Home Blog Page 112

Türkçe ve İngilizce

Deyimlerin en çok kullanıldığı diller hangileridir

Deyimler, genellikle bir dilin kültürünü ve ifade biçimini yansıtan öğelerdir. Bu nedenle, deyimlerin yoğun olarak kullanıldığı diller genellikle o dilin konuşulduğu topluluğun günlük yaşamında önemli bir rol oynar. Her dilde deyimler bulunsa da bazı diller, kültürel zenginlikleri nedeniyle deyim kullanımında öne çıkar.

Örneğin, Türkçe, İspanyolca, Fransızca, Çince ve Arapça gibi diller, kendi deyimlerine ve ifadelerine sahip zengin kültürlere sahiptir. Ancak, deyim kullanımı dilin yapısına ve konuşulan topluluğun geleneklerine büyük ölçüde bağlıdır.

Türkçe ve İngilizce aksiyon dilleri midir?

Fiillerin yoğunluğu türkçe ve ingilizceyi aksiyon dili mi yapmıştır

Evet, fiillerin yoğun kullanımı genellikle bir dilin aksiyonu ifade etme eğilimini yansıtabilir. İngilizce ve Türkçe, fiillerin etkin kullanımına dayalı dillerdir ve aksiyon odaklı ifadeleri güçlü bir şekilde içerirler. Özellikle İngilizce’de phrasal verbs, modals ve çeşitli zaman ifadeleri gibi yapılar, dilin aksiyonu vurgulamasına katkıda bulunur. Türkçe’de ise çeşitli fiil çekimleri ve zaman ekleri, dilin aksiyonu zenginleştirir.

Bu durum, her iki dilin de konuşma ve yazma sırasında dinamik ve canlı bir ifade tarzına sahip olmalarını sağlar. Dilin aksiyon dili olması, iletişimi daha etkili ve canlı kılar.

Türkçe ve İngilizce de fiillerin ağırlığı

Türkçe ve İngilizce, dilbilgisel yapıları ve ifade biçimleri açısından farklıdır. Ancak her iki dil de iletişimde temel rol oynayan fiillerle zengindir. İngilizce, modal fiiller, phrasal verbs ve zaman ifadeleri gibi özel yapıları içerirken, Türkçe ise çekimli bir dil olarak fiil köklerini çeşitli eklerle zenginleştirir. Her iki dilde de, doğru fiili seçmek ve etkili bir şekilde kullanmak, dil becerilerini güçlendirmek açısından önemlidir.

Türkçe ve İngilizce de deyimlerin ve fiillerin ağırlığı

Türkçe ve İngilizce, kültürel ve dilbilgisel farklılıklar nedeniyle deyim ve fiillerde farklı ağırlıklara sahip olabilir. Türkçe’de deyimler genellikle renkli ve imgelerle dolu, İngilizce deyimler ise kendi kültürlerine özgü renk ve imgeleri içerir. Fiiller ise her iki dilde de iletişimde temel taşlardır; ancak dilin kullanım bağlamına ve kültürel normlara bağlı olarak ağırlıkları değişebilir. Her iki dilde de deyim ve fiillerin doğru ve etkili bir şekilde kullanılması, dil becerilerini geliştirmek açısından önemlidir.

Türkçe ve İngilizce deyimler genellikle kültüre özgüdür ve dilin kullanımında önemli bir rol oynar. Her iki dilde deyimler, gündelik konuşma ve yazı dilinde sıkça kullanılır, ancak kültürel farklılıklar nedeniyle içerikleri de değişebilir. Her iki dilde deyimleri anlamak, dilin derinliğini kavramak ve iletişimde daha etkili olmak için önemlidir.

Dünyada Türkçe Yeradları

 
 
İran’da Türkçe Yer Adları & Batı Azerbaycan, Doğu Azerbaycan, Erdebil ve Zengan Vilayetleri Yerleşim Yeri Adları (Oykonimler)

You searched for Yer adları – Books on Turkey | Key for

BooksonTurkey, Yeradları

BooksonTurkey, Place Names

https://fallingrain.com/world/a/T/u/r/k/

Turk (18),Turk’ (1),Turk- (3),Turka (172),Turkb (4),Turkc (1),Turkd (2),Turke (113),Turkg (3),Turkh (27),Turki (117),Turkk (14),Turkl (5),Turkm (92),Turko (68),Turkp (9),Turkq (2),Turkr (2),Turks (22),Turkt (4),Turku (15),Turkv (1),Turkw (9),Turky (10),Turkā (17),Turkī (20),Turk’ (1)

Dünyaya mühürdar olmuş gezgin ve zengin bir dilimiz hep bizi çağırıyor.

Balkan Place Names in the World

Yunanistan’da NEA ile başlayan yeradları. Mübadele ile Türkiyeden gidenlerin yerleştikleri yerlere verilen Türkiyedeki yerleşmiş oldukları yerleri hafızalarından silemediklerini gösteriyor. Yeni İzmir vb.

Unutulmazdır güzel beldelerimiz.

https://www.booksonturkey.com/yunanistanda-nea-ile-baslayan-yeradlari/

“Türk ve balkan kelimelerini içeren yer isimleri araştırmanız çok ilginç. mutlaka çok istifade edeceğim. teşekkürler. Daha önce de Balkanpazar araştırmanız vardı. o da çok özeldi.” Yıldırım Ağanoğlu

Hindistan ve Pakistan’da TURK öntakısı ile başlayan yeradları listesidir.

TURK öntakılı yeradlarında Hindistan dünyada birinci sırada yeralmaktadır. İngilizlerin gözünden kaçmamıştır tabii ki.

Listeye Hintli dostum Mr Santosh’un (Chennai) yaptığı yorumlar aşağıdadır:

“Dear Levent, I am not an expert in Hindi language but when I look at the words prefixed with Turk, the words together mean things like the village, town, place where the Turks lived.

Thanks a lot the appreciation.

With you input I believe my interpretation of the Turk prefix is reasonably accurate.

That is a great thought and compilation. I am really impressed and glad to note India tops the in the list.”

Osmanlı Yeradları

Babür  İmparatorluğu’nun mirasını bugünlere taşıyan Hindistan‘da Türk ön takısı ile başlayan 202 tane yeradı mevcut olmasına rağmen, Osmanlı imparatorluğu döneminde yer adlarında Türk öntakısını taşıyan on tane yer adı dahi bulunmamaktadır.

Turkish Exonyms (Place Names) in Russia

Akhtuba River Aktepe Irmağı Akhtubinsk Aktuba, Aktepe Aksay Aksay Arpachin Arpacı Arzamas Arzamas Ashuluk Aşılık Astrahan Hacı Tarhan, Hacıtarhan, Ejderhan, Hacıtarkan, Haşterhan, Astırhan, Esterhan Atil İtil, İdil, Etil Atkarsk İtkara, Etkara Azov Azak,…

Turkish Exonyms (Place Names) in 21 Countries of Eastern Europe

Albania Belarus Bosnia-Herzegovina Bulgaria Croatia Czechia Greece Hungary Kosovo Latvia Lithuania Moldova Montenegro North Macedonia Poland Russia Serbia Slovakia Slovenia Turkey Ukraine

Turkish Exonyms in Ukraine

There exists over 300 Turkish place names all over Ukraine. Adziogol Lighthouse Acıgöl Denizfeneri Almazna Elmas Askania-Nova Büyük Çaplı, Büyük Çepni Azov Azak Denizi Bakhmach Bahmaç Bakhmut Mahmut Balta Balta Bar Bar …

Turkish Place Names in 100 Countries (exonym)

Turkish Placenames in 100 Countries EXONYM:  different naming of places and people named by local people by foreigners We have a traveler and rich language that names…

Türkçe’nin Büyüsü

Zemin: Exonym: 100 ülke Verinti: 18 ülke Konuşulan: 58 ülke Zaman: En yaşlı 3-5 dilden biri Resmi Dil: 3 ülke

Şiir ve Şair, İsmail Hakkı Aydın

Image

 

ŞİİR

Aşkımı anlatmaktan şiirler bimecal, rubailer beyhude, besteler yorgun, ka[1]lemler bitap düştü!

Baktım kimse şiirden, rubaiden, aruzdan, musikiden, edebiyattan anlamıyor! Oyalanmak için verdim kendimi kitap yazmaya.

Image

Ben şiir, makale ve kitaplarımı yazmıyor, onları can vererek diriltmeye gayret ediyorum.

