Home Blog Page 20

Heykel Sanatçılarımız Tankut Öktem, Oylum Öktem ve Sadun Boro

Kahramanın Yazıtı ve Kahramanların Yonutları: Bilge Tonyukuk ile Tankut Öktem

Devlet Adamımız ve ilk yazarımız Bilge Tonyukuk’un Türkistan topraklarında granit taşa kazıttığını, YAZIT olarak evlatlarına emanet ettiğini, Heykeltraş sanatçımız Tankut Öktem bey bizzat kendi…

Oylum Öktem ve Bilgeler: Sadun Boro-Tankut Öktem

Sadun Boro ve Tankut Öktem. Anlatan: Oylum Öktem. 1 Kasım 2024 Koç Müzesi. Hasköy.

Heykel Sanatçımız Oylum Öktem ile Söyleşi

    https://youtube.com/shorts/kbdOWoltY1I?si=GWawpxUYQGFFMnGj   https://youtube.com/shorts/tN79xm7GoDA?si=W8mErzecXL8BGXLG https://youtube.com/shorts/G3ZXmPDTiKg?si=JRWFhyy9cy8Vzm4A https://youtube.com/shorts/c27v3WmdU3A?si=asHvglP3Lsq2J-wz

Sadun Boro 6. Anma Toplantısı1 Kasım 2024

Dünyanın etrafını dolaşan Kısmet teknesinin mütevazi pervanesi “Dünyada hiç bir tablo deniz rengi ve ufuk çizgisinin sanat zenginliğini veremez.” Cem Gürdeniz. 1 Kasım 2024 Koç Müzesi…

Kahramanın Yazıtı ve Kahramanların Yonutları: Bilge Tonyukuk ile Tankut Öktem

Devlet Adamımız ve ilk yazarımız Bilge Tonyukuk’un Türkistan topraklarında granit taşa kazıttığını, YAZIT olarak evlatlarına emanet ettiğini, Heykeltraş sanatçımız Tankut Öktem bey bizzat kendi ellerinle bronzu işleyerek zamanın ve zeminlerin sonsuzluğunda, zihnimize YONUT olarak nakşetmişlerdir.

Bilgelerin dehası kah yazıt, kah ise yonut olur, zaman ve zeminde eşsiz ve yegane yerini alarak zihinlerimize mıhlanır, mayamız, mihenk taşlarımız olur.

Tonyukuk, aynı zamanda Başbakan ve Başkomutan olarak efsanevi kahramanlık destanlarını yaratırken, Sanatçımız Tankut Öktem ise  özellikle de Kurtuluş Savaşı kahramanlarımıza vefakarlık gösterip gelecek kuşaklara bıraktığı anıtlarla şehirlerimizin meydanlarında ve savaş alanlarımızda hafızalarımızı  canlı tutmaktadır. 

****************************

Könül Könül!

/www.facebook.com/gonul.dilek.3745/videos/6591059697590475 “Gönül’ün orjinali Könülmüş. Günümüze Gönül olarak ulaşmış. Anlamı da, güneşi doğuran TAN, veya TAN ANA imiş. Şamanlar da Orta Asya’da bu ritüeli her sabaha…
*************************

Bilge Liderlerimiz Atatürk, Tonyukuk ve İstikbalimiz-Gençlerimiz

Türklerin tarihlerinde kalemi ve kılıcı birlikte taşıyan iki büyük devlet adamımız olmuştur. Türk Kağanlığı’nın kurucu Başbakanı Bilge Tonyukuk ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal…
*************************

“O; sıradışı bir liderin halkıyla birlikte verdiği özgürlük savaşını yepyeni bir efsaneye dönüştürerek bronzla yazmıştır.”

“1988’de kompoze ettiği Kara Harp Okulu girişine yerleştirdiği yediyüz figürlü Şehitlerin Gökten İnişi ve Atatürk anıtı bir şaheser olarak sanatçının zirve noktasını temsil eder.” 

GÜNSELİ İNAL

*************************

Tonyukuk Yazıtı’nda 700 asker

Tankut Öktem KaraHarp okulu önündeki anıtında 700 askeri heykelleştirirken, Atası Bilge Tonyukuk da taş yazıtında (Yıl 720) Yediyüz askeri sonsuzluğa ulaştırmıştır.

Tonyukuk’un Türkistan topraklarında granit taşa kazıttığını YAZIT olarak evlatlarına emanet ettiğini, Tankut Öktem bizzat kendi ellerinle bronzu işleyerek zamanın ve zeminlerin sonsuzluğunda zihnimize YONUT olarak nakşetmiş.

Tonyukuk ilk Kuvvayı Milliyedir, ikincisi ise Atatürk’tür. Tankut Öktem o manada muhteşem bir sanatçı. Aah keşke Tonyukuk’u da imgeleminden bronz heykele kavuştursaydı. 

Tonyukuk: “Kalem ve Kılıçların Efendisi”; “Yüzüklerin Efendisi” yanında solda sıfır kalır. Kalemleri bekliyor.

**************************************

Tankut Öktem Heykel Anıtında 700 Asker. Atatürk ve Harbiyeliler Anıtı, Kara Harp Okulu. Ankara

 

ESERLERİN YERALDIĞI ŞEHİRLER

KIBRIS 

            Limasol Barış Heykeli, Girne                           Kıbrıs Şehitliği Heykelleri, Lefkoşa                 

Dr.Fazıl Küçük Heykeli,Lefkoşa Meydanı        Magosa Barış ve Özgürlük Heykeli

ERZURUM

Erzurum Şehit Öğretmen Anıtı

MUŞ

 Muş Sultan Alparslan Heykeli

MALATYA

Malatya İç Güvenlik Şehitler Anıtı

SAMSUN

Samsun İlkadım Anıtı

AMASYA

Amasya Tamimi Heykeli, Atatürk Caddesi     Amasya İstikbal Göklerdedir Heykeli                                                                                 Atatürk ve Sabiha Gökçen

 

KASTAMONU

Kastamonu Atatürk ve Şerife Bacı Anıtı

KARABÜK

Karabük Safranbolu Atatürk Heykeli

ZONGULDAK

Zonguldak Maden İşçileri Anıtı, Gazi Paşa Caddesi

ANKARA

Ankara Meçhul Öğretmen Heykeli, MEB binası ön yüzü

 Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Heykeli

Anıtkabir Müzesi, Atatürk Büstü ve Rölyefleri

  

Atatürk ve Harbiyeliler Anıtı, Kara Harp Okulu

Abidin Dino Heykeli, Cer Modern

KIRŞEHİR

Kırşehir Muharrem Ertaş ve Neşet Ertaş Heykeli

NEVŞEHİR

 

    Hacı Bektaşi Veli, Hacıbektaş                           Nevşehir Ozanlar Anıtı

ADANA

Adana Dadaloğlu Heykeli, Yüreğir

KARAMAN

Kazım Karabekir Heykeli

                 Piri Reis Heykeli                                   Yunus Emre Heykeli

 

