Home Blog Page 171

İhracat Vizyonu

40 yıldır ihracat sektörünü meslek edinmiş bir profesyonelim. “İhracat Misyonu” ile 4 kıtada 33 ülkeye ihracat seferlerinde bulundum, Hong Kong’da da 5 yıl sürekli kaldım. İhracatçılık mesleğimden edindiğim bilgi ve tecrübelerin üzerinde düşünerek projeler ürettim.

2018 dünyada Ticaret Savaşları’nın ABD tarafından başlatıldığı yıldır. Çünkü önümüzdeki on yıl içinde 2028’e kadar Çin, dünya liderliğini ilan edecektir. 1978’de başlatılan Çin Liderlik Planı 50 yıllık süreyi kapsamaktadır ve 2028 yılında tamamlanacaktır. ABD’nin Nixon’un Çin ziyaretinden buyana uyguladığı Büyük Çin (Greater China) politikası 11/9 dan başlayarak tedricen terkedilmiş ve Ticaret Savaşları sürecine girilmiştir.

ABD’nin 6 Temmuz 2018’de uygulamaya koyduğu ek vergilerle, ticaret savaşları resmen başladı. Okyanusların kıyıları ticaret savaşlarına tanıklık ediyor. Atlantik’te ABD ile Avrupa didişirken, Pasifik kıyılarında ABD ile Çin ticaret savaşlarını başlattılar. ABD her iki okyanusta da başoyuncu. O halde Avrupa ile Çin aynı kamptalar. Ortak düşman ise ABD.

Türkiye’nin Misyonu ise serbest ticarettir ve anlaşmalarla sürekli genişletilmiştir. Her iki okyanusa da geçit veren Beş Deniz’de baş aktör olma yolunda ilerlemektedir.

Üç kıtanın hakimi Osmanlı İmparatorluğu, Amerika kıtasının güneyindeki kıymetli madenlerin (altın, gümüş) yağmalanıp Avrupa’ya getirilmesi ile enflasyon sarmalına girmiş; liderliğini Avrupa güçlerine kaptırmış ve neticede Küçük Asya’ya sığınarak başka bir devlet yapısına dönüşerek yoluna devam edebilmiştir.

1999 yılında Alibaba firmasının kurucusu Mr. Jack Ma’ nın dilegetirdiği vizyonuna bir konferans vesilesiyle Hong Kong’da bizzat tanıklık ettim ve bu vizyonun birkaç on yılın ardından gerçekleşmesi üzerine hayranlığını gizleyemerek, bu kitabı yazmaya karar verdim.

“Biz Çinli firmalar, okyanustaki küçük karidesleriz, ama dayanışmamız büyük bir etki yaratır. Siz Nokia, Ericcson gibiler ise okyanuslardaki köpek balıkları gibisiniz” Mr.Ma-CEO, Alibaba.com, 1999, Hong Kong.

Evet, 20 yıl sonra Alibaba firması 250 milyar dolar değerli iken, 20 yıl öncenin liderleri Nokia ve Ericsson firmalarının toplam değeri 36 milyar dolardır ancak.

İhracat Vizyonu’nun önderi Turgut Özal 1929 İktisadi Buhranı’ndan kalma binlerce sayfalık TPKK düzenlemelerini bir çırpıda 10 sayfaya indirerek, ihracatımızın önünü açmıştır. Diğer yandan 1937 tarihli ve 2.Dünya Savaşı öncesi koşullarında ilk olarak kanunlaştırılan İhracatçı Birlikleri mantalitesi, pazar odaklı değil de ürün/sektör bazında düzenlenmiş olduğu için ihracatın önünde bir engeldir.

