Home Blog Page 97

Bizans kaynaklarında Türkler

En eski Menandros sözleri ve alıntıları – 1000Kitap


https://1000kitap.com › menandros–484907 › alintilar
En eski Menandros ile ilgili kitap alıntılarını, yazar sözlerini, 1k okurlarının kitaplardan, yazarlardan yaptıkları etkileyici alıntıları … (582 civarı Menandros )”.
[PDF]

Bizans Tarihçisi Menandros’ ın Türkler (Gök-Türkler) hakkında …


https://dergipark.org.tr › download › article-file

yazan: A Ahmetbeyoğlu – ‎Alıntılanma sayısı: 6 – ‎İlgili makaleler

VL yüzyıl Bizans Tarihçisi Menadros un kronigi 558-582 … açısından odlukça kıymetli olan Bizans tarihçisi Menandros, …. sayısı 20.000 civarında olabilir”.

(Menandros ve T. Simokattes) Bizans Kaynaklarında. Tü rkl er …


https://docplayer.biz.tr › 37526692-Menandros-ve-t-simokattes-bizans-kay…

(Menandros ve T. Simokattes) Bizans Kaynaklarında Tü rkl er İSMAİL … (Barbaros) şehrinde yılları arasında doğduğu ve 472 yılı civarında da öldüğü düşünülmektedir. … 582 yılında ölen Agathias’ın yazdığı “Historia” adlı eser yılları arasında …

Enosis ve Evanjelizm

Büyük Britanya’ya, Kıbrıs’taki İngiliz üslerinden ortak bir müdahaleyi öneren Türk Başbakanı, Büyük Britanya’nın çekimser kalması durumunda da bir Türk müdahalesinin yine İngiliz üslerinden yapılması için izin ister. Böylelikle Ecevit, müdahalenin kan dökülmeksizin yapılacağına inanmaktadır.

Türk Başbakanının Kıbrıs’a ortak bir askeri müdahale yapılması baskısı altında kalan İngiltere, Kıbrıs anlaşmazlığına yeniden Birleşik Devletler’i sokar. İngiliz kökenli bu siyasi oyunu Türk Hükümeti benimsemez. Fakat Büyük Britanya Türk önerisini kabul edememektedir, çünkü İngiliz üslerinden yapılacak bir askeri müdahale, bu üslerin var olma ve kullanılma nedenlerini yine ortaya koyacaktı. Öte yandan böyle bir İngiliz siyaseti, Kıbrıs’taki hükümet darbesine yeşil ışık yakan Amerikan siyasetiyle çelişkiye düşecekti. (MŞ 1979; TR1974KS, 43-44)

Kıbrıs Harekatı esnasında İngilizlerle birlikte harekat önerilmiş ve daha sonra Erbakan, İngilizlerin  bunu kabul etmemesinin hayırlı olduğunu çünkü inisiyatifin Yunanlılara geçmiş olacağını beyan etmiştir.  Derhal müdahale edilmesinden yana olan M.S.P. Başkanı Erbakan, Büyük Britanya hakkında şu yorumu yapar. “Allah’tan ki İngilizler ortak müdahale teklifimizi kabul etmediler, yoksa şu anda Kıbrıs adasında Yunan inisiyatifi olacaktı.”  (MŞ 1979; TR1974KS, 51) Barış Harekatımız neticesinde Karpaz-Lefkoşa arasındaki alan bizde kalmak suretiyle düşman 140 km daha ötelenmiştir.

1922 Büyük Taarruzu ve 1974 Barış Harekatı, Enosis’i mağlubiyete uğratmıştır.

Kıbrıs-Afrin Stratejik Hattı doğu çizgisinde uzatılmalıdır.

18 Ekim 1828 de ortaya atılan Enosis fikri (Ortodoks hristiyan yobazlığı)  ile Kıbrıs’ı kendisine bağlamak isteyen Yunanistan’ın ardından, 1867’den buyana ABD tarafından ortaya atılan Yahudilikle Hristiyanlığın füzyonu olan Evangelizm, 2.İsrail’in, Suriye sınırımızdan başlayarak inşasının peşindedir.

Akdeniz’de batıya ve güneye doğru yönelerek Hatay (1938) ve ardından Kuzey Kıbrıs’ın (1974) özgürleştirilmesi hamleleri bu kez Kıbrıs-Afrin hattından başlayarak doğu çizgisinde ilerleyerek Kuzey Suriye’de sözkonusu inşanın önüne geçilmelidir.

By Bilge Tonyukuk Enstitüsü zaman: Ağustos 31, 2019

Atatürk ve Birlik Hareketleri/Hedefleri

Atatürk’ün “Kültür ve ekonomi her türlü siyasete istikamet veren bazlardır”  sözü birlik hedeflerini açıkça göstermektedir. Kültür ve ekonomi benzerlikleri/farklılıkları bu birliklerin hangi ülkeler etrafında gerçekleşeceğinin göstergesidir.

Türkiye’nin AB’ne alternatif aramasına gerek yoktur. AB nin bir alternatifi mevcuttur, o da Türkiye’nin kendisidir. AB ülkeleri Batı Roma İmparatorluğu’nun ve Kutsal Roma İmparatorluğu’nun devamıdır; Doğu Roma İmparatorluğu’nun, Bizans’ın, Osmanlı’nın ise merkezinde İstanbul, Türkiye yeralmaktadır. AB’ne alternatif bulamamanın nedeni, Yunus Emre’nin dizelerinde cevabını bulmaktadır:

İlim ilim bilmektir

İlim kendin bilmektir

Sen kendini bilmezsin

Ya nice okumaktır

Evet, bütün yollar Roma’ya çıkar ama hangi Roma’ya diye sormak lazımdır. Çünkü Roma’lar ayrıldıktan sonra bir daha birleşmemiştir. Ve Doğu Roma’nın, yeni Roma’nın merkezinde İstanbul, Türkiye yeralmıştır. Yeni Roma, Latin işgalini (1204-1261), Eski Roma ise, yeni Roma’nın Viyana kapılarına kadar gitmesini hiçbir zaman hazmedememiştir.

Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu döneminde çok daha geniş bir sahada  vücut bulan  siyasi/iktisadi birliği, Avrupalı güçler tarafından gelişen kapitalizm hareketi ile birlikte, 17.yüzyıldan başlayarak 200 yıllık bir süreç içinde parçalanmıştır. Bu siyasi birliği bitiren anlaşmalar; Paris, Londra ve Berlin gibi Avrupa başkentlerinde yazılmıştır.

Aslında, İngiltere tarafından Anadolu’ya saldırtılan Yunanistan’ın başarısız olması nedeniyle yarım kalan bu süreç, AB tarafından tamamlanmak istenmektedir. Eski siyasi birliğin unsurları olan Rumlar, Ermeniler, Araplar, Balkanlılar, Türklere düşman edilerek, karşı siyasi gücün/birliğin yeniden oluşmasının önüne geçilmiştir. Bu birliğin yeniden oluşmaması için birlik havzalarından Balkanlar’da (Rumlar), Ortadoğu’da  (Araplar), Kafkasya’da (Ermeniler) düşmanlık alanları/zihinleri yaratılmıştır.

İngiliz gizli servisleri Balkanlar’da Yunanistan’ın, Anadolu’ya saldırtılmasından, Kafkasya’da Ermeni iddialarına mesnet teşkil etmek üzere bilim adamlarına (Arnold Tonybee) propoganda ürünü kitaplar (Mavi Kitap) yazdırılmasına; Ortadoğu’daki Türk varlığının son bulmasına yönelik olarak,  arkeologların (Lawrence, Gertrude Bell), dilbilimcilerin ve eski Mısır uzmanlarının bu amaçlar için kullanılmasına öncülük etmiştir. Rumlar Anadolu’nun batısına, Ermeniler doğusuna saldırtılırken, İç Anadolu’da sıkışacak olan Türkleri Karadeniz’den denize dökmek hedeflenmiştir.

Ardından, yıkılan siyasi birliğin öndegelen unsurları olan Rumlar ve Ermeniler ile yeniden birlik yaratılmasını önlemek için uyuşmazlık tuzakları  (Kıbrıs, sözde soykırım) yaratılmış, soykırım senaryoları yazılmıştır.

Atatürk tarafından birlik hedefleri açıklıkla verilmesine rağmen neden bu hedefler gözardı edilmektedir?. “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sözü bilhassa komşularımızla ilişkilerimize yöneliktir, komşularımızla sulh içinde olmamıza yöneliktir. Komşularımızla sulh içinde olmamız ise “kültür ve ekonomide” birlik içinde olmaktan, bu birliği oluşturacak siyasetin üretilmesinden geçer.

Türkiye, AB tutkusu nedeniyle inisiyatif alarak öncülük ettiği bütün birlik atılımlarından vazgeçmiş gibidir; nerede KEİB atılımı, Balkan Paktı/Antantı, Sadabad Paktı, ECO?. Bütün bu girişimler AB tutkusuna feda edilmiştir. AB alternatifleri hafife alınırken, Türkiye, aslında kendini hafife almaktadır.

