Home Blog Page 36

Misakı Milli ve Megalo İdea

Yedi’nin Sırları? / Secrets of Seven?

Atatürk’te D7

DAVA DEVLET DİL DİN DÜŞÜNCE DIŞ DÜNYA DİJİTAL ÇAĞ *************************** Dava: Hürriyet ve Tam Bağımsızlık Birlikler geri çekilirken taarruz edeceğiz ve elimizden geldiği kadar malzeme götürmesine mani olacağız, burası davar tarlası mı Türk…

D-7: Dava. Devlet. Dil. Din. Düşünce. Dış Dünya. Dijital Çağ        

******************************* ( D-630+ )   DAVA DEVLET DİL DİN DÜŞÜNCE DIŞ DÜNYA DİJİTAL ÇAĞ ******************************* DAVA: Türk Mefkuresi DEVLET: Türk Devletler Teşkilatı DİL: Türkofon Uluslar Topluluğu DİN: 7 Din Tek Millet DÜŞÜNCE&KÜLTÜR: Bilgelik DIŞ DÜNYA&İHRACAT: Tek Pazar DİJİTAL ÇAĞ: Yazılım Dili…
Avrupa 1.Türkiye 2.Bulgaristan (545 yıl) 3.Yunanistan (363 yıl)(1458-1821) 4.Sırbistan (539 yıl) 5.Karadağ (539 yıl) 6.Bosna-Hersek (539 yıl) 7.Hırvatistan (539 yıl) 8.Makedonya (539 yıl) 9.Slovenya (250 yıl) 10.Romanya (490 yıl 11.Slovakya (20 yıl) Osmanlı…
21 Temmuz 2019 Pazar https://archive.org/details/vocabulariesengl00grearich/page/n1?q=Vocbularies+Englis+Arabic+Persian+Turkish 7 dilde sözlük. 1920 yılında yayımlanmış sözlükte İngilizce kelimelerin Arapça, Farsça,Türkçe, Ermenice, Kürtçe, Süryanice karşılıkları verilmiş. Örnek sayfalar da ekledim. Merak…
Üstte mavi gök, altta yağız yer kılındıkta, ikisi arasında insan oğlu kılınmış. İnsan oğlunun üzerine ecdadım Bumın Kağan, İstemi Kağan oturmuş. Oturarak Türk milletinin…
Filistin ve Yahudiler hakkında İngilizlerin Propaganda Ofisi Wellington House tarafından 1918 yılında yayınlanan 7 propaganda kitabı Linklere tıklandığında Kitap metinlerine ulaşılmaktadır. British Palestine Committee, Palestine,…
Monuments   Map
Seven Churches Map of Seven Churches The Seven Churches of Asia Minor: The Churches in Revelation by Dr Orville R Beckford Sr | Mar 11, 2019 The Letters…
St.Paul’s Missionary Journeys.  St. Paul’s trips and locations of the Seven Churches of Asia Minor The missionary work of Paul in western Anatolia was accomplished…
  Kaşgarlı Mahmut 1008-1105 Yusuf Has Hacip 1017-1077 Ali Şir Nevai 1441-1501 Ahmet Vefik Paşa 1823-1891 İbrahim Şinasi 1826-1871 Süleyman Paşa 1838-1892 Ali Suavi…
TÜRK DÜNYASI 21 Kasım 2018 10:03 Nazarbayev’den Türkoloji vurgusu: Başlangıçtan Günümüze Türk Medeniyeti Kazakistan’da bir devlet projesi olarak başlatılan ”manevi yenilenme” hamlesi kapsamında, Başkan Nazarbayev’den yeni bir…
Hristiyanlığın ilk kilisesi Hatay ilimizde bulunan St. Pierre Kilisesi ; İ.S. 29 yılında Antakya’ya gelen Aziz Piyer tarafından kurulur. İnşa edilmiş bir yapı değil,…
https://www.youtube.com/watch?v=jCwIdNr-z-A https://www.youtube.com/watch?v=iS83AbLUW8E https://www.youtube.com/watch?v=Zhz0pujQpmI https://www.youtube.com/watch?v=76MNQ5FANgA https://www.youtube.com/watch?v=cmWjSZc4lho             https://youtu.be/ArjhD3yOAyY     https://m.youtube.com/watch?v=SMb3wLbdimQ   Nektaria Anastasiadou @NektariaAna Kenan Cruz Çilli @kenancruz
  Anadolu Düşüncesi Murşil 202 Hattuşil 204 Grekçe’nin Egemenliği-Anadolu’dan Batı’ya-Homeros-Yedi Bilgeler Grek Düşüncesi Homeros Hesiodos Yedi Bilgeler Solon Kleobulos Khilon (Kylon) Pittakos Periandros Bias Thales İkinci…