İhracat, sadece bir mesele değildir; bir fırsat penceresidir de. 1 Eylül 1922 emri halen geçerlidir ve uygulanmaya devam edilmektedir. Bu nedenle, incelememizde çözümsüzlük odaklı planlar değil, küresel bir analiz esas alınmış ve ana çerçeve olarak Afrasya (Afrika-Asya) yüzyılının fırsat kavramları değerlendirilmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “İlk Hedefiniz Akdeniz’dir, İleri!” direktifi çağlar aşan bir stratejidir ve Beş Deniz’in (Akdeniz, Karadeniz, Kızıldeniz Hazar, Basra) merkez ülkesi Türkiye’nin İhracat Vizyonu; Yeni Akdeniz (Asya, Pasifik Okyanusu) pazarlarını esas almaktadır. İpek Yolu’ndaki ikibin yıllık mirasımız, en önemli hazinemizdir.

Hedefimiz “Yeni Akdeniz” !

Konuları boyutlandırmak her zaman daha net ve kapsamlı değerlendirmeleri de beraberinde getirmektedir. Hele de üç boyutlu bir bakış değişik ve çeşitli açılardan ortaya çıkan farklı perspektiflere de öncülük etmektedir. Vizyon ve Misyonu fiiliyata geçirmek ise ancak inovasyonlar ile hayatiyet kazanacaktır. İhracatta İnovasyon Sistematiği de kitabımızdaki projelerden birisi olarak geliştirilmiştir.

İhracat, biz Türklerin 20.yüzyılın son 20 yılından başlayarak tanıştığımız bir olgudur. Çok geç bir tanışmadır sözkonusu olan. Malların bir ülkeden diğerine gönderilmesi anlamındaki ihracat tabirine ilk kez İngiliz dilinde 1660’larda rastlanmıştır. Demek İngilizler takriben 400 yıldır ihracatı milletlerine meslek edinmişlerdir.

Türkler için ise binlerce yıllık İpek Yolu ticaretine, Büyük Asya’yı, Küçük Asya’yı, Rumeli’ni kervansaraylarla şenlendiren, donatan bir geleneğe rağmen ancak 1980’lerde içselleştirdiğimiz bir tanışıklıktır. Tanıştıran kişi ise vizyon ve ihracat kelimeleri dilinden hiç düşmeyen büyük bir devlet adamımızdır: Merhum Turgut Özal.

İhracatı kendisine misyon edinmiş bir profesyonel olarak 40 yıldır ihracatçıyım. Bu misyoner mesleğini yaygınlaştırmamız, gençlerimize de benimsettirmemiz, sevdirmemiz lazımdır. O manada deneyimlerimi de kitaba aldım.

Hasılı; İhracat bizleri dış dünya gerçekliği ile tanıştıran, yüzleştiren, anlık gelişmeleri takip ederek kendimizi yenilememizi sağlayan bir aksiyon. Terkibini; Vizyon, Misyon ve hele de İnovasyonlar ile yapabilirseniz, Milletinize en büyük bir hizmeti yapmış olursunuz.

İhracat vizyonunun kritik koşulu Bordo Bereli zihniyeti taşıyan Memleket ve İhracat sevdalısı 81 ilimizdeki ihracatçı girişimciler ile 170 ülkede faal işadamlarımızdır. 

 

Atatürk’de Adalar Denizi ve Ege Denizi

Atatürk’de Adalar Denizi 

Cilt 1: ss. 140.186.
Cilt 6: ss. 114, 262, 263, 267.
Cilt 8: ss. 83. 1
Cilt 20: ss. 261-263.
Cilt 21: ss. 314, 315.

Kaynak: Atatürk’ün Bütün Eserleri

Atatürk’de Ege Denizi

Atatürk’ün Hayatında “Ege Denizi” Adını Hiç Kullanmadığı İddiası

Türk Dostu Anna Masala

“Orta okulda, lisede bir korsan olarak bize öğretilen Barbaros Hayreddin gide gide bir kahraman olmaya başladı bende.” Ord. Prof. Dr. Anna Masala

