Home Blog Page 181

Cumhuriyet

Cumhuriyet, Orhun Yazıtlarında taşa yazılmış anayasanın birinci maddesinde ifadesini bulan Türk Bodun‘un, kurucu Atatürk’ün veciz tabiri ile tacidar ve diktatöre yer ve makam vermediği sistemin adıdır.

“Arkadaşlar! Türkiye devletinde ve Türkiye devletini kuran Türkiye halkında tacidar yoktur, diktatör yoktur! Tacidar yoktur ve olmayacaktır. Çünkü olamaz.

Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdani ve mevcudiyetidir. “ 1923 (Atatürk’ün S.D. I, S. 300)

Levendname: 🍀Time 🍀 Ground 🍀 Mind

🍀 LEVENDNAME 🍀

Zeminde ve zamanda hareketli olan zihin zengindir.

The mind, which is mobile in time and in space (ground) is rich.

🍀 LEVENDNAME 🍀

Zihin, zaman ve sahadaki hareketlilikle canlanır, aktive olur.

Mind is activated with movements in time and space (ground).

🍀 LEVENDNAME 🍀

Evrende hareketsiz hiçbir nesne, hiçbir cisim bulunmamaktadır. Hareketsizlik insana da depresyon bulaştıracaktır

There is no motionless object, no object in the universe. Inactivity will also infect people with depression.

🍀 LEVENDNAME 🍀

İzafiyet Teorisi; zaman, mekân ve hareket olaylarının birbirinden bağımsız olmadıklarını söyler.

The theory of relativity states that time, space and motion events are not independent of each other.

🍀 LEVENDNAME 🍀

Zaman harcamaz iseniz;
Zeminlerde de
Zihinlerde de
Zinhar yoksunuzdur

If you don’t spend the time;
Also on the field

in minds too
You are totally missing

🍀 LEVENDNAME 🍀

Sahada yoksanız, zihinlerde de yeriniz olamaz. Sizi kim tanır?

If you are not on the field, you cannot have a place in the minds. Who knows  and awares you?

Balkans 1389

God Lives Time, Turkish Orkhun Inscription AD 724

God lives in time, human beings are born to die.

Kül Tigin Inscription in Turkish Language AD 724,

Orkhun River Valley, MONGOLIA

 

100 Roman-Byzantine Works in Istanbul (A-Z)

 

Kaynak:  http://samblog.org/tematik-istanbul/

ROMAN & BYZANTINE WORKS IN ISTANBUL

This is the spatialization study of the book named 100 Roman and Byzantine Artifacts of Istanbul (Feride İmrana Altun, Istanbul’s Faces Series, Istanbul Metropolitan Municipality Kültür A.Ş. Publications, 2009), which deals with works that have survived from the Roman and Byzantine period. Prepared by: Muhammed Mazı, Istanbul Şehir University Department of History