Hiçbir şiir, hiçbir güfte, sadece şair ve güftekârına ait değildir!

Image

Rubailer, şiirler, güfteler ve besteler isyan etti, nümayiş yaptı şehrin sokakla[1]rında “Hicran’ı isteriz” diye. Kur’an, “… Hepsi oyundu, eğlenceydi… Herkes geldiği yere!” diye seslendi onlara! Şimdi mütevekkil, münzevi, bimecal…

Şiir suskunluğum, sükut çığlığımdır benim. Şiir, “hakikati bulma” yolunda bir kılavuz olacaksa yazmaya devam et! Aksi malayanidir.

 

Image

Türk divan şiiri, varlığını; Rudeki, Hayyam, Hafız, Sadi, Nizami ve Firdevsi’ye borçludur

ŞAİR

Aşk, bir yönüyle şairlerin uydurduğu bir takıntı hastalığıdır.

Bir şairin kültür, düşünce, sosyolojik yapı, iç dünyası, yaşadığı çevre hatta beslenmesi, oturduğu ev, arkadaşları, aşkları, ailesi, sevdaları, hüznü, kederi, her şeyi bir imbikten süzülüp mısralara dökülmesinden ibarettir.

Image

Şair mutasavvıf olmaktan ziyade mutasavvıf şair olmak yeğdir.

Şairin kantarının topuzu, farklı tartar!

Image

 

Şairlerin bir tarafı, hep çocuk kalmıştır.

İsmail Hakkı Aydın Şiirleri

Ayla Algan Album on Yunus Emre

A1 C’est Toi Qu’il Me Faut 00:00
A2 Voilà Où M’a Réduit L’amour 04:20
A3 Aimons, Soyons Aimés 08:51
A4 Tout Est Dans L’être Humain 14:33
A5 Wenn Ich Beim Freunde Bin 19:04
B1 Burning Burning 22:45
B2 It’s You I Need 26:16
B3 Let Us Love And Be Loved 31:02
B4 Come Let’s Go To The Friend 34:58
B5 Yarab What’s The Matter 38:18

https://www.facebook.com/watch/?v=1023530738592334

Winner of the Presidential Culture and Art Grand Prize, Ayla Algan was a Yunus Emre lover. She made a Yunus Emre album in German, French and English. She named her daughter Sevi, inspired by Yunus Emre’s poem. Ayla Algan was the first Turkish artist to perform at the famous concert hall Olympia in Paris.

She was the first name to introduce Yunus Emre to the world

Ayla Algan, an artist who lives music and theatre arts intertwined, was the first person to introduce Yunus Emre to the world by reciting Yunus Emre’s poems in German, French and English with poems and songs. (The bağlama and arrangements on the LP released in 1970 belong to my brother, the late Cemil Demirsipahi, whom I am proud to be friends with, a gracious man who served as the Coordinator of Musicology at Hacettepe University Institute of Music and Fine Arts and as the Head of Turkish Folk Music and Dances at the Faculty of Fine Arts, Department of Musicology. It is a unique performance).

Algan, who appeared on stage at the famous concert hall Olimpia in Paris in 1971, attended Peter Brook’s Theatre Workshop at the Recamier Theatre directed by Jean L. Bazault in Paris in 1972. She lived in Paris between 1972 and 1979 and was interested in music.

In 1972, at the request of the Ministry of Tourism, she prepared an album for the 650th anniversary of Yunus Emre. Ayla Algan named her daughter, born in 1975, “Sevi” after Yunus Emre.

Ayla Algan has repeatedly staged the life of Yunus Emre with his verses in cities including New York. (Yunus Emre’s Life – Saint Irene – Istanbul, ETC., New York – Directed by Ellen Stewart / The Life and Verses of Yunus Emre and Pir Sultan Abdal: Compiled and Sung by: Ayla Algan)

Source: https://www.brtv.com.tr/yunus-emreyi-dunyaya-tanitmisti/

Aylâ Algan – Yunus Emre (Original LP 1970)

A1 C’est Toi Qu’il Me Faut 00:00
A2 Voilà Où M’a Réduit L’amour 04:20
A3 Aimons, Soyons Aimés 08:51
A4 Tout Est Dans L’être Humain 14:33
A5 Wenn Ich Beim Freunde Bin 19:04
B1 Burning Burning 22:45
B2 It’s You I Need 26:16
B3 Let Us Love And Be Loved 31:02
B4 Come Let’s Go To The Friend 34:58
B5 Yarab Bu Ne Derttir 38:18
Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü’nün sahibi Ayla Algan, Yunus Emre aşığıydı. Almanca, Fransızca ve İngilizce Yunus Emre albümü yaptı. Kızının adını, Yunus Emre’nin şiirinden esinlenerek Sevi koydu. Ayla Algan, Paris’in ünlü konser salonu Olympia’da sahne alan ilk Türk sanatçıydı.

Yunus Emre’yi Dünyaya Tanıtan İlk İsimdi

Müzik ve tiyatro sanatlarını iç içe yaşayan bir sanatçı olan Ayla Algan, Yunus Emre’nin şiirlerini Almanca, Fransızca, İngilizce olarak şiirli-şarkılı okuyarak Yunus Emre’yi dünyada ilk tanıtan kişi oldu. (1970’de çıkan LP’deki bağlama ve düzenlemeler, dostluğundan gurur duyduğum ağabeyim, Hacettepe Üniversitesi Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü Müzikoloji Koordinatörlüğü ile Müzikoloji Ana Sanat Dalı Başkanlığı Güzel Sanatlar Fakültesine bağlı Türk Halk Müziği ve Oyunları Başkanlığı görevlerinde bulunan, zarif insan rahmetli Cemil Demirsipahi’ye aittir. Eşsiz bir icradır.)

1971’de Paris’in ünlü konser salonu Olimpia’da sahneye çıkan Algan, 1972 yılında Paris’te Jean L. Bazault yönettiği Recamier Tiyatrosu’nda, Peter Brook’un Tiyatro Atölyesi’ne davetli olarak katıldı. 1972-1979 yılları arasında Paris’te yaşadı ve müzikle ilgilendi.

1972’de Turizm Bakanlığının isteği üzerine Yunus Emre’nin 650. yıl dönümü için bir albüm hazırladı. Ayla Algan 1975 yılında dünyaya gelen kızına Yunus Emre’den esinlenerek “Sevi” adını koydu.

Ayla Algan, Yunus Emre’nin hayatını dizeleri eşliğinde, aralarında New York’un da bulunduğu şehirlerde defalarca sahneledi. (Yunus Emre’nin Hayatı – Saint İrene – İstanbul, ETC., New York – Yönetmen: Ellen Stewart / Yunus Emre ve Pir Sultan Abdal’ın Hayatı ve Dizeleri: Derleyen ve Söyleyen: Ayla Algan)

Kaynak: https://www.brtv.com.tr/yunus-emreyi-dunyaya-tanitmisti/

Books On Turkey İnsanlığın Anahtarıdır

Herkese Merhabalar;

Bugün sizlere alışagelmiş bir makale tipinin dışında Sevgili Levent Ağaoğlu hocamın kurup yönettiği ve içerisine hem Türklüğü hem de bilgeliği doya doya kattığı Books on Turkey‘i kendisinin hazırladığı tanıtım yazısı ile tanıtmak istiyorum.

Biz Türkiye’yiz

W= Bilgelik E= Empati R= Becerikli

= Yetenek = Beklenmedik = Yenileyici = Bilgi = Coşkulu = Genç

Hepsi Türkiye’de ve eşsiz Türkiye’nin de anahtarı www.booksonturkey.com

Türkler, birkaç bin yıl boyunca Asya’nın, Avrupa’nın ve Afrika’nın her yerini dolaşarak, eski dünyanın kıtalarına yayılan ülkelerin coğrafyasına ve tarihine kendi miraslarını bıraktılar.

Zihniyette Türkiye olarak tasavvur edilenler işlevsel olarak 8 kategoride kalıplaştırılıyor; Türkiye Gezginleri için, Okuyucular için, Alıcılar için, Türk Öğrenenler ve Öğrenciler için, Türk Mutfağı için, Türk Tıbbı için, Türkiye Ötesi için, Türkofiller için ve kolay erişim ve referans için çeşitli alt kategoriler.