Türkiye’nin Beş Bölge ülkelerinin yaklaşık 1,3 triyon dolarlık ticaret hacminden aldığı pay %3 iken, Gümrük Birliği yaptığı AB ülkelerinin 5,8 trilyon dolarlık  ticaret hacminden aldığı pay %1’dir.  Beş Bölge ülkelerinin  ticaretinden  %5 pay hedeflenmesi durumunda, AB ile ticaret hacmimizin üzerinde bir hacime ulaşılmış olacaktır.

Alt bölgeler açısından konuya yaklaşıldığında en yüksek oran %9,8 ile Kafkasya ülkeleri ile yapılan ticaretten alınan paydır.

Balkan ülkelerinin dış ticaretinden alınan pay sadece %2,6 iken Ortadoğu/Kuzey Afrika ülkelerinin dış ticaretinden alınan pay ise %3,1’dir.  Ticaretsiz değil bölgesel güç; bir güç dahi olunamayacağı aşikardır. Bu oranlar “Balkanlar ve Ortadoğu’nun en büyük….” şeklindeki deyimin içinin nasıl boşaltıldığının ve her iki bölgenin en büyük ekonomisi olan Türkiye’nin bölgede aslında  varolmadığının apaçık bir göstergesidir.

BEŞ BÖLGE İLE TİCARET (milyar dolar)
 
 
GLOBAL TİCARET HACMİ*
TÜRKİYE İLE TİCARET HACMİ**
PAY (%)
1
BALKANLAR
350
9
2,6
2
KAFKASYA
8,7
0,85
9,8
3
RUSYA/UKRAYNA/BELARUS
276,2
8,6
3,1
4
ORTA ASYA
36,2
1,2
3,3
5
ORTADOĞU/KUZEY AFRİKA
616,1
19,2
3,1
 
TOPLAM
1287,2
38,85
3,0
AVRUPA BİRLİĞİ İLE TİCARET (milyar dolar)
 
 
GLOBAL TİCARET HACMİ*
TÜRKİYE İLE TİCARET HACMİ**
PAY (%)
AVRUPA BİRLİĞİ *
5820,3
58,2
1,0
*
2003
**
2004
Kaynak:  International Trade Statistics 2004, World Trade Organization

Atatürk’ün Vasiyeti: “Bizim kurmak istediğimiz ünyonun (birliğin)  tarihte geçmiş olan ünyonların (birliklerin) çok fevkinde olmasını isteriz”

Atatürk’ün 1938 yılında, vefatından sekiz ay önce, birlik hedefleri konusunda sarfettiği aşağıdaki sözler, eğer vasiyet değilse nedir?

“Balkan ittifakı bizim öteden beri samimiyetle üzerinde durduğumuz bir idealdir. Bu idealin her gün  geniş bir saha üzerinde daha ziyade genişlemesini ve mesaha almasını görmekle bahtiyarım. Bu hususta müttefik Balkan devletlerini sevk ve idare eden zevatın büyük hizmetleri ve muvaffakiyetleri ve ittifaka bağlılıkları şayanı takdirdir. Bugün, bu şekliyle dahi hepimizin memnuniyetini mucip olan Balkan birleşik vaziyetinin, birgün birçok kimselerin hatıralarından bile geçirmedikleri mütekamil şekli alacağına itimadım berkemaldir.

Bu yüksek ideale giderken müttefik devletlerin başında bulunan zevatın himmetlerine, matbuatın dahi büyük hizmetlerinin sebkatetmekte olduğunu müşahede etmekteyiz. Balkan milletleri matbuatının bu yüksek ideali kendi idealleri telakki etmelerini ve bu idealin tahakkuku için bütün imkanlarla çalışmalarını kendilerinden temenni ederim. Matbuatın şimdiye kadar aynı suretle vazifesinin ifa etmiş olduğunu da tekrar etmeliyim.

Dünyada şimdiye kadar, başka başka milletlerin ünyon (birlik)  yaptıkları ve asırlarca beraber yaşadıkları, tarihte görülmüştür. Bizim kurmak istediğimiz ünyonun (birliğin)  tarihte geçmiş olan ünyonların (birliklerden) çok fevkinde olmasını isteriz.

Tarihi bu kadar yüksek bir idealin esas temel taşı, yalnız geçici politika esaslarında kalmaz. Bunun esas temel taşları lazımdır ki, kültür ve ekonomi cevheriyle dolu olsun. Çünkü kültür ve ekonomi her türlü siyasete istikamet veren bazlardır.

Herhalde beklediğimiz parlak günler, bizlerden dahi uzak değildir. Bizden sonra gelecekler ise tabii o günlerin parlaklığını bahtiyarlıklarla tes’it edeceklerdir.”

(Çankaya köşkünde verilen çay ziyafetinde Balkan gazetecilerinin temennileri üzerine söylenmiştir. Mustafa Kemal Atatürk 27 Şubat 1938)

1 Kasım 1938 tarihinde TBMM nin 5.dönem açılışında Atatürk’ün, Celal Bayar tarafından okunan nutku, yine  bir birlik vasiyetidir.

“Balkan siyaseti, Balkanların bireysel ve ortak çıkarlarının   en açık seçik ifadesi, Balkan uluslarının herbirinin ayrı ayrı kuvvetlenmesi de barış yolundaki dinamik anlayışın eylemli bir örneğidir.

Burada memnunlukla kaydetmek istediğim bir olay Balkan uluslarını birbirine büsbütün yaklaştırmakta kuvvetli etmen olmuştur. Ve yarın için de umutlar vaad eden bir eserdir. Selanik’te Balkan Antlaşması Devletleri adına Konsey Başkanı ve Sayın Yunanistan Başbakanı Genaral Metaksas ile Sayın Bulgaristan Başbakanı  Mösyö Köse İvanef arasında imzalanan anlaşmadan söz etmek istediğim anlaşılmıştır. Bu anlaşma yolundaki aralıksız çabalarımızın ve Balkan devletlerinin izleyegeldikleri sağlıklı politikanın hayırlı bir sonucudur. Yine aynı geçekler aynı dinamizm ve aynı yüce amaçlar Sadabat Antlaşması (*) imzacılarının  geçmişin mirası olan boş inançları nasıl bir hamlede yıkarak ilişkilerini yeni ve verimli ilkelere dayandırmayı bildiklerini göstermiştir.”

O günler, “bahtiyarlıklarla geçmesi gereken parlak günler” nerededir? Miras sahipleri neredesiniz? Büyük Atatürk’ün vasiyetini ne zaman hayata geçireceğiz?

Balkanlar’da, Kafkasya’da, Ortadoğu/Kuzey Afrika’da, Orta Asya’da, Rusya/Ukrayna’da; kısacası merkezinde yeraldığımız “Beş Deniz Bölgesi”nde  “Tarihte geçmiş olan ünyonların (birliklerin) çok fevkinde (üstünde)” olacak olan birlikleri ne zaman kuracak; kurduklarımızı ne zaman uygulayacağız?

(*) Türkiye, Afganistan, İran, Irak arasındaki antlaşma

                                 ATATÜRK REFERANSLARI

 

(1)                                           Balkan Birliği

“Bir Balkan Birliği’ne lüzum vardır. Beni bırakınız, partinin (CHP) lideri olarak Balkanlar’da bir geziye çıkayım. Balkan devlet adamları ile bir konuşayım ve efkarıumumiyeyi (kamuoyunu) hazırlıyayım. Bir Balkan Birliği kurmalıyız. Dünyanın ufuklarında kara bulutlar görüyorum. Balkan Birliği kurulabilirse, bir Avrupa Birliğine yol açılır. Batı devletlerinin de ergeç birleşmesine zorunluk doğar. Balkan Birliği ekonomik, kültürel, politik ve askeri bir birlik olmalıdır. Hudut olmayacaktır. Her millet, demokrasi esaslarına göre kendi milli varlığını muhafaza edecektir. Bir tek devlet, bir tek ordu. Her milletin mebuslarından kurulu bir Millet Meclisi. Sıra ile iki veya dört senede bir milletten bir Cumhurbaşkanı seçilir.” (1932 Kaynak: Atatürk Ansiklopedisi, May Yayınları, C.1 S.166-167 )