Türklerin Dinleri

İÇİNDEKİLER ÖZET A- TÜRKLERİN İNANÇ YOLCULUKLARI B- DİNLER 1. Gökdini 2. Maniheizm 3. Budacılık 4. Zerdüştlük 5. Müslümanlık 6. Hristiyanlık 7. Musevilik C- FARKLI İNANÇLARA SAHİP TÜRK BOY VE TOPLULUKLARI D- TEFEKKÜR MEDENİYETİMİZ ————————————————— ÖZET Asya’nın Yenisey ve Orhun…

Tonyukuk Yazıtında Yedi

Türk Sir halkının ülkesinde  boy kalmadı. Dağda bayırda kalmış olanları toplanıp yedi yüz (kişi ) oldu. (Bu yedi yüz kişilik kuvvetin) iki bölüğü atlı idi, bir bölüğü…

7 Turkeys

Map shows which areas the term ‘land of Turks’ referred to historically.   Western Tourkia was a term given to Hungarians by the Byzantines Eastern…

7 Türkiye’ler

Batı Tourkia, Bizanslılar tarafından Macarlara verilen bir terimdir Doğu Tourkia, Bizanslılar tarafından Hazarlara verilen bir terimdir Turcarum Imperium ‘Türk İmparatorluğu’ (ve diğer varyantları),…

Türk İnsanı’nın Ruhu 7K1N

 

Kadim zamanlardan başlayarak Yunus Emre döneminin sonuna kadar olan dönemdeki kültür eserlerimizden Destanlar, Yazıtlar ve Yazmalardaki kavramların kullanımında aşağıda sıralanan belirgin sıklıklar gözlenmiştir. Kişi:…

YerAdları Y7

Yenisey Yun Zhong Yesi, Yesevi Yedikule Yeditepe Yanya Yakova By Bilge Tonyukuk Enstitüsü zaman: Temmuz 22, 2017

 

 

Temel yapısal SORUNLAR, Tarık Çelenk

******************************************

DÖNÜŞTÜRÜLEMEYEN KÖYLÜLÜK

GÖRGÜSÜZLÜK

ÖĞRETİM VE EĞİTİM SORUNU

EPİSTEMİK TUZAK

ADALET

DEVLET AKLI

******************************************

DÖNÜŞTÜRÜLEMEYEN KÖYLÜLÜK

  • Osmanlı ordusunun ve tarımının ciddi yükünü hep taşıyan Anadolu
  • Gelişmemiş bir tarım toplumunun dünyaya ufki bakması beklenemezdi.
  • Gayrimüslim komşularımızın Anadolu’dan acı tasfiyesi belki bazı güvenlik endişelerini giderse de kültür, sanat, ticaret ve ötekine hoşgörü anlayışında büyük boşluklar doğurdu.
  • Kasaba sağcılığının gerekçesini de bu durum teşkil etti. Dönüşemeyen köylülük bu mirası yağma ve talan dışında pek değerlendiremedi.
  • Balkan ve Kafkas savaşları ve bugüne yönelik de hiç duramayan iç ve dış göç farklı bir taşra ve yağma kültürü oluşturdu. Siyaset bunun üzerinden yürüdü. Buna ilişkin Kâzım Karabekir’in, 29 Ekim 1938’de günlüğüne düştüğü “Akşam ailece Kadıköy ve Üsküdar’a gittik. Seviye günden güne düşüyor. Hele Üsküdar Sahili’nde oturacak insanca bir yer yok. Halk köyden veya muhaceretten gelmiş gibi…” notu güzel bir örnektir.

