Home Blog Page 95

Düşünce Kuruluşları ve Yayınları

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI

(47 ADET)

(Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye’deki_d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce_kurulu%C5%9Flar%C4%B1_listesi )

——————————————————————————————————

Akademik Araştırma Enstitüsü.  http://akademikarastirma.org/

Akbank Düşünce Kulübü. https://www.akbankdusuncekulubu.com/

Ankara Düşünce ve Araştırma Merkezi. http://www.adam.org.tr/ (Bültenler: http://www.adam.org.tr/dosya/kategori/35 ) (“Araştırma ve Yayınlar” web sitesindeki menüde başlık olarak verilmiş)

Ankara Politikalar Merkezi. http://ankarapolitikalarmerkezi.org/

Ankara Strateji Enstitüsü (RAPORLAR başlığı web sitesindeki menüde mevcut) ( YAYINLAR başlığı web sitesindeki menüde mevcut)

ANSEM Anadolu Stratejik Araştırma ve Etüt Merkezi . http://www.ansem.org/

Araştırma ve Etütler Merkezi (Yayınlar: http://www.arem.gov.tr/Arem/defaultarem.aspx?icerik=121 // Raporlar: Web sitesinde menüde RAPORLAR başlığı var. // Makaleler: Web sitesinde menüde MAKALELER başlığı var).

ARI Hareketi / ARI Movement (Araştırma ve Yayınlar: http://www.ari.org.tr/TR/?page_id=37 )

Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi – Vikipedi

Betam (Menüde yer alan 2 başlık (EKONOMİK ARAŞTIRMALAR / TOPLUMSAL ARAŞTIRMALAR) altında YAYINLAR da var)

Alternatif Politikalar Merkezi. http://www.politikamerkezi.org.tr/

ASSAM – Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği. http://www.assam.org.tr/tr/

BİLGESAM | Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (Web sitesinin menüsünde YAYINLAR başlığı var)

Çanakkale Onseki Mart Üniversitesi Stratejik Araştırmalar …

Dış Politika Enstitüsü: DPE (Dergiler: http://www.dispolitika.org.tr/dergi_liste.html ) (“Yayınlarımız”: http://www.dispolitika.org.tr/kitap_liste.html )

EDAM – Ekonomi ve Dış politika Araştırma Merkezi, (“Araştırmalar” : http://www.edam.org.tr/tr/AnaKonu/arastirmalar //  ) ( “Yeni Yayınlar” : http://www.edam.org.tr/tr/AnaKonu/yeni-yayinlar )

E.S.A.M. – Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (Web sitesindeki menüde YAYINLAR başlığı var)

GİF (Web sitesindeki menüde STUDIES başlığı var)

Global Politikalar Araştırma Merkezi (GLOPOL) | Politik … (http://glopol.org/ site çalışmıyor)

global strateji enstitüsü – Uluslararası Politika Akademisi   //  Global Strateji Enstitüsü – Vikipedi

GASAM (Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi).

3H Hareketi – Hürriyet Hukuk Hoşgörü

Karadeniz Araştırmaları Merkezi (Derginin adı: Karadeniz Araştırmaları)

KÖKSAV . KÖK Sosyal ve Stratejik Araştırmalar Vakfı . www …  (Dergi: http://www.koksav.org.tr/Yayinlar/ka_index.htm ) (Yayınlar: http://www.koksav.org.tr/yayinlar-t.htm )

Dernek Hakkında | Kültür Araştırmaları Derneği (“Bülten”: http://www.kulturad.org/index.php?bulten // “Kitaplar” : http://www.kulturad.org/index.php?kitap )

Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı … (“Yayınlarımız”: http://www.marmaragrubu.org/yayinlarimiz )

ORDAF – Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği (“Yayınlar”: http://www.ordaf.org/kategori/yayinlar/ ) (“Raporlar”: http://www.ordaf.org/kategori/raporlar/ )

Orta Doğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi. https://www.google.com.tr/search?q=Orta+Do%C4%9Fu+ve+Afrika+Ara%C5%9Ft%C4%B1rmalar%C4%B1+Merkezi&oq=Orta+Do%C4%9Fu+ve+Afrika+Ara%C5%9Ft%C4%B1rmalar%C4%B1+Merkezi&aqs=chrome..69i57j0.673j0j9&sourceid=chrome&es_sm=93&ie=UTF-8

ODTÜ Ekonomik Araştırmalar Merkezi – ERC (“Araştırma  Raporları”: http://www.erc.metu.edu.tr/menu/sayfa.php?icerik=papers&lang=tr )

ODSTA | Orta ve Doğu Avrupa Stratejik Araştımalar Grubu

ORSAM (Dergi: Ortadoğu Analiz: http://www.orsam.org.tr/tr/Yayinlar/OrtadoguAnaliz.aspx?ID=66 ) // (Dergi: Ortadoğu Etütleri: http://www.orsam.org.tr/tr/Yayinlar/OrtadoguEtudleri.aspx?ID=11 )  // (Raporlar: http://www.orsam.org.tr/tr/orsamraporlararsiv.aspx ) // (Kitaplar: http://www.orsam.org.tr/tr/orsamKitaplarArsiv.aspx )

SAM | Stratejik Araştırmalar Merkezi (Dergiler, web sayfasındaki menüde YAYINLAR başlığı altında)

SETA: Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (Dergi: Insight Turkey: http://insightturkey.com/?ref=seta_tr ) // (“Yayınlar”: http://www.setav.org/tr/Yayinlar )

Stratejik Düşünce Enstitüsü. http://www.sde.org.tr/ (Dergi: Stratejik Düşünce: http://www.sde.org.tr/tr/news/dergi/45 ) // (Rapor: http://www.sde.org.tr/tr/news/rapor/46 ) // (Analiz: http://www.sde.org.tr/tr/news/analiz/47 ) // (Kitap: http://www.sde.org.tr/tr/news/kitap/48 ) // (Bülten:

Temel Stratejik Araştırma ve Danışmanlık Merkezi

TASAV – TÜRK AKADEMİSİ Siyasi Sosyal Stratejik … (“Yayınlar”: http://tasav.org/htmldocs/index/icerik/4/akademiler-turk-akademisi-siyasi-sosyal-stratejik-arastirmalar-vakfi-yayinlar-tasav.html )

TASAM (Dergi: Stratejik Öngörü: http://www.stratejikongoru.org/  http://www.tasam.org/tr-TR/Kitaplik?t=2  ) (“Kitaplar”: http://www.tasam.org/tr-TR/Kitaplik?t=1 )  (“Raporlar ve Belgeler”: http://www.tasam.org/tr-TR/Raporlar )