                     Suriye ve Irak ile Konfederasyon

“Suriye halkı ve Irak halkı yani Arabistan 1914 tarihinden evvel aynı hudut dahilinde bulunduğumuz zamanlarda cümlemizce malumdu…Her halde Suriyeliler her hangi bir devleti ecnebiye ile münasebetinin kendileri için binnetice esaret olacağına kani oldular. Bundan dolayı bize teveccüh ettiler. Bizim bilmukabele gösterdiğimiz şekil şundan ibaret idi. Dedik ki, artık hududu millimiz dahilinde bulunan menabii insaniyeyi (insan kaynakları) ve menafii umumiyeyi (genel çıkarları) hududumuzun haricinde israf etmek istemeyiz. Fakat ittihat, kuvvet teşkil edeceğinden bütün alemi islamın manen olduğu gibi maddeten de müttefik ve müttehit olmasını şüphe yok ki büyük memnuniyetle karşılarız ve bunun içindir ki bizim kendi hududumuz dahilinde müstakil olduğumuz gibi, Suriyeliler de hududu dahilinde ve hakimiyeti milliye esasına göre müstenit olmak üzere serbest ve müstakil olabilirler. Bizimle itilaf veya ittifakın fevkinde bir şekil ki federatif yahut konfederatif denilen şekillerden biriyle irtibat peyda edebiliriz…. Irak’a gelince: Irak İngilizlerin muamelatı ahalii islamiyeyi fevkalade dilgir etmiş oldu. Biz, kendilerine temas aramadan evvel onlar bizimle temas aradı ve alelitlak eskisi gibi Osmanlı memleketinin cüz’ü olmayı kabul ettiler. Fakat biz onlara karşı Suriyelilere söylediğimiz noktai nazarı söylemekten başka bir şey yapmadık. Ettiğimiz kendi dahilinizde kendi kuvanızla kendi mevcudiyetinizle müstakil bir Devlet olunuz. Biz, her şeyden evvel istiklalimizin teminine çalışıyoruz. Ondan sonra birleşmemiz için hiç bir mani kalmaz ve Musul havalisinde Bağdat’ta ve sair bir çok yerlerde… bu gün dahi eşkali zahiriyesi ne olursa olsun gerek Iraklıların ve gerek Suriyelilerin bu iki mıntıkadaki dindaşlarımızın kalpleri bizimle beraberdir. Eğer bundan sonra esbabına tevessül edilirse bunlardan azami istifade etmek mümkündür…” (Mustafa Kemal Atatürk)

                                                 Orta Asya

“Bugün Sovyetler Birliği dostumuzdur. Komşumuzdur. Müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını kimse kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir. Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler yarın avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir… Bizim bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya kazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanırlar. Manevi köprülerini sağlam tutarak. Dil bir köprüdür…İnanç bir köprüdür… Tarih bir köprüdür… Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde birleşmeliyiz, Onların ( Dış Türklerin) bize yaklaşmasını bekleyemeyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gerekir….”

“Bugün, Sovyetler Birliği dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır; fakat, yarın ne olacağını kimse bugünden kestiremez; tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir; bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman, Türkiye ne yapacağını bilmelidir. Bizim, bu dostumuzun idaresinde, dili bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak, yalnız o günü susup beklemek değildir; hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır; manevî köprülerini sağlam tutarak. Dil bir köprüdür, inanç bir köprüdür. Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz. Onların, yani dış Türklerin bize yaklaşmasını bekleyemeyiz, bizim onlara yaklaşmamız gerekli.” (Mustafa Kemal Atatürk 29 Ekim 1933)

                                                        Asya

“Şarktan şimdi doğacak olan güneşe bakıyorum…Bugün, günün ağardığını nasıl görüyorsam, uzaktan bütün şark milletlerinin de uyanışlarını öyle görüyorum. Onların (Şark Milletleri’nin) yeniden doğuşu, şüphesiz ki terakkiye ve refaha müteveccih vuku bulacaktır.” (Mustafa Kemal Atatürk, 1933)

                                                      Avrupa      

     
“Yüzyıllardan beri düşmanlarımız Avrupa toplulukları arasında  Türklere karşı düşmanlık fikirleri yaymışlardır. Batılıların zihinlerine yerleşen  bu fikirler özel bir zihniyet oluşturmuştur. Her şeye ve tüm olaylara karşın bu zihniyet hala vardır. Avrupa’da Türk hala her türlü gelişmeye düşman, manevi ve fikri yönden gelişmeye ye elverişsiz insane sanılmaktadır… Bizi aşağı olmaya mahkum sayan Avrupa bununla yetinmemiş yıkılışımızı hızlandırmak için ne gerekiyorsa onu yapmıştır. ” (Mustafa Kemal Atatürk 27 .09.1923) 

                                                        Rusya

ARALOF YOLDAŞ’IN NUTKUNA CEVAP
(3 MART 1922)

              Muhterem Efendiler,

Dostluğumuzun kuvvetlendirilmesi maksadıyla Aralof Cenaplarının çektikleri ziyafette hazır bulunmaktan hissettiğim sevinç pek büyüktür. Aralof Yoldaş, dostumuz Rus Şuralar Hükümeti’nin kıymetli temsilcisi olmak münasebetiyle hepimiz tarafından zaten büyük bir hürmet ve muhabbete layıktırlar. Fakat Aralof Yoldaş, pek sevimli ve cana yakın şahsiyetiyle kalplerimizde özel bir mevki dahi kazanmıştır.

Malumu alileridir ki, ekseriya şahısların karşılıklı muhabbetleri bunların mensup oldukları toplumlar arasındaki dostluğun, muhabbetin yükselmesine yardım eder. Aralof Yoldaş’ın bu husustaki yüksek vazifelerinde muvaffak olacaklarına emniyetim vardır.

Efendiler, bugünkü Rus heyetini teşkil eden insanlar bundan beş sene evvel büyük bir inkılap vücuda getirdiler. Bu inkılabın hedefi emperyalizm ve kapitalizm isim ve sıfatı altında toplanmış zalim, zararlı mevcudiyetlere karşı mücadele etmekti. Bütün mazlum insanlık, isimlerini ve sıfatlarını huzurunuzda saydığım, bugün mahiyetleri tamamıyla anlaşılan mevcudiyetlerinden şikayetçi idiler. Kalplerinde bunlara karşı derin ve şiddetli bir nefret hissi, bir kıyam arzusu duyuyorlardı. Fakat efendiler, her işin başlangıcı müşküldür.

Bu başlangıcı getirmeye muvaffak olanlar takdire değerdirler. Rus inkılapçıları bu başlangıca girişmekle insanlık arasında mukaddes bir nam bıraktılar. Bu inkılap bütün masum ve mazlum insanların nazarı dikkat ve basiretini açtı. Çünkü onlara zulümden, ihtirastan kurtulmak için Rusya yol göstermişti. Ruslar Çarlık zamanında Rusya sınırları dahilinde esaret zinciri altında inlemekte olan kavimlere doğrudan doğruya arzu ettikleri hürriyeti, hukuku, bağımsızlığı bahşetti. Bu hürriyeti, hukuku, bağımsızlığı riayete değer buldu. Gün geçtikçe Rusların bu samimiyeti gelişmekte olduğunda şüphe yoktur.

Bundan üç sene evvel Türkiya halkı da kıyam ve isyana lüzum ve mecburiyet hissetti. Bu millet dahi mevcudiyetinin, bağımsızlığının istilacılar tarafından tecavüze uğradığını görmüştü.

Şimdi itiraf etmek mecburiyetindeyim ki, bu kıyam ve bu isyan vuku bulduğu dakikada biz, Rusya’da olduğu gibi emperyalizm ve kapitalizmin manasını düşünmemiştik. Yalnız, mevcudiyetimizi tehdit eden kuvvetleri idrak ediyorduk.

Vaziyet geliştikten sonra bizi de tehdit eden kuvvetlerin, Rusya’daki inkılaba sebebiyet veren mevcudiyetler olduğu anlaşıldı.

Hakikaten Türkiya halkının karşısında emperyalistler, kapitalistler… mevcudiyetini, bağımsızlığını imhaya kalkışan istilacılar mevki almışlardı.

Türkiya ile Rusya’nın kıyam hedefi aynı olarak tecelli edince tabiatıyla iki memleket arasında kuvvetli temas ve muhabbet husule geldi. Tabii sebeplerin tesiri altında vücut bulan birleşmelerin sarsılmaz olduğu şüphesizdir. Türkiya-Rusya arasındaki bu samimi birleşmeler ile beraber Asya’nın mühim anasırından bulunan Afganistan, Azerbaycan, Buhara gibi hükümetlerin hemhal ve hemfikir bulunmalarını ehemmiyetle zikretmek isterim.
Doğu’daki dostlarımızla bağlarımız alemi aldatmak ve kendi lehimize neticeler elde etmek gayesine yönelik değildir. Sırf haklarımızı, bağımsızlıklarımızı korumak içindir.

Zaman geçtikte mevcut bağların şekilleneceği ve yükseleceği de şüphesizdir. Efendiler, istilacı, mütecaviz olan devletler de milletlerin mevcudiyetlerini, meşru haklarını tanıyacaklarını ilan etmişlerdi. Hadiseler gösterdi ki, bu ilan ve ifadede katiyen yalancıdırlar.

İstilacı, mütecaviz, saldırgan olan devletler yerküreyi kendilerinin malikanesi kabul etmekte ve insanlığı kendi hırslarını tatmin için çalışmaya mahkum esirler saymaktadırlar. Bunlardaki bu garip zihniyet, garip olduğu kadar da gülünçtür.

Onlar ilan ettikleri insani ve adaletkarane esasları, kabule değer gördükleri için değil, senelerden beri tahakküm zinciri altında tuttukları insanlık kütlesini büsbütün silahlarından tecrit etmek ve daha kolay esaret altında tutmaya devam etmek için bir aldatma vasıtası kabul etmektedirler. Buna diğer bir saik daha vardır: Birbirlerini aldatarak biri diğerinden fazla menfaat koparmak … Hilekarlıkta yekdiğeriyle müsabaka etmektedirler.
Neticede dünya iki zümreye ayrılmaktadır. Birisi Doğu; ki kendi mevcudiyetini, insanlığını, bağımsızlığını idrak etmiştir; bu şuurla el ele vermiştir.