GÖRGÜSÜZLÜK

  • Söz konusu taşralı zihniyetin hep var olması toplumsal ve siyasal hayatta “görgüsüzlük sorununu” hep yanında taşımıştır.
  • Görgüsüzlük sorunu ülkenin sermaye birikiminin kültür, eleştirel düşünce ve sanat alanına yansımasını engellemiştir.
  • Siyaseten ve ekonomi de genelde kamu yağmasıyla güçlenen görgüsüz aktörler vasatın altında bir zihniyeti ve toplumsal dönüşümü tetiklemişlerdir.
  • Osmanlı reformları ve cumhuriyet devrimleri -özellikle sanayi nefise mektepleri, harp okulları, öğretmen okulları, Köy Enstitüleri ve askeri liselerde- Anadolu’nun çocuklarının ihtiyacı olan görgüyü öğretebildi. Bugün seküler burjuvazi ve kısmi gelenekli aristokraside görgü sorunu yoktur.
  • Ancak güç ve iktidara ulaşan mahallelide her kesimiyle bir görgü sorunu mevcuttur. Görgü sorunu bu kesimde kültürel iktidar ve otoriterlik sorununu da üretmektedir.

ÖĞRETİM VE EĞİTİM SORUNU

  • Görgüsüzlüğün ısrarının örgütlediği bir diğer sorun ise öğretim ve eğitim sorunumuzdur. Akıl ve zeka özde çok farklı şeylerdir. Öğretim sistemimiz istikrarsızlığı-performansı bir yana tamamen zeka ve ezber odaklıdır. Akıl ve eleştirel bakış tamamen dışlanmıştır.
  • Zeki-cin gibi esnaf, siyasetçi veya devlet diyebiliyoruz da akıllı esnaf, siyasetçi veya sağduyulu devlet diyememekteyiz.
  • Zeka yarıştırmalı. Eğitim sistemimizi 2024 YKS sınav istatistikleri oldukça anlatıyor: 12 felsefe sorusundan ortalama doğru cevap oranı 1,9 ve 6 din sorusundan doğru cevap oranı 1,2…
  • Batı’daki ciddi okulların öncelik hedefi esasta sanat ve spor derken öğrenciye görgüyü yüklemektir.
  • İkinci hedefi ise nasıl düşüneceğini öğretebilmektir.
  • Kemalist devrimlerin görgü yönü başarılıydı. Ancak nasıl düşünmeliyiz veya eleştireceğiz zihniyet farkı sorusuna verdiği cevabın taşra sağcılığından pek farkı yoktu. Buna güzel örnek, Şevket Süreyya Aydemir “Suyu Arayan Adam” kitabında, hapishane hatıralarındaki, şapka devriminden önce hasır şapka giyen tutukluyu şapka giydiği için tartaklayan hâkimin, devrimden sonraki ilk duruşmada bu sefer de niçin şapka giymediği için tartaklama sahnesidir.
  • Osmanlı’nın endüstri devrimini kaçırdığı gibi ne yazık ki cumhuriyetimiz de ikinci yüzyılına girerken yapay zeka-dijital devrimi, kamu hazine yağması hedefli uydurma ideolojiler ve popülist beka tartışmaları ile kaçırmak üzeredir.
  • Hiç merak etmeyen, eleştirel düşünceye tolerans göstermeyen, müphemliğin siyah-beyaz dünyasında yeri olmayan filozof ve entelektüel çıkartamayan bir toplumun endüstri ve dijital bilimsel devrimlerinin ne olduğunu idrak etmesi beklenmemeli.

EPİSTEMİK TUZAK

  • Din ve bilim ikilemine esnafça al-sat yaklaşımı, göçebelik ve taşralılıktan kaynaklanan bilişsel çelişkiye-cognitive dissonanace (bilişsel çelişki) veya kendi kendimize kurduğumuz bir epistemik tuzağa bizleri çekmiştir.