“Türkiye Kitapları” sadece Türkiye üzerine yapılan çalışmalarla sınırlı değil; “Türkiye dışındaki” ülke ve toplumlar üzerine yapılan tarihi, kültürel, sosyal ve politik araştırmaları da içeriyor; Avrupa’dan Balkanlara, Orta Doğu’ya, Kuzey Afrika’ya ve Uzak Doğu’ya, Yakın Doğu’ya, Orta, Güney ve Güneydoğu Asya’ya kadar uzanıyor.

Kitaplarla, çarşılarla, işyerleriyle, seyyahlarla, göçebelerle, kasabalarla, dağlarla, nehirlerle, denizlerle, antik çağlarla, ilk yerleşimcilerle, edebiyatla, felsefeyle, bilgelikle, zeytinle, endemiklerle, dille, misafirperverlikle, yüzlerdeki gülümsemeyle dünyanın yaratıcı çözümlerinin anahtarı Türkiye’den; inancın kıtasal yarımadaları ve insanlığın sonsuzluğu hakkında daha fazlası.

Evet, BooksonTurkey iki dillidir; İngilizce ve Türkçe.

İhracat mesleğim gereği 33 yılda 33 ülkeye adım atmış biri olarak Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” idealini görünür kılmanın mutluluğunu yaşıyorum.

Site içeriğine “Türkiye Dışındaki Türkiyeler” başlığıyla Türkiye Ötesi bölümü de eklendi. 70’li yılların ortalarına ait orijinal siyah beyaz fotoğraflarım da sitede mevcuttur.

Türkiye derken tüm Dünyayı kastediyorum.

Bu mesajımız ile daha da ileriye doğru adımlar atmak istiyoruz.

Aklın süsü dildir,

Dilin süsü kelimelerdir.

İnsanın süsü yüzüdür,

Yüzün süsü gözdür.

İnsan sözünü diliyle söyler;

Sözü güzel olursa yüzü parlar.

                                        Kutadgu Bilig (Bilgeliğin Yüceliği)

Yunus Emre, İsmail Hakkı Aydın

Teknoloji, sevgiyi yoketmekte midir?

Yunus Emre,

“Aşksız adem dünyada belli bilin ki yoktur. Her biri bir nesneye sevgisi var, aşıktır.”

diyerek de, bunların insanın ayrılamaz parçaları olduğunu vurgulamaktadır.

“Çalabın dünyasında yüz bin türlü sevgi var, Kabul et, kend özüne gör hangisi layıktır.”

sözleri ile de, bir yerde insana haddini bildirmektedir.

Yunus nedir sizce, Nasıl tanımlarsınız Yunus’u?

Her sahadaki insanın, kendisinden değişik açılardan yararlanabileceği Yunus, bir hekim, bir bilim adamı olarak benim gözümde, kalori ve protein oranı yüksek bir toplum gıdasıdır. Yunus Emre (1241-1320); Türk tasavvuf edebiyatının en güçlü temsilcilerinden eski Anadolu Türkçesinin kurucusu ve yayılmasına en büyük hizmeti geçin, yaşadığı yüzyıldan başlayarak günümüze kadar her seviyeden halk kitleleri içerisinde candan sevilen, hayranlık ve sevgi duyulan, etkisini kaybetmek şöyle dursun, olumlu geri dönüşler gibi gün geçtikçe artan evrensel bir sanatkârdır.

Artık bir doktrin halini alan Yunus geleneği; sevgisi, hoşgörü, yaratılan en yüce şâheseri olan insan-sanat abidesinin tüm özelliklerini içerisinde toplayan; yaratılanı yaratandan ötürü sevme prensibi içerisinde, hücreye, canlıya saygıyla başlar.

Anadolu Türkçesini, halkın söyleyişine en yakın, en maharetle ve sanatkârane kullanmayı başarabilen, Beyindeki her hücrenin de bir ruhu, bir onuru ve bir haysiyeti vardır. yaratana ve yaratılana duyduğu samimi, yüce ve coşkun sevgiyi, her mısrasında bile Vahdet-i Vücut prensibi çerçevesinde, en güzel, en canlı, en sade ve heyecan dolu üslupla ifade eden Yunus’un sevgi özelliği ve bu sevgideki, bir çiçek tozunda bile çok şey görebilme arayışı diye basitçe ifade edebileceğimiz mikrosanat düşüklüğü, kaynağını ve gücünü, sevmeyi ve aşkı, ince düşünmeyi emreden, iyilik ve fazilet duygusunu ön gören, Kur’an ve hadisten, sevgi ve barış içinde yaşamak arzu ve azminden almaktadır.

Yunus, ruhun enerjisini nasıl açıklamaktadır? Pusulalarımız nelerdir?

“Seni deli eden şey, yine sendedir sende…”

diyerek de, günümüzdeki bilim adamlarının uğraştıkları, hedefledikleri soğuk füzyon enerjisine nisbet, ruhun enerjisini açıklayıp, geçmiş ile gelecek arasındaki köprüleri kurmak istemiştir. İnsan; bazı kararları genetik pusulalara, bazı kararları da nöronal ve kültürel pusulalara göre verir.

Oysa ki, bu iki pusula bazı kararlar için yetersiz kalmakta, üçüncü bir pusulaya ihtiyaç göstermektedir. Vicdan… 2300 yıl evvel yunanlı Menandros “Hepasin Hemin He Syneidesis Theos “(Vicdan, içimizdeki Tanrı’nın sesidir) diye ifade etmiştir. Hatta Mevlâna Celaleddin-i Rumi’nin şeriat, tarikat, marifet, hakikat mertebelerinden sonra “fenafillah” yok olma makamı vardır. O bunu dedi, bu şunu dedi, say yüz kişi, sen ne diyorsun senin yorumun ne? Tefsir tarihçisi, tefsir arkeoloğu İslam hukuku tarihçisi, tefsirci değil.

İnsan; din felsefesi, sanat, ilim ve teknik alanlarında neler üretiyor?

En güzel örneğini Yunus Emre’de gördüğümüz gibi doğayı, iç doğasını ve toplumları uygarlaştırabiliyor. Fakat şahısların ve toplumların beyinlerinde kasırgalar koptuğunda ne doğanın gücü ne de uygarlığın yarattığı normal töre güçleri, bozucu, kırıcı güçleri engelleyebiliyor.

Modern zamanlarda haddimizi bilmez olduk?

Sevgi günümüzde sanki zayıflıyor, teknoloji toplumlarda günlük ilişkilerde verilen hizmetlerin, sevginin mistik ve efsanevi havasına kapılmadan yapılabilir olduğu düşüncesi artmaktadır. Sanki bilgisayar düğmesine doğru basmanın yeterliliği gibi mekanikleşen toplumsal ilişkiler öne sürülmektedir. Bu sorun günümüzde batıda en çok tartışılan konudur. Mobilizasyonun artışı, ananevi bağları zayıflatıyor. Anonim bireyler çoğalıyor. Yeni bağlarda çekingenlikler artıyor. Hayat mücadelesi, bireyselliliğin kaybedilmesi tehlikesi, ölüm endişesi ortada kalma korkusu, bencilliği besleyen unsurlardır. Sevi kabiliyeti arkada kalıyor.

Sevginin karşıtına mı yöneliyoruz?

Sevginin karşıtı bencillik ve bundan doğan kıskançlık, haset, doyumsuzluk ve kanaatsizlik… Günümüzün bu problemine Yunus;

“Kemdürür yoksulluktan, nicelerin varlığı, 

Bunca varlık var iken gitmez gönül darlığı.”

diyerek parmak basmış, çözüm bulmuş, Thoreau’nun “İnsan ne kadar azla yetinirse o kadar zengindir” sözünü daha güzel bir üslupla İslami çerçevede yorumlamıştır. “Sevdiğim söylemez isem, sevmek derdi beni boğar…” ifadesi ile Hz. Muhammed’inin diliyle konuşmuş ve toplumsal sevgi bağlarını güçlendirmeyi önermiştir. Bütün bu duygular, insanlığa bencilliği yenme, olumsuzu bile benimseme imkanı vermektedir.

Yunus, sufli ulvi ikileminde nerededir?

Kendi kendini yontarak, zamanın kendini yontmasına müsaade etmeyen beyinin ve vücudun ötesinde ve üstünde olan aklını çok iyi bir şekilde kullanan Yunus, beynini zincire vurmamış, her zaman sufli kolaylığa, ulvi zorluğu tercih ederek, problemleri halletmeye çalışmıştır.

“Benim bir karıncaya ulu nazarım vardır.”

derken bile saygı prensibi içerisinde, küçük bir nesnede büyük alemler tasavvur edilebilme ulviliğine erişmiştir.