Diğer bir zümre daha var ki, bunlar sırf kendi hırslarım tatmin için çalışmaktadır.

Fakat bunların gayesi insaniyetin, beşeriyetin iyiliğine yönelik olmadığı gibi, bilakis zulüm, baskı olduğu için, onları lanetle yad etmekte kendimizi haklı görürüz.

Efendiler, bu zümre kudret ve kuvvet mevkiinde bulundukça bunların mazlumlara merhamet ve şefkat göstermelerine imkan yoktur. Böyle bir şeye inanmak büyük bir gaflettir. Bu kuvvetleri maddi, manevi silahlarından tecrit edeceğimiz zaman ancak böyle bir hareket beklenebilir.

Bu noktadan bize düşen hareket tarzını ifade edebilmek için Arkadaş Troçki’nin emirnamesi metninden istifade edeceğim.

Troçki, emperyalistlerin teşebbüslerindeki sahte riyayı keşif ve buna karşı alınması lazım tedbirleri emirnamesinde zikretmektedir. Troçki, ordusuna hitaben “Rusya Şuralar Hükümeti’nin vaziyetini, bağımsızlığını temin için yegane çare Kızılorduların şuuri dayanışmasıdır” diyor.

Ben bu cümleye şunları ilave ediyorum: Zararlı ve zehirli beyinlerden meydana gelerek bize musallat olan zümreye karşı yalnız Rusya’da değil, doğuyu batıdan ayıran ve ta kuzeyden güneye kadar uzanan müşterek bir cephe vardır. Bu cephede müdafaalarda bulunabilmek, yekdiğeriyle hemdert olmuş milletlerin hakiki, samimi dayanışması ile mümkün olacaktır. Bu dayanışma bugün aramızda tabii bir surette mevcuttur. Fakat bu dayanışmaya dahil devletlerin başlı başına ayrı ayrı kuvvetli olması, ayrı ayrı bağımsızlık fikriyle mütehassis ve donanmış bulunması lazımdır.

Dolayısıyla hepimiz ayrı ayrı kuvvetler ve idari bağımsızlığımızı temin etmiş bulunmak mecburiyetindeyiz. Batı ancak bu kuvvet karşısında silahını teslime mecbur kalacak ve bu gayri insani muamelelerine, zulüm ve zorbalığına nihayet verecektir. Bunun husule gelmesi çok zamana bağlı değildir. Karşılıkla itimat, samimiyet ve muhabbeti muhafazada devam ettikçe kat olunacak mesafe azalacaktır.

Aralof Yoldaş, kadehindeki suyun safiyetini misal alarak iki millet arasındaki muhabbet ve samimiyetin bunun kadar saf olduğunu beyan etti. Ben de aynı misali başka bir tarzda ifade edeceğim: Bu kadehteki su hidrojen ile oksijenin birleşmesi neticesidir. Dolayısıyla bağımız bu unsurların birliği derecesinde sıkı olmalıdır. Aralof Yoldaş’ın yanında geçirdiğim bu samimi gece, en kıymetli hatıralarım arasına dahil olacaktır. Kendilerine teşekkür ederim. Dostluğumuzun nişanesi olmak üzere elimi arkadaşlarım namına ve sefir kardeşlerimin müsaadesiyle kendilerine takdim ediyorum. (Şiddetli alkışlar)

Ukrayna

Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi Ukrayna İçtimai Şura Cumhuriyeti’nin Türkiye Olağanüstü Elçisi Firunze Hazretlerinin bağımsızlık tarihimizde başlı başına bir iz bırakacak olan beyanlarını dinlemekle mutlu oldu.

Meclis üyeleri bu ifadeleri büyük bir zevk ve takdirle dinleyerek beyanatın hemen her cümlesini içten alkışladı. Bu olay, bugün enkazı üzerine ulusların yazgılarına doğrudan doğruya egemen olmaları düsturunu yerleştirmekte olduğumuz emperyalist hükümetlerin yönetimi sırasında yalan ve ikiyüzlülükle karışık ve samimiyetten sonsuza kadar uzaklaşmış olarak yapılan yapmacık gösterilere benzemeyen ve iki dost ülkenin karşılıklı derin samimiyetine kanıt oluşturan bir manzara içinde cereyan etmiş,

Meclis’te hazır bulunan tüm üyeleri derin bir biçimde duygulandırmıştır. Ukrayna Cumhuriyeti Hükümetinin bizimle bir barış antlaşması yapmak ve aramızdaki siyasi, iktisadi ve başka ilişkileri tespit ve daha da takviye etmek üzere en önemli ve yetişkin bir siyaset adamı olan, Kızıl Ordunun en değerli ve kahraman komutanlarından, halen Ukrayna orduları Başkomutanı bulunan birini böyle bir zamanda bize göndermesi, özellikle bu kararı Sakarya Muharebesi arifesinde düşmanlarımızın kesin çöküşümüzün yakın olduğunu dünyaya ilan ettikleri bir zamanda bize bildirmesi bugünkü ilişkilerimizde en önemli olan vefa ve samimiyetin en kuvvetli bir kanıtı sayılmış, Millet Meclisi’nce teşekküre değer görülmüştür.

Elçi Hazretlerinin baştan sona değerli beyanları, arasındaki fırsat düşkünü düşmanımız Yunanistan’ın ülkemizin işgal altındaki yerlerinde en vahşi biçimde uyguladığı, nefret verici cinayetleriyle ilgili kısımları bu konudaki derin acılarımızı hafifleten bir teselli yerine geçmiştir. Bağımsızlık mücadelemizde bizim için büyük bir kuvvet kaynağı olan bu değerli tesanüdün yüce amacımıza ulaşabilmemiz için en açık bir destek olduğunu tekrarlar, bu vesileyle Türkiyelinin tek temsilcisi olan Büyük Millet Meclisinin selam ve sevgilerini arz ederim.

TBMM Başkanı, Başkomutan Mustafa Kemal asd:c. IV-s.
422-423/20.12.1921/Ukrayna Elçisi Firunze’nin Meclis’te okunan beyanı hakkında.

                                                  İran

Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti yöneticileri geçmişin anlamsız kör döğüşlerini bilir, onu hiçbir biçimde ve nedenle yinelemek istemez.

Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti yöneticileri özellikle yeni tarihi belgelerle inandığı İranlıların düzenli, disiplinli, güçlü bir devlet olmasını diler.

Bugün İran devletinin başında bulunan Rıza Şah Hazretlerinin bu gerçeği bilenlerin başında bulunduğuna inanıyorum. Ortak sınırlarda görülen olaylar beni Rıza Han hakkında hiçbir zaman kuşkuya düşürecek nitelikte değildir. Zira, Pehlevi Hazretlerinin bu tür sorunların ortak çabalarımızla ortadan kaldırılacağına, bu amaçla güçlerimizi birleştireceğimize içtenlikle inandığını, bu konudaki fikirlerini dostluk eseri olarak söylediğini anımsıyorum.

Bu durumda Tahran’daki göreviniz Türk ve İran dostluğunun, zaten var olan yüksek ve sağlam temelleri üzerine yüce bir akrabalık binası kuracaktır.

Türk Kültüründe Renkler, Prof Dr Mustafa Kafalı

Binlerce yıllık Türk tarihi boyunca Türk kültür yapısında renkler, belirli manalar kazanmışlardır. Hattâ renklerin milletimizin hayatında büyük bir zenginlik içinde olduğunu söyleyebiliriz.

Renklerin yalnız bir manası olmayıp, bazen ifade yerlerine göre birçok farklı anlamlar içerisinde olduğu da bilinir. Her milletin içtimaî yapısında renklerin bir değeri vardır. Fakat bizim burada yapacağımız değerlendirmeler, yalnızca Türk kültür hayatı içinde olanlarıdır.
Diğer kültürlerdeki değişik anlamların bizim kültürümüzdekiyle alâkalı olmadığını bir defa daha zikrettikten sonra, bu renkleri sırasıyla izah edelim.

Türk tarihinin muhtelif devrelerinde renklerin yönleri ifade etmek için kullanıldığını biliyoruz.
Dört yönün her birisi ayrı bir renk ile şekillenmiştir.

Bunlardan kara=kuzey, kızıl=güney, gök=doğu, ak=batı olarak kullanılır.

Bin yıl önce Anadolu’yu fetheden Türkler, Türkiye’nin kuzeyindeki denizi Kara-Deniz, batısındakini Ak-Deniz1, güneyindekini Kızıl Deniz şeklinde isimlendirmiş2, fakat doğuda bu isimle adlandırılacak deniz bulunmadığı için büyükçe bir gölün adını da Gökçe-Göl olarak tanımlamışlardır. .