ADALET

  • Ülkenin bir diğer temel sorunu tabii ki adalettir. Ülkemizde yazılı olmayan bir sözlü kültürün varlığı, “sen bana güvenmiyor musun abi” mantığı, hesap sorulmasının-verilmesinin bir utanç olarak algılanması, güçlerin karşılıklı sınırlanamaması adalet ve refah sorununun özünü teşkil etmekte. Batı’da hâkim ve savcılar bir hayat mekanizması deneyiminden sonra öğretime alınırken bizde ise doğrudan devam zorunluluğu olmayan fakültelerde sosyalleşemeden mekanizmanın içinde deneyimsiz aktörlere büyük sorumlulukların verilmektedir.
  • Ortak bir aidiyetin siyasilerce kişisel ikbal hırslarıyla tarihe ve ülkeye karşı sorumsuzca tahrip edilmesi, sürekli ötekileştirilenlerin arttırılması da kaygılandıran temel sorunlarımızdan biridir.

DEVLET AKLI

  • Post emperyal travmayı hâlâ atlatamamış bürokrasimiz ve kaygılı kurucu unsurlarımız sorunlara karşı yok et ve ertele dışında sağduyu ve akla dayanan çözümler üretememektedirler. Denetlenebilir bir sağduyulu derin devlet aklının inşasına acil ihtiyaç vardır. Bu emekli ve suça bulaşmış unsurlarla değil ancak milletin vicdanı ve sağduyusuyla inşa edilebilecek bir şeydir. Eşiğinde bulunduğumuz üçlü kriz yani devlet-kurumlar, değerler ve vasatlık krizi acil siyasi çözüm beklemektedir.
  • Kurumların, değerlerin işlemediği ve vasat altılığın hâkim olduğu bir sistem, Dr. Selçuk Şirin’in dediği gibi ne depreme ne orman yangınlarına ve ne de sığınmacı sorununa bir çözüm üretebilecektir.
  • Türkiye’nin ihyası mümkün müdür? Evet mümkündür ancak yürürlükteki mevzuat ve aktörler buna ikna edilmiş seçmen desteği ile müsaade etmemektedirler.

Kaynak: https://medyascope.tv/2024/07/20/tarik-celenk-yazdi-turkiyenin-ihyasi-mumkun-mu-ii/

 

MGTV ile Türk Dünyası

 

📅 9 Eylül Pazartesi
🇹🇷 Ankara saatiyle 21.00
🇦🇿 Bakü vaktiyle 22.00

🔽 Konuklar: Şair-Düşünür Levent Ağaoğlu, Uluslararası İlişkiler ve Dış politika Uzmanı Nejmeddin Özdemir

 

Konuklar: Türkiye-Azerbaycan Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. İbrahim Öztek, Şair-Düşünür Levent Ağaoğlu

Tanzimat, Meşrutiyet ve Cumhuriyet

Tanzimat Fermanının yayınlanmasından (1839) Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk‘ün vefatına (1938) kadar olan yüzyıllık dönemde Türkiye’nin geçildiği çalkantılar ve değişimler bu döneme yeniden bakışımızı zorunlu kılmaktadır.

19. yüzyıl ile birlikte çöküş süreci hızlanan Osmanlı İmparatorluğu çare olarak 1839 yılında Tanzimat’ı ve ardından da 1876 yılında birinci Meşrutiyeti uygulamaya başlamıştı. Her ikisine de Mutlakiyetin tepkisi gecikmemiş ve Sultan Abdülhamid Meşrutiyet daha henüz bir yılını doldurmadan İstibdad (Mutlakiyet) idaresini uygulamaya başlamış ve 33 yıl boyunca idame ettirmiştir.

Ardından 1909 yılında başlatılan ikinci Meşrutiyet de sorunlara çözüm getirememiş ve birinci Dünya Savaşı ile birlikte çöküşü daha da hızlanan İmparatorluk 1918 sonlarında tarihe karışmıştı.

Cumhuriyet idaresi ise bir Osmanlı paşası olan Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı sürecinde zihninde canlanan yegane bir çözüm süreciydi ve fikri olarak taraftarları olmamasına karşın 1923 sonlarına doğru bu tasavvurunu Türkiye Cumhuriyeti olarak bizzat uygulamaya başlamıştı.

