Home Blog Page 19

Pusulamız Beş Renk

Türk Musevileri

Selcuk arkadaşımız şöyle bir soru sormuş. “Hangi devlette daha çok Hazar Türkü var Romanya Moldova veya başka yerler mi , tabi göç ettiler galiba Fransa ABD ye” Bu konu hakkında bayağı delilleri ile nerelere gittiğine dair bulgular var. Mesela Cengiz Özakıncı bu konu hakkında bayağı araştırmalar yapmıştır. Ondan önce şunu demek isterim. Hani ha bire ortada dolaşan bir söylem var ve bu söylem.

Özellikle İbrani toplumu tarafından ha bire ortaya atılıp duruluyor. Ve 13 cü kabile diye İbraniler’in kayıp bir kabilesinden bahsediliyor. Ama bana göre ortada kayıp bir İbrani kabilesi falan yok. Adamlar resmen başkalarının topraklarında gözleri var. Ve özellikle Güney doğu Anadolu toprakları ve buraları ile bağdaştırma derdinde oldukları için bu sözde kayıp kabileyi o yüzden ortaya atıyorlar bunu. Geleyim lafı fazla uzatmadan Hazar Türkleri nerede. Olayı Hazar Türk tarihini incelemeden cevaplamak yanlış olur.

Neden derseniz Hazar ilk kurulduğunda resmi bir dini olmayan devlet olarak kuruldu. Fakat kurucu Türklerin ata dini Gök tanrı inancı idi ve yaratıcı tek olana ulaşmak için ise şamanik ritüelleri uyguluyorlar idi. Zamanla devlet yayıldı ve büyüdü. Özellikle Doğru Roma ki sözde çakma ismi Bizans ve Yahudi Hahamlara göre Hazar devletinin Türk olduğu kayıtlar altına da alındı. Gelelim esas bu toplumda Türkler nerelere gitti. Evet Selcuk bey kardeşim. Senin dediğin her tarafa gitti bu toplumlar.

Olayın retiğü, akışı şöyle. Hazar Kaanı İslamiyet de doğduktan sonra üç büyük dine mensup din adamlarını sarayına çağırttı. Ve kendilerine dinleri anlamalarını söyledi. Neticede Musevilik dininin hepsinde de önce olduğunu öğrenince Musevilik dinini kabul ettiğini halkına deklere etti. Fakat halkını bu inanca inanması için zorlamadı. Herkesi dininde özgür bıraktı. Laikliğin ilk örneği. Sonrasında ise ülkenin belli bir bölgesi Hristiyan toplumu ile gerek coğrafi baskı gerekse diğer ilişkiler ile yakınlaşmada bulundu. Diğer bir bölümü keza aynı şekilde Müslüman toplumu ile.

Geriye kalan kısmı ise Kaanının etkisi ile Museviliği seçti. Bir kısmı da geleneksel gök tanrı inancına devam etti. Sonrasında ise devlet her devlette olduğu gibi yıkılışa uğradığında İslamiyete meyilli bir kısım topluluk Doğu Anadolu üzerinden aşağı inip Selçuklu yu oluşturdu. Diğer toplum ise Hristiyanlık ile daha çok Güney doğu Avrupaya yönelip buranın coğrafi ve insan alt yapısını oluşturdu. Ve geriye kalan kısmı yani Museviler. İşte en gizemli kısmı ise bu.

Museviler ile bir kısmı Polonya bölgesine yöneldi. Bunların bir kısmı ise yine Avrupa’nın Güney batı kısmından gelen ve Endülüs kıyımına uğrayanlar ise birleşip diğer toplumu oluşturdu. Zamanla Amerika kıtasına göçler başladığında Avrupa’da pek kabul görmeyen bu toplum Amerika’ya göç etti. Cengiz Özakıncı’nın araştırmaları ve bulguları burada çok önemli. Kimileri tarafından pek önemsenmese da yaptığı araştırmada Amerikan nüfus idaresini taradığı soy isim dağarcığında ki zaten biraz da insanları şüpheye iten kısım bu fakat bence tam tersi.