TEPAV | (“Araştırma ve Yayınlar”: http://www.tepav.org.tr/tr/yayin )

TESEV – Ana Sayfa (“Yayınlar”: http://www.tesev.org.tr/Yayinlar/ )

TESAM | Türkiye Ekonomik Siyasal ve Stratejik Araştırmalar …(Dergi: TESAM Akademi: http://tesamakademi.com/ ) (“Yeni analiz ve raporlar”: http://tesam.org.tr/category/yeni-analiz-ve-raporlar/ )

Ulusal Enerji Forumu
Uluslararası Kültürel Araştırmalar Merkezi (UKAM). http://www.ukam.org/ (Dergi: UKAM Journal: http://www.ukam.org/E-Dergi.aspx#.VItXcDGsW5g ) // ( Yayınlar: Web sitesi menüsünde YAYINLAR başlığı var)

Uluslararası Ortadoğu Barış Araştırmaları Merkezi. IMPR | IMPR (Web sitesinde menüde YAYINLAR başlığı var)

Uluslararası Politika Akademisi. http://politikaakademisi.org/hakkimizda/

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu  (Dergiler: http://www.usak.org.tr/dergi_vitrin.php?h=3 )

Uluslararası Stratejik Tahlil ve Araştırmalar Merkezi. http://www.ustad.org.tr/

Türksam (Web sitesinde sağda RAPORLAR başlığı var)

By Bilge Tonyukuk Enstitüsü zaman: Kasım 11, 2018

Türkiye ve Türkistan

Türk Siyasi Düşünürleri (Avrupa/Türkiye-Asya/Türkistan)

Asya/Türkistan Türk siyasi düşünürlerinin sayısının bir miktar daha fazla olduğunu görmekteyiz.

Türk Siyasi Düşünürleri başlığı altında bir kitap yayınlanması durumunda, düşünürleri ve kavramlarını topluca inceleme imkanına sahip olabiliriz.

A V R U P A

TÜRKİYE

  • Abdullah Cevdet (Türkiye)
  • Ahmet Vefik Paşa (Türkiye)
  • Ali Suavi
  • Aşık Paşa (Türkiye)
  • Mustafa Kemal Atatürk (Türkiye)
  • Namık Kemal (Türkiye)
  • Pirizade (Türkiye)
  • Sait Halim Paşa (Türkiye)
  • Ziya Gökalp (Türkiye)
  • Gelibolulu Mustafa Ali (Türkiye)
  • İttihat ve Terakki (Türkiye)
  • Jön Türkler (Türkiye)
  • Kazım Karabekir (Türkiye)
  • Kınalızade Ali (Türkiye)
  • Koçi Bey (Türkiye)
  • Lütfi Paşa (Türkiye, 16.yy)

BOSNA HERSEK

  • Aliya İzzetbegoviç

BULGARİSTAN

  • Filibeli Ahmet Hilmi (Bulgaristan)
  • Hak ve Özgürlükler Hareketi (Bulgaristan)

YUGOSLAVYA

Yücelci Türkler (Yugoslavya)

YUNANİSTAN

  • Sadık Ahmet

A S Y A

GÖKTÜRKLER

AZERBAYCAN

KAZAKİSTAN

  • Ahmed Yesevi (Kazakistan)
  • Mağcan Cumabayev (Kazakistan)
  • Törökul Canuzakov (Kazakistan)
  • Farabi (Kazakistan)
  • Mustafa Çokay (Kazakistan)

TÜRKİSTAN

  • Sultan Galiyev (Türkistan)
  • Türkistan Basmacı Hareketi (Türkistan)
  • Ceditçilik (Türkistan)
  • Dedem Korkut

RUSYA

  • Sadri Maksudi Arsal (Rusya)
  • Yusuf Akçura (Rusya), Üç Tarz-ı Siyaset 
  • Mollanur Vahidov (Rusya)
  • İsmail Gaspıralı (Rusya, Kırım)
  • Şefika Gaspıralı (Rusya, Kırım)

KIRGIZİSTAN

  • Yusuf Has Hacip (Kırgızistan)

DOĞU TÜRKİSTAN

  • Kaşgarlı Mahmut (Doğu Türkistan)
  • Maturidi (Özbekistan)

IRAK

  • Ebu Hanife (Irak)

İRAN

  • Nizamül Mülk (İran)

Türkiye’de Siyâsal Düşünce Târihi

Süleyman Seyfi Öğün Türkiye’de Siyâsal Düşünce Târihi 31 Ara 2018, Pazartesi

Kısa bir zaman evvel, emekli bir askerin açıklamalarıyla başlayan ve Türkiye’deki “sağ”ın, Soğuk Savaş devrinde NATO ile bağlantılı “karanlık” târihini gündeme getiren bir dizi tartışma doğdu. Türkiye’de “sol” bu bağlantıları eskiden beri dile getirir ve Türkiye’deki “sağ”ı topa tutardı. Ama son tartışmaların dikkât çeken tarafı, ilk defâ “içeriden” bâzı tepkileri de içermesiydi. Sâlih Tuna ve İbrahim Karagül’ün yazıları buna misâldir.

Doğrusu, Muhafazakârlık üzerine yaptığım çalışmalarda Türkiye’deki “sağ”ın, ılımlısından keskinine, bu bağ üzerine kurulu olduğunu başından beri dile getirmiş; Türkiye’de “sağ” kavramının kirli bir kavram olduğuna dâir yaklaşımımı korumuşumdur. “Muhafazakâr” olmak ile “sağda” olmak arasında bir sınır olmasının gerekliliği, dile getirdiğim diğer hususlardan birisidir. Bunu, “solda” veyâ “muhafazakâr” olduğum için savunmadım. Eleştirdiğim husus, insanların muhafazakâr olmakla sağcı olmayı kendiliğinden özdeşleştiren özensiz yaklaşımıydı .

Türkiye’de bir siyâsal düşünce birikimi veyâ târihi var mıdır? Bu suâlin en az bir kaç akademik sempozyumu dolduracak kadar tartışmaya gebe olduğunu söyleyebiliriz.

Genel manâda, orijinâl sayılabilecek bir siyâsal-felsefî arkaplânı olmadığı hükmünden hareketle bu alanın küçümseme ile karşılandığı ve ihmâl gördüğü zamanların şâhidiyim. Bunun, mukayeseli bir bakışın ürünü olduğunu söyleyebiliriz. Modern felsefesinin katkısıyla haşmetli bir mimâriye sâhip olan Batı Siyâsal Düşünce Târihi düşünüldüğünde ,insan hakikâten de; “Haydi canım, bizimki de düşünce târihi sayılır mı?” demekten kendisini alıkoyamıyor.