Yunus “gerçek insan” a nasıl erişmiştir?

Bu vesile ile de; Yaradan’ın yüceliği ve sanat gücünü belirlemeye çalışmıştır. Yaratılan her şeyin Yaradan’dan olduğunu ve tek bir kaynaktan fışkırdığını düşünerek Yaradan’ın güzelliğini yaradılanda görme arzusu ile,

“Bir çeşmeden akan su acı, tatlı olmaya”,

daha da ileri giderek,

“Yetmiş iki millete kurban ol aşık isen , 

Ta aşıklar safında imam olasın sadık.”

diyerek, “İnsan gerçeği” ile birlikte, “gerçek insan”a erişmiştir.

Yunus bize neleri öğütlemekte ve anımsatmaktadır?

Zira toplum önünde sorumluluğunu bilmeyen insanlar, hiçbir zaman çağdaş insan, gerçek insan olamazlar. İnsana kendini tanımayı, kendini öğrenmeyi öneren Yunus; öz benliğini sık sık unutan insanoğluna, kendi olumlu ve olumsuz niteliklerini yeniden gözden geçirip, kontrol altına almasını öğütlemekte ve bir yandan da ona başka insanlar karşısındaki yerini ve sorumluluğunu anımsatmak istemiştir.

Bakmak ve görmek bir midir?

“Bu gözümden bakan ne?”

ifadesiyle de, sanki bakma ve görme aktivitelerinin, birbirinden çok farklı olduklarını, görmenin bakmanın çok ötesinde bir şey olduğunu ima etmiş, bu gerçeği yüzyıllar önce sezmiş bir şair Yunus…

Yunus’un medeniyete bakışı farklı mıdır?

“İlim hod göz hicabıdır, dünya ahiret hesabıdır,
Kitab hod aşk kitabıdır, bu okunan varak nedir ?”

deyişi ile de, toplumun dirlik ve düzenine temel taşı koymuş, akıl, bilim ve uygarlığın paralel hareket ettiğini bir kez daha vurgulamak istemiş, sanki bilimsel progresyonumuza mutluluk ve huzur veren açıdan bakmış ve medeniyetin, insanlar arasındaki ilişkileri bozmamasını, belki bunu daha yaşadığı devirde hissettiğinden ve huzursuzluğunu duyduğu için, öğütlemiştir.

Nerede yaşıyoruz? Dünya, hayat, ölüm, sanat, insan?

Bugünkü söyleşime “ Ars Longa, Vita Brevis” Yunan atasözüyle başlamak istiyorum. “Sanat; uzun, tükenmez, hayat; kısa tükenir.” Dünya ve insan, doğanın iki esrarengiz, enigmatik yaratığıdır. Günümüze kadar ancak noktalanarak araştırabilinmiş, temelden ne oldukları tam olarak bilinmeyen bazı hususlarda birbirine benzeyen iki dinamik yaratık… Dünya, hayat-ölüm olaylarının akımlarını olanaklı kılan biricik gezegen; insan, bu kavramları tartışan, yalnız dünyayı değil, atom parçacıklarından tutun, evrenlerin çapına kadar her boyutu hesaplayan, zaman boyutlarını aşabilen, bütün kubbeleri ve evrenleri içeren, hakkında bugün bile çok az şey bilebildiğimiz bir yaratık… Birbirinden güzel iç açıcı tabiat manzaraları, cana can katan ürünler, önceden hesap edilemeyen korkunç felaketler, her an her yerde olabiliyor. Muazzam bir ateş küresi üzerinde yaşıyoruz.

Ruhumuzun gıdası nedir?

Süt, bedenin gıdası olabiliyor, ancak ruhun gıdası olamıyor. Ruhumuzun gıdası ancak toplum ürünleri ve eserleri olabilmektedir. Bunların şahikası Yunus…

Yunus yeni bir pusula mı önermiştir?

Biruni (973-1043); 1000 yıl evvel vicdan özgürlüğünü şöyle ifade etmiştir; “Fikirler ve inançlar arasında görülen büyük ayrılıklar, dünyanın dirliğinin kanıtıdır.” Düşünen beyin fikir mimarisinde muhtelif kalıplar kullanmaktadır. Mesele bunların doğru ve yanlış oldukları değildir. Bunlar beyinin hipotezleridir. Mühim olan yaratılan fikir ve ideolojilerin izafiliğini kavramak, kendimizi dogmaya kaptırmamaktır. İşte bunun için Yunus bütün bu boyutları aşarak, mazideki, kaynağı ne olursa olsun, hoşnutsuzlukları izole edebilecek vicdan pusulalarına ilave olarak dördüncü bir pusulayı kullanmayı öğütlemektedir. Sevmek ve sevebilmek…

Kaynak: Yunus’ta Estetik ve Mikrosanat – 2 [ 387 – 30.06.2008 Pazartesi ] 36. Yunus’ta Estetik ve Mikrosanat – 1 [ 386 – 23.06.2008 Pazartesi ]

 

Haluk Berkmen KUANTUM Yazıları

Kuantum ve İnsan
[ Kuantum, İnsan, Tin ] 

Kuantum ve Yaşam
[ Kuantum, İlkeler, Planck, Işık ]

Fizikteki Metafizik
[ Metafizik, Kuantum, Farkındalık ]
Kuantum Sıçraması
[ Max Planck, Niels Bohr, Farkındalık, Kuantum ]
Kuantum Kuramının Mantığı
[ Kuantum, Kuantum Mantığı, Hem-Hem mantığı ]
Hem-Hem Mantığı
[ Bilim, Mantık, Felsefe, Kuantum Mantığı ]
Süreksiz Gerçeklik
[ Gerçek, Hakikat, süreksizlik, Einstein, Kuantum ]
Kuantum Kuramı ve İnsan
[ Kuantum, Kuantum Felsefesi ]
Kuvvet Kavramı Hakkında
[ Demiurgos, Newton, Kant, Einstein, Kuantum, Derrida ]
Demografi ve Kuantum
[ Demografi, Normal dağılım, Kuantum kuramı ]

Çift Yarık Deneyi ve Toplum

[ Kuantum, Girişim, Normal Dağılım, Ortak Kültür ]Işık Enerjisi ve Kuantum

[ Elektromagnetik spektrum, Alevin rengi, Planck formülü ]

Kuantum ve Tasavvuf (1)

[ Nesnellik, Yerellik, İndirgiyecilik, Pozitiflik ] 

Kuantum ve Tasavvuf (2)
[ Marifet, Hakikat, Sübut, Ayan-ı Sabiteler, Kuantum ] 

Zeno Çelişkileri ve Kuantum

[ Elealı Zeno, Dalga Fonksiyonu, Kuantum ] 

Genel Görelilik ve Kuantum
[ Kuantum Çekim Kuramı, Effektif Alan Kuramı, Beta Bozunması ] 

Nedensellik Sorunsalı

[ Zaman, an, vakit, dem, Kuantum, Amak-ı Hayal ] 

Kitap adı: Kuantum Bilgeliği ve Tasavvuf
Basım Tarihi: Kasım 2015
Bilgi: Bu dördüncü baskı bin adet olarak basıldı ve hem kitapçılardan hem de internetten satın alınabilir.
Kitap Satış:
AURA yayınları
Kitap adı: Kuantum Bilgeliği ve Tasavvuf
Basım Tarihi: Mart 2009[1. Baskı], Nisan 2009[2. Baskı], Mart 2011[3. Baskı]
Bilgi: Kuantum kuramının felsefi açılımını günümüz insanının düşünce ve davranışlarına uyguladığımızda, Kuantum Bilgeliği şeklinde tanımlanabilecek yepyeni bir bakış açısı karşımıza çıkıyor. Bu kitapta, Kuantum kuramının felsefesi ile Tasavvuf düşüncesinin ortak yönleri Anadolu bilgelerinin şiirleri yardımıyla anlatılıyor. Ayrıca, kaos kuramı, Fraktal yapılar, Temel parçacıklar, Sicim kuramı ve Sibernetik sistemler ile Tao öğretisi ve Şamanlık ile ilişkisinden söz ediliyor. Geniş bir sentez içinde bilimsel bakışla mistik bakışın ortak yanları gözler önüne seriliyor.
Kitap Satış:
http://www.sistem.com.tr/tanim.asp?sid=RS2O2XX3RB2BIEAMXRX0
Yazı Başlığı: Kuantum Kuramı ve İnsan
Yayın Adı: Popüler Bilim Dergisi, Sayı: 208, sayfa: 30
Yayımlanma Tarihi: Temmuz 2011
Bilgi: Kuantum kuramı enerjinin asla yok olamayacağını sayısal olarak ifade etmiştir. Bu kurama göre enerji ufak paketler şeklinde aktarılmakta ve bu bölünemez en küçük enerji paketlerine de “kuanta” (miktar) denmektedir. İnsan da bir enerji paketi olarak düşünülebilir.
Bağlantı:
http://www.populerbilim.com.tr/arsiv/110708/b00.htm

Quantum Wisdom. Aphorisms. Prof. İsmail Hakkı AYDIN

“Quantum entanglement” is an inherent nature of nature.