Soy adı Türkçe olan yaklaşık Amerika’da 2 milyon 200 bin e yakın insan var. Yani Kendini İbrani sanan Hazar Türk Musevisi. Buna rağmen yine de itiraz edenler var. Aynen şöyle diyenler. “Yahu artık toplumlar öylesine kaynaştı ki Turk mü kaldı” dan tutun da “Yahu onaşr bir şekilde bu soy adları almıştır ve ırksal belirmede bu bir belge delil oluşturmaz diyenler mi? İşte Türk olanı kabullendirmek işte bu kader zor. Ama aralarından biri soy adı Turk olan bir genetik doktoru. Adam internetten ilan veriyor ve soy adı sadece Turk olanlar genetik kökenini araştırıp buraya mesaj göndersin diye.

Yaklaşık 100 bin kişi buna cevap veriyor ve tamamı da Türk toplumunun yoğun yaşadığı Hazar havzası bölgesinden çıkıyor. Yani neticede şu anda

“AMERİKA’DA KENDİNİ YAHUDİ LOBİSİ SANAN MİLYONLARCA HAZAR TÜRK MUSEVİSİ VAR”

Gelelim esas mevzuya. Bence aslında örtbas olmasa açıkça ortaya çıkacak da, maalesef adamlarda muazzam para gücü var. Ve bilgiyi satın alıp dahi maniple edebiliyorlar adamlar. Ne demek mi istiyorum. 1 ci ve 2 ci dünya savaşını çıkartan ve finanse eden sermaye sahipleri sizler sanıyor musunuz kendi ırkından olanları katlettirdi. Hitler bu sermaye tarafından finanse edilen bir yapılanmanın başında idi ve adam kendi köyünü yok etmesi kendi kökenini gizlemek için idi.

Çünkü İbrani bağı olan çakma bir Alman olduğu ortaya çıkacak idi. Ve yaptığı soykırımın ise İbraniler’e değil de İbraniler’ içine giren ve onları bozduğu söylenen sonradan bu topluma kaynayan Hazar Türk Musevileri ve diğer Musevi cemaate yapılan soy kırım idi. Ve bu sayede İbrani cemaate girenlerden arındırılacak idi bu cemaat. İşte bu aşamada size diyeceğim son söz

“BU DEDİKLERİMİN HİÇ BİRİNE İNANMIYOR OLABİLİRSİNİZ VE EVET İNANMAYIN. VE KALKIN GİDİN ARAŞTIRIN. ÖLEN KİŞİLERİN KAFATASI BİLGİLERİ, TIBBİ BİLGİLERİ VE GENETİK KAYITLARI. HALA ULAŞILABİLİR HEM DE. GİDİN LÜTFEN ARAŞTIRIN. ÇÜNKÜ ALMANYA TÜM BU GERÇEĞİ NET OLARAK BİLİYOR VE YAYINLAMIYOR TÜM DÜNYAYA.”

Ayrıca İbrani toplumu sanılan toplumun nereden baksanız %90 yakını Hazar Türk MUSEVİSİ. Ve bunun en büyük dayanağı Atatürk ve Türk tarih tezi. Atatürk 1930 larda Fransa dan göçen Türk Musevi cemaati olan Amikal cemaatine bir konferans verildi. Bu konferansın ana hatları, Türk devletine katılan bu cemaatin Türk toplumuna kaynaşması.

Biliyorsunuz Atatürk her Türk Kaanı gibi dine dayalı bir devlet istemedi. Sebebi bence çok haklı bir gerekçe. Kimseye ruhunun derinliklerinde bir dini zorlayamazsın. İşte bu sebeple bu Musevi Türk cemaatine Türk ulusuna kaynaşması için Türkçeyi kabullenip herkes gibi konuşmasını ve dinlerinde ise istedikleri gibi yaşamakta herkes gibi özgür olduğunu söylemiştir. Geleyim esas konuya, o konferansta özelikle söylenen şu idi. Şu anda İbrani olarak görünen toplumun çoğunun aslında Hazar Türk MUSEVİSİ olduğu. Acaba haksız mı idi ulu önder Atatürk. Bir düşünün derim?