Bu küçümseyici ve yoksayıcı bakış hayli yerleşik bir mâhiyet arz ediyor. Buna mukâbil, başta Hilmi Ziyâ Ülken , Ahmed Hamdi Tanpınar, Sabri Ülgener ve Şerif Mardin gibi ustaların çalışmaları öncü bir rol oynadı. Bu öncü çalışmalar “şöyle böyle”, “eksiği gediğiyle” de olsa bizim de anlaşılmayı bekleyen ve bunu “hak eden” bir düşünce târihimiz olduğuna dâir hâneyi açık tuttu. Mete Tunçay, Orhan Okyay, Şükrü Hanioğlu, İsmâil Kara, Zafer Toprak, Taha Parla vd akademisyenler, “akım” ve “monografik” düzeyde yapılan bir çok çalışmaya imzâ attılar. En son olarak, İletişim Yayınlarından çıkan, Tanıl Bora’nın genel editörlüğünü yaptığı , bu alanda çalışmış kişilerin birikimlerini biraraya getiren ve 9 ciltten mürekkep Türkiye’de Siyâsal Düşünce başlıklı mühim bir derleme ortaya çıktı. Dahası, üniversitelerin bâzı kürsülerinde Türkiye’de Siyâsal Düşünce Târihi Dersi okutulmaya başladı.

Evet, her ne kadar âhım şâhım felsefî derinlikler taşımasa da, en azından bir “ideolojik akımlar” târihi olarak nitelendirilebilecek bir müktesebât var. Elbette bâzı sıkıntılar devâm ediyor. Çalışılan alanlar, akademik ilgilerden çok ideolojik yakınlıklardan neşv-ü nemâ buluyor. Yâni, ağırlıklı olarak; sağcılar, muhafazakârlar , solcu veyâ sosyalistler kendilerine yakın alanları veyâ kişileri çalışıyorlar. Belki de “içeriden anlamak” bâbından bunun hayra yorulabilecek tarafları vardır. Buradaki sıkıntı, “tarafsızlık” dengesinin tutturulmasında karşılaşılabilecek zorluklardır. Bunun “dışarıdan anlama”yı esas alan çalışmalarla dengelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Tabiî ki, “dışarıdan anlamanın” da “yargılayıcı” olmak riskini unutmadan..

Diğer bir husus, bizâtihi ayrışmış akımlar veyâ monografik sınırlar içinde kalarak yapılan çalışmaların kaçınılmaz olarak Düşünce Târihini ansiklopedizme mahkûm etmesiyle alâkalı görünüyor.

Hâlbuki, Türkiye’de Siyâsal Düşüncenin en hayâtî taraflarından birisinin de “kültürel geçişler”le bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Eğer akademik-entelektüel açıdan bir sıçrama olacaksa burada olacaktır. Kültürel geçişler, yüzeydeki basit ayrımları aşan derin bağları görmeyi mümkün kılıyor. Bu da Merhûm Hocalarımız Sabri Ülgener ve Şerif Mardin’in başlattığı, ama arkası pek de gelmeyen “târihsel-kültürel” temelde “zihniyet târihi” çalışmalarını hem bir eksiklik olarak görmemizi hem de onlara özenmemizi sağlıyor.

Hâsılı, zihniyet iklimlerinin târihi doyurucu bir şekilde çalışılmadan, “karşılıklar” ve “kültürel geçişler” anlaşılamadan Siyâsal Düşünce Târihi çalışmalarının yoğunlaşması ansiklopedik bir obezite doğurmaktan başka bir işe yaramayacağı anlaşılıyor.

İkinci bir husus ise, düşüncelerin ve akımların şekillenmesinde başat rolü oynayan, pek çoğu devşirilmiş hâkim ideolojik paradigmaların toplumsallaştırıcı etkisini ve aralarındaki kültürel süreklilikleri anlamakla alâkalı görünüyor. İnsanlar “solcu” veyâ “sağcı” olmayı nasıl ve nereden öğrendiler? Bu, bir vahiy veyâ ilham konusu değildi. “Gelenekten hareket etmek” veyâ tersine “gelenekten kopmakla” da sınırlı olmayan karmaşık süreçlerdir bunlar. Herkes solcu veyâ sağcı olmayı “birilerinden” ,”bir yerlerde” ve “bir şekilde” öğrendiler.. Bu “öğrenme” ve “olma” süreçlerinin sıkı bir şekilde anlaşılması gerekiyor.

Tek yanlı olarak Türkiye’de “sağcılığın”ın târihinin “kirli” bir târih olduğunu söylemek yetmiyor. Bu solcuları rahatlatmamalıdır. Eğer “kirli” bir târih varsa, bu sağcılar kadar solcuları da tedirgin etmelidir.

Eğer “kirlenme” varsa bu kapsayıcı ve bulaşıcı bir süreçtir. Eğer NATO Türkiye’de sağcıları şekillendirip kullandıysa, solcuları da şekillendirip kullanmasının önünde bir engel de yok demektir. Bâb-ı Âli’nin, Cağaloğlu’nun kıraathaneleri ile Beyoğlu’nun kafe ve meyhaneleri üzerinde dolaşan bulutlar aynı bulutlar değil miydi? Ve, “bizim evde” ,aynı silâhla , aynı günün sabâhında bir “Ülkücü” genç, akşamında da “Devrimci” bir genç toprağa düşmüyor muydu?…

Yunus Emre Yazıları. BooksonTurkey

YUNUS EMRE’DE İnsan

Tezlere erişebilmek için aşağıdaki linklere tıklayabilirsiniz. YUNUS EMRE’DE İnsan 766066 UMUT DURMAZ  2022 Plotinus ve Yunus Emre’de insanın tinselliği Yunus Emre’de insan algısı / Human perception in…

Yunus Emre hakkında bazı kaynaklar

MUSTAFA TATÇI      1990    Yunus Emre Divanı (inceleme-metin) (2 cilt) Doktora Yunus Emre’nin Şiirlerinde Deniz  YUNUS EMRE DİVANI’NIN SÖZ DİZİMİ -1- Hüsna KAVAKLIÇEŞME KOTAN Doktora Tezi   Yunus Emre Divan…

Türk Aydınlanması ve Yunus Emre

  https://www.youtube.com/watch?v=CK043c9gyz0&ab_channel=BirGazeteciBirD%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BCr Dk: 32:25 Prof Dr Doğan Göçmen: Evet şimdi Levent Ağaoğlu’nun bir şeyi var Olcay ona da şey yapayım Ondan sonra evet Avrupa karanlıktan aydınlığa geçerken…

Yunus Emre’nin Şiirlerinde sıklıkla kullanılan kavram ve terimler

Aceb. Alem. Allah. Ana. Anda. Andan. Anı. Anun. Aşık. Ayruk. Bana. Ben. Beni.Benüm. Bile. Bilme. Ben. Bir. Biz. Bu. Can. Canı. Canum. Cümle. Çok. Çün….