                   100 ROMAN-BYZANTINE WORKS IN ISTANBUL ( A-Z )
                 ENGLISH                                                           TURKISH
Aetios Cistern Aetios Sarnıcı
Acropolis Akrapol
Golden Gate (Porta Aurea) Altın Kapı (Porta Aurea)
Anemas Dungeons Anemas Zindanları
Anemas dungeons Anemas zindanları
Antiochus Palace Antiokhos Sarayı
Arcadios Forum and Column Arkadios Forumu ve Sütunu
Arslanhane Arslanhane
Aspar Cistern Aspar Sarnıcı
Atik Mustafa Pasha Mosque Atik Mustafa Paşa Camii
Augusteion Square Augusteion Meydanı
Augusteion Square Augusteion Meydanı
Seneto Building in Augusteion Augusteion’daki Seneto Binası
Hagia Irene Museum Aya İrini Müzesi
Ayakapi Church Ayakapı Kilisesi
Hagia Sophia Museum Ayasofya Müzesi
St. Paulos Orphanage Aziz Paulos Yetimhanesi
Church of St. Polyeuktos Aziz Polyeuktos Kilisesi
St. Studios Monastery Ioannes Prodromos Church- Imrahor Ilyas Bey Mosque Aziz Studios Manastırı İoannes Prodromos Kilisesi- İmrahor İlyas Bey Cami
St. Euphemia Azize Euphemia
Church of St. Theodosia-Gül Mosque Azize Theodosia Kilisesi-Gül Cami
Balaban Agha Masjid Balaban Ağa Mescidi
Belgrade Gate (Porta Ksilokerkos) Belgrad Kapısı (Porta Ksilokerkos)
Beyazit Anonymous Basilicas Beyazıt Anonim Bazilikaları
Binbirdirek Cistern Binbirdirek Sarnıcı
Blachernai Gate (Kysloporta) Blakhernai Kapısı (Kysloporta)
Church of Our Lady of Blachernae and Holy Spring Blakhernai Meryem Kilisesi ve Ayazması
Blachernai Palace Blakhernai Sarayı
Moldavia Palace Boğdan Sarayı
Bukoleon Harbor Bukoleon Limanı
Bukoleon Palace Bukoleon Sarayı
Grand Palace Büyük Saray
Edirne Gate (Porta Kharsios) Edirne Kapı (Porta Kharsios)
Port of Eleutherios Eleutherios Limanı
Old Imaret Mosque-Pantepoptes Church of Christ Eski İmaret Camii-Pantepoptes İsa Kilisesi
Fatih Mosque- Church of the Holy Apostles Fatih Cami- Kutsal Havariler Kilisesi
Forum Amastrion Forum Amastrion
Forum Bovis (Aksaray Square) Forum Bovis (Aksaray Meydanı)
Column of the Goths Gotlar Sütunu
Hagios Makios (Altimarble) Cistern Hagios Makios (Altımermer) Sarnıcı
Golden Horn Walls Haliç Surları
Hebdemon (Fildami) Cistern Hebdemon (Fildamı) Sarnıcı
Heptaskalion Kaisarios Harbor Heptaskalion Kaisarios Limanı
Hippodrome Hipodrom
Hirami Ahmet Pasha Mosque-St. Ioannes Trullo Church Hirami Ahmet Paşa Cami-Aziz İoannes Trullo Kilisesi
Jesus Gate Masjid İsa Kapısı Mescidi
Jesus Philanthropos Monastery İsa Philanthropos Manastırı
Istanbul Land Walls / II. Theodosius Walls İstanbul Kara Surları / II. Theodosios Surları
Kasımağa Masjid Kasımağa Mescidi
Kefeli (Kefevi) Mosque Kefeli (Kefevi) Camii
Khora Monastery- Chora Museum Khora Manastırı- Kariye Müzesi
Maiden’s Tower Kız Kulesi
Church Mosque Kilise Cami
Constantine Forum and Column Konstantinos Forumu ve Sütunu
Konstantinos Lips Monastery-Fenari Isa Mosque Konstantinos Lips Manastırı-Fenari İsa Cami
St. Andreas Church in Krisis (Koca Mustafa Pasha Mosque, Sümbül Efendi Mosque) Krisis’teki Aziz Andreas Kilisesi (Koca Mustafa Paşa Camii, Sümbül Efendi Camii
Little Hagia Sophia-Sergios and Bakhos Church Küçük Ayasofya-Sergios ve Bakhos Kilisesi
Kynegion Kynegion
Church of Mary Kyriotissa (Kalenderhane Mosque) Kyriotissa Meryem Kilisesi (Kalenderhane Camii)
Lausos Palace Lausos Sarayı
Monastery Masjid (Mustafa Sergeant Mosque) Manastır Mescidi (Mustafa Çavuş Cami)
Mangana Palace Mangana Sarayı
St. Georgios Monastery in Mangan Mangan’daki Aziz Georgios Manastırı
Markianos Column Markianos Sütunu
Marmara Sea Walls Marmara Denizi Surları
Marble Tower Mermer Kule
Marble Tower Mermer Kule
Oak Road Mese Yolu
Mevlevihane Gate (Porta Rhegion) Mevlevihane Kapı (Porta Rhegion)
Million (Miliarium Aureum) Million (Miliarium Aureum)
Myrelaion Church-Bodrum Mosque Myrelaion Kilisesi-Bodrum Camii
necropolis Nekropol
Neorion Harbor Neorion Limanı
Rooms Mosque Odalar Camii
Church of Panagia Moukhliotissa (Bloody Church, Red Church) Panagia Moukhliotissa Kilisesi (Kanlı Kilise, Kızıl Kilise)
Church of Our Lady of Panachrantus Panakhrantus Meryem Kilisesi
Philadelphion Square Philadelphion Meydanı
Pulkheria Cistern Pulkheria Sarnıcı
Sampson Hospital Sampson Hastahanesi
Sancaktar Mosque Sancaktar Mescidi
Satryos Monastery Satryos Manastırı
Sekbanbaşı İbrahim Ağa Masjid Sekbanbaşı İbrahim Ağa Mescidi
Sepitimus Severus Portiki Sepitimus Severus Portiki
Silivri Gate (Porta Pege) Silivri Kapısı (Porta Pege)
Sinan Pasha Masjid Sinan Paşa Mescidi
Sophia Harbor Sophia Limanı
Stoa Basilica Stoa Bazilikası
Sulukule (Porta Pempton) Sulukule (Porta Pempton)
Sheikh Suleiman Masjid Şeyh Süleyman Mescidi
Tekfur Palace Tekfur Sarayı
Theodosius Forum and Column Theodosius Forumu ve Sutünü
Theotokos Chalkoprateia Theotokos Khalkoprateia
Theotokos Pammakaristos Monastery-Fethiye Mosque Theotokos Pammakaristos Manastırı-Fethiye Camii
Theotokos Peribleptos Monastery (Sulu Monastery) Theotokos Peribleptos Manastırı (Sulu Manastır)
Toklu Dede Mosque Toklu Dede Mescidi
Topkapi (Porta Romanos) Topkapı (Porta Romanos)
Topkapi Palace Basilicas Topkapı Sarayı Bazilikaları
Valens Aqueduct Valens Su Kemeri
Basilica Cistern Yerebatan Sarnıcı
Zeuxippos Bath Zeuksippos Hamamı
Zeyrek Mosque-Isa Pantocrator Monastery Zeyrek Camii-Pantokrator İsa Manastırı