Kıymetli bir Hazar Türkleri araştırmacısından alıntıdır…

 

Eski Türklerde Zaman

Eski_Turklerde_Zaman_Algisi (2)

Türk Dünyası Yazıları

 

Türk Dünyası Mitolojik Simgeleri…

Varlığın Dört Unsuru: toprak, su, hava ve ateş Aşağıdaki veriler ışığında Türk Mitolojik Simgeleri, Türkistan ülkelerinde mi (Azerbaycan ve İran dahil) yoksa Türkiye’de mi halk…

Türk Dünyası ve Deniz

Hamit Naci Mavi Vatan Vakfı başkanı Cem Gürdeniz’in öncülüğünde Hasköy Rahmi Koç müzesi bünyesinde yer alan Fenerbahçe vapuru Alt Salonu’nda Türk dünyası konusunda önemli…

Türk Dünyası İçin Denizlerin Önemi ve Stratejik Bilinci

Türk Dünyası ve Deniz hakkındaki slaytımızı buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

BRICS ve Türk Dünyası

📅 9 Eylül Pazartesi 🇹🇷 Ankara saatiyle 21.00 🇦🇿 Bakü vaktiyle 22.00 🔽 Konuklar: Şair-Düşünür Levent Ağaoğlu, Uluslararası İlişkiler ve Dış politika Uzmanı Nejmeddin Özdemir Anahtar Kelimeler: Çok Kıtalılık….

Denizcilik Stratejileri: Arktik Okyanusu ve Türk Dünyasına sunduğu fırsatlar

                                    Anahtar Kelimeler: Arktik Okyanusu. Arktik Çağ….

Türk Dünyası Denizcilik Vizyonu: Beş Denize ve Okyanuslara Çıkış Yolları

Türkiye Akdeniz ve Karadeniz’e kendi sınırları coğrafyası üzerinden çıkabilirken Hazar denizine çıkış ise Gürcistan, Azerbaycan, İran üzerinden olmaktadır. Basra Körfezi’ne çıkış ise Türkiye,…

Türk Dünyası Limanları /Turkey and Turkestan Sea/River Ports

    Azerbaycan  Kıbrıs Greece Moldova Russia Turkey Uzbek Kırgız Kazakistan Kuzey Rusya’nın Limanları Tübitak – Kutup Ansiklopedisi Rusya Kuzey Denizi Güzergahındaki Bir Limanı…

MGTV ile Türk Dünyası

  📅 9 Eylül Pazartesi 🇹🇷 Ankara saatiyle 21.00 🇦🇿 Bakü vaktiyle 22.00 🔽 Konuklar: Şair-Düşünür Levent Ağaoğlu, Uluslararası İlişkiler ve Dış politika Uzmanı Nejmeddin Özdemir   Konuklar: Türkiye-Azerbaycan Stratejik…

Türkistan/Türk Dünyası İlham Projeleri

Türkistan Bilgelerinden Seçme Sözler Levent Ağaoğlu – 03/06/20240 HAREZMİ Ebu Abdullah Muhammed El-Horezmi (780-850): Harezmlidir (Özbekistan). Bağdat’ta çalışmıştır. Cebiri sistemleştirmiş ve isimlendirmiştir. Arap ve Batı dünyasında küresel geometri…

Türk Dünyası Olimpiyatları 

Dünyada bir çok ülkeler bölgesel oyunlara aktif olarak katılmaktadırlar Akdeniz Olimpiyatları örneğinde olduğu gibi. Türk dünyası ülkeleri arasında bölgesel olimpiyatların düzenlenmesi durumunda ortak dil…

Türk Dünyasının Bilim Adamları dizisi, Bakü Mektubu

Doç. Dr. Aybeniz Rahimova    08.02.2024 Yazmaların Paşa`sını kaybetmenin dayanılamaz acısı  03.04.2023 Bugünün modasıyla değil doğuştan milli olmak  31.01.2023 Pir-i Kalenderim,Hocam….BABAM  04.04.2022 Şair,tezkireci,eğitimci,bilgin…  19.03.2022 `Gam çekme,bulursun şeref-i vuslatı ey dil…  09.03.2022 İlk tradejimizin yazarı da Şuşa`lıydı…  01.03.2022 “Ki ben…

Türk Dünyası’na Türk aydınlarının desteği

Cumhuriyet kurumlarının Türkçülük anlayışı etrafında teşkilâtlandırılması konusundaki Türk Ocakları, Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumu ve benzeri kurumlar bu konudaki düşünsel altyapı Rusya’dan ve…

Türk Medyasının Türk Dünyasından Haberi var mı?

https://www.youtube.com/live/MBmTTHgGSwI?si=Qa2vs7MdPXFDGo0V

Demokrasi Kalitesi Sıralamasında ilk 20 ve Türk Dünyası

Ülkelerin Demokrasi Kalitesine Göre Sıralaması İLK 20 1 Danimarka . Çalışan Demokrasi 2 Norveç . Çalışan Demokrasi 3 Finlandiya . Çalışan Demokrasi 4 İsveç ….