Yunus Emre ve Shakespeare

Yunus Emre bizim Şekspirimizdir. Tiyatrocular oradan oyunlar uyarlasın. Zor mu? İngilizler Shakespear’in eserlerini hergün tiyatrolarında sahneliyorlar. Biz ise Derviş Yunus’u sadece ölülerimizi toplu ilahiler ile…

Ayla Algan Album on Yunus Emre

A1 C’est Toi Qu’il Me Faut 00:00 A2 Voilà Où M’a Réduit L’amour 04:20 A3 Aimons, Soyons Aimés 08:51 A4 Tout Est Dans L’être Humain 14:33 A5 Wenn…

Aylâ Algan – Yunus Emre (Original LP 1970)

https://www.youtube.com/watch?v=NpgfHuAjUYc&ab_channel=H%C3%BCz%C3%BCnl%C3%BCveCo%C5%9FkuluH%C3%BCmanistler A1 C’est Toi Qu’il Me Faut 00:00 A2 Voilà Où M’a Réduit L’amour 04:20 A3 Aimons, Soyons Aimés 08:51 A4 Tout Est Dans L’être Humain 14:33 A5 Wenn…

Yunus Emre, İsmail Hakkı Aydın

Teknoloji, sevgiyi yoketmekte midir? Yunus Emre, “Aşksız adem dünyada belli bilin ki yoktur. Her biri bir nesneye sevgisi var, aşıktır.” diyerek de, bunların insanın ayrılamaz parçaları…

Kolonizatör bir Türk Şairi: Yunus Emre

700’lü yıllarda Yenisey Yazıtları ve Orhun Yazıtları ile başlayan yazınımız Yunus Emre (ö.1321) ile zirvesine ulaşmıştır. Sözler ile yaşanan, aktarılan bir hazine olan Türkçe…

Shakespeare ve Yunus Emre

Dünyanın en büyük tiyatro yazarı İngiliz Shakespeare ve Türkçenin şiir dili ile şairi Yunus Emre’nin sözlükleri geçmiş yıllarda Türk yazarlar tarafından yayınlanmıştır. Shakespeare Sözlüğü…

Yunus Emre: Great Turkish Sufi Poet

‘We are God’s and God is Ours’ GHAZALS of YUNUS EMRE by Yunus Emre and Paul Smith | Jun 20, 2018 The Drop That Became the…

Yunus Emre

Our understanding of human being at the highest level in Yunus Emre Our investigation, which started with the Yenisey Inscriptions in the 700’s, ends with…

Turkish Scholars 646-1321: From Tonyukuk to Yunus (675 Years)

INSCRIPTIONS WISE TONYUKUK 646 – 726 Inner Mongolia, China BİLGE KAĞAN 683-734 Turkistan KÜLTIGIN INSCRIPTION 684-731 Turkestan   RELIGION Abu Hanifa 699-767 Mesopotamia SCIENCE AND MATHEMATICS 700 …

YUNUS EMRE’DE İnsan

Tezlere erişebilmek için aşağıdaki linklere tıklayabilirsiniz.

YUNUS EMRE’DE İnsan

766066 UMUT DURMAZ  2022 Plotinus ve Yunus Emre’de insanın tinselliği

Yunus Emre’de insan algısı / Human perception in Yunus EmreYazar: ESRA KİZİR TAŞTAN

504844 FULYA ARZU BEYRİBEY  2018 Yunus Emre perspektifinden modern insan kişiliğinin eleştirisi

265396 AYDIN KAYAER   2010 Yunus Emre’nin dünyasında insan-Allah ilişkisi

240857 ELİF DURSUN 2009 Din felsefesi açısından Yunus Emre’de Tanrı ve insan God and man for Yunus Emre in philosophy of religion Yüksek Lisans Din = Religion ; Felsefe =Philosophy

Yunus Emre ve Meister Eckhart’ta insan sevgisi /Yazar:MUSTAFA TAŞPINAR 

Yunus Emre hakkında bazı kaynaklar

MUSTAFA TATÇI      1990    Yunus Emre Divanı (inceleme-metin) (2 cilt) Doktora

Yunus Emre, Dîvan (Fatih Yazması)

Yunus Emre Şiirleri
Yunus Emre’nin Şiirlerinde Deniz 

YUNUS EMRE DİVANI’NIN SÖZ DİZİMİ -1- Hüsna KAVAKLIÇEŞME KOTAN Doktora Tezi  

Yunus Emre Divan Mustafa Tatcı

(PDF) YUNUS EMRE DİVANI’NDA BİLMEK KAVRAMI ÜZERİNE

Yunus Emre Hayatı Düşünceleri Eserleri

Yunus Emre Divanı Sözlüğü PDF – Google’da Ara

Gemini yunus emre kavramları

Gemini yunus emrede insan

YUDUM GÖRMÜŞ 2003   Yunus Emre Divanı’nın kelime dünyası Yüksek Lisans

CANAN DURMAZ   2008   Yûnus Emre Divanı’nda ve Risâletü’n-Nushiyye’de kelime grupları ve söz varlığı

Yunus Emre Hakkında Doktora Tezleri

Tez No Yazar Yıl Tez Adı (Orijinal/Çeviri) Tez Türü Konu

1 783979 GONCA GÜVEN AKIN 2023 Yunus Emre ve Halil Cibran’ın eserlerinde mekân – şiir ilişkisine karşılaştırmalı bir bakış A comparative overview of space-poetry in the works of Yunus Emre and Halil Cibran Doktora Karşılaştırmalı Edebiyat = Comparative Literature

2 838928 FRANCESCO CONTE 2023 Yunus Emre and the voice of the ineffable absolute (Hakk) Yunus Emre ve söylenmeyen mutlağın sesi (Hakk) Doktora Felsefe = Philosophy