    Karamanoğlu Mehmet Bey Heykeli   

ESKİŞEHİR

Köprübaşı Porsuk Çayı, Özgür Kadın Heykeli 
  Yediler Parkı Hayvan Heykelleri

MUĞLA

Muğla Denizkızı Heykeli, Sadun Boro ve Tankut Öktem’in Gökova’ya armağanı, Okluk koyu

Muğla Atlı Atatürk Heykeli, Bodrum Gümbet

KONYA

Konya Tarık Buğra Heykeli, Akşehir

AFYONKARAHİSAR

Afyon Kocatepe Atatürk Heykeli

UŞAK

Uşak Atatürk ve Kurtuluş Anıtı, Uşak meydanı

AYDIN

        İncir Heykeli, Aydın Meydanı                Atatürk ve Aydın’ın Kurtuluşu Anıtı

MANİSA

Manisa Kuvvayı Milliye ve Özgürlük Anıtı, Manisa Mimar Sinan Bulvarı

İZMİR

Belkahve Atatürk Heykeli, Belkahve Müzesi Meydan

Nazım Hikmet heykeli. Kültür Parkı Konak

 

Atatürk ve İsmet İnönü Lozan heykeli-Eski Fuar Lozan Kapısı girişi

Denizatları Efeler Anıtı Türk Denizcileri Anıtı -Konak-Güzel Yalı Parkı

Bergama Atatürk Heykeli, Madra Dağı, Kozak Yaylası, Bağyüzü köyü

ÇANAKKALE

Yaralı Asker Heykeli, Akbaş Şehitliği

Conk Bayırı Atatürk Anıtı

 

57. Alay Mehmetçik Heykeli

Kanlı Sırt Mehmetçiğe Saygı Anıtı

Yaralı Arkadaşını Kucaklayan Mehmetçik, Sargı yeri Şehitliği

Meçhul Asker Heykeli, Zığındere

Çanakkale Geçilmez Abidesi

BALIKESİR

Balıkesir Turgut Reis Heykeli

BURSA

 Kurtuluş ve Atatürk Heykeli, İnegöl Heykel Parkı

Atatürk ve Celal Bayar Heykeli, Umurbey

Orhangazi Anıtı

Uludağ Üniversitesi Atatürk ve Gençlik Heykeli

 

İSTANBUL

Fazıl Hüsnü Dağlarca heykeli, Kalamış Parkı

Mehmetçiğe Saygı Heykeli-1.Ordu Komutanlığı Selimiye

Vakko Soyut Anne heykeli, Merter binasından Nakkaştepe Vakko binasına taşındı

Kandilli Kız Lisesi girişi Atatürk büstü, okulun ilk mezunlarından annesi Meliha Öktem’in anısına, Türkan Saylan’ın özverileriyle

Tarabya Oteli 1.liği – Soyut Metal Efe heykeli

Arnavutköy Atatürk, Cumhuriyet ve Özgürlük Anıtı, Arnavutköy meydanı

Ahmed Adnan saygun heykeli – Ahmed Adnan Saygun Caddesi, Öztopuz caddesi köşesi

Hüsrev Gerede Heykeli, Teşvikiye Caddesi, Hüsrev Gerede meydanı

Willie Brant büstü, Maçka Parkı girişi

Uğur Mumcu heykeli, Harbiye – Nişantaşı köşesi

 

Galata Kulesi – Beyan-ı Menazil-i Seferi Irakeyn – Matrakçı Nasuh minyatürünün seramik panoları – heykeltraş Haluk Tezonar’la ortak eserleri

Fatih Sultan Mehmet Anıtı

Harp Okulu Heykelleri-İstanbul Hava Harp Okulu Atatürk ve İstikbal Göklerdedir heykeli-Hava Harp Okulu İstanbul, Yeşilyurt

TEKİRDAĞ

Kuvayi Milliye Heykeli, Bağımsızlık ve Özgürlük Parkı

Atatürk Heykeli, Bülent Ecevit Parkı, Saray

EDİRNE

Kırkpınar Heykeli, 1973 Cumhuriyet Heykel Yarışması birincilik ödülü

BİBLİYOGRAFİ

1941 İstanbul’da doğdu.
1962 Almanya da Shone Wald Porselen Fabrikasinda stajini tamamladi.
1965 İ.D.T.G.S.Y.O.’nun Seramik Bölümünü bitirdi.
1966 İ.D.T.G.S.Y.O.’nun Seramik Bölümüne asistan seçildi.
1970 Öğretim Üyeliğine geçti.
1974-1975 Seramik Bölüm Başkanlığı yaptı.
1980-1982 İ.D.T.G.S.Y.O. Müdürlüğü yaptı.
1983-1985 Tatbiki Güzel Sanatların Marmara Üniversitesi oluşundan sonra Heykel Bölüm unu kurdu ve ilk Baskani oldu.
1986 yilinda Profösör oldu.
1993-1996 yılları arasında Seramik – Cam Bölüm Başkanlığı yapmıştır.Ayrica 1999 a kadar fakulte Senatorlugune ve Y.O.K.Sanat Milli Komitesi Marmara Universitesi Temsilciligini yapmistir.
1999 yilinda Devlet Sanatcisi secilmistir.
Cok sayida eseri olan sanatcinin asagida yalnizca kazandigi yarismalar ile en onemli sayilabilecek uygulamalari ve daha sonra baslica eserlerinin tarih sirasiyla listesi yer almaktadir.

YURT DIŞINDA KAZANDIĞI YARIŞMALAR VE UYGULAMALAR

1972 A.B.D: Washington –Kennedy ,Martın Luther Kıng ve R. Kennedy
1988 Güney Kore – Seul Kültür Merkezi önü Sevgi Anıtı(1988 Seul Olimpiyatları nedeni ile seçilmiş ,162 ülke sanatçısının içinde ilk 10)
1989 Asya Sanat Bienali’nde Heykel dalında Türkiye’yi temsil etmiştir.
1990 Almanya-Stuttgart,BöblingenBelediye Meydanı ,Heykel Sempozyumu 1. ödül(yerinde uygulanmıştır.)
1996 Macaristan – Budapeşte Atatürk Büstü
1997 yılında Libya Halk Kahramanı Gazi Muhtar adına 35 metrelik bir zafer anıtı yapılmıştır.