Bunun arkasında yatan sebep ise Kurtuluş Savaşı sürecinde halkın gücünün savaşın kazanılmasında oynadığı önemli rol idi. Halka olan güveni, ki sürekli halkın içinde bulunmaktaydı, bu fikrini uygulama konusunda özgüvenini arttırmaktaydı.

Bu şekilde Türkler 1000 yılı aşkın bir süreci kapsayan meclissiz yani halkın iradesinin tecelli etmediği mutlakiyet rejimleri silsilesini,  imparatorluklar, hanedanlar, hanlıklar dönemini terk ederek Cumhuriyet ile buluşmuşlardır. İkinci Dünya Savaşı’nın bitimi ile birlikte Cumhuriyet demokrasi ile taçlanacaktır.

Buradaki tayin edici özellik şudur ki Tanzimat ve Meşrutiyet idareleri karşıt bir fikir ile (bu sultanın saltanatı istibdadı da olabilir ya da parti istibdadı da olabilir) İstibdad ile neticelenmiş, buna karşın Cumhuriyet idaresi kurulduktan hemen hemen çeyrek asır sonra demokratik bir rejime yol açmıştı.

Bu anlamda Cumhuriyet sürecinde demokrasinin darbelerle kesintiye uğratılması ise Türkiye’nin içinde bulunduğu stratejik konumdan ötürü batının kontrolü elinden kaybetme kaygısı ile ilgilidir.

Her üç yönetim biçimine de süreklilik açısından bakıldığında Tanzimat ve Meşrutiyet 50 yılı dahi dolduramamış olmalarına rağmen Cumhuriyet yüzyıllık bir olgunluğa erişmiştir. Söz konusu süreklilik aslında Cumhuriyetin de çalkantılarla dolu bir dönem geçirmiş olmasına rağmen kalıcılığının göstergesidir. 1000 yıllık Mutlakiyet rejimlerinin  ardından Türkler, aslında gerçek özleri olan halka dayalı bir yönetim biçimine, Cumhuriyet’e kavuşmuşlardır.

Meşrutiyet, Cumhuriyet ve Özgürlük

Osmanlı İmparatorluğunda hanedanın, saltanatın yetkilerinin sınırlanmaya başlandığı 1876 meşrutiyeti ile canlanan, ardından tekrar kesintiye uğrayan ve ikinci meşrutiyetle yeniden canlanan ve tekrar kesintiye uğrayan son olarak da 1961 anayasası ile yaratılan özgürlükler ortamı, yıllar itibarı ile toplamı 34 yıllık bir süreyi kapsamaktadır.

Böylece toplamda 150 yıllık anayasal düzenimizin ancak %23’ü özgürlüklerin geniş olarak yorumlandığı bir döneme denk gelmektedir. Buradaki ana kesintilerin sebebi Saltanat dönemlerinde Sultanın geniş kapsamlı otoritesi ve Cumhuriyet döneminde ise arda ardına gelen darbelerdir ve bu darbeler de hep dış kaynaklıdır.

Zamanın bu denli %80 oranında baskı altına alındığı bir yönetim biçiminde tabii ki fikirler ortaya çıkamayacak ve bundan ötürü de ülkenin gelişimi güdük kalacaktır ve öyle de olmuştur.

Türkiye’den daha aşağı seviyelerde bulunan ülkeler Güney Kore örneğinde olduğu gibi Türkiye’yi gerilerinde bırakıp ilerleme yoluna devam etmişler ve milli gelirde büyük artışlar sağlamışlardır.

Türkiye ise bu baskıcı yönetim anlayışı ile birlikte kısır döngü olarak içinde debelendiği orta gelir tuzağından bir türlü kurtulamayacaktı.

Evet, Kızılelma Türklerin büyük bir ülküsüdür, ama Siyah Elma simgeli Apple fiili dünyanın en değerli şirketidir ve dünya imparatorluğunun altyapısını döşemiştir.

Lise ve üniversite sınavlarında alınan neticeler fen ve matematik dallarında çok düşük seviyelerdedir ve böyle bir eğitim altyapısıyla Türkiye’nin ileri doğru bir atılımı maalesef mümkün değildir.