3 791032 AHMET FETHİ GÜN 2023 Türk kamu diplomasisinde yunus emre enstitülerinin kültürel diplomasi faaliyetleri: Pakistan, Malezya, Sırbistan ve Makedonya örnekleri
Cultural diplomacy activities of yunus emre institutes in turkish public diplomacy: examples of Pakistan, Malaysia, Serbia and Macedonia Doktora Uluslararası İlişkiler = International Relations

4 828058 MUSTAFA KÖSEOĞLU 2023 Yunus Emre’de felsefi sağaltımın imkanları
The possibility of philosophical healing in Yunus Emre’s poems Doktora Felsefe = Philosophy

5 794968 ELİF ÖNDEŞ 2023 Nezihe Araz’ın Dertli Dolap ve Jacques Lacarrıere’in Dünyanın Tozu romanlarında kahramanın yolculuğu: ‘Yunus Emre’ The hero’s journey in Dertli Dolap by Nezihe Araz and in La Poussiere du Monde by Jacques Lacarriere: ‘Yunus Emre’ Doktora Batı Dilleri ve Edebiyatı = Western Linguistics and Literature

6 722752 SUZAN ORÇAN 2022 Yunus Emre’nin şiirlerinin geleneksel edebiyat teorisine göre çözümlenmesi. Analysing Yunus Emre’s poems according to the traditional literary theory Doktora Türk Dili ve Edebiyatı = Turkish Language and Literature

7 686952 HİLAL ERDOĞAN AKSU 2021 Çok mekânlılık bağlamında Yunus Emre mezarları
Tombs of Yunus Emre within the context of multi-spatiality Doktora Halk Bilimi (Folklor) = Folklore

8 695261 AUDAI ABED ALKHALIK A K AL-AMEER 2021 Kültürel diplomasi bağlamında sivil toplum kuruluşlarının ülke kültürünün tanıtımına etkisi: Ürdün’deki Yunus Emre Enstitüsü örneği. The effect of non-governmental organizations on the promotion of the country’s culture in the context of cultural diplomacy: The case of Yunus Emre Institute in Jordan Doktora Halkla İlişkiler = Public Relations

9 675805 DERYA ERSÖZ 2021 Ahmet Yesevi, Hakim Ata ve Yunus Emre’de Tanrı tasarımı
The God imagination of Ahmet Yesevi, Hakim Ata and Yunus Emre Doktora Din = Religion ; Halk Bilimi (Folklor) = Folklore ; Türk Dili ve Edebiyatı = Turkish Language and Literature

10 643679 RABİA AKSOY ARIKAN 2020 Talât Sait Halman’ın ‘Yunus Emre Selected Poems’ adlı çalışması çerçevesinde tasavvufi şiirin çevirisi. Translation of tasawwuf poetry within the framework of Talat Sait Halman’s ‘Yunus Emre Selected Poems’ Doktora Mütercim-Tercümanlık = Translation and Interpretation

11 716618 OZGECAN KARADAĞLI 2017 From Empire to Republic :Western Art Music, Nationalism, and the Merging Mediation of Saygun’sOp.26 Yunus Emre Oratorio
Doktora Müzik = Music

12 479460 GÜLCAN ABBASOĞULLARI 2017 Divan edebiyatında su imgesi ve muhtelif tezahürleri (Yunus Emre, Fuzuli, Nabi ve Şeyh Galib örneği). Image of water in divan literature and its various manifestations (Yunus Emre, Fuzuli, Nabi and Şeyh Galib example) Doktora Türk Dili ve Edebiyatı = Turkish Language and Literature

13 429640 HÜSNA KAVAKLIÇEŞME KOTAN 2015 Yunus Emre Divanının söz dizimi
The syntax of the Yunus Emre Divan Doktora Dilbilim = Linguistics ; Türk Dili ve Edebiyatı = Turkish Language and Literature

14 192618 NİHAL BİLGİLİ AYKUT 2005 Yunus Emre Sağlık Ocağı bölgesinde kadınlarda bazı ruh sağlığı sorunlarının prevalansı ve kadına yönelik aile içi siddetin buna etkisinin saptanması. Prevalence of some mental disorders in women living in Yunus Emre Health Center district and the effect of domestic violence against women Doktora Halk Sağlığı = Public Health ; Psikiyatri = Psychiatry

15 137067 ESİN ULU 2003 Kültürlerarası hümanizmanın müzikteki simgesi çağdaş iki oratarya: A. Adnan Saygun’un Yunus Emre ve Michael Tippet’in zamanımızın çocuğu orataryolarının yapı stil ve içerik yönlerinden karşılaştırmalı incelemesi. The Symbol of cross cultural humanism in müsic, twe cartemporay oraturios: Camparative analysis of A. Adnan Saygun’s Yunus Emre and Michael Tippet’s a child of our time oratuios in term of structure, style and content Doktora Müzik = Music

16 21254 MUSTAFA TAŞPINAR 1992 Yunus Emre ve Meister Eckhart’ta insan sevgisi
Doktora Felsefe = Philosophy

17 11771 MUSTAFA TATÇI 1990 Yunus Emre Divanı (inceleme-metin) (2 cilt) Doktora Türk Dili ve Edebiyatı = Turkish Language and Literature

18 9351 BEHÇET DEDE 1990 Yunus Emre’nin eserlerinin tahlili. Doktora Türk Dili ve Edebiyatı = Turkish Language and Literature

2024 © ULUSAL TEZ MERKEZİ

 

Atatürk ve Hilafet kavramı

Türkiye’nin kendi içerisinde bir türlü bir dengeye oturamaması hep farklı uçlara gidip gelmesinin temelinde yatan acı bir gerçek vardır.

Türkler Selçuklu hükümdarı Tuğrul Bey ile 1055 yılında Bağdat’a girdiklerinde hilafeti bir süs koltuğu konumuna düşürmüşler ve devlet işlerinden soyutlamışlardı. Yeğeni olan Alparslan  ise Anadolu topraklarını kapısını Türklere açmıştı. Bu Selçuklu’nun gerçeğiydi.

Fakat Osmanlı hükümdarlarından Yavuz Selim ise 1517 yılında hilafeti Kahire’den alıp İstanbul’a getirmiştir. 500 yılı aşkın bir siyasi kültürel kalıntıdır söz konusu olan.

Hazreti Muhammed’in ölümü üzerine ortaya çıkan bir kurum olan Hilafet 3 Mart 1924 yılında Atatürk tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nden kaldırılmıştır.

