https://www.facebook.com/story.php?id=1051731861&story_fbid=10228915481045738
The Rationale of Turkish Cypriot Position on Two-State Solution in Cyprus
https://www.facebook.com/story.php?id=1051731861&story_fbid=10228915481045738
The Rationale of Turkish Cypriot Position on Two-State Solution in Cyprus
England attracts tourists to London by exhibiting the archaeological documents collected from all over the world in THE BRITISH MUSEUM.

In our country, despite our 12.000 years of human existence in Turkey geography, the archaeological artefacts of our thousands of years of history are scattered in many museums. As in the case of the UK, for example, the re-evaluation of a huge building as THE TURKISH MUSEUM and the evaluation of the artefacts in museums such as Topkapı Palace, Archaeological Museum, Museum of Anatolian Civilisations, etc. in a single structure will make it possible to collect the archaeological artefacts related to our 16 states in a single place and support them with new excavations.
Western and eastern cultural styles and images are found even in the architectural heritage of Turkish cities and antique cities as well. The richest collection in Chinese porcelain is found in Topkapi Palace Istanbul Turkey.

The heritage of the key is the round is with several empires say Hittite empire, eastern Roman empire Assyrian empire Seljuk Empire, Ottoman empire, Alexander the Great Empire and Turkish Beyliks just before Ottoman Empire the several antique civilisations inside Anatolia.
So, all of these empires and states have their traces in the, in architecture and in arts.
What is missing is the Turkish museum as in the example of the British Museum if it becomes visible so we can trace all these heritages in a single museum environment for the business as well.

12th Century Trade Ways
Why the Turks were negatively selected by their own empire
The idea of the Ottomans negatively selecting Turks within their own empire isn’t entirely accurate. Here’s a breakdown:
The Ottomans weren’t purely Turkish: The empire incorporated many ethnicities, with Turks being the dominant group.
Possible Reasons for Misconception:
Further Exploration:
If you’re interested in learning more, you can explore these topics:
Why though non muslims were selected for trade Turks were neglected and discouraged
There isn’t clear evidence that the Ottomans actively discouraged Turks from trade. Here’s why the assumption might be off:
The Ottomans and Trade:
Overall:
While non-Muslims might have been prominent in certain trade sectors, it’s unlikely the Ottomans actively discouraged Turks from participating. The reasons for non-Muslim prominence are more likely due to pre-existing networks, specialized skills, and language advantages.
Why the Turks were negatively selected by their own empire for trade activities
There’s a misconception that the Ottoman Empire actively discouraged Turks from trade. Here’s why that view might be inaccurate:
Turks and Trade:
Historically, many Turks were involved in trade. The Ottomans’ early success relied heavily on controlling trade routes. While the ruling class might have focused more on administration and military, there were definitely Turkish merchants.
Non-Muslims in Trade Networks:
Several factors likely explain the prominence of non-Muslims in specific trade networks:
The Ottomans and Trade:
Overall:
While non-Muslims might have been prominent in certain trade sectors, it’s unlikely the Ottomans actively discouraged Turks from participating. The reasons for non-Muslim prominence are more likely due to pre-existing networks, specialized skills, and language advantages.
Did Ottoman empire prefer Turks for military services instead of trade activities
The Ottoman Empire did tend to favor Turks for military service, but it’s not quite as simple as them being discouraged from trade. Here’s a breakdown:
Military Focus:
Trade and the Ottomans:
Possible Reasons for Non-Turkish Prominence in Trade:
Overall:
While the Ottomans favored Turks for military service due to their cultural emphasis on warfare, they didn’t actively discourage Turks from trade. The prominence of non-Muslims in certain trade sectors was likely due to pre-existing networks, specialized skills, and language advantages.
Türklerin Asya kıtasındaki tarihi boyunca Türkçe yazılmış çok sayıda eser bulunmaktadır. Bu eserler, edebiyatın farklı türlerini kapsar ve Türk tarihi, kültürü ve inançları hakkında değerli bilgiler sunar.
Orta Çağ Dönemi:
Anadolu Dönemi:
Modern Dönem Edebiyatı:
https://www.google.com/search?
DÜNYA’DAKİ TÜRK İMGELERİ
Kaba saba ve zekâdan yoksun Türkler!
– M arco Po lo , 1 2 7 0 ‘le r-
(Kom proff 1926: 4)
*
“Tanrı, Bizi Vebadan, Çekirgeden
ve Türklerden korusun” Tablosu
– Ressam Th o m as von V illach –
(C ra7 Katedrali, Avusturya: 1480)
*
Uygarlığın yasalarını saymayan Türk!
– ) . de Morgan –
(Bareilles 1917: Önsöz, XIV-XV)
*
Türklerin yönetimi altında gelişmiş
tek bir ülke, yükselen kültür yoktur.
-C le m e n c e a u , 1 9 1 9 –
(Woodward 1946 IV: 4)
*
Avrupa’nın “Hasta Adamı”nı iyileştirmekten çok
öldürmeye can atan hekimlerin örttüğü perdeyi
açıp (gerçeği) aydınlığa çıkarmaktır – amacımız.
– Robert Mantran –
(Fransız tarihçi)
(Osmanlı İmparatorluğu Tarihi 1992: 15)
*
TÜRKSEVER SÖZLER
Türkler de – bizim gibi – insandır!
– ]ean T h e ve n o t, 1 6 6 4 –
(Billacois 1965)
Gerçeğe saygılı, soylu ve erdemli Türk!
– Pero Tafur –
I s p a n y o l g e z g i n , E d ir n e 1435
( T a f u r 1 9 2 6 : 1 4 6 )
*
Türklerle Savaşan Papalar
( K a y n a k : N e v v m a tın 1 8 5 4 )
II Sylvester
V Gregory
II Urban
II Honorius
III Eugenius
V Innocent
IV Nicholas
X Gregory
V Urban
VI Innocent
-IX Boniface
IV Eugenius
V Nicholas
ILI Caîlixtus
II Pius
IV Sixtus
VII Innocent
V Pius
XIII Gregory
IX Clement
XI Innocent
XII Clement Türklere karşı Hıristiyan Birliğini kurdu. Türkleri durdurmak için 50 bin asker topladı. Haçlı Seferlerini başlattı. Hacıları korumak için Knight Templars’ı örgütledi.
Aziz Bemard’a “Kutsal Savaş” yetkisi verdi.
Lateran Konseyinde Kutsal Haçlı Savaşı savundu. Türklere karşı Tatarlarla anlaşmaya çalıştı. Kral I Edvard ile birlikte Haçlı Seferine katıldı. Türklere karşı Yunan Imparatoru’na taç giydirdi.
Peter Thomas’ı Türklere karşı görevlendirdi. Nigbolu’da savaşan Haçlı Ordularını topladı. Varna’da savaşan Macarlarla Lehleri örgütledi. Hıristiyan Prenslerini Türklere karşı destekledi. Hunniad’ları Türklere karşı seferber etti. Zamanın Türk Sultanına tehdit mektubu yolladı.
Türklere karşı savaşacak bir Donanma kurdu. Papalık görevi süresince Türklerle savaştı.
Bir Türk zaferi üzerine Auxilium Christianorum payesiyle nişanını ihdas etti. Türklere karşı Rosary Bayramını ilan etti.
Türklerle savaşta yenilince kahrından öldü. Viyana sonrası Kutsal Mary Bayramı’nı ilan etti. Belgrad Zaferi üzerine XIII Gregory’nin Rosary Bayramı’nı tüm Hıristiyanların Bayramı yaptı.
Kaynak: Bozkurt Güvenç, Türk Kimliği