 

İstanbul’un 100 Roma Bizans Eseri 

Latin alfabesi ile ilk Türkçe Sözlük 1641, Roma

Osmanlı döneminde basılmış bir Türkçe gramer sözlüğü.

Yıl 1641. Yani IV. Murat padişah.. Kitabın, daha doğrusu sözlüğün adı “Dittionario Della Lingua Italiana-Turchesca” -Interprete: Giovanni Molino. Basılan yer Roma. Bugün bile kullandığımız sözcükleri ve deyimleri Latince harflerle okuyoruz. İnceler misiniz lütfen!

Orijinal kitap Floransa’da müzede. Kopyaları var. Türkiye’de de yakın zamanda bu kitap basılmış durumda. Kitap Türkçe ders kitabı olarak basılmış İtalya’da. 1670’lerde yine İstanbul’da yaşamış bir İtalyan bu kitabı kopya ederek ama üzerine eklemeler düzeltmeler yaparak yeni bir “sözlük” daha basmış

Bu sözlükler üzerine dilcilerimiz araştırmalar yapmış. Dahası Hacettepe’de yüksek lisans tezi bile yazılmış (Fatih Kara, 2021).

Avrupalı, İtalyanlar, Osmanlı’ya Türk, Türkiye, Türkçe olarak bakmışlar hep. “Anne Türkler geliyor” korkusu dile getirilmiş “Osmanlı” değil.

“Türkçemizin Latin alfabesi ile yazım tarihinin ilk kez Atatürk ile başladığını zannederdim. İtalya’da basılan sözlükteki Türkçe kelimeler o kadar güzel, basit anlaşılıyor ki. Atatürk 1928’de yeni alfabeyi oluştururken 21 harfli Latinceye yeni harfler ekleyip 29 harfle, Türkçe kelimelerin İtalyanca karşılıklarının iç hecelerindeki iki, üç heceli ifadeyi tek harfe indirgemiş. Merkezine insan hayatının, doğanın rutin işleyişindeki ses ve görüntülerin insanın beş duyu organı algılaması ile benzeştiği, kök olarak yaşamla bu kadar birbirine benzediği bir başka dil yok gibi. Örneğin, bir güzelliği, neşeyi, sevgiyi, sevgiliyi ‘gül’ kökü ile türetmiş, gideceği yönü ‘hayatının kaynağı güneşe dönerek kendi doğal duruşu’ ve varlığı ile özdeşleştirmiş, işte “doğ” terim kökü doğaya, yaradanına duyulan saygının bir köküdür. Bunu gerçekleştirenlere sadece şükran borcumuzu ifade etmeliyiz!”  Şinasi Akay

 

(Kitabın kapağı.)

Kaynak: 

Roma İmparatorluğu’nun Kalbi Türkiye

Roman Emperors

Harita: Roma İmparatorlarının doğum yerleri (MÖ 27 – MS 1453)

1480 yıl süren Roma İmparatorluğu imparatorlarının %46,5’i TÜRKİYE topraklarında doğmuş.

