Home Blog Page 110

Türk Düşünce Tarihi (3) nde Sacayağı: 2200 yılı aşan Kadim Misyon ve Vizyonlar

Tefekkür Medeniyetimiz

1- Misyoner/V​izyoner Mütefekkirler

2- Devletler, İmparatorluklar

3- Coğrafyalar, Havzalar

Ne kadar tefekkür

O kadar mütefekkir

Ne kadar mütefekkir

O kadar Devlet

O kadar İmparatorluk

O kadar Coğrafya

Hülasa; Güç tefekkürde; mütekamil ve mütefekkir olanda…

Özet

2200 yılı aşan kadim tarihimize uzandığımızda, alemlerin yıldızları gibi sonsuza kadar parlayacak olan on Muhteşem Mütefekkir; bizleri bugünlere taşımış ve 3000’li yıllarda da yolumuzu, yönlerimizi aydınlatacak olan; sönmeyen ufuklarımız, sancaklarımızdır.

1- Oğuz Kağan
2- Bilge Tonyukuk
3- Yusuf Has Hacip
4- İmam-ı Azam Ebu Hanife
5- Nizamülmülk
6- Fatih Sultan Mehmet Han
7- Yavuz Sultan Selim Han
8- Katip Çelebi
9- Evliya Çelebi
10- Mimar Sinan

Çağlar aşan Mütefekkirlerimiz;

  • Kurucu Misyonu ortaya koymuşlar;
  • Tarihten gelen hasımlarımız olan Çin ile İran’ı saf dışı etmişler,
  • Avrupa’yı sürekli baskı altında tutmuşlar,
  • İman ile Aklı meczedip, İslamiyetin en geniş mezhebini oluşturarak kalplerimizin aynı yönde attığı, gönüllerimizin birleştiği devasa bir coğrafyayı biraraya getirmişler,
  • Anayasalarımızı yazmışlar,
  • Devlet Nizamını kitaplaştırmışlar,
  • Denizler, Irmaklar aşmışlar ve Kıta’ları birleştirmişlerdir.

Tefekkür Medeniyetimizin hasımları ise gelinen noktada;

  • tercihlerini Hakimiyet(Hegemonya) yönünde yaparak, muasırrlık boyutunda kısırlaşmış, mütekamiliyet mertebesinden uzak kalmışlar;
  • ben merkezli bir Sinosentrik, Aryen, Avro anlayış ile dışlayıcı hüviyet geliştirmişler,
  • muhtarını bile seçemeyen köy demokrasisi merhalesine dahi henüz ulaşamamışlar (Çin),
  • dini bir sınıfın (mollalar) tasallutunda dini/askeri bir organizasyona dönüşmüşler (İran),
  • kendi birliklerini geliştirip büyütürlerken, dışlarına, çeperlerindeki ülkelere sürekli böl/yönet miyopluğu ile kaos ihraç etmişler
  • son on yılda Avrupa Birliği’ni Alman Hegemonyası’na dönüştürmüşler (Avrupa),
  • tarihten gelen Osmanlı karşıtı Avrupa-İran İttifakı’na Çin’i de ilave ederek, Türkiye’nin bölgesel gücünü hedef almışlardır.

Filozof’un Türkçe karşılığı BİLGE’dir.

  • Roma İmparatorluğu’ndaki “Filozof İmparatorlar” (Marcus Aurelius, Iulianus Apostat)’ın  karşılığı, medeniyetimizde Oğuz Kağan, Bilge Kağan ve “Flozof Papalar” (Gerbertus Aureliacensis, Silvester II, Petrus Hispanus II, Ioannes XXI, Enea Silvio Piccolomini, Pius II, Leo XIII)’ın karşılığı Bilge Tonyukuk, Gazali, Nizamülmülk, Yusuf Has Hacib, Kınalızade, Şeyh Edebali, Hacı Bektaşı Veli, Ahmet Cevdet Paşa’dır.

——————————————————————————————-

1- Oğuz Kağan, MÖ 234-174 

Vizyonuyla, Oğuz Türklerini Tuna boylarına ulaştıran, Akdeniz’i Türk gölüne dönüştüren Kurucu ATA’MIZ.

Misyon: “Daha deniz, daha müren (ırmaklar) / Güneş bayrak, gök kurikan (çadır)”

Üzerinde güneş batmayan, göğün altındaki her yer evimiz, vatanımız; DÜNYA DEVLETİ

Vizyon: Dünya Devleti, Oğuz Birliği, Töresi

Rakip: ÇİN

Oğuz Kağan Destanı

  • Oğuz Eli: Sağ Kol/SolKol
  • Sağ Kol: Bozok (Günhan, Ayhan, Yıldızhan)
  • Sol Kol: Üçok (Gökhan, Dağhan, Deniz Han)

 

Video: Oğuz Kağan Destanı

Video: Oğuz Kağan ve 24 Oğuz Boyu

2- Bilge Tonyukuk, 646-724 

Bilge Kağan’ın önerisine karşı geldi; Çinlileşmeyi önledi

Misyon: “Birlik olun, bir olun ki, dirliğiniz bozulmasın”

Vizyon: Tonyukuk Yazıtı

Rakip: ÇİN

Video: Tonyukuk Yazıtları

3- Yusuf Has Hacip, 1017 – 1077

İlk Anayasamız’ın Müellif Mütefekkiridir. 

Misyon: Kutadgu Bilig (Bilginin Kutsallığı)
Vizyon: Türk Devlet Felsefesi

Aklın süsü dil, dilin süsü sözdür;
Kişinin süsü yüz, yüzün süsü gözdür.

İnsan sözünü diliyle söyler;
sözü iyi olursa yüzü parlar

Video: Asya’nın Kandilleri: Yusuf Has Hacib


4- İmam-ı Azam Ebu Hanife, 699 -767

Hanefi mezhebinin kurucusudur. Horasan Türklerindendir. Akıl ile İmanı meczetmiştir.

Kuzey İslam’ı (Hanefilik) çizgisi

  • Türkiye,
  • Balkanlar,
  • Türkistan (Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan, Kazakistan, Afganistan),
  • Mısır (bazı bölgeler),
  • Ortadoğu’nun kuzeyi (Suriye, Irak, Ürdün),
  • Hindistan alt kıtası (Hindistan, Bangladeş ve Pakistan’da),
  • Çin’in Sincan Uygur eyaletinde,
  • Kafkaslar’da yaygınlaşmış, ortaya büyük bir harita çıkmıştır.

Maturidilik (844-944) ile inanç yönü derinleşmiştir.

Hanefi mezhebi dört Sünni mezhebin nüfus açısından en genişidir. Takipçileri tüm İslam aleminin yaklaşık %56’sını oluşturmaktadır.

Misyon: İman ve Akıl
Vizyon: Hanefilik

“Eğer bilmediklerim ayağımın altında olsaydı, başım, göğün en yüksek katına değerdi.”

 

5- Nizamülmülk, 1018 -1092


İkinci Anayasamız’ın Müellif Mütefekkiridir, Acemleşmeye mani olmuştur.

Misyon: Devletin Nizamı (Nizamül Mülk)
Vizyon: Siyasetname

Rakip: İRAN

“İlmin değeri de diğer mumların kendisinden ışık aldığı enerji kaynağına benzer.”



6- Fatih Sultan Mehmet Han, 1432-1481 

Doğu Roma’nın fethini tamamlamış dünya Başkenti İstanbul’un Fatihi, Evladı Fatihanların Evliyası..

Misyon: Daima!
Vizyon: KızılElma/Fatih Kanunnameleri

Rakip: ROMA/AVRUPA

  • Gökteki güneş nasıl tekse, dünyada da tek devlet, tek din olmalı. 
  • İmparatoruna söyle, benim kudretimin ulaştığı yere onların hayalleri bile ulaşamaz!

İstanbul’un fethi için hazırlıklar sürerken kendisini caydırmaya çalışan elçilere verdiği yanıt

  • Baykuştan pervâmız yok, biz şahinler sürüsüyüz.
  • Ayrılıp gitmem mümkün değildir. Ya ben şehri alırım ya da şehir ölü yahut diri beni alır. Eğer imparator ayrılıp gitmek isterse kendisine Mora’yı bırakırım, dostluk antlaşması yaparım, oradaki karındaşına başka bir sancağı veririm. Ama şehire barışla girmezsem, savaşla girersem o zaman onu ve bütün soylu, ileri gelenleri ölümle cezalandırırım, geri kalan halkı köle olarak askerlerime dağıtırım. Bana ıssız da kalsa şehir yeter.[2]
  • Ey Konstantiniye! Ya sen beni alırsın, ya ben seni alırım!

İstanbul’un fethi sırasında

  • İmkanın sınırını görmek için imkansızı denemek lazım. 

Gemilerin karadan yürütüleceğini söylerken

  • Sırrıma sakalımın bir tek telinin vakıf olduğunu bilsem, sakalımı kökünden keserim. 
  • İmkanın sınırını görmek için imkansızı denemek lazım. 

Gemilerin karadan yürütüleceğini söylerken

  • Ben dahi kabul ettim ki, Galatalıların ayinleri ve erkânları ne vechile olageldiyse, yine aynı üslûpla devam etsin.
  • Hey gâziler! Yürümek gerek. Niçin duralım?
  • Şeyhim Akşemseddin Hazretleri ile beraber yaptığım zikrin lezzetine dünyaları bile değişmem. Eğer şeyhim izin verseydi zikir yolunu tercih eder, saltanatı terk ederdim.
  • Ceneviz tüccarları serbestçe gezip ticaret yapabilirler. Yeniçeri ordusuna katılmak üzere, çocuklarını almayacağız. Dinimizi kabul etmeyenlere karşı aslâ cebir kullanmayacağız.
  • Bütün dünyaya ilan ediyorum ki, Bosnalı Fransiskenler himayem altındadır. Hiç kimse ne bu insanları nede onların kiliselerini rahatsız etmesin ve zarar vermesin. İmparatorluğumda huzur içerisinde yaşasınlar ve bu göçmen durumuna düşen kullar, özgür ve güven içerisinde hayatlarını sürdürsünler. Ne saltanat eşrafından, ne vezirlerden, ne hizmetkarlardan, ne de Devlet-i Aliyye vatandaşlarından hiç kimse bu insanların onurunu kırmayacak ve onlara zarar vermeyecektir. Hiç kimse bu insanların hayatlarına, mülklerine ve kiliselerine saldırmasın, hor görmesin ve tehlikeye atmasın. Hatta bu insanlar başka diyarlardan devletime birisini getirirse onlarda aynı haklara sahiptir.
  • Ana, biz İslamiyetin kılıcını elimizde tutarız. Ancak bunca zahmet karşılığında gazi unvanını elde edemeden ölürsem Allah ve Peygamber’in katında yüzlerine nasıl bakarım?

Trabzon için bu kadar zahmet nedendir diyen Uzun Hasan’ın annesi Sara Hatun’a verdiği cevap

  • Allah beni bu şehrin halkının dostu olarak bu zamana kadar sakladı. Biz bu şehrin düşmanlarını yendik ve onların vatanlarını aldık. Burayı Makedonyalılar, Teselyalılar ve Moralılar ele geçirmişlerdi. Bunların biz Asyalılara karşı kötü davranışlarının intikamını aradan birçok devir ve yıllar geçmesine rağmen onların torunlarından aldık.

Truva harabelerindeyken

  • Evet, padişah benim. Ancak siz yine de çiçekleri ona veriniz. Çünkü kendisi benim hocamdır.

İstanbul’un fethi sırasında orduyu çiçeklerle karşılayan Bizanslıların yanlışlıkla Akşemseddin‘e gitmeleri ve onun halka Fatih’i işaret etmesi üzerine.

  • Fakirlerin ve yetimlerin kursağından kesilen nimeti ne askerimize, ne ameleme yediririm. Biz has müminleriz, kursağımıza netameli nevale girmez.

(Bizans İmparatoru’nun, İstanbul’un Fethini engelleyemeyeceğini kestirdikten sonra Fethi geciktirmek için, Hisar inşaatında çalışanlara büyük kafilelerle erzak göndermesi üzerine cevaben)

  • İşte bu benim Ayasofya Vakfiyem, kim bu vakfiyemi değiştirirse, bir maddesini tebdil ederse onu iptal veya tedile koşarsa, fasit veya fasık bir teville veya herhangi bir dalavereyle Ayasofya Camisi’nin vakıf hükmünü yürürlükten kaldırmaya kastederlerse, aslını değiştirir, füruuna itiraz eder ve bunları yapanlara yol gösterirlerse ve hatta yardım ederlerse ve kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkarlar, camilikten çıkarırlar ve sahte evrak düzenleyerek, mütevellilik hakkı gibi şeyler ister ya da onu kendi batıl defterlerine kaydederler veya yalandan kendi hesaplarına geçirirlerse ifade ediyorum ki huzurunuzda, en büyük haram işlemiş ve günahları kazanmış olurlar. Bu vakfiyeyi kim değiştirirse, Allah’ın, Peygamber’in, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen laneti onun ve onların üzerine olsun, azapları hafiflemesin onların, haşr gününde yüzlerine bakılmasın. Kim bunları işittikten sonra hala bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene ait olacaktır. Allah’ın azabı onlaradır. Allah işitendir, bilendir. (Ayasofya Vakfiyesinden) 

       Kaynak: https://tr.wikiquote.org/wiki/II._Mehmed

 

7- Yavuz Sultan Selim Han, 1470 – 1520

İstanbul’un fethi ile Fatih, patrikhaneyi; Yavuz Sultan Selim ise kutsal toprakların, Şam, Kahire ve Kudüs’ün fethiyle Hilafeti Osmanlı’ya katarak, evrensel bir cihan devleti kurmuşlardır.

Misyon: AAA (Avrupa, Asya, Afrika). Üç Kıtada Devleti Ali.

Vizyon: Hilafet

Hilafet== Liderlik

Rakip: İRAN

Soru: Yavuz Sultan Selim neden DOĞU’ya

yönelmişti?

  • “Benim için, o mübarek makamların hizmetçisi olmaktan daha büyük şeref olamaz. Bana Hadimül-haremeyn (Mekke ve Medine’nin Hizmetçisi) diyin.”
  • Pâdişâh-ı âlem olmak bir kuru kavga imiş, Bir velîye bende olmak cümleden a’lâ imiş…
  • “Şâyet askerlerimin torbalarında, geçmiş olduğumuz yerlerden alınmış bir şey bulunsaydı, Mısır Seferi’nden vazgeçecektim!..” (Mısır Seferi’nde rûhunu saran bir endişe üzerine askerlerinin torbalarını, geçilen yerlerden koparılmış meyve var mı, yok mu diye hassâsiyetle aratmasına mukabil.)
  • “Gönül ister ki, Afrika’nın kuzeyinden Endülüs’e çıkayım ve sonra Balkanlar üzerinden tekrar İstanbul’a döneyim!” (Mısır’ın Fethi’nden sonra, 10 Eylül 1517’de Kâhire’den İstanbul’a dönerken.)
  • “Ben pâdişâh olursam, İslâm birliği yolunda ciddiyetle yürüyeceğim; hattâ Mevlâ ruhsat verirse, Hind ve Tûran’a gideceğim ve doğuda da batıda da i’lâ-yı kelimetullâha çalışacağım. Zâlimlere, evlâdım olsa dahî merhamet etmeyeceğim. Zamanımda rahatlık olmayacak, ahâlîye tasallut edilmeyecektir. İşte benim hâlim!.. Biraderim ise, rahatı sever ve yumuşak bir tabîatı vardır. Eğer seferden korkmaz ve çileye tâlib olursanız, bana bey’at ediniz! Aksi halde sultanlık için kardeşim Şehzâde Ahmed’i tercîh ediniz ki, onun zamanında rahat ve safânızla meşgul olursunuz!..” (Tahta dâvet edilip İstanbul’a geldiğinde Yeniçeri Ocağı’nın ileri gelenleri ve devlet ricâline pâdişâh olmadan az önce yaptığı konuşmada hitaben.)
  • “Hasan görmüyor musun; önümüzde Allâh’ın Rasûlü Fahr-i Kâinât -sallâllâhü aleyhi ve sellem- Efendimiz yürüyor?!. O Âlemler Sultanı yaya yürürken biz nasıl at üzerinde olabiliriz?” (Mısır Seferi’nde Sînâ Çölü’nü geçerler iken Sultan Selim’in atından inip yürümeye başlaması üzerine, askerî erkân, hayret ve dehşet içinde kalırlar. “Atların bile kanının kaynadığı, zor yürüdüğü bu çölde Sultan, niye atından indi, yürümeye başladı?” diye fısıltılar başlar ve akabinde askerî erkân da, mecburen atlarından inip yürümeye başlar. Paşalar, Sultan Selim’in nedimi Hasan Can’a “Ne olur Hünkâr’a sor. Bu acep ne iştir?” derler. Hasan Can da, Sultan Selim’e merakla, bu hâlin neyin nesi olduğunu sorunca Sultan Selim bu yanıtı verir.)
  • “Büyük evliyâullâhın meclisinde onlar konuşurlarken başkalarının konuşması -velev cihan pâdişâhı da olsa- uygun düşmez. Biz sultan isek de, böyle mâneviyat sultanlarının himmetlerine her zaman muhtâcız. Şâyet huzûrunda konuşmam gerekseydi, bunu belli ederler ve söz etmemi te’mîn ederlerdi.” (Şam’da yetişen tanınmış velîlerden Muhammed Bedahşî’yi ziyâretinde hiç konuşmamış, sadece dinlemiş ve sonra da huzûrundan öylece ayrılmıştı. Beraberinde bulunan devlet ricâli, Sultan Selim’in bu hâline şaşırarak ona: “Sultanım! Sadece dinlediniz. Ne hikmettir ki, bir kelâm bile sarf etmediniz.” derler. Sultan Selim onlara bu yanıtı verir.)
  • Sanma şâhım / herkesi sen / sadıkâne / yâr olur
    Herkesi sen / dost mu sandın / belki ol / ağyâr olur
    Sadıkâne / belki ol / bu âlemde / dildâr olur
    Yâr olur / ağyâr olur / dildâr olur / serdâr olur. (Kendisine hakaret içeren şiirler gönderen Safevi hükümdarı Şah İsmail’e yazdığı şiir. Bu şiir soldan sağa ve yukarıdan aşağıya okunduğunda aynı dizeleri verir. Dünyada benzeri yoktur.).

Kaynak https://tr.wikiquote.org/wiki/I._Selim

 

8– MİMAR SİNAN, 1489-1588 

Dünyanın en büyük yapı sanatçılarından.

Mimar Sinan 81 camii, 51 mescit, 55 medrese, 26 darül-kurra, 17 türbe, 17 imarethane, 3 darüşşifa (hastane), 5 su yolu, 8 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen ve 48 de hamam olmak üzere 375 eser yapmıştır.

Ayrıca, Edirne ilindeki Selimiye Camisi Dünya Kültür Mirası listesindedir.

«  “Bu değersiz kul, Sultan Selim Han’ın saltanat bahçesinin devşirmesi olup, Kayseri sancağından oğlan devşirilmesine ilk defa o zaman başlanmıştı. Acemi oğlanlar arasından sağlam karakterlilere uygulanan kurallara bağlı olarak kendi isteğimle dülgerliğe seçildim. Ustamın eli altında, tıpkı bir pergel gibi ayağım sabit olarak merkez ve çevreyi gözledim. Sonunda yine tıpkı bir pergel gibi yay çizerek, görgümü artırmak için diyarlar gezmeye istek duydum. Bir zaman padişah hizmetinde Arap ve Acem ülkelerinde gezip tozdum. Her saray kubbesinin tepesinden ve her harabe köşesinden bir şeyler kaparak bilgi, görgümü artırdım. İstanbula dönerek zamanın ileri gelenlerinin hizmetinde çalıştım ve yeniçeri olarak kapıya çıktım ” » (Tezkiretü’l Bünyan ve Tezkiretü’l Ebniye[15])

 

9- KATİP ÇELEBİ, 1609-1657 

İlk Garbiyatçı.

Bunlara karşın uzun süreden beri hakkında tartışmaların yapıldığı Kâtip Çelebi iki alanda üzerinde yeterince durulmadığı anlaşılmaktadır. Bunların ilki metodolojinin ve kaynakları, diğeri ise Avrupalı bir çağdaşı ile mukayesesidir.

Kâtip Çelebi’nin döneminde ve sonrasında skolastisizmin kullanımı devam ederken Avrupa’daki metodolojik devrim belki de Kâtip Çelebi ile sınırlı kalmış olmalıdır. Zaten, Kâtip Çelebi’yi de pek çok kişi için özgün kılan durum, onun bu metodolojik farklılığıdır.

Avrupa’daki kutsal metinlere sıradan kimselerin doğrudan teması meselesiyle başlayan Rönesansın aslında bir metod değişikliği olduğunu anlamak gerekir.

Avrupa’daki skolastik metodun Reform ile değişime tabi tutulması genel kabullerin değil ama gözlem sonucunda elde edilen bilginin önünü açmıştır.

Bu husus, Kâtip Çelebi üzerinden siyasi olmaksızın tartışılmamıştır. Kâtip Çelebi’nin mukayese edilmesi gereken diğer alan ise ilgili dönemde gelişen bibliyografist akımdır.

Seferler esnasında gördüğü ve künyelerini kaydettiği eserlerle neredeyse doğunun tüm yazmalarını listelemiştir.

  • Diyarbakır
  • Erzurum
  • Hamedan
  • Bağdat
  • Halep

Enteresan bir biçimde aynı zaman diliminde benzer bir bibliyografyayı Edward Bernard adında bir astronomi profesörü hazırlamıştır. Her ikisinin de bu türlü çalışmaları hem ilgi çekici hem de eş zamanlılığı bakımlarından önemlidir.

Avrupa’daki merak zamanla gelişerek ilk ansiklopedi ve ansiklopedistlerin ortaya çıkmasına yol açmış olmalıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nda ise benzerleri bir dönem sonrasında ortaya çıkmıştır.

“Diyorum ki felsefe ve hikmet ilimleri, İslam’ın fethinden sonra, Osmanlı Devletinin orta devrelerine kadar Anadolu’da da faydalı oldu. Bu asırlarda kişinin şerefi, aklî ve naklî ilimlerde elde ettiği bilgiler ve bu sahadaki tahsilinin miktarı ile orantılı idi. Bu asırda hikmet ve şeriatı birleştiren allâme Şemseddin Fenan, Fazıl Kadızâde Rumî, allâme Hocazâde, allâme Ali Kuşçu, Fazıl Ibn Müeyyed, Mirim Çelebi, allâme Ibn Kemal ve Fazıl Kınalızâde gibi derin (fuhûl) âlimler vardı. Kemahzâde bunların sonuncusudur. Gerileme devri başlayınca, bazı müftülerin, felsefeyi tedristen kaldırıp, onun yerine Hidaye ve Ekmel derslerini koymaları sebebi ile ilimlerin rüzgarı durdu. İlimler bütünüyle yok oldu.”

“Aklî ve hikmet ilimlerinden bî behre olan, diğer ilimlere tamamıyla vakıf olamaz” 

“…Bundan sonra halk arasında şayi olan inkarın aslına gelelim. Sadr-ı Islâmda Sahâbe-i Kiram Hz. Peygamber (S.A.V.)’den ahz ve rivayet ettikleri kitap ve sünnete teşebbüs edip, kavaid-i Islâmiye rusuh ve istihkâm bulmadan gayri ilimlerle meşgul olmayı tecviz etmediler. Onlann vyasaklanması hususunda da şiddet gösterdiler. (…) Zira böyle olmasa halk, Kitabullah ve Sünnet-i Resulillahî hıfzdan kalıp, diğerleri ile meşgul olurlardı. Ve kavid-i Islâmiye bu mertebe rusuh ve istihkâm bulmazdı. Sadr-ı evvelde onlar ol maslahatı gördüler. Sadr-ı sanide ve saliste tabiîn edille-i şeriyyeden ahkam-ı îlâhiyeyi istimbat edüp yazdılar ve çizdiler.”

 

10- EVLİYA ÇELEBİ, 1611-1682 


Seyyah;17. yüzyılın önde gelen gezginlerindendir. Kırk yılı aşkın süreyle Osmanlı topraklarını gezmiş ve gördüklerini Seyahatnâme adlı eserinde toplamıştır.

“Seyahat ya Resulallah”

By Bilge Tonyukuk Enstitüsü zaman: Ağustos 25, 2015

Bunu E-postayla GönderBlogThis!Twitter’da PaylaşFacebook’ta PaylaşPinterest’te Paylaş

Türk Düşünce Tarihi-2: Oğuz Kağan Destanındaki Kadim Kavramlar

Oğuz Kağan, MÖ 234-174 

Vizyonuyla, Oğuz Türklerini Tuna boylarına ulaştıran, Akdeniz’i Türk gölüne dönüştüren Kurucu ATA’MIZ.

Misyon: 

 
“Daha deniz, 
daha müren (ırmaklar)  
Güneş bayrak, 
gök kurikan (çadır)”

Üzerinde güneş batmayan, göğün altındaki her yer evimiz, vatanımız; DÜNYA DEVLETİVizyon: Dünya Devleti, Oğuz Birliği, TöresiRakip: ÇİN

Oğuz Kağan Destanı

  • Oğuz Eli: Sağ Kol/SolKol
  • Sağ Kol: Bozok (Günhan, Ayhan, Yıldızhan)
  • Sol Kol: Üçok (Gökhan, Dağhan, Deniz Han)

Video: Oğuz Kağan ve 24 Oğuz Boyu

Kadim Kavramlar

  • Bey
  • Bilge
  • Boy
  • Budun
  • Gönül
  • Hakan
  • Kağan
  • Tanrı
  • Töre
  • Tuğ (Bayrak)
  • Uluğ

Bey

Çoğaldıkça çevresinde toplanan boylar,
güçlendi Oğuz Kağan.
Düşündü ki toplamak gerek bütün hakanları,
bütün beyleri bir baş altında
daha güçlü kılmak için ülkesini.

Bilge

Ak saçlı, ak sakallı bir bilge vardı.
Oğuz Kağan’ın komutanları arasında.
Uluğ Türük adında
görmüş geçirmiş bir kahraman..

Boy

Hakan seçtiler kendilerine bu güçlü yiğidi
Oğuz Kağan koydular adını,
çevresinde birleştiler.

Budun

Tek tek boylar olarak yaşarken
birbirinden habersiz,
bir budun olup güçlendiler

Gönül

Aklı gitti onu görünce Oğuz Kağan’ın,
sevda ateşi düştü yüreğine bir kez daha.
Vuruldu gönülden,
yandı yüreği
görünce Yer Tanrı’nın armağan ettiği
bu eşsiz güzeli.

Hakan

Binlerce yıl boyunca
hep sevildi Oğuz Kağan
Adı, ad oldu boylara,
yeni doğmuş çocuklara
Tarih boyunca kılavuz oldu
nice hakanlara, nice komutanlara

Kağan

Alınca halkın ve beylerin onayını,
buyruklar yazdı, dedi:
“Uygurların Kağanıyım ben.
Yeryüzünün dört köşesinin
tek hakanı.

 Tanrı

Yukarıda Gök Tanrı,
Aşağıda Yer Tanrı egemendi…
Asya’nın tam orta yerinde
Türklerin yurdu olan
toprakları verimli geniş ülkede

Töre

Düzen ve töre getirdi ülkesine
……………………………………….
Düzenle yönetin ülkenizi,
töreden ayrılmayın…

Tuğ (Bayrak)

Güneş bayrak, gök çadır olsun! dedi.
Daha büyük,
daha güçlü bir ülkeydi düşlediği,
bayrağı güneşten,
çadırı dünyayı kucaklayan gökyüzünden oluşan

Uluğ

Uyanıp uykusundan
gördüğü düşü anlattı Uluğ Türük

Türk Düşünce Tarihi-1: Oğuz Kağan Destanı Sınıflandırılmış Kavramlar İndeksi

  1. Kadim Kavramlar
  2. Bilge
  3. Ülkeler ve Halklar
  4. Yiyecek, Giyecek ve Nesneler
  5. Dil
  6. Yönetim
  7. Doğa ve Din
  8. Savaş ve Olaylar
  9. Sanat

1. KADİM KAVRAMLAR

  • Bey
  • Bilge
  • Boy
  • Budun
  • Gönül
  • Hakan
  • Kağan
  • Tanrı
  • Töre
  • Tuğ (Bayrak)
  • Uluğ

2. BİLGE

  • ak saçlı, ak sakallı bir bilge
  • ömrün hoş olsun sevgili kağanım, yaşamın hoş olsun.
  • düşümde gösterdiğini Gök Tanrı gerçeğe dönüştürsün, bütün dünyayı sana bağışlasın. Dünyaya hükümdar olasın.
  • çok beğendi bu sözleri oğuz kağan sözünü dinledi ve öğütlerine uydu bu bilge kişinin.

