|
Atatürk is a human being and he is mortal. Prof Dr. Hikmet Özdemir |
|
Atatürk is a human being and he is mortal. Prof Dr. Hikmet Özdemir |
Bilge Tonyukuk (641-724)
Bilge Tonyukuk (641-724)
https://www.slideshare.net/lagaoglu1/presentations
| 1. Karidesler ve köpek balıkları | Shrimps and sharks |
| 2. Hegel felsefesinde devlet | State in Hegel’s philosophy |
| 3. Hegel quotes on state | Hegel quotes on state |
| 4. Çin Sun Tzu sayılarla savas sanatı | Chinese Sun Tzu art of war with numbers |
| 5. Çin kurucu ilkeler 2 Sun Tzu sunum | Chinese founding principles 2 Sun Tzu presentation |
| 6. Çin kurucu ilkeler 1 küresel rekabet gücü | China founding principles 1 global competitiveness |
| 7. Ataturk ve Sun Tzu karsilastirmali savas sanatı | Ataturk and Sun Tzu comparative art of war |
| 8. Atatürk’ün yenilikcilik ve inovasyon referanslari | Atatürk’s innovation and innovation references |
| 9. Atatürk ve yenilikçilik | Ataturk and innovation |
| 10. Atatürk ve cumhuriyetçilik düşüncesi | Ataturk and the idea of republicanism |
| 11. Bilge Tonyukuk | Bilge Tonyukuk |
| 12. Tonyukuk Bilge Güç | Tonyukuk Wise Power |
| 13. Rumeli ve Fuat Balkan | Rumeli and Fuat Balkan |
| 14. Rumeli Türk Evleri | Rumeli Turkish Houses |
| 15. Rumeli Su Kültürü Kosova Çeşmeleri | Rumeli Aquaculture Kosovo Fountains |
| 16. Kanton (Çin) modeli | Canton (China) model |
| 17. İş Dünyası yonetim ve bilgi Türk yonetim felsefesi | Business World management and knowledge Turkish management philosophy |
| 18. İş Dünyası ve Çay Bardağı | Business and Tea Cup |
| 19. Inovatif Pazarlar ve İhracat | Innovative Markets and Export |
| 20. Inovasyon ve Japonya | Innovation and Japan |
| 21. Drucker and Innovation | Drucker and Innovation |
| 22. İnovasyon Drucker’ın İnovasyon Metodolojisi | Innovation Drucker’s Innovation Methodology |
| 23. İNOVASYON SİSTEMATİĞİ | INNOVATION SYSTEMATICS |
| 24. Tersine İnovasyon Hindistan Örneği Vijan Govindarajan | The Case of Reverse Innovation India Vijan Govindarajan |
| 25. Hong Konglu Fotoğrafçı Gözüyle Türkler | Turks Through the Eyes of a Hong Kong Photographer |
| 26. Deneyimlerim İhracatta 35+Yıl | My Experiences 35+ Years in Export |
| 27. Bölgesel pazarlar | Regional markets |
| 28. İpek Yolu | Silk Road |
| 29. Careers and Experiences in International Business | Careers and Experiences in International Business |
| 30. Information Quotes | Information Quotes |
| 31. Knowledge Quotes | Knowledge Quotes |
| 32. Leadership Quotes | Leadership Quotes |
| 33. Management Quotes | Management Quotes |
| 34. Quotes of Thinking,Thoughts and Ideas | Quotes of Thinking,Thoughts and Ideas |
| 35. Shrimps and Jaws | Shrimps and Jaws |
| 36. JAPONYA VE İNOVASYON | JAPAN AND INNOVATION |
| 37. Deneyi̇mleri̇m: İhracatta 30+ Yıl, İhracatta İnovatif Pazarlar | My Experience: 30+ Years in Export, Innovative Markets in Export |
Cin sun tzu sayilarla savas s…
Cin kurucu ilkeler 2 sun tzu …
Cin kurucu ilkeler 1 kuresel …
Ataturk ve sun tzu karsilasti…
Ataturk’un yenilikcilik ve in…
Ataturk ve yenilikcilik
Ataturk ve cumhuriyetcilik du…
BilgeTonyukuk1
Tonyukuk Bilge Güç
Rumeli Türk Evleri
Rumeli Su Kültürü Kosova Çeşm…
Is dunyasi yonetim ve bilgi t…
Iş Dünyası ve Çay Bardağı
Inovatif Pazarlar ve İhracat
Tersine İnovasyon Hindistan Ö…
Hong Konglu Fotoğrafçı Gözüyl…
Careers and Experiences in In…
Quotes of Thinking,Thoughts a…
Deneyi̇mleri̇m:İhracatta 30+ …


TÜYAFED Software Developers Federation is an umbrella organization established in 2021 by associations operating in the Software and Informatics sector.