Kurumsal Yapı: Roma İmparatorluğu ve Türkler

Roma İmparatorluğu’nun değişik coğrafyalarda hüküm süreleri

Anadolu halkları Roma imparatorluğu döneminde paganlığı terk edip Hristiyanlaşmaya başladılar fakat bu batının Katolik Hristiyanlığı değil doğunun Ortodoks Hristiyanlığı olmuştu. Roma imparatorluğu yıkıldıktan sonra gücünü Vatikan kilisesi devralmıştı. Bu, dünyayı yönetme misyonu idi Vatikan Arnavut Katolik İskender Bey üzerinden Osmanlı’ya savaş açmıştı fakat bu savaşı kaybetti.

Arnavutlar büyük ölçüde Müslümanlaştı ve Türkleşti. İskender Bey‘in mağlubiyetinden 500 yıl sonra bu sefer Vatikan, Türkler Libya’da Trablusgarp Savaşı ile meşgulken Arnavutlar üzerinden Balkanlar’da isyan çıkarttılar ve Türkler Balkan Savaşı’nı kaybettiler. Devamında ise Adalar Denizi’ndeki 12 ada önce İtalyanlar, ikinci Dünya Savaşından sonra ise Yunanlıların eline geçti. Son olarak da Güney Kıbrıs Rum kesimi Avrupa Birliği içerisine alınarak arka planda Vatikan kilisesi, Roma İmparatorluğu doğu Akdeniz sınırlarına uzanmış oldu.

Buradan çıkartacağımız netice şudur: Vatikan, kurumsallaştırdığı ve halkın iltifat ettiği Hristiyanlık dininin üzerinden Roma İmparatorluğu’nu yeniden ihdas etmiş ve Ortodoks ve Katolikleri ihdas ettiği Avrupa Birliği nezdinde bir araya getirmiştir

Konuya Türkler açısından yaklaştığımız da 500 yıl boyunca yaşadığımız hilafet deneyiminin neticesine geldiğimiz nokta bizler açıdan güçlü kurumsal yapının din olamayacağı gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Din bu anlamda bir birleştiricilik sağlayamamıştır.

Türklerin güçlü kurumsal geleneği Asya Avrupa ve Afrika kıtalarında yaşadıkları devlet örgütlenmesidir teşkilatçılıkları da, birleştiriciliği sağlayan devlet yapısıdır. Söz konusu devlet teşkilatlanması ve geleneği neticesinde, yapıyı zayıflatan hilafet ve saltanat engelleri ortadan kaldırılmış ve birinci Meşrutiyet ile başlayan Meclisi Mebusan kurumsal yapısı, 1923 cumhuriyeti ile birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak kurumsal yapı haline gelmiştir.
Géza depicted on the lower part, or Corona Graeca, of the Holy Crown of Hungary with the Greek inscription ΓΕΩΒΙΤΖΑϹ ΠΙΣΤΟϹ ΚΡΑΛΗϹ ΤΟΥΡΚΙΑϹ GEOVITZAS PISTOS KRALIS…
https://www.youtube.com/watch?v=6Ubsra8AeJ4&t=48s 13 Mar 2022 Avrasya Bir Vakfı yönetim kurulu üyesi Levent Ağaoğlu beyin sorusu, önce size şunları yazmış. “Milattan önce 500’lerde Anadolu’da Herodot tarafından TURKAE olarak…

“En büyük hakikat Türkiye Büyük Millet Meclisidir”

Mustafa Kemal Atatürk

“En büyük hakikat Türkiye Büyük Millet Meclisidir” Mustafa Kemal Atatürk

Arnavutların ulusal kahramanı Skanderbeg, Türklerle savaşan bir Hıristiyandı ama Arnavutlar yine de Müslüman ve Türkofil oldular. Hiç utanmıyorlar mı? Skanderbeg Türklerle boşuna savaştığını bilseydi ne derdi? HEX Agon, Quora

 

Sorular: Aradaki fark nedir?