3. ÜLKELER VE HALKLAR

3.1 Ülkeler

  • Barkan
  • Çürçet
  • Hint
  • Suriye
  • Targut
  • Türk Yurdu

3.2 Halklar

  • Boylar
  • Gelenek
  • Türk Boyları
  • Türkler
  • Uygurlar

3.3 İnsanlar

  • akıllı
  • avcılar
  • baba
  • bilge
  • bilge kişi
  • canlılar
  • çapulcular
  • çobanlar
  • çocuklar
  • deli
  • dost olanlar
  • dostlar
  • düşman olanlar
  • düşmanlar
  • elçiler
  • esmerdi teni halkının
  • gençler
  • haberciler
  • ikinci eşi
  • kardeş
  • kız
  • oğullar
  • onlar
  • üç oğul
  • yaşlılar
  • yeni doğmuş çocuklar

3.4 Kişiler

  • altın kağan
  • ay
  • barmaklığ çosun billiğ
  • çürçet kağan
  • dağ
  • deniz
  • gök
  • gün
  • kalaç
  • kangaluğ
  • karluk
  • kıpçak bey
  • masar
  • oğuz
  • oğuz kağan
  • saklap
  • temürdü kağul
  • uluğ ordu bey
  • uluğ türük
  • urum kağan
  • uruz bey
  • yıldız

4. Yiyecek, Giyecek ve Nesneler

4.1 Yiyecek

  • anasütü
  • acı kımız
  • çiğ et
  • et
  • kımız
  • şarap
  • tatlı süt

4.2 Giysi

  • altın kuşak

4.3 Eşyalar

  • altın
  • anahtar
  • cansızlar
  • çadır bayrak
  • çatı
  • değerli taşlar
  • demir
  • duvarlar
  • gümüş
  • kanga
  • kapı
  • masa
  • mücevherler
  • pencere
  • saray
  • sıra

5. DİL

5.1 Renk

  • ak
  • alaca
  • bembeyaz
  • boz
  • ela
  • esmer
  • gök
  • göklerden daha mavi
  • gökrenkli
  • kara
  • kırmızı
  • kızıl
  • mavi
  • yemyeşil

5.2 Sayı

  • altı
  • birer
  • dört
  • ikinci
  • ilk
  • kırk
  • sayısız
  • son
  • üç
  • üçüncü

5.3 Zaman

  • ansızın
  • artık
  • ben yaşadıkça
  • binlerce yıl boyunca
  • bir gün
  • bundan böyle
  • çoğaldıkça
  • dokuz gün
  • dokuzuncu gün sonunda
  • geceler
  • gün ışımadan
  • günler
  • günlerden bir gün
  • günü geldiğinde
  • günümüze kadar
  • kırk gün kırk gece
  • kırk gün sonra
  • o günden sonra
  • sabah
  • sabah olunca
  • sonra
  • sonunda
  • sürdükçe zaman
  • tam geçerken
  • tan
  • tan ağarırken
  • uzun  yaşamımda
  • uzun süren

5.4 Ölçü

  • bir uçtan öte uca
  • bir kez daha
  • bol
  • büyük
  • çok
  • derin
  • dört bir yana
  • kırk kulaç boyunda
  • koskoca
  • küçük
  • öyle çok
  • pek büyük
  • pek çok

5.5 İsim

  • düzen
  • mutluluk
  • öğüt
  • simge
  • suç
  • uğur


5.6 Sıfat

  • ak saçlı
  • ak sakallı
  • akıllı
  • becerikli bir yiğit
  • becerikli usta
  • birbirinden değerli armağanlar
  • bütün beyler
  • büyük bir saray
  • çetin yolculuk
  • çok gururlu
  • çok zengin
  • dalgalı saçlar
  • değerli armağanlar
  • deli yiğit
  • erdemli
  • eşsiz güzel
  • görkemli bir toy
  • görmüş geçirmiş bir kahraman
  • güçlü
  • güçlü bir at
  • güçlü hayvan
  • güçlü komutan
  • güçlü yiğit
  • güneş kadar parlak
  • güzel
  • güzel at
  • güzel gelecek
  • güzel kız
  • güzeller güzeli
  • ışıl ışıl
  • inanılmaz güzellikteki
  • inci gibi dişler
  • kardan bir örtüye sarınmış gibi
  • kolayca
  • korku
  • korkusuz
  • parlak
  • pek becerikli
  • sıcak
  • tepeleme yüküyle birlikte
  • verimsiz
  • yiğit
  • yiğit adam
  • yiğit bey
  • yiğitler yiğidi
  • yüce kağan

5.7 Fiil

  • acıkmak
  • acımadan bastırıp yok etmek
  • aç bu sarayı
  • adaletle yönetmek
  • adı ad olmak
  • adı kalmak
  • adını koymak
  • adınız bozoklar olsun
  • adınız üçoklar olsun
  • ağacın gölgesine uzanmak
  • ağaçlardan köprü yapmak
  • ağaçları bağlayıp yatırmak
  • ağlamak
  • aklı başından gitmek
  • alıp götürmek
  • alnında beni olmak
  • altına bağladı
  • aman dileyene kılıç çekmemek
  • araba yaptı
  • arabaya yüklemek
  • araştırmak
  • ardına bile bakmamak
  • armağanlarını kabul etmek
  • askerinin önünde yürümek
  • askerinle sefere çıkmak
  • astırmak
  • ata binmek
  • atın dizginlerini uzatmak
  • atına binmek
  • atlarının nal sesleriyle sarsılmak
  • av avlamak
  • ava gitmek ister
  • ava gitmeyi sevmek
  • avını vurmak
  • az geldi
  • bağırıyorlardı
  • barış yapmak
  • baş sunmak
  • bedeni buzla karla kaplı olmak
  • bey olmak
  • bildirgelerini buyruklarını elçileriyle yollamak
  • birlik olmak
  • bol bol avlanıp
  • böyle dedi ve gitti
  • buldular yolda
  • burada kal
  • buyruklar yazmak
  • buyruklarıma uymak
  • buyruklarına uymayanı düşman saymak
  • buyurmak
  • Cesaret edemem
  • cömert davranmak
  • çadırını kurdurdu
  • çadırını kurmak
  • çadırını toplatmak
  • çağırtmak
  • çekip götürdü
  • çevresinde toplanmak
  • çevresine bakmak
  • çıkıp gitmek
  • çıktı ortaya
  • çok sevinmek
  • çok sevmek
  • çok şaştı bunu görünce
  • çok yaşlanmıştı
  • dağları tepeleri aşmak
  • daha güçlü kılmak
  • davul dövdürüp kopuz çaldırmak
  • diklenmek
  • dinlenmek
  • direnmek
  • doğurmak
  • donatmak
  • dost olmak
  • dostça, kardeşçe yaşamak
  • dostluğunu esirgememek
  • dönüp gelmek
  • dönüşmek
  • durdu
  • durmak
  • düş gördü
  • düşünmek
  • düzeni yeniden kurmak
  • eğlendirmek
  • elçileri kovmak
  • elçileriyle haber salmak
  • en önde olmak
  • en önde yürümek
  • en önden gitmek
  • engeli aşmak
  • gazaba gelip üstüne asker yollamak
  • gazaba gelmek
  • geçit vermek
  • gelin
  • gençler arasında yarışla düzenlemek
  • getirip babalarına armağan ettiler
  • gökyüzünü tepesine indirmek
  • gönülden vurulmak
  • gördü onları ve güldü
  • görünce aklı gitmek
  • gözleri ışık saçmak
  • gözleri kamaşmak
  • gücü ve zenginliğiyle böbürlenmek
  • gücüne cesaretine güvenmek
  • güç vermek
  • güçlenmek
  • güçlü olmak
  • güçsüzü güçlüye ezdirmemek
  • gülmek
  • günler boyunca durmamak
  • günlerce eğlenmek
  • günlerce sürmek
  • güvenle ilerlemek
  • güzellikte yarışamamak
  • haber yollamak
  • haberi almak
  • hakanlık sunmak (tanrılar)
  • halkını, askerini, beylerini götürmek
  • halkıyla birlikte bütün ülkesini almak
  • huzuruna gelmek
  • ışığın içinde oturmak
  • içinde sevda ateşi alevlenmek
  • içirmek
  • ilerlemek
  • ilerlemesini sürdürmek
  • ilerlerken karşılaşmak
  • iyi bilirdi
  • kaçmak
  • kağan bilmek
  • kağan olmak
  • kapıyı açmak
  • kardeş saymak
  • “kardeşim” diyerek yüceltmek
  • karların arasında dolaşmak
  • karşı gelmek
  • kendine eş yapmak, evlenmek
  • kendini korumak
  • kendini sessizce derin bir uykunun sıcacık kollarına salmak
  • kenti yönetmek
  • kılavuz olmak
  • kılavuzluk etmek
  • kimsenin hakkını kimseye yedirmemek
  • korumak
  • koruyup kollamak
  • koştu önüne arabanın
  • koşturup durmak uçanın kaçanın ardından
  • koşup varmak
  • köprünün üstünden yürüyüp geçmek
  • kuş hızıyla dört biryana dağılmak
  • kuş vurmak
  • kutlamak
  • kuzeye doğru gidiyordu gümüş oklar
  • masaları donatmak
  • mızrağı kaldırmak
  • mola vermek
  • mutluluk sunmak
  • nice ocaklar söndü
  • nişan olmak
  • nişan olsun bize buyan (başarı)
  • oğlunu yollamak
  • oğullarına verdi
  • ok buldular yolda
  • ok gibi olun
  • oklarınızı göğe kadar fırlatın
  • onayını almak(halkın ve beylerin)
  • ordusunun gücüne çok güvenmek
  • ordusuyla yürümek
  • orduya yetiş
  • orduyu ırmaktan geçirmek
  • ormandan ağaç kesmek
  • ormandan içeri yürümek
  • öğütlerine uydu
  • ölümüne susamak
  • ömrün hoş olsun sevgili kağanım, yaşamın hoş olsun
  • önünde eğilip kağana bağlanmak
  • önünde yürümek
  • pek sevinmek
  • pınardan su içmek
  • pişirmek
  • savaş bitince dönüp gelmek
  • saygı ve sevgi dilekleriyle birlikte armağan yolladı
  • saygıyla anılmak
  • sevdasından “ölüyorum!” diye bağırmak
  • sevdiğini alıp götürmek
  • sevilmek
  • sevine durmak
  • sevinmek
  • sözünü dinletmek
  • sözünü tutmak
  • suları güçlü akmak
  • susamak
  • suyu geçmek
  • şenliğe çağırmak
  • şeytandan korkmak
  • tanrılara teşekkür etmek
  • tanrılardan korkmak
  • toplamak
  • toy düğün kurdurmak
  • toy düzenlemek
  • ulaşmak
  • unutulmak
  • unutulmamak
  • uyanıp uykusundan gördüğü düşü anlattı
  • uzanmıştı bu altın yay
  • ülkesini daha güçlü kılmak
  • ülkesini zapt etmek
  • üstüne koydu
  • üstüne yürümek
  • üzülmek
  • üzüntüsü çok büyük olmak
  • vergi ödemek
  • yalnızca halkının ülkesinin iyiliğini istemek
  • yardım dileyenden yardım esirgememek
  • yaşlandım
  • yay gibi olun
  • yedirmek
  • yelesini kabartmak
  • yerine getirdi
  • yerinmek
  • yitirmek
  • yiyip içtiler eğlenip sevindiler
  • yol göstermek
  • yolda kaçıp kaybolmak
  • yollamak
  • yoluna çıkmak
  • yorulmak
  • yönetmek
  • yükleyip götürmek
  • yüreği yanmak
  • yüreğine sevda ateşi düşmek
  • yürütürken bunlar arabalarını

6. YÖNETİM

  • alıp kattı bu ülkeleri de kendi yurduna
  • barışı sağladı bütün ülkesinde
  • baş
  • batıya gidin
  • bey
  • beylere baş olasın
  • beylerin onayı
  • bildirge
  • bir direk diktirdi sağ yanına
  • birlikten güç doğar
  • boyluk verdi
  • budun
  • buyruk
  • buyur kağanım
  • bütün halkını bu ülkelerin kendine bağladı
  • büyük bir kurultay toplandı
  • büyük çadırlar kuruldu
  • çok mızrak ve ok attım
  • çok vuruşmalara katıldım
  • çok yer dolaştım atımın üstünde
  • çok yollar aştım
  • danıştı onlara
  • dirlik
  • doğruluktan şaşmayın
  • doğuya gidin
  • dostları sevindi, düğün bayram etti.
  • dostlarımı güldürdüm
  • düşmanları pek yerindi; bütün bu olan bitene
  • düşmanlarımı ağlattım
  • düzen
  • geride bıraktı bütün halkını
  • görüşlerini sordu
  • hakan
  • hakanlık
  • haklıya hakkını verecek, halkı gözetecek
  • halk
  • halkın onayı
  • halkını kendi halkı yaptı
  • hazine bağışladı
  • hüküm sürerdi
  • kaçıp gitti yurdundan
  • kağan
  • kağan olmak
  • komutan
  • komutanlarını ve halkını çağırdı
  • kurallar koydu yüzyıllar boyu değişmeyecek iyi bir düzen kurdu
  • kurultay
  • kurultay topladı
  • mutluluk
  • oba
  • onay
  • öğütleri
  • sağ yanına oturttu
  • sol yanına oturttu
  • son sözü
  • sözleri o günden beri unutulmadı
  • töre
  • töreyi uygulayacak beyler bıraktı aldığı ülkElerin yönetimine
  • türk yurdu
  • uluslar
  • ülkesine bıraktı burayı da
  • ülkesini birleştirmek
  • ülkesini paylaştırdı oğulları arasında
  • yeryüzünün dört köşesinin tek hakanı
  • yola koyulup yurduna evine döndü yine.
  • yurt
  • zamanın başladığı zamandan günümüze ulaşan ünü

7. DOĞA VE DİN

7.1 Mitoloji

  • ay tanrıçası ay kağan
  • Ay Tanrıçası Ay Kağan, hamile kaldı, Kanatlı Tanrı Kayra’dan.
  • belli ki, gök tanr’nın yolladığı, yeni bir armağan, bir kılavuzdu, gök renkli kurt. Gök tanrı kadar yer tantı da cömert davranmıştı Oğuz Kağan’a.
  • düşümde gösterdiğini gök tanrı gerçeğe dönüştürsün, bütün dünyayı sana bağışlasın, dünyaya hükümdar olasın
  • gök tanrı (yukarıda)
  • gülse Gök Tanrı gülüyor, ağlasa Gök Tanrı ağlıyor sanılırdı onunla birlikte. Yüreğini yaktı Gök Tanrı’nın armağanı
  • kanatlı tanrı kayra
  • kılavuz
  • ödedim gök tanrı’ya olan borcumu bu uzun yaşamımda
  • peri
  • şeytan
  • tanrılar
  • tanrıların verdikleri güzellikler
  • Türk boyları, tanrılardan kendilerini dirlik içinde yönetecek, uluslarına düzen getirecek, onları birleştirecek bir Hakan istediler.
  • yer tanrı
  • yer tanrı (aşağıda)
  • Yer Tanrı’nın armağan ettiği bu eşsiz güzel.
  • yukarıda gök tanrı, aşağıda ay tanrı egemendi.

7.2 Coğrafya

  • asya
  • batı
  • batıda
  • batısında
  • buzlarla kaplı muz dağı
  • dağın başındaki bir kent
  • denizin kıyısında
  • doğu
  • doğusunda
  • dört bir yan
  • dünya
  • gün doğusundan gün batısına kadar
  • idil ırmağı
  • idil ırmağının kıyısı
  • kuzeye doğru
  • muz dağı
  • tarlasız toprağı verimsiz, çorak bir yer
  • tepesi her zaman karlı
  • toprakların altından
  • ülke
  • ülkenin dört yanı

Doğa

  • ağacın gölgesi
  • ağacın kovuğu
  • ağacın meyvesi
  • ağaç
  • av yeri
  • ay
  • çağıl çağıl ırmaklar
  • çimenler
  • deniz
  • derin bir ırmak
  • gök
  • gök karardı
  • gökyüzü
  • göl
  • göz kamaştıran bir ışık
  • güneş
  • ırmaklar
  • idil müren denizi
  • inler
  • kar
  • karanlığın ortasından ışık inmek
  • kovuklar
  • kutup yıldızı
  • orman
  • ormanın sesi
  • soğuk
  • söğüt dalı
  • suyu bol dereler
  • Şırıl şırıl akan buz gibi pınar
  • yüce bir karadağ


7.3 Hayvan

  • ak koyun
  • ala doğan
  • altın tavuk
  • at sürüleri
  • atlar
  • avlanacak avlar
  • ayı
  • ayı göğsü
  • canavar
  • etiyenecek kuşlar
  • gergedan
  • geyik
  • gök kurt
  • gök renkli kurt
  • gümüş tavuk
  • kara koyun
  • katır
  • koyun
  • koyunlar
  • kulan (yabanıl hayvanlar, av hayvanları)
  • kurt beli
  • kuş
  • kuyruk (kurt)
  • öküz
  • öküz ayağı
  • sürüler
  • tüy (kurt)
  • uçan kuş
  • yele (kurt)


8. SAVAŞ VE OLAYLAR

8.1 Olaylar

  • avlanmak
  • ava çıkmak
  • avcılık
  • bir şölen
  • dillere destan
  • dillere destan bir toy düğün
  • düğün şenliği
  • dünyada yeni doğum
  • evlilik
  • gergedan avı
  • güreş
  • pusu kurmak
  • şenlikler
  • toy
  • yarışlar


8.2 Savaş

  • asker ordu
  • bakır uçlu ok
  • barışı sağladı
  • bayrak açıp asker toplamak
  • büyük bir savaş
  • büyük savaşlar oldu
  • cenk havaları çalmak
  • çelik kılıçlar
  • çok yaman bir savaş oldu
  • demir mızrak
  • demir uçlu mızrak
  • güçlü ordu
  • ilerledi
  • kan akmak
  • kent üstüne bayrak açıp yürümek
  • kılıç kalkan
  • kıyasıya vuruşup can verdi yiğitler
  • komutan
  • mızrak
  • mızrak fırlatma
  • nal sesleri
  • o büyük savaş yolunda oklar mızraklar havada uçuştu
  • ok atma
  • oklar
  • ordu toplamak
  • saldırdı
  • sayısız ganimet elde etti bu savaştan
  • sefere çıkmak
  • subaylar
  • uran (savaş çığlığı)
  • üstüne sefer açmak
  • yay
  • yenilen
  • yiğitler telef oldu
  • yiğitlerin yüreğini delen mızraklar
  • yiğitlik türküleri söylemek
  • zafer
  • zafere ulaştı


9. SANAT

  • Müzik
  • davul
  • davulun tokmağı
  • kopuz
  • kopuzun mızrabı

Düşünce Üretmek

Cehaletin savunma kalkanları ve öz farkındalık
19.03.2016 01:00
Rüştü BOZKURT

Rüştü BOZKURT / BUZDAĞININ DİBİ

Akif Beki’nin programında Adnan Dalgakıran‘ın çizdiği ülke görünümüne bir ad vermek gerekirse, “cehaletin savunma kalkanları ve öz farkındalıklarımızdaki eksiklikler” demek doğru olur.

Daha önce birkaç kez yazdım: Bazı insanlar, yazdıklarımızdaki bilgilerin ve düşüncelerin yanlışlığını söylemiyor; yazılanların uzunluğundan yakınıyor; konuyla ilgili kavramların içeriklerini öğrenmek için en küçük bir gayret göstermeden, yazılanları “anlamadığını” söylemekte sakınca görmüyor.

Toplumun kaynaklarını kullanmada etkisi olmayan insanların, bir ihtisas gazetesinde yazılanı “anlamadım” demesi son derece doğal bulurum. Uzman olduğunu söyleyen, çevresindeki insanlarda öyle bir algı yaratan, yarattığı görüntüden beslenenlerin “anlamadım” demesini ise tam şarklılık olarak değerlendiriyorum. Yıllardır sanayinin içinde yönetici olarak yer almış, önemli kuruluşları temsil eden, ortalıkta görünmekten hoşlanan bazı tipler var, asıl sorun onlar. Ayrıntı bilmeyenlerin değer verdiği o tipler, araştırmadan, izlemeden, değişmeleri gözlemeden, istiyorlar ki hep kendi bildikleri tekrarlansın, kendi konformistlikleri sürüp gitsin.

Adnan Dalgakıran‘ ın televizyon programında gönderme yaptığı yetmezliğin itişi, ihtirasın çekişiyle ortalıkta dolaşan tiplerden biri, Simens’in Dijital Fabrikalar Bölümü Yöneticisi Ali Riza Ersoy’un endüstri 4.0 aşamasına geçişin sekiz parametresini aktardığımız yazıyı anlamadığını, bizim idealist yaklaştığımızı söyledi. Böylesi yaklaşımlarla ilgili ne düşündüğümü bilmenizi isterim.

Ersoy’un sıraladığı parametreler şöyle:(1) Siber-fiziksel sistemlerle ürünlerin yaşam döngüsü sürecinde dijital bir ikizi olacak, (2) Gerçek zamanlı verilerin birbirleriyle konuşabildiği bir yatay ve dikey entegrasyondan bahsedeceğiz. Tedarikçiler ve dağıtıcılarla birlikte endüstri 4.0’a geçmek zorunda kalacak, (3) IoT (Nesnelerin interneti) sanayide kökten değişim yaratacak. (4) Otonom robotla, ortam şartlarını insanlardan daha iyi takip ederek, kendi kendine üretim hatlarını yönetebilecek. (5) Büyük veri ve veri analizi karar verme mekanizmalarını, dolayısıyla şirketlerin yapısını değiştirecek, (6) Bu verilerini makinelerle iletişimi bulut bilişim kullanımıyla daha kolaylaşacak, hükümetler bulut bilişim tarlaları kurmak zorunda kalacak, (7) Artırılmış gerçeklik teknolojisi ise takılan bir gözlükle verilerin insan değil daha karmaşık algoritmalar tarafından değerlendirilmesini sağlayarak, vanayı sıkan işçinin hem güvenliğini sağlayacak hem de işini kolaylaştıracak,(8) Milyarlarca nesnenin birbirlerine erişiminin mümkün olduğu bir ortamda en önemli ve son adım ise siber güvenlik olacak.”

Kavramlar dilin özüdür

“Dijital ikizin” ne anlama geldiğini, özellikle üç boyutlu baskı ve eklemeli üretim teknolojisinde etkilerinin ne olacağı üzerinde çalışmamışsanız, söz konusu parametreleri anlamanız mümkün değil.

Dijital ortamda “verilerin gerçek zamanlı olarak birbirleriyle konuşmasının” ardındaki teknolojik birikimin, teknoloji hızının gelişmesiyle ilgili bilgi ve fikir sahibi değilseniz, söylenenler size fantastik, idealist, seçkinci ve absürt gelebilir.

Nesnelerin internetinin ne olduğunu; makinelerin, süreçlerin, sistemlerin hatta sistemlerin sisteminin işleyişini nasıl etkileyeceğini öğrenmek için zamana kıymamışsanız, sıralanan parametreler, gelenek taassubunun karanlığında herhangi bir anlam ifade etmez.

Otonom robotları oluşturan çip teknolojisinde gelişme, sensör duyarlılıkları ve transdüser olanaklarınının endüstrinin gündemine taşıdığı sorunlar ilgi menzilinizde değilse, sıralanan parametrelerin sizin için bir değeri de olmaz, anlamı da.

Büyük verinin ne olduğu, nasıl ortaya çıktığı, veri okyanusları, veri gölleri, veri kalıpları, veri analizi, vahşi büyük verinin ehlileştirilmesinin günümüz sanayinde rekabet üzerinde olası etkilerine kafa yormamışsanız, sorunları yaygın medya kavramlarıyla anlamaya çalışıyorsanız, düşünce üretmeye çalışan yazıların size çok ağır ve anlaşılmaz gelmesi doğaldır.

İnternet olanaklarındaki gelişme ve bulut bilişimin endüstriyi ne yönde etkilediğini sorgulamayanların, sıralanan parametreleri kavramaları, anlamaları ve oradan bir sonuç üretmelerini beklemek abesle iştigaldir.

Artırılmış gerçeklik teknolojisi dendiğinde bu konudaki açıklamaları izleyerek ne anlatılmak istediğini sorgulamamışsanız, sıralanan parametreleri anlamanız mümkün değildir.

Siber ortamlar ve siber güvenlikteki gelişmelerin gelecek on yılda üretimin derinliklerinde ne gibi etkiler yapacağını sorgulamamış, geri-bildirimlerle bilgilerinizi çek etmemişseniz, kimliğinizi öne çıkarır; kişiliğinizi yalıtırsınız; çağımızda çok önemli yeteneklerden biri olan “öz farkındalığınızı” ihmal edersiniz.

O zaman, kısa mesajla sığ iletişimle yetinir; düşünce üretemediğiniz için de kendinizle beraber toplumu da “vasatlık batağına” sürüklersiniz.

Düşüncede derinlik

Cehaletin savunma kalkanlarını indirmemiz, özgüvenle kendimizi sorgulamamız, hayatın yeni gerçekleriyle yüzleşmemiz ve kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Kendine yatırım yapmayan, eski, eksik ve anlamsız birikimleriyle günü kurtarmaya çalışanların bu topluma hiçbir katkıları olmaz.

Bu konuyu özellikle ihtisas yayınları yapanların dikkate alması, genel ve geçerli algılar yerine, çağın ihtiyacı olan algıları öne çıkarması gerekir.

Düşüncede derinlik yaratmadan, uygulamada kalite, içi boş söylemden öteye gidemez.

Olağanüstü hızdaki değişmeler, kavramlarımızı sık aralıklarla geçersiz hale getirmekte, düşünce üretiminin dışına itmektedir. Anlamanın bir yatırım olduğunu bilmeliyiz.

Düşünce ve Yazı

Düşünce ve Yazı İşçisi Umberto Eco

  • Sesle yazdırma konusunun düşünce üretimini kolaylaştırması ve çoğaltması sebebiyle kamuoyu tarafından, çocuklar ve gençler tarafından, yazarlar, akademisyenler ve düşünürler tarafından bilinmesinin sağlanması önemli. 
  • Bunun için çaba göstermek gerekir. de kim yapacak nasıl yapacak. telefon operatörleri belki bu konuya sahip çıkar. Zaten bunlar az.
  • Sahip olduğumuz bilgi birikimi, felsefe yapmanın zihinsel koşullarının Afrika’da başladığını gösteriyor. Afrika kıtasının felsefeye yaptığı en önemli katkı konuşma yetisidir. Konuşma yetkinliğine sahip olmak, insanın, bundan 2500 yıl önceki Eksen Çağ’dan buyana gelişmiş her felsefeyi sadece anlayacak değil, aynı zamanda bunları ortaya çıkaracak bilişsel beceriye de sahip olması anlamına gelir.
  • Afrika’dan tüm dünyaya 50.000 ila 100.000 yıl önce yayılan erken dönem insanlar bu yetiyi beraberlerinde taşımışlardır.
    Kaynak: Elmar Holenstein, Felsefe Atlası, Düşünmenin Mekânları ve Yolları, 2015 Haziran, İstanbul, Küre Yayınları
  • Sözlü kültürde felsefe ve bilim alanlarında neler yapılabileceği sorusunu yanıtlamak için Güney Asya’ya bakmak yeterli. Milattan önce 8 yüzyıldan itibaren neredeyse 1000 yıl boyunca felsefe ve bilim bu topraklarda sözlü olarak yapıldı ve aktarıldı (bunların arasında Gandharalı Panini’nin, 19. yüzyıla kadar bilinen en kapsamlı dilbilgisi çalışması olan grameri bulunmakta MÖ 400 yılı. Felsefe ve bilimin yazıya dökülmesi Milattan önceki yüzyılda adım adım gerçekleşti.

Konuşma yetisi ilk olarak Afrika’da gelişiyor. İlk felsefe ve bilim de sözlü olarak (konuşarak) Güney Asya’da (Hindistan) yapılıyor.