Türkolog, Türk dostu, Ord. Prof. Dr. Anna Masala

“Şunu da söyleyeyim özellikle: Bir Akdeniz bölgesi insanı olarak, okullarda bize öğretilen eski düşmanlarımızı da anlamak, bilmek istedim. Ama nasıl bir ders almış oldum bu çalışmalardan? Bir insan bilgili ise, bir insan arif ise, kendi tarihî düşmanını tanıyınca onu sevmeye başlıyor. Öyle oldu bende de. Orta okulda, lisede bir korsan olarak bize öğretilen Barbaros Hayreddin gide gide bir kahraman olmaya başladı bende.” Anna Masala.“, Vehbi Vakkasoğlu, “Anna Masala Gerçeği” Rengigül e-kitabı s. 304/994

Sağcı arkadaşlarımla “Tuna Nehri akmam diyor”u, solcu arkadaşlarımla “Pir Sultan Abdal” söylüyorduk. Bütün Türk müziği hoşuma gidiyordu. Itri Dede’yi,  Beethoven gibi görürüm. Mehter marşlarını da çok beğenirim. Birisine kızdığım zaman Köroğlu’nun sözleriyle alçak sesle;  “Benden selâm olsun Bolu Bey’ine!” diye geçer içimden.” Rengigül e-kitabı s. 911/994

Türk dostu olmaktan türk aşığı olma sıfatına geçiş yapmış, tasavvuf düşkünü, mevlana aşığı, gezmediği görmediği türbe kalmamış profesör.

Türkiye’ye aşk mektuplarım isminde kültür bakanlığından çıkan bir kitabı ve bizi bizden iyi anlatacak derecede güzel bir türkçesi olan zarif hanımefendi. Türk aşığı.

81 yaşında ölmüş. Roma üniversitesi edebiyat fakültesi türk dili ve edebiyatı profesörü olan anna masala’nın hayatı hakkında bilgi için bkz.

Soyadı maşallah’tan geliyormuş. Söyleyenin yalancısıyım. Türkiye’ye aşk mektuplarım kitabında atatürkü yere göğe konduramamış. Burdan yola çıkarak çelişkilerle dolu olduğunu anlıyoruz. İyi işler yapmamış mı? Yapmıştır muhakkak ama bizi çözmüş yalamış yutmuş falan abartmaya gerek yok.. Diyalogçuların türkçülerin hamaset sevicilerin falan arayıp bulamayacağı bi profil. Hoşlaşmadığım birinden bahsediyor gibi oldum ama sonuçta bi kitapçığını okudum sadece.

https://eksisozluk.com/anna-masala–1172993

Hong Kong Star Ferry

Göbeklitepe in Turkey where civilization began

Mysterious: The carved T-shaped megaliths at the prehistoric Gobekli Tepe near Sanliurfa, Turkey
Mysterious: The carved T-shaped megaliths at the prehistoric Gobekli Tepe near Sanliurfa, Turkey.

Endless mystery

Archaeologists working on the Gobekli Tepe site in southeastern Turkey, one of the most important in the world
Archaeologists working on the Gobekli Tepe site in southeastern Turkey, one of the most important in the world.
Earth mother: One of the carved stones found at the prehistoric Gobekli Tepe site in Turkey shows a woman giving birth
Earth mother: One of the carved stones found at the prehistoric Gobekli Tepe site in Turkey shows a woman giving birth.

‘Zero point in time’

Major draw: Visitors take pictures at the archaeological site of Gobekli Tepe near Sanliurfa, Turkey
Major draw: Visitors take pictures at the archaeological site of Gobekli Tepe near Sanliurfa, Turkey.

‘Go deeper’

Carvings of ducks on one of the pillars at the prehistoric Gobekli Tepe site in Sanliurfa, Turkey.
Carvings of ducks on one of the pillars at the prehistoric Gobekli Tepe site in Sanliurfa, Turkey.

© 2022 AFP

https://phys.org/news/2022-06-turkish-hilltop-civilisation-began.html

Azeri Turks in Azerbaijan and Pets.