An atheist scientist is an atheist only until he understands quantum physics.

Artificial intelligence and quantum technologies must necessitate the redetermination of the concepts and principles of ethics, morality and law on a universal scale. Otherwise, the journey to very dangerous unknowns begins!

Artificial intelligence, the Quantum Age, transhumanism, neuronal engineering and nanobioneuro-technological developments may make the digital future no longer a prophecy and a dream, and may make war and malicious rule and dictatorship inevitable by armies of cyborg soldiers, whose brains are implanted with computers and chips that can transfer data and commands with power centres and their masters, some organs with artificial features, quantum cloaked human and robot combinations.

As quantum dynamics are realised, the universe and life become different.

Brains can be integrated into quantum computers! Hybrid humans and nanorobots will roam the streets! Let those who have common sense think about the fate!

Classical physics is a world of certainties, quantum is a world of uncertainties.

Cybernetics is the intersection of mathematics, physics, biology, medicine, genetics, electrical-electronics and computer engineering at the point of science and art, and has given a great impetus to robotic technology with the introduction of quantum technology.

Do those who plunder humanity realise that property is a lie, property is a lie… Does anyone understand quantum?

Five thousand qubit quantum computers (D-Wave 5000 Q), which can perform two over five thousand (25000) operations simultaneously, work trillions of times faster than the computers currently in use and process information recorded and stored equally on atoms, electrons and photons.

For the sake of truth and life, the door is the vortex, the lock is the black hole, and the key is the book in order to be purified in the “nothingness” of this quantum world, where the truth changes every moment and consists of frequencies, and to be purified by being immersed in the anaphora of knowledge, which is the sole existence of the ocean of truth, and to take up the evolvement and revelation of the universe and things!

Here is quantum for you! The more precisely the location and state of the smallest particle is determined, the less we know about its state in motion;

Hiss-i kabl’el vuku is the subject of neuroquantum!

 

I thought only “time” was real. On the edge of quantum, I learnt that time is not real either!

Ibn al-Muljam dreamt that his robe was torn and asked his master Hazrat Ali, who was aware of everything, about his fate. Punishment could not be imposed for a crime that had not been committed, quantum was not yet known, what could be the solution…

Ibn al-Muljam dreamt that his robe was torn and asked his master Hazrat Ali, who was aware of everything, about his fate. Punishment could not be imposed for a crime that had not been committed, quantum was not yet known, what could be the solution…

In the “Quantum Age”, where the quantum revolution opens its doors, life will be redefined and planned from nutrition, education, social relations and communication to travel and management, individuality and self-perception will change, and the algorithmic emotion matrix of human beings will be open to all kinds of external interventions and attacks like an “arithmetic multiplication table” perspective, The concept, order and feeling of the conventional family will disappear, bio-robotic beings similar to the “übermensch” (upper man) in Nietzsche’s terms will be able to experience “romantic romance and eroticism”, “romantic literature” and “art” will be born, and thanks to the world brain web (wbw) or global brain web (gbw), all kinds of multidisciplinary data and information will be owned and dominated, In the “post-human” (Q generation) period, “trans-human” transformations different from the human format will be possible, the doors of algorithmic delirium will be opened, everything existing in the universe and beings in other dimensions will be able to communicate, “tayy-i mekân, tayy-i zaman” and “temessül ve tecessüd” will cease to be dreams, “quantum medicine”, artificial-substitute organs, diagnosis, treatment and surgical modalities will break new ground, cyber walls and cyber worlds will be built in the cybernetic world and cyber universe formed by the Internet of Things, and a one-language, one-religion, one-universe state may emerge where the concepts of family, nationality, nation, state, homeland and religion are forgotten!

In the adventure of knowing the unknown, the key to the door of the unknown is hidden in the “quantum reality”!

In the Quantum Age, man himself is the interface…

In the quantum dervish lodge, with holistic dhikr, it is possible to “exist” and “disappear” with tayy-i space, tayy-i time, representation and tecessus, bi iznillah…

In the quantum world, after discovering frequencies, it is possible to change mental codes and transform new ideas into behaviour. Passionate, stubborn endeavour is required!

In the quantum world, electrons, neutrinos, up quarks and down quarks have a place, not periodic elements.

It will harass nations and states with various methods such as inflation, where data is collected from everywhere where there is electricity and there is no privacy left, where all kinds of information will be recorded and stored in quantum computers, and will force them to a hundred per cent controllable “world data state” and “false paradise project”!

Luck smiles on those who sweat through the mathematical sieve on the quantum horizon!

Nothing can express the helplessness and “nothingness” of human beings like quantum physics!

One way to believe in God is “quantum physics”.

 

Plants are like quantum computers.

Quantum computers that can simulate the universe mean unlimited power.

Quantum computers turn time inside out!

Quantum has also taught us that we are not alone anywhere, that we are being watched and recorded!

Quantum has solved “nothing”. “One” is confused in one woman!

Quantum in the simplest terms: Everything is a deception!

Quantum is unforgiving! Take everything, but don’t take a curse, don’t take a plague, don’t take a sigh!

Quantum is unforgiving! Take everything, but don’t take a curse, don’t take a plague, don’t take a sigh!

Quantum mechanics, which today is relatively trying to overcome classical physics, may also be overcome one day. “What a world!” Because there is no last stop in falsifiable science!

Quantum reveals the secrets and oddities of physics.

Quantum waves have forced classical mathematics to rebel.

Simulating molecules with quantum computers makes great breakthroughs in the fields of physics, chemistry and medicine, and by simulating the human body at the atomic level and identifying problems, the drugs required for pinpointing can be simulated instantly and planned at the atomic level without the need for years of research, contributing to production, and opening the doors to the simulation of the human being and even the universe!

Subatomic particles, especially bosons, are the particles that produce, store and transmit information independent of time and space at a speed of 2,800,000 km/sec and are the torchbearers of the “quantum computer”, making “zero” into “one” and “one” into “zero”.

The ascetic dervishes of the “Quantum Tekke” tell a story of eternal love.

The basic functions of the algorithmic beings and structures in the universe are organised not through large parts such as organs and organelles, but through the smallest structures at the quantum level.

The brain is a quantum computer operating according to the principles of quantum biology and physics.

The electron is a quantum particle, the photon is a quantum of light.

The future can change the results of the past. As a matter of fact, in quantum mechanics, the “future” can combine with the “past” to form the “knowledge of today”. Because “now” does not exist at all!

The holistic brain records every information holographically and holistically by converting it into electrical frequencies and wavelengths according to quantum principles, and makes these records visible in a multidimensional and mobile way when necessary.

The leak is quantum tunnelling!

The miracle is not quantum, but being able to act contrary to the principles of physics.

The monstrous global elite system will abolish cash money in order to keep track of everything, virtual money that can be scored and credited in virtual life, virtual money that can use the brain as an interface, a type of human being that can be reset and hacked, easy to control, those who are prone to commit crimes will be imprisoned by pre-detection, people will be sterilised by various methods and / or will be subjected to diseases and dependent on lifelong medication, all religions will be destroyed, only “digital God, digital temple and digital religion” will prevail,

The more precisely its state in motion is measured, the less information is available about its position! Everything is blurry, chaotic…

The most beautiful explanation of quantum biology is hidden in the migration of birds…

The principles of the supra-atomic world are called physics, and the principles of the subatomic world are called quantum!

The Quantum Age is an enigmatic age!

The Quantum Age is the “information network” in the world…

The quantum field is affected by the atmosphere of thought, intention and desire!

The quantum revolution, the work of quantology, has opened the doors of the “Quantum Age” in which classical positivism and determinist logic have been replaced by the cosmic and mystical thought that makes “zero” equal to “one”.