Türkiye doğumlu Roma İmparatorları:

  • Yeşil = bir imparator 6
  • Sarı = iki imparator 2
  • Pembe = üç imparator 3
  • Turuncu = dört imparator 8
  • Kırmızı = kırk sekiz imparator 48

Türkiye’den toplam: 67 imparator

Toplam Roma İmparatoru: 144

67/144: %46,5

Toplam 144 Roma imparatorunun doğum yerleri arasında ilk sırada %46,5 ile Türkiye coğrafyası yer almaktadır.

Aşağıdaki paha biçilmez veriler ve ilgili harita Emanuele Rizzardi’den.

Augustus’tan Konstantin XI’e kadar tüm Roma imparatorlarının (MÖ 27-1453) doğum yerleri.

Harita: 

  • Mor = imparator yok
  • Yeşil = bir imparator
  • Sarı = iki imparator
  • Rosa = üç imparator
  • Turuncu = dört imparator
  • Kahverengi = dokuz imparator
  • Mavi = on dört imparator
  • Kırmızı = kırk sekiz imparator

İstanbul, Roma ve Sirmium imparatorların yaklaşık 2/3’ünün doğduğu şehirlerdir.

Mısır’dan ya da Britanya’dan gelmek şans getirmedi, çünkü egemen bile olmayan tek makro bölgeler onlar!

Kaynak: L’ultimo Paleologo – Emanuele Rizzardi

Nasıl ki Mısır geçmiş ile olan ilişkisini eski Mısır medeniyeti üzerinden ilerletiyor ise (ki Kahire Müzesini de de yakınlarda yenilemişlerdi) Türkiye neden Mısır’ın yaptığını yapamamaktadır Mısır, bu adamlar firavundur diye geçmişle ilişkisini reddetme yoluna gitmemiştir.

Aynı şekilde Türkiye’de bulunduğu topraklardaki geçmişiyle irtibatını 1480 yıl boyunca süren Roma İmparatorluğu üzerinden tesis etmelidir. Sadece Roma’nın devamı olan Osmanlı İmparatorluğu ile ilişkilenmek yeterli değildir. Türkiye coğrafyasının Roma mirası 2000 yıllıktır. Bu Türkiye’ye büyük bir tanıtım avantajı sağlayacaktır. Yunan lobisi, Ermeni lobisi gibi unsurlar anti Türk propaganda konusunda son derece reaktif ve ataktırlar. Türkiye’nin Roma mirası ile olan irtibatı kuvvetlendiğinde elleri boş kalacaktır.

Osmanlı üzerinden sürekli yeni Osmanlıcılık ile itham edilen Türkiye bakalım bu kez Yeni Romacılık ile itham edilecek midir?

Roma’nın mirasını üstlenen Avrupa’nın bugün Roma ile bir ilgisi bulunmamaktadır aslında. Avrupa Roma İmparatorluğu’nun merkezine değil periferisinde,  çevresinde olan bir coğrafya idi. Roma’nın merkezi doğu Akdeniz ve özellikle de Türkiye coğrafyasıydı.

Kuruluşundan itibaren ilk dört yüzyıl boyunca başkenti Roma olan imparatorluk, devam eden bin yıllık süreçte ise başkentini İstanbul olarak tespit etmişti. Roma Hukuku Justinianus zamanında İstanbul’da yazılmıştı, Roma’da yazılmamıştı.

Roma’nın mimari eserlerinin büyük bir çoğunluğu Türkiye coğrafyasında yer almaktadır. Avrupa, Roma İmparatorluğu’nun çevresinde yer alan bir coğrafya idi.

Hâlbuki Türkiye coğrafyası Roma İmparatorluğu’nun merkeziydi.

İstanbul Türklerin eline geçtikten sonra, Osmanlı İmparatorları kendilerini Kayser olarak adlandırılmakta idiler. Roma imparatorlarının yüzde 46,5 inin doğum yeri Türkiye topraklarında idi. Roma imparatorlarının mezarlarının yine çoğunluğu Türkiye topraklarında bulunmaktaydı. https://www.booksonturkey.com/roman-empire-starts-in-italy-then-restarts-and-ends-in-turkey/

Türkiye’de birçok şehirler Roma’dan kalan isimler ile anılmaktadır. Ankara, İstanbul, Kayseri, Sivas, Antalya saymakla bitmez. Bütün yollar Roma’ya çıkar sözü İstanbul’u ile ilişkilidir. Sıfır noktası Ayasofya civarında yer almaktaydı.