Cairo Coffee&Tea Houses

 

39. Tüyap İstanbul Kitap Fuarı

Levend’name, Büyük Asya’nın, Küçük Asya’nın dağlarında, ovalarında, bozkırlarında, nehirlerinde, denizlerinde, talaylarında, göğünde yol aldı; bilge insanları ile içlendi, duygulandı; destan oldu, şiir oldu, havalandı…

Yabancı Dillerdeki Türkçe

Levent kelimesini verdiğimiz 8 dil

Levent kelimesini 8 dile vermişiz; dile kolay. Yunancadaki Levent’in anlamları çok enteresan. Yunanlının ruhuna girmişiz ama İngiliz 19.yyda ikisi Türk ( Hindistan Babür, Osmanlı) biri Çin; 3 büyük imparatorluğun içini boşaltmış, Yunan’ı, Ermeni’yi propaganda kitapları ile Türk’e azılı düşman yapmış.

Türkçe Kelimeleri verdiğimiz diller

  1. Almanca.
  2. Arapça.
  3. Arnavutça.
  4. Bulgarca.
  5. Çekçe.
  6. Çince.
  7. Ermenice.
  8. Farsça.
  9. Fince.
  10. Fransızca.
  11. İngilizce.
  12. İtalyanca.
  13. Macarca.
  14. Romence.
  15. Rusça.
  16. Sırp Hırvatça.
  17. Orduca.
  18. Yunanca

Kaynak: https://emagaza-tdk.ayk.gov.tr/detay/1920/turkce-verintiler-sozlugu-2021

Yabancı dillerde Türkçe

 

Gezgin ve zengin dil..

1000 sayfalık bir kitap.
5 kıtada konuşulan dillerin içine kelime ve kavramlarımız ile girmişiz.
Çin’den İngiltere’ye kadar uzanan bir Türkçe yolculuğu.

Geniş bir coğrafya olan Türkçe, günümüz dünyasının en yaşlı üç-beş dilinden biridir. Bu coğrafya genişliği ve tarih derinliği, onun bir çok dil ile ilişkiye girmesine yol açmıştır. Diğer yandan, Türkçe konuşan, halklar insanlık tarihinin akışında büyük roller üstlenmişlerdir.

Son iki bin yıllık insanlık tarihinin yarıdan çoğunda hep Türkçe konuşan ana dilleri Türkçe olan halklar vardır. Bu yüzdendir ki Türkçenin başka dillere etkisi konusu, son yüzelli yıl içinde, hakkında yüzün üzerinde kitap ve on binlerce makalenin yazıldığı geniş bir alanı ifade etmektedir.

Sayıları böylesine kabarık olan bu kitap ve makaleler içinde, Türkologlara ait olanlar, pek sınırlı sayıdadır; çünkü bu konu, Türkologlar kadar Sinolog, Hungarolog, İslavist, Arabist, vb. araştırmacıları da ilgilendirmektedir.

Türkler bulundukları coğrafyalardaki dilleri baskı altına almamışlar fakat alıntı ve verinti zenginliğini önemsemişlerdir.

Günay Karaağaç’tan

  • “Anadil, gırtlakta başlar”
  • “İnsanın anavatanı dilidir”
  • “Aarminus Wambery, sinirlenince türkçe küfür edermiş. işte bir dili içselleştirmek budur. sevgi, öfke ve küfrü hangi dille yapıyor/gösteriyorsanız o dil sizindir”
  • “Giremediğin gönül senin değildir. gönül yalnız gönül vermekle alınır. gönül almak istiyorsan, önce gönlünü vereceksin.”

https://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk%C3%A7enin_verintileri

Şiir Girmeyen Eve Doktor Girer

Şiir girmeyen eve doktor girer

Kelimelerin iyileştirici etkisi uzun zamandır bilinmekte. M.Ö. 4 bin yılına kadar eski Mısırlılar papirüs üzerine kelimeler yazdılar, bunları sıvı içinde erittiler ve bir ilaç olarak hastalara verdiler.

Anlamlı yazmanın sağlığa olan faydalarını hepimiz biliyoruz. Yazı gibi şiir de zihinsel sağlığı iyileştirmenin harika bir yolu olarak kabul edilmiştir.