2024 yılı hilafetin kaldırılmasının 100.yılıdır. 

Anlaşılan odur ki Hilafetin kalıntılarının, kültürel kalıntılarının kaldırılması ise yüzyıl içerisinde mümkün olamamaktadır. Hilafet birleştiren değil Türk toplumunu bölmek için maharetle kullanılan bir alet haline gelmiştir. Eğer Hazreti Muhammet’in son peygamber olduğu gerçeği üzerinden hareket edersek, peygamberin halifesi olmamak gerektir. Halifelik iddiasında bulunmak ise peygamberlik müessesesinin özü ile çelişen bir davranıştır.

Atatürk’ün Hilafet hakkındaki Sözleri

1919 senesi Mayıs’ının 19. günü Samsun’a çıktım. Genel vaziyet ve manzara: Osmanlı devletinin dahil bulunduğu grup, Harbi Umumi’de mağlup olmuş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir mütarekename imzalanmış.

Büyük Harbin uzun seneleri zarfında, millet yorgun ve fakir bir halde. Millet ve memleketi Harbi Umumi’ye sevk edenler, kendi hayatları endişesine düşerek, memleketten firar etmişler.
Saltanat ve hilafet mevkiini işgal eden Vahdettin, soysuzlaşmış, şahsını ve yalnız tahtını temin edebileceğini tahayyül ettiği alçakça tedbirler araştırmakta. Damat Ferit Paşa’nın riyasetindeki kabine; aciz, haysiyetsiz, korkak, yalnız padişahın iradesine tabi ve onunla beraber şahıslarını koruyabilecek herhangi bir vaziyete razı. Ordunun elinden silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta…
Mustafa Kemal Atatürk – 1927

Sizler gibi din ve namus sahibi büyükler oldukça, Türk ve Kürdün yekdiğerinden ayrılmaz iki öz kardeş olarak yaşamakta devam eyleyeceği ve hilafet makamı etrafında sarsılmaz bir vücut halinde dahil ve hariç düşmanlarımıza karşı demirden bir kale halinde kalacağı şüphesizdir.

Mustafa Kemal Atatürk – 15 Eylül 1919


İstanbul’da, 300 milyon Müslüman’ın bugün büyük umutla baktığı hilafet makamında, vatan, millet düşmanı bir hükümet iktidar mevkiinde duruyor. Damat Ferit Paşa gibi cahil, haris, hodbin bir hanedan mensubu şahıs, yüce saltanata maalesef leke olan bir millet haini, sabit fikirleri ve inadıyla vatan ve milleti, milletsiz saltanat olamayacağı için, bu arada saltanat makamını da muhakkak bir uçuruma sürüklüyor.

Mustafa Kemal Atatürk – 17 Eylül 1919


Bir gece hilafeti kaldırmaya karar verdiğim zaman, bu kararı hemen ertesi sabah tatbik ettim.
Mustafa Kemal Atatürk – 21 Ağustos 1933

Millet ve ordu, padişah ve halifenin hıyanetinden haberdar olmadığı gibi, o makama ve o makamda bulunana karşı asırların kökleştirdiği dini ve ananevi bağlarla bağlı ve sadık. Millet ve ordu kurtuluş çaresi düşünürken bu miras kalmış alışkanlığın sevkiyle kendinden evvel yüce hilafet ve saltanat makamının kurtuluşunu ve dokunulmazlığını düşünüyor. Halife ve padişahsız kurtuluşun manasını anlamak kabiliyetinde değil. Bu inanca muhalif fikir ve görüş ortaya koyacakların vay haline! Derhal dinsiz, vatansız, hain, reddolunmuş olur…

Mustafa Kemal Atatürk – 1927


İngiltere Hükümeti başbakanı Lloyd George’un, İstanbul ve Boğazların milletlerarası bir hale sokulmasına, Türk hükümetinin yeni merkezinin Anadolu’da olacağına ve İstanbul’un yalnız hilafet merkezi ve dini bir payitaht olarak kalacağına dair Barış Konferansı’na tekliflerde bulunacağı gazetelerde görüldü. Milli ananelerimize ve dinimize aykırı olan böyle bir kararın milletimizce asla kabul edilemeyeceği tabiidir. Temsilcilere bu konuda şiddetli protestolarda bulunulması rica olunur.

Mustafa Kemal Atatürk – 8 Ocak 1920


Saltanat ve hilafetin payitahtının ve hükümeti seniyenin ne gibi baskı ve kısıtlamaların acıları altında bulunduğu zaten herkesçe ve her tarafça bilindiği ve açık olduğu için işbu baskı ve kısıtlamaların daha fazla genişlemesine yer kalmamak üzere büyük bir aşk ile bağlı bulunduğum mübarek yüce askerlik mesleğinden de istifamı takdim ile arzı veda eylerim.

Mustafa Kemal Atatürk – 8 Temmuz 1919


Saltanat ve hilafet mevkiini işgal eden Vahdettin, soysuzlaşmış, şahsını ve yalnız tahtını temin edebileceğini tahayyül ettiği alçakça tedbirler araştırmakta.

Mustafa Kemal Atatürk – 1927


Ne yazık ki, şimdi hilafet ve saltanat makamını işgal eden zat, bu millet için hain bir adamdır.
Mustafa Kemal Atatürk – 25 Eylül 1920

Türk Aydınlanması ve Yunus Emre

 

Dk: 32:25

Prof Dr Doğan Göçmen: Evet şimdi Levent Ağaoğlu’nun bir şeyi var Olcay ona da şey yapayım Ondan sonra evet Avrupa karanlıktan aydınlığa geçerken Türkler tersini mi yaşadılar Orhun yazıtlarıyla başlayıp Yunus Emre ile biten 500 yıl Türk aydınlanması mı idi.