Ayasofya ile Kutadgu Bilig’in de anlamları aynıdır. Justinianus ile Kanuni’nin isimlerinin anlamları aynıdır adaleti temsil etmektedirler. Roma’nın temsil ettiği birliği Avrupa sağlayamamıştır, çünkü feodal zihniyet ile bu mümkün değildir. Halbuki Roma imparatorluğu ve ardından gelen Osmanlı İmparatorlukları 2000 yıl boyunca üç kıtada birliği devam ettirmiştir.

Batı 7/24 bir gözlem evidir sonsuzca çalışan bir radardır. Korkunun ecele faydası yok.  Batı bizden kültür varlıklarımızı arkeolojik eserleri aldı götürdü müzelerinde sergiliyor. Fakat sergilediği sadece kültür varlıkları değil.

British Museum’da sergilenen ürünlerden 74 bin adedi Türkiye’den götürülen arkeolojik eserlerdir ve Türkiye, sergilenen ürünlerin tarihi sahip ülkeleri sıralamasında 5.sırada yer almaktadır.

Image

Kaynak: https://twitter.com/simongerman600/status/1586464147113447427

Batı, ruhumuzu aldı götürdü. Bizim ruhumuz bir birlik felsefesi üzerinde oturuyordu. Diyarı Rum, Mevlana Celalettin-i Rumi, Rumi, Rumeli, Kayser, Erzurum, Rumeli Beylerbeyi dilimizdeki Roma kavramları. Ruhumuzu geri almalıyız. Aç gözlü olan Batı, birlik felsefesi güdemez. O bizim işimiz. Rumeli ve Doğu Avrupa’dan, Doğu Akdeniz ve Hint kıtasından başlayarak Birlik yolunda ilerlemeliyiz.

Hind-Avrupa tezi düzmecedir, yalandır. Ama ilk Hindolog, Özbek Türkü Biruni’den başlayarak Hind-Türk tezini gündeme alıp, Doğu Roma, Babür, Osmanlı diyarları birliğinin peşinde koşmalıyız.

İstanbul’un fethi ile birlikte iki küçük Bizans prensi Osmanlı tarafından devşirildi. Bu iki prens ilerleyen yıllarda karşımıza Mesih paşa ve Has Murat Paşa olarak çıkacak olan Paleologos hanedanı mensuplarıydılar. İki Bizans Prensi’nin devşirilerek Osmanlı yapılması, Fatih’in İstanbul’u alarak Osmanlı’yı Üçüncü Roma İmparatorluğu olarak dizayn ettiğinin somut bir delilidir.

İstanbul tarih içinde üç büyük imparatorluğa başkentlik yapmıştır. Roma İmparatoru Büyük Konstantinos, Roma İmparatorluğu’na yeni başkent ararken İstanbul’un Avrupa ve Asya arasındaki stratejik önemini ve doğal güzelliğini göz ardı etmeyerek onu “Nova Roma” olarak başkent ilan etmiştir. İstanbul’da (Nova Roma) başkent olma heyecanıyla birçok imar faaliyetlerinde bulunulmuştur. 11 Mayıs 330 tarihinde şehir törenlerle açılmıştır.

Bu tarihten sonra İstanbul’un başkent olma serüveni başlamıştır. Bu dönemden günümüze kadar ulaşabilmiş eserlerden kiliseler, saraylar, yollar ve meydanlar, anıt sütunlar, sosyal yapılar, su yapıları, limanlar, surlar, kuleler ve zindanlar ile İstanbul donatılmış durumdadır.

İSTANBUL’DA ROMA & BİZANS ESERLERİ
Roma ve Bizans döneminden günümüze kadar ulaşmış eserleri konu edinen İstanbul’un 100 Roma ve Bizans Eseri (Feride İmrana Altun, İstanbul’un Yüzleri Serisi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Yayınları, 2009) isimli kitabın mekansallaştırma çalışmasıdır.
Hazırlayan: Muhammed Mazı, İstanbul Şehir Üniversitesi Tarih Bölümü

Kaynak:  http://samblog.org/tematik-istanbul/

 

İstanbul’un 100 Roma Bizans Eseri 

Türkiye’nin Roma’nın kalbi olduğu gerçeğinin dünyaya anlatılması açısından atılabilecek adımları aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.