TÜYAFED attended IMEX: Technology and IT Exhibition held in a 25.000-m2 area in the Istanbul Exhibition Center of October 13-16 together with all the segments of the sector.
At the exhibition TÜYAFED stand launched three simulators MADE IN TURKEY innovative products for the attention of the young technology lovers especially.
Foreign and domestic visitors and exhibitors were hosted at TÜYAFED stand with warm welcome.
hosted the visitors at TUYAFED stand.

Mehmet Serhat Kurt of YOUNG TUYAFED also launched CodeBank& Codestock Project at the Conference.

Software industry agenda and E-Turquality Export Supports

Global and Turkey Agenda of Information and Technology in the New Digital. Common Technology Ecosystem

Okay Deprem has recently started articles at Federal News Agency in Russia.
Turkish journalist – correspondent – political scientist and public figure
https://riafan.ru/bloggers/okai_deprem
MS 125 Roma İmparatorluğu Savunma Üsleri Haritası
Hadrianus zamanı MS 125 Roma İmparatorluğu.
Sarı noktalar savunma üsleridir. Toplam 28 savunma üssünün 19 tanesi Osmanlı Coğrafyasında. Yeşil renk ile bir hat şeklinde birleştirince böyle bir görüntü çıktı ortaya.
İtalya (Ravenna, Napoli), Mısır (İskenderiye) ve Fransa’da (Gesiriacum) ise büyük deniz üsleri vardı.
Antik Roma’nın günümüzdeki temsilcileri hangi ülkelerdir?
ROMA 1.2.3
Dünyanın en uzun süreli imparatorluğu olan Roma İmparatorluğu tarihte üç kez ortaya çıkmıştır. Birincisi Roma şehri merkezli olarak kurulmuş, daha sonra İstanbul merkezli olarak doğu Roma İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu şeklinde devam etmiştir. Birinci Roma paganizmi ile başlayıp Katoliklik ile devam ettirilmeye çalışılmış, ikinci Roma ise İstanbul’da Ortodoksluk temelli olarak 1000 yılı aşkın bir süre devam etmiş, üçüncü Roma ise 500 yıla yakın İstanbul merkezli olarak hayatiyet bulmuştur. Osmanlı imparatorları kendilerine aynı zamanda Roma imparatoru Kaiser olarak adlandırırlardı.
Fakat her nasılsa tarihi gerçekleri tahrif etmek konusunda usta olan Avrupa ideolojisi, kendi barbar kavimleri olan, Gotlar, Vandallar, Lombardlar, Franklar, Jütler ve Saksonlar gibi “barbar” kavimler sayesinde ortadan kaldırdığı Roma İmparatorluğu’nun mirasını Katoliklik üzerinden yeniden inşa etmiş, adında Roma olan imparatorluklar kurmuş, sonunda da Avrupa birliği ideolojisini Roma ile temellendirmiştir. 25 Mart 1957 tarihinde imzalanan Roma Antlaşması ile Avrupa Birliği kurulmuştur.
Daha sonra bu Katolik Kilisesi İstanbul’daki Ortodoks Roma’yı işgal etmiş feci şekilde yağmalamıştır. Buradan gelişen ise Katoliklik ve Ortodoksluk arasındaki husumettir.
Türk İmparatorluğu ise üçüncü Roma‘yı inşa ve ihya etmiştir. Bunun neticesinde savunmaya çekilen Avrupa ise Osmanlı’nın İslam medeniyeti ağırlıklı olarak ve eski Roma anlayışına da uygun olarak dinleri ve dilleri bir arada yaşatma anlayış ve felsefesine karşı daha da içine kapanmış Feodalite bencilliğini derinleştirmiştir. Feodal anlayıştan bir birlik ve imparatorluk çıkması imkânsızdır. İşte günümüzde olan da budur.