Avrupa’da çok ilginç bir şekilde  aydınlanma deyince ta 13 yüzyıla kadar gerilere gidilir Aslında Hatta o o dönemde bir şeyde bir aydınlanmacı bir e dalga da yaşanır fakat  sonra tekrar sönümlenir ta ki 15  yüzyıla kadar  Bu bakımdan   rönesanstan çok önce başlar Aslında  bizzat şey Avrupa’da aydınlanmacı hareketin modern aydınlanmacı hareketin kökleri  Anadolu’da   şimdi Levent hocamızın haklı olarak dikkat çektiği gibi   Ben Yunus‘la başlatıyorum daha gerisine    gitmek bilmiyorum Çok ne kadar doğru onu bilemiyorum  Çünkü yerleşik hayata Biz Anadolu’da e geçiyoruz ve aydınlanmanın koşullarından bir tanesi yerleşik hayata geçmiş olmak  şimdi Yunus‘la başlıyor ve Yunus erçekten  bizim  Anadolu aydınlanmacılık veya Anadolu Türk aydınlanmacılık e  gerçekten başlangıç noktası  Antik Yunan felsefesini  İslam’ı bütün  Türkçe düşünme geleneğini  Anadolu’da oluşmuş olan tüm mirası tüm düşün mirasını  Türkçe ve Anadolu aydınlanması için türkçee Anadolu aydınlanması için  muazzam bir  senteze tabi tutuyor Bu bakımdan  Evet ama işte  her ne kadar  Yunus‘la başlasa da işte biliyorsunuz Osmanlı’da  Yunus‘un şiirlerini okumak vesaire yasaklanıyor  Osmanlı’nın  kuruluşu Selçuklular da Aslında her ne kadar Selçuklu Türk devleti dense de aslında halka karşı çok mesafeli Hatta persleri sarayda vesaire çalıştırıyorlar halka karşı mesafeli olmak için özellikle  ve Osmanlı’da işte hanefilik o zamanlar Anadolu’da var olan  Türkçe var olan  düşün akımlarına karşı  hanefiliğe getiriyor ve devlet bir devlet ideolojisi olarak inşa ediyor ve onu e empoze etmeye çalışıyor bütün bir topluma  Evet bizim de Osmanlı her ne kadar çok övül de evet yani çok şeyler olmuş e kesinlikle  yabana atılmaması gereken bir 600 yıllık tarihimiz var ama e Osmanlı tarihi de e Aslında bizim karanlık Çağımız e  veya karanlık orta Çağımız olarak alın Bilir neden olmasın tabii hemen bu soruyla ilişkili hocam Zafer Özer Bey Yunus Emre klasik Arap Arap kültürü zemininde inşa edilen inanç sistemini daha Evrensel hümanist ve ussal bir yoruma tabi kılıyor diye bir yorum olmuş Hocam şimdi Hocam bu çok çok çok doğru söylüyor Çok doğru söylüyor yani bundan dolayı Anadolu  aydınlanmacılık gerçekten Evrensel ve o zamanlar o evrenselliği yakalayabilmek bak Olcay burada o Evrensel Zafer Hoca’nın Evrensel sözcüğü hemen benim aklıma şeyi getirdi Anadolu aydınlanmacılık la Osmanlı’nın kendisine ideologu olarak kabul ettiği Hanefi İslamın Hanefi yorumu Pekala kıyaslanabilir  Yunus Emre‘nin  şiirlerinin her tarafında insan fışkırır insan kavramını kullanır Yani yani Hümanizm anlamında insan diyorsunuz değil mi hocam Hayır insan kavramını kullanır ola şimdi İslam’da insan kavramı yoktur Müslüman insan olmak Müslüman olmakla eş alınır H Onun için İslam’da insan kavramı yoktur mesela  İnsan Hakları Evrensel beyannamesine karşı ii İran  Müslümanların hakları  diye karşı bildiri yayınladı Yani bu dinin içinde olanlara herkese değil Evrensel değil bu dinin içinde olanlara ev Onu söylemeye çalışıyorum Yani bizim Anadolu Yunus Emre‘nin başlatmış olduğu Anadolu aydınlanmacılık temel kavramı insan yani sadece Müslüman olan değil Evet Anladım hocam Anladım anladım yani  Ç ilangi inanc en ileri en uzak görüşlü herhalde Atılım olsa gerek değil mi hocam Yunus Emre’nin yaşadığı dönemi dikk alınız Yunus Emre‘nin Yunus Emre orada şunu görüyor e Eğer  büyük bir insanlığın bir bütünlüğü yakalanacaksa bu ancak Tüm insanlığı bir bütün olarak düşünmekle mümkün olur ve dolayısıyla 72 milletten bahsediyor tüm inançlardan bahsediyor sadece İslam’dan bahsetmiyor kendisi kendi yorumunda kendisini E tabii ki Müslüman olarak görüyor ama  kendi inancını mesela hiçbir şekilde tek ve mutlak e doğru inanç olarak hiçbir şekilde söylemiyor Hatta yani tüm e şeyini e öğretisini akıl kavramına dayandırıyor inanç kavramına değil akıl kavramına dayandırıyor şimdi bu bizim için E ne kadar önemli bakın  Yunus Emre  öğretisini ki başta bir Her şeyden önce bir ahlak felsefesidir Onun bize öğretmeye çalıştığı e temelinde insan kavramı var Fransız Devrimi Olcay Fransız Devrimi 1789 Fransız Devrimi insan kavramı üzerine uğruna yapılmış bir devrim yani e Yunus Emre‘nin 133 yüzyılda temel edinmiş olduğu kavram uğruna Avrupalılar 18 yüzyılda 500 yıl var hocam 500 yıl H Evet Devrim yapıyorlar Bu bakımdan yani e Yunus Emre’nin şiirlerinin derlenmemiş de çok büyük bir kayıp onlar da çünkü Yunus Emre çok sonra okudular ama  sanıyorum  dediğim Anlaşıldı yani 18 yüzyılda devrimciler insanı insan kavramını öne çıkarıyorlar karşı devrimciler insan yoktur diyorlar Yunus insanı temel alıyor e felsefesinde ve  burada  dediğim gibi insan olmanın koşulu Müslüman olmak filan değil insan olmak herhangi bir insan kadın erkek de fark etmez Hatta cinsiyet yok ırk yok mezhep yok din yok mezhep yok evet hatta Yunus‘un e varlık öğretisi şeydir  dişidir H Eril değil yani varlık öğretisi ve bu da muhteşem bir gözlem Çünkü Doğa kavramı dişil kavramdır Doğa dişil bir kavramdır ve o bundan hareketle yani o  Muhtemelen  yapmış olduğu Antik Çağ okumalarında hareketle o Doğa felsefesine ilişkin tartışmalardan hareketle varlık kavramını dişil olarak belirliyor kendisi  bunu bilmek gerekiyor Yani Yunus‘un  13 yüzyılda keşfettiği şey uğruna Avrupalılar  18 yüzyılda Devrim yaptılar Biz de Cumhuriyeti inşa ettiğimizde aynı şekilde insan kavramı geri döndük ve o biraz önce  bahsetmiş olduğum  makalesinde Mendelson   aydınlanmadan bahsederken İnsanın insan olarak aydınlanmasında yurttaşın da Yurttaş olarak aydınlanmasında yani iki boyutlu bir aydınlanmadan bahsediyor işte Cumhuriyetle birlikte biz hem insan kavramına dönüyoruz ve insanı aynı zamanda Yurttaş olarak da aydınlatmak  istiyoruz Çünkü Reşit olmak e Sadece genel insan olarak değil Aynı zamanda toplum içerisinde yaşadığımız için ve toplumda da eşit ve özgür yurttaşlar olarak yaşamak istediğimiz için bizim aynı