Anadoluluların Helenler ve Romalılar tarafından istila edilmesi; ardından tüm Paganların (Helenler, Anadolulular, Balkanlılar) yüzyıllar boyunca Roma kilisesinin baskılarına karşı savaşması; ama sonunda tüm bu halklardan hayatta kalanların bugün sadık “Ortodoks Yunanlılar” haline gelmesi?

Yüzyıllar boyunca Batı Roma ile savaşan, ancak bugün Hıristiyanlığa dönen ve Roma imparatorluğuna medeniyetlerinin kökeni olarak saygı duyan Pagan Germen kabileleri?
Katolikler, Ortodokslar ve Protestanlar var oldukları ilk günden beri birbirlerini yok etmek için savaşırken bugün en iyi müttefikler gibi mi davranıyorlar?

Latinleşmiş Fransa, İspanya, Portekiz, Güney Amerika ve tüm Slavlaşmış, İranlaşmış, Araplaşmış halkların kendilerine zorla dayatılan mevcut kimliklerini, dinlerini ve dillerini benimsemeleri gibi mi?

En Güvenli Yol

Arnavutların gerçekten “Türkofil” olduğunu düşünmüyorum. Siz sadece muhtemelen insanların iyi geçinmesine tahammül edemiyorsunuz. Sorun da bu zaten.

Ancak bir gerçek var ki, halklar yoluna devam eder ve doğru düşünen insanlar kendilerine dayatılan tarihsel nefrete takılıp kalmak yerine yaralarının iyileşmesine izin verir ve bu eski kinin çağdaş ilişkilerini ele geçirmesine ve yönetmesine izin verir.

Bu gerçekten sağlıklı değil. Çünkü hiç kimse Skanderberg’i gerçekten hatırlayamaz. Sadece kendilerine öğretilenleri bilirler ve bize öğretilenler de genellikle manipülatif propagandadır.

Dolayısıyla en güvenli yol, tarih ile bugünkü ilişkileri birbirinden ayrı tutmaktır. Çünkü bugün yaşayan bir Türk‘ün Orta Çağ’da olanlarla hiçbir ilgisi yoktur. Eğer aksini düşünüyorsanız, siz de bu propagandanın bir kurbanı olmalısınız. Sizin de iyileşmeniz gerekiyor.

Hex Agon, Quora

LEVENT AĞAOĞLU: TÜRKİYE, ÇİN-HONG KONG MODELİ GİBİ KIBRIS’LA BİRLEŞMELİDİR…

Kıbrıs 1974-2024

Z Şiiri Seslendirilmiş Video (tıklayın)

 

Kıbrıs Türk kesiminin haritasına baktığımızda Karpaz Yarımadası şekli bize iki gerçeği hatırlatmaktadır;

1 işaret parmağı şeklindedir ve Kıbrıs- Afrin Hattını zihnimizde canlandırmaktadır ki kuzey Suriye’den gelen tehlikeye işaret etmektedir. Kıbrıs’a yerleşemeyen ABD Kuzey Suriye’ye yerleşerek kendisine alan açmıştır.

2 bu sefer, bu işaret parmağını düşmanı hedef alan bir savunma silahı şeklinde gözünüzde canlandırabilirsiniz.

FIRSATLAR

  • Kıbrıs Dünyanın Merkezidir.
  • Düşünce Adası.
  • Kıbrıs-Afrin Hattı.
  • Tanınma /

TEHDİTLER

  • Enosis.
  • Avrupa Birliği

STRATEJİLER

  • Türkiye ile Birleşme/
  • Adalar Denizi Vilayeti.
  • Yeniden Birleşme Kavramı: Hong Kong. Makau. Tayvan. Çin ile birleşme.
  • Hong Kong ve Kıbrıs İngiltere’ye 19.yüzyılda kiralanmıştır.
  • Büyük Akdeniz Birliği.
  • Jeopolitik Zemin: Afrika- Afrasya. İpek

Tiyatro Yazıları

Şehir Tiyatroları 81 şehir

Tiyatronun Gücü Levent Ağaoğlu – 30/04/20240 Yaşar Yılmaz ve Antik Tiyatrolar Levent Ağaoğlu – 18/11/20230 TESPİT: Yaşar Yılmaz ve Antik Tiyatrolar. Yaşar Yılmaz, Antik Tiyatroları mercek altına aldı: Anadolu mühendisliğinin…