Güney Asya’nın felsefe tarihi bize yazıya dökmeden felsefi olarak düşünmenin mümkün olduğunu gösteriyor. Anlaşılan o ki, kolay ezberlenen deyişler, yani sütraniler yazıyla olağanüstü derecede benzerlik gösteren bir taşıyıcı ortam meydana getirir. Bu sayede soyut ve karmaşık dönüşümlere bir bağlam oluşturacak zaman ve mekandan bağımsız bir metin külliyatı kurulmuş olur. Ancak Güney Asya’da da gelişmelerle kesin olarak örtüşmese de, bir ifade ortamı olarak yazının hem metinlerin saklanması hem de felsefi düşünme eylemi için kullanıldığını da unutmamak gerekir.

Elmar Holenstein, Felsefe Tarihi, ss.21. İstanbul 2015.

By Bilge Tonyukuk Enstitüsü zaman: Ekim 09, 2019

Yazısız Düşünce

Güney Asya’daki felsefe tarihinin yazıya dökülmeden de felsefe yapmanın mümkün olduğunu gösterdiğini söylüyorsunuz. Yazılı olmayan bu felsefe (ve sözlü diğer felsefe gelenekleri) –tırnak içinde söylüyorum– “primitif” kalmaya mahkum değil mi?
 
Afrika’nın ve Kolomb öncesi Amerika’nın yazılı olmayan kültürlerinde de felsefi düşünce olduğuna dair, Alman Kültürlerarası Felsefe Derneği’ndeki arkadaşlarımızın hazırladıkları, fakat benim düşünceme göre pek az itinalı çalışmaları üzerine ben şu noktaya dikkat çektim; yazısız felsefi düşüncenin ne kadar eskiye götürülebileceği bilinmek isteniyorsa, Güney Asya’nın (Hindistan’ın) da bu açıdan incelenmesi gerekmektedir.
Güney Asya’da eksen çağında (M.Ö. 800’den M.Ö. 200’e) ve akabinde takvim hesabının değişmesine kadarki yüzyıllarda hepsi okur yazar olmayan büyük filozofların sözlü Afrika ve Amerika kültürlerinde şimdiye kadar karşılaşılmayan düşünce faaliyetleri vardır.
Fakat daha sonra Güney Asya’daki filozoflar da yazıyı kullanmaya başladılar. Yazıdaki soyutlama ve sistematik zorluğun hangi ölçüde elzem olduğu ise evvela kişinin bu ikincil soruna ilgi duymasıyla çözülebilecek bir meseledir.
Elmar Holenstein

Türk Düşünürler ve Eserleri, Kronolojik. 100 Düşünür 1000 Eser

Kim okurdu kim yazardı

Bu düğümü kim çözerdi

Koyun kurt ile gezerdi

Fikir başka başk olmasa

Aşık Veysel

AMAÇ/KAPSAM/YÖNTEM


Amaç:

Olaylar, Kişiler, Fikirler döngüsündeki en değerli zirve basamak olan fikriyat/fikirlerin, kronolojik seyrini, sefer ve sergüzeştini tespit etmek .

200 yıl süren (1600-1700) durgunluğun/duraklamanın ardından yeni zamanlara, Yeniçağımıza geçiş yapmak üzereydik ki en sonunda Tanzîmattan, yânî Ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibâren felsefe-bilime vucut verdi verecekken Yirminci yüzyılın ilk çeyreğinde millî kültür mirâsında ortaya çıkıvermiş olan korkunc ânî, şiddetli, derin, köklü, keskin kesinti, kopuş, nihâyet; biyoloji terminolojisiyle söylersek, bir mutasyon, hayırlara vesîle olabilecek sözünü ettiğimiz oluşumu akâmete uğratmıştır.(Teoman Duralı)

Bu kopuş ile;

  • Tarihimizden soyutlandık
  • Coğrafyalarımızı 100 yıl içinde (1821-1921)    kaybettik.

Böylece zihnimiz yabancılaştı, kişiliğimiz şizofrenleşti.

Fikir/Fikir Adamları envanterimizin kronolojik olarak biraraya getirilmesi, Yeniçağ’ımza geçişimiz için gerekli olan birikimimizin netlikle izlenmesini kolaylaştıracaktır.

Kapsam: 

Türklerin;

  • Zaman (Tarih) ve
  • Zemin (Coğrafya) boyutlarında
  • Zihin zenginliklerinin
  • Zat-ı Ali’lerinin (Kişi)
panoraması.

Yöntem:

Haziran 2015 tarihinden buyana Türk Düşünürleri hakkında bir veritabanı oluşturulmaya başlanmıştır.

Taşyazıtlar döneminden başlanarak günümüze kadar gelen sözkonusu veritabanında 800 dolayında Düşünürümüzün kaydı yeralmaktadır. Bu veritabanından 100 kişilik bir liste oluşturulmuş ve Vikipedi kaynağından eserler listesi derlenmiştir. Eserler dökümü incelendiğinde Düşünürlerimizin çok sayıda eserler verdikleri gözleminden hareketle 1000 Temel Eser olarak vasıflandırılmıştır.

Düşünürlerimizin Eserlerinden internet ortamında erişim sağlanabilenler ise aşağıdaki linkte biraraya getirilmiştir.

Tefekkür Medeniyeti: Tefekkür Hazinelerimiz..Medeniyetimizin Düşünce Kodlarının Yeraldığı Eserlerin Tam Metinleri

GİRİŞ

Taşköprülüzade Ahmet (d. 2 Aralık 1494, Bursa – ö. 16 Nisan 1561, İstanbul), Osmanlı Devleti’nin ilk bilim tarihçisi ve ilk ansiklopedi yazarıdır. Osmanlı ulemasından olan Taşköprülüzade Ahmet Efendi, Biri “ilimler”i, diğeri ise “bilginler”i konu edinen eserleri kaleme almıştır. İlimleri ele alan cildi Miftâhü’s-Sa‘âde, bilginleri konu edinen cildi ise Şakâyık-i Nu’mâniyye adını taşımaktadır.

İlk on Osmanlı padişahı dönemindeki 502 bilgine ait entelektüel biyografinin yer aldığı Şakâyık, Arapça aslından dilimize kazandırılmıştır. Taşköprülüzâde, sahip olduğu bütüncül ilim anlayışının tabii bir uzantısı olarak ünlü müderrisleri, öncü tasavvuf büyüklerini ve kurucu “bilim adamları”nı “ulema”dan sayarak kitabında tanıtmaktadır. Hacı Bayram Velî, Molla Fenarî, Ali Kuşçu, Kemalpaşazâde, Mirim Çelebi, Karaca Ahmet, Zembilli Ali Efendi, Fethullah Şirvânî… gibi farklı renkler taşıyan nice büyük isim aynı kervana katılan ilim ve marifet yolcuları olarak yerlerini alırlar kitapta.

Kâtip Çelebi (Şubat 1609, İstanbul – 6 Ekim 1657, İstanbul), tarih, coğrafya, bibliyografya ve biyografya ile ilgili çalışmalar yapmış Türk-Osmanlı bilim insanı ve aydını. Dünya bilim edebiyatında en ünlü ve bilinen eseri; İslam dünyasının en değerli eserlerini içeren 15.000 kitabı ve 10.000 müellifi (yazar) alfabetik dizin sistemine göre tanıtan Keşf ez-zunûn ‘an esâmî el-kutub ve-l-fünûn ve daha sonra İbrahim Müteferrika tarafından basılan meşhur coğrafya ansiklopedisi Cihannüma ile tanınır.

Bursalı Mehmed Tahir‘in Osmanlı Müellifleri kitabında 1602 Müellif incelenmiştir. Bu müelliflerin 702’si Türkiye Cumhuriyeti toprakları dışındaki Osmanlı bakiyesi ülkelerde doğmuşlardı. Osmanlı örneğinden gidildiğinde Düşünür/Düşünce mirasımızın yaklaşık %45’i Türkiye Cumhuriyeti toprakları dışında kalmıştır.

Taşköprülüzade’den başlayarak 25 Düşünürümüz, binlerce düşünürümüzün ve eserlerinin yeraldığı Düşünce ve Düşünürler Envanterini ortaya çıkarmışlardır. Tefekkür Medeniyeti: Düşünce Tarihimizi İnceleyen Temel Kaynaklar
http://leventagaoglu.blogspot.com.tr/2016/04/tefekkur-medeniyeti-dusunce-tarihimizi.html

Sözkonusu Medeniyet Hazinesi’nin en değerli 100 Düşünürü’nü ve 1000 Eserinin yer aldığı bir Seçki…..