Üçüncü Roma olan Osmanlı döneminde de aynen birinci ve ikinci Roma’da olduğu gibi merkez doğu Akdeniz’dir. Mimari eserler hep doğu Akdeniz’de yapılmıştır. Roma Hukuku Justinianus tarafından Ortodoks Roma’da beş yüzlü yıllarda yazılırken, Ayasofya kilisesi de yine İstanbul’da inşa edilmiş zamanının en geniş kubbeli dini yapısıdır. Daha sonra Fatih kanunnameleri ile başlayan süreçte Justinianus gibi Kanuni olarak adlandırılan bir padişah tarafından en tepeye çıkarılmıştır. Tebaasını ehli kitap olarak adlandırılmış bütün semavi dinlerden olan insanları şemsiyesi altında barındırmıştır. Bu anlayışlar Avrupa’nın feodal, menfaatçi ve bencil ideolojisine son derece uzaktır.
Antik dönem barbar Avrupası mimari eserlerle bezeli değildir, olanlar da cüzi miktarda Roma İmparatorluğu tarafından İtalya ve Yunanistan ağırlıklı olarak gerçekleştirilmiştir. Avrupa’nın batısında ise bu tarz eserlere ancak tek tük rastlanabilmektedir. (Roma ve Akdeniz)
TÜRKİYE’DEKİ ROMA
Türkiye‘deki Lejyoner Üsleri. Tüm üsler Fırat (Fırat) nehri çevresindedir.
20 Satala
21 Melitone
22 Samosata
23 Zeugma
Batı Anadolu’da neden üs yok? Batı Anadolu savunulamaz bir bölge mi?
Mare Nostrum’un denizcilik anlayışı. Batı ve Doğu Akdeniz farkı Roma’nın savunma üslerinin dağılımı üzerinden çok net ortaya çıkıyor. Bu haritayı çok sevdim.
Akdeniz zaten Roma’nın iç denizidir. Akdeniz’in dış çeperinde 24.25.26.27.28.29.30 numara ile Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika kıyılarında yer alan 7 üssü bulunmaktadır.
125 tarihli Roma İmparatorluğu haritasında, Karadeniz-Doğu Akdeniz hattında, Trabzon civarındaki Satala antik kentinden başlayıp İskenderiye’ye kadar uzanan 10 lejyoner üssü bulunmaktadır.
Tuna boyundaki 10 üssü de dahil edersek, İmparatorluktaki 30 üssün 20’si Tuna-Fırat-Nil hattında.
ROMA, Karadeniz üzerinden Tuna ve Fırat hatlarını birbirine bağlarken, Doğu Akdeniz üzerinden Fırat ve Nil hatlarını da birbirine kenetledi. Ve Akdeniz’i iç deniz (Mare Internum) olarak adlandırdı.
Batı Akdeniz’de Cezayir’de sadece bir üs var.
Doğu Akdeniz odaklı ROMA’nın ne kadar önemli bir stratejik girişimi.
ROMA’NIN DEHASI
Roma İmparatorluğu lejyoner üsler haritası. Yıl 125. Çok enteresan bir stratejik harita. Aynı stratejiyi İngilizler uyguladı. Evet, dünyanın tamamına yaydılar. Malatya da Roma üssü. Sarı renkliler: Üsler. 30 adet Roma lejyoner üslerinden 10 tanesi Tuna nehri boylarında. Osmanlı ise Tuna’yı kaybedince imparatorluk gitmişti.
Roma İmparatorluğu’nun Tuna ve Fırat ile oluşturduğu Lejyoner Üsler stratejisi.
KISSA: 125 tarihli Roma İmparatorluğu haritasında Trabzon civarındaki Satala antik kentinden başlayarak İskenderiye’ye kadar Karadeniz-Doğu Akdeniz hattında 10 adet lejyoner üs var. 10 tane de Tuna boyundaki üssü katarsak İmparatorluktaki 30 üssün 20 tanesi Tuna-Fırat-Nil hattında.
Roma; Tuna ve Fırat hatlarını Karadeniz üzerinden birleştirirken, Fırat ve Nil hatlarını da Doğu Akdeniz üzerinden birbirine kenetlemiş. Akdeniz’i de iç deniz (Mare İnternum) olarak adlandırmış.
HİSSE: Doğu Akdeniz tezinin ne denli önemli bir stratejik inisiyatif olduğudur.