Türk Dünyası Haritası

By Bilge Tonyukuk Enstitüsü zaman: Temmuz 04, 2020

MGTV ile Türk Dünyası: Büyük Akdeniz Birliği, Türk Medyası

LEVENT AĞAOĞLU’NDAN TÜRK DÜNYASINA BÜYÜK AKDENİZ BİRLİĞİ (BAB) ÇAĞRISI! https://www.youtube.com/live/id87xNqt-nU?si=ylCjF1SBiA1r5V23 TÜRK MEDYASININ TÜRK DÜNYASINDAN HABERİ VAR MI? https://www.youtube.com/watch?v=MBmTTHgGSwI&ab_channel=MGTVT%C3%BCrkD%C3%BCnyas%C4%B1n%C4%B1nSesi

Türk Dünyası Kültür Atlası, Ahmet Yeşiltepe

Sibel Kandilli @sibelkandilli Yılın en önemli yayıncılık faaliyetlerinden biri @otukennesriyat ’tan geldi. Türk Dünyası Kültür Atlası, hem minikler hem de büyükler için dolu dolu bir atlas olmuş….

Türkiye ve Türk Dünyası, İlber Ortaylı

https://www.youtube.com/watch?v=Tk-Y5rkGT3c Türkiye Cumhuriyeti’nin Yüz Yıllık Tarihi /Dakika 37:25 – 1:11:56 https://www.youtube.com/watch?v=1zwfsO3edI0 Türkiye ve Türk Dünyası.  https://www.youtube.com/watch?v=HhiWne54f0c&t=1286s https://www.youtube.com/watch?v=1-ow1mPvABg   İlber Ortaylı: “Türk Dünyası Doğu ve Batı’nın Sentezidir” | ASYA’DA DEVLET BİRİKİMİ ÇALIŞTAYI Ulusal…

Türk dünyasından Türküler, İrfan Gürdal

Türk dünyasından Türküler, İrfan Gürdal YENİ ŞAFAK PAZAR EKİ Türk dünyası bir kıvılcım bekliyor İrfan Gürdal Sibirya’dan Altaylar’a, Balkanlar’dan Ortadoğu’ya yaptığı yolculuklarda Türk dünyasından birçok türkü derledi….

Dünya Türklüğü

  Türkiyat araştırmaları geleneğinin teşekkülünde üstlendikleri öncü rolleriyle Finliler ve Macarlar, özel bir konuma sahiptirler. Harva’da başlayıp, Castren, Kellgren, Snellman ve Mannerheim ile devam eden bu…

Türk Alfabesi ve Konuşulan Türkçe

Türk Alfabesinin tek tipleştirilmesi çözüm olamaz. Önemli olan konuşulan Türkçe konusunda Türk ülkelerinin birbirlerini anlaması ve sözlüklerinin kaynaştırılarak ortak bir sözlük üretilmesidir. Kaşgarlı Mahmut’un…

Ege Medeniyetinin Kökenindeki Türk ve Asya Referansları, Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk’ün 1 Temmuz 1932 tarihinde metnini kendi hazırladığı ve Hasan Cemil Çambel tarafından anlatılan “Ege Medeniyeti’nin Kökenine Genel Bir Bakış” Konferansında söz konusu medeniyet…

Türk ve Deniz, Levent Ağaoğlu

Türk ve deniz konulu programda, Levent Ağaoğlu, Türklerin denizle olan ilişkisini, tarihsel ve kültürel bağlarını ele alıyor. Denizlerin Türk kültürü üzerindeki etkisi, iç denizlerin…

Türkistan Yazıları

1991 yılından sonra bağımsızlıklarını kazanan Türkistan Cumhuriyetleri çeyrek asra yaklaşan bir zaman süreci içerisinde, kuruluş zamanının ruhuna uygun bir şekilde kendilerini derleyip toparlamasını bilmişlerdir….

Türk Müziğinin Asya Kökleri, Haluk Berkmen

Asya Türklerinin dobra ve ağız kopuzu var. Biz bu müziği unuttuk. Varsa yoksa piyano ve keman. Batı müziğini ben de severim ama Türk müziğine hayranım. Türk müziğinde 400 makam var. Biz bunları da unuttuk.