K:K:T:C: UYGULADIĞI ESERLER

1974 K.K.T.C. Gazi Magosa Özgürlük Anıtı
1980 K.K.T.C. Gazi Mehmetçik Heykeli
1980 K.K.T.C.Girne Atatürk Heykeli
1981 K.K.T.C.Gazi Magosa Yeşilyurt Heykeli
1982 K.K.T.C.Gazi Magosa Akdoğan Atatürk Heykeli
1983 K.K.T.C. Lefkoşa Fazıl Küçük Heykeli
1984 K.K.T.C. İnönü Atatürk Heykeli

YURT ICINDE KAZANDIĞI BAŞARI VE UYGULAMALAR

1967 Tarabya Oteli Heykeli (1.Ödül)
1967 10. Uluslar arası Heykel Sergisi (1.Ödül)
1967 Istanbul Atatürk Kültür Merkezi (1. Mansiyon)
1968 Yapı Kredi Bankası Heykeli (2.Ödül)
1970 Ortadoğu Üniversitesi Heykeli (2.Ödül)
1973 Edirne Kırkpınar Anıtı (1. Ödül)
1974 Amasya Tamimi Anıtı (1.Ödül)
1974 Mersin Kuvayi Milli Anıtı (1.Ödül)
1979 Arkeolojı Müzesi Seramik Dalı (1.Ödül)
1981 Kara Harp Okulu (Uygulama Ödülü)
1982 İzmir Türk Denizcileri Anıt Yarışması (Uygulama Ödülü)
1983 Erdek Atatürk Anıtı (2.Ödül)
Sanatçı 1983 den sonra hic bir yarismaya katilmamis , yarismalarda juri uyesi olarak gorev yapmistir.

YURTİÇİNDE UYGULADIĞI ÖNEMLİ ESERLER

1964 Sevgi Anıtı Seramik Çalışması
1964 Bale Yapan Japon Kız- Dövme Bakır
1964 J. Kennedy,Martin Luther Kıng,R. Kennedy Büstü
1964 Tarabya Oteli Kral Dairesi- Dövme Bakır Çalışması
1964 Özgürlük yüzleri Alçı Çalışması
1970 Vakko Fabrikası Soyut Anne Heykeli –İstanbul
1970 Horon Tepen – Dövme Bakır Çalışması
1972 Hayvan Heykelleri Kocaeli Sanayi Fuar Parkı
1973 Kırkpınar Anıtı Edirne
1975 Özgürlük Anıtı – Eskişehir
1975 Olimpiyat Şampiyonu İsmet Atlı Büstü
1976 Gazi Magosa Özgürlük Anıtı Kıbrıs
1977 Cumhuriyet Anıtı Orhangazi- Bursa
1979 Gazi Magosa Atatürk Anıtı –Kıbrıs
1980 Atatürk ve Uçucu Gençlik Anıtı Hava Harp Okulu – Istanbul
1981 Amasya Tamimi Anıtı- Amasya
1981 Fatih Sultan Mehmet Anıtı- İstanbul
1981 Atatürk Heykeli Tuzla Piyade Okulu
1981 Başöğretmen Heykeli-Milli Eğitim Bakanlığı – Ankara
1982 Meçhul Öğretmen Heykeli- Milli Eğitim Bakanlığı- Ankara
1982 Türk Denizcileri Heykeli – İzmir
1982 Ayhan Işık Büstü
1982 Girne Atatürk Heykeli – Kıbrıs
1983 Türk Dil Kurumu Atatürk Anıtı
1983 Sarayburnu Ataturk Aniti M.S.B Lojistik Destek Komutanligi-Istanbul
1984 Mehmetçik Heykeli- Kara Kuvvetleri Komutanlığı- Ankara
1985 Yavrulu Aslan Heykeli- Adana Sabancı Köşkü
1985 Atatürk ve Milli Egemenlik Anıtı- Manisa
1985 Karaman Bey ve Oğullar Ferma
1986 Atatürk Heykeli – Saray
1986 Madenci Anıtı- Zonguldak
1986 Sehitler Aniti- Orhangazi
1986 Turgut Reis Heykeli – Bandırma
1987 Özel İhsan Çizakça Lisesi Heykeli
1987 Şefik Bursalı Büstü
1987 Nurettin Ersin Büstü
1987 Fazıl Hüsnü Dağlarca Büstü
1988 Atatürk ve Harbiyeli Anıtı- Kara Harp Okulu – Ankara
1988 Kurtulus ve Ataturk Aniti- Aydin
1988 Sevgi Heykeli-Seul Olimpiyat Binası Seul Güney Kore
1989 At üstüde Atatürk Heykeli- Orhangazi
1989 Asya Sanat Bienali Türkiye Temsilciliği
1989 Çocuksuz Kadın Heykeli – Böblingen Stuttgart Almanya
1989 Dr. Fazıl Küçük Heykeli-Lefkoşa K.K.T.C.
1990 Atlı Alparslan Heykeli – Malazgirt Muş
1990 Osmangazi Aniti -Bursa
1990 Atatürk ve Şehit Şerife Bacı Anıtı- Kastamonu
1990 Atlı Atatürk Heykeli – Kıbrıs
1990 Karagoz Heykeli – Bursa
1991 Cağaloğlu Anadolu Lisesi Atatürk Heykeli -Istanbul
1991 Ataturk ve Inonu Heykeli-Izmir Internasyonel Fuari-Izmir
1991 Atatürk Anıtı – Belkahve İzmir
1991 Ataturk Aniti-Bayburt
1992 Dumlupınar Şehitliği- Kütahya
1992 Merzifonlu kara Mustafa Pasa Heykeli- Merzifon
1992 Türk Dili Tarihi Heykeli- Karaman
1992 Ataturk Heykeli – G.A.T.A
1993 Ölü Ozanlar Anıtı- Nevşehir
1993 Büyük Taaruz Şehitliği Atatürk Kocatepe Anıtı – Afyon
1993 Karamanoğlu Mehmet Bey Heykeli-Karaman
1993 Abide Çanakkale Geçilmez Anıtı- Çanakkale
1994 İlk Kurşun Anıtı -1995 –Antakya
1994 Conkbayırı Atatürk Anıtı- Çanakkale
1994 Yunus Emre Heykeli- Karaman
1994 57.Alay Mehmetçik Anıtı- Çanakkale
1995 Pırı Reis Heykeli- Karaman
1995 Sabiha Gökçen ve Atatürk Anıtı –Hava Kuvvetleri Komutanlığı –Ankara
1995 Kartal Heykeli-Hava Kuvvetleri Komutanligi – Ankara
1995 Üzüm Sepetli Köylü Kızı Manisa
1995 Sehit Kadin Ogretmen Heykeli- Erzurum
1996 Macaristan Atatürk Anıtı
1997 Kara Harp Okulu Harbiyeli Subay Şehitliği Anıtı – Ankara
1997 Mehmetçiğe Saygı Anıtı – Kanlı Sırt-Çanakkale
1997 Hürriyet Heykeli – Mersin
1997 Odun Taşıyan Yunus Emre Heykeli –Eskişehir
1997 Libya Halk Kahramanı Gazi Muhtar Anıtı – Libya
1997 Antalya Dış Hatlar Hava Alanı Seramik Panosu- Antalya
1998 Zeki Müren Heykeli-Bursa
1998 Vatan sana Minnettar Mehmetçik Heykeli – Genel Kurmay Başkanlığı Ankara
1998 Nasrettin Hoca Heykeli – Akşehir
1998 Gökova Denizkızı Heykeli- Gökova
1998 Balıkçı Heykeli- Marmaris
1998 Kurtuluş ve Atatürk Anıtı – İnegöl
1998 Elma Sepetli Köylü Kızı – Karaman
1998 Dadaloglu Heykeli-Kayseri
1999 Uğur Mumcu Büstü- Harbiye İstanbul
1999 Sargıyeri Şehitliği Yaralı Arkadaşını Kucaklayan Mehmetçik Anıtı- Çanakkale
1999 Atlı Yıldırım Beyazıt Heykeli-Bursa
1999 Meçhul Asker Anıtı-Zığındere Çanakkale
1999 1. Ordu Komutanlığı Heykeli – İstanbul
1999 Uludağ Üniversitesi Atatürk ve Gençlik Anıtı – Bursa
1999 Uludag Universitesi Veterinerlik Fakultesi Heykeli-Bursa
1999 Mehmet Akif Ersoy Heykeli – Ankara
2000 Abidin Dino Heykeli- Ankara
2000 Adnan Saygun Heykeli-Ulus- Istanbul
2000 Uludag Universitesi Ziraat Fakultesi Heykeli – Bursa
2000 Ataturk ve Celal Bayar Heykeli-Umurbey
2000 Incir Heykeli- Aydin
2000 Fazil Husnu Daglarca Heykeli-Kalamis Parki-Istanbul
2000 Akbaş Şehitliği Yaralı Asker Heykeli- Çanakkale
2000 Atatürk Anıtı – Kırşehir
2000 Kazım Karabekir Büstü -3. Ordu Komutanlığı Erzincan
2000 Tarim ve Koy Isleri Bakanligi Heykeli- Ankara
2000 7 Figürlü Heykel-Samsun
2000 Atatürk ve Çocuk Heykeli – Güzelyalı
2000 Atatürk ve Pilot Heykeli –Konya
2000 Ataturk Heykeli- Kuleli Askeri Lisesi
2000 1.Ordu Komutanligi 3 Mehmetcik Aniti- Selimiye
2001 Atatürk ve Kurtuluş Anıtı-Uşak
2001 Nazim Hikmet Heykeli-Izmir internasyonel Parki
2001 Ataturk Heykeli- Madra Dagi –Ayvalik
2001 Namik Kemal Heykeli-Tekirdag
2002 Musevi Lisesi Yapraklar Kompozisyonu -Ulus İstanbul
2002 Tarik Bugra Heykeli – Aksehir
2002 Mehmetçik Heykeli 5. Tugay Komutanlığı – Sivas
2002 Atatürk heykeli- Ayvalık
2002 Hacı Bektaşi Veli Heykeli- Eskişehir
2002 7 Figurlu Heykel-Bandirma Gemi Muze ve Milli Mucadele Acik Hava Muzesi -Samsun
2002 Kara Kuvvetleri Komutanlığı Komutan Büstleri 53 adet-Kara Harp Okulu – Ankara
2002 Mareşal Atatürk Heykeli Jandarma Bölge Komutanlığı – Kayseri
2002 Anıtkabir Müzesi Rölyefleri ve Atatürk Büstü – Ankara
2003 Muharrem –Neşet Ertaş Heykeli- Kırşehir
2004 Kazım Karabekir Heykeli- Karaman
2004 Sarıkız ve Atatürk Heykeli – Altınoluk
2004 Kuvayi Milli ve Cumhuriyet Aniti- Manisa
2004 Kayakci Heykeli- Sarikamis
2005 Kurtuluş Panoraması- Çorlu
2005 Tarık Buğra Heykeli
2005 Kıbrıs Şehitliği – Lefkoşa K.K.T.C.
2005 İstanbul Üniversitesi Atatürk Heykeli
2005 Girne Limasol Anıtı- K.K.T.C.
2005 Komutan Büstleri Hava Kuvvetleri Komutanlığı Ankara
2005 Harran Üniversitesi Atatürk Heykeli
2006 Safranbolu Anıtı- Safranbolu
2006 Arnavutkoy Ataturk Heykeli – Arnavutkoy Istanbul
2006 Anafartalar Atatürk Heykeli- Çanakkale
2006 Şehit Polis Heykeli- Samsun Emniyet Müdürlüğü Samsun
2007 Bakırköy Adliye Binası Adalet Heykeli- İstanbul
2007 Kırıkkağnı Heykeli-Büyük Taaruz Şehitliği – Afyon
2007 Marmara Universitesi Rektorluk Royef ve Heykeli