 

Yunus Emre’nin Şiirlerinde sıklıkla kullanılan kavram ve terimler

Aceb. Alem. Allah. Ana. Anda. Andan. Anı. Anun. Aşık. Ayruk.
Bana. Ben. Beni.Benüm. Bile. Bilme. Ben. Bir. Biz. Bu.
Can. Canı. Canum. Cümle.
Çok. Çün.
Dahı. Degül. Dem. Derman. Derviş. Dil. Din. Dirlik. Diyü. Dost. Dört. Durur. Dün. Dünya. Dürlü. Düşdi.
Ecel. Eger. El. Emre. Er. Erenler. Evvel. Eydür. Eyle.
Gah. Gark. Geç. Geçdi. Geçer. Gel. Geldi. Geldüm. Gelsin. Gelür. Gerek. Gerekdür. Gerekmez. Gerekse. Gevher. Gibi. Gider. Girü. Gök. Gönli. Gönlüm. Gönül. Gör. Gördi. Gördüm. Göz. Gözi. Gül. Gün.
Haber. Hak. Hakikat. Halka. Halüm. Hayran. Hem. Heman. Her. Hiç. Hoş.
Işk. Işkun
İçinde. İçün. İken. İki. İle. İmdi. İş. İşi. İy.
Kaldı. Kamu. Kanı. Kara. Karşu. Katı. Kendöz. Kendü. Key. Kıl. Kıldı. Ki. Kim. Kimse. Kişi. Kudret. Kul. Kuran.
Marifet. Mecnun. Mı. Mısın. Misin. Miskin. Muhammed. Musa. Müsülman.
Namaz. Nasib. Nazar. Ne. Nedir. Nedür. Nefs. Nesne. Neye. Niçe.
Od. Oda. Odına. Ol. Ola. Olam. Oldı. Oldum. Olma. Olmaz. Olur.
Ögüt. Ölüm.
Pes.
Rahmet.
Sakın. Sana. Sen. Sevda. Seven. Sever. Sevgüsi. Seyran. Söyle. Söz. Su. Sultan. Sundum. Suret. Süleyman.
Şimdi. Şirin. Şol.
Tanrı. Taş. Terk. Togru. Toprak.
Uçmak. Uş. Uç. 
Üstine.
Var. Vardur. Varısa. Viren. Virür.
Ya. Yalan. Yana. Yar. Yaranlar. Yaratdı. Yarın. Yatur Yavuz. Yıl. Yidi. Yine. Yir. Yiri. Yiter. Yok. Yol. Yunus. Yüce. Yüz.
Zaman. Zira.

Yunusça’nın en temel 200 civarındaki kavramlarına göz attığımızda gördüğümüz gerçek Yunus’un yer-gök-insan dizgisinde dilinin ne denli yalın olduğudur. Sözlüğünde, buraya alfabetik olarak dizdiğimiz terimler ve kavramlar ise, insanın, zamanı simgeleyen gök ve zemini simgeleyen yer evrensel gerçeği karşısındaki davranış ve tutumlarıdır.

Yunus’un zihni, zaman ve zemin boyutunda işte burada gördüğümüz kavramları önceleyen şiirleri dile getirmiştir. İnsanlar ve eylemleridir Yunus’un şiirlerinde dile getirilen. Bu eylemler ise evrende varoluşun tezahürleridir. Evrende hareketsiz olan hiçbir nesne bulunmamaktadır. Yunus ise şiir olarak dile gelen eylemlerinde bu varoluşun hallerini bize hatırlatmaktadır.

Yunus’u hatırlarken, değerlendirirken kendisini bir kalıba sokmak zorunda değiliz. Bu kalıplaştırmalar yapılmıştır ve halen yapılmaktadır. Bu ise Yunus’u parçalamak ve bölmek anlamına gelmektedir. Halbuki insan gerçekliği ne parçalanabilir ne de bölünebilir. Hümanizm de böyle bir parçalamadır, Yunus’u dini kalıplar içerisinde dondurarak yorumlamak da aynı aksiyon tarzıdır.

Yunus’u parçalamadan bütünleştirmek, Yunus’da  bütünleşmek adına atası, atamız Bilge Kağan’ın yazıtlarına düşmektedir yolumuz, Asya’nın en derinlerinde

“Zamanı tanrı yaşar, kişioğlu ölümlü olarak yaratılmıştır.”

“Üstte mavi gök, altta yağız yer kılındıkta, ikisi arasında insan oğlu kılınmış.”

İnsanı esas almak, insanı merkeze yerleştirmek, 72 millet birdir anlayışı içerisinde olmak, insanın birliğini ve dillerin, dinlerin ise çeşitliliğini esas almaktır.

Yunusta dile gelen kendözümüz, kendimizdir. Türlü çeşitli izm’ler ve din kisvesi altındaki mezhep ve tarikat bölünmeleri değildir.

Kendimize yolculuğumuzda Bilge Kağan’dan da gerilere giderek, yine aynı şekilde yer ve gök arasına insanı konumlandıran Oğuz  Kağan’a düşecektir yolumuz. Çünkü Oğuz Kağan  evlatlarının üçünün adını yer ile, diğer üçünün adını ise gök ile ilişkilendirmiştir.

Türkçe’nin büyük mimarına, Yunus Emre’mize, büyük şair-düşünürümüze, çağların ötesinden, yine şairce seslenelim günümüzden.

 

Üç Nehiriz

 

Meriç
Tunca
Arda boyları
Üç Nehiriz
Kara Sevdalarız

 

Alüvyon değil
Biriktirdiğimiz
Ademiyet
Üç kitabın manası
Selimiye’de birleşiriz.
Ehli Kitabız.

 

Akar akar
Çağıl çağıl çağlar
Çağlayan olur
Çakıl çakıl seslenir
Çakır Çakır selamlaşır

 

Türkülerle
Gönüllere taşar
Gözlerde pınarlaşır
Gözyaşı oluruz
Havalanırız..

 

Levent Ağaoğlu
19-05-2019
Ata Köy