Düngür, şamanlarda ibadetin bir parçası olan bir tür tef veya davula verilen isimdir. transa geçmek için kullanılır ki bunu belli bir ritimde yapmak gerekir. Dünyanın kalp atışına uygun olarak yani 2 hertz değerinde bir ritim yakalanırsa şamanın iyileştirici gücünü kullanabildiğine inanılır.

Sakhaların zengin bir sözlü halk edebiyatı, folklor dansları ve atalarından miras kalan musiki gelenekleri vardır. Birçok telli saz İskitler (Sakhalar) tarafından geliştirilmiş ve batıya mal olmuştur. Bu müzik aletleri ufak farklarla Dombra, Kopuz, Cura, Saz, Çöğür, Tambura ve Tar adlarını almıştır. Ağız Kopuzu ise Sakhaların en kolay çalınan müzik aleti olup, Komus olarak bilinir. Bu alet üflemeli veya telli olmayıp, ağıza yerleştirilir ve parmakla titreştirilip nefesle çalınır. Bu aletten çıkan sesler dört nala koşan bir atın çıkardığı nal seslerini andırır.

Alttaki resimde telli dombra’yı ve ağız kopuz’unu görüyoruz.

Ağız kopuzunda rezonans kutusu görevini ağzın içi görmektedir. Komus için Türkmenler
Gopuz, Başkurtlar Kubız, Ukraynalılar Drımba, Almanlar Maultrommel demişlerdir. İngilizce
Jaw Harp, Jew’s Harp veya Mouth Harp da denmektedir.

Titreşen bir su yüzeyinde de duran dalgalar oluşur. Altta ortadaki resimde dairesel bir kabın yüzeyindeki suda oluşmuş duran dalgaların simetrik görüntüsü bulunuyor. Bu görüntülerle titreşen bir telde oluşan duran dalgalar arasında yakın ilişki var. Titreşen her telin bir ‘temel titreşim frekansı’ vardır. Temel titreşim frekansının katlarına ‘harmonikler’ denir. Harmonikler duran dalgalardır. Titreşen bir telde oluşan duran dalgaları altta sağda görüyoruz. Türkçede ‘harmoni’ denince, kulağa hoş gelen uyumlu sesler akla gelir.

Demek ki uyumlu olan, simetrik (bakışıklı) sesler ve görüntüler insanlarda güzel duygular uyandırmakta zevk vermektedir. Nedeni de insanların bakışık olan her oluşumda estetik bir özellik buldukları içindir. Bebekler dahi bakışıklı yüzlere gülümseyerek bakarlar. Bakışıklı görüntülerde ve seslerde harmoni ve uyum bulunur.

Bir müzik parçasında ne derece uyum ve harmoni varsa o derece kulağa hoş gelir. Klasik Türk müziğinde derin bir harmoni ve bakışıklık bulunduğundan, dinleyende huzur ve mutluluk duyguları uyandırır. Klasik Türk müziğindeki makamlar zihne değil, ruha hitap ederler. Türk müziğinde yüzlerce makam olsa da, bunlardan sadece 14 tanesi kullanılmıştır. Bakışıklı olmayan ve hatta kulağı tırmalayan sesler içeren klasik batı müziğinde dahi, kendine has bir harmoni ve güzellik bulunduğunu kabul etmek gerekir.

Mevlana sadece döneminde değil, halen bugün bile az rastlanan cinsten bir bilge kişi idi. Hem şiir hem müzik hem de dans içeren bir yaşam felsefesi benimsemiş olmasından öte, fiziksel dünyayı yorumlayan ve o dönemin bilimine göre oldukça ileri görüşleri de vardı. Onun yaşadığı dönemde dünyanın düz olduğuna inanılıyordu. Galile’den birkaç yüzyıl önce Mevlana şöyle dedi: “Dünyamız fezada yumurtanın akının içinde yüzen sarısı gibidir”. Böylece dünyanın hem küre gibi yuvarlak hem de hareketli olduğunu ifade etmiştir.

Zira yumurtanın sarısı akıcı bir sıvı olan yumurtanın akı içinde adeta yüzer. Dünya da güneş etrafında dönerken bir enerji alanı içinde yüzerek yol alır. 28 Ocak tarihli “Evrenin Oluşumu” başlıklı yazımda evrenin bütünsel bir enerji alanı içinde varlığını sürdürdüğünü söyledim. Mevlana’nın yumurta benzetmesi de, günümüzün bilimsel anlayışına ters düşmüyor. Dünya aynen bir yumurta gibi canlı bir varlıktır. Fakat günümüzün sömürücü yaklaşımı, dünyayı cansız bir gezegen olarak sömürülecek bir nesne olarak görüyor.