Türk Düşünürler ve Eserleri, Kronolojik. 100 Düşünür 1000 Eser

  1. OĞUZ HAN MÖ 234-174TürkistanMoğolistanDevlet İdaresi“Daha deniz, daha müren (ırmaklar) / Güneş bayrak, gök kurikan (çadır)”Oğuz Kağan Destanı
  2. DEDEM KORKUT DESTANIilkTürkistanDestanGelimli gidimli dünya..sonucu ölümlü dünyaDede Korkut Hikayeleri  Orhan Şaik Gökyay/Dedem Korkudun Kitabı (Ciltli) Orhan Şaik Gökyay
  3. TONYUKUKilk646-724TürkistanMoğolistanMoğolistanYazıt (Türk hakanını), Türk halkını Ötüken toprağına ben kendim, Bilge Tunyukuk, (getirdim).   Tonyukuk Yazıtı
  4. EBU HANİFE  699-767 Mezopotamya Küfe IRAK İslamiyet Eğer bilmediklerim ayağımın altında olsaydı, başım göğün en yüksek katına değerdi. İmam-ı Azam’ın Beş Eseri (el-Fıkhu’l-Ekber, el-Fıkhül-Ebsât, el-Âlim ve’l-müteallim, er-Risâle, el-Vasıyye) dedesi özbekistan’dan(tirmiz)
  5. MUSA EL HAREZMİilk780-850MaveraünnehirHive, ÖzbekistanÖzbekistanMatematik, AstronomiMusa El Harezmi “Bilgelik Evinin Sultanı”Matematik ile ilgili eserleri: El- Kitab’ul Muhtasar fi’l Hesab’il Cebri ve’l Mukabele, Kitab al-Muhtasar fil Hisab el-Hind, El-Mesahat /Astronomi ile ilgili eserleri: Zîc-ul Harezmî, Kitab al-Amal bi’l Usturlab, Kitab’ul Ruhname/Coğrafya ile ilgili eserleri: Kitab surat al-arz/Tarih ile ilgili eserleri: Kitab’ul Tarih
  6. İMAM BUHARİilk810-870MaveraünnehirBuhara, ÖzbekistanÖzbekistanİslamiyetİmam Buhari “Hadisçilerin Efendisi”Et Tarih el Kebir, Es Sulasiyat, El Edeb el Müfred, Halk-u Ef’ali’l İbad, Raf’ul-Yedeyn fi’s-Salah, Kitâbu Duafâü’s-Sagîr, Kitâbu’l Künâ, Kitâbu’l-Kiraati Halfe’l-imam, Halku’l-Ef’ali’l-ibâd ve’r-Redd Ale’l Cehmiyye, El-Akîde yahut et-Tevhîd, Abarü’s Sifat, Sahih-i Buhari
  7. SABİT BİN KURRAilk821-901MezopotamyaUrfa, Türkiye Türkiyeİslamiyetİlk anestezi uygulayıcısı. 1) Kitâb-ül-Amel bil-Kurre, 2) Kitâbu Tercemeti ve İhtisâr-il-Macisti lil-Batlemyüs, 3) Kitâbu Tercemeti Coğrafiyat-il-Ma’mûre li-Arşimet, 4) Kitâbu Şerh-il-Mu’tiyyati Oklidis, 5) Kitâbun fî Kat’il-Ustuvâne, 6) Kitâbun fil-Mahrût-il-Mukâfî, 7) Kitâbun fî Meşâhat-il-Eşkâl, 8) Kitâbun fil-Mesâil-il-Hendesiyyeti, 9) Risâletun fil-Murabba’i ve Kutrihî, 10) Kitâbun fî İbtâ-il-Hareketi fil-Felek-il-Bürûc, 11) Kitâb-ı Hisâb-il-Hey’eti, 12) Kitâb-ul-Muhtasar fil-Hendese, 13) Risâletun fî Hareket-il-Felek, 14) Kitâb-ul-Medhal alel-Mantık, 15) Kitâbun fin-Nabz, 16) Risâle fil-Cebr, 17) Kitâbun fî Sebebi Kevn-il-Cibâl
  8. İMAM TİRMİZİ824-892MaveraünnehirTirmiz, ÖzbekistanÖzbekistanİslamiyet”Tirmizî’nin kitabı bir ilim bahçesidir” Tirmizî Kitâb-u’l-İlel, Kitabu’s-Semâil, Kitabu Esmâi’s-Sahâbe, Kitâbu’l-Esmâ ve’l-Künâ gibi eserler bırakmışsa da büyük ününü es-Sünen de denilen el-Cami’u’l-Kebîr adlı eseriyle kazandı.
  9. İMAM MATURİDİilk852-944MaveraünnehirSemerkand, ÖzbekistanÖzbekistanİslamiyetakıl ve imanEserleri: Kelam tarihi boyunca yazılan eserlerde, Matüridî’nin eserlerinin tamamının listesi yer almamıştır. 1-Kitap et-tevhid, 2-Risâle fi’l-âkaid, 3-Şerh’ül fil-ekber, 4-Reddü evaili’l-edille li’l-Kâ’bî, 5-Reddü tekzîbi’l cedel li’l-Kâbî, 6-Reddü usuli’l-hamse li’lBâhilî, 7-Reddü kitabi’l-imame li ba’dı’r-ravafıd, 8-er-Redd ‘ale’l-karâmıta, 9-Reddü kitabi’l-Kâ’bî fi va’îdi’l-füssâk, 10-Beyanü vehmi’l Mu’tezile, 11-Kitab el-makâlât, 12-Kitâbu tefsiri’l-esma ve’s-sıfat B. Matüridî’nin usule dair eserleri: 1-Me’ahizü’şerai’ fî usûli’l-fıkh, 2-el-Cedel fi usûlil-fıkh, 3-Ed-Dürer fi usû’lid-din, 4-el-Usûl.C. Matüridî’nin tefsir ve Kuran ilimlerine dair eserleri: 1-Te’vilatü’l-Kur’ân, 2-Risâle fi mâ la yecûzü’l vakfu aleyhi fi’l Kur’ân D. Matüridî’nin vasâya ve münâcâta dair eseri: 1-Vasaya ve münacaat.
  10. FARABİilk872-951MaveraünnehirFarab (Otrar), KazakistanKazakistanFelsefeFarabi “Maveraünnehir’de Felsefe Dersleri””İlimlerin Sayımı” (İhsa’ül Ulûm), “Faziletli Şehir” (El-Medinetü’l Fâzıla)
  11. EBÜ’L-VEFA ELBUZCANΠ940  –  998HorasanBuzhgan, İranİranMatematik, AstronomiHarezmi’nin matematik ve geometrideki buluşlarını önemli ölçüde geliştirdi.Özellikle de geometri ile cebir arasındaki münasebetler üzerinde durdu Kitab’ul Kamil, Kitab’un fi Amel-il Mistarati ve’l Pergarvel Gunye, Kitabab ma Yahtacu-İleyh-İl-Küttab vel Ummal min İlm-il-Hisab, Kitabün Fahirün bil Hisab, Kitab’ün fi’l İlmi Hisab’il Musellat, Kitab’ün fi’l Felek, Kitab’un Zic-iş Şamil, Kitab’un fi’l Hendese, Kitab’ul Medhal ila Aritmetik, Tefsir-ii Harezmi fi Cebri ve’l Mukabele
  12. EL BİRUNİilk973-1048MaveraünnehirKas, Harezm, İranİranGökbilim, Matematik, Doğa Bilimleri, Coğrafya Ve TarihEl Biruni “Evrensel Bir Deha”El-Âsâr’il-Bâkiye an’il-Kurûni’i-Hâli-ye, El-Kanûn’ül-Mes’ûdî, Kitâb’üt-Tahkîk Mâ li’l-Hind, Tahdîd’ü Nihâyeti’l-Emâkin li Tas-hîh-i Mesâfet’il-Mesâkin, Kitâbü’l-Cemâhir fî Mâ’rifet-i Cevâ-hir, Kitâbü’t-Tefhîm fî Evâili Sıbaâti’t-Tencîm, Kitâbü’s-Saydele fî Tıp
  13. İBNİ SİNA ilk 980-1037 Maveraünnehir Buhara, Özbekistan Özbekistan  Tıp Adamı, Fizikçi, Yazar, Filozof Ve Bilim İnsanı. İbn-i Sina “Tıbbın Hükümdarı” El-Kanun fi’t-Tıb, (ö.s), 1593, “Tıpta Kanun”, Kitabü’l-Necat, (ö.s), 1593, (“Kurtuluş Kitabı”), Risale fi-İlmi’l-Ahlak, (ö.s), 1880, (“Ahlak Konusunda Kitapçık”), İşarat ve’l-Tembihat, (ö.s), 1892, (“Mantık, Fizik ve Metafizik bölümlerini içerir. 20 bölümden oluşur.), Kitabü’ş-Şifa, (ö.s), 1927, (“Mantık, Matematik, Fizik ve Metafizik konularında yazılmış on bir cilt hacimli bir eserdir.”).   İbn Sînâ, yüzyıllar boyunca doğu ve batıda kendisinden önceki bütün filozofları gölgeleyecek kadar etkili olan Şifâ külliyatında felsefî ilimleri derlemiş ve tenkit süzgecinden geçirmiştir. Kuşkusuz bu külliyatın en önemli eseri varlık olmak bakımından varlığı inceleyen metafiziktir. Günümüze kadar üst düzey metafizik araş- tırmalarının en önemli kaynaklarından biri olan bu eser, Fatih Sultan Mehmed’in mü- talaası için istinsah edilmiş metinle birlikte Fatih Kitaplığı dizisi kapsamında neşredilmiştir.   el-İşârât ve’t-Tenbîhât, tarihin en önemli ve etkili filozoflarından biri olan İbn Sînâ’nın, kronolojik olarak son yazdığı eserlerden biridir. Üzerine yapılan şerh ve haşiyeler düşünüldüğünde, müellifin İslam dünyası üzerinde en etkili eseri olduğu rahatlıkla söylenebilir. Son derece veciz bir üslupla yazılan, girişinde felsefenin ilke ve önermelerinin ele alınacağı belirtilen eser mantık ilmiyle başlayıp fizikle devam etmekte ve
  14. KAŞGARLI MAHMUDilk1008-1105TürkistanKaşgar, Doğu TürkistanÇinDilKaşgarlı Mahmut “Türk Dilinin Taçsız Hükümdarı”Divanü Lugati’t Türk(Ciltli)Mahmud El-Kaşgari/Divanı Lügat İt Türk Dizini Endeks4Besim Atalay/Divanı Lügat İt TürkTercümesi1 Besim Atalay/Divanı Lügat İt Türk Tercümesi2Besim Atalay/Divanı Lügat İtTürk Tercümesi3Besim Atalay
  15. YUSUF HAS HACİBilk1017-1077TürkistanBalasagun, KırgızistanKırgızistanSiyasetnameYusuf Has Hacib “Özü gitti insanın, adı kaldı bak”Kutadgu Bilig  Yusuf Has Hacip/Kutadgu Bilig (Ciltli)  Yusuf Has Hacip
  16. NİZAMÜLMÜLK1018-1092HorasanTus, İranİranSiyasetnameMemleketin nizamlarının kurucusu Siyasetname
  17. ÖMER HAYYAM 1048-1131HorasanNişabur, İranİranFelsefe, Matematik, AstronomiAdalet evrenin ruhudur.Ziyc-i Melikşahi. (Astronomi ve takvime dair, Melikşah’a ithaf edilmiştir), Kitabün fi’l Burhan ül Sıhhat-ı Turuk ül Hind. (Geometriye dair), Risaletün fi Berahin İl Cebr ve Mukabele. (Cebir ve denklemlere dair), Müşkilat’ül Hisab. (Aritmetiğe dair), İlm-i Külliyat (Genel prensiplere dair), Nevruzname (Takvim ve yılbaşı tespitine dair), Risaletün fil İhtiyal li Marifet. (Altın ve gümüşten yapılmış bir cisimde altın ve gümüş miktarının bilinmesine dair. Almanya Gotha kütüphanesinde bir nüshası mevcuttur.), Risaletün fi Şerhi ma Eşkele min Musaderat (Öklid’in bir probleminin çözülmesi metoduna dair, Hollanda Leiden kütüphanesinde bir nüshası vardır. F. Woepcke fransızcaya çevirmiştir.), Risaletün fi Vücud (Felsefede ontoloji bahsine dair. Britanya kütüphanesinde bir nüshası mevcuttur.), Muhtasarun fi’t Tabiiyat (Fizik İlmine dair), Risaletün fi’l Kevn vet Teklif (Felsefeye dair), Levazim’ül Emkine (Meskûn yerlerin iklimi ve hava değişikliklerine dair), Fil Cevab Selaseti Mesâil ve fi Keşfil Hicab (Üç meseleye cevap ve alemde zıtlığın zorunlu olduğuna dair), Mizan’ül Hikem (Pırlantalı eşyaların taşlarını çıkarmadan kıymetini bulmanın yöntemine dair), Abdurrahman’el Neseviye Cevab (Hak Teâlâ’nın alemleri yaratmasının ve insanları ibadetle yükümlü kılmasının hikmetine dair), Nizamülmülk (Arkadaşı olan vezirin biyografisi), Eş’arı bil Arabiyye (Arabça rûbaileri), Fil Mutayat (İlim prensipleri)
  18. GAZZALİ 1058-1111HorasanTus, İranİranİslamiyetBeden kalbin ülkesidir. Bu ülkede kalbin birçok askeri vardır. İhya-u Ulumi’d-din – Gazzâlî’nin en çok bilinen ve en büyük eseridir. Bu kitapta fıkıh ve tasavvuf konuları ele alınmıştır. Dört kısımdan oluşur. Kitap yazılışından bu yana İslam dünyasında çok okunan kitaplar arasındadır. Kitaba dair çeşitli şerhlerde yazılmıştır., El münkız mine’d Dalal – Bu kitabında, hakikate nasıl eriştiğini anlatmakta ve bazı fırkaları inceleyerek tenkit etmektedir, Makaasidü’l Felasife – Felsefeyi tenkit etmeden önceki incelemesidir, El Mustafa – Usul-i fıkıha ait konular içerir, 4 bölümden oluşmaktadır, Tehafütü’l Felasife – Aristo felsefesine tenkit amacıyla yazılmıştır, El İktisad fi’l İtikad – Kitap, itikad konuları içerir, Kimya-i Saadet – iman ve ahlaka ait konuları içerir. İhyau Ulumi’d Din kitabının kısa bir Farsça’ya çevrisi niteliğini taşır, El Kıstasü’l Müstakim ve Fedâih-ul-Bâtınîyye – Bâtınîler’e reddiye ve tenkit olarak yazılmıştır, Bidayetü’l Hidaye – Din ve ahlak bilgilerini öğreten bir kitaptır. Birinci kısmında zahiri ibadet ve ahlaktan ikinci kısmında kalbin itaat ve isyanı konusunu ele alır. Daha sonra göz, kulak, dil, cinsiyet uzuvları, eller ve ayakların güzel kullanılmasından söz eder. Son bölümünde kalbin iki yüzlülük ve ve kibir gibi kötülüklerden temizlenmesi konularını anlatır, Miyarül İlim, Mihekkun Nazar, Mişkatü’l Envar, Tefsir u Yakuti’t Te’vil, Cevahir’ül Kur’an, El Basıt, El Vasit, Maksaadü’l–Esna fi Şerhi’l-Esmaü’l Hüsna, Makaasıd Maznun’ü Bih la Gayri Ehlih, El Veciz, Mizanü’l Amel, Faysal ül-tefrika beyne’l –İslam ve’z-zendeka, İlcam ül-avam an İlm-i Kelam, El Mustazhiri, Er-Redd ül-cemil Ala Sarih, Kitab ül-erbain, Minhac ül-abidin, Eyyühe’l Veled, Mükâşefetü’l-Kulûb, Nasihatü’l Müluk, Ed-Dürc, Mafsalü’l Hilaf, Hüccetü’l Hak
  19. AHMET YESEVİilk1093-1166MaveraünnehirYesi, KazakistanKazakistanMutasavvıfHoca Ahmet Yesevi “Orta Asya Göklerinde Bir Yıldız”  “Menim hikmetlerim dana (bilgin) isitsin Sozumu destan kilib maksadina yetsin.” Divan-ı Hikmet şiirleri, Türk tasavvuf edebiyatının çok önemli ve bilinen en eski örneklerini içeren kitaptır/ Akaid, İslam’ın esaslarının yer aldığı temel eseridir/Fakr-Nâme öğrencileri tarafından yazılmış ve kendisine mal edilmiştir.
  20. NECMEDDİN KÜBRA 1145-1221MaveraünnehirHiva, ÖzbekistanÖzbekistanMutasavvıftarîkat deniz gibidir, hakîkat da inci gibidir.Usulü Aşere, Risaleilel Haimilhaif, Fevaihulcemal
  21. FAHREDDİN ER-RÂZÎilk1149-1210İranRey, İranİranDin Bilgini, Fizikçi Ve DüşünürRâzî’nin şüphesiz en önemli eseri Mefatih’ul Gayb isimli Kur’an tefsiridir. Tefsir-i Kebir (Ulu Tefsir) diye de bilinen kitabın ismi Türkçeye Gaybın Anahtarları şeklinde çevrilebilir. Bu eser sistematik olma yönüyle tefsir alanının öncü çalışmalarından kabul edilir. Nesefî, bu tefsirin kısaltılmış şeklini içeren Vâdıh isimli bir kitap yazmıştır. Risaletun fi’n Nubuvvat, Menâkib-u İmâm-ı Şâfiî, Tehzib’ud Delâil, Muhassalu Efkâr-il-Mütekaddimîn vel-Müteahhirîn minel-Ulemâ vel-Hükemâ vel-Mütekellimîn, İrşâd-ün-Nüzzâr ilâ Letâif-il-Esrâr, Uyûn-ül-Mesâil, El-Mahsûl, El-Burhân, Nilimü Usûl-id-Dîn, Kitâbü Fedâil-is-Sahâbe, Kitâb-ül-Ahlâk, Şerhü Vecîz-lil-Gazâlî, Tehzîb-üd-Delâil, Kitâb-ı Esrâr-ül-Kelâm,  Şerhü Nehc-ül-Belâga, Kitâb-ül-Kazâ vel-Kader, Kitâbu Ta’cîz-il-Felâsife, Kitâb-ül-Berâhin-il-Behâiyye, Kitâb-ül-Hamsîn fî Usûl-id-dîn, Kitâb-ül-Hak vel-Ba’s, Kitâbu İsmet-il-Enbiyâ, Risâletün fin-Nübüvvât, Esrâr-ül-Mevedde fî Ba’dı Süver-il-Kur’ân-il-Kerîm, Kitâb-ül-Firâset, Kitâbün-fî Zemm-id-Dünyâ, Kitâb-üz-Zübde, El-Mulehhas, El-Metâlib-ül-Âliyye, Kitâbün fil-Hendese, Kitâb-ül-Câmi’il-Kebîr, Kitâbün fil-Kabz, Risâletün fin-Nefs, Kitâb-ı Umdet-ün-Nezzâr ve Zînet-ül-Efkâr, Risâletün fit-Tenbîh alâ Ba’d, Meâlimü Usûl-id-dîn.
  22. ŞAHABETTİN SÜHREVERDİ 1153-1191 İran Sühreverd, İran, İran Mutasavvıf şeyhlerin şeyhi Kısa ve çalkantılı hayatının aksine Sühreverdi’nin eserleri çok fazladır. Bunlardan bazıları kaybolmuş, birkaçı basılmış, geri kalanı da elyazmaları halinde İran, Hindistan ve Türkiye’deki kütüphanelerde bulunmaktadır. Kendisinden önce gelen İbn Sina ve Gazali’nin aksine eserlerinin hiçbiri Latince’ye çevrilmediğinden Batı dünyasında tanınmamıştır. Sühreverdi’nin eserlerinden yaklaşık elli tanesi, çeşitli tarih ve biyografi kitablarında bize ulaşmıştır. Bunlar, şu şekilde beş sınıfa ayrılabilirler:  1- Dört büyük doktrinel inceleme: ilk üçü belirli değişikliklerle Aristo felsefesiyel (meşşai) ilgili, sonuncu ise işraki hikmet hakkındadır. hepsi Arapça olan bu eserler, Telvihat, Mukavvemat, Mutarahat ve Hikmet el-İşrak ‘dir.  2- Heyakil el-Nur, el-Alvah el-İmadiye, Pertev-Name, İtikad el-Hukema el-Lemahat, Yezdan Şinaht ve Bustan el-Kulub gibi daha kısa doktrinel risaleler. Kısmen Arapça, kısmen de Farsça olan bu eserler, daha geniş risalelerin özel konularını açıklarlar.  3- Sembolik dilde yazılmış ve saliklerin ma’rifet ve işrake yolculuklarını tasvir eden seyr ü süluk hikâyeleri. Tamamı Farsça yazılmış olan bu kısa eserler, Akl-i Surh, Avâz-i Per-i Cebrail, el-Gurbet el-Garbiyye (Arapçası da vardır), Lugat-i Mûrân, risale fi’l-Mirac, Risale fil Halat el-Tufuliyye, Rûzi ba Cemaat-i Sûfiyan ve Safir-i Simurg’dan ibarettir.  4- İbn Sina’nın Risale el-Ta’ir’inin Farsçaya tercümesi, İbn Sina’nın İşarat ve Tenbihat’ının Farsça şerhi gibi filozofların eserlerinin inisiyatik metinleriyle kutsal metinlerin şerhleri ve transkripsiyonları. Ayrıca İbn Sina’nin Risalet el-Işk isimli eserine ve Kur’an ve hadis üzerine yorumlarına dayanan Risale fi Hakikat el-Işk adlı eser de bu gruba dahildir. 5- Şehrezuri’nin el-Varidat ve’l-Takdisat diye adlandırdığı dua ve zikirler.  Sufi hikmetiyle, Hermetizm, Pisagor, Platon, Aristo ve Zerdüşt felsefelerini diğer bazı unsurlarla birleştiren bu eserler ve ve çok sayıdaki şerhleri, son yedi yüzyıl boyunca, İşrak geleneğinin özünü teşkil etmiştir. Mustafâ ibn-i İbrâhîm (ö. ?) adlı bir humbaracı kâtibi tarafından kaleme alınan Fenn-i Humbara ve Sanâyi‘-i Âteş-bâzî adlı eser, Osmanlı’da humbara ve havan teknolojisi üzerine kaleme alınmış birkaç mühim eserden biridir. Eserin ilk kısmında müellif barutun icadı ve Humbaracı Ocağı hakkında malumat vererek ateşli silah kullanımının kısa bir tarihçesini çıkarmıştır. Eserde çok sayıda terkibin bulunması ve hemen her bilginin detaylı izahının yapılması, eserin Humbaracı Ocağı talebeleri için hazırlanmış olması ihtimalini akla getirmektedir. Verdiği kıymetli malumat ile birlikte Fenn-i Humbara; ecza listeleri, hesaplamaları ve muhtelif ateşli silah çizimleriyle okuyucuya 18. asır Osmanlı askeri sanayiinin bir panoramasını görme imkânı sunmaktadır. Prof. Dr. Salim Aydüz ve Şamil Çan tarafından dahilinde çalışılan ve bilinen tek nüshası olan İBB Atatürk Kitaplığı, Muallim Cevdet bölümü, K. 439 numaradaki nüsha esas alınarak hazırlanan Fenn-i Humbara ve Sanâyi‘-i Âteş-bâzî, bilgilendirici giriş yazısı ve metninin transkripsiyonu ile bilim tarihi sahasına değerli malumat kazandıracak ve Osmanlı’nın savaş teknolojisindeki gelişmelerin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunacaktır. Müellifi : Mustafa b. İbrâhim Yayına Hazırlayan: Salim Aydüz – Şamil Çan Yayın Yılı: 2015 Humbara ve Ateşli Silahlar Mustafa b. İbrâhim Ya Fatih Sultan Mehmed Kitaplığı 27 Hikmetü’l-İşrâk İ şrâkiyye ekolünün kurucusu Şihâbüddîn es-Sühreverdî’nin (ö. 587/1191) en önemli eseri Hikmetü’l-İşrâk’tır. Kitabın önemi İşrâkiyye ekolünün ilkelerini, yöntemini ve karakteristik özelliklerini açık ve kapsamlı biçimde ortaya koymasından kaynaklanmaktadır. Bundan dolayı Sühreverdî’nin kurduğu sistem adını bu eserden almıştır.
  23. NASRUDDİN ET TUSİ 1201-1274HorasanTus, İranİranFelsefe, MatematikTrigonometri Sahasında İlk Defa Eser Veren Büyük İslam AlimiŞerh’i İşârat (temel felsefe kitabı, 20 yılda hazırlanmış), Zic-i İlhânî (astronomi hakkında), Tecrid-ül-akâid (kelam kitabı), Tezker-i hayat, Tahrir-i Öklides, Tahrir-ül-Macestî, Esas-ül-iktibas (Mantık kitabı), Esraf-ül-eşraf, Ahlak-ı Nâsırî, Fusul, El-Mesail El-Hayriyat, Bahnâme
  24. MEVLANA 1207-1273 Horasan Belh, Afganistan Afganistan Mutasavvıf Biz yaradanı görmeden sevmedik mi? Mesnevî, Büyük Divan “Divan-ı Kebir”, Fihi Ma-Fih “Ne varsa İçindedir”, Mecalis-i Seb’a, “Mevlana’nın 7 vaazı”, Mektubat “Mektuplar” Klasik Doğu edebiyatının en önemli, en güzel edebî ve tasavvufî eserlerinden birisi olan Mesnevî, defter adı verilen 6 ciltten oluşmaktadır. Doğduğu Belh şehrinden göçerek Anadolu’nun merkez şehirlerinden Konya’da ikâmet eden ve buradan tüm insanlığa hakikati seslendiren Mevlânâ’nın ömrünün son on beş yılında söylediği ve Hüsameddin Çelebi tarafından yazıya aktarılan eserdir. Söylenip yazıldığı 13. yüzyıldan itibaren değerinden hiçbir şey kaybetmeden günümüze kadar ulaşmış nadir eserlerden birisi olan Mesnevî, bugün de dünyanın her yerinde geniş kitleler üzerindeki etkisini sürdürmeye, çeşitli dillerde  okunmaya devam etmektedir. Çevrildiği dillerin sayısı ve ona yapılan şerhler etki sahasını ve şöhretinin seviyesini göstermektedir. Günümüzde bile yaradılış gâyesinin sırrını taşıyan her gönülde yankı uyandıran, düşünebilme kâbiliyetine sahip akılları tefekkür zirvelerinde dolaştıran Mesnevî; Mevlânâ’nın vefatından 100 yıl sonra istinsah edilmiş ve en eski yazmalardan biri olan Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi, Halet Efendi, 171 numarada kayıtlı nüshanın tıpkıbasımı ile birlikte bu alanda uzman Prof. Dr. Derya Örs – Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç tarafından çevrilerek yayıma hazırlanmıştır.
  25. HACI BEKTAŞI VELİ 1209-1271HorasanNişabur, İranİranMutasavvıf“Horasan Erenleri” Velâyet-nâme-i Hacı Bektâş-ı Velî, Makalat – (Arapça), Kitâbu’l-Fevâid, Şerh-i Besmele, Şathiyye, Makâlât-ı Gaybiyye ve Kelimât-ı Ayniyye
  26. SADREDDİN KONEVİ 1210-1274 Mezopotamya Malatya, Türkiye Türkiye Mutasavvıf klasik tasavvufun kuvvetli bir fikir cereyanına dönüşmesi en-Nusûs fî tahkîki tavri’l-mahsûs (Vahdet-i Vücûd ve Esasları), Miftâhu Gaybi’l-Cem ve’l-Vücûd (Tasavvuf Metafiziği), en-Nefehâtü’l-İlâhiyye (İlâhî Nefhalar), el-Fükûk fî Esrâı Müstenidâti Hikemi’l-Fusûs (Fusûsü’l-Hikem’in Sırları), Şerh-i Hadis-i Erbaîn (Kırk Hadis Şerhi), el-Mürâselât (Yazışmalar), İ’câzü’l-beyaân fî te’vîli’i-ümmi’l-Kur’ân (Fâtiha Suresi Tefsiri), Şerhu Esmâillâhi’l-Hüsnâ (Esmâ-i Hüsnâ Şerhi), Tebsıratü’l-Mübtedî ve Tezkiretü’l-Müntehî (Marifet Yolcusuna Kılavuz) Tasavvuf tarihinde Allah-âlem iliş- kisini, dolayısıyla varlığın meydana gelişini ve işleyişini, akla dayalı ilmî yöntemlerden farklı olarak hocası Muhyiddin İbnü’l-Arabî gibi keşf ve ilhamdan kaynaklanan mistik sezgiyle açıklayan Sadreddin Konevî, varlığı aynı sistemle yorumlamakta ve ilm-i ilâhînin (Metafizik) temel meselesini Miftâhu’l-Gayb isimli eserinde başarılı bir üslupla ele almaktadır
  27. YUNUS EMRE1240-1321AnadoluEskişehir, TürkiyeTürkiyeMutasavvıfşol cennetin ırmaklarıDivan, Risaletü’n – Nushiyye
  28. DAVUD-U KAYSERΠ 1260-1350 Anadolu Kayseri Türkiye  Osmanlı Devletinin Kuruluş Döneminde Yaşamış İranlı Mutasavvıf, Filozof Ve Yazar. Dâvûd-i Kayserî Doğum Kitapları: Türkçe : er-Resail / Şerefüddin Davud b. Mahmud b. Muhammed Davud-i Kayseri, 751/1350 ; yay. haz. Mehmet Bayrakdar, İstanbul : Kayseri Büyükşehir Belediyesi, 1997. (Giriş bölümü Türkçedir)/ Mukaddemat; Matlau hususi’l-kelim fi meani fususi’l-hikem / Şerefüddin Davud b. Mahmud b. Muhammed Davud-i Kayseri, 751/1350 ; thk. Turan Koç, Hasan Şahin, Seyfullah Sevim, Kayseri : Kayseri Büyükşehir Belediyesi, 1997./ Ledünni İlim ve Hakiki Sevgi, Çeviri Mehmet Bayrakdar, Kurtuba Kitap, 2009/Mukaddemat-Fusûsu’l-Hikem’e Giriş, Çeviri Turan Koç ve Mehmet Çetinkaya, İnsan Yayınları, 2011/Aşk Şarabı ve Hayat, Çeviri Turan Koç ve Mehmet Çetinkaya, İnsan Yayınları, 2011/Tasavvuf İlmine Giriş, Çeviri Muhammed Bedirhan, Nefes Yayıncılık, 2013/ Vahdet-i Vücud Felsefesi, Çeviri Mehmet Bayrakdar, MÜİF Vakfı Yayınları, 2013/ Arapça: Şerhu Füsûsı’l-Hikem/Risâletü fî’ilmi’t-Tasavvufi/Şerhu Te’vilâti’l-Besmele bi’s-Sûrâti’n-Nev’iyyeti’l-İnsâniyyeti/Keşfu’l-Hıcabi ‘an Kelâmi Rabbi’l-Erbâbi/Risaletü fi Marifeti’l-Mahabbeti’l-Hakikiyyeti/Esasü’l-Vahdaniyyeti ve Menbâ’i’l-Ferdaniyyeti/Nihayetü’l-Beyan fi Dirâyeti’z-Zemân Dâvûd bin Mahmûd bin Muhammed er-Rûmî el-Kayserî es-Sâvî Dâvûd-i Kayserî  veya Dâvûd bin Mahmûd bin Muhammed er-Rûmî el-Kayserî es-Sâvî 1260 Kayseri Ölüm 1350    Osmanlı’nın ilk müderrisi ve ilk düşünürü kabul edilen Davud-ı Kayseri (ö.1351) dinî ilimlerden ziyade tasavvuf, kelâm ve felsefe alanlarındaki dirayetiyle temayüz etmiştir. Vahdet-i vücut anlayışını Osmanlı’da felsefî bir muhtevayla açıklayan ilk düşünürdür. Ayrıca tabiat felsefesine ait özgün görüşleri bulunan âlim, ilk defa atomların enerji yüklü olduğunu bildirmiştir. Nihâyetü’lbeyân fi dirâyeti’z-zamân adlı eseri zaman ve hareket kavramlarına dair özgün düşüncelere sahiptir. Aristoteles ve Bağdadî’yi eleştirerek fizikî zamanın deneysel zaman olduğunu belirtmiştir. Metafizik ve fizik açısından suyun önemini ve tabiatın canlılığını vurgulayan Kayserî, Tanrı aşkını el-Kasîdetü’l-mîmiyye şerhinde kaleme almış Füsûsu’l-Hikem şerhiyle de sûfileri etkilemiştir
  29. VAPŞI BAKŞI 13.yy Türkistan Turfan(KaoChang) Çin Tahminen Onüçüncü yüzyıl sonlarında telîf ettiği eserin adı “Gönlün Aslını Öğreten Kitap”tır.  Gönlün Aslını Öğreten Kitap  Burkan inancını benimsememiş kimi Uygur düşünürlerinin (Kao-chang yahut Turfan Uygurları), özellikle Onuncu ile Onbirinci yüzyıllarda ortaya koymuş oldukları gerek tercüme gerekse telîf eserlerle[xii] vucut verdikleri bilgelik geleneği, tüm Türk düşünce hayatını özden etkilemiştir. Bahsi geçen dönemdeki bilgelerin en dikkate değer olanlarından biri, Vapşı Bakşıdır. Tahminen Onüçüncü yüzyıl sonlarında telîf ettiği eserin adı “Gönlün Aslını Öğreten Kitap”tır.[xiii] Metninde Vapşı Bakşı, bir canlıyı insan kılan en başta gelen etkenin, ‘bilinç’ olduğu kanâatını izhâr eder. Ona göre kendim ve dünyam hakkında beni haberli kılan, ‘bilincim’dir. Olup biten ne varsa, bilinçten neşet eder. Öyleyse varlık, bilinçle örtüşür. Bilinç bulunmuyorsa, varlıktan da bahsedilemez. Merâmını kısa, özlü, renkli ve bol teşbihli tarzda ifâde eden Vapşı Bakşı, varlık, bilgi ve ahlâk konularını bir ilkeye geri götürüp bağlıyor: Bilinç. Özellikle sözler, genelde de dil, bilincin ifâde aracıdır. Bundan dolayı dil, yalnızca bir aracı olup amaç değildir.
  30. HACI BAYRAMI VELİ 1352-1430AnadoluAnkara, TürkiyeTürkiyeMutasavvıf“İki bayramı birden kutluyoruz!”  Hacı Bayram Velî Türkçe şiirler yazmış bir mutasavıftır. Onun günümüze kadar gelen şiirlerinin sayısı, dörttür. Çeşitli kaynaklardan tesbit edebildiğimiz şiirler, üslûb olarak musiki kıvraklığındadır. Tesbit edilen bu dört şiir şunlardır:  İLAHİ, İLAHİ ZİKİR, İLAHİ TAKSİM, İLAHİ SAVT
  31. ABDULKADİR EL MERAGİilk1360-1435İranAzerbaycan, İranİranMüzik BilginiAbdülkadir El Meragi “Büyük Hoca”Câmi ül-Elhân (Nağmeler Derlemesi-1405), Mekâsıd ül-Elhan (Nağmelerin Maksadı-1421), Kenz ül-Elhan (Nağmeler Hazinesi), Şerh ül Edvâr (Musiki Makamları Şerhi), Kitab ül-Edvâr (Makamlar Kitabı)
  32. KADIZADE RUMİ 1364-1436 Anadolu Bursa Türkiye Astronom Ve Matematikçi Muhtasar-ı Fi’l-Hisab (Hesap Özeti): Matematik üzerinedir/ Risale Fi-istihracı’l-Ceyb Derece-i Vahide: (Bir Derecenin Sinüsünü Elde Etme Üzerine Bir Risale): Bu Eserde 1 derecelik yayın Sinüs değerini elde etmek üzerine bir yöntem geliştirilmiştir./Şerh el-Mülahhas Fi’l-Hey’e: Astronomi ile ilgili bir eserdir. Çağmini’nin el-Mülahhas Fi’l-Hey’e adlı astronomi eseri üzerine bir yorumdur./Eşkâl-i Te’sis Şerhi: Geometrik öncüller dair bir eserdir. Euclides’in Elementler adlı eseri üzerine bir yorumdur. referans: katip çelebi keşfüz zünun da övüyor.
  33. MUHYİDDİN KAFİYECİ   1386-1474Anadoluİzmir, BergamaTürkiyeMuhyiddin Kafiyeci’nin (ö. 1474) dil ve anlam felsefesi, varlık ve bilgi felsefesi, tarih metodolojisi üzerinde çalışmaları vardır. Hayâtını ilim okumak ve okutmakla geçiren Kâfiyecî’nin, çeşitli ilimlere dâir yüzden fazla eseri vardır. Bu eserlerinin en önemlileri şunlardır: 1- Şerhu Kavâid-ül-kübrâ li İbn-i Hişâm, 2-Envâr-üs-se’âde şerh-u Kelimet-iş-şehâde vel-Esmâ-ül-Husnâ, 3-Muhtasar-ül-Müfîd fî ilm-it-Târih, 4-Hâşiyetü alâ şerh-ıl-Hidâye, 5-Telhîs-ül-Câmi’ul-kebîr, 6-Risâletün fîl-İstisnâ, 7-Şerhu Tehzîb-ül-mantık vel-kelâm, 8-Temhîd fî şerh-it-Tahmîd, 9-Muhtasar fî ilm-il-irşâd, 10-Et-Teysîr fî ilm-it-tefsîr, 11-Telhîs alâ Tefsîr-il-Beydâvî, 12-Telhîsu Şerhu Mevâkıf, 13- Muhtasar fî ilm-il-Eser, 14- Hall-ül-Eşkâl fî mebâhis-il-eşkâl fil-Hendese, 15-Menâzil-ül-ervâh.
  34. AKŞEMSETTİN 1389-1459SuriyeŞam, SuriyeSuriyeİslamiyetFethin ilk Cuma NamazıRisaletü’n-Nûriye, Hall-i Müşkilât, Makamât-ı Evliyâ, Kitabü’t Tıb, Maddetü’l-Hayat, Def’ü Metain, Nasihatnamei Akşemseddin
  35. ULUĞ BEY 1394-1449MaveraünnehirSultaniye, İranİranAstronomiUluğ Bey “Tahtta Oturan Alim”Uluğ Bey, Semerkant’ta bir medrese ve bir de rasathane yaptırmıştır.  Gözlemevinin yönetimini Bursalı Kadızade Rumi ile Cemşid’e vermiştir. Cemşid, gözlemlere başlandığı sırada ve Kadı Zade de gözlemler bitmeden ölmüştür. Gözlemevinin tüm işleri o zaman genç olan Ali Kuşçu’ya kalmıştır. Bu gözlem üzerine Uluğ Bey, ünlü Zeycini düzenlemiş ve bitirmiştir. Zeyç Kürkani veya Zeyç Cedit Sultani adı verilen bu eser, birkaç yüzyıl doğuda ve batıda faydalanılacak bir eser olmuştur. Zeyç Kürkani, bazı kimseler tarafından açıklanmış ve Zeyç’in iki makalesi 1650 yılında Londra’da ilk olarak basılmıştır. Avrupa dillerinin birçoğuna, çevrilmiştir. 1839 yılında cetvelleri Fransızca tercümeleriyle birlikte, asıl eser de 1846 yılında aynen basılmıştır. Zeyç Kürkani’nin asıl kopyalarından biri Irak ve İran savaşlarından sonra Türkiye’ye getirilmiş ve halen Ayasofya kütüphanesindedir.Uluğ Bey’in yönetimi zamanında fetihlerden çok babası zamanında olduğu gibi yönetim güçlendirilmiş ve önemli bilimsel gelişmeler yaşanmıştır.