Oylum Öktem ve Bilgeler: Sadun Boro-Tankut Öktem

Sadun Boro ve Tankut Öktem. Anlatan: Oylum Öktem. 1 Kasım 2024 Koç Müzesi. Hasköy.

 

Cumhuriyetin Sanatçı Ailesi “Işık Senfonisi” Sergisi, Oylum Öktem İşözen

 

 

 

 

 

Heykel Sanatçımız Oylum Öktem ile Söyleşi

 

 

 

 

Atatürk’ün Batı/Batıcılık/Batılılaşma Hakkında Söylediği Sözler

************************************************

Kavramlar

Batı

Batı Alemi

Batı Avrupa

Batı Emperyalistleri

Batı Emperyalizm ve Kapitalizmi

Batı Fabrikaları

Batı İlmi ve Ticari İlerlemesi

Batı Kavimleri

Batı Medeniyeti

Batı Milleti

Batı Milletleri

Batı Ricali

Batı Zihniyeti

Batıcılık

Batılı

Batılı Bir Hükümet

Batılılaşma

Batı’nın Asri Medeniyeti

Batı’nın Çağdaş Eserleri

Batı’nın Her Türlü Medeni Eserleri

Medeni Bir Batı Milleti

************************************************

 > Batı

En ciddi emelim, Türkiye’nin kendi milli kültürü ile uygun düştüğü derecede Batı medeniyetinden ve Batı ilmi ve ticari ilerlemesinden faydalanmasıdır.

Türkiye, Batı’nın asri medeniyetindeen kıymetli ne varsa kabul ederek kendi eski kültürünü mükemmelleştirmek konusunda hür olacak.

Mustafa Kemal Atatürk – 23 Ocak 1923

Doğu kavimlerinin Batı kavimlerinetaarruz ve hücumu, tarihin belli başlı bir safhasıdır. Doğu kavimleri arasında Türk unsurunun başta ve en kuvvetli olduğu malumdur.

Hakikaten Türkler, İslam’dan önce ve İslam’dan sonra Avrupa içerisine girmişler, taarruzlar, istilalar yapmışlardır.