Bundan başka Orkun kitabelerinde devlet adı Türk Kağanlığı şeklinde geçmekte iken, bir yerde Kök Türk ibaresine rastlanır. Bu ise devletin doğu kanadını belirtmek için kullanılmıştır.
Yine bilindiği üzere Hun Devleti’nin batıdaki bölümünün adı Ak-Hun biçiminde ifade edilmekteydi. Avrupa’ya giren Hunlar da, Kuzey Hunlarının devamı olmaları basebiyle Macar kaynaklarında Kara-Hunlar olarak bilinirler. Osmanlı tarihinde Bogdan’ın kuzeyi3 ifade edilmek istendiği zaman Kara-Bogdan şeklinde söylenmiştir.
Yine Altun-Orda Hanlığı’nın batı kanadı Ak-Orda, doğu kanadı ise Gök-Orda idi. Buna benzer şekilde dağ, tepe, ırmak, deniz, şehir gibi pek çok coğrafi isimleri bu renkler esas olmak üzere Türk coğrafyasında görmek mümkündür.
Bu dört renkle birlikte kullanılan bir beşinci renk vardır ki, o da “sarı”dır. Sarı renk yön değil, bu dört rengin ortasında yer alan merkezi karşılamak için kullanılmıştır. Devlet yapısı bakımından değerlendirilecek olursa, sarı renk merkez hâkimiyetini ve kudreti ifade etmektedir.4
Birçok sarı yanında kullanılan Türk sarısı, “altın sarısı”dır.5
Altın bilindiği üzere, kuvvet ve kudretin, hâkimiyet ve zenginliğin karşılığı olarak dünya var olduğu günden beri değerini korumaktadır. Yine bu anlayışa uygun olarak tarihte güçlü ve cihangir hükümdarların hepsi altın tahtla birlikte tasvir edilmişlerdir.
Yukarıda zikretmiş olduğumuz gök renk, yabancılar tarafından söylendiği üzere “Türk Mavisi”, turkuvaz şeklinde tanımlanmaktadır.
Ancak gök renk yanında bir diğer rengin daha eşit anlamda kullanıldığını tarihimizde görmekteyiz. Bu renk yeşildir. Yeşil renk Orkun kitabelerinde Yaşıl şeklinde geçmektedir. Kelimenin aslî biçimi olan bu ibare Çin’deki Gök-Irmak karşılığı kullanılmıştır.6
Ayrıca yeşil renk pek çok coğrafi mekanlarda yukarıdaki renkler gibi aynı ölçüde kullanılmaktadır. Anadolu’muzdaki Yeşil-Irmak buna bir delildir. Yaşıl veya yeşil, gençliğin, hayatiyetin ifadesi olan bu renk, Osmanlı sancak renkleri arasında yerini bulmaktadır.
Yeşil, kırmızı ve sarı, bu üç renk tarihimizde birlikte kullanılan renkler arasındadır. Bu üç renk bir kompozisyon biçimi içinde tarihimizin derinliklerinden gelen yapıda mevcuttur.
Selçuklu Devleti’nin kurulduğu sırada cihan sultanı durumunda olan Tuğrul Beg’in, Sultan Alp Arslan’ın ve oğlu Melik-Şah’ın ordusunda bu üç renkli sancaklar beraber kullanılmıştı. O devrin İslâm kaynaklarında verilen bilgilerde “Sultan, Türkmen ordusu ile hareket ediyorsa, bu üç renkli sancak mutlaka orduda bulunurdu” denmektedir.
Eğer halifenin arzusuna uygun bir sefer yapılacak olursa, orada halifenin alâmeti olan siyah sancağın da kullanıldığını görüyoruz. Osmanlılarda ise bu üç renkli hilâlli sancaklar aynı zamanda harp sancaklarıdır.
Üç rengin manası sırasıyla şöyledir:
Yeşil hayatiyet, kırmızı güçlülük ve sarı hâkimiyet demektir.
Hattâ Mehter takımındaki sancaklar bu hâkimiyetin üç rengini de sembolize eder. Bütün bunlara ilâve olarak, Osmanlı padişahının resmî sancağı bu üç rengi birleştiren kompozisyon içinde idi.7
Harp tarihi müzesinde ve son Osmanlı sancak ve askerî kıyafetlerine ait kitapta bunları görmek mümkündür. Renklerin bu manaları yanında bilhassa, kara rengi zengin bir muhteva içinde görmekteyiz.

Orkun kitabelerinde kara kelimesi birçok yerde Kara-Bodun şeklinde geçmektedir.

Bazı dilci ve şarkiyatçılar kara kelimesini burada “avam halk” manasında düşünmüşlerdir.
Ancak bu değerlendirmeyi yapabilmek için zıt manada olan Ak-Bodun’u da bulmak lazımdır. Ak-Bodun ibaresine asla rastlanmıyor. O zaman avam karşılığı olan asil de yok ,demektir.
Öyleyse yukarıdaki düşünce tarzının yanlış olduğu ortaya çıkmaktadır. Hakiki manayı bulma zarureti vardır. Buradaki kara güçlü ve büyük manasında kullanılmıştır. Çünkü kitabelerde Kara-Bodun itibar edilen, değer verilen bir mefhum olduğu için onun avam halk manasına gelmesi mümkün değildir. Hattı zatında Türklerde sınıf farkının olmadığı bilinir.
Bunun en güzel misali Oğuz-Kağan Destanında görülür.
Oğuz İli, Oğuz Kağan’ın altı oğlu ve yirmi dört torunundan neşet etmiştir. Diğer Türk illerinden olan Uygur, Karluk, Kıpçak, Yağma, Çigil, Toksı gibi iller ise Oğuz-Kağan’ın amcaları, Or-Han, Kür-Han, Küz Han’ın neslinden gelmektedirler. Destandaki bu an’ane hepsi bir atadan türeyen milletin mensuplarını eşit kılmaktadır.
Bu kısa değerlendirmeyi yaptıktan sonra, Orkun kitabelerindeki vermiş olduğumuz mana yerine oturduğu takdirde metinler anlam bakımından daha da güçlülük kazanmış olacaktır. Zira sınıf farkı olmayan Türk millet yapısında bir ferdin diğerine asalet iddiasında bulunamayacağı gibi, asilin de olmadığı yerde avamlık olmayacağı muhakkaktır.
Kara rengin cemiyet hayatımızda kullanılış itibarıyla bir diğer manası; kara-gün, yas, karalar bağlamak, kara bulutların çökmesi gibi kelime ve terimlerle ifade edilir.
Orkun kitabelerinde olsun, Dede Korkut’ta olsun kara renk bir yas, bir ızdırap, bir acının karşılığıdır.
Karanın müspet bir manası daha vardır. Kara-Koyunluların hükümdarı Kara Mehmed Beğ ve Kara Yusuf Beğ, Ak-Koyunluların ecdadı Kara Yülük Osman Beğ, Osmanlıların atası Kara Osman Beğ adlan ve lâkaplarıyla metinlerde geçmektedir.
Buradaki kara ise, doğrudan doğruya yiğit, kahraman ve alp kişi manasındadır.
Kara rengin dil ve edebiyatımızda başka bir manası da vardır. Kara-Samsun, Kara-Maraş gibi şekillerde kullanıldığı takdirde; esas Samsun, esas Maraş’ın neşet ettiği ilk mahâl manasına alınmalıdır.
Yas anlamına gelen kara rengin yanında tarihimizin bazı bölümlerinde Ak ve Gök rengin de yas manasında kullanıldığını görmekteyiz. Bu nokta üzerinde bir araştırma yapmaya ihtiyaç olmakla beraber, bu iki rengin kullanıldığı yerlerdeki ölüm hadiselerinde şahâdet hali vardır.
Öyle zannediyoruz ki, bu renkler herhangi bir ölüm için değil, zulümle veya şahadet halindeki durumlar için değerlendirilmelidir. İzahını yaptığımız renkler yanında bu renklere muadil gibi görünen kullanım tarzlarını da görmekteyiz.
İlk akla gelen renklerden Yağız ve Boz kelimeleridir. Orkun kitabelerinde yerin kara ifadesini kullanmak üzere yağız yer denmiştir. Toprak rengidir. Ancak at rengi olarak kullanılacak olursa, siyah at manasına gelir.
Yağız kelimesi, yağız yiğit, kara yiğit anlamında dilimizde tabir olarak yiğitlik işareti olarak bilinir. Boz renk ise hem kara, hem de beyazın karışımından meydana gelen kurşunî renge yakın bir renktir.
Metinlerde toprak rengi ve at rengi olarak kullanılmıştır.
Ak renk karşılığı olmak üzere at rengi olarak kır kelimesi de kullanılır. Ancak kır ile birlikte ala-kır, bakla-kır, boz-kır, kırçıl, demir-kır, gök-kır tabirleri at rengindeki beyazla ilgili renklerin karışımını anlatır.
Ayrıca doru, yine at rengi olarak metinlerde geçmektedir. Doru esasında kestane rengidir. Ama doru yanında, kırda olduğu gibi, yan renkler de vardır. Çünkü atlar her zaman kır, doru, yağız, al gibi renklerde olmazlar, karışık renkleri bünyelerinde barındırırlar.
Bu bakımdan yağız doru, açık doru, hurma doru şeklinde at renklerini veya donlarını bilmekteyiz. Bir diğer at rengi olarak al renk vardır. Kızıl renge yakın bir renktir veya kızıla mayil doru da denilebilir. Bu renge ilâve olarak Kula at vardır. Kula at ise kızıl ile bozun karışımı olarak görülür.
Burada bir noktayı daha ifade etmek gerekirse, atın donu tabiri binlerce yıllık kültür tarihimizin temel ibarelerindendir. Türk kültür tarihinde renklerin zengin bir mana içinde olduğu şu kısa makalede dahi görülecek ölçüdedir.