Sarı kutucuklar: Üsler
Trabzon’dan inen savunma üsleri hattı Mısır İskenderiye’ye kadar uzanmaktadır. Fırat nehri bir savunma noktası demek ki. Ayrıca Tuna nehri üzerinde ve Ren nehri üzerinde savunma üsleri mevcuttur. İspanya’da sadece bir tane üs vardı. Türkiye’de dört tane, İngiltere’de üç tane üs vardır. Kuzey Afrika’da sadece Cezayir’de üs vardır. Mısır üssü doğu Akdeniz kapsamındadır.
Toplam: 28 üs
Netice olarak Roma İmparatorluğu için önemli olan Karadeniz-doğu Akdeniz hattıdır. Avrupa’daki üsler sayısı Karadeniz Akdeniz hattının yarısıdır sadece. Demek ki imparatorluğun kalbi Karadeniz-Akdeniz hattıdır.
SONUÇ: HANGİ ROMA?
12,000 yıllık yerleşim ve medeniyet tarihine sahip olan Türkiye açısından tarihin ve geçmişin önemi, gelecek ufuklarının tasarlanması ile ilgilidir. Bu çok uzun zaman diliminden bakıldığında geçmiş geleceğin aynası olmadır. O aynada gördüğümüz, göreceğimiz ise bu 12,000 yıllık zaman dilimindeki birikiminin zihinlerde geleceğe doğru taşınmasındır. Bu manada şu an batıda ABD ve AB kendilerini Roma’nın temsilcileri olarak lanse etmektedirler.
Hâlbuki doğu Akdeniz merkezli Roma medeniyetinin günümüzdeki temsilcisi, bölgede en uzun kıyılara sahip olan Türkiye’dir.
Roma medeniyetinin merkezi de bilgeliktir. Roman tarihte İstanbul’u dünya başkentine dönüştürmüş, Roma Hukuku İstanbul’da yazılmış, farklı dinlerden ve dillerden insanlar bir arada yaşatılmış, çağın en son yerleşim tekniği kullanılmıştır. Bunun farkında olan Osmanlı padişahları, kendilerini Kayser olarak adlandırmışladır.
Böl ve yönet politikasını esas alan batı ABD olsun AB olsun hiçbir zaman bilgelik temelli değildir, sadece menfaat merkezlidir. Osmanlılar ise ülkelerini Diyar-ı Rum olarak adlandırmışlar, Avrupa topraklarını ise Rumeli şeklinde isimlendirilmişlerdir.
Yollar, köprüler, hamamlar, kamu binaları ve Akdeniz’in ihtişamı Roma’nın mirasıdır, böl ve yönet politikalarını uygulayan batılı AB olsun ABD olsun hiçbir zaman böyle bir miras ortaya koyamamışlardır.
İtalya’da başlayan ve Türkiye topraklarında 20. asrın başlarında sona eren Roma İmparatorluğu’nun, son bulduğu topraklarda 4.kez yeniden canlanması konusu, Türkiye’nin gündeminde olmalıdır. Batının bu konulardaki bencil tavrı Osmanlıcılık yapıyorsunuz şeklindedir.
Saklamak istedikleri gerçek Osmanlı’nın Roma’nın ta kendisi olduğudur.
Tarihe ilgimiz zaten bölünmüş zaman kurgularına hapsedilmiş ve coğrafyalardan da kopuk. En çok exonym Türk dilinde var, açık ara öndeyiz ama o coğrafyalardan bihaberiz. Çin, 1978’den buyana 50 yıllık planı ile kendi hanedan tarihlerine takılmadan geleceği tasarlıyor: Made in China.
Roma Hukuku, Justinianus ile İstanbul‘da kodlanmıştır. Kanuni ile İstanbul şehri bu sefer de İslam Hukuku’nda aynı işlevi görmüştür.
KUTSAL BİLGİ, Doğu Roma dünyasında İstanbul‘da bir Kilise’nin adı iken (Hagia Sophia-Aya Sofya); Türklerde Devlet Yönetme Sanatı’dır (Kutadgu Bilig). Adlandırma aynı ama içerikler değindiğiniz metafizik/nesnellik zıtlığınca ayrışık.