The quantum world is the world of those who believe by understanding! For the first time, Sufi physics and quantology set off arm in arm…The quantum world awaits our choice for the determination of our destiny and our responsibility!

The quantum world, which is much bigger than the universe, but too small to be seen, is a very different world with laws that are contrary to common sense, have no cause and effect relationship, and cannot be measured and observed with traditional (Newtonian rules) scientific principles!

The rationalist Plato is the first thinker of quantum thought.

The reign of the rifle, whose invention has ruined chivalry, will be destroyed by quantum weapons!

The secret of life lies in quantum!

 

The universe is a very intelligent cosmic realm, and like a quantum computer, it sees, hears and records everything at the speed of “ten over one hundred operations” per second! Behind this power is a vast, infinitely conscious and intelligent mind, a brain!

The universe, time and existence have been created according to the principles of a divine “quantum mathematics” and maintain their life and order within this framework.

To be able to understand the ability of objects to pass through impermeable barriers, to be in more than one place at the same time or to establish ghostly connections is only possible by being familiar with “quantum mechanics”, which is the basis of physical reality!

To the extent that we decipher the mathematical language of the universe, we will be acquainted with the secret of quantum.

To understand love is to understand quantum physics!

To understand sorrow? Leave me! Quantum is powerless.

We endeavour to learn the most perfect method of computation from atoms. For quantum computers and quantum information production, we are at the mercy of atomic teachers!

What makes life meaningful in the state of nothingness is to be always moving and active like “quantum vacuum waves”! Just as the Holy Qur’an does not speak of stagnation, retirement and holidays.

Whatever there is algorithmic in the world, many quantum events are taking place in all of them at every moment, photons, the fundamental particle of quantum, continue to transfer energy as much as the product of its frequency with Planck’s constant for each moment, transfer electrons and obtain energy at the cellular level in our body, and form our brain, mind, memory, dignity, honour, identity and most importantly, our “I”!

When physics fails, quantum comes to the rescue!

When they learnt quantum physics, ignorant people who think themselves to be enlightened realised that the dervishes whom they ridiculed as dervishes in tzariks were true intellectuals!

With quantum computers, which we regard as unlimited power, proteins, molecules, drugs and everything can be simulated, and research that would take years can be finalised in a very short time and put into the service of life.

With the technological singularity of quantum computers, transhumanism, epigenetics and gene engineering, it will not be possible to distinguish between man, machine and virtual reality! Look for a “human” and you will find one!

 

Source: Aforizmalarım. PROF. DR. ISMAİL HAKKI AYDIN

© Girdap Kitap1st Edition: January 2023

 

Kuantum Bilgeliği. Aforizmalar. Prof. İsmail Hakkı AYDIN

 

Akılcı Eflatun, kuantum düşüncesinin ilk mütefekkiridir.

Al sana kuantum! En küçük parçanın mekân ve durumu ne kadar hassas tespit edilirse hareket hâlindeki durumu hakkında o kadar az malumata;
ket hâlindeki durumu da ne kadar kesin ölçülürse konumu hakkında da o kadar az bilgiye sahip olunur! Her şey bulanık, karman çorman…

Aşkı anlamak kuantumu anlamaktan geçer!

Ateist bilim insanının ateistliği, kuantum fiziğini anlayınca kadardır.

Image

Atomüstü dünyanın kaidelerine fizik, atomaltı dünyanın kaidelerine ise kuantum denir!

Atomaltı parçacıklar, özellikle bozonlar, zaman ve mekândan bağımsız bilgi üreten, depolayan ve 2.800.000 km/sn hızında ileten ve “kuantum bilgisayarı”na meşale olan, “sıfır”ı “bir”, “bir”i “sıfır” yapan zerrelerdir.

Aynı anda iki üzeri beş bin (25000) işlem yapabilen beş bin kubitlik kuantum bilgisayarlar (D-Wave 5000 Q), hâlen kullanılan bilgisayarlardan trilyonlarca kez daha hızlı çalışmakta ve atomlar, elektronlar, fotonlar üzerinde eşit olarak kaydedilen ve depolanan bilgileri işlemektedir.

Ben, sadece “zaman”ın gerçek olduğunu sanıyordum. Kuantumun kıyısında, zamanın da gerçek olmadığını öğrendim!

Beyin, kuantum biyoloji ve fiziği kaidelerince çalışan bir kuantum bilgisayarıdır.

Beyinler, kuantum bilgisayarlara entegre edilebilecektir! Hibrit insanlar ve nanorobotlar sokaklarda cirit atacak! Akıbeti, artık varsın aklıselim sahipleri düşünsün!

Bilinmeyenin bilinmesi serüveninde, meçhulün kapısının anahtarı, “kuantum gerçekliği”nde sırlıdır!

KUANTİK ÇAĞIN KAPISINDA https://www.akademikakil.com/kuantik-cagin-kapisinda/ismailhakkiaydin/

Batılı ve Doğulu bilim adamlarına aynı metinde değinerek sentezleme misyonunda YEGANE’siniz AYDIN Hocam. Hürmetlerimle. Levent

HOLİSTİK BEYİN, TAYY-İ MEKAN, TEMESSÜL, TECESSÜD, KUANTUM VE NANİTLERİ KONUŞTUK!‬
‪Kayıt Dışı 24 Tv – 30 Kasım 2019 https://youtu.be/MLqpsWAwftQ

Kuantum çağı (kuantik çağ) – Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın – Akademik Akıl
https://youtu.be/Dfc90SVS8_I
İnsanlığın geleceği, kuantum, morfik rezonans, kalıtım, DNA ve cerrahisi, noro-nano-beyin mühendisliği, tasarım benekleri ve tasavvuf konularına ilişkin KAYIT DIŞI programımızı tekrar izlemek isterseniz…
Bitkiler, kuantum bilgisayar gibidir.

Bugün nispeten, klasik fiziğin pabucunu dama atma gayretinde olan kuantum mekaniğinin de, bir gün pabucu dama atılabilir. “Etme bulma dünyası!” Zira yanlışlanabilen bilimde son durak yoktur!

Image

Canavarlaşmış küresel elit sistem; her şeyi takip için nakit parayı ortadan kaldırıp, sanal hayatta puanlanabilir ve kredilendirilebilir sanal para ve beyni arayüz olarak kullanabilecek, resetlenebilecek ve hacklenebilecek, kontrolü kolay bir insan türüyle, suç işlemeye meyillilerin önceden tespitle hapsedileceği, çeşitli metotlarla insanların kısırlaştırılacağı ve/veya ömür boyu ilaca mahkûm hastalıklara duçar ve bağımlı hâle getirileceği, bütün dinlerin yokedildiği, sadece “dijital Tanrı, dijital tapınak ve dijital din”in hâkim olacağı,
elektriğin olduğu her yerden verilerin toplandığı ve mahremiyetin kalmadığı, her türlü bilginin kuantum bilgisayarlarda kaydedilip muhafaza edileceği, enflasyon gibi değişik yöntemlerle milletleri ve devletleri bezdirip, yüzde yüz kontrol edilebilir “dünya veri devleti”ne ve “sahte cennet projesi”ne mecbur bırakacaktır!

Cihanda algoritmik her ne varsa, hepsinde her an pek çok kuantik hadiseler cereyan etmekte, kuantumun temel parçacığı olan fotonlar, her bir an için frekansının, Planck sabiti ile çarpımı kadar enerji aktarımını sürdürmekte, bedenimizde hücresel seviyede elektron transferi yapmakta ve enerji elde etmekte, beynimizi, zihnimizi, hafızamızı, haysiyetimizi, onurumuzu, kimliğimizi ve en önemlisi de, “ben”imizi meydana getirmektedir!

Cisimlerin geçirgen olmayan bariyerden geçmesini, aynı anda birden fazla mekânda bulunmasını veya hayalet bağlantılar kurabilmesini anlayabilmek, fiziksel gerçekliğin temeli olan “kuantum mekaniği”ne vâkıf olmakla mümkündür!

Çarıklı erkân diyerek alay ettikleri dervişlerin, hakiki münevver olduklarını anladı kuantum fiziğini öğrenince, kendini aydın sanan cahiller!

Düşünce, niyet ve arzu atmosferinden kuantum alanı etkilenir!

Ebedî aşkın bir hikâyesini anlatır “Kuantum Tekkesi”nin âyine durmuş münzevi dervişleri.