  36. MOLLA LÜTFİ 1400 ler Anadolu Tokat Türkiye Alim Eserleri. 1. Ĥâşiye ‘alâ Ĥâşiyeti’ş-Şerĥi’l-Meŧâli’. Molla Lutfi’nin en hacimli eseri olup Sirâceddin el-Urmevî’nin mantığa dair Meŧâli’u’l-envâr’ına Kutbüddin er-Râzî tarafından yapılan Levâmi’u’l-esrâr adlı şerh için Seyyid Şerîf el-Cürcânî’nin yazdığı hâşiye üzerine kaleme alınmıştır (Süleymaniye Ktp., Hasan Hüsnü Paşa, nr. 600, 1223). Hoca Sâdeddin Efendi ve Kâtib Çelebi, bu kitapta konular hakkındaki açıklamaların ve ortaya konan fikirlerin daha öncekilerin eserlerinde bulunmadığını söylemiştir (Tâcü’t-tevârih, II, 548; Keşfü’ž-žunûn, II, 1716). 2. Ĥâşiye ‘alâ evâ’ili Şerĥi’l-Mevâķıf. Adudüddin el-Îcî’nin el-Mevâķıf fî ‘ilmi’l-kelâm’ına Cürcânî’nin yaptığı şerhin birinci mevkıfine yazılmış bir hâşiyedir (Süleymaniye Ktp., Çelebi Abdullah Efendi, nr. 210). 3. es-Seb’u’ş-şidâd. Molla Lutfi, II. Bayezid’in huzurunda âlimlerle yaptığı bir tartışmayı padişahın emriyle kaleme aldığı bu risâlede, Cürcânî’nin Kutbüddin er-Râzî’nin Meŧâli’u’l-envâr şerhi üzerine yazdığı hâşiyede “mevzu” hususunda ileri sürdüğü bazı düşünceleri eleştirmektedir (Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 3551). Müellif önce yedi konuda Cürcânî’ye itiraz etmiş, ardından bunlara iki yeni itiraz daha eklemiştir; bu sebeple kütüphanelerde eserin iki farklı nüshası bulunmaktadır. Taşköprizâde, Molla Lutfi’nin bu eserinde yepyeni meseleler ortaya attığını, sadece bu risâlenin bile onun üstünlüğünü kanıtlamaya yeteceğini ve buna cevap yazan Molla İzârî’nin cevaplarında başarılı olamadığını söylemektedir (eş-Şeķā’iķ, s. 283). Molla Lutfi’nin çağdaşı bir âlim tarafından yazılan reddiyede ise eserde âlimlere yanlış görüşler nisbet edildiği ve yapılan itirazların başka âlimlerin kitaplarından çalınmış olduğu iddia edilerek kaynaklarına atıfta bulunulmaktadır (Risâletü def’i’ş-şübeh ‘an ĥavâşî mebâĥiŝi’l-mevżû’ min ķıbeli ‘ilmi’l-kelâm, Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 2271). Taşköprizâde, el-Livâ’ü’l-merfû’ fî ĥalli mebâĥiŝi’l-mevżû’ adlı eserinde Molla Lutfi ile Molla İzârî’nin tartışmalarını değerlendirmiştir (vr. 39b-42b). 4. Risâle fî taĥķīķi vücûdi’l-vâcib (vücûdi’l-mebde’i’l-evvel) (Süleymaniye Ktp., Yenicami, nr. 1181; Leiden Universiteitsbibliothek, Or., nr. 958). 5. Risâle (Kelimât) müte’alliķa bi-âyeti’l-ĥac. Müellifin bir bayram günü II. Bayezid’in huzurunda Bakara sûresinin 196-199. âyetleriyle ilgili olarak yapılan tartışmanın sonuçlarını kaleme alıp Vezîriâzam Ali Paşa’ya ithaf ettiği bir risâledir (Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 2844). Bu esere Molla İzârî (Râgıb Paşa Ktp., nr. 1460), Kıvâmüddin Kāsım b. Ahmed el-Cemâlî ve Müeyyedzâde Abdurrahman Efendi tarafından reddiyeler yazılmıştır (Keşfü’ž-žunûn, I, 860). 6. Źübdetü’l-belâġa (Süleymaniye Ktp., Fâtih, nr. 5130). Kâtib Çelebi’nin Telħîśü’t-Telħîś adıyla andığı risâle (a.g.e., I, 478) Hatîb el-Kazvînî’nin Telħîśü’l-Miftâĥ’ının özeti mahiyetinde olup Mehmet Sami Benli tarafından Molla Lutfi ve Zubdetu’l-Belâga Adlı Eseri ismiyle yayımlanmıştır (İstanbul 2003). Bazı nüshalarında II. Bayezid’in oğullarından Şehzade Şehinşah’a, bazılarında Vezîriâzam Ali Paşa’ya ithaf edildiği görülen eserin Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’nde (III. Ahmed, nr. 1693, vr. 1b-38a) Risâletü Mevlânâ Luŧfî min ‘ilmi’l-belâġa adıyla kayıtlı bulunan ve Benli’nin neşrinde kullanılmayan bir başka nüshası da Molla Lutfi’nin idamından sonra oğlu tarafından temize çekilerek Şehzade Süleyman’a (Kanûnî) ithaf edilmiştir. 7. Müellifin adı belli olmayan Türkçe’nin belâgatına dair eseri (TSMK, III. Ahmed, nr. 1693, vr. 38b-105a). Arapça bilmeyenlere belâgat ilmini öğretmek amacıyla klasik Arapça belâgat ilmi yazım geleneğine bağlı kalınarak telif edilen kitap, Molla Lutfi’nin oğlu tarafından temize çekilip bir mukaddime eklenmek suretiyle Şehzade Süleyman’a ithaf edilmiştir. Eser üzerinde Mustafa Aksoy tarafından bir yüksek lisans çalışması yapılmıştır (Molla Lütfî’nin Risâle-i Mevlânâ Lütfî’si, 1991, Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü). 8. Ĥâşiye ‘alâ Şerĥi’l-Miftâĥ (Süleymaniye Ktp., Cârullah Efendi, nr. 1793). Sekkâkî’nin Miftâĥu’l-‘ulûm adlı kitabının belâgat ilimlerine ayrılan üçüncü kısmına Cürcânî’nin yaptığı şerhin hâşiyesidir ve Kâtib Çelebi’nin ifadesine göre adı geçen şerhte güç yerleri çözmek üzere yazılmıştır (Keşfü’ž-žunûn, II, 1765). Hoca Sâdeddin Efendi, kendi zamanına kadar Şerĥu’l-Miftâĥ’a bundan daha güzel bir hâşiyenin yazılmadığını söyler (Tâcü’t-tevârih, II, 548). 9. Risâle fîmâ yete’allaķu bi-ĥurûfi’t-teheccî (Leiden Universiteitsbibliothek, Or., nr. 958, vr. 19b-21b). 10. Taż’îfü’l-meźbaĥ. Eski kaynaklarda adı geçmeyen bu eseri ilk defa Brockelmann tesbit etmiş (GAL, II, 306) ve Abdülhak Adnan Adıvar tanıtmıştır (Osmanlı Türklerinde İlim, s. 58-59). İlim tarihinde “Delos meselesi” diye bilinen bir matematik problemini ele alır. Şerefettin Yaltkaya’nın tahkik ettiği eseri Adnan Adıvar ve Henry Eugenie Corbin Fransızca çevirisi ve geniş bir giriş yazısıyla birlikte yayımlamıştır (Molla Lütfi’l-Maktul, La duplication de l’autel [Platon et le problème de Délos], Paris 1940). 11. Risâle fi’l-‘ulûmi’ş-şer’iyye ve’l-‘Arabiyye (Risâle fî mevżû’âti’l-‘ulûm). II. Bayezid’e sunulan kitapta yirmi dokuzu Arap dili, kırk dördü İslâm diniyle ilgili olmak üzere toplam yetmiş üç ilimden söz edilmiş, felsefî, tabii ve matematik ilimler tasnife tâbi tutulmamıştır. Müellif eserin sonlarında, Ehl-i sünnet mezhebine göre burada verilen şer‘î ilimlerin sayısının ümmetin yetmiş üç fırkaya ayrılacağı hadisine (Ebû Dâvûd, “Sünnet”, 1; Tirmizî, “Îmân”, 18) uygun düştüğüne -dolayısıyla kendisinin Ehl-i sünnet inancında olduğuna- dikkat çeker. Başta Taşköprizâde’nin Miftâĥu’s-sa’âde’si ve Kâtib Çelebi’nin Keşfü’ž-žunûn’u olmak üzere bu konuda kaleme alınmış daha sonraki eserlerin kaynakları arasında yer alan ve Türkiye kütüphanelerinde yirmiye yakın nüshası bulunan risâle Refîk el-Acem tarafından Şam’daki bir nüshasına dayanılarak önce bir dergide (“Risâletü’t-Toķātî fi’l-‘ulûmi’ş-şer’iyye ve’l-‘Arabiyye”, el-Ebĥâŝ, XXXIX [1991], s. 21-66), ardından şerhiyle birlikte kitap halinde (Beyrut 1994) yayımlanmıştır. 12. el-Meŧâlibü’l-ilâhiyye. Bir önceki eserin kapalı bazı noktalarını açıklamak üzere telif edilmiş olup yine Refîk el-Acem tarafından neşredilmiştir (bk. bibl.). 13. Harnâme. Keşfü’ž-žunûn’da (II, 1783) el-Makāle fî Uslu Şücâ‘ adıyla kaydedilen ve Uslu Şücâ‘ Münazarası olarak da bilinen bu mizah eserinin eksik bir nüshasını önce Oskar Rescher (Orientalische Miszellen, II [İstanbul 1926], s. 40-43), daha sonra tamamını Orhan Şaik Gökyay transkripsiyonlu metni ve tıpkıbasımı ile birlikte (bk. bibl.) yayımlamıştır. Eserde kaba ve müstehcen ifadelere yer verilmiş, ancak Gökyay bunları rumuzlarla göstermiştir. 14. el-Ferec ba‘de’ş-şidde Tercümesi. Mecdî ve Kâtib Çelebi, Ebû Ali et-Tenûhî’ye ait el-Ferec ba’de’ş-şidde adlı eseri Molla Lutfi’nin Türkçe’ye çevirdiğini söylüyorlarsa da (Şekāik Tercümesi, s. 300; Keşfü’ž-žunûn, II, 1263) eserin herhangi bir nüshası bilinmemektedir. Şükrü Kurgan, bazı kütüphane kataloglarında Molla Lutfi’ye nisbet edilen bu isimdeki bir metnin ona ait olmadığını ileri sürmektedir (Türk Kültürü Belleten, sy. 4-5 [1945], s. 363-366; bu çeviriden yapılan sadeleştirilmiş bir seçme için bk. Bilge Seyidoğlu – Orhan Yavuz, Güçlükten Kolaylığa Kederden Sevince: Seçme Hikâyeler, Ankara 1990). Hızır Bey’in oğludur. Felsefe belagat, mantık ve mizah gibi çeşitli dallarda eserler vermiştir. Mevzuatü’l-ulûm adlı eserinde ilimlerin sayısını altmışa kadar çıkarmıştır. Ontoloji ve epistemoloji alanında İbn Sînâ’dan etkilenen düşünür Risâle fi Tahkîk-i vücûdi’l-vâcip adlı risâlesinde ondan alıntılar yapmış, mütekellimlerin İslâm felsefecilerini (hükema) doğru anlamadıklarını, bu yüzden karşı çıktıklarını söylemiştir. Onun bu eserleri felsefî düşünce açısından önemlidir. Ayrıca matematik ve astronomi alanında çalışmaları, mantık ve kelâma dair şerhleri vardır. Kendine has üslubu ve fikirleri yüzünden idam edilen Molla Lütfi, Osmanlı’da ilim ve fikir adına uğranılan ilk felaket olmuştur.29 es-Sebu’ş-Şidâd, Hâşiye alâ Şerhi’l-Matâli, Hâşiye alâ Şerhi’l-Miftâh, Taz’îfü’l-Mezbah gibi aklî ilimler alanında değerli eserleri mevcuttur
  37. ALİ KUŞÇU 1403-1474 Maveraünnehir Semerkand, Özbekistan Özbekistan Astronomi Ali Kuşçu “Büyük Alim, Şerefli Oğul” Risale-i fi’l Hey’e (astronomi)/Şerh-i Tici Uluğ Bey (astronomi)/Risale-i fi’l Fethiye (astronomi, Risale-i fi’l Hey’e adlı eserinin Arapçasıdır)/Risale fi’l Muhammediye (matematik, cebir ve hesap)/Unkud-üz-Zevahir fi Man-ül-Cevahir (Günümüz Türkçesi: Mücevherlerin Dizilmesinde Görülen Salkım)/Et-Tezkire fî Âlâti’r-RuhâniyyeTakiyyuddîn Râsid bu eserden söz eder/El-‘Unkûdu’z-Zevâhir fî Nazmi’l-Cevâhir: (Arapça sarf ilmi konusunda kaleme aldığı bir giriş ve üç bölümden oluşan bir eseridir) referans: katip çelebi keşfüz zünun da övüyor.  matematik ve astronomi bilgilerini Semerkant’ta Uluğ Bey ve Kadızâde-i Rumî’den almıştır. Fatih zamanında Molla Hüsrev ile birlikte Semâniye medreselerinin programını düzenlemekle görevlendirilmiştir. İstanbul’da astronomi ve matematik çalışmalarına canlılık getirmekle birlikte kelâm, fıkıh, dil ve gramer alanlarında da eserleri mevcuttur. eş-Şerhü’l-cedîd ale’t-tecrîd adlı kelâm eserine hâşiyeler yazılmıştır
  38. ALİ ŞİR NEVAİ1441-1501MaveraünnehirHerat, AfganistanAfganistanEdebiyatAli Şir Nevai “Bir Dile Adını Veren Şair”Hazâinü’l Maânî, Garâibü’s-Sağîr, Nevâdirü’ş Şebâb, Bedâyiü’l-Vasat, Fevâidü’l-Kiber, Hayretü’l-Ebrâr, Ferhat ve Şirin, Leyla ve Mecnun, Seb’a-i Seyyârem, Sedd-i İskender,Lisânü’t-Tayr, Muhâkemetü’l-Lügateyn, Mecâlisü’n-Nefâis, Mîzânü’l-Evzân, Nesâimü’l-Mehabbe, Nazmü’l-Cevâhir, Hamsetü’l-Mütehayyirîn, Tühfetü’l Mülûk, Münşeât, Sirâcü’l-Müslimîn, Tarihu’l-Enbiyâ, Mahbûbü’l-Kulûb fi’l-Ahlâk, Seyfü’l-Hâdî, Rekâbet-ü’l-Münâdî
  39. PİRİ REİSilk1465-1553RumeliÇanakkale, GeliboluTürkiyeHaritacılık“Dünya ne kadar küçük…”Kitab-ı Bahriye, Piri Reis Haritası, Hadikat’ül Bahriye, Bilad-ül Aminat, Eşkalname
  40. PİR SULTAN ABDAL 1480-1550AnadoluSivasTürkiyeŞairDerdim çoktur, hangisine yanayımMatematik :  Cemâlü’l-Küttâb ve Kemâli’l-Hüssâb, Umdetü’l-Hisâb. Tarih:  Mecmuatü’t-Tevârih, Süleymannâme, Fetihname-i Karabuğdan, Beyan-ı Menazil-i Sefer-ul Irakeyn. Savaş sanatları: Tuhfet-ul Guzat
  41. BABÜR ŞAH1483-1530TürkistanFergana, ÖzbekistanÖzbekistanDevlet İdaresi”Sefasız ve intizamsız Hind’de güzel, planlı ve muntazam bahçeler kurduk”  Babür Şah’ın en önemli eseri Çağatay Türkçesi ile kaleme aldığı Babürnâme’dir. Babür, bu eserinde çocukluğundan hayatının sonuna kadar bütün hayatını hikâye etmiş, gezip gördüğü yerleri, tanıştığı insanları, kültürleri, coğrafyaları anlatmıştır. Ekber Şah zamanında Çağatay dilinden Farsça’ya çevrisi yapılan Babürname, ilerleyen dönemlerde Urduca, İngilizce, Fransızca, Rusça, Japonca başta olmak üzere birçok dile çevrilmiş, 1943-1946 yıllarında kusursuz bir Türkçe çevirisi Rahmeti Arat tarafından yayımlanmıştır. Babür Şah’ın bir başka eseri Aruz Risâlesi’dir. Adından da anlaşılacağı üzere aruzu anlatan bir eserdir. Risalede beş yüzden fazla vezne yer verilmiştir. Eserin Paris Biblioteque Nationale’deki nüshası Fuad Köprülü tarafından ortaya çıkarılmıştır. Eserin bir diğer nüshası ise Tahran’da 1525 yılında kopyalanmıştır. Babür Şah’ın bir de Hanefi fıkhına ait ‘Mübeyyen Der Fıkh’ isimli bir mesnevisi ve tasavvuf ahlâkına dair Hoca Ahrâr’ın Farsça eserlerinden manzum olarak Türkçeleştirilmiş bir ‘Risâle-i Vâlidiyye’si vardır. Risâle-i Vâlidiyye, Hoca Ubeydullah Ahrar’ın Vâlidiyye adlı Farsça tasavvufi ahlâk risalesinin manzum çevirisidir. Bu eser Babür’ün tasavvufi yönünü ortaya koyan bir eserdir. 243 beyitten oluşan bu eserden sonra Babür’ün tasavvufa yöneldiği söylenir.
  42. FUZULİ1483-1556MezopotamyaKerbela, IrakIrakŞairFuzuli “Aşk imiş her ne var alemde” Eserleri Türkçe, Arapça ve Farsça olmak üzere üç dilde de eser veren Fuzuli’nin eserlerini şu şekilde sıralayabiliriz:  Türkçe manzum eserleri. Divan, Beng ü Bade ( Beng ü Bâde);444 beyitlik Türkçe mesnevi. Leyla ile Mecnun (Dâstân-ı Leylî vü Mecnûn);3 bin 96 beyitlik mesnevi. Risale-i Muammeyat (Risâle-i Muammeyât). Kırk Hadis. Su kasidesi. Hz. Ali Divanı. Şikâyetnâme (Şikâyetnâme) kafiyeli nesir türündedir; Kanuni’nin Bağdat’ı fethinden sonra (1534) padişaha kasideler sunmuştur. Padişah tarafından beğenilen kasideler karşılığında 9 akçelik maaşla ödüllendirilmiştir. Maaşını alamayınca Şikâyetnâme’yi yazmıştır. Şikâyetnâme Fuzuli’nin en önemli eserlerinden biridir. Türkçe mensur eserleri. Hadikatü’s-Süeda (Hadîkat üs-Süedâ);Kerbela olayını anlatan düzyazı. Mektuplar (Mektubat). Farsça manzum eserleri. Divan. Enis’ül-Kalb (Anîs ol-qalb). Heft Cam (sâkinâme); tasavvuf içerikli, 327 beyitlik Farsça mesnevi. Resale-e Muammeyat (Resâle-e Muammeyât). Sehhat o Ma’ruz (Sehhat o Ma’ruz, Sıhhat u Maraz) (tıp bilgileri). Farsça mensur eserleri. Rind ü Zahid (Rend va Zâhed). Risale-i Muamma. Arapça eserleri: Dîvan (manzum). Matlau’l-itikad (mensur)
  43. TAŞKÖPRÜLÜZADE AHMET ilk 1494-1561 Anadolu Bursa Türkiye İlk Bilim Tarihçisi, İlk Ansiklopedi Yazarı  ‘bir saat münazara bir ay mütalaadan hayırlıdır. ”  Taşköprülüzade’nin 25 kadar eseri mevcuttur. Bunlardan bazıları: Şaka’ikü’n-Nu’maniye fi-Ulemai’d-Devletü’l-Osmaniye. Miftâh-üs-Seâde ve Misbâh-üs-Siyâde fî Mevduât-ul-Ulûm. Nevâdir-ül-Ahbâr fî Menâkıb-il-Ahyâr. Şerh-ul-Ahlâk el-Adûdiyye. Risâletün fil-Ferâiz. Risâletün fil-Kazâi vel-Kader. El-Câmi fil-Mantık. Şerh-i Hadîs-i Erbe’în. Risâlet-üş-Şifâ fî Devâ-il-vebâ. Tabakât-ül-Fukahâ. Muhtasarun fî İlm-in-Nahv. Şerh-ul-Cezerî fî İlm-il-Kırâat. tefsir, kelâm, eğitim, edebiyat, biyografi gibi çeşitli alanlarda önemli eserler vermiştir. Osmanlı ilim anlayışını en iyi ortaya koyan müelliflerdendir. eş-Şakâiku’n-nu’maniyye fî ulemâi’ddevleti’l-Osmâniyye adlı eserinde Osman Gazi’den Kanuni Sultan Süleyman döneminin sonlarına kadar yaşamış 502 Osmanlı âliminin hayatını ve eserlerini kaleme almıştır. Eserinin sonunda, kendi kaleminden hayatının çocukluk, gençlik ve olgunluk dönemlerini anlatan düşünür, talebeliğinde okuduğu ve müderrisliğinde okuttuğu dersler ve kitaplar hakkında da ayrıntılı bilgi vermektedir.55 Bu bilgiler o dönemin düşünce yapısı hakkında önemli malûmatlar içermektedir.
  44. VANKULU MEHMET EFENDİ ( ? – 1592)AnadoluVanTürkiyeOsmanlı Devleti Zamanında Yaşamış Din Alimi Ve Yazar.  Dini bilimlerin yanında edebiyatla da ilgilenen Mehmed Efendi, İmam Gazali’nin Kimya-ı Saadet eserini Türkçeye çevirmiştir. Ama asıl bilinen eseri El Cevheri’nin ‘El Şihah’ isimli eserinin tercümesi olan Vankulu Lügati’dir. Bu eser, Osmanlı tarihinde ve İbrahim Müteferrika’nın matbaasında basılan ilk kitaptır.Osmanlı devleti zamanında yaşamış din alimi ve yazar. Doğum yeri olan Van’a nispetle ‘Vankulu’ ismiyle tanınan Mehmed Efendi, I. Süleyman, II. Selim ve III. Murad devirlerinde yaşamıştır. Müderrislik, Rodos ve Manisa müftülüğü ile Kütahya ve Medine kadılıklarında bulunmuştur. Dini bilimlerin yanında edebiyatla da ilgilenen Mehmed Efendi, İmam Gazali’nin Kimya-ı Saadet eserini Türkçeye çevirmiştir. Ama asıl bilinen eseri El Cevheri’nin ‘El Şihah’ isimli eserinin tercümesi olan Vankulu Lügati’dir. Bu eser, Osmanlı tarihinde ve İbrahim Müteferrika’nın matbaasında basılan ilk kitaptır.
  45. KINALIZADE ALİ EFENDİ 1511-1571 Anadolu Isparta Türkiye Ahlak Felsefesi Devletin esası muhabbettir.. Hicrî 916’da (m. 1511) Isparta’da doğdu. Türk ahlakçılarındandır. Anadolu kazaskerliği yaptı, kitabını Suriye beylerbeyi Ali Paşa’ya ithaf etti. Hicrî 979’da (m. 1571) öldü. Ahlak-ı Alai adlı eseriyle tanınmıştır. Kitabı Türkçe yazılmış ilk ahlak eseridir.  Ahlak-ı Alai’de girişte ilimler tasnifi yapılır, ahlak ‘hulk ilmi’ diye tanımlanır. Aristo’dan etkilenmiştir. Mizaç ve huy kavramlarının tahlilini yapar. Kitap üç kısımdır: ferdi ahlak, aile, devlet. Kitap 1833’de Mısır’da basıldı, 1974’te giriş ve birinci bölümü Ahlakı Alai adıyla yayınlandı. tefsir, fıkıh, felsefe, riyaziyat, belâgat gibi hemen hemen her konuda malumat sahibi bir düşünürdür. Kınalızâde’ye göre felsefe (hikmet), eşyayı layığı ile bilmek ve fiilleri de nasıl uygun ise öyle eylemektir. Geleneğe uygun olarak felsefenin teorik ve pratik ayrımına başvuran Kınalızâde, güç ve iradesinden bağımsız varlıklardan bahseden ilmi, “teorik (nazari) hikmet” olarak adlandırır. Kınalızâde’nin Tecrîd, Mevâkıf ve Gurre’ye ait hâşiyeleri, Hidâye’ye ait talikatı, Risâle fi’l-hikmet, Hâşiye alâ Şerhi’l-ervâh, Hâşiye alâ Mutavvel, Risâlei Vücûd, Hâşiye ale’d-Dürer, Ahlâk-ı Alai gibi felsefe ve kelâma dair önemli eserleri vardır.
  46. TAKİYÜDDİN 1521-1585SuriyeŞam, SuriyeSuriyeHezârfen. Astronomi, Gök Bilimci, Mühendis Ve Matematikçidir.Osmanlı döneminde yetişen çok yönlü bilim ve düşünce adamlarından biri olarak matematik, astronomi, fizik, optik, mekanik ve tıp konularında çeşitli eserler vermiştir. Eski zîclerin artık ihtiyacı karşılamadığı, yeni gözlemevine gerek olduğu inancıyla yürüttüğü astronomi çalışmalarında, bazılarını kendi icat ettiği gözlem âletleriyle donattığı İstanbul Rasathanesi, Tycho Brahe’nin kurduğu gözlemeviyle boy ölçüşecek seviyeye gelmiştir. Osmanlıların yetiştirdiği en önemli mühendis de kabul edilen Takıyüddin mekanik saatler, kaldıraçlar, göller ve kuyulardan su çekme aletleri vs. tasarlayıp, bunları eserlerinde ayrıntıyla açıklamıştır. Sidretü Müntehe’l-efkâr fi melekûti’l-feleki’d-devvâr Reyhânetü’r-rûh fi resmi’sâat alâ müsteve’s-sütûh, Cerîdetü’d-dürer ve harîdetü’l-fiker, ed-Dürrü’n-nazîm fi reshîli’t-takvîm, Dekâiku ihtilâfi’l-ufkayn, Risâle fi marifeti’l-ufki’l-hadîs, Risâle fi evkâti’l-ibâdât gibi önemli eserleri vardır.8 Takiyyüddin yaptığı rasatları çeşitli eserlerde toplamıştır. Bunlardan bazıları;  1) Et-Turuk-us-Seniyye: İlk eseri olup, mekanik ve su mühendisliğiyle ilgilidir.  2) El-alat-ür-Rasadiyye li Ziyc-i Şehinşahiyye: İstanbul rasathanesinde bulunan aletleri tanıtan bir eserdir. Sultan Üçüncü Murad Han adına yazılmıştır. Eserde, dokuz rasad aleti tarif edilmiştir. Bu aletlerden bir kısmını ilk olarak kendisi yapmış ve kullanmıştır.  3) Cedavil-ür-Resadiyye: Astronomik gözlemler sonucunda yazılan cetvellerden meydana gelmiştir. Eser tamamlanamamıştır.  4) Sidret-ül-Müntehal Efkar fi Melekut-il-Felek-id-Devvar: Özel rasatlarını topladığı bir eseridir. Eser, astronomi sahasında yazılan kitapların en önemlileri arasında yer alır. Takiyyüddin Rasıd bu eserinde, trigonometriye dair orijinal çalışmalar ortaya koymuştur. Özellikle kirişler üzerindeki çalışmalarında, kiriş 1° veya 2°nin hesabını üç yolla yapmayı ve bunu üçüncü derece denklemi kurmakla başarmıştır. Aynı eserin sinüsler üzerine de eğilmiş ve Copernikus (Korepnik)tan farklı olarak, sinüs, cosinüs, sekand ve kosekandın tariflerini vermiş, sin (A-B), sin (A+B), sin A/2′nin formüllerini çıkarmış ve sin 1°’nin hesabını yapmıştır.  5) Risaletü Rub’-ul-Ceyb: Rubutahtası denilen, zaman tayini, namaz vakitlerinin, hicri ayların ve kıblenin tayini ve hesaplanmalarıyla ilgili aletin tarifi ve kullanılışıyla ilgilidir. Manzum olarak hazırlanmıştır.  6) Tercüman-ül-Etıbba ve Lisan-ül-Elibba: Farmakolojik bir lügat olup, Takiyyüddin Rasıd’ın tıpla da ilgilendiğinin ve bu alanda çalışmalar yaptığının delilidir. İlaçlar hakkında bilgi veren bu eser altmış sayfadan meydana gelmiştir.  7) Gunyet-üt-Tullab minel-Hisab.  8) El-Müzvelet-iş-Şimaliyye li-Fadli Dairi ufki Kostantiniyye: Güneş saatleri, Rubutahtasıyla ilgilidir. 9) Gurubu Şems Sebebühu ve Teahhuru: Astronomiyle ilgili.  10) Ziyc-i Cedid-i Sa’deddin  11) Düstur-ut-Tercih li Kavaid-it-Testiğ.  12) Reyhanet-ür-Ruh fir-Rusm-is-Sa’ati ala Musteve-üs-Sütuh: Projeksiyon metoduyla ilgilidir.
  47. GELİBOLULU MUSTAFA ALİ 1541-1600 Rumeli Çanakkale, Gelibolu Türkiye Şair, Yazar Ve Tarihçi.  1580 – İstanbul Rasathanesi’nin donanmayla topa tutularak yıktırılması (22 Ocak) Tarih : Künhü’l-Ahbâr. Menâkıb-ı Hünerverân. Hâlâtü’l-Kâhire mine’l-Âdâti’z-Zâhire. Fusûlü’l-Hallü ve’l-Akd fî Usûli’l-Harcı ve’n-Nakd. Nusretnâme. Fursatnâme. Nâdirü’l-Mehârib. Heft-Meclis. Zübdetü’t-Tevârih. Mirkatü’l-Cihâd. Câmiü’l-Buhûr der-Mecâlis-i Sûr. Edebi:Dîvan. Farsça Dîvan. Mihr ü Mâh. Mihr ü Vefâ. Tuhfetü’l Uşşâk. Riyâzü’s-Sâlikin. Sosyoloji: Nushatü’s-Selâtin. Mevâidü’n-Nefâis fî Kavâidi’l-Mecâlis. Mehâsinü’l-Âdâb. Hülâsatü’l-Ahvâl der-Letâif-i Mevâiz-i Sahîh-i Hâl. Tuhfetü’s-Sulehâ. Diğer: Nevâdirü’l-Hikem. Hakâyıku’l-Ekâlim. Menşeü’l-İnşâ. Münşeât. Sultana öğütler 16. yüzyılın son bilginlerinden olan Gelibolulu Mustafa Âlî (ö. 1600) tarih, edebiyat, ahlâk, tasavvuf ve siyaset felsefesi alanlarında, özellikle ıslahat çalışmalarıyla ilgili eserleriyle dikkat çeken düşünürlerdendir. Künhü’l-ahbâr tarihle ilgili en önemli eseridir. Nushatü’s-selâtin, Mehâsinü’l-âdâb siyasetname tarzı eserlerindendir. Mevâidü’n-nefâis fi kavâidi’l-mecâlis, Nusretnâme, Hilyetü’l-rical, Nevâdirü’l-hikem gibi eserleri mevcuttur.91 On altıncı yüzyıldan sonra Osmanlı’da kelâm ilmindeki etkinlikler Kemaleddin Beyâzî (ö.1687) ve Gelenbevî (ö.1791) gibi mütekellimlerle devam ederken, aklî ve felsefî ilimler bağlamında duraklamış gözükse de Hasan Kâfî (ö.1616), Koçi Bey (17.yy.), Kâtip Çelebî (ö.1658)92 gibi ıslahatçı düşünürlere ilâveten tasavvuf anlayışını ve felsefesini yaşatan ve sistemleştiren diğer düşünürlerle devam etmiştir.
  48. KATİP ÇELEBİilk1609-1657RumeliİstanbulTürkiyeBibliyografyailk GarbiyatçıEserleri. Coğrafya: Levâmiu’n-nur fi zulmeti Atlas Minur, Müntehab-ı Bahriye (Kitab-ı Bahriye), Cihannüma. Tarih: Fezleket akvâl el-ahyâr fi ilmi el-târîh ve el-ahbâr Arapça Fezleke: Bir mukaddime, üç usûl ve bir son sözden olusan tarih eseri. 1.300 adet elimizde olmayan yazma kaynak kullanılarak yazılmış olan varlıkların başlangıcı, peygamberlerin ve hükümdârların târihi olarak özetlenebilecek bir târih kitâbıdır. Türkçe Fezleke. Tuhfet el-kibâr fi Esfâri el-Bihâr. Takvîmü’t-Tevârîh: 1648 târihine kadar yaşanmış olayların kronolojik açıklamasını içerir. Arapça ve Farsça basılmış; İtalyanca, Latince ve Fransızcaya çevrilmiştir. Tarîh-i Frengi tercümesi. Revnaku’s-saltana (Târîh-i Kostantiniyye ve Kayâsire) tercümesi. Düstûr-ûl-amel lî ıslâhil-l halel. İrşâd-ûl-hayâfâ ilâ târîh-ûl-Yunân ver-Rûm. Biyografya: Keşf ul-zunûn an asāmi el-kutub ve el-funun : Arapça yazılmış, 15.000’e yakın kitap ve 10.000’e yakın yazari tanıtan büyük bir biyografya ansiklopedisi mâhiyetindedir. Mısır’da, Almanya’da, İstanbul’da basıldı. Lâtince ve Franszica’ya çevrilmiştir. Süllem el-vusûl ilâ tabakat el-fûhûl. Câmi el-Mütûn min Cüll el-Fünûn. Din: Mîzân-ül-Hakk fi ihtiyâr-il-ehak. İlhâm el-Mukaddes Min Feyz el-Akdes. Sosyal, kültürel ve halk bilimi: Tuhfetü el-ahyâr fi el-hikem ve el-eş’âr. Dürer-i müntesira vel gurer-i münteşira. Recmü’r-râcim bi’s-sîn ve el-Cim. Beyzâvi Tefsirinin şerhi. Muhammediyye şerhi. Kanunnâme. Tütün Risalesi
  49. EVLİYA ÇELEBİ1611-1682RumeliİstanbulTürkiyeSeyahatname”Seyahat ya Resulallah” Seyahatname, Evliya Çelebi tarafından 17. yüzyılda yazılmış olan çok ünlü bir gezi kitabıdır. 10 ciltten oluşur. Gerçekçi bir gözle izlenen olaylar, yalın ve duru, zaman zaman da fantastik bir anlatım içinde, halkın anlayacağı şekilde yazılmış, yine halkın anlayacağı şekilde deyimler çokça kullanılmıştır. Halk etimolojisi de bolca görülür. Evliya Çelebi, Seyahatnâme’sinde gezip gördüğü yerleri kendi üslûbu ile anlatmaktadır. Evliya Çelebi’nin 10 ciltlik Seyahatnâmesi, bütün görmüş ve gezmiş olduğu memleketler hakkında oldukça önemli bilgiler içermektedir. Eser bu yönden Türk Kültür tarihi ve gezi edebiyat açısından önemli bir yere sahip olmuştur.
  50. NİYAZİ MISRİ 1618-1693AnadoluMalatyaTürkiyeMutasavvıfHakk ilmine bu âlem bir nüsha imiş ancak, Ol nüshada bu Âdem bir nokta imiş ancakTürkçe Eserleri: 1. Divân. 2. Mecmuaları Süleymaniye Küt. Reşid Ef. 1218 numaradaki mecmua. Bursa Sultan Orhan Küt. 690 no’lu “Mecmua‐i Kelimât‐ı Kudsiyye” diye adlandırılan mecmua. 3. Risaleleri. Risâle‐i Devriyye, Risâle‐i Es’ile ve Ecvibe‐i Mutasavvufâne, Risâle‐i Eşrâtü’s‐Sâat, Tabirnâme, Risâle‐i Haseneyn, Risâle‐i Hızriyye, Risâle‐i Arşiyye, Vahdetnâme, Risâle‐i İade, Risâle‐i Nokta, Akîdetü’l‐Mısrî, Risale fî Devrân‐ı Sofiye, Etvâr‐ı Seb’a,  4. Şerhleri. Şerh‐i Esmâ‐i Hüsnâ, Şerh‐i Nutk‐ı Yûnus Emre, 5. Mektupları.  6. Ait Olduğu Söylenen Diğer Eser ve Risaleler. Lübbü’l‐Lüb ve Sırru’s‐Sır, Cenâb‐ı Hakk’ın her şeyi muhit olduğu hakkında risale, Elğâz‐ı Sofiye, Risale fî işareti’l‐vâkıât fi’l‐fatihati’ş‐şerîfe‐, Rısâle‐i usûl‐i târikat, Usûl‐i târikat ve rumûz‐i hakikat, Eşrefoğlu Rûmî’ye ait beyitlerin şerhi, Bir beyitin şerhi, Tefsir‐i duâ hakkında risale, Ahvâl‐ı tarîkat‐ı Hak, Tuhfetü’I‐Uşşak ve Tuhfetü’l‐Müştâk, El‐levâyih iî suâl‐i Şeyh Mısri, Güneşin mağribden nasıl doğduğu hakkında risale, Risâle‐i îman‐ı taklidi ve tahkiki, Ta’bîr‐i sadâ‐yı nâkûs, Risâle‐i fî tasviri’l‐ecsâm ve’l‐erhâm, Risâle‐i târîhiyye, Cüz‐i la yetecezzâ, 7. Yazdığı Tefsirler. Tefsîr‐i sûre‐i Yûsuf, Tefsîr‐i innâ eradna’l‐emânete, Tefsîr‐i lem yekünıllezîne keferû‐, Allâhu nûru’s‐semâvâti ve’l‐ard—, Tefsîr‐i âyet‐i “İz kale rabbüke‐‐‐, Tefsîr‐i âyet‐i innallahe, Arapça Eserleri. Mevâidü’l‐irfân, Devre‐i Arşiyye, Tesbî‐i Kasîde‐i Bür’e (Bürde), Tefsîr‐i Fâtihatü’l‐Kitâb, Mecâlis.
  51. KOÇİ BEY -1650RumeliGöriceArnavutlukSiyasetnameSüleyman devrine dön!  Koçi Bey risalesi
  52. ITRİ 1640-1712RumeliİstanbulTürkiyeBestekar”Tut-i mucizeguyem ne desem laf değil”Eserleri  : Itri’nin Neva Kâr’ı Klâsik Türk Musikisi repertuvarının en yetkin eseri olarak kabul edilmektedir. Makamsal geçkiler, ezgilerin zengin ve orjinalliği bu eseri bir baş yapıt haline getirmiştir. Kâr’ın sözleri ünlü İranlı şair Hafız-ı Şîrâzî’ye aittir.Yine Segâh Yürük Semaisi olan “Tûti-i mûcize-gûyem ne desem lâf değil” çok bilinen ve seslendirilen bir eserdir. Eserin güftesi Nefî’nindir.  Itri’nin küçük formda (şarkı, türkü, köçekçe vb.) hiçbir eseri günümüze kadar gelememiştir. Eserlerin tümü büyük formlardadır. Dini musikinin de çok önemli eserleri yine Itri’ye aittir. Bunlar arasında Segah Bayram Tekbiri, Segah Salat-ı Ümmiye, Cuma Salatı, Dilkeş-haveran Gece Salası, Rast Mevlevi “Na’t-ı Mevlana” bütün İslam Dünyasında meşhurdur. Diğer eserleri: Itri’nin elde kalan din dışı eserlerinden yalnız 4’ü saz eseridir.(3 peşrev,1 saz semaisi),öbürleri hep sözlüdür,yani güfteleri vardır.Bunlardan Nefi’nin “Tut-i mucizeguyem ne desem laf değil” diye başlayan güftesi üzerine yaptığı segah yürük semai beste ile Şirazlı Hafız’ın Gülbün-i ıyş midemed saki güülizar kü?(Eğlence bahçesi yeşermekte,gül yanaklı saki nerede?) adlı güftesi üzerine neva makamında Kár’ı çok tanınmıştır. Itrî ayrıca 1640 yılında imparatorluğun Esirciler Kethüdalığını yapmış ve Mustafabey adını verdiği bir Armut cinsini yetiştirmiştir. Mezarı Edirnekapı Şehitliği’nde bulunmaktadır. Bugüne kadar hayatı veya geçimini ne şekilde sağladığına dair Recep Uslu tarafından 2015 yılında yayınlanan detaylı bir araştırma yapılmıştır.