Sanat bir toplumun kültürünü ve dünya görüşünü yansıtır. Günümüzde doğanın ve yaşamın karmaşıklığı ile belirsizliği hem resim hem de müzik eserlerine yansımış durumdadır. Karmaşıklıktan beliren güzelliğe en ilginç örneklerden biri bakterilerle yapılan sanat eserleridir. Bakterileri besin içeren bir kaba koyduğunuzda hızla üreyerek kap üzerinde birtakım karmaşık şekiller oluştururlar. Değişik renkler üreten bakterilerle ilginç şekiller ve tablolar yapmak mümkündür. Bu açıdan bakterilerle sanat yapmak hem bilgi hem de sezgi gerektirir.

LA: Evrensel ritimi yakalamışız demek ki. Ne mutlu bizlere.

HB: Yakalamışız ama kaybettik.

LA: Tekrar yakalamaktan başka çaremiz yok.

HB: Evet. Asya kültürünü tanımamız şart.

LA: Asya çalgılarımız: TaKopuz. Dombra. Huqin. Ağız Kopuzu. Tar. Eksik olan var mı? Yaşadığımız coğrafyaları, zeminlerin sesini, nefesini makamlaştırmışız.

Yeni Türkiye İçindekiler ve Yayın Kataloğu

Yeni Türkiye İçindekiler 

Yeni Türkiye Yayın Kataloğu

 

Türk Dünyası Mitolojik Simgeleri…

Varlığın Dört Unsuru: toprak, su, hava ve ateş

Aşağıdaki veriler ışığında Türk Mitolojik Simgeleri, Türkistan ülkelerinde mi (Azerbaycan ve İran dahil) yoksa Türkiye’de mi halk tarafından benimsenmektedir?

12 Hayvanlı Takvim
5 Temel Renk
Ağaç: Hayat ağacı olarak kabul edilir. Evrenin ve hayatın birliği, büyüme ve sonsuzluğu simgeler.
Alp Er Tunga Destanı
Ateş: Işık, sıcaklık ve dönüşümü temsil eder. Kutsal bir güç olarak görülür.
Ay: Güneşin karşıtı olarak geceyi, gizemi ve kadınlığı temsil eder. Ay Ata olarak da bilinir.
Dağ: Gökyüzüne en yakın nokta olarak kabul edilir. Güç, dayanıklılık ve kutsallığı simgeler.
Dede Korkut
Ergenekon Destanı
Geyik
Gök Tengri: Türklerin en yüce tanrısıdır. Gökyüzü, evren ve düzenin temsilidir. Adalet ve merhametin kaynağı olarak görülür.
Güneş: Hayat veren, ısıtan ve aydınlatan güneş, bereket, güç ve yenilenmeyi simgeler. Kuyaş veya Koyaş olarak da bilinir.
Kurt
Kurt: Türk mitolojisinde kurdun, ataların ve hükümdarların atası olduğu inancı yaygındır. Güç, cesaret ve liderliği simgeler.
Kuş: Özellikle kartal, özgürlüğü, gökyüzü ile bağlantıyı ve ruhun yükselişini simgeler.
Manas Destanı
Nevruz
Oğuz Kağan
Su
Su Samuru
Su: Hayatın kaynağıdır. Temizlik, bereket ve yenilenmeyi simgeler.
Talay
Tengiz
Tengri
Tonyukuk
Töre
Tuğ/ra
Yılan: Hem olumlu hem de olumsuz anlamlar yüklenir. Bilgelik, dönüşüm ve şifa ile birlikte tehlike ve kötülüğü de temsil edebilir.

 

Çinliler 2024 yılını ejderha yılını büyük şenliklerle kutluyor. Her 12 yılda bir olduğu gibi. Çin’in simgesidir Ejderha.