Tiyatronun Gücü

Yaşar Yılmaz ve Antik Tiyatrolar Levent Ağaoğlu – 18/11/20230 TESPİT: Yaşar Yılmaz ve Antik Tiyatrolar. Yaşar Yılmaz, Antik Tiyatroları mercek altına aldı: Anadolu mühendisliğinin görkemli yapıları 19.12.2022 -…

Türkiye “antik tiyatro” zengini bir ülke.

https://kulturenvanteri.com/tr/arastir/d/?_ara=antik+tiyatro Türkiye “antik tiyatro” zengini bir ülke. 133 tanesini işaretledik. Efes en büyüğü iken, Aspendos en iyi korunanı, Pergamon en dik açılı, Termessos ise en…

Yaşar Yılmaz ve Antik Tiyatrolar

TESPİT: Yaşar Yılmaz ve Antik Tiyatrolar. Yaşar Yılmaz, Antik Tiyatroları mercek altına aldı: Anadolu mühendisliğinin görkemli yapıları 19.12.2022 – 01:00 | Son Güncellenme: 19.12.2022 – 01:01 Kitabında 116 antik…

Tiyatro ve Şiir: Güç sanatları

Filozoflar tiyatroyu şiir sanatının bir türü olarak değerlendirmektedirler. Aslolan sözdür. Şiirdeki söz ise tiyatro yolu ile aksiyon kazanmaktadır. O halde Türklerin ustası oldukları sözlü…

Demokrasinin Beşiği Anadolu Tiyatroları…

TESPİT: Yaşar Yılmaz hocamız Anadolu’daki antik tiyatrolar konusunda ülkemizde de yandaşları çokça bulunan batı ve yunan tezlerinin aksine kendimize ait olan bir tez geliştirmiştir….

Zihin Yazıları

Zihin Yapısı

Bugün, 25 yıl öncesinin tüm hastalıkları nüksetti ve mevcut iktidarın zihin yapısı, eski koalisyonun düşünce tarzına büründü. Biliyoruz (ama söylemiyor, ancak söyleniyoruz) bu iktidarın…

Zihin Hazinelerimiz

  Oğuz Kağan Mete Han Bilge Tonyukuk Ebu Hanife Farabi Harezmi Maturidi İbni Sina Kaşgarlı Mahmud: Divanı Lügatit Türk Yusuf Has Hacip: Kutadgu Bilig Ahmed Yesevi: Divanı…

Bilge Tonyukuk Yazıları: Zaman. Zemin. Zihin. Sonuç

 Evlâd-ı Fâtihân ana babanın evlâdı olarak Fâtih’te, Vakıf Gureba’da doğdu (1958), “Pâyidâr ol evlâdım” diyen büyüklerinin ellerini öperek Mutemet Sokak’da ve Akşemsettin’de büyüdü. Payitaht…

Yapay Zeka – Yaratıcı Zeka ve Zihin Akışı

Zihnimde oluşan sorular beni sürekli yazmaya yönlendiriyor. Yazarken değişik bir teknik uyguluyorum. Cep telefonumun notlar bölümüne konuşuyorum, ben konuşurken otomatik olarak konuştuklarımı yazmaya başlıyor,…

Zihin, Erol Göka

Zihin, Erol Göka

Zaman zemin zihin

Zaman zemin zemin ilişkisinde aslolan zeminde yani sahadaki hareketlilik gezginlik ve dinamizmdir. Zeminde, sahada tecrübe edilenlerin geçmiş zamanda ilişkilendirilmesi neticesinde zihinde de yansımalar ve…

Zihin, Ali Akar

https://www.youtube.com/watch?v=xMkOka_lQTQ   Türkçe üstün bir metafor dilidir. “Yılan kırkmak” deyimi bunun en güzel örneğidir. Deyim, “çıkar uğruna her türlü tehlikeyi göze almak” anlamına gelir. Bu eylem…