  • Roma ile İstanbul kardeş şehir olarak ilan edilmelidir. https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0talya_karde%C5%9F_%C5%9Fehirler_listesi
  • Latin alfabesi ile ilk Türkçe sözlük 1641 yılında Roma’da yazılmıştır. https://www.booksonturkey.com/latin-alfabesi-ile-ilk-turkce-sozluk-1641-roma/
  • Roma’nın lejyoner savunma hatları Karadeniz kıyısında Trabzon yakınlarından başlayarak Malatya ve Zeugma üzerinden, Mısır’ın İskenderiye limanına kadar uzanmaktaydı. Aynı şekilde Tuna üzerinden de bir savunma hattı söz konusu idi. Tuna, Fırat ve Nil nehirlerine kadar uzanan bu savunma hatları üzerinden Karadeniz, Akdeniz ile birleşirken merkez yine Türkiye idi.
  • Roma’nın en büyük pagan kültürü olan Mitras tarikatının merkezi Diyarbakır yakınlarında bulunan Zerzevan kalesiydi. Diyarbakır ile Mardin arasında, Çınar ilçesine bağlı Demirölçek mahallesi sınırları içinde yer alan tarihî yapı ve askerî yerleşim alanı, Roma İmparatorluğu döneminde sınır garnizonu olarak kullanılmıştır. https://www.booksonturkey.com/zerzevan-castle-roman-border-garrison/
  • Bütün bu anlattığımız hususların hiçbirisine Avrupa topraklarında rastlanmamaktadır. O zaman neden Avrupa Birliği “biz Roma’nın devamıyız” diye ortaya çıkmaktadır da Türkiye “hayır Roma bende devam etmektedir” tezini öne sürmemektedir.
  • Birleştiricilik, Avrupa’nın kimyasında olan bir husus değildir, Aristoteles üzerinden Eski Yunan düşüncesini devralan Avrupa siyasi düşüncesi böyle bir birleştirici tavır izlememektedir. Hâlbuki Türkiye iç Asya’dan getirdiği bilgeliği Roma bilgeliği ile birleştirmiştir. Türkiye’nin ilk yapması gereken Alman stratejisi ürünü Bizans tabirini devreden çıkartmak ve Roma terimini öne çıkartmaktır.
  • Türkiye’de yayınlanan kitapların çoğunluğu Roma tabirini esas alırken yine harita hatırı sayılır bir miktarda kitaplarda Bizans tabiri kullanılmaktadır. 29 Ekim 2022 tarihi itibariyle, Türkçede kapak isimleri Roma adını taşıyan 715 kitap, Bizans adını taşıyan ise 359 kitap yayınlanmıştır. Görüldüğü gibi yabancılaştırılma süreci yayınlar üzerinden de devam ettirilmektedir.

Roma

materyal türü (29.10.2022)

  • kitap 715
  • yazma eser 0
  • nadir eser 58
  • kitap dışı 6
  • süreli yayın 0
  • makale 682

Bizans

materyal türü (29.10.2022)

  • kitap 359
  • yazma eser 0
  • nadir eser 84
  • kitap dışı 23
  • süreli yayın 0
  • makale 578

https://kasif.mkutup.gov.tr/OpacArama.aspx?