Mustafa Kemal Atatürk – 1927

 

Milletimiz ufak bir aşiretten; anavatanda bağımsız bir devlet tesis ettikten başka Batı alemine, düşman içine girdi ve orada büyük müşkülat içinde bir imparatorluk vücuda getirdi.

Ve bunu, bir imparatorluğu altı yüz seneden beri büyük bir şevket ve azametle devam ettirdi. Buna muvaffak olan bir millet elbette yüksek siyasi ve idari niteliklere sahiptir. Böyle bir vaziyet yalnız kılıç kuvvetiyle vücuda gelemezdi.

Cihanın malumudur ki, Osmanlı Devleti pek geniş olan ülkesinde bir sınırından diğer sınırına ordusunu fevkalade sürat ile ve tamamen donanmış olarak naklederdi. Ve bu orduyu aylarca ve belki de senelerce iyi besler ve idare ederdi.

Böyle bir hareket yalnız ordu teşkilatının değil, bütün idari şubelerin fevkalade mükemmeliyetine ve kendilerinin kabiliyeti olduğuna delildir.

Mustafa Kemal Atatürk – 28 Aralık 1919

Efendiler; ben de bazı arkadaşlarım gibi Batı milletlerini, bütün dünyanın milletlerini tanırım.

Fransızları tanırım, Almanları, Rusları ve bütün dünyanın milletlerini şahsen tanırım ve bu tanışmam da harp sahalarında olmuştur. Ateş altında olmuştur. Ölüm karşısında olmuştur.

Yemin ederek size temin ederim ki, bizim milletimizin manevi kuvveti bütün milletlerin manevi kuvvetinin üstündedir.

Mustafa Kemal Atatürk – 8 Temmuz 1920

Efendiler, dış siyasetin en çok alakadar olduğu ve dayandığı husus, devletin iç teşkilatıdır.

Dış siyasetin iç teşkilatla uyumlu olması lazımdır. Batı’da ve Doğuda başka başka tabiatlara ve kültüre ve emele sahip birbirine zıt unsurları toplayan bir devletin iç teşkilatı elbette asılsız ve çürük olur. O halde dış siyaseti de esaslı ve metin olamaz.

Böyle bir devletin iç teşkilatı bilhassa milli olmaktan uzak olduğu gibi, siyasi mesleği de milli olamaz.

Buna nazaran Osmanlı devletinin siyaseti milli değil, fakat şahsi, belirsiz ve istikrarsız idi.

Mustafa Kemal Atatürk – 1927

Bizim inkılabımız, bir ihtilal olmaktan öte, bir milli yenilenmedir.

Türk inkılabının amacı, bir taraftan Türk ırkının hayat ve bekasını tehlikeye atan sebepleri ve Türk’ün refah ve mutluluğuna engel olan unsurları ortadan kaldırmak; diğer taraftan, eskimiş, yaşam gücü sönmüş temellere dayanan Doğu milletleri sınıfından çıkarak, hayatını çağdaş esaslar üzerine kuran, medeni bir Batı milleti olmanın gereklerini yerine getirmektir.

Mustafa Kemal Atatürk – 1925

Türk milletimiz eski ve şerefli bir millettir. Zaten Orta Asya’nın yüksek Altay yaylasında doğup yetiştiği için, kartalın meziyetlerini, uzak görüş, süratli uçuş ve bu ruhu barındıracak beden kuvvetini daha ilk başta kazanmıştır.

Esasen fiziki ya da zihinsel, sınırlayıcı hiçbir ortamda kalamaz.

Bu sebeple o yüksek merkezi doğum yerinin tecrit vaziyetine isyan etmiştir.

İşte o ilk Türkler sonra hem batıya, hem doğuya, her ikisine doğru ilerlemeye cesaret etti.

Mustafa Kemal Atatürk – 14 Ağustos 1932

Biz, Batı emperyalistlerine karşı yalnız kurtuluş ve bağımsızlığımızı muhafaza etmekle yetinmiyoruz.

Aynı zamanda Batı emperyalistlerinin kuvvetleri ve malum olan her vasıtaları ile Türk milletini emperyalizme vasıta yapmak istemelerine de mani oluyoruz.

Bu suretle, bütün insanlığa hizmet ettiğimize kaniyiz.

Mustafa Kemal Atatürk – 20 Haziran 1920

Memleketimizi çağdaşlaştırmak istiyoruz. Bütün mesaimiz Türkiye’de çağdaş, dolayısıyla Batılı bir hükümet vücuda getirmektir.

Medeniyete girmeyi arzu edip de, Batı’yayönelmemiş millet hangisidir?

Bir istikamette yürümek azminde olan ve hareketinin ayağında bağlı zincirlerle müşküle sokulduğunu gören insan ne yapar? Zincirleri kırar, yürür.

Mustafa Kemal Atatürk – 29 Ekim 1923

Aydınlar, yaptığımız ve yapacağımız kanunlarla inkılaplarımızı kökleştirecek muasır medeniyet seviyesine ulaştıracaklardır.

Bugün iki kere sekiz, on altıdır. Bunu on kişi böyle dese ve yüz kişi de on diye ısrar etse yüz kişinin dediğini mi kabul edeceğiz?

Biz artık Batılıyız.

Eski dünyaya hakim eski medeniyetimizle sadece övünerek değil, bütün zincirleri kırarak, son asır medeniyetinin gittiği yollardan yürüyerek, bu seviyenin de üstüne çıkacağız.

Mustafa Kemal Atatürk, 22 Eylül 1924

“Uysal bir halk kitlesi, doğu geleneklerine bağlı kalmışsa,
yanlış ve köstekleyici alışkanlıklar sonunda bir takım kuvvetlerin
tekelci vesayeti altına sürüklenebiliyorsa…
bu kitle adına, millî iradeyi temsil eden aydınlar harekete geçerler;
kitleyi çağdaş bir düzene kavuşturmak için, geri düzenle,
batıl itikatlarla, hurafelerle savaşırlar.
devrim yaparlar. geri düzeni değiştirirler.
bunun için plebisite başvurulmaz…
bugün iki kere sekiz onaltıdır.
bunu on kişi böyle dese ve yüz kişi de on diye ısrar etse,
yüz kişinin dediğini mi kabul edeceğiz?”
Mustafa Kemal Atatürk

(kaynak: devrim hareketleri içinde atatürk ve atatürkçülük.
prof.dr.tarık zafer tunaya. arba yayınları sf.107)


Günümüz medeniyeti ve inkılaplar, geriliğin amansız düşmanıdırlar.

Bunlara uymayan milletlerin sonu mutlaka zarardır, yokluktur.

Yeni ve laik esaslardan esinlenen Türk hukuk bilgisi inkılabın yolunu aydınlatacaktır.

Bunun gerçekleşmesi ancak, Batı’nın çağdaş eserlerinin bize nakledilmesiyle mümkündür.

Mustafa Kemal Atatürk – 1925

İnkılabın temellerini her gün derinleştirmek, takviye etmek lazımdır.

