Yüreklerin isyanı

 

Zaman tünelinde

Karadeniz’den

“İlk hedefiniz Akdeniz’e”

Ordularla, isyanlar

İnsanlarla..

 

Bir başlangıçtır

19 Mayıs

Destandır, Nutuk’tur

Doğum günüdür

Alnıma yazılandır

1919

 

19 Mayıs 2022

 

Beşiktaş’taki kutlamalara gidiyoruz.. 

“Güneşin Doğuşu”

 

Tarihi yarımadadan

Zübeyde ananın

Evladı Ata’nın

Beşiktaş’ına

Akaretlere Ihlamura

 

Beşiktaş’tan ilk hedefe

Akdeniz’e

Doğan Güneştir

Cumhuriyet

 

LA

29.10.2023

 

Beşiktaşk️🦅

 

Yağmur çiseliyor

Beşiktaş Çarşısı dilsiz,

Beşiktaş Çarşısı kör

 

Havada konuşmamanın,

Görmemenin kahrolası hüznü

Beşiktaş Çarşısı

Kapatmış elleriyle yüzünü

 

Karanlık ellerin zamanıdır

Yağmur çiseliyor

Yağmur çiseliyor

Korkarak, yavaş sesle

Bir ihanet konuşması gibi

 

Yağmur çiseliyor

Beşiktaş’ın esnaf çarşısında

 

Levent Ağaoğlu

18 Nisan 2024

 

 

Levent Place Names in the World

Alphabetical listing of Places in World
Name What Region Country Lat Long Elev ft. Pop est
Levenda city Vladimirskaya Oblast’ Russia 55.32 41.80 830 1490
Levendale city Tasmania Australia -42.53 147.57 1669 149
Levendalovka city Kharkivs’ka Oblast’ Ukraine 49.88 35.50 830 2
Levendochori city Kentriki Makedonia Greece 40.95 22.82 830 6393
Levendochori city Dytiki Ellada Greece 37.69 21.33 200 10779
Levendokhorion city Dytiki Ellada Greece 37.69 21.33 200 10779
Levendokhóri city Dytiki Ellada Greece 37.69 21.33 200 10779
Levendokhórion city Kentriki Makedonia Greece 40.95 22.82 830 6393
Levenduks city Kareliya Russia 61.15 32.94 141 447
Levendyanskiy city Vladimirskaya Oblast’ Russia 55.32 41.73 830 1490
Levent city Sakarya Turkey 40.95 30.43 187 6561
Levent city Malatya Turkey 38.44 37.85 5141 3427
Levent city Rize Turkey 41.07 40.88 1669 1043
Levent city Izmir Turkey 38.42 27.16 830 154845
Levent Pinari city Erzincan Turkey 39.62 38.61 5869 1639
Leventehegy city Vas Hungary 46.99 16.31 898 8899
Leventevár city Jihomoravsky Kraj Czech Republic 48.76 16.89 830 53535
Leventici city Republika Srpska Bosnia & Herzegovina 43.85 19.Mar 2719 4023
Leventici city Bosne i Hercegovine Bosnia & Herzegovina 43.38 17.32 830 4869
Leventis city Dytiki Makedonia Greece 40.37 22.Nis 3349 1927
Leventkoy city Rize Turkey 41.07 40.88 1669 1043
Leventler city Erzincan Turkey 39.96 38.98 6023 1639
Leventli city Malatya Turkey 38.33 38.08 3349 4813
Leventochori city Kentriki Makedonia Greece 40.95 22.82 830 6393
Leventochorion city Kentriki Makedonia Greece 40.95 22.82 830 6393
Leventochorion city Dytiki Ellada Greece 37.69 21.33 200 10779
Leventochóri city Dytiki Ellada Greece 37.69 21.33 200 10779
Leventpınar city Erzincan Turkey 39.62 38.61 5869 1639
Leventpınarı city Erzincan Turkey 39.62 38.61 5869 1639
Leventseva city Poltavs’ka Oblast’ Ukraine 49.52 34.24 288 2800
Leventsevka city Poltavs’ka Oblast’ Ukraine 49.52 34.24 288 2800
Leventsevo city Poltavs’ka Oblast’ Ukraine 49.62 35.25 830 3319
Leventsivka city Poltavs’ka Oblast’ Ukraine 49.52 34.24 288 2800
Leventsivka city Dnipropetrovs’ka Oblast’ Ukraine 48.91 35.61 830 5
Leventsivka city Poltavs’ka Oblast’ Ukraine 49.62 35.25 830 3319
Leventsova city Poltavs’ka Oblast’ Ukraine 49.62 35.25 830 3319
Leventsovka city Poltavs’ka Oblast’ Ukraine 49.52 34.24 288 2800
Leventsovka city Dnipropetrovs’ka Oblast’ Ukraine 48.91 35.61 830 5
Leventsovka city Poltavs’ka Oblast’ Ukraine 49.62 35.25 830 3319
Leventsovskoye city Rostovskaya Oblast’ Russia 47.20 39.57 39 157088
Leventum city Provence-Alpes-Cote d’Azur France 43.86 Tem.23 1830 8790
Leventys city Kareliya Russia 61.15 32.94 141 447
Copyright 1996-2021 b