İtalyanlar, Roma İmparatorluğu yolu ile dünyaya dillerini değil ama Latin Alfabesini kazandırdılar. Latince ölü bir dildir, ama Latin Alfabesi canlıdır, yaşamaktadır. İngilizler de tarihte o alfabeyi alıp kullanmaya başladılar. Fakat o alfabe üzerinden dünyaya dillerini de dikte ettiler.
Tabii, üzücü olan Batı’nın bize ait olan Roma mirasını sahiplenmesi. Bu çarpıtmayı izah eden cümleleriniz net bir tablo çıkartıyor önümüze. Siyaset tabirini de tam kullanacağımız yer burasıdır. Avrupa, Roma’nın mirasına hak etmediği halde çöktü ise bakalım siyaset üreterek bu mirası Doğu Akdeniz üzerinden geri alabilecek miyiz. Yazınızın son iki paragrafı bu anlamda umut aşılıyor. Roma İmparatorluğu’nun savunma stratejileri ezeli düşmanı olan Sasaniler’e (İran) karşı Türkiye sınırlarında şekillenmiştir. Özellikle Malatya ve Diyarbakır, Roma’nın sınır garnizonları idi. Roma Hukuku’nun yazıldığı yer Justinianus dönemi İstanbul‘udur. Geçmişten geleceğe emin adımlarla ilerleyelim.
Batı’da bir istikbal görmeyen Roma İmparatorluğu, başkentini İstanbul‘a taşımıştı. Avrupa’nın başkenti her zaman İstanbul olmuştur. Londinium’dan (Londra) Zerzevan Kalesine; ROMA’nın mirasçısıyız. Farkında olabilsek.
41.Paralel
Çizgimiz Tonyukuk’un doğduğu YunZhong ile İstanbul ve Roma arasındaki 41.Paralel’dir; 41 kere Maşallah’tır.
Bilge Güç Hattı, Sıfır Taşlarını birbirine bağlamaktadır. 41.enlem aynı zamanda gez-göz-arpacık çizgimizdir; batı-doğu arasındaki gidiş gelişlerimiz, her seferinde bizleri de daha zenginleştirecektir. Çizginin bir ucunda yer alan Çin ve diğer ucunda yeralan Avrupa bağlantıları yeni İpek Yolları ile imkânlarını sunmaktadır. Kalem ve Kılıçların Efendisi
395’de Roma çökerek İstanbul‘da yeniden kurulmamış mıydı? Orhun-Ötüken-Semerkant-Horasan-Bursa-İstanbul-Filibe-Üsküp-Roma kuzey ekseni, Kızıl Elma Roma’sında (İstanbul) Sıfır Taşı’na varır.
İtalya’da doğan Roma’nın yeniden doğumu Türkiye‘de gerçekleşmiştir ve devam etmektedir.
İyi Pazarlar sevgili dostlarım.
12.10.2022
Levent Ağaoğlu
Kütüphane:
https://www.booksonturkey.com/roman-empire-and-turkey/
Seref OGUZ
[email protected]
Education is the carrier and developer of intergenerational civilization. On the basis of a successful education lies fresh and clear communication. Alive; dynamic, continuous, from the cradle to the grave… Clear; Information transfer that will ensure the survival of living things that demand civilization.
In the words of Al-Jazari, the founder of cybernetics; “Any unrealized knowledge is somewhere between right and wrong.” In education, the main goal is to transfer knowledge to the individual with the right communication and to put it into practice, as well as to produce knowledge.
We see that there is a strong communication network in the DNA of successful models. After all, it is the communication skill that will carry the information from the source to the target minds and from there to the behaviors. It is vital to capture the perception and learning frequencies of the students, which are the subject of communication, as well as the quality of the educators.
I will present the findings on the technological transfer capacity of communication tools, how much information a person can obtain with which sense organ, and how fast they can write to temporary and permanent memory. A quarter of a century of studies has had striking results, and these findings will be the dominant determinant in the age of the metaverse.
In the metaverse universe, we will be able to see a multitude of new opportunities that can come into the hands of our mental being as well as our biological body. Newton was a genius who could weigh the world he lived in with thought experiments in his mental capacity. Today, in an environment where using the world of mind and going/coming between the metaverse and the bioverse (bodily dimension) will become systematic and easy, can we take learning to other dimensions?
We all know that there can be innumerable definitions of the Metaverse, and we are aware that as the topics change, they will be made in accordance with the subject.
In this context, it is appropriate to define Metaverse as “the new model of communication between people”.