Prof.Dr.Mustafa KAFALI  Ankara Üniversitesi.Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Tarih Bölümü, Ankara/ TÜRKİYE.

DİPNOTLAR:

1 Atatürk’ün Dumlupınar Savaşı’nda vermiş olduğu emir “Hedefiniz Akdeniz’dir” şeklinde olmuştur. Burada kastedilenin Antalya, Mersin veya Adana değil, İzmir şeklinde olduğu gayet açıktır. Zira bu denizin adı Ak-Deniz veya Ak-Deniz’in bir bölümü olarak Adalar Denizi diye yüzyıllar boyunca adlandırılmıştır. Ancak bugün hatalı olarak eski Yunancasının bozulmuş biçimi olan Ege kullanılmaktadır.
2 Kızıl, al ve kırmızı renklerin benzerliğine rağmen ayrı ayrı kullanılışı vardır. Bayrak aldır kan aldır. Güney ise kızıldır. Kiremit kırmızıdır. Bu hususlar dil ve edebiyatımızda farklı kullanılırlar.
3 Bogdan in kuzeyi bugünkü Moldavya Cumhuriyeti arazisidir.
4 Hazar Kağanlığının ilk başkenti Itil Şehri’nin bir bölümü Sarıg-çın, ikinci başkentleri ise Sang-el adlarıyla bilinir. Burada hâkimiyetin merkezi sarı renk açıkca görülmektedir.
5 Türk hâkimiyet anlayışında gün-doğusundan, gün-batısına kadar ibaresi kitabelerde ve destanlarımızda yer almaktadır. Güneş ışıklarının nüfuz kabiliyeti, hâkimiyet ile özdeşleşmiştir. Sarı rengi bu şekilde değerlendirmek isteyenler de vardır.
6 Kitabelerde Yaşıl-Ögüz şeklinde geçer.
7 Bugünkü Cumhurbaşkanlığı forsu karşılığı olmak üzere.

BILGE TONYUQUQ INSTITUTE: ARTICLES AND NEWS in ENGLISH: FROM A to Z

ARTICLES AND NEWS in ENGLISH: FROM A to Z

BILGE TONYUQUQ INSTITUTE

ARTICLES AND NEWS in ENGLISH: FROM A to Z

https://leventagaoglu.blogspot.com/2019/08/bilge-tonyuquq-institute-articles-in.html

1,300-year-old Turkic monument in Mongolian steppes unearthed by archaeologists
10 Empires That Came The Closest To World Dominati…
10 Peter Drucker Quotes May Change Your World
1000 years in 10 seconds
12 oldest continuously inhabited cities
15 diagrams that show how a book is made
1929 — A Geopolitical Look at the Great Crash, F….
2016 study: A trans-Eurasian steppe exchange netwo…
2017 Global Go To Think Tank Index Report
7buruk: The Battle of Talas
7buruk: The Tonyukuk Inscription
7buruk: Tonyukuk’s Epitaph
A Comprehensive History of Philosophy
A History of China, by Wolfram Eberhard
A history of the Second Türk Empire (ca. 682-745 A…
A Passion for Wisdom: A Very Brief History of Phil…
Africa and Free Trade
Africa during the 15th to 17th century.
America’s Obsession With Beef Is Killing Leather
An Incredibly Detailed Map Of Medieval Trade Route…
Ancient Libraries of ASIA
Ancient Libraries of Mediterranean Basin.
ANTIQUE LANGUAGES AND TURKISH LANGUAGE/KADİM DİLLE…
Antioch – Capital of the Seleucid Empire and Roman…
Arabic, a great language, has a low profile
Are any Turkic languages mutually intelligible to …
Artificial Intelligence by Alibaba
ASIA Map /ASYA Haritası
Asia Physical Map
Asya Haritası /Asia Map
Balkan Nomad Yoruks
BALKANPAZAR is an initiative to create regional dy…
Barter Books
Basic Concepts of Chinese Civilisation
BAŞKALARININ AKLI-The Influential Mind
Beautiful way to display the Densities of selected…
Bertrand Russell and China
Bibliography: July 15, 2016 Feto’s Coup Attempt In…
Bilge_Kaghan_and_the_Origins_of_Turkish_State_Trad…
BOOK BINDING QUOTE
Book Fairs
Book Fairs.. 2019… 2018
Books for Learning Chinese
Brain functions with Chinese Characters
BRI: Belt and Road Initiative
BRILLIANT MAPS
Byzantine Empire’s Linguistic Divisions Under Just…
Cannabis : evolution and ethnobotany
Cannabis Road
CENTRAL ASIA MAP
Children of Trans-Empire: Nâzım Hikmet and the Fir…
China’s $900 billion New Silk Road. What you need …
Chinese Philosophy and Water
Chinese Proverbs
CIA Backs a New Ottoman Caliphate in Eurasia by F …
Cultural Code Words
CULTURAL EXCHANGES BETWEEN TURKS AND CHINESE
Cultural Regions of the United States.
Çin Milenyum Anıtı / China Century Monument, 2000
Danube River..
Database of PhD Thesis in the UK
Doktora Tezi: HÂRİZMŞÂHLAR DEVLETİ’NDE İLMÎ HAYAT(1097-1231) Scholarly life in Khwarazm Shahs Empire (1097-1231)
Dragons at Your Door: Dragon Innovations
Dynamic Map of History
Early Civilisations Map
Early Civilisations Map-2
Early Turkish Inscriptions, E. Denison Ross
ENCOURAGEMENT OF EXPORT IN THEORY AND PRACTICE WIT…
Erdogan Goes His Own Way as Turkish Distrust With …
Erdogan Plays Washington Like a Fiddle
Eurasia (n.) Eurasian (adj.)
EVALUATIONS AND RECOMMENDATIONS IN REGARDS TO TURK…
Export Barter
Family History, Rumelia
FIRST TURKEY FIRST MAGICAL COUNTRY OF THE “FIRSTS”…
Foreign Trade Balance of Turkey 2015-2017
Former British colonies:
Freelance Writing Sites
Global History Databank
Growing India in Figures
Hemp Paper/ Kenevirden Kağıt Üretimi
Hemp. Cannabis. Bhang
How does Turkish sound to non-Turkish speakers?
How Geography DOOMED Africa
How Putin was “checkmate” the coup d’Obama state i…
How the Enlightenment Ends, Henry Kissinger
How-culturally-European-is-Turkey
Human Connectom Project
İhracat’ [WorldCat.org]
In Turkish, what’s the difference between ak/kara …
Incredibly Detailed Map Of The European Natural Ga…
inauthor:”Joseph Needham” hemp
İstanbul’un İlim ve Fikir Adamları – Leading Scientists and Thinkers in Istanbul
Japan and Innovation by Peter Drucker
Just a view in the private library of Umberto Eco….
Know How China: China’s Cultural Code Words
Kül-Tegin monument. Turkic Khaganate and research …
Languages Learned
Languages of the Byzantine Empire, 580 AD [OC] [2138×1326]
Literature on Maturidi
Lost Enlightenment Central Asia’s Golden Age from the Arab Conquest to Tamerlane S. Frederick Starr
Lütfi Bergen Kitapları
Main Ethnic Languages in IRAN
map of Constantinople
Mapping the Spread of Words Along Trade Routes
Maps and Infographics
Maps of The World
Mediterranean Songs..Akdeniz Şarkıları
Mind Control in China Has a Very Long History
Modern Silk Road from Turkish perspective M. Hamza Ucar
Monographies of US Scholars on Tonyukuk (646-725)
Most Populous Countries
Native distribution of Indo-European languages.
New India, Güven Sak
NEW MEDITERRANEAN: Port-city network in East and S…
New Rome. Istanbul during Eastern Roman Empire
Olive tree distribution
‘ONE BELT ONE ROAD’, ONE LANGUAGE OR MULTIPLE LANGUAGES? MULTILINGUALISM AND LANGUAGE POLICY ALONG THE SILK ROAD
One on One: Interview with Turkish philosopher Ale…
openottoman.org/
Osmanlı Bulgaristan’ı; Ottoman Bulgaria
Palestine, Mesopotamia, Arabian Peninsula http://w…
Pearl River Delta
Periods of Ancient Greece
Population growth in this century will be dominate…
Prehistoric Textiles
PRINT GLOSSARIES
Print Glossaries and Print Wiki
Printing – Industry Abbreviations & Acronyms
Printing and Publishing Terms
printing industry export [WorldCat.org]
Protection of Cultural Heritage in Urban Areas in …
Putin-Xi Road
QATAR: Global Competitiveness Index
Rivers cover a lot more of the Earth than we origi…
Royalties for the Authors….
Science and Civilisation in China, Joseph Needham
SERGEN YALÇIN: THE MAN WHO COULD’VE BEEN THE WORLD…
Shipping routes, showing relative density of comme…
Shipping routes, showing relative density of commercial shipping around the world [3600×1800] (i.redd.it)
Silk Road Nations (65)
Silk Roads: China, The Middle East, and The New Wo…
Similar Proverbs of Turks and Chinese
SOCIETY, STATE AND BUREAUCRACY IN PRINCE SABAHADD…
Spectator Index Statistics: Turkey
Stunning Map Showing The Age of The World’s Border…
The Art of Persuasion Hasn’t Changed in 2,000 Year…
The Dispersion of the West/Batı’nın Dağılması Robert D.Kaplan
The Fertile Crescent
The first known human settlement is in Çatalhöyük,…
The Genius of China: 3,000 Years of Science, Disco…
The Geopolitics on the Silk Road: Resurveying the …
the historical regions of the MiddleEast
the location of the world’s largest city in histor…
The Master of Arts Program in Asian Studies at Boğ…
the Origins of Bibliography: First Bibliographer…..
The Pentagon’s New Map – Thomas PM Barnett /Pentagon’un Yeni Haritası
The Philosophy of Bibliography (Book Science)
THE RAJASTHAN EXPRESS
The Reproduction and Circulation of Knowledge in Islamic Civilization: An Example from Fifteenth-Century Samarqand
The Silk Road Gourmet
the status of nuclear power around the world.
The Top Expat Destinations 2017
THE TÜRK EMPIRE D. Sinor and S. G. Klyashtorny
the world’s largest megacities
Thesis referring to Barter in abstract in UK Unive…
THINK and Synonims
Thinking Terms
Tonyukuk Stella in English and Russian
Tonyuquq Literature in English language
Tonyuquq’s Humiliation and an Old Turkic Etymolog…
Top 20 Universities
Travellers..Ibn Batuta..Marco Polo..Zheng He..
TURKESTAN MUMMIES
Turkey in Europe&Europe in Turkey by Turgut Ozal, …
Turkey, India and the new world order
TURKEY: Discover The Potential – 1
TURKEY: Discover the Potential-2
TURKEY’S DNA : Discover The Potential – 3
Turkey’s Forward-Basing Posture July, 2017 Dr. Can…
TURKISH HEN: Country Layer Hen
Turkic History
Turkic Languages
turkiq
Turkischer-Biographischer-Index-Turkish-Biographic…
Turkish and English Lexicon (Osmanlıca İngilizce L…
Turkish Language is common heritage in 83 countrie…
Turkish Language, Turkic Languages and English Lan…
Turkish origin words in English
Turkish Presidency
Turkish States, Khaganates, Dynasties and Empires
Turkish Thinkers and Thoughts/Türk Düşünürleri ve …
Turkish: 8416 kitap
Türkischer Biographischer Index / Turkish Biograp…
Two Centuries of US Immigration
Unusually Slender Territories
Venice and the Silk Road: The Ancient World – Lace…
Visit to India; Tamil Nadu and Mumbai; 3-14, March…
Vocabulary of Thinking
Watching ‘New India’ from Turkey, By GÜVEN SAK
WATER AND HUMAN CIVILISATION
Weren’t the Ottoman Turks interested in colonizing/conquering India and the spice islands that all the other European nations were crazy about?
Where is the geographic centre of the global econo…
Which languages count in the most interesting ways…
Why is Turkey leaning closer to Russia?
Why was the Ottoman Empire called that and not the…
WINEP. The Washington Institute
You can travel most of the world by learning just …
Youth Populations in the Middle East and North Afr…