Türk Mitolojisinin Önemli Sembolleri için kaynak yazarlar:

  1. Pertev Naili Boratav
  2. Bahaeddin Ögel
  3. Emel Esin
  4. Nuray Bilgili
  5. Ahmet Yeşiltepe
  6. Wolfarm Eberhard
  7. Yaşar Çoruhlu
  8. Jean Poul Roux

 

Türk Mitolojisi başlıklı kitaplar

 

Türk mitolojisinde en önemli ilk 10 simge

Türk mitolojisi, zengin bir sembol ve motif hazinesine sahiptir. Bu semboller, sadece mitolojik anlatılarda değil, aynı zamanda Türk kültürünün her alanında, sanat eserlerinden günlük hayata kadar geniş bir yelpazede karşımıza çıkar. Ancak “en önemli”yi belirlemek oldukça zordur, çünkü sembollerin önemi kültüre, döneme ve kişisel yorumlara göre değişiklik gösterebilir. Yine de Türk mitolojisinde sıklıkla karşımıza çıkan ve önemli anlamlar taşıyan bazı sembolleri sizler için derledim:

Türk Mitolojisinin Önemli Sembolleri

  1. Gök Tengri: Türklerin en yüce tanrısıdır. Gökyüzü, evren ve düzenin temsilidir. Adalet ve merhametin kaynağı olarak görülür.
  2. Kurt: Türk mitolojisinde kurdun, ataların ve hükümdarların atası olduğu inancı yaygındır. Güç, cesaret ve liderliği simgeler.
  3. Güneş: Hayat veren, ısıtan ve aydınlatan güneş, bereket, güç ve yenilenmeyi simgeler. Kuyaş veya Koyaş olarak da bilinir.
  4. Ay: Güneşin karşıtı olarak geceyi, gizemi ve kadınlığı temsil eder. Ay Ata olarak da bilinir.
  5. Su: Hayatın kaynağıdır. Temizlik, bereket ve yenilenmeyi simgeler.
  6. Ateş: Işık, sıcaklık ve dönüşümü temsil eder. Kutsal bir güç olarak görülür.
  7. Ağaç: Hayat ağacı olarak kabul edilir. Evrenin ve hayatın birliği, büyüme ve sonsuzluğu simgeler.
  8. Dağ: Gökyüzüne en yakın nokta olarak kabul edilir. Güç, dayanıklılık ve kutsallığı simgeler.
  9. Kuş: Özellikle kartal, özgürlüğü, gökyüzü ile bağlantıyı ve ruhun yükselişini simgeler.
  10. Yılan: Hem olumlu hem de olumsuz anlamlar yüklenir. Bilgelik, dönüşüm ve şifa ile birlikte tehlike ve kötülüğü de temsil edebilir.

Bu sembollerin anlamları, farklı kültürlerde ve dönemlerde değişiklik gösterse de, Türk mitolojisinde genel olarak aşağıdaki gibi yorumlanabilir:

  • Doğa ile uyum: Türk mitolojisi, doğa güçlerine büyük önem verir. Güneş, ay, su, ateş gibi doğal unsurlar kutsal kabul edilir ve insan hayatının ayrılmaz bir parçası olarak görülür.
  • Atalar kültü: Atalar, geçmişle gelecek arasındaki bağı sağlar ve toplumsal hafızanın korunmasında önemli bir rol oynar. Kurt gibi hayvanlar, ataların ve hükümdarların atası olarak kabul edilir.
  • Kozmolojik anlayış: Türkler, evreni gökyüzü, yer ve yeraltı olmak üzere üç katmanlı olarak düşünürler. Gök Tengri gibi tanrılar, bu kozmolojik düzenin koruyucuları olarak görülür.
  • Şamanizm: Şamanizm, Türk mitolojisinde önemli bir yer tutar. Şamanlar, ruhlar dünyası ile iletişim kurabilen ve hastalıkları tedavi edebilen kişiler olarak kabul edilir.

Unutulmamalıdır ki:

  • Bu liste sadece bir örnektir ve Türk mitolojisinde birçok başka sembol de bulunmaktadır.
  • Sembollerin anlamları, kültüre, döneme ve kişisel yorumlara göre değişiklik gösterebilir.
  • Mitolojideki semboller, sadece tarihsel ve kültürel bir öneme sahip olmakla kalmaz, aynı zamanda günümüzde de sanat, edebiyat ve tasarım gibi alanlarda ilham kaynağı olmaya devam eder.