Birbirimizi aldatmayalım. Medeni dünya çok ileridedir. Buna yetişmek, o medeniyet dairesine dahil olmak mecburiyetindeyiz.

Bütün safsataları, boş sözleri bertaraf etmek lazımdır. Şapka giyelim mi, giymeyelim mi gibi sözler manasızdır.

Şapka da giyeceğiz, Batı’nın her türlü medeni eserlerinide alacağız.

Mustafa Kemal Atatürk – 10 Ekim 1925

Doğu alemi üzerinde rakipsiz manevi nüfuzunu tesise ve Dünya Savaşı yüzünden memlekette bozulan iktisadi dengeyi bu suretle iade ederek Bolşeviklik cereyanını Batı Avrupa’da imhaya çalışan İngiltere hükümetinin pek ustaca olan bu büyük teşebbüsüne fiili ve ciddi bir surette engel olabilecek ve mukavemet edebilecek yegane İslam hükümeti Türkiye devleti olduğu için Batı emperyalizm ve kapitalizminin en ziyade taarruz darbeleri bittabi Anadolu üzerine yöneltilmiş bulunuyor.

Mustafa Kemal Atatürk – 4 Ekim 1920

Fransızları hoş tutmakla ne kazanacağımıza akıl erdiremiyorum.

Batı zihniyeti dalkavukluk ve riyakarlık, hele zulüm görmüş bir milletten gelirse, o milletin yaşamak hakkı olmadığına hükmeder.

Tersine ahlaksızlık ve zulme karşı avazımız çıktığı kadar haykırmalıyız.

Avrupa’ya yaşamaya hakkımız olduğunu anlatmalıyız. Sizler de bu yolda yürüyünüz.

Mustafa Kemal Atatürk – 1919

Türkiye bir maymun değildir ve hiçbir milleti taklit etmeyecektir.
Türkiye ne Amerikanlaşacak, ne de Batılılaşacaktır; o sadece özleşecektir.
Mustafa Kemal Atatürk – 29 Ekim 1930
 ( 29 Ekim 1930 Cumhuriyet balosunda, Associated Press muhabirinin bir sorusuna verdiği cevaptır.)

Efendiler!

Bilinen hakikatlerdendir ki, tarih; bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkar edemez.

Dolayısıyla böyle bir batıl örtünün arkasından, vatanımız ve milletimiz aleyhinde verilen hükümler, kanaatler iflasa mahkumdur!

Mustafa Kemal Atatürk – 23 Temmuz 1919

Batı medeniyetinin öncüsü olduğunu iddia eden Fransızların zulüm ve baskıları­na ve on asırdan beri milletimizin geçerli olan fiili hakimiyetinin ortadan kaldırılmasına ve imhasına karşı silah müdafaasını kullanmaya mecbur olup, yirmi güne yakın bir zaman zarfında Ermenilerle birleşen düşman kuvveti ile her türlü mahrumiyetler içinde çarpışan ve nihayet başarılı olan kahraman Maraşlıları, bütün memleket namına tebrik ve tazize koşarız.

Maraşlılar, bu kahramanca müdafaaları ile milli davanın yüceliğini ve milletimizin yaşamak. bağımsız olarak yaşamak hususundaki yüksek iradesini bütün cihana gösterdiler.

Şehitlerimize dualar, selamlar.

Mustafa Kemal Atatürk – 12 Şubat 1920

Batı fabrikalarının çelik zırhlarıyla kaplanan muazzam Yunan orduları artık Anadolu dağlarında subayları tarafından terk edilmiş zavallı sürüler, cinayetlerinden dehşete düşerek kudurmuş kitleler ve ağaç diplerinde kalmış dermansız yaralılardan ibaret kaldı.

Mustafa Kemal Atatürk – 12 Eylül 1922

İstanbul’a benden çok çok selam. Yakında birbirimizi kucaklarız. Milli emeller dahilinde barış elde edilecektir. Elde edilmesi yakındır. Her şeyde orduyu kullanmaya lüzum yoktur.

Artık bütün cihan bizimle beraberdir. İnsanlık bizimle beraberdir. İngiliz milletinin aklıselimi bizim tarafımızdadır. Hatta şimdiye kadar yanlış yola gitmiş olan bazı Batı ricali bile nihayet hakikati görmüşler, bizimle beraber olmuşlardır.

Mustafa Kemal Atatürk – 29 Eylül 1922

Mahvımızı emel edinmiş olan İngiltere’nin bütün İslam alemini kapsayan genel bir esaret tesisi hususundaki hainane teşebbüslerine mukavemet ve muhalefet edebilecek yegane İslam hükümeti Türkiye devleti olduğu içindir ki bütün Batı emperyalizm ve kapitalizminin en müthiş taarruzları Anadolu üzerine yöneltilmiş bulunuyor.

Mustafa Kemal Atatürk – 1 Ekim 1920

İmparatorluk zamanında sultanın hükûmetleri, Türk milletinin Avrupa ile
temasına mâni olmak için ellerinden geleni yapmışlar ve milletin arzu ve
iradesinden uzak ve ayrı olarak devleti idare etmişler ve Türk milletini gelişmeden
hariç bırakmışlardır. Biz milliyetçiler, gözleri açık adamlarız. Gözlerimizi her gün
daha ziyade açmaktayız ve gerek içerde ve gerek hariçte olup biteni görüyoruz.
Milletimizin medenî milletlerle temasını kolaylaştırmak, menfaatlerimiz için
gereklidir. Bu temasın, münasebetlerin yeniden kurulmasını yalnız arzu etmekle
kalmıyoruz; onları geliştirmek için her şey yapıyoruz.
27.09.1923 (Atatürk’ün S.D. III, s. 65) Neue Freie Preese muhabirine demeç.
(Hâkimiyet-i Milliye)
_________________________________________________________________
Şu bilinsin ki, biz yabancılara karşı herhangi düşmanca bir his beslemediğimiz
gibi onlarla samimî münasebetlerde bulunmak arzusundayız. Türkler, bütün
medenî milletlerin dostlarıdır. Yabancılar memleketimize gelsinler; bize zarar
vermemek, hürriyetlerimize güçlükler çıkarmaya çalışmamak şartıyla burada daima
iyi kabul göreceklerdir. Maksadımız, yeniden yakınlık meydana getirmek, bizi
başka milletlere bağlayan ilişkileri artırmaktır. Memleketler muhteliftir; fakat
medeniyet birdir ve bir milletin gelişmesi için de bu yegâne medeniyete iştirak
etmesi lâzımdır. Osmanlı İmparatorluğunun çöküşü, batıya karşı elde ettiği
zaferlerden çok mağrur olarak, kendisini Avrupa milletlerine bağlayan ilişkileri
kestiği gün başlamıştır. Bu, bir hata idi, bunu tekrar etmeyeceğiz.
1923 (Atatürk’ün S.D. III, s. 67-68)
____________________________________________________________
Biz, batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak
gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya medeniyet
seviyesi içinde benimsiyoruz.
(Afetinan, Atatürk Hakkında H.B., s. 176)

> Batıcılık

Eski hukukumuzun kaynağı Arap İslam hukuku idi. Dini bakış açısı bu hukukun ölçüsü idi.