  • Roma   Cumhuriyeti (MÖ 509 – MÖ 44)  Tarihçilerin Cumhuriyet deyimini ilk kez, milattan önceki yıllarda yer alan Etrüsk krallarının ülkeden çıkarılmasından sonra, Roma’da kurulan hükûmet için kullandığını görmekteyiz. Roma Cumhuriyeti, Antik Roma uygarlığında hükûmetin cumhuriyet şeklinde işlediği dönem. Geleneksel olarak MÖ 509 yılında krallığın devrilmesiyle başlayan dönemdir. Roma Cumhuriyeti, son iki yüzyılı sırasında, hem Fransa’nın kalanına hem de Makedonya ile Anadolu’nun büyük kısmına egemen oldu. Müthiş bir siyasi yapılanması vardır. Halkın sesini duyurduğu pleb meclisi ve aristokratlardan oluşan senato vardır. Bu aristokratlar cahil zenginler değil içlerinde Cicero, Cato The Elder gibi müthiş düşünürlerin olduğu (Platon’un arzuladığı gibi filozof bir kral yoksa da filozoflardan oluşan bir meclis var diyebiliriz) donanımlı asker ve idarecilerin olduğu bir meclis var. Akılla yönetilen ancak halkın sesinin de duyulduğu bir devlet yapılanması var. Bu sistem daha sonra hırslı adamların elinde yok olsa da Roma Cumhuriyeti gerek hukuku gerek devlet sistemiyle kendi muhteşemliği ile değilse de varolmayı sürdürmekte. Roma Cumhuriyeti MÖ 509 yılında kurulmuştur. Roma’nın ilk olarak Romulus tarafından kurulduğu MÖ 753 ile MÖ 509 arasında krallık dönemi yaşanmıştır. Cumhuriyet’in MÖ 44 yılında asi komutan Julius Caesar tarafından ele geçirilmesi ve kendisini imparator ilan etmesiyle ise fiilen Roma İmparatorluğu başlamış denilebilir. Bazı tarihçilerse MÖ 27 yılında Oktavianus’a Augustus ünvanı ile beraber geniş yetkiler verilmesi ile imparatorluk dönemini başlatırlar. https://eksisozluk.com/roma-cumhuriyeti–2619293?p=2
  • Cumhuriyet: Latince: Res Publica. Klâsik kullanımda “kamusal olan” anlamındadır. Bir topluluğa onların birleştirmek suretiyle halk olma özelliğini kazandıran, kamusal nesne anlamına gelir. Bu hâl monarşiye karşı, devlet başkanının halk tarafından seçildiği ve halk iradesince meşrulaştırıldığı devlet şekli anlamında kullanılmıştır.
  • Alman Krallığı (Kutsal-Roma Cermen İmparatorluğu) 1770’de de Bizans tabirini uydurarak, Osmanlı’nın Rumi (Doğu Roma) bağını kesme uğraşındaydı. Bizans, Almanların, Doğu Roma gerçeğini perdelemek için icat ettiği uydurma bir kavramdır. Avrasya da yine aynı şekilde Alman kavramıdır.
  • Eurasia (n.) 1881, from Euro- + Asia. First record of it in any language seems to be in H. Reusche’s “Handbuch der Geographie” (1858), but see Eurasian. Related: Eurasiatic (1863). https://www.etymonline.com/word/eurasia
  • Kendi kavramlarımız?

  • Bizans tabiri Alman stratejik düşüncesine ait olan böl yönet anlayışıdır. Bizim kavramlarımıza, terimlerimize karşı uygulanan bu bölücülüğün aynısını, biz Avrupa kavramları için de aynı karşı tavrı göstermeliyiz.
  • Roma hamamları geleneği Türkler tarafından da devam ettirilmiştir. Yıkanmayı bilmeyen Avrupalılar ise Roma Mirasını sahiplenmeyi çok iyi bilmişlerdir.
  • Selçuklular devletlerini Rum Selçuklu Sultanlığı olarak anarken, Osmanlılar kendi ülkelerini Diyar-ı Rum İmparatorluğu adlandırmışlar, Balkanlar’daki topraklarına da Rumeli adını vermişlerdir. Rumi olarak adlandırılan ise Mevlana Celalettin idi. Rumi’den kasıt Romalıdır, Anadolu topraklarıdır. Anadolu topraklarının Roma olarak, daha doğrusu Türkiye topraklarının Roma olarak anılmasına rağmen, daha sonra Avrupa bu tarihi kendi üzerine geçirmiş,  patentini kendi üzerine almıştır. O patenti geri almanın zamanıdır artık.
  • Osmanlı Rumeli’si ile Türkiye Cumhuriyeti’nin nüfusları birbirine eşittir. Bugün Türkiye’nin nüfusu kadar bir nüfus bizim geride bıraktığımız Rumeli topraklarında yaşıyor, bunlar bizden Batı tarafından söküldü.

Image

Kaynak: https://twitter.com/SonerCagaptay/status/1586456087640780801

  • Son Roma İmparatoru 11.Konstantin’in yeğenleri olan, ki vârislerdir aynı zamanda, daha sonra Osmanlı Türk imparatorluğunda Has Murat Paşa ve sadrazam Mesih Paşa olarak karşımıza çıkacaklardı. Osmanlı Türk imparatorluğu kendine olan güveni neticesinde Roma İmparatorluğu’nun kadrolarını kendi bünyesi içerisinde devam ettirmiştir.

Sadrazam Mesih Paşa                                     Murat Paşa Camii, Aksaray, İstanbul

Son Roma İmparatoru 11.Konstantin                  Sadrazam Mesih Paşa’nın Laleli’de                                                                                  kiliseden dönüştürdüğü Bodrum Camii

  • Roma mirasının Türklere yabancılaştırılması Bizans oyunları, Kahpe Bizans, Bizans Entrikaları, Bizans tekfuru, Bizantinist, Bizans İstanbul’u, Bizanslılar, Bizans İmparatorları, Bizans çalışmaları, Bizans Sanatı, Bizans Nümismatiği, Bizans Çalışmaları Araştırma Merkezi ve benzeri kavramlar üzerinden gerçekleştirilmiştir.