Elektron bir kuantum parçacığı, foton ışık kuantumudur.

En basit tabiriyle kuantum: Her şey bir aldatmacadan ibarettir!

En mükemmel hesaplama yöntemini, atomlardan öğrenme gayretindeyiz. Kuantum bilgisayarlar ve kuantik bilgi üretimi için, atomik muallimlerin insafına muhtacız!

Evreni simüle edebilen kuantum bilgisayarlar, sınırsız güç anlamındadır.

Image

Fizik aciz kalınca kuantum yetişir imdada!

Fiziğin sır ve tuhaflıklarını, kuantum ifşa eder.

Hak ve hayat uğruna, doğruların her an değiştiği ve frekanslardan müteşekkil bu kuantum âleminin “hiç”liğinde, hakikat ummanının yegâne mevcudiyeti olan bilgi anaforunda gark olarak arınıp, kâinatın ve eşyanın tekâmülü ve tenvirine soyunmak için kapı girdap, kilit kara delik, anahtar ise kitaptır!

Hayatın sırrı, kuantumda yatar!

Hicranı anlamak mı? Beni bırak! Kuantum aciz kaldı.

Hiçlik makamında hayatı anlamlı kılan, “kuantum vakum dalgaları” gibi hep hareketli ve faal olmaktır! Kur’an-ı Kerim’in durağanlıktan, emeklilikten ve tatilden söz etmediği gibi.

Hiss-i kabl’el vuku, nörokuantumun konusudur!

Holistik beyin, her bilgiyi kuantum prensiplerince elektriksel frekans ve dalga boyuhâline çevirerek, holografik ve holistik olarak kaydeder ve gerektiğinde bu kayıtları multidimansiyonel ve hareketli şekilde görünür hâle getirir.

İbn-i Mülcem, cübbesini yırtılmış görmüş rüyasında ve sormuş encamını her şeyin farkında olan efendisi Hz. Ali’ye. İşlenmemiş suça ceza kesilemezdi, kuantum henüz bilinmiyordu, ne çare…

İcadıyla mertliği bozan tüfeğin saltanatı, kuantum silahlarıyla yıkılacak!

İnsanın acziyetini ve “hiç”liğini, kuantum fiziği kadar hiçbir şey ifade edemez!

İnsanlığı talan edenler farkında mı mal da yalan, mülk de yalan… Var mı kuantumu anlayan?

İstikbal, mazinin neticelerini değiştirebilir. Nitekim kuantum mekaniğinde, “istikbal”, “mazi” ile birleşerek “bugünün bilgisi”ni oluşturabilir. Çünkü “şimdi” aslında hiç yoktur!

Kâinat; çok akıllı bir kozmik âlem olup, bir kuantum bilgisayar gibi her şeyi görüyor, işitiyor ve saniyede “on üzeri yüz işlem” hızında değerlendirerek kaydediyor! Bu gücün arkasında da uçsuz bucaksız, namütenahi şuurlu ve akıllı bir zihin, bir beyin vardır!

Kâinat, zaman ve mevcudat, tanrısal bir “kuantum matematiği” kaidelerince yaratılmış ve bu çerçevede hayatiyetini ve düzenini sürdürmektedir.

Kâinatın matematiksel dilini çözdüğümüz oranda, kuantumun sırrına vâkıf olacağız.

Image

Kâinattaki algoritmik varlıkların ve yapıların temel fonksiyonları, organ ve organel türünden büyük parçaları vasıtasıyla değil, kuantum düzeyindeki en küçük yapılar üzerinden düzenlenmektedir.

Kâinattan çok daha büyük ama görülemeyecek kadar da çok küçük olan kuantum dünyası, olmayan kanunları, sağduyuya aykırı, neden-sonuç ilişkisi bulunmayan, geleneksel (Newtonian kurallar) bilimsel kaidelerle ölçülemeyen ve gözlemlenemeyen, çok daha farklı bir dünyadır!

Keramet, kuantum değil ama fizik kaidelerinin hilafına hareket edebilmektir.

Klasik fizik belirlilikler, kuantum ise belirsizlikler dünyasıdır.

Kuantolojinin eseri kuantum devrimi, klasik pozitivizm ve determinist mantığın hak ile yeksân, “sıfır”ı “bir”e müsavi kılan kozmik ve mistik düşüncenin hâkim olduğu “Kuantik Çağ”ın kapılarını açmıştır.

 

Kuantum “hiç”i çözdü. “Bir” tek kadında aklı karıştı!

“Kuantum dolanıklığı”, tabiatın tabiatında var olan bir tabiattır.

Kuantum affetmiyor! Her şey al da beddua alma, vebal alma, ah alma!

Kuantum âleminde, periyodik elementlerin değil elektron, nötrino, yukarı kuark ve aşağı kuarkların yeri var.

Kuantum bilgisayarlar, zamanı ters yüz eder!

Kuantum bilgisayarlarla moleküllerin simüle edilmesi fizik, kimya ve tıp alanında büyük atılımlar yapar, atom seviyesinde insan vücudu simülasyonu ve problemleri tespitiyle nokta atışı için gerekli ilaçlar da yıllarca süren araştırmalara gerek kalmadan, anında simüle edilerek atom seviyesinde planlanıp, üretime katkı sağlayabilir, insanın hatta evrenin simülasyonunun kapılarını açabilir!

Kuantum biyolojisinin en güzel izahı, kuşların göçünde sırlı…

Image

Kuantum bize, hiçbir yerde yalnız olmadığımızı, gözetlendiğimizi ve her hâlimizle kayıt altına alındığımızı da öğretti!

Kuantum Çağı cihanda “bilgi ağı”…

Kuantum Çağı enigmatik bir çağdır!

Kuantum Çağı’nda insanın bizatihi kendisi arayüz…

Kuantum dalgaları, klasik matematiği isyana mecbur etmiştir.

Kuantum dergahında, holistik zikir ile tayy-i mekân da tayy-i zaman da temessül de tecessüs de “var olmak” da “yok olmak” da mümkündür bi iznillah…

Kuantum devriminin kapılarını açtığı “Kuantik Çağ’da hayat, beslenme, eğitim, toplumsal ilişkiler ve iletişimden seyahat ve yönetime kadar yeniden tanımlanıp planlanacak, bireysellik ve benlik algısı değişecek ve insanoğlunun algoritmik duygu matriksi “aritmetik bir çarpım tablosu” perspektifi gibi her türlü dış müdahale ve saldırıya açık olacak, konvansiyonel aile kavramı, düzeni ve hissiyatı ortadan kalkacak, Nietzsche’nin tabiriyle “übermensch” (üst insan) benzeri biyo-robotik varlıklar “kuantik romantizm ve erotizm” yaşayabilecek, “kuantik edebiyat” ve “sanat” doğacak, world brain web (wbw) veya global brain web (gbw) sayesinde, her türlü multidisipliner veri ve bilgiye malik ve hâkim olmakla, “post-human” (Q kuşağı) dönemde insan formatından farklı “trans-human” dönüşümler sağlanabilecek, algoritmik deliryumun kapıları çalabilecek, kâinatta mevcut olan her şey ve başka boyutlardaki varlıklarla da iletişime geçilebilecek, “tayy-i mekân, tayy-i zaman” ve “temessül ve tecessüd” hayal olmaktan çıkacak, “kuantik tıp”, yapay-yedek organlar, teşhis, tedavi ve cerrahi modalitelerde çığır açacak, nesnelerin interneti ile oluşan sibernetik dünyada ve siber evrende siber duvarlar ve siber dünyalar inşa edilecek, aile, milliyet, millet, devlet, vatan ve din kavramlarının unutulduğu, tek dilli, tek dinli tek evren devleti ortaya çıkabilecektir!

Image

Kuantum dinamikleri fark edildikçe kâinat ve hayat da farklılaşır.

Kuantum dünyası, anlayarak inananların dünyası! Sufi fiziği ve kuantoloji ilk kez kol kola, çıktı yola…Kuantum dünyası, kaderimizin belirlenmesi ve mesuliyetimiz için tercihimizi bekler!

Image

Kuantum dünyasında, frekansları keşfettikten sonra, zihinsel kodları değiştirmek ve yeni fikirleri davranışa dönüştürmek mümkündür. İhtirasla, inatla gayret gerek!

Kuantum dünyasının spektrumunda, her şey mümkün görünüyor!

Kuantum evreninde, hiçbir şey imkânsız değildir!