Dini görüş sadece medeni hukukta değil, anayasalarda bile hükmünü yürütüyordu.
Yeni hukukumuzun esin kaynağı, bir taraftan Türkçülük diğer taraftan Batıcılıktır.
Mustafa Kemal Atatürk – 1925

Batılılaşma 

Bizim inkılabımız, bir ihtilal olmaktan öte, bir milli yenilenmedir.

Türk inkılabının amacı, bir taraftan Türk ırkının hayat ve bekasını tehlikeye atan sebepleri ve Türk’ün refah ve mutluluğuna engel olan unsurları ortadan kaldırmak; diğer taraftan, eskimiş, yaşam gücü sönmüş temellere dayanan Doğu milletleri sınıfından çıkarak, hayatını çağdaş esaslar üzerine kuran, medeni bir Batı milleti olmanın gereklerini yerine getirmektir.

Mustafa Kemal Atatürk – 1925

Memleketimizi çağdaşlaştırmak istiyoruz. Bütün mesaimiz Türkiye’de çağdaş, dolayısıyla Batılı bir hükümet vücuda getirmektir.

Medeniyete girmeyi arzu edip de, Batı’ya yönelmemiş millet hangisidir?

Bir istikamette yürümek azminde olan ve hareketinin ayağında bağlı zincirlerle müşküle sokulduğunu gören insan ne yapar? Zincirleri kırar, yürür.

Mustafa Kemal Atatürk – 29 Ekim 1923

Türkiye bir maymun değildir ve hiçbir milleti taklit etmeyecektir.

Türkiye ne Amerikanlaşacak, ne de Batılılaşacaktır; o sadece özleşecektir.

Mustafa Kemal Atatürk – 29 Ekim 1930

Büyük Atatürk ve Yavru Vatan Kıbrıs

15 Kasım 1983 K. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Kuruluşu Anısına

1930 Seçimleri, Kıbrıs

Kıbrıs Türklüğü’nün bağımsızlık mücadelesinde erken dönemi dönüm noktalarından biri de 1930 seçimleri ile 1931 Rum isyanıdır. -Kıbrıs 1930 seçimleri…- 1931’de Rumların “Enosis”
(Adanın Yunanistan’a bağlanması) isyanı başladı. Rumlar, İngiliz valisinin konağını yakınca İngiliz politikası sertleşti. Türk cemaati ise Enosis’e karşı olduğunu açıkladı. 1930 seçimlerinde, Atatürk devrimlerini ve Türk milliyetçiliğini savunan “Halkçılar” grubu
büyük başarı kazanmış, İngiliz Sömürge Yönetimi işbirlikçileri ise ağır bir darbe almıştı. Rumlar’ın Ada’yı Yunanistan’a ilhak amacıyla çıkarttıkları 1931 Rum İsyanı sonrasında, İngilizler, Türklere ve Rumlara baskı uyguladı. Okullara Türk bayrağı çekilmesi ve İstiklal Marşı’nın okunması yasaklandı.

Kıbrıslı Türkler tarafından farklı çözüm yolları arandı. Ada’dan Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti yetkililerine mektup ve rapor gönderilerek karşılaştıkları sorunlarla ilgili bilgi verildi. Atatürk’ün Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 1930’lu yıllarda Antalya bölgesinde
yaptığı bir tatbikatta söylediği

“Efendiler, Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece bu bölgenin ikmal yolları tıkanmıştır. Kıbrıs’a dikkat ediniz. Bu Ada bizim için çok önemlidir”

sözleri adayı İngilizlere bırakmaya ve hele hele “Kıprıs Türkleri”ni yalnız bırakmaya hiçte niyetli olmadığını gösteriyordu. Kıbrıs adasında meydana gelen 1931 Rum İsyanları’ndan sonra Ankara’ya gelen ve kurulacak olan mukavemet hareketi için yardım isteyen bir Kıbrıs Türk heyetine o günlerin zor ekonomik koşulları altında büyük bir maddi yardımda bulunmuş, heyete, Antalya’daki askeri tatbikatta ifade ettiği “Efendiler, Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece bu bölgenin ikmal yolları tıkanmıştır. Kıbrıs’a dikkat ediniz.
Bu Ada bizim için çok önemlidir.” sözünü tekrarlamıştı.

Kıbrıs’tan gelen Türk heyetinin taleplerini dinleyen Atatürk, Dışişleri yetkililerine Kıbrıslı Türkler’le müşterek Kıbrıs Türk toplumunun 1930’lu yıllarda iktisadî açıdan son derece kötü
durumda olmasının önüne geçecek önerileri içeren bir rapor hazırlanması talimatını verdi. Çok geçmeden “Rapor” hazırlandı. Türkler’in Kıbrıs’ta kalması, göç etmemesi için, iktisadî
durumlarının düzeltilmesinin önemi vurgulanıyor, Türk ailelerin iş bulabilmesi ve ekonomik darboğazdan kurtulabilmesi için önceliğin iktisadî girişimlere verilmesi üzerinde duruluyordu.

Raporda, Kıbrıs Türkleri’nin Ada’daki iktisadî durumunun düzeltilmesi için alınacak tedbirler çerçevesinde Gümrük ve İnhisarlar Vekâleti’nin bir sigara fabrikası tesis etmesi halinde, açılacak bir Türk fabrikasının senelik 100 bin kilo Türk tütünü işleyebileceği, Atatürk’ün direktifleriyle İzmir Birinci İktisat Kongresi’nde alınan kararlar doğrultusunda 26 Ağustos 1924 tarihinde kurulanİş Bankası’nın Kıbrıs’ta bir şube açması ile Sümer Bank’ın bir yerli malı pazarı açması gerekliliği belirtilmişti.

Kıbrıs Türkleri’nin silahlı eğitimi Atatürk döneminde başladı…

Adana ve Mersin’de özellikle yaz aylarında önemli miktarda ziraatla uğraşacak ameleye ihtiyaç vardı. Kıbrıs’ta işsiz kalan ve çok az miktarda bir yevmiye ile çalışan Türkler’e hususi vize verilerek, bunların bu şehirlerde çalışmalarının sağlanması, gelir sağlamak ve refah seviyesini yükseltmek için uygun bulundu. Adadaki İngiliz Sömürge Yönetimine Çukurova’da ihtiyaç duyulan mevsimlik işçi ihtiyacı bildirildi. Onlar da yaptıkları tetkiklerde
doğru bir talep olduğunu belirlemişlerdi.