 

 

Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş 9 Cilt

I. cilt: Türklerde köy ve şehir hayatı (Göktürklerden Osmanlılara) —

II. cilt: Türklerde ziraat kültürü (Göktürklerden Osmanlılara) —

III. cilt: Türklerde ev kültürü (Göktürklerden Osmanlılara) —

IV. cilt: Türklerde yemek kültürü (Göktürklerden Osmanlılara) —

V. cilt: Türklerde giyecek ve süslenme (Göktürklerden Osmanlılara) —

VI. cilt: Türklerde tuğ ve bayrak (Hunlardan Osmanlılara) —

VII. cilt: Türklerde ordu, ordugâh ve otağ: Devlet, ordu ve aile disiplininin temelleri (Hunlardan Osmanlılara) —

VIII. cilt: Türklerde devlet ve ordu mehteri (Hunlardan Osmanlılara) —

IX. cilt: Türk halk musikisi aletleri (Uygur Devleti’nden Osmanlılara)

 

Dünya Türklüğü

 

Türkiyat araştırmaları geleneğinin teşekkülünde üstlendikleri öncü rolleriyle Finliler ve Macarlar, özel bir konuma sahiptirler.

Harva’da başlayıp, Castren, Kellgren, Snellman ve Mannerheim ile devam eden bu gelenek, uzun bir süre kesintiye uğramıştır. Ancak, çağdaş Finli Türkologlardan Atilla Jorma, memleketimizde Türk Dünyası ve Türkiyat alanında yapmış olduğu ve halen devam ettiği dil, tarih ve kültür çalışmalarıyla yeni bir ivme kazandırarak, Fin-Türkiyat geleneğinin yeniden kurulmasında müstesna bir isim olmuştur.

21. Yüzyılda Türkler A-Z

Türkiye’yi yöneten siyaset içerde 38 etnik grup var derken dünyada 40 Türk topluluğu var ve bunlarla ilişkimiz yok. Türklük, Çin Seddinin dibinden başlar.

Türk Müslüman olur, Hristiyan, Musevi olur.

Göktanrı dininden olur, Şaman olur, Budist olur.

 

Hepsi de Türk’tür.

 

1.Altay Türkleri: Budist ve Hristiyan (Rusya)

2. Avşarlar: Müslüman (Türkiye)
3. Ahıska Türkleri: Müslüman (Gürcistan)
4. Azeriler: Müslüman Caferi (Azerbaycan, İran)
5. Balkarlar Müslüman (Kabardin-Balkar, Rusya)
6. Başkurtlar Müslüman (Rusya)
7. Çuvaş: Hristiyan (Rusya)
8. Dolgan: Şamanist (Rusya)
9. Gagauz: Hristiyan-Ortodoks (Gagavuzya/Moldova)
10. Hakas: Hristiyan (Rusya)
11. Hazar Türkleri: Yahudi
12. Hazaralar: Müslüman (Afganistan)
13. Karaçaylar Müslüman (Karaçay-Çerkes, Rusya)
14. Karaim- Karay: Judeo-Karaim Tarikatı (Ukrayna, Polonya)
15. Karamanlılar: Hristiyan Ortodoks (Yunanistan)
16. Kaşkay: Müslüman (İran)
17. Kazaklar: Müslüman(Kazakistan)
18. Kırımçak: Yahudi (Ukrayna)
19. Kırgız: Müslüman (Kırgızistan)
20. Kırım Tatarları: Müslüman (Kırım)
21. Kreşin Tatarları: Hristiyan (Ukrayna)
22. Kumuklar: Müslüman (Rusya)
23. Nogaylar: Müslüman (Rusya)
24. Özbekler: Müslüman (Özbekistan)
25. Pomaklar: Müslüman (Bulgaristan, Yunanistan, Türkiye)
26. Rumeyler: Hristiyan (Ukrayna)
27. Sahalar (Yakutlar) : Hristiyan ve Şamanist (Rusya)
28. Salar: Müslüman (Çin)
29. Sarı Uygurlar: Budist (Çin)
30. Sekeller: Hıristiyan Katolik (Romanya)
31. Tatarlar: Müslüman (Rusya)
32. Terekeme (Karapapak): Müslüman (Azerbaycan)
33. Torbeş: Müslüman (Makedonya)
34. Tuva: Budist (Rusya)
35. Tofa: Şamanist (Rusya)
36. Türkler: Müslüman (Türkiye)
37. Türkmen: Müslüman (Türkiye, Türkmenistan, İran, Suriye, Irak, Lübnan, Afganistan)
38. Urumlar: Hristiyan (Ukrayna)
39. Uygurlar: Müslüman (Çin)
40. Yörükler: Müslüman (Türkiye)

 

……………………………………..

  • Müslüman:        23
  • Gayri Müslim:    17
  • Rusya:              13