By Bilge Tonyukuk Enstitüsü zaman: Ağustos 26, 2019

Turkish origin words in English

Turkish origin words in English

One on One: Interview with Turkish philosopher Alev Alatli

İhsan Fazlıoğlu, Aforizmalar

İhsan Fazlıoğlu okumaları kapsamında hazırlanan Aforizmalar adlı çalışmanın pdf versiyonuna erişim için Bkz:

Türkiye Müzeleri.. 319 Müze

 

  1. •          23 Temmuz Kongre Müzesi
  2. •          500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi
  3. •          A.Ü. Cumhuriyet Tarihi Müzesi
  4. •          A.Ü. Çağdaş Sanatlar Müzesi
  5. •          A.Ü. Eğitim Karikatürleri Müzesi
  6. •          Adam Mickeiexic Müzesi
  7. •          Adana Arkeoloji Müzesi
  8. •          Adana Atatürk Evi Müzesi
  9. •          Adana Etnografya Müzesi
  10. •          Adıyaman Müzesi
  11. •          Afrodisias Müzesi
  12. •          Afyon Arkeoloji Müzesi
  13. •          Afyon Bolvadin Müzesi
  14. •          Afyon Zafer Müzesi
  15. •          Ahlat Müzesi
  16. •          Aksaray Müzesi
  17. •          Alacahöyük Müze ve Örenyeri
  18. •          Alagöz Karargah Müzesi
  19. •          Alanya Arkeoloji Müzesi
  20. •          Alanya Atatürk Evi Müzesi
  21. •          Alanya Etnografya Müzesi
  22. •          Ali Fuat Paşa Kuvay-i Milliye Müzesi
  23. •          Altıntaş Açıkhava Müzesi
  24. •          Amasra Müzesi
  25. •          Amasya Alpaslan Belediyesi Müzesi
  26. •          Amasya Müzesi
  27. •          Anadolu Hisarı
  28. •          Anadolu Medeniyetleri Müzesi
  29. •          Anamur Müzesi
  30. •          Anıtkabir
  31. •          Ankara 75.Yıl Cumhuriyet Eğitim Müzesi
  32. •          Ankara A.O.Ç.Atatürk Evi Müzesi
  33. •          Ankara Beypazarı Tarih ve Kültür Müzesi
  34. •          Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi
  35. •          Ankara Eğit-Der Eğitim Müzesi
  36. •          Ankara Etnografya Müzesi
  37. •          Ankara G.Ü.Mesleki Eğitim Fakültesi Müzesi
  38. •          Ankara Hava Müzesi
  39. •          Ankara Kurtuluş Savaşı Müzesi
  40. •          Ankara Meteoroloji Müzesi
  41. •          Ankara MTA Tabiat Tarihi Müzesi
  42. •          Ankara PTT Müzesi
  43. •          Ankara Roma Hamamı
  44. •          Ankara Şerife ULUDAĞ Kız Olg. Enst. 100.Yıl Müzesi
  45. •          Ankara TCDD Açıkhava Buharlı Lokomotif Müzesi
  46. •          Ankara Telekomünikasyon Müzesi
  47. •          Ankara TRT Müzesi
  48. •          Ankara Türk Hava Kurumu Müzesi
  49. •          Ankara Ülker Zaim Müzesi
  50. •          Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi
  51. •          Ankara Ziraat Bankası Müzesi
  52. •          Antalya Müzesi
  53. •          Antardos Açık Hava Müzesi – Altınoluk
  54. •          Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi
  55. •          Askeri Müze
  56. •          Aşık Veysel Müzesi
  57. •          Aşiyan Müzesi (Tevfik Fikret’in Evi)
  58. •          Atatürk Etnoğrafya Müzesi
  59. •          Atatürk Kongre ve Etnoğrafya Müzesi (Sivas Kongre Binası)
  60. •          Atatürk Müzesi (Köşk)
  61. •          Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi
  62. •          Aya İrini Müzesi
  63. •          Ayasofya Müzesi
  64. •          Aydın Fatma Suat Orhon Müze ve Sanat Evi
  65. •          Aydın Müzesi
  66. •          Aydınlatma ve Isıtma Araçları Müzesi
  67. •          Aynalıkavak Kasrı
  68. •          Ayşe Sıdıka Erke Etnografya Müzesi
  69. •          Ayşe ve Ercüment Kalmık Müzesi
  70. •          Balıkesir Belediyesi Devrim Erbil Çağdaş Sanat Müzesi
  71. •          Balıkesir Kuvayi Milliye Müzesi
  72. •          Bandırma Arkeoloji Müzesi
  73. •          Bergama Müzesi
  74. •          Beylerbeyi Sarayı
  75. •          Bigadiç Müze Evi
  76. •          Bitlis Etnoğrafya Müzesi
  77. •          Bodrum Kalesi (Sualtı Arkeoloji Müzesi)
  78. •          Boğazköy Müzesi
  79. •          Bolu Müzesi
  80. •          Bozcaada Yerel Tarih Müzesi
  81. •          Burdur Müzesi
  82. •          Bursa Arkeoloji Müzesi
  83. •          Bursa Atatürk Evi Müzesi
  84. •          Bursa Kent Müzesi
  85. •          Bursa Ormancılık Müzesi
  86. •          Bursa Sağlık Müzesi
  87. •          Bursa Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi
  88. •          Büyük Saray Mozaikleri Müzesi
  89. •          Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Müzesi
  90. •          Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deontoloji A.B.D. Bşk. Müzesi
  91. •          Cumalıkızık Etnoğrafya Müzesi
  92. •          Cumhuriyet Müzesi (II TBMM Binası)
  93. •          Çağdaş Cam Sanatları Müzesi
  94. •          Çanakçılar Seramik A.Ş. Müzesi
  95. •          Çanakkale Adatepe Zeytinyağı Müzesi
  96. •          Çanakkale Arkeoloji Müzesi
  97. •          Çanakkale Belediye Türk evi Özel Etnoğrafya Müzesi
  98. •          Çanakkale Bigalı(Çam yayla) Atatürk Evi Müzesi
  99. •          Çanakkale Hadımoğlu Konağı Türk evi
  100. •          Çanakkale Kabatepe Tanıtma Merkezi
  101. •          Çanakkale Milli Park Çamburnu Ziyaretçi Merkezi
  102. •          Çanakkale Şehitler Abidesi Harp Müzesi
  103. •          Çankaya Köşkü (Çankaya Atatürk Müzesi)
  104. •          Çankırı Müzesi
  105. •          Çengelhan Rahmi Koç Müzesi
  106. •          Çeşme Müzesi
  107. •          Çırağan Sarayı
  108. •          Çini Müzesi
  109. •          Çinili Köşk
  110. •          Çorum Müzesi
  111. •          Denizcilik ve Su Ürünleri Müzesi
  112. •          Divan Edebiyatı Müzesi (Galata Mevlevihane Müzesi)
  113. •          Diyarbakır Müzesi
  114. •          Dolmabahçe Sarayı
  115. •          Dumlupınar Müzesi
  116. •          Edirne Müzesi
  117. •          Edirne T.Ü. Çağdaş Resim Heykel Müzesi
  118. •          Edirne T.Ü. Lozan Müzesi