First of all, 2D (pixel) websites, shopping sites, chat sites have developed and communication has flourished. Metaverse, on the other hand, offers us a new communication model with its 3-dimensional (voxel) aspect.
In particular, the Z generation comes as a generation that grows accustomed to 3D game interfaces instead of clicking in 2D spaces and advances to the future…
Well, besides the communication aspect, with which elements will Metaverse come into contact with the education sector?
For the first time in distance education, technology and education went beyond being equivalent to each other, almost overlapped, integrated and deeply touched each other. When the pandemic started to follow a downward trend around the world under the debates on whether this type of education should be permanent or not, Turkey generally preferred traditional education.
Some of the virtual courses that were thought to be permanent in the pandemic were not included in the sustainable curriculum.
While the year has come to 2022 and is moving towards the future, now; It is among the strong predictions that the concept of metaverse will create groundbreaking effects in the education sector.
Because it is predicted that education and technology will go beyond being in contact with each other thanks to the Metaverse and create a kind of intersection, and this intersection set will completely change the traditional education model.
………………………………………………………………………
İletişimin yeni yolu Metaverse, eğitim modeli olursa…
Şeref OĞUZ
[email protected]
Eğitim, nesiller arası uygarlık taşıyıcısı ve geliştiricisidir. Başarılı bir eğitimin temelinde ise diri ve duru iletişim yatar. Diri; dinamik, sürgit, beşikten mezara dek… Duru; uygarlık talebindeki canlıların var kalmasını sağlayacak bilgi aktarımı… Sibernetik biliminin kurucusu El Cezeri’nin ifadesiyle; “hayata geçirilmemiş her bilgi, doğru ile yanlış arasında bir yerdedir.” Eğitimde bilgiyi üretmek kadar onu doğru iletişimle bireye aktarmak ve hayata geçirmek, esas erektir.
Başarılı modellerin DNA’sında ise güçlü bir iletişim ağı olduğunu görüyoruz. Sonuçta bilgiyi kaynağından hedef zihinlere, oradan da davranışlara taşıyacak olan iletişim becerisidir. Eğitimcilerin nitelikli olması kadar, öğrencilerin iletişime konu olan algılama ve öğrenme frekanslarının yakalanması hayatidir.
İletişim araçlarının teknolojik aktarım kapasitesi ve insanın hangi duyu organıyla ne kadar bilgi edinebildiği, geçici ve kalıcı hafızaya hangi hızda yazabildiğine dair bulguları aktaracağım. Çeyrek asırlık çalışmalarda çarpıcı sonuçlar var ve metaverse çağında bu bulgular, başat belirleyici unsur olacaktır.
Metaverse evreninde biyolojik bedenimiz yanı sıra zihinsel varlığımızın eline geçebilecek yığınca yeni fırsatı görebileceğiz. Newton, üzerinde yaşadığı dünyayı, zihin kapasitesindeki düşünce deneyleriyle tartabilmiş bir dehaydı. Bugün zihin dünyasını kullanmanın ve metaverse ile biyoverse (bedensel boyut) arasında gidiş/gelişlerin sistematik ve kolay hale geleceği ortamda acaba bizler, öğrenmeyi başka boyutlara taşıyabilir miyiz?
Metaverse’ün sayısız tanımının olabileceğini artık hepimiz biliyoruz ve konular değiştikçe bunların da konuya uygun şekilde yapılacağının farkındayız… Bu bağlamda Metaverse’ü, “insanlar arasındaki iletişimin yeni modeli” olarak da tanımlamak yerindedir.
Öncelikle 2 boyutlu (piksel) internet siteleri, alış veriş siteleri, sohbet siteleri gelişme gösterdi ve iletişim; çağ atladı. Metaverse ise bizlere 3 boyutlu (Voksel) yönüyle yeni bir iletişim modelini sunuyor. Özellikle Z kuşağı 2 boyutlu alanlarda tıklamalar yerine, 3 boyutlu oyun arabirimlerine alışık olarak yetişen bir kuşak olarak geliyor ve geleceğe ilerliyor…
Peki, Metaverse iletişim yönünün yanı sıra hangi unsurları ile eğitim sektörüne temas ediyor/edecek?