  53. İSMAİL HAKKI BURSEVİ1652-1725RumeliAydos, BulgaristanBulgaristanAlim, Mutasavvıf, Şair, Hafız, Bestekâr Ve Hattat Olup Tefsirci Ve Mevlana’nın Mesnevi’sinin En Büyük Şarihidir.Yazdığı eserlerinin sayısı 136 kadardır. İslâmî ilimlerde derin bilgiye sahip bulunması ve çok sayıda eser vermiş olmasına rağmen tasavvuf sahasında şöhret bulmuş Halvetiye tarikatı şeyhlerinden olan Bursevî, Ruhu’l-Beyan adlı ünlü Arapça Kur’an tefsirinin yazarıdır. Tefsirin Arapça orijinalinden Türkçeye aktarılması ile basımı Erkam Yayınları tarafından yapılmaktadır. Tüm Eserleri ve Özellikleri. Ruhu’l-Beyan adlı Arapça Kur’an tefsiri. RUHUL BEYAN (H.1117) Matbu (16 cilt), ŞERHİ MUHAMMEDİYE (H.1107) Matbu (3 cilt), ŞERHÜL MESNEVİ (1116) Matbu  (3 cilt), ŞERHİ PENDİ ATTAR (1136) Matbu  (2 cilt), ŞERHİ BOSTAN, EL FARUK Matbu, HADİS-İ ERBAİN ŞERHİ (1088) Matbu, DİĞERİ MEVCUT (1137) Hatt ile, TEMAMÜL FEYZ Hatt ile, KİTABÜL KEBİR (1133) Hatt ile, NAKDÜL HAL (1134) Hatt ile, RİSAATÜL CAMİA (1114) Hatt ile, VİRDİYYE, ŞERHİ ŞİABÜL İMAN Matbu, İLMİ HADİS RİSALESİ Elyazma, HAZARAT-I HAMSİ İLAHİ, VESİLETÜL MERAM, KENZİ MAHFİ (11134) matbu, ŞERHİ NAZMİ HAYRETİ, SİLSİLE NAME (1131) Elyazma, MÜZULÜL AHSAN (1134) Elyazma, ŞERHÜL KEBAHİR (1116) Elyazma, KİTABÜL MÜTEFERRİKAT Elyazma, ŞERHUL USUL El yazma, TALİKATALEL KADİ (1127) Elyazma, KİTABÜL NETİCE (1137) Elyazma, ŞERHUL ADAP Elyazma, HAŞİYE ALA SURETİN NEBE (1137) Elyazma (3 c.), NUHBETÜL FİKİR ŞERHİ (1137) Elyazma (3 c.), ŞERHİ GAZALİ BAYRAMİYYE, ŞERHİ GAZALİ YUNUS, HAYATÜL BAL (1135) Elyazma, KİTABÜL ENVAR Lİ AVAZ PAŞA, SULUKÜL MÜLÜK (1137) Elyazma, HÜCCETÜL BALİĞA (1137) Elyazma,MECMUATÜL ESRAR (1131) Elyazma,ŞERHİ FIKHİ KEMİDANİ Elyazma,KİTABÜL MİRAD (1130) Elyazma,KİTABU NUYHİL BEŞİR VENNEZİR,KİTABÜL NAHİV,VALİDATÜL KÜBRA (1120) Elyazma,EYYÜHEL BÜLBÜL (1116) Elyazma,NUHBETÜN NÜHBETÜL HAİF Elyazma,ŞERHİ MUKADDİME İLMİN NAFİV,ŞERHİ SALATİN NEŞİS,NEVADÜRRÜS SAVM,HÜTABÜL HUTABA (1120) Elyazma,KİTABÜL HURUFİT TEHECCİ Elyazma,KİTABÜN NECAT (1131) Matbu,KİTABÜZ ZİKİR VEŞŞERAF,ŞERHİ NAZMİ AHMEDİ,TUHFEİ HALİLİYYE,İSMAİLLİYE (1132) Elyazma,RECEBİYYE,HASSAKİYYE (1137) Elyazma,ATAİYYE (1137) Elyazma,VESİMİYYE (1134) Matbu,OMRİYYE (1134) El yazma,BAHRİYYE (1133) El yazma,HÜSEYNİYYE (1133) El yazma,KİTABI HAKKISSARİH El yazma,BİADNAMEİ TUBAZADE,RİSALE-İ İNİ ŞARTIYYE,ŞERHİ NAZMİ SUHUFİ El yazma,ŞERHİ NAZMİ MISRİ Matbu,ŞERHİ NAZMİ ABDİ,MANZUME-İ MİRACİYYE (1121) El yazma,MİRACNAME,KİTABÜTTEVHİD,MESAİLÜL KELAM,ŞERHİ DİBACE-İ KASİDE-İ FARIZİYYE,MÜLTEKA İLENNISF,HAŞİDE-İ VELEDİYYE,MECLİS,ŞERHİ USULİN AŞARA (1110) El yazma,NECATI TAAM,ZİYA-I MANEVİ,TUHFE-İ NEFSÜL RAHMAN,USULÜ SEBİYYE (1137) El yazma,KİTABI FAZL VENNEVAL (1132) El yazma,ES SULÜK,TUHFE-İ ŞEYBİYYE,RİSALE-İ HAYRİYYE,ŞERHİ HADİSİL MÜ’MİN (1132) El yazma,RAHATÜL RUH,RİSALE-İ İMADİYYE,RİSALE-İ EL CEHS VEL İHFA,RİSALETÜN NEVAFİL,ESRARÜL HAC (1137) El yazma,ŞERHİ MEKTEBÜL ŞEYH El yazma, RİSALETÜN ZELZELE, ŞERHİ SELATUŞ ŞAFİİN,KELAMÜL HİSAM,RİSALE-İ VAHDETİ VUCUD,TEFSİR BİYEDİKEL HAYR,VEMA BİSSEFİHA,YA EYYÜHENNAS ŞERHİ İCAZETNAMEİ BİR MAVİ,ŞERHİ İCAZETNAMEİ MUHAMMEDEŞŞAMİ,DİVAN-I ALİLERİ (1122) Matbu,TEFSİR ‘VELEKAD AHEZALLAH’ El yazma,İNNELLEZİNE YUHADEUNALLAH El yazma,RİSALETÜN İMAN,NESAYİHİ LİSEYYİDİ ALİ,KİTABÜL HİTAB (1130) Matbu (3 c.),TEFASİRÜL MÜNTEHİBE (1100) El yazma,VASİYETNAME Matbu,KİTABÜ İZZİL ADEMİ (1135) Elyazma,RİSALE-İ BERKİYYE (1132) Elyazma,ŞERHİ KELAM MUHİDDİN,MECMUA Elyazma,HADİS-İ ERBAİN (1137) Elyazma,MECMUA-İ TAHKİKATİ EHADİS Elyazma,ŞERHUL UYUN (1135) Elyazma,LUGATÜN NEBEVİYYE Elyazma
  54. NAİMA1655-1716MezopotamyaHalep, SuriyeSuriyeTarih Yazarıilk osmanlı vakanüvisiNaîmâ’nın temel eseri Naîmâ Tarihi olarak da bilinen Ravzatü’l-Hüseyn fî hulâsati ahbâri’l-hafikayn’dır. Eserini 1574’ten başlatıp 1651’e kadar getiren Naîmâ; olayların iç yüzünü aydınlatan, genellikle sade fakat nükteli ve değerli ayrıntıları kapsayan bu eseriyle bir devrin tarihini ve aynı zamanda sosyal hayatını tasvir etmişti. Bu eser tamamlandığı zaman, artık eski müsveddelerle ilgisi kalmamış, baştanbaşa Naîmâ’nın araştırması ve usta kaleminin bir ifadesi olmuştu. Bu yüzden bu büyük eser, Naîmâ Tarihi olarak bilinir. Naîmâ Tarihi’ne konu olan yıllar, Osmanlı İmparatorluğu’nun en zayıf zamanlarına rastlar. Naîmâ; canlı ve zarif üslubuyla o yılları önümüze sererken sadece tarihçiliğindeki ustalığı değil, yazarlığındaki kudreti de ortaya koymuştur.
  55. ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI 1703-1780AnadoluErzurumTürkiyeMutasavvıf“Mevlam görelim neyler, Neylerse güzel eyler”Araştırmacı ve mutasavvıf bir kişiliğe sahip olan İbrahim Hakkı’nın eserlerinin sayısı on beşi bulmaktadır. Bunların içinde en tanınmışları, İlâhî-nâme adıyla da bilinen Divân’ı ve Marifetnâme isimli kitabıdır. Sefine-i Nûh adlı eserinde İbrahim Hakkı, “İlâhî-nâme nazmımdır ve nesrim Marifetnâme’dir” der. Yazar, Marifetnâme’yi bir ilimler ansiklopedisi hâlinde kaleme almıştır. Bu eserde; astronomiden, ahlaka ve itikada; tasavvuftan felsefeye ve musikiye; dinî ilimlerden fizikî ve tıbbî ilimlere kadar çok çeşitli bilgiler toplamıştır. Marifetnâme’nin sonunda Kıyafetnâme başlığı altında yazılan manzum bölümde ise insan vücudunun, insan uzuvlarının şekilleri ve manaları belirtilmiş, yapılan tariflerde yüzyılların tecrübelerinden istifade edilmiştir. Marifetnâme 1756’da, İlâhî-nâme ise (Divan) 1754’te yazılmıştır. İbrahim Hakkı, 17. yüzyıl mutasavvıflarından Niyazî-i Mısrî‘nin tesirinde kalmıştır. Çünkü O, Marifetnâme’sinde, Niyazî -i Mısrî’nin Risale-i Devriyesi’ni aynen alarak, çırak-usta işbirliğini devam ettirmiştir.
  56. ŞEYH GALİP1757-1799RumeliİstanbulTürkiyeDivan Edebiyatı Şairi, MutasavvıfDivan (Şiirler), Hüsn ü Aşk (Güzellik ve Aşk), Şerh-i Cezîre-i Mesnevî, Es-Sohbetü’s-Sâfiyye,Zübde-i alem
  57. HAMMAMİZADE İSMAİL DEDE EFENDİ 1778-1846RumeliİstanbulTürkiyeMüzikçiYine bir gülnihal aldı bu gönlümü ESERLERİ: Rast Semâi Yine bir gülnihâl aldı bu gönlümü, Hicaz köçekçe Şu karşıki dağda bir yeşil çadır, Rast Kar-ı Nev Gözümde daim hayali cânâ, Hicaz Yürük Semâi Yine neş’e-i Muhabbet etti dil-ü canım etti şeyda, Hüzzam Yürük Semâi Reh-i Aşkında edip kaddimi kütah gönül, Ferahfezâ Yürük Semâi Bu gece ben yine bülbülleri hâmûş ettim, Hicaz Semâi Ey büt-i nev-edâ olmuşum müptelâ, Talaa’l bedrü aleyna
  58. AHMET CEVDET 1822-1895RumeliLofçaBulgaristanDevlet Ve Bilim Adamı, Tarihçi, Hukukçu, Şair Şark medreselerinin son güneşi: Ahmet Cevdet Paşa’dan beri bu memlekette kimse bir Hamidullah, bir Fazlurrahman veya bir İkbal aramasın.Tarih-i Cevdet: 12 cilttir. Osmanlı Devleti’nin 1774-1825 seneleri arasındaki tarihini anlatır. Kısas-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulefa: 12 kısımdır. Cevdet Paşa’nın en tanınmış eseridir. Âdem’den itibaren birçok peygamberin, İslam halifelerinin, İkinci Murad’a kadar Osmanlı padişahlarının tarihinden bahseder. Tezakir-i Cevdet: Devrinin siyasi, içtimai, ahlaki cephesini anlatmıştır. Ma’ruzat: Sultan İkinci Abdülhamid’e 1839-1876 yılları arasındaki tarihi ve siyasi hadiseleri takdim etmek için hazırlanmıştır. Mecelle: Ahmed Cevdet Paşa başkanlığında bir heyet tarafından hazırlanmıştır. Divançe-i Cevdet: Gençliğinde yazdığı şiirleri, Sultan II. Abdülhamid’in emriyle bu kitapta toplamıştır. Kavaid-i Osmaniye: Keçecizade Fuad Paşa’yla birlikte yazdığı dil bilgisi kitabıdır. Türk dilinin Türkçe yazılmış ilk gramer kitabı kabul edilir. Ayrıca Belagat-ı Osmaniye – Kavaid-i Türkiye, Takvim-ül Edvar-Miyar-ı Sedad, Adab-ı Sedat fi-İlm-il-Adab, Hülasatül Beyan fi-Te’lifi’l -Kur’an, Asar-ı Ahd-i Hamidi, Hilye-i Seadet, Ma’lumat-ı Nafia adlı eserleri çeşitli mevzulardan bahsetmektedir
  59. ŞEMSETTİN SAMİ1850-1904RumeliFraşer, Yanya, YunanistanYunanistanSözlükçü, Yazar, AnsiklopedistRoman: Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, İlk Türkçe Sözlük: Kamus-ı Türki, Sözlük: Kamus-ı Fransevi, Kamus-ı Arabi, Ansiklopedi: Kamusul Alam, Tiyatro: Besa yahut Ahde Vefa, Gave, Seydi Yahya
  60. İSMAİL GASPIRALI 1851-1914RumeliKırımRusyaFikir Adamı, Eğitimci, Yazar Ve YayıncıKitaplar: Russkoye Musulmanstvo (Rus İslam) Simfereopol, 1881. Salname-i Türki (Bahçesaray, 1882). Mirat-ı Cedid (Bahçesaray, 1882). Hace-i Sıbyan (Bahçesaray, 1884; 3.bas. 1892; 7. bas. 1898). Avrupa Medeniyetine Bir Nazar-ı Muvazene (Bahçesaray, 1885). İslamlara dair Nizamlar ve İmtiyazlar (Bahçesaray, 1885). Rusya Coğrafyası (Bahçesaray, 1885). İki Bahadır (Bahçesaray, 1886). Kıraat-i Türki (Bahçesaray, 1886; 2. bas. 1894). Maişet Muharebesi (Bahçesaray, 1886). Kolera Vebası ve Onun Deva ve Darusu (Bahçesaray, 1887). Bahtiyar Nazım (Bahçesaray, 1889). Atlaslı Cihanname (Bahçesaray, 1889). Medeniyet-i İslamiye (Bahçesaray, 1889). Garaib-i Adat-i Akvam (Bahçesaray, 1890). Arslan Kız (Bahçesaray, 1894). Mektep ve Usul-i Cedid Nedir? (Bahçesaray, 1894) Risale-i Terkib (Bahçesaray, 1894). Russko-vostochnoe Soglashenie (Bahçesaray, 1896). Hesab. Muhtasar Ilm-i Hesab ve Mesa’il-i Hesabiye (Bahçesaray, 1897). Her Gün Gerek Zakonlar (Bahçesaray, 1897). Rehber-i İslamiye (Bahçesaray, 1898). Şara’it al-Islam (Bahçesaray, 1897). Rehber-i Mu’allimin (Mu’allimlere Yoldaş) (Bahçesaray, 1898). Türkistan Uleması (Bahçesaray, 1901). Mevlud-i Cenâb-ı Hazret-i Ali (Bahçesaray, 1900). Beden-i İnsan (Bahçesaray, 1901). Iran. Resimli Mecmua (Bahçesaray, 1901). Mebadi-yi Temeddün-i İslamiyan-i Rus (Bahçesaray, 1901). Meşhur Payitahtlar (Bahçesaray, 1901). Usul-i Edeb (Şark ve Garb Kaideleri) (Bahçesaray, 1901). Zoraki Tabib (Bahçesaray, 1901). Malumat-i Nafia (Bahçesaray, 1901). Tashih-i Akaidden (Bahçesaray, 1901). Temsilat-i Krilof (Bahçesaray, 1901). Asya’da Komşularımız (Bahçesaray, 1903). Dârü-r Rahat Müslümanları (Bahçesaray, 1906). Müslüman Kongresi (Bahçesaray, 1909)
  61. İSMAİL FENNİ ERTUĞRUL1855-1946RumeliTırnovaBulgaristanMutasavvıf, Felsefeci, Yazar, Lügatçi, Musıkişinas, Güfteci Ve Besteci.İsmail Fenni Bey’in bütün eserleri yayımlanmış değildir. On beş civarında da yayımlanmamış telif ve tercüme eserleri bulunan yazarın basılan eserleri şunlardır: Lügatçe-i Felsefe (Felsefe Sözlüğü (1927). Maddiyyûn Mezhebinin İzmihlâli (1928). Vahdet-i Vücûd ve Muhyiddîn-i Arabî (1928). Kitâb-ı İzâle-i Şükûk (1928), Küçük Kitapta Büyük Mevzular (1934), Hakîkat Nurları, Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye İstanbul 1949, 366 shf. Materyalizmin İflası ve İslam 1, Sadeleştiren: Abdülhalim Kılıçsoy, İstanbul, 1996, 315 sayfa, ISBN 9757480592, Materyalizmin İflası ve İslam 2, Sadeleştiren: Abdülhalim Kılıçsoy, İstanbul, 1996, 1625 sayfa, ISBN 9757480606, Vahdet-i Vücûd ve İbn-i Arabi, İnsan Yayınları / İbn Arabi Dizisi, 1997, 312 sayfa, ISBN 975-7732-24-9; İman Hakikatleri Etrafında Suallere Cevaplar Haz. Kâmil Yılmaz, 1978, 126 sayfa, Neşredilememiş eserleri: Büyük Filozoflar.Hürriyet, Stuart Mill’in aynı adb eserinin tercümesidir.Asr-ı Hazır Madiyyun Mezhebi, Paule Janet’den tercüme.Hayat ve Madde, Olvirer Lodge’dan tercüme.Türkiye Tarihi, 1908’de 24 cilt olarak neşredilen Umumî Tarihin Türkiye ile ilgili kısmının tercümesi.Dürretü’l-Yetime: İbn Mukaffa’nın ahlâk ve edebe dair eserinin Arapça’dan tercümesi.Heyet-i İctimaiyye ve Hayatta Muvaffak olmak için Malumat-ı Ameliye, Baron Isfehan’dan tercüme.Ezop, Çocuk Masalları, İngilizce’den tercüme. Gülzar-i Emsal, Çeşitli dillerde yazılmı masallardan derleme. Ebyât-ı Müntehibe-i Arabiyye, Cahiliyye devrinden yeni zamanlara kadar. Arap şairlerinin divanlarından seçme hikmetli beyitlerin tercümesi. Telhis-i Usûl-i Maliye, Maliye metodunun özeti. Seçilmiş Farsça Beyitler Tercümesi. Les Essais (Denemeler) Tercümesi. Muhtelif makamlarda on fasıl notası.Hakîkat-ı Zerâfet.
  62. BURSALI MEHMED TAHİR BEY, 1861-1925AnadoluBursaTürkiye(D.22 Kasım 1861, Bursa – Ö. 28 Ekim 1925, İstanbul), Türk Yazar, Araştırmacı, Asker.Özellikle Biyografi Ve Bibliyografya İçerikli “Osmanlı Müellifleri” Ansiklopedik Kaynak Kitabi İle Tanınmıştır. Eser, Günümüzde De Alanında Temel Bir Referans Olarak Kabul Edilmeyi Sürdürür.1908-1912 OSMANLI MECLİS-İ MEBUSANI’NDA BURSA MEBUSU OLARAK YER ALMIŞTIR.Milliyetçi yönü 1897’de yayınladığı ilk eseri olan “Türklerin Ulum ve Fünuna Hizmetleri” adlı kitabından, tasavvufa olan ilgisi 1899’da Muhyiddin İbn Arabi’nin biyografisini yazmasından anlaşılabilir. Sonraki yıllarda da özellikle Anadolu kökenli İslam alimleri ile ilgili eserler vermiştir. En önemli eseri 1915-1924 yılları arasında 3 ciltte tamamladığı Osmanlı Müellifleri’dir. 30 yıllık bir araştırmanın ürünü olan eser 1691 önemli Osmanlı şeyh, fakih, şair, tarihçi, hekim, matematikçi ve coğrafyacısının biyografilerini faaliyet alanlarına göre düzenlenmiş şekilde içermektedir. Bu yazarların 9000’i aşkın eserinden bahsini vermiş, belirli konularda liste ve tabloları da eserine eklemiştir. Günümüz Osmanlı araştırmacıları açısından, döneminin şartlarından kaynaklanan eksiklerine ve özellikle son cildinin büyük maddi sıkıntılar içinde tamamlanabilmiş olmasına rağmen, temel bir kaynak kitap niteliği sürmektedir.
  63. SAİD HALİM PAŞA 1864-1921AfrikaKahireOsmanlı İmparatorluğuSadrazamBuhranlarımız ve Son Eserleri İz Yayıncılık, Buhran-ı ictimaimiz- Kubbealtı Sahaf, Said Halim Paşa – Bütün Eserleri Anka Yayınları 2003
  64. FİLİBELİ AHMET HİLMİ1865-1914RumeliFilibeBulgaristanMutasavvıf Ve DüşünürAhmed Hilmi’nin en ünlü eseri A’mâk-ı Hayâl(Hayalin Derinlikleri) isimli romanıdır. Eserde Vahdet-i Vücud inancı manevi hikâyelerin yardımıyla anlatılmaktadır. Bunların dışında Coşkun Kalender isimli bir mizah gazetesi de çıkarmıştır. Yazarlığının yanı sıra Dârü’l-Fünûn’da felsefe öğretmenliği yapmıştır. Felsefi incelemelerini ve düşüncelerini kaleme aldığı eser, Allah’ı inkar etmek mümkün mü? adlı kitabıdır.
  65. HALİL HALİD BEY 1869-1931AnadoluAnkaraTürkiyeEğitimciHalil Hâlit Bey’in telif ve tercüme olmak üzere çok sayıda kitap ve makalesi bulunur.Uzun yıllar İngiltere’de kalması ona Batı dünyasını iyice tanıma imkanı sağladığı gibi Osmanlı Devleti ile İslam dünyası aleyhine yapılan çalışmaları da yakından takip etme fırsatını vermiştir. Bu sebeple eserlerinin çoğunda bu konuları işleyerek Osmanlı’ya ve İslam alemine yapılan saldırılara karşı koymaya çalışmıştır.Yerli gazete ve dergilerdeki yazılarının yanında Times başta olmak üzere yabancı yayın organlarına yazdığı makaleleriyle de bu müdafaalarını sürdürür. Halil Hâlid Beyin gerek kendisi gerekse eserleri Osmanlı topraklarının yanında İslam dünyası ve Batı aleminde de ilgi ve heyecanla karşılanır.  1. Kitapları.  Diary of a Turk/Bir Türkün Ruznamesi(Londra,1903) Londra’da A.C. Black şirketi tarafından basılan bu eser, Halil Hâlid Beyin İngiltere’de basılan ilk eseri olup iskoç oryantalisti Elias J.W.Gibb’e ithaf edilmiştir. Kitapta, yazarın hayatının İngiltere’ye gidene kadarki bölümü ile dönemin Türkiye’si anlatılır.Yazarın çocukluk ve gençlik dönemini hikaye eden eser, toplam on dört bölümdür. Kitapta, Anadolu’nun sosyo- ekonomik durumu, Türk toplum hayatı, örf ve adetleri, eğitim, kadın, II. Abdülhamid dönemi bürokrasisi, siyasi kısıtlamalar gibi konular hakkında önemli bilgilere yer alır. A Study in English Turcophobia/İngilizlerin Türk Düşmanlığı Üzerine Bir Araştırma(Londra ,1904) Halil Hâlid bu kitabında, İngiltere’deki Türk ve İslam düşmanlığı politikalarını sistematik olarak yaygınlaştırmaya çalışan grupları analiz etmeye çalışır. Ona göre, İngiltere’de Türklere yönelik saldırıları bu ülkede etkinliği bulunan bazı gazeteciler, politikacılar, Hristiyan papazlar ve İngilizleşmiş Yahudiler yönlendirmektedir. Yazar, İngiltere’deki “radikal” ve “taasup sahibi” kişilerin Türkiye söz konusu olduğunda ortak bir ülkü etrafında birleştiğine dikkat çeker. Türk düşmanlığı yapan kitlenin nihai amaçlarının Türklerin siyasi bağımsızlıklarını sonlandımak olduğunu belirtir. The Crescent Versus the Cross /Hilâl ve Salîb Münâzaası/Hilal ve Haç Çekişmesi(Londra,1907) Londra’da kaleme alınan eser, Luzac yayınevi tarafından neşredildi. Halil Hâlid’in Batı emperyalizmi konusunda görüşlerini anlattığı en önemli eseridir. Cezayir Hatıratından (Kahire 1906) Hâlid Beyin 1905 yılında Şarkiyatçılar Kongresi’ne katılmak için gittiği Cezayir’e ait gözlemlerini içerir. Füsûl-i Mütenevvia( İstanbul 1908) Ahmet İhsan Matbaasında basılan eser, aşağıda yer alan tarihe dair dört risaleden meydana gelir. Rısaleler güncel problemlerin çözümünde tarihsel tecrübeden istifade etmek amacıyla kaleme alınmıştır.Dört bölüm halinde basılmıştır; -İslâm ile Nasrâniyet’in Münasebât-ı Asliyesi ( İstanbul 1908) Eser, İslam’ın doğuşundan itibaren Müslümanlar ile Hristiyanlar arasındaki ilişkilerin gelişim sürecini inceler. -Türkler İle İngilizlerin İlk Teması (İstanbul 1908) Türkler ile İngilizlerin ilk temasları hakkındadır. -Rodos’un Fethinde Sultan Süleyman’ın Tedâbîr-i Siyasiyesi (İstanbul, 1908) Eserde Rodos adasının fethi ve gerekçeleri anlatılmaktadır. – Şehzade Cem Vak’asında Mes‘ele-i Hamiyyet (İstanbul,1909) Şehzade Cem’in II.Bayezid ile giriştiği taht mücadelesini hikaye eder. Türk ve Arap (Kahire, 1912) Türk- Arap ilişkilerini tarihi, dini, siyasi ve sosyal boyutlarıyla değerlendiren yazar, iki toplumun ilişkilerini olumsuz etkileyen meselelere gerçekçi bir yaklaşımla çözüm önerileri sunmaya çalışmıştır. Bazı Berlin Makalatı (Berlin,1918) Berlin İmparatorluk Matbaası’nda basılmıştır. Kitapta Halil Hâlid Beyin Almanya’ya gittiği tarihten 1917 yılına kadar olan döneme ait gözlemleri yer alır. Savaş ve mütareke yıllarını Almanya’da geçiren Halil Hâlid Bey, çeşitli dergi ve gazetelere yazılar yazar. Yazılarının bir kısmı Almanya’daki gözlemlerini içermektedir. Panislamische Gefahr [Pan-islamizm Tehlikesi] (Berlin 1917). The Turcophobia of the English Imperialists [İngiliz Emperyalistlerin Türk Düşmanlığı] (Bern, 1919). The British Labour And The Orient [ İngiliz İşçisi ve Doğu] (Bern, 1919). Türk Hakimiyeti ve İngiliz Cihangirliği (İstanbul, 1922). 2.Tercümeleri. Maişetimizi İstihsal (İstanbul 1925) 1924 yılında C. Fines ve Pilkington’ın İngilizce olarak kaleme aldıkları eser, 1925 yılında Halil Hâlid Bey tarafından tercüme edilmiştir. Her Günkü Hayatın İktisâdiyâtı (istanbul 1926) Tacirliğin Mebâdisî (İstanbul, 1926) Halil Halil Beyin M. Clark’tan tercüme ettiği eser, İstanbul Ticaret Odası tarafından bastırılmıştır. İntişâr-ı İslâm Tarihi ( İstanbul, 1925) Londra Darülfünun’u Arapça muallimi T. W. Arnold tarafından kaleme alınan eserin orijinal adı The Preaching of İslâm’dır. Yazar, İslam tarihinde meydana gelen hadiselerin değil, İslam’ın yayılmasının tarihini incelemiştir. 3.Makaleleri. Sırât-ı Müstakîm dergisinin Sebîlürreşâd adıyla çıkmaya başlamasından itibaren Halil Hâlid Bey yazılarını Ç.Ş.Z. imzasıyla yayınlamıştır. 1922 yılında İstanbul Darulfünunu kadrosuna dahil olan Hâlid Bey, 1926 yılında yayın hayatına başlayan İlahiyat Fakültesi Mecmuası’nın yazarları arasına katılır. Bu dergide İslam toplumlarının etnoğrafyaları ve antropolojiyle ilgili önemli makaleleri yayınlanır. ^ TDV İslam Ansiklopedisi cilt 15 sayfa 313-316
  66. İSMAİL HAKKI İZMİRLİ1869-1946AnadoluİzmirTürkiyeTürk Felsefeci Ve Dinler Tarihi Araştırmacısı.Anglikan Kilisesine Cevap, Ma’ani-i Kur’an, İslam Felsefesi Tarihi, Türk Filozofları, Yeni İlm-i Kelam, Usul-i Fıkıh Dersleri
  67. ELMALILI HAMDİ YAZIR1870-1942AnadoluAntalyaTürkiyeTürkçe Kur’an Tefsirlerinden Birini Telif Etmiş Din Adamı, Tercüman Ve Hattat. 1. Hak Dini Kur’an Dili (Kuran’ı Kerim’in Türkçe Tefsiri),  2. Metalip ve Mezahip, Tahlil-i Tarih-i Felsefe-Metâlib ve Mezahib-Maba’de’t-Tabia ve Felsefe-i İlahiyye (Paul Janet ve Gabriel Seailles’ın Histoire de la philosophie çevirisi.). 3. İrşadü’l Ahlâf fî Ahkâmi’l-Evkâf. Mektebi Mülkiye için ders kitabı. 4. Beyânul-Hak. Sırat-ı Müstakim ve Sebilürreşad mecmualarında makaleler. Basılmamış Olanlar: Usûl-i Fıkıh’a ait bir eseri, Sûrî mantık üzerine bir eseri,  Hukuk Kâmusu (tamamlanmamış), Divan (eksik şekilde)
  68. MEHMET AKİF ERSOY 1873-1936RumeliİstanbulTürkiyeKitap: Safahat (1911) – 44 manzume içerir. Siyasal olaylar, mistik duygular, dünyevi görevlerden bahsedilir. Kitap: Süleymaniye Kürsüsünde (1912) – Süleymaniye Camisi’ne giden iki kişinin söyleşileri ile başlar, kürsüde Seyyah Abdürreşit İbrahim’in konuşturulduğu uzun bir bölümle devam eder. Kitap: Hakkın Sesleri (1913) – Topluma İslami mesajı yaymaya çalışan on manzumedir. Kitap: Fatih Kürsüsünde (1914) – Fatih Camisi’ne giden iki kişinin söyleşileri ile başlar, vaizin uzun konuşması ile devam eder. Kitap: Hatıralar (1917) – Âkif’in gezdiği yerdeki izlenimleri ve toplumsal felaketler karşısında Allah’a yakarışını içerir. Kitap: Asım (1924) – Hocazade ile Köse İmam arasındaki konuşmalar şeklinde tasarlanmış tek parça eserdir. Kitap:Gölgeler (1933) – 1918-1933 arasında yazılmış 41 adet manzumeyi içerir. Her biri, yazıldıkları dönemin izlerini taşır. Kitap: Safahat (Toplu Basım) (ilki 1943) – 6 Safahatını bir araya getirir.
  69. SULTAN GALİYEV1880-1940RusyaElimbetova, BaşkurdistanRusyaTarihçi, TürkologOrta Asya’daki Türk halklarını birleştirerek sosyalist bir Türkistan devleti kurmak istemiş Tatar lider ve düşünce adamı. Ulusal komünizmin fikir babası ve kurucusudur.  Batı’dan rüzgar eserse nefes almamalıyız, içinde illaki bize zararlı bir şeyler vardır ve devamında bizim Avrasyacılığımızda dahi illaki batı sokuntusu bir şeyler vardır ve ayıklanmalıdır Bütün Eserleri
  70. ADNAN ADIVAR 1882-1955RumeliÇanakkale, GeliboluTürkiye Siyasetçi, Yazar, Tarihçi, Akademisyen Ve Hekim. Cumhuriyet Tarihinin İlk Bilim TarihçisiEserleri: Araştırma-İnceleme, Les Siciences Chez le Turcs Ottomans, Paris, (1939), Osmanlı Türklerinde İlim (1943) ISBN 975-14-0456-8, Tarih Boyunca İlim ve Din (1944) ISBN 975-14-0315-4.  Denemeler: Bilimin Sarp Yolunda Cüretkâr Adımlar, Eleştiri-Makale. Faust’a Dair Bir Tahlil Tecrübesi, İstanbul, (1939), Bilgi Cumhuriyet Haberleri (1945), Dur Düşün (1950). Hakikat Peşinde Emeklemeler (1954). Çeviri. Bertrand Russel’den Felsefe Meseleleri (1935)
  71. YAHYA KEMAL BEYATLI1884-1958RumeliÜsküpMakedonyaŞair, YazarKendi Gök Kubbemiz (1961), Eski Şiirin Rüzgârıyla (1962), Rubailer ve Hayyam’ın Rubailerini Türkçe Söyleyiş (1963), Edebiyata Dair, Aziz İstanbul (1964), Eğil Dağlar, Tarih Musahabeleri, Siyasi Hikayeler, Siyasi ve Edebi Portreler, Çocukluğum, Gençliğim, Siyasi ve Edebi Hatıralarım (1972), Mektuplar-Makaleler, Bitmemiş Şiirler, Pek Sevgili Beybabacığım: Yahya Kemal’den Babasına Kartpostallar (1998), Gemi Elli Yıldır Sessiz: Özel Mektupları ve Yazışmalarıyla Ölümünün 50. Yılında Yahya Kemal, Eren Köyünde Bahar
  72. ZEKİ VELİDİ TOGAN 1890-1970RusyaSterlitamak, BaşkurdistanRusyaTarih YazarıEserleri:Bugünkü Türkistan ve Yakın Mazisi, El-Matbaatü’l-Arabiyye ve El-Matbaatü’l-İtimad, Kahire, 1929, Umumî Türk Tarihine Giriş, İsmail Akgün Matbaası, İstanbul, 1946, Horezm Kültürü Vesikaları Kısım 1, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, İstanbul, 1951, Oğuz Destanı Reşideddin Oğuznâmesi, Tercüme ve Tahlili, Kayı Yayınları, İstanbul, 1972
  73. SÜHEYL ÜNVER1898-1986RumeliİstanbulTürkiyeSanat TarihçisiBaşlıca eserleri: Uygur Hekimliği, 1936, İslam Tababetinde Türk Hekimlerinin Mevkii ve İbni Sina’nın Türklüğü, 1937, Anadolu Beylikleri ve tıp tarihimiz, 1938. Yılan remzi ve Selçuklular Tababeti, 1939. Selçuklular Döneminde Tıp, 1940. “Selçuk Tababeti”, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1940. Mahya Hakkında araştırmalar, 1940. “Tıb Tarihi”, İstanbul Üniversitesi Yayınları, 1943. İlim ve Sanat Bakımından Fatih Devri Albümü, 1943. Türk Göz Hekimliği Tarihine Ait Notlar, 1946. Ressam Nigari, 1946. Fatih Külliyesi ve Zamanı İlim Hayatı, 1946. Ali Kuşçu, 1948. Fatih Devri Yemekleri , İstanbul Üniversitesi tıp tarihi Enstitüsü, 1952. Hattat Ahmed Karahisari, 1964. 56 Türk Motifi, 1967. Kahvehanelerimiz ve Eşyası, 1967. İstanbul Rasathanesi, 1972. İstanbul Risaleleri, 5 cilt, 1995-96.
  74. PEYAMİ SAFA 1899-1961RumeliİstanbulOsmanlı İmparatorluğu Hikaye Ve Romancı, Düşünür, Gazete YazarıTürk Yazar.Server Bedi Takma İsmini De Kullanan Yazar Romanlarının Yanı Sıra, Fikrî Eserleri, Polemikleri, Köşe Yazarlığı Ve Gazeteciliği İle De Tanınır. İnceleme – Deneme: Türk İnkılâbına Bakışlar (1938), Büyük Avrupa Anketi (1938), Felsefî Buhran (1939), Millet ve İnsan (1943), Mahutlar (1959), Mistisizm (kitap) (1961), Nasyonalizm (kitap) (1961), Sosyalizm (kitap) (1961), Doğu-Batı Sentezi (1963), Sanat-Edebiyat-Tenkid (1970), Osmanlıca-Türkçe-Uydurmaca (1970), Sosyalizm-Marksizim-Komünizm (1971), Din-İnkılâp-İrtica (1971), Kadın-Aşk-Aile (1973), Yazarlar-Sanatçılar-Meşhurlar (1976), Eğitim-Gençlik-Üniversite (1976), 20. Asır-Avrupa ve Biz (1976),
  75. HİLMİ ZİYA ÜLKEN 1901-1974RumeliİstanbulTürkiyeDüşünürSosyoloji ve felsefe alanındaki çalışmaları: Umumi İçtimaiyat (1931),Aşk Ahlakı (1931),Türk Tefekkürü Tarihi (1933-1934),İnsanî Vatanperverlik (1933),Türk Filozofları Antolojisi (1935), Türk Mistisizmini Tedkike Giriş (1935), İçtimai Doktrinler Tarihi (1940), Ziya Gökalp (1942), Dini Sosyoloji (1943), Şeytanla Konuşmalar (1943), İslam Düşüncesi (1946), Ahlak (1946), Millet ve Tarih Şuuru (1948), Sosyolojinin Problemleri (1953), Veraset ve Cemiyet (1957), Tarihî Maddeciliğe Reddiye (1958), Türkiye’de Çağdaş Düşünce Tarihi (1966), Eğitim Felsefesi (1968), İslam Felsefesi (1969), Varlık ve Oluş (1969), Bilgi ve Değer.Ruh ve Beden Meselesi .
  76. ÖMER LÜTFÜ BARKAN 1902-1979RumeliEdirneTürkiyeİktisat TarihiEserleri :  Ömer Lütfi Barkan’ın; 1935 senesinden başlayarak, Siyâsî İlimler, Siyâsal Bilgiler Okulu, Ülkü, Türk Hukuk ve İktisat Târihi Mecmuası, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, İktisat Fakültesi Mecmuası, Vakıflar Dergisi, Belleten ve Belgeler gibi dergilerde yayınlanan 150’den fazla makâlesi vardır. Bunların içinde kitapların sayısı az olmakla berâber, makale olarak yayımlananların çoğu kitap hacmindedir. Ölümünden sonra makâlelerinin toplu olarak yayımlanmasına teşebbüs edilmişse de ancak toprak meselesiyle ilgili olanlar Türkiye’de Toprak Meselesi Toplu Eserler 1 adıyla bir ciltte toplanabilmiştir. Bunlardan başka “15 ve 16. asırlarda Osmanlı İmparatorluğunda Ziraî Ekonominin Hukûkî ve Mâlî Esasları I: Kânunları, İktisat Târihi Ders Notları, Ekrem Hakkı Ayverdi ile birlikte yayımladığı İstanbul Vakıfları Tahrir Defteri adlı eserleri vardır.