  • Üniversitelerdeki fakültelerdeki kürsüler Roma olarak değil Bizans olarak adlandırılmaktadır.
  • Türk sineması Yeşilçam bu konuda da halk yığınlarını etkileme konusunda önde gelen bir işlev görmüştür.
  • Dedelerimin ve atalarının terminolojisinden kopan Türkler, Roma tabirinin  aksine, Bizans terimini kullanmaya başlamışlardır. Önde gelen tarihçiler bu terimi kullanmaktan çekinmemektedirler. Semavi Eyice, Işıl Demirkent, İsmail Tokalak yazdıkları kitapları hep Bizans ile başlayan kapak isimleri vermişlerdir.
  • Bizans değil ROMA! Üçüncü Roma İmparatorluğu. https://www.booksonturkey.com/roman-empire-and-turkey/

 

Rusya-İngiltere Rekabeti

Ukrayna sahasında olan İngiltere-Rusya savaşıdır.

Türk-Yunan savaşı da aslında İngiltere-Rusya savaşı idi.

Taksim anıtında Rus general heykelleri, neticede İstanbul’u işgal eden İngilizlere verilen cevap idi.

 

Türk Romanlarında Rumeli ve Balkanlar

1 Necati Cumalı’nın romanlarında anlatılan kişiler Yaşar Kemal’in İnce Mehmet romanında anlatılan kişilerin ataları dedeleri, çünkü Rumeli ndeki Türkler hepsi yörük kökenlidir ve toroslardaki yörükler daha sonra Osmanlı tarafından Rumeli’ne iskan ettirilmiştir, 1400 lerden başlayarak.

2 Baba tarafından da dedemin soyu o tarihlerde Saruhan Beyliğinden Filibe’ye tuz yasağı nedeniyle iskan ettirilmiş soyadım da oradan geliyor. Rodoplar da gül ve tütün ticareti yaptığı için Aga imiş. Ağa değil. Zengin kişi anlamında.

3 Romancılarımız eğer Rumeli’yi anlatsalardı bizden de efsaneler çıkardı, misal Yüzükleriin Efendisi gibi  sinema filmi dahi olurdu. Efsane kişilikler çıkardı. Orhan Kemal’in bir tarafı Şumnu Bulgaristan, Sabahattin Ali ise Gümülcine Yunanistanlı, ama eserlerinde Rumeli yok.

4 Ayrıca Makedonya konusunda ve buna diğer balkan ülkelerini de ilave edebiliriz hepsinin dışarda parçaları vardır. mesela Makedonya o zamanki üç parça Vardar Makedonyası, Ege yunan Makedonyası ve Bulgaristan Prin Makedonyası. Ben bunu bugünkü dört ülkeye dağılmış durumdaki Kürtlerin kaderine benzettim. Makedonya sonunda üç parçalı olarak kalmaya devam etti. İMRO örgütü bu şekilde amacına ulaşamamış oldu. Tam tersine alabildiğine genişleyen bir Yunanistan çıktı ortaya. Osmanlı Makedonyasını da yutmuş bulunuyordu zaten.

5 Ayrıca 1902 yılında zirveye çıkan Makedonya ve Bulgaristandaki tehdiş hareketlerinin neticesinde konuyu inceleyen Osmanlı devleti, ayaklanmaların temelinde özellikle Bulgarların kurduğu jimnastik kulüplerinin yattığını düşünerek  1903 yılında Beşiktaş jimnastik kulübü’nü kurarak karşıt bir güç yaratma yoluna da gitmiştir.

TURK in the Tonyukuk Inscription

The year is 2008. The Chinese did that too. Bigger, Dragon-Shaped Airport From Vatican and Pentagon OK

It is the image of the “stands in the form of Turkish script with the Göktürk alphabet” in the area of ​​the II National Highland Festival, which was held in Ganja highlands with the support of the Ministry of Civilization of Azerbaijan on July 29, 2022.

Greetings to Azerbaijan, to the highlands of Ganja!

May the millet be sent to all Turkish dormitories!

In terms of promoting the Turkish identity in Turkestan countries, the Göktürk alphabet and the expression TURK in the Tonyukuk Inscription can replace the fragmented identities imposed by the Russians with similar practices in the Ganja and Azerbaijan Festival.

What do you think, dear friends?

TURK in the Tonyukuk Inscription

Why shouldn’t capital airports terminal buildings of Turk countries be like this?