Kuantum fiziği, metafizik, mistisizm ve tasavvuf kol kola… İmanın algoritması ve matematiği için düştüler yola!

Kuantum fiziği, Newton fiziğinin fiyakasını bozdu.

Kuantum fiziğinin esrarını ancak yapay zekâ çözer!

Kuantum hem “yok”luktur hem de “var”lık.

Kuantum iletişim, kuantum şifreleme, kuantum haberleşme ve kuantum uydularının olmadığını mı sanıyorsunuz?

Image

Kuantum mekaniği, hayatın fiziğidir.

Kuantum mekaniğinde, eşitsizliklerin matematiksel boyutları değişkendir!

Kuantum söyler size, kim akıllı, kim deli…

Kuantum tabanlı internet, veri aktarımında foton kullandığı için, sistemi daha güvenli hâle getirecektir.

Kuantum tam anlaşılamıyorsa da kuantumun illüzyon evrenindeki frekanslar olduğumuz aşikâr.

Kuantum teknolojisi hem parçacık hem de dalga gibi davranabilen foton, elektron ve kuarklar üzerinden atom ölçeğinde işlem yaparak maddenin manipüle edilmesini sağlar.

Kuantum teknolojisinin çözemeyeceği sır, kıramayacağı şifre yoktur!

Kuantum teolojisi ve felsefesi; panteist ve panenteist düşünceyle birlikte, hayatın ve kâinatın rüya (hayal) olduğu hakikatini ifade eder.

Kuantum ummanına daldıkça ve algoritmik formüllerle boğuştukça, genel kabul ve düşüncenin aksine, akıl-ruh hastalığı, illüzyon veya halüsinasyon gibi algı bozuklukları ifade ve teşhisiyle psikiyatrik tedaviye aldığımız ve “hasta” damgası vurup akıl hastanelerine tıkarak mahkûm ettiğimiz insanlara, farklı boyutlarda yaşayabildikleri ihtimalini gözardı etmiş olabileceğimizi dikkate aldığımızda, haksızlık yaptığımızı da düşünmüyor değilim.

Kuantum, “deri üstü” ve “deri altı” takip sistemlerinin pabucunu dama attı.

Kuantum, bana “ben”im ben, bize “biz”im biz ve fiziksel olduğunu zannettiğimiz her şeyin fiziksel olmadığını öğretti!

Kuantum, her şeyden önce geleceği incelemek içindir!

Kuantum, her şeyi fark etmeye başlamanın ilk basamağıdır!

Kuantum, hiçbir şeyin “şey” olmadığını ispat eder.

Kuantum, hüznün de sevincin de aşırılığına müsaade etmez. Her şey kararında.

Kuantum, Kur’an’da Ankebut suresi 64. ayette sırlanmış… Çözecek kafa? Müslümanlar (!) sadece bu ayetin sırrını çözebilseydi, kuantumun kâşifi olurdu! (Ankebut ﴾64﴿ Oysa onların tek gerçek kabul ettikleri) bu dünya hayatı hakikatte sadece bir oyun ve eğlenceden ibarettir; âhiret yurduna gelince işte asıl hayat odur; keşke bunu bilselerdi!)

Kuantum, matematik ve fiziğin kesin (!) kurallarının, kesin olmadığını gösterdi.

Kuantum, meçhulü malum, malumu meçhul ve imkânsızı imkânlı kılar!

Kuantum; mevcudat, beyin, beden, zihin ve ruh ilişkilerinin bir tezahürüdür.

Kuantumun özeti: Her şey, hiçbir şeydir!

Image

Kuantumla kâinatın sırrının çözüldüğü zannına rağmen, hâlâ sırrını muhafaza etmesi, en büyük sır…

Kuantumu anladığınızı zannettiğinizde, vakit geçmiş olacak!

Kuantumu anlamadan, “düşünmek” anlaşılamaz.

Kuantumu anlamışsanız kafanız karışmış demektir!

Kuantumun da anası felsefe, babası matematiktir.

Kuantumun en önemli yasası, yasasızlıktır!

Kuantumun, atom ve atomaltı kanunlarının tutarlı ve tanrısal olduğunu ve dokunulmaması gerektiğini ispat etmesiyle aklının zekâsına galip gelenin inanmaması için hiçbir bahane bırakmamıştır.

Modern ve konvansiyonel tıbbın en büyük eksiği, sistemini Newton’un kanunları üzerine kurması ve kuantum fiziği hakikatlerini göz ardı etmesidir.

Mucizât-ı enbiya da keramât-ı evliya da ancak kuantum ile izah edilebilir.

Nasıl bir kafa böyle: Okullarda yirmi birinci yüzyılın ve geleceğin kuantum fiziği değil de yüzyıllar öncesinin fiziği okutuluyor!

Image

Newton, Dünya’nın “elma”ya uyguladığı kütle çekiminden ziyade, çok daha önemli olan, meyvenin meydana gelmesindeki bilmeceyi çözmeye kafa yormuş olsaydı, bugün “holistik kâinatta”, “kuantum seyahatleri” yapacaktık.

Newton’un atomüstü madde dünyası sizin olsun. Kuantumun atomaltı mana dünyasını bana verin!

Normal koşullarda görülemeyen ancak bazı telefon, spesifik enstrüman ve aletlerle görülebilen biyolojik bir ışık üreten ve mRNA aşı uygulama platformunda kullanılan lüsiferaz enzimi (gen yüklü kuantum noktaları) ve nanoteknolojik bir ürün, bir nanorobot olan hidrojel, biyoelektrik aracısı jelle, akıllı telefonlar arası kurulan bağlantı sayesinde aşılanılıp aşılanılmadığı gibi daha birçok kişisel biyolojik veriye ulaşılabilmek mümkündür!

Nörokuantum bilmeden, beyin hakkında söylenen sözler eksiktir!

Image

Nöronal mikrotübüller, kuantum kompitürdür!

Ölmeden önce ölmek gibi, “rüya içinde rüya” gördüğümüz gerçeğini de ancak kuantum fiziğiyle izah edebiliyoruz.

“Ruhun terazisi”nin yanında, kuantum hantal kalır!”

Sıfır, hem yokluktur hem de varlık… Kuantum dünyası da aynı anda hem varlıktır hem de yokluk. Sıfır gibi, “hiç” gibi… Hem var hem de yok! Gayretimiz “hiç”likte vuslattır.

Sınırsız güç olarak kabul ettiğimiz kuantum bilgisayarlarla proteinler, moleküller, ilaçlar ve her şey simüle edilerek yıllarca sürecek araştırmalar çok kısa sürede sonuçlandırılabilir ve hayatın hizmetine sunulabilir.

Image

Sızıntı, kuantum tünellemedir!

Sibernetik; matematik, fizik, biyoloji, tıp, genetik, elektrik-elektronik ve bilgisayar mühendisliğinin bilim ve sanat noktasındaki kesişimi olup, kuantum teknolojisinin sahaya çıkmasıyla robotik teknolojiye çok büyük ivme kazandırmıştır.

Şans, kuantum ufkunda, matematik süzgecinden ter dökene güler!

Tanrı’ya inanmanın bir yolu da “kuantum fiziği”dir.

Teknolojik tekillik kuantum bilgisayarlar, transhumanizm, epigenetik ve gen mühendisliğiyle birlikte, insan, makine ve sanal gerçeklik arasında ayrım yapmak mümkün olmayacak! Ara ki “insan” bulasın!

Image

Yapay zekâ ve kuantum teknolojileri, evrensel boyutta etik, ahlak ve hukuk kavram ve prensiplerinin yeniden tespitini mecbur kılmalıdır. Aksi takdirde, geri dönüşü olmayan çok tehlikeli meçhullere yolculuk başlar!

Yapay zekâ, Kuantik Çağ, transhumanizm, nöronal mühendislik ve nanobiyonöroteknolojik gelişmeler, dijital istikbali kehanet ve hayal olmaktan çıkartıp, beyinlerine bilgisayarlar ve güç odakları ve efendileriyle veri ve komut transferi yapabilecek çip yerleştirilmiş, bazı organları yapay özellikli, kuantum pelerinli insan ve robot kombinasyonu siborg askerlerin meydana getirdiği orduların savaşı ve kötü niyetli yönetimi ve diktatörlüğü kaçınılmaz kılabilir.

Kaynak: VECİZELERİM (AFORİZMALAR) PROF. DR. İSMAİL HAKKI AYDIN
© Girdap Kitap 1. Baskı: Ocak 2023

Image