Uzaktan eğitimde ilk kez teknoloji ve eğitim birbiriyle denk olmaktan öteye geçip, adeta örtüştü, bütünleşti, birbirine derinlemesine temas etti. Bu tip eğitim şekli “kalıcı olsun/olmasın” tartışmaları altında pandemi, dünya genelinde aşağı seyir izlemeye başlayınca, Türkiye genel olarak tercihini geleneksel eğitimden yana kullandı.
Pandemide kalıcı olması düşünülen bazı sanal derslerin hiçbiri sürdürülür müfredatta yer almadı.
Yıl 2022’ye gelmiş ve geleceğe doğru ilerliyorken şimdi; Metaverse kavramının eğitim sektöründe çığır açıcı etkiler yaratması kuvvetli öngörüler arasında yer alıyor. Zira eğitim ve teknolojinin Metaverse sayesinde bir birine temas etmiş olmanın ötesine geçerek bir nevi kesişim kümesi oluşturacağı ve bu oluşan kesişim kümesinin de geleneksel eğitim modelini baştan aşağıya değiştireceği öngörülüyor.
https://www.dunya.com/kose-yazisi/iletisimin-yeni-yolu-metaverse-egitim-modeli-olursa/671795
CULTURAL MAP OF TURKS
When we examine the map of the cultural artifacts of the Turks, we see that the map of Turkey expands towards the Balkans, Eastern Europe, the Crimean Peninsula, Mesopotamia and the Caucasus, and Iran.
Here, there is another area the size of Turkey. We also see areas where we have cultural artifacts in the form of blue beads in areas from Mexico to Sweden, from Sweden to South Africa, from South Africa to East Turkestan and China in other parts of the world.
However, when the areas around Turkey where cultural artifacts are located, which we attach particular importance to, are added, a more than doubled enlarged Turkey map emerges.
So, culturally, Turkey is a much larger structure than political Turkey.
The important thing is to develop projects based on these cultural map data in policy designs.
TÜRKLERİN KÜLTÜR HARİTASI
Türklerin kültür eserleri haritasını incelediğimizde, Türkiye haritasının Balkanlar, Doğu Avrupa, Kırım Yarımadası, Mezopotamya ve Kafkasya, İran yönüne doğru genişlediğini görüyoruz.
Asia is no longer “the land of lepers” for us, but we still have a long way to go to get to know it properly.
“If we had youtube channels called “Asia in Turkey” and “Turkey in Asia“, if there were interviews with Asians who settled in Turkey and Turks who settled in Asia, maybe it would be interesting to people and increase their interest in Asia.
If I had the opportunity, I would create an “award” with a prestigious selection committee for books/doctoral dissertations on Turkey and Asia written in Turkey. If the award was loaded, it would attract Asian qualified writers to Turkey studies and strengthen our lobby/perception before the elites of Asian societies.” (Prof Dr. Mehmet Akif Okur)
ASIA
…………………………….
West Asia
East Asia
South Asia
Southwest Asia (Middle East)
Southeast Asia (Asean)
North Asia
Oceania
Central Asia (Turkestan)
………………………………………
Asya artık “cüzzamlılar diyarı değil” bizim için ama doğru dürüst tanımak için çok yol almalıyız daha.
“Türkiye’deki Asya” ve “Asya’daki Türkiye” diye Youtube kanallarımız olsa, Türkiye’ye yerleşen Asyalılarla ve Asya’ya yerleşen Türklerle röportajlar olsa insanlara ilginç gelip Asya’ya ilgilerini arttırabilir belki.
Bir de imkanım olsa Asya’da yazılan Türkiye ve Türkiye’de yazılan Asya konulu kitaplarla/doktora tezleriyle ilgili, prestijli bir seçici heyete sahip “ödül” ihdas ederdim. Ödül yüklü olursa, zamanla Asyalı nitelikli yazarları Türkiye çalışmalarına çekebilir bizim lobimizi/Asya toplumlarının seçkinleri nezdindeki algımızı da kuvvetlendirirdi.” (Prof Dr Mehmet Akif Okur)
Asya
Batı Asya
Doğu Asya
Güney Asya
Güneybatı Asya (Ortadoğu)
Güneydoğu Asya (ASEAN)
Kuzey Asya
Orta Asya (Türkistan)
Nicholas Negroponte
Yörükler
Tonyukuk
DÜNYADA KONUŞULAN TÜRK DİLLERİ https://youtu.be/oP3_lPsweUs
YAZILIM, Şeref Oğuz