  77. ORHAN ŞAİK GÖKYAY 1902-1994AnadoluKastamonu, İneboluTürkiyeEdebiyat Tarihi Ve Dil Araştırmacısı, Şair, ÖğretmenSADELEŞTİRME-DÜZENLEME: Dede Korkut (1938) .Bugünkü Dille Dede Korkut Masalları (1939) . Dedem Korkudun Kitabı (1973). Katip Çelebi Hayatı, Şahsiyeti, Eserleri (1957) . Katip Çelebi’den Seçmeler (1938) . Kabusnâme (1944, Mercimek Ahmed’in Keykâvus’undan çeviri).  Eşkâl-i Zaman (1969, Ahmet Rasim’den). Ferah-Cerbe Fetihnâmesi (1975, Zekeriyazâde’den). Mevâ-idü’n Nefâis fi Kavaidi’l Mecâlis (Görgü ve Toplum Kuralları Üzerinde Ziyafet Sofraları). (2 cilt, 1978, Gelibolulu Mustafa Âli’den). Hâlâtü’l Kahire mine’l Adâti’-z Zâhire (1984). ELEŞTİRİ: Destursuz Bağa Girenler (1982)
  78. HÜSEYİN NAMIK ORKUN1902-1956Eserleri: Peçenekler, 1933. Atilla ve Oğulları, 1933. Oğuzlara Dair, 1935.  Hunlar, 1938. Türk Tarihinin Bizans Kaynakları, 1938. Osmanlıların Aslına Dair, 1939. Türk İstilası Devrinde Macaristan ve Avusturya’da Casuslar, 1939. Türk Sözünün Aslı, 1940. Eski Türk Yazıtları (4 cilt), 1936-1941. Prens Kalyanamkara ve Papamkara Hikayesinin Uygurcası, 1940. Türk Efsaneleri, 1943. Yeryüzünde Türkler, 1944. Türkçülüğün Tarihi 1944. Türk Tarihi (4 cilt), 1946. Eski Türklerde Evcil Hayvanların Tarihçesi, 1954
  79. NECİP FAZIL KISAKÜREK1904-1983RumeliİstanbulTürkiyeDüşünürEserleri: Örümcek Ağı (1925), Kaldırımlar (1928), Ben ve Ötesi (1932), Birkaç Hikâye Birkaç Tahlil (1933), Tohum (1935), Beklenen (1937), Bir Adam Yaratmak (1938), Künye (1938), Sabır Taşı (1940), Namık Kemâl (1940), Çerçeve (1940), Para (1942), Vatan Şairi Nâmık Kemâl (1944), Müdafaa (1946), Halkadan Pırıltılar (Veliler Ordusundan) (1948), Nam (1949), Çöle İnen Nur (İzinsiz Baskı) (1950), 101 Hadis (Büyük Doğu’nun 1951’de verdiği ek) (1951), Maskenizi Yırtıyorum (1953), Sonsuzluk Kervanı (1955), Cinnet Mustatili (Yılanlı Kuyudan) (1955),Mektubat’tan Seçmeler (1956),At’a Senfoni (1958),Büyük Doğu’ya DOĞRU (İdeolocya Örgüsü) (1959),Altun Halka (Silsile) (1960),O ki O Yüzden Varız (Çöle İnen Nur) (1961),Çile (1962),Her Cephesiyle Komünizm (1962),Türkiye’de Komünizm ve Köy Enstitüleri (1962),Ahşap Konak (Büyük Doğu’nun 1964’te verdiği ek) (1964),Reis Bey (1964),Siyah Pelerinli Adam (Büyük Doğu’nun 1964’te verdiği ek)(1964),Hazret (1964),İman ve Aksiyon (1964),Ruh Burkuntularından Hikâyeler (1965),Büyük Kapı (O ve Ben) (1965),Ulu Hakan II. Abdülhamid Han (1965),Bir Pırıltı Binbir Işık (1965),Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar I (1966),Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar II (1966),Büyük Kapı’ya ek (Başbuğ Velilerden) (1966),İki Hitabe: Ayasofya / Mehmetçik (1966),El Mevahibü’l Ledüniyye (1967),Vahidüddin (1968),İdeolocya Örgüsü (1968),Türkiye’nin Manzarası (1968),Tanrı Kulundan Dinlediklerim I (1968),Tanrı Kulundan Dinlediklerim II (1968),Peygamber Halkası (1968),1001 Çerçeve 1 1968),1001 Çerçeve 2 (1968),1001 Çerçeve 3 (1968),1001 Çerçeve 4 (1968),1001 Çerçeve 5 (1968),Piyeslerim(Ulu Hakan/Yunus Emre/S. P. Adam) (1969),Müdafaalarım (1969),Son Devrin Din Mazlumları (1969),Sosyalizm Komünizm ve İnsanlık (1969),Şiirlerim (1969),Benim Gözümde Menderes (1970),Yeniçeri (1970),Kanlı Sarık (1970),Hikâyelerim (1970),Nur Harmanı (1970),Reşahat (1971),Senaryo Romanları (1972),Moskof (1973),Hazret (1973),Esselâm (1973),Hac (1973),Çile (Nihaî Tertib) (1974),Rabıta (1974),Başbuğ Velilerden 33 (Altun Silsile) (1974),O ve Ben (1974),Bâbıâli (1975),Hitabeler (1975),Mukaddes Emanet (1976),İhtilal (1976),Sahte Kahramanlar (1976),Veliler Ordusundan 333 (Halkadan Pırıltılar) (1976),Rapor 1 (1976),Rapor 2 (1976),Yolumuz, Halimiz, Çaremiz (1977),Rapor 3 (1977),İbrahim Ethem (1978),DOĞRU Yolun Sapık Kolları (1978),Rapor 4 (1979),Rapor 5 (1979),Rapor 6 (1979),Aynadaki Yalan (1980),Rapor 7 (1980),Rapor 8 (1980),Rapor 9 (1980),Rapor 10 (1980),Rapor 11 (1980),Rapor 12 (1980),Rapor 13 (1980),İman ve İslâm Atlası (1981),Batı Tefekkürü ve İslâm Tasavvufu (1982),Tasavvuf Bahçeleri (1983),Kafa Kâğıdı (1984),Hesaplaşma (1985),Dünya Bir İnkılâp Bekliyor (1985),Mümin (1986),Öfke Ve Hiciv (1988),Çerçeve 2 (1990),Konuşmalar (1990),Başmakalelerim 1 (1990),Çerçeve 3 (1991),Hücum Ve Polemik (1992),Başmakalelerim 2 (1995),Başmakalelerim 3 (1995),Çerçeve 4 (1996),Edebiyat Mahkemeleri (1997),Çerçeve 5 (1998),Hâdiselerin Muhasebesi 1 (1999),Püf Noktası (2000),Bekleyen,Bayram
  80. NURETTİN TOPÇU1909-1975RumeliİstanbulTürkiyeYazar, Akademisyen Ve Fikir AdamıEserleri: Türkiye’nin Maarif Davası,İsyan ahlakı,Yarınki Türkiye,İslam ve İnsan,Ahlak Nizamı,İradenin Davası,Mehmed Akif,Felsefe,Büyük Fetih,Bergson,Amerikan Mektupları Düşünen Adam Aranızda,Ahlak,Devlet ve Demokrasi,Sosyoloji,Millet Mistikleri,Psikoloji,Mantık,Mevlana ve Tasavvuf,Reha,Kültür ve Medeniyet,Taşralı,Varoluş Felsefesi Hareket Felsefesi,Var Olmak
  81. KEMAL TAHİR 1910-1973RumeliİstanbulTürkiyeRomancı, DüşünürNotlar / K. Tahir Vakfı çalışmaları: 1950 Öncesi Cezaevi Notları,1950 Öncesi Şiirler; Ziya İlhan’a Mektuplar,Batılaşma,Çöküntü,Kitap Notları,Mektuplar,Notlar / Osmanlılık / Bizans,Roman Notları 1; Topal Kasırga / Darmadağın Olan Devlet,Roman Notları 2; Batı Çıkmazı,Roman Notları 3; Patriyot Ömer / Gülen Azap Çıkmazı,Sanat edebiyat 1,Sanat edebiyat 2,Sanat edebiyat 3,Sanat edebiyat 4,Sosyalizm, Toplum ve Gerçek
  82. SABRİ ÜLGENER1911-1983RumeliİstanbulTürkiyeSosyolog”Zihniyet, Aydınlar ve İzmler” (Mayaş Yayınları, 1983), “İktisadi Çözülmenin Ahlâk ve Zihniyet Dünyası” (Der Yayınları, 1981), “Darlık Buhranları ve İslâm İktisat Siyaseti” (Mayaş Yayınları, 1984), ile “Zihniyet ve Din”İslam ahlakıyla (yahut Müslüman bir duyarlılıkla), pozitivizmin ve Batı Modernizminin dilini, kültürünü felsefe ve iktisadın retoriğini kullanarak, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve politik durumu tahlile ve anlatmaya çalıştığı eserler arasında sayabileceğimiz; “Zihniyet, Aydınlar ve İzmler” (Mayaş Yayınları, 1983), “İktisadi Çözülmenin Ahlâk ve Zihniyet Dünyası” (Der Yayınları, 1981), “Darlık Buhranları ve İslâm İktisat Siyaseti” (Mayaş Yayınları, 1984), ile “Zihniyet ve Din” Ülgener’in geride bıraktığı, her biri okunmaya değer bilimsel yapıtlardır.
  83. AYDIN SAYILI 1913-1993RumeliİstanbulTürkiyeBilim Tarihiharvard, banknotta resmi varAydın Sayılı, Türkiye’nin yetiştirmiş olduğu anıt taşlarından biridir. 2 Mayıs 1913, İstanbul doğumludur. Eserlerinden bazıları şunlardır . 1- Telif Kitapları: a) Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir, b) Observatory in İslam and Its General Place in the History of the Observatory, c) Uluğ Bey ve Semerkand’daki İlim Faaliyetleri Hakkında Gıyasüd-din-i Kaşi’nin Mektubu, d) Abdülhamid İbn Türk’ün Katışık Denklemlerde Mantıki Zaruretler Adlı Yazısı ve zamanın cebri, e) Mısırlılarda ve Mezopotamyalılarda Matematik, f)Kopernik ve Anıtsal Yapıtı, g)doğumun Bininci yılında Beyruni, h) Türkler ve Bilim. 2- Editörü olduğu kitaplar. a) Ebu Nasr’i Farabinin hala üzerine makalesi= Farabi’s Article on Vacuum. b) Nikola Kopernik. c) Bilim, Kültür ve Öğretim dili olarak. d) Beyruni’ye Armağan. e) İbn Sina, Doğumunun Bininci Yılı Armağanı
  84. HALİL İNALCIK 1916-…..RumeliİstanbulTürkiyeTarihçiBaşlıca eserleri: The Ottoman Empire, The Classical Age, 1300-1600, London, 1974. Studies in Ottoman social and economic history, London, 1985. The Middle East and the Balkans under the Ottoman Empire, Bloomington, 1993. Süleyman the second and his time, Istanbul, 1993. An Economic and Social History of the Ottoman Empire (Donald Quataert ile birlikte), Cambridge, 1994. From empire to republic: essays on Ottoman and Turkish social history, Istanbul, 1995. Sources and studies on the Ottoman Black Sea, Cambridge, 1995. History of Humanity (editor, Peter Burke ile birlikte), 1999. Ottoman Civilization (Gunsel Renda ile birlikte), Ankara, 2003. Essays in Ottoman History, Eren Yayıncılık. Makaleler 1: Doğu Batı, Doğu Batı Yayınları, 2005. Fatih devri üzerinde tetkikler ve vesikalar, Ankara, 1954. Osmanlı’da Devlet, Hukuk, Adalet, Eren Yayıncılık, 2000. Osmanlı İmparatorluğu’nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi Cilt 1 /1300-1600, Eren Yayıncılık, Prof. Dr. Donald Quataert ile, 2001. Osmanlı İmparatorluğu’nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi Cilt 2 / 1600-1914, Eren Yayıncılık, 2004. Osmanlı İmparatorluğu – Toplum ve Ekonomi, Eren Yayıncılık. Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ (1300-1600), Yapı Kredi Yayınları, 2003. Tanzimat ve Bulgar Meselesi, Eren Yayıncılık. ABD Tarihi, Allan Nevins/Henry Steele Commager (çeviri) Doğu Batı Yayınları, 2005. Şair ve Patron, Doğu Batı Yayınları, 2003. Balkanlar (Prof. Dr. Erol Manisalı ile). Atatürk ve Demokratik Türkiye, Kırmızı Yayınınları, 1.Baskı: Temmuz 2007 – 2.Baskı: Aralık 2007. Devlet-i Aliyye, 2009. Kuruluş – Osmanlı Tarihini Yeniden Yazmak, Tanzimat, Değişim Sürecinde Osmanlı İmparatorluğu (Mehmet Seyitdanlıoğlu ile birlikte) İş Bankası Kültür Yayınları, 2011. OSMANLILAR, Fütühat ve Avrupa İle İlişkiler,Has-Bağçede ‘Ayş u Tarab – Nedimler Şairler Mutripler, İş Bankası Kültür Yayınları, 2011. Kuruluş ve İmparatorluk Sürecinde Osmanlı, Osmanlılar, 2010. Kuruluş ve İmparatorluk Sürecinde Osmanlı, 2011. Rönesans Avrupası Türkiye’nin Batı Medeniyetiyle Özdeşleşme Süreci, İş Bankası Kültür Yayınları, 2011. Osmanlı ve Modern Türkiye, Timaş Yayınları, 2013. Devlet-i ‘Aliyye: Tagayyür ve Fesad, Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar II, İş Bankası Kültür Yayınları, 2014.
  85. CEMİL MERİÇ 1916-1987RumeliGümülcineYunanistanDüşünürTürk aydını yangından kaçar gibi uzaklaşıyor memleketten. Hayır, kirlettiği bir odadan kaçar gibi… 1963 Türkiye’siVoltaire’lerin Fransa’sından yüz kere daha hür. Voltaire’ler nerede?     “Zavallı Türk intelijansiyası! Kimlerin peşinden gitmemiş. Düşmanları dost, dostları düşman olarak tanımış. Peygamber’in adını anmaya cesaret edemeyen bir Efgani’yi Peygamber kadar saygıya layık görmüş.”Başlıca Eserleri/ İnceleme: Hint Edebiyatı (1964), Saint Simon İlk Sosyolog, İlk Sosyalist (1967), Bir Dünyanın Eşiğinde (1976), Işık Doğudan Gelir (1984), Kültürden İrfana (1985). Deneme: Mağaradakiler (1978), Bu Ülke (1974, 1985), Umrandan Uygarlığa (1974), Günlük, Jurnal I (1992), Jurnal II (1994), Diğer Kitapları: Kırk Ambar (1980), Bir Facianın Hikayesi (1981), Sosyoloji Notları ve Konferanslar (1993)
  86. SEMAVİ EYİCE1922-……RumeliİstanbulTürkiyeTarihçi(Bizans)Bazı eserleri: İstanbul Minareleri, Son Devir Bizans mimarisi,Galata ve Kulesi, Bizans Devrinde Boğaziçi, Eski İstanbul’dan Notlar, Tarih Boyunca İstanbul,Atatürk ve Pietro Canonica, Bursa, Fotoğraflarla Fatih Anıtları (M.Tunay-B.Tanman’la), Istanbul Petit Guide, İstanbul: City of Domes, Karadağ ve Karaman Çevresinde Arkeolojik İncelemeler, Semavi Eyice Armağanı:İstanbul Yazıları.
  87. BAHAEDDİN ÖGEL1923-1989AnadoluElazığTürkiyeKültür TarihiEserleri: Erzurum Anıtlarında Altay-Türk Anıtlarının İzleri, Erz. Halkevi yay., Erz. 1947. İslamiyet’ten Önceki Türk Kültür Tarihi (Orta Asya Kaynak ve Buluntularına Göre),TTK yay., Ankara 1962. Uygurlar ve Uygur Tarihi (Ders Notları), Ankara 1962. Sino-Turcica (Cengiz Han ve Çin’deki Hanedanın Türk Müşavirleri), Tai-pei 1964. Hunlar, Göktürkler, Uygurlar (Ders Notları), Ankara 1968. Türk Kültürünün Gelişme Çağları, Cilt I-II, İstanbul 1971. Türk Mitolojisi (Kaynak ve Açıklamaları İle Destanlar), Cilt I-II, Selçuklu Tarihi ve Medeniyeti Enstitüsü, Ankara 1971. Türk Kültür Tarihine Giriş, c.I Türkler’de Köy ve Şehir Hayatı,Kültür Bak. Yay.,Ank. 1971. Türk Kültür Tarihine Giriş, c.II Türkler’de Ziraat Kültürü, Kültür Bak. Yay.,Ank. 1971. Türk Kültür Tarihine Giriş, c.III Türkler’de Ev Kültürü, Kültür Bak. Yay.,Ank. Türk Kültür Tarihine Giriş, c.IV Türkler’de Yemek Kültürü, Kültür Bak. Yay.,İst.-Ank. Türk Kültür Tarihine Giriş,c.V Türkler’de Elbise ve Süslenme Kültürü,Kültür Bak. Yay.,İst.-Ank. Büyük Hun İmparatorluğu Tarihi,c.I-II, Kültürü Bak. Yay.,Ankara 1982. Türklerde Devlet Anlayışı (13.yy. Sonlarına Kadar),Başbakanlık Bas. Evi, Ankara 1971. Türk Kültür Tarihine Giriş, c.VI Türkler’de Tuğ ve Bayrak,Kültür Bak. Yay.,Ank. 1984. Türk Kültür Tarihine Giriş, c.VII Türkler’de Ordu,Ordugâh ve Otağ-Devlet,Kültür Bak. Yay.,Ank. 1984. Türk Milli Bütünlüğü İçerisinde Doğu Anadolu(İlmi Heyet İle Birlikte),Ankara 1985. Türk Kültür Tarihine Giriş, c.VIII Türkler’de Devlet ve Ordu Mehteri, Kültür Bak. Yay.,Ank 1987. Türk Kültür Tarihine Giriş, c.IX Türk Halk Musikisi Aletler, Kültür Bak. Yay.,Ank 1986. Türk Kültürünün Gelişme Çağları, I-II, T.D.A.V. yay. ,İstanbul 1988.
  88. FUAT SEZGİN 1924-…. Anadolu Bitlis Türkiye İslam Bilim Tarihi Araştırmacısı Yayınları: 60 yılı aşkın bir süredir bilim tarihi çalışmalarını yürütmekte olan Prof Dr. Fuat Sezgin’in başyapıtı olan Geschichte des Arabischen Schrifttums (GAS) isimli 13 ciltlik eserinin işlediği konular şunlardır:  Cilt 1, Leiden 1967: Kur’an bilimleri, hadis, tarih, fıkıh, kelam ve tasavvuf. (yaklaşık 430/1038 yılına kadar). Cilt 2, Leiden 1975: Edebiyat / Şiir (yaklaşık 430/1038 yılına kadar). Cilt 3, Leiden 1970: Tıp, Farmakoloji, Zooloji, Veterinerlik (yaklaşık 430/1038 yılına kadar). Cilt 4, Leiden 1971: Simya, Kimya, Botanik, Ziraat (yaklaşık 430/1038 yılına kadar). Cilt 5, Leiden 1974: Matematik (yaklaşık 430/1038 yılına kadar). Cilt 6, Leiden 1978: Astronomi (yaklaşık 430/1038 yılına kadar). Cilt 7, Leiden 1979: Astroloji, Meteoroloji ve ilgili bilimler (yaklaşık 430/1038 yılına kadar). Cilt 8, Leiden 1982: Leksikografi (yaklaşık 430/1038 yılına kadar). Cilt 9, Leiden 1984: Gramer (yaklaşık 430/1038 yılına kadar). Cilt 10, Frankfurt 2000: İslam’da matematiksel coğrafya ve haritacılık ve bu bilimlerin Avrupa’da devamı. Cilt 11, Frankfurt 2000: İslam’da matematiksel coğrafya ve haritacılık ve bu bilimlerin Avrupa’da devamı. Cilt 12, Frankfurt 2000: İslam’da matematiksel coğrafya ve haritacılık ve bu bilimlerin Avrupa’da devamı, haritalar, § 1984 yılından beri yayınlanmakta olan Zeitschrift für Geschichte der arabisch-islamischen Wissenschaften isimli dergi, § Fuat Sezgin’in İslam bilimler tarihinde eşsiz bir yere sahip olan bir diğer çalışması ise Coğrafya, Avrupalı seyyahların Seyahatnameleri, Matematik ve Astronomi, Tıp, Felsefe, Müzik, Nümizmatik, Tarih yazımcılığı ve bilimler tasnifi ve diğer konularda yazılmış orijinal eserlerin tıpkıbasımlarını ve bu konuda araştırmalar yapmış olan batılı bilim adamlarının çalışmalarının yeniden basımlarını içeren seriler halinde 1300 cilt civarındaki yayınları, § Enstitü Müzesi’nin objelerinin tanıtımını ve İslam kültür çevresindeki bilimsel geliştirmeyi göstermek için hazırladığı Wissenschaft und Technik im Islam (İslam’da Bilim ve Teknik) adlı katalog çalışması.
  89. KEMAL KARPAT 1924-….RumeliBabadağ, RomanyaRomanyaTürk tarihçi, Türk Tarih Kurumu şeref üyesi. Yurtdışında en çok ilgi gören eseri Ottoman Population adlı çalışmasıdır. Kitap, Wisconsin Üniversitesi tarafından basıldı. TBMM Onur Ödülü sahibidir. Osmanlı’dan Günümüze Kimlik ve İdeoloji, İslam’ın Siyasallaşması: Osmanlı Devleti’nin Son Döneminde Kimlik, Devlet, İnanç ve Cemaatin Yeniden Yapılandırılması, Osmanlı Geçmişi ve Bugünün Türkiye’si, Osmanlı Nüfusu (1830-1914) Demografik ve Sosyal Özellikleri, Osmanlı’dan Günümüze Elitler ve Din, Osmanlı’da Değişim Modernleşme ve Uluslaşma, Ottoman Borderlands: Issues, Personalities, and Political Changes (Robert Zens ile beraber), Ortadoğu’da Osmanlı Mirası ve Ulusçuluk, Ottoman Population 1830-1914. Demographic and Social Characteristics, Türkiye’de Siyasal Sistemin Evrimi 1876-1980, Osmanlı Modernleşmesi Toplum, Kurumsal Değişim ve Nüfus, Osmanlı ve Dünya Osmanlı Devleti ve Dünya Tarihindeki Yeri, Dağı Delen Irmak, Elites And Religion, Osmanlı Nüfusu, Osmanlı′dan Günümüze Asker Ve Siyaset, Osmanlıdan Günümüze Edebiyat Ve Toplum, Osmanlı′dan Günümüze Etnik Yapılanma ve Göçler, Osmanlı′dan Günümüze Kimlik Ve İdeoloji, Osmanlı′dan Günümüze Ortadoğu′da Millet, Milliyet, Milliyetçilik, Türk Demokrasi Tarihi, Türk Dış Politikası Tarihi
  90. İDRİS KÜÇÜKÖMER 1925-1987AnadoluGiresunTürkiyeİktisatEserleri:  Düzenin Yabancılaşması (En önemli eseridir. Sağ ve sol kavramlarına esaslı açıklamalar getirmektedir), Gelişmiş ve Az Gelişmiş Ülkelerin İlişkileri (1966), İktisat İlkeleri Üzerine (1964-1967), Batılaşma – Düzenin Yabancılaşması (1969), ISBN 975-7696-60-9, İktisat İlkelerine Yeniden Bakış (1972), Anılar ve Düşünceler, ISBN 975-7696-64-1, Cuntacılıktan Sivil Topluma / Yön ve Ant Yazıları, ISBN 975-7696-59-5, Sivil Toplum Yazıları, ISBN 975-7696-61-7, Halk Demokrasi İstiyor mu? Bitmemiş Son Eser,ISBN 975-7696-63-3
  91. NERMİ UYGUR 1925-2005RumeliİstanbulTürkiyeFelsefeEserleri:  Edmund Husserl’de Başkasının Ben’i Sorunu, 1958; Türk Dil Kurumu 1959 Bilim Ödülü; 1998, , Dilin Gücü, 1962, 1997, , Felsefenin Çağrısı, 1962, 1995, Dünyagörüşü, 1963, Güneşle, 1969, 1997, İnsan Açısından Edebiyat, 1969, 1999, Türk Felsefesinin Boyutları, 1974, 1988, 2002,  Kuram-Eylem Bağlamı: Çözümleyici Bir Felsefe Denemesi, 1975, 1996, Dil Yönünden Fizik Felsefesi, 1979, 1985, Yaşama Felsefesi, 1981, 1998, Kültür Kuramı, 1984, 1996, Bunalımdan Yaşama Kültürü, 1989, 1997, Çağdaş Ortamda Teknik, 1989, 2002, İçi Dışıyla Batı’nın Kültür Dünyası, 1992, 1998, Tadı Damağımda: Bir Okur-Yazarın Kitap Okuma Serüvenleri, 1995, 1996; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti 1995 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü,  Başka-Sevgisi, 1996, Salkımlar, 1998, Dipten Gelen, 1999, Denemeli Denemesiz, 1999, İçimin Sesi, 2001, Eşekler, İkindiler, Yetişimler, 2004 ,
  92. SENCER DİVİTÇİOĞLU1927-2014RumeliİstanbulTürkiyeİktisat, TarihEserleri: Mikroiktisat (1962), Asya Tipi Üretim Tarzı ve Az-Gelişmiş Ülkeler (1966), Asya Üretim Tarzı ve Osmanlı Toplumu/Marksist Üretim Tarzı Kavramı (1967; 2003), Das Kapital Üstüne Çeşitlemeler (1969), Değer, Üretim ve Bölüşüm (1982), Kök Türkler (1987), Geçivermiş Gelecek (1991), Nasıl Bir Tarih? (1992), Oğuz’dan Selçuklu’ya (1994), Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu (1996), Ortaçağ Türk Toplumları Hakkında (2001), Orta – Asya Türk İmparatorluğu VI. – VIII. Yüzyıllar (2005), Orta-Asya Türk Tarihi Üzerine Altı Çalışma (2006), Meta Tarih – Ege Beylikleri: Meta History – Egean Beyliks (2008)
  93. SEZAİ KARAKOÇ 1933- ……AnadoluDiyarbakırTürkiyeŞair,DüşünürDüşünce: Ruhun Dirilişi, Kıyamet Aşısı, Çağ ve İlham I-II-III-IV, İnsanlığın Dirilişi, Diriliş Neslinin Âmentüsü, Yitik Cennet, Makamda, İslâmın Dirilişi, Gündönümü, Diriliş Muştusu,İslâm, İslâm Toplumunun Ekonomik Strüktürü, Düşünceler I-II, Dirilişin Çevresinde, Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi I-II-III, Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı I-II, Samanyolunda Ziyafet, Unutuş ve Hatırlayış, Varolma Savaşı, Çağdaş Batı Düşüncesinden, Çıkış Yolu I-II-III, İnceleme: Yunus Emre, Mehmed Âkif, Mevlâna
  94. MEHMET GENÇ 1934-………..AnadoluArtvinTürkiyeİktisat TarihiOsmanlı İmparatorluğu’nda Devlet ve Ekonomi (2000)
  95. OĞUZ ATAY 1934-1977AnadoluKastamonu, İneboluTürkiyeRomancıYayımlanmış eserleri:  Tutunamayanlar (1972), Tehlikeli Oyunlar (1973),  Bir Bilim Adamının Romanı (1975), Korkuyu Beklerken (1975), Oyunlarla Yaşayanlar (1975), Günlük (1987), Eylembilim (1998)
  96. SÜLEYMAN HAYRİ BOLAY 1937-……..AnadoluKonyaTürkiye Bütün Bir Hayatını Felsefeye Adamış Bir Âlimdir. İslam Felsefesi, Batı Felsefesi, Osmanlı Düşünce Hayatı Başlıca Çalışma Alanlarıdır.Eserleri:  Tanzimat’tan Günümüze Türk Düşünürleri (7 Cilt – 8 Kitap) (editör), Türkiye’de Ruhçu ve Maddeci Görüşün Mücadelesi, Aristo Metafiziği ile Gazzali Metafiziğinin Karşılaştırılması, Ferid Kam, Osmanlı Düşünce Dünyası, Felsefe Doktrinleri ve Terimleri Sözlüğü, Türk Düşüncesinde Gezintiler, Felsefe Dünyasında Gezintiler, Bilimin Değeri Meselesi
  97. TINAZ TİTİZ 1942RumeliİstanbulTürkiyeTürk Siyasetçi. 18 Nisan 1942’de İstanbul’da Doğdu. 1963 Yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Ve Mühendislik Fakültesi, Elektrik Mühendisliği Bölümünü Bitirdi Sorun Nasıl Çözülmez?, 1990, Say Yayınları, Ankara; Farzedin ki Hindiyiz, 1991, V Yayınları, Ankara; Alternatif Siyaset Anlayışı, 1992, V Yayınları, Ankara; Eko-Liberal Hareket, 1993, İnkılap Kitabevi, İstanbul; Evet-Hayır Demokrasisi, 1994, İnkılap Kitabevi, İstanbul; Girişimcilik, 1995, İnkılap Kitabevi, İstanbul; Özelleştirme Bağlamında Taşkömürü, 1995, İnkılap Kitabevi, İstanbul; Ezbere Hayır, 1996, İnkılap Kitabevi, İstanbul; İnsan Ne Yerse Odur, 1997, İnkılap Kitabevi, İstanbul; Ezbersiz Eğitim İçin Yol Haritası, 1998, Beyaz yayınları, İstanbul; Genç Girişimcilere Öneriler, 1998, İnkılap Kitabevi, İstanbul;Okulda Yeni Eğitim, 2000, Beyaz yayınları, İstanbul; Girişimcilik Rehberi, 2002, Beyaz Yayınları, İstanbul; Büyükler İçin Hayat Bilgileri, 2004; Aklın Yolu 1 + n, 2004; Sorunların İntikamı: Çözemeyeni Çözerler, 2015
  98. ALEV ALATLI1944-……..AnadoluİzmirTürkiyeİlahiyat, Düşünce Ve Medeniyet TarihiOr’da Kimse Var mı? dizisi:  1. Viva La Muerte (Yaşasın ölüm) (1992), 2. ‘Nuke’ Türkiye (1993)3. Valla Kurda Yedirdin Beni (1993), 4. O.K. Musti Türkiye Tamamdır (1994), 5. Beyaz Türkler Küstüler (2013), Schrödinger’in Kedisi: 1. Kâbus (2001), 2. Rüya (2001), Gogol’un İzinde: 1. Aydınlanma Değil, Merhamet! (2005), 2. Dünya Nöbeti (2007), 3. Eyy Uhnem! Eyy Uhnem! (2008), İnceleme – Deneme, Aydın Despotizmi (1986), Eylül 1998, Hayır Diyebilmeli İnsan (2005), Şimdi Değilse Ne Zaman, Yorumsuz, Derleme:  Batıya Yön Veren Metinler, Bize Yön Veren Metinler
  99. TEOMAN DURALI1947AnadoluZonguldakTürkiye Türk Felsefeci, Akademisyen Ve Yazar. Kitapları: CANLILAR SORUNUNA GİRİŞ, BİYOLOJİ FELSEFESİ, ARİSTOTELESte BİLİM ve CANLILAR SORUNU, YENİÇAĞ AVRUPA MEDENİYETİNDEN ÇAĞDAŞ İNGİLİZ-YAHUDÎ MEDENİYETİNE, A NEW SYSTEM of PHILOSOPHY-SCIENCE from the BIOLOGICAL STANDPOINT, GILGAMIŞ DESTANI (Giriş ile Tercüme), FELSEFE-BİLİM’e GİRİŞ, ÇAĞDAŞ KÜRESEL MEDENİYET Anlamı/ Gelişimi/ Konumu, TEOMAN DURALI’YLA ÜÇ KONU/ŞMA / Bilim – Felsefe – Evrim Teorisi, FELSEFE-BİLİM NEDİR?, SORUN NEDİR?, SORUN ÇAĞININ ANATOMİSİ, OMURGASIZLAŞTIRILMIŞ TÜRKLÜK, FELSEFE-BİLİMİN DOĞUŞU, AKLIN ANATOMİSİ, DENİZ VE KÂŞİFLİK (şiirler)
  100. KURTULUŞ KAYALI1949…..AnadoluKırşehirTürkiyeAkademisyen, Türk Düşünce DünyasıTürk Düşünce Dünyasında Yol İzleri (İletişim, 1994; 2001, 2003), Ordu ve Siyaset 27 Mayıs – 12 Mart (İletişim, 1994; 2000), Yönetmenler Çerçevesinde Türk Sineması (Deniz, 1994), Keşke Herkes Papağan Olsa: Mizah Üzerine Yazılar 1 (Ayyıldız, 1994), Sinema Bir Kültürdür (Alaz, 1998), Türk Düşünce Dünyasının Bunalımı (İletişim, 2000), Türk Kültür Dünyasından Portreler (İletişim, 2002), Üstü Çizilmiş Yazılar (Ürün, 2003), Metin Erksan Sinemasını Okumayı Denemek (Dost Kitabevi, 2004), Düşüncenin Coğrafyası 1: Toplumdan Soyutlanmış Düşünce ve Direnç Potansiyeli (Deniz, 2005), (Editör) Bir Kemal Tahir Kitabı (İthaki, 2010)
  101. YALÇIN KOÇ  (1950-    )AnadoluTokatTürkiyeFelsefeESERLERİ: Nazari Mantık’ın Esasları , Tarih ve Nazariyat & Tarih’in ve Zaman Yazımı’nın Esasları Üzerine Bir İnceleme, Nazari Musiki’nin Esasları,  Theologia’nın Esasları & Felsefe’nin ve Teoloji’nin Nazariyatı Üzerine Bir İnceleme, Anadolu Mayası,  Theographia’nın Esasları & Teoloji ve Matematik İnşa’sı Üzerine Bir İnceleme, Dialektik ve Nazariyat, Theogonia’nın Esasları & Genesis Nazariyatı Üzerine Bir İnceleme
  102. AYHAN BIÇAK   (1956 –   ) AnadoluErzincanTürkiyeFelsefe.  Mart 2016’dan itibaren İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü başkanlığı görevini üstlenmiştir. Bazı Yayınları: Tarih Düşüncesi I, Tarih Düşüncesinin Oluşum , 2004. Tarih Düşüncesi II, Tarih ve Felsefe , Dergâh, 2004. Tarih Düşüncesi III, Tarih Felsefesinin Oluşumu , 2004. Tarih Düşüncesi IV, Tarih Metafizikleri , 2005. Tarih Bilimi , 1999. The Idea of the State in the Pre-Islamic Turkish Thought , 2004. Türk Düşüncesi 1&2, 2009-2010. Türkiyede Felsefenin Gelişimi, Anadolu Üniversitesi,, 2012[8]
  103. SÜLEYMAN SEYFİ ÖĞÜN 1959AnadoluMuğlaTürkiyeTürk Siyaset Bilimcisi. Yayımlanmış Eserleri: Türkiye’de Cemaatçi Milliyetçilik ve Nurettin Topçu (İstanbul, 1992), Modernite, Milliyetçilik ve Türkiye (İstanbul, 1995),  99 Soruda Milliyetçilik (İstanbul, 1997), Politik Kültür Yazıları (Bursa, 1997), Politikbilim (Ali Yaşar Sarıbay ile) (Bursa, 1998), Türk Politik Kültürü (Bursa, 2000), Gündelik Hayatın Kültürel Yansımaları (Bursa, 2006), Politika ve Kültür (Bursa, 2010)
  104. İHSAN FAZLIOĞLU1966-……………AnadoluAnkaraTürkiyeFelsefe-Bilim Tarihi , Matematik Tarihi Ve Felsefesi”Soruların Peşinde”, Papersense, İstanbul, 2015, “Kendini Bulmak”, Papersense, İstanbul, 2015, “Derin Yapı”, Papersense, İstanbul, 2015, “Sözün Eşiğinde”, Papersense, İstanbul, 2015, “Kayıp Halka: İslam-Türk Felsefe-Bilim Tarihinin Anlam Küresi”, Papersense, İstanbul, 2014, “Akıllı Türk Makul Tarih”, Papaersense, İstanbul, 2014 , “Kendini Aramak”, Papersense, İstanbul, 2014 , “Fuzulî Ne Demek İstedi?”, Papersense, İstanbul, 2014 , “Nasîruddin Tûsî, Tahriru Usuli’L-Hendese Ve’L-Hisab [Eukleides’In Elemanlar Kitabının Tahriri]”, Türkiye Yazma Eserler Başkanlığı Yayınları, İstanbul, 2013, “Işk Imiş Her Ne Var Âlemde / İlim Bir Kîl Ü Kâl Imiş Ancak: Fuzûlî Ne Demek Istedi?”, Klasik Yayınları, İstanbul, 2011, “Uygulamalı Geometri’Nin Tarihine Giriş: El-İkna Fi Ilmi’L-Misaha”, Dergah Yayınları, İstanbul, 2004, Şeşen R. , İzgi C. , Akpınar C., “Osmanlı Astronomi Literatürü Tarihi”, IRCICA Yayınları, İstanbul, 1997
  105. FATİH M. ŞEKER 1975…..AnadoluMersinTürkiyeTürk Entelektüel  Tarihi”Türk Entelektüel Tarihinin Teşekkül Devri”, Dergah Yayınları, İstanbul, 2015;”Türk Zihniyet Dünyası Ve Hayat Felsefesi”, Dergah Yayınları, İstanbul, 2015;”Türk Dini Düşüncesinin Teşekkül Devri”, Dergah Yayınları, İstanbul, 2013;”Osmanlı İslam Tasavvuru”, Dergah Yayınları, İstanbul, 2013;”Osmanlı Entelektüel Geleneği”, Dergah Yayınları, İstanbul, 2013, “Modernleşme Devrinde İlmiye: Cevdet Paşa-İbnülemin Örneği”, Dergah Yayınları, İstanbul, 2011, “Selçuklu Türklerinin İslâm Tasavvuru”, Dergah Yayınları, İstanbul, 2011, “Türk Düşünce Tarihi Açısından Kutadgu Bilig”, Dergah Yayınları, İstanbul, 2011; “İslâmlaşma Sürecinde Türklerin İslâm Tasavvuru”, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 2010; Kara İ., “Bir Eski Zaman Efendisi İbnülemin Mahmud Kemal: Kemâlü’L-Kemâl”, Çeviri, Dergah, İstanbul, 2009; “Osmanlılar Ve Vehhâbîlik: Hüseyin Kazım Kadri’Nin Vehhâbîlik Risalesi”, Dergah Yayınları, İstanbul, 2007;”Cumhuriyet İdeolojisinin Nakşibendilik Tasavvuru”, Dergah Yayınları, İstanbul, 2007