Türk bilim insanlarının özellikle çocuklara gençlere tanıtılması açısından okullarda, üniversitelerde ve şehir parklarında ve şehir meydanlarında, Türk bilim insanlarının burada Türkiye dışındaki Türk ülkelere Türkistan ve diğer coğrafyalardaki Türklerin coğrafyaları da dahil edilmelidir, heykellerin kamusal alanlarda sergilenerek tanıtımlara son derece yararlı olacaktır.
Böylelikle özellikle geçmiş zamanlarda Türk kimlikleri yok sayılarak dışımızdaki dünya tarafından yurt dışında her türlü kimliğe Arap olsun olsun Acem olsun olsun yamanan, kimlikleri yok edilen Türk bilim insanlarının gerçek kimlikleri Türkiye coğrafyasında o heykeller ile birlikte sonsuzluğa dek uzanacaktır.

*******************************
Okul müfredatlarında dini referanslardan yola çıkarak tarikat ve cemaatlerin nezaret ve yönlendirmesiyle müfredatı ideolojik bir içeriğe büründürmek, geleceğimizi de kendimize yabancılaştırmanın en kestirme bir yoludur.
Oysa ki çıkacağımız yol kendimiz ile başlamalı, bu da kendi tarihimizden süzülen karakter ve ruhumuzun açıklanması ve aydınlatılması ile mümkün olacaktır. Kendimize ilişkin destanlar ve ardından yazıtlar çağından başlamak üzere ardından yazmalar ve matbaanın ülkemize gecikerek de olsa girişi ile birlikte yazılar ana referans kaynaklarımızdır. Bu eserlerde biz kendimizi bulmaktayız ve kaynağımız dilimizdir Türkçemizdir.
Sistematik bir inceleme neticesinde Bilge Tonyukuk’u ilk yazılı metninden başlayıp Yunus Emre’nin şiirleri dahil olan 700 yıla yaklaşan dönem içerisindeki yazılmış metinlerde kendi gerçekliğimiz ve karakterimiz olanca çıplaklığı ve netliğiyle düşünürlerimiz tarafından ortaya konulmuş bulunmaktadır.
Önemli olan bu kendi referanslarımızın çocuklarımıza ve gençlerimize eğitim öğretim sistematiği içerisinde aktarılması ve üzerlerinde istişareler, münazara ve söyleşiler yapılarak derinliğine içselleştirilmesidir.
Türklerin tarihine ve zaman boyutundan kuşbakışı bakmak ve değerlendirmek alışkanlığımızın olduğu söylenemez. Çoğunlukla Hanlar, Hakanlar, Sultanlar, Beyler, Padişahlar üzerinden, kişiler üzerinden gideriz. Bu şekilde kişileri suçlamak veya övmek ise bizi gerçeklere yakınlaştırmayacak ama alabildiğine uzaklaştıracaktır. Fakat zamanın objektif ruhu açısından değerlendirdiğimizde ise karşımızda gerçeklerin tablosu ile karşı yüzyüze geleceğiz.
Tarihçiler Türk olsun yabancılar olsun zaman boyutunda Türk tarihini inceleyen kitap ve makaleler yayınlamışlardır. Ayrıca batılı tarihçiler kendi emperyal gündemleri ve ihtirasları neticesinde de ırkçı tezleri geliştirmişlerdir ki, bunlar büyük ölçüde batılı istihbarat servislerinin patronajında ortaya atılmıştır.
Zaman boyutunun yanı sıra zemin boyutu da ikinci bir değişken olarak değerlendirmeye alındığında hamaset edebiyatı yapmak yerine, kıtaların mekanlarına ve ülkelerine bütünlüğüne bakarak dilimizin ve kültürümüzün oralardaki kalıcı izlerini ve bugüne uzayan bağlantılarını ortaya koymak durumundayız. Türkiye’de bu konuda, üzerinde mutabakatı varılmış ortaklaşa gündem ve fikir söz konusu değildir.
Zaman konusu gündeme getirildiğinde arkeoloji ve antropoloji bilimlerinin verileri ve kazanımlarına değinmeden geçemeyeceğiz. Türkiye bu manada Türklerin yaşadığı ülkelerin Hindistan, Moğolistan, Türkistan ülkeleri, İran ve Rusya mekanlarındaki arkeolojik kazıları başlatmak durumundadır. Bugün Türk Arkeolojisine bütünlüğüne bakarak kendimize bu soruları sormak zorundayız.
TURGAY TÜFEKÇİOĞLU Bey’in YouTube kanalında sürekli olarak yayınladığı videolar ile birlikte Türk dil ve tarihine ilişkin katkılarını görmezlikten gelemeyiz.
Bu ve benzeri girişimler Türk düşünürleri tarafından çoğaltılacaktır. Zaman açısından baktığımızda eskilik ve yenilik kavramını söz konusu edebiliriz ama önü arkası tarzında bir nitelemede bulunamayız. O açıdan eski Türkler kavramını gündemimize almalıyız.
Birinci Bin Yıl ve Türkler
İkinci Bin Yıl
Üçüncü Bin Yıl
Çünkü söz konusu olan belli bir tarihte gerçekleşmiş acı bir olayın dizelerle yinelenerek daha da travmatik ve dramatik bir hale getirilmesi değil, fakat zamanlar aşan duygularla istiklali simgeleyen vatan, özgürlük, bayrak, millet sevgilerinin sonsuzluğa uzanacak bir duygu sağanağında dile getirilmesidir.
Tabii, burada açıklayıcı bir faktör olarak Yunanlıların tarihte hiçbir zaman bütüncül bir devlet yapılarının olmaması ve fakat birbirleriyle savaşan şehir devletleri fikrinin ötesine geçememeleri, fakat buna karşın Türklerin çok sayıda devletler kurarak çok geniş coğrafyalara yayılmış olmaları konusu önem kazanmaktadır. Bizans olarak adlandırılan Roma İmparatorluğu‘nun sadece dili zaman içerisinde Yunancaya dönüşmüştü ve fakat imparatorluk bir Roma imparatorluğuydu, Romalılar tarafından kurulmuş ve yine Romalılar tarafından yönetilmekteydi.