Şiirin terapötik amaçlarla kullanılması, Şamanların bir bireyin veya kabilenin refahı için şiirler söylediği ilkel ayinlere kadar uzanır. Mental bozukluklar için tamamlayıcı bir tedavi olarak kullanılması M.S. 2. yüzyılda Soranus adlı bir Yunan hekime kadar izlenebilir. Bugün, bazı terapistler, hastalarında iyileşmeyi kolaylaştırmak veya kişisel gelişimi desteklemek için şiir okuma veya yazmayı kullanıyor.

KELİMELERE SIĞININ

Siz de kendinizi kırılmış hissedebileceğiniz zor zamanlarda kelimelerin gücüne sığınabilirsiniz. Özellikle de şiir okumak, dinlemek ve yazmak akıl sağlığımıza iyi geliyor.

Levendname isimli şiir kitabının yazarı şair, yazar ve düşünür Levent Ağaoğlu, şiir yazmanın hatta şiir yazmaya çalışmanın ruh sağlığına birçok faydası olduğunu söylüyor. Duygularınızı şiirsel bir şekilde ifade etmenin bedeniniz, zihniniz ve ruhunuz üzerinde tamamen büyülü bir etkiye sahip olduğunu belirten Levent Ağaoğlu, şiirin sağlık potansiyeline dair şu bilgileri verdi:

ŞİİRİN 6 FAYDASI

“Şiir yazarken kafanızı yormanız, metaforlar ve imgeler üzerinde çalışmanız gerekir. Şiir yazmak, yaratıcı düşünceyi geliştirmeye yardımcı olur. Daha yaratıcı olursunuz ve daha fazla düşünmeye başlarsınız. Bu beyniniz için harika bir egzersizdir ve zihninizi hayattaki diğer korkunç şeylerden uzaklaştırmaya yardımcı olur.

Şiir yazmak, acınızı dışa vurmanıza yardımcı olur ve bu nedenle kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. Dünyanın en ilham verici şiirlerinden birçoğu acıyı en güzel şekilde ifade etmiştir. Kaybettiklerinizi şiirle anmak kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar.

Yalnızlıkla başa çıkmak veya belirsizlikle yüzleşmek olsun, şiir bir hastanın esenliğine, güvenine, duygusal istikrarına ve yaşam kalitesine fayda sağlayabilir.

Şiir stres, travma ve keder dönemlerinde rahatlık sağlama ve ruh halini yükseltme konusunda işe yarar.

Şiir, depresyon semptomlarıyla mücadele etmenin yanı sıra hem kronik hem de ameliyat sonrası fiziksel ağrıyı azaltır.

Şiir ruh halini, hafızayı ve çalışma performansını iyileştirir. Şiir, yaratıcı düşünceyi ve bilişsel uyarımı artırır. Şiir, hafızanın sağlam kalmasına yardımcı olur, erken bunamayı engeller.

HAYATINIZDA DAHA ÇOK ŞİİR OLSUN

Okuyun, yazın ve dinleyin. Yazmaya başlamak için resmi bir eğitime ihtiyacınız yok. Sadece yazın, okuyun veya dinleyin. Şiirin fiziksel ve ruhsal sağlık yararları hakkında çok sayıda bilimsel araştırma var.”

LEVENT AĞAOĞLU KİMDİR? 

Şair, yazar ve düşünür Levent Ağaoğlu, 1958 yılında İstanbul’da doğdu.

Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (1980) mezunu. Boğaziçi Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi Kamu Politikaları ve Kamu Yöneticiliği Bölümü’nde (Yüksek Lisans) çalışmasını tamamladı (1986).

Kıbrıs-Afrin Hattı, Kıbrıs Dünyanın Merkezidir, Düşünce Sizsiniz, Levendname isimli kitapların yazarı Levent Ağaoğlu, İngilizce ve Çince biliyor.

https://www.sakarya54.net/siir-girmeyen-eve-doktor-girer/