Böylelikle İngiliz istihbaratının dikkatini çekmeden “Mevsimlik işçi” statüsünde
çalışmaya gelenlerden seçilenler, gizliliğe dikkat edilerek Antalya-Kemer yolu üzerinde ormanlık bir alan içinde bulunan gayri nizami harp tekniklerinin öğretildiği askeri kampa götürülüyordu. Türk Mukavemet Teşkilatı’nın ilk çekirdek kadrosu burada eğitim alan Türkler’den oluşturuluyordu.
Bu kamplarda eğitime tabi tutulan Kıbrıs Türklerine, Eğirdir Dağ ve Komando Okulu personeli tarafından silah kullanımı, bakımı, atış talimi, gerilla, komando, sabotaj, kundaklama ve gizli harekât teknikleri konularında bilgiler veriliyordu. Onlar da Kıbrıs’a döndüklerinde aldıkları eğitime göre hareket ediyordu. 1923-1930 arasında 5-6 bin Kıbrıslı Türk, Türkiye’ye göç etti.

Not: Cumhuriyet dönemi ve Kıbrıs konusu ile ilgili olarak
aşağıdaki kaynakları paylaşan Ömür Çelikdönmez beye müte
şekkirim

Turan İdeali

Türklerin Turan ideali Oğuz Kağan Destanı’nın satırları arasında bir hedef olarak ortaya konulmuştur.

Destandaki;

“Güneş bayrak gök çadır” felsefesi ve

“Daha deniz daha Irmaklar “

hedefleri bu idealin ipuçlarını teşkil etmektedir.

İşte bizler burada “bayraklaşmış güneşin” doğduğu ve özellikle de battığı yönlere doğru at sırtında şimşek hızı ile ilerleyen Türklerin Oğuz Kağan‘ın efsanevi dili ile çadır olarak zihnimizde bir resim şeklinde nakşettikleri ideali aslında Turan idealinin net bir ifadesi olarak görmekteyiz .

Neden derseniz, evet, çadır göğün altında yaşamakta olan tüm insanları içine almaktadır ve kapsayıcıdır, arada sınırlar yoktur, denizler ve ırmaklar, sınır değil, aşılmak için insan kitlelerini içine almak hayallerini canlandıran bir simge şeklinde gözükmektedir.

“Göğün bayraklaştırılması” ise göğün altındaki tüm insanların aynı bayrak altında toplanması idealidir. Türk, kendini yaratılan olarak yani Törük olarak adlandırmıştır, o halde bütün yaratılanlar Törük’ün, güneş bayrağı altında bir araya gelerek insanlık ideallerini Turan şeklinde gerçekleştireceklerdir.

Türklerin zaman ve zemin boyutlarındaki aksiyonlarını incelediğimizde Pasifik Okyanusu kıyılarından, Hint Okyanusu kıyılarına, doğu, batı, ekseninde ve yine Arktik Okyanusu kıyılarından Hint Okyanusu kıyılarına kuzey güney ekseninde, Turan idealinin peşinde subaşı durak, dağ başı duman koşturduklarını görmekteyiz.

Burada değinmeniz gereken yegane bir özellik ise Birleşmiş Milletler Daimi Güvenlik Konseyi üyeleri olan beş devletin; Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa, Çin ve Rusya’nın hiç birisinde bu şekilde insanlık ailesini bir çadır altında bir ideal çerçevesinde toparlayacak bir felsefe ve anlayışlarının, niyetlerinin, ideallerinin olmadığını görmekteyiz. Konseyin daimi üyeleri için Birleşmiş Milletler‘de söz konusu olan, önemli olan kendi hegemonyalarını tesis ederek bunu daim kılmaktır, burada bir insanlık ideali söz konusu değildir.

O halde Turan ideali insanlık adası olarak adlandırabileceğimiz Avrasya kıtasında ve Türklerin yayıldıkları alanlar olan Amerikalar ve Afrika kıtalarında takip edecekleri ve insanlar arasında renk ayrımı yapmayan, beş renkleri sadece burada değindiğimiz yönler olarak batı yönünü ak rengi ile, doğu yönünü gök rengi ile, kuzey yönünü kara rengi ile, güney yönünü kızıl rengi ile, merkez noktasını ise sarı renk ile ifade ettikleri;

“Gökbayrak Güneş Çadır” beş kıtada çok renkli bir insanlık idealidir, Türk Bodun’un insanlığa armağanıdır, barış çağrısıdır.

Kazım Mirşan Bilge’mizin Deniz Referansları hakkında bir Değerlendirme

Kazım Mirşan Bilge’mizi (1919-2016) saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz…

Kaynak: Veli Metin Türkoğlu KÂZIM MİRŞAN’IN ÇEVİRİ ve YORUMLARININ BÜYÜK RESMİ OLUŞTURMAMIZA OLAN KATKILARI

Türklerin deniz aşan halk olduğunu Kırgızistan’da bulunan Talas yazıtıyla kanıtlayan Kâzım
Mirşan, Asya’daki iç denizler, Türklerin denizci yönü, Antik Mısır’ın Türk yöneticileri ve bunun gibi daha birçok konu büyük resmi oluşturan pazılın parçalarıdırlar.

Kazım Mirşan’ın çevirileri ve yazıtlar hakkındaki yorumları bu büyük resimlerin oluşturulmasında ciddi katkılar sağlamıştır… Kendisini; saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz… 

Mahmutpaşa and Sultanhamam Bazaars around Covered Bazaar in Istanbul

https://www.youtube.com/shorts/z_laLmtflAM

https://www.youtube.com/shorts/LIQngq1R3-k

https://www.youtube.com/shorts/fv36uU9-Awc

https://www.youtube.com/shorts/fS_O_YFVug4

https://www.youtube.com/shorts/jfbpFDMGvlk

 

Historical Istanbul bazaars are divided by Golden Horn in 2 parts.

Genoan and Venetian bazaars.

Genoan part is concentrated in banking and Venetian part in commodity trade. And these bazaars control all Turkey economy.

These have been established by Italian merchants and still the daily transaction practices are alive and functioning.

 

 

A young man
His gaze is impetuous
Agaoglu, whose heart is on fire
In the Capital of the World
In the centre of the realms

Galata Tower on one side
Galatasaray, Galata Bridge
Bankers, Bankalar Caddesi
Karays of Karakoy
Taşkışla, Beşiktaş,
Dolmabahce Palace

On the other hand
Sarrafs, Grand Bazaar
Tahtakale, Eminonu
Enderun School
Bazaars, Markets
Inns, Baths
Constantine, the Conqueror
Mese, Cemberlitas
Dynasties, Palaces
Courties of the Supreme State

January 1975 photo

Myself in 1975, the sea (golden horn) divides Genoan buildings (on my back side) and Venetian trade (Tahtakale, Sultanhamam districts) areas in my front direction.

Photo very well frozen in time.