Türkiye Siyaseti

Türkiye Siyaseti ikinci Dünya Savaşı sonrasında 1943 yılından başlamak üzere tedricen merkez parti ekseninden Anglosakson ABD ve İngiltere tarafından milliyetçi muhafazakar etiketle empoze edildiği bir BOP formasyonuna sokulmuştur.

Siyaset teamülen yapılmaktadır.

Bu teamül de Osmanlı’nın düveli muazzama ülkeleri ile çöküş döneminde geliştirdiği ilişkisinden kaynaklanmaktadır.

BOP’un dışına çıkmaya çalışan siyaset adamları Menderes, Demirel, Özal, Erbakan tasfiye edilmişlerdir.

Türkiye Siyaseti ABD’nin BOP stratejisinin ideolojik fay kırıkları giderek daha da belirgin hale gelmiştir. Aynen Irak örneğinde olduğu gibi üç tane ana fay kırığı vardır: Sünni fay, Alevi fay, Kürt fayı. Her üç fay da son derece aktiftir kırılmaya hazır durumdadırlar. Yerel seçim öncesinde Cumhuriyet Halk Partisindeki bloklaşmalar genel başkanlığı kaybeden Kılıçdaroğlu nezdinde Alevi fay hattının öncelikle kırılacak fay olduğunu göstermektedir.

Böylece Özal tarafından dört eğilimin birleştirilmesi olarak formüle edilen siyaset ( ki kendisi bunu transformasyon olarak adlandırmıştır) artık çok uzaklardadır.

Neticede 2000’li yıllardaki kutuplaştırıcı siyaset kendisini kentsel dönüşüm olarak etiketlemiştir. 1993 darbesinden itibaren dört eğilim kademe kademe kutuplaştırılmış ve sonunda 30 yıllık bir süreçten Irak benzeri güçlü fay kırıkları ile çıkılmıştır.

Kurucu Düşünürlerimiz ve Eserleri

Lütfen üzerlerine tıklayın.

  1. Oğuz Kağan Destanı  Günümüz Türkçesiyle Oğuz Kağan Destanı
  2. Dedem Korkut Destanı   
  3. Orhon Yazıtları, Talat Tekin: Bilge Tonyukuk, Bilge Kağan, Kül Tigin  Orhun Abideleri, Muharrem Ergin  Tonyukuk Yazıtı, Günümüz Diliyle   MOĞOLİSTAN
  4. Ebu Hanife, İmanla İlişkili Temel Kavramlar  Eserleri Eserlerinden Seçmeler İmamı Azam’ın Beş Eseri  IRAK
  5. İmam Maturidi, Kitabüt Tevhid, Kitabu-T-Tevhid-birinci-bolum Kitabu-T-Tevhid-ikinci-bolum Kitabüt Tevhid Tercümesi  Eserlerinden Seçmeler  ÖZBEKİSTAN
  6. Farabi, Medinetül Fazıla   Eserleri  İlimlerin Sayımı Erdemli Devlet Aklın Anlamı Üzerine KAZAKİSTAN
  7. El Biruni Eserleri Eserleri 2 Eserleri 3 HİNDİSTAN
  8. Yusuf Has Hacip, Kutadgu Bilig    KAZAKİSTAN
  9. Kaşgarlı Mahmut, Divanı Lügat İt Türk Divan-ı Lugat it Türk Dizini, Kaşgarlı Mahmut  IRAK
  10. NizamülMülk, Siyasetname  Nizamiye Medreseleri Eserlerinden Seçmeler  IRAK
  11. Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet KAZAKİSTAN

By Bilge Tonyukuk Enstitüsü zaman: Ekim 06, 2019

Modern Türk Düşüncesi, İhsan Fazlıoğlu

 

İhsan Fazlıoğlu ve Türk Düşüncesi