  119. •          Edirne Türk ve İslam Eserleri Müzesi
  120. •          Edremit Tahtakuşlar Etnografya Müzesi
  121. •          Efes Müzesi
  122. •          Elazığ Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi
  123. •          Erciyes Ü. Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesi
  124. •          Erzincan Müzesi
  125. •          Erzurum Arkeoloji Müzesi
  126. •          Erzurum Atatürk Evi
  127. •          Eskişehir Arkeoloji Müzesi
  128. •          Eskişehir Atatürk ve Kültür Müzesi
  129. •          Eskişehir Havacılık Müzesi (Tayyare Müzesi/Hava Müzesi)
  130. •          Eskişehir TCDD Müzesi
  131. •          Fenerbahçe Müzesi
  132. •          Fethiye Müzesi
  133. •          Fethiye Müzesi
  134. •          Florya Atatürk Köşkü
  135. •          Fotoğraf Müzesi
  136. •          Gaziantep Arkeoloji Müzesi
  137. •          Gaziantep Kent Müzesi
  138. •          Gaziantep Müzesi
  139. •          Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı
  140. •          Giresun Müzesi
  141. •          Gordion Müzesi
  142. •          Gönen Mozaik Müzesi
  143. •          Gümüşhane İkizevler Konağı
  144. •          H.Rahmi Gürpınar Müzesi
  145. •          Hacıbektaş Atatürk Evi Müzesi
  146. •          Hacıbektaş Müzesi
  147. •          Haluk Perk Müzesi
  148. •          Harput Müzesi
  149. •          Hasan Süzer Etnoğrafya Müzesi
  150. •          Hatay Arkeoloji Müzesi
  151. •          Hatay Müzesi
  152. •          Havacılık Müzesi
  153. •          Havza Atatürk Evi (Mustafa Kemal Paşa Havza Karargahı)
  154. •          Hierapolis Arkeoloji Müzesi
  155. •          Hünkâr Köşkü
  156. •          Iassos Balık Pazarı Açık Hava Müzesi
  157. •          Isparta Müzesi
  158. •          İçkale Müzesi
  159. •          İkinci Beyazıt Külliyesi Sağlık Müzesi
  160. •          İmrahor Sarayı
  161. •          İnce Minare (Taş-Ahşap Eserleri Müzesi)
  162. •          İnönü Etnoğrafya Müzesi
  163. •          İnönü Savaşları Karargah Müzesi
  164. •          İnönü Ü. İsmet İnönü Müzesi
  165. •          İstanbul Arkeoloji Müzeleri
  166. •          İstanbul Atatürk Müzesi
  167. •          İstanbul Deniz Müzesi
  168. •          İstanbul Halı Müzesi
  169. •          İstanbul Modern
  170. •          İstanbul Oyuncak Müzesi
  171. •          İstanbul PTT Müzesi
  172. •          İstanbul Şehir Müzesi
  173. •          İzmir Arkeoloji Müzesi
  174. •          İzmir Atatürk Evi Müzesi
  175. •          İzmir Etnoğrafya Müzesi
  176. •          İznik Ayasofya Müzesi
  177. •          İznik Müzesi
  178. •          Kahramanmaraş Müzesi
  179. •          Kaleiçi Müzesi
  180. •          Karabük Demir Çelik Sanayi Müzesi
  181. •          Karadeniz Ereğli Müzesi
  182. •          Karaman Müzesi
  183. •          Karatay Medresesi (Çini Eserler Müzesi)
  184. •          Karatepe Aslantaş Müzesi
  185. •          Karikatür ve Mizah Müzesi
  186. •          Kariye Müzesi
  187. •          Kars Müzesi
  188. •          Kastamonu Müzesi
  189. •          Kayseri Atatürk Evi Müzesi
  190. •          Kayseri Etnoğrafya Müzesi
  191. •          Kayseri Müzesi
  192. •          Kazım Karabekir Paşa Müzesi
  193. •          Kazım Karabekir Paşa Müzesi
  194. •          Kemaliye Ali Gürer Özel Müzesi
  195. •          Kenan Evren Etnoğrafya Müzesi
  196. •          Kırklareli Müzesi
  197. •          Kırşehir müzesi
  198. •          Kilim ve Düz Yaygılar Müzesi
  199. •          Kocaeli Arkeoloji Müzesi (Av Köşkü)
  200. •          Kocaeli Etnografya Müzesi (Saatçi Ali Efendi Konağı)
  201. •          Kont Seçini İtfaiye Müzesi
  202. •          Konya Arkeoloji Müzesi
  203. •          Konya Atatürk evi Müzesi
  204. •          Konya Ereğli Müzesi
  205. •          Konya Etnoğrafya Müzesi
  206. •          Konya İzzet Koyunoğlu Şehir Müzesi
  207. •          Kossuth Evi Müzesi
  208. •          Küçüksu Sarayı
  209. •          Kütahya Arkeoloji Müzesi
  210. •          Malatya Müzesi
  211. •          Malkara Eğitim ve Kültür Vakfı Özel Müzesi
  212. •          Manisa Etnoğrafya Müzesi
  213. •          Mardin Müzesi
  214. •          Marmara İlçesi Saraylar Açık Hava Müzesi
  215. •          Marmaris Halıcı Ahmet Urkay Müzesi
  216. •          Marmaris Müzesi
  217. •          Mecma-ı Âsâr-ı Atika Müzesi
  218. •          Mehmet Akif Ersoy Müze Evi
  219. •          Mersin Atatürk Evi Müzesi
  220. •          Mersin Müzesi
  221. •          Mevlana Müzesi
  222. •          Milas Müzesi
  223. •          Milet Müzesi
  224. •          Mimar Sinan Ü. Resim ve Heykel Müzesi
  225. •          Miniatürk
  226. •          Misis Mozaik Müzesi
  227. •          MKE Silahsan Özel Müzesi
  228. •          Mudanya Mütareke Evi
  229. •          Mudanya Tahir Paşa Konağı Müzesi
  230. •          Muğla Müzesi
  231. •          Narlıkuyu Mozaik Müzesi
  232. •          Nevşehir Müzesi
  233. •          Niğde Müzesi
  234. •          ODTÜ Bilim ve Teknoloji Müzesi
  235. •          Ordu Müzesi
  236. •          Orhan Kemal Müzesi
  237. •          Ortahisar Etnoğrafya Müzesi
  238. •          Osman Hamdi Bey Müzesi
  239. •          Osmanlı Evi Müzesi
  240. •          Ödemiş Müzesi
  241. •          Pembe Köşk
  242. •          Pera Müzesi
  243. •          Pessinus Müzesi
  244. •          Polis Müzesi
  245. •          Rahmi M. Koç Sanayi Müzesi
  246. •          Rakoczi Müzesi
  247. •          Rize Atatürk Evi Müzesi
  248. •          Rize Müzesi
  249. •          Rumeli Hisarı
  250. •          Sadberk Hanım Müzesi
  251. •          Sadberk Hanım Müzesi
  252. •          Sadık Atakan Özel Çini Müzesi
  253. •          Sağlık Müzesi
  254. •          Sahne Sanatları Müzesi
  255. •          Sait Faik Abasıyanık Müzesi
  256. •          Sait Faik Müzesi
  257. •          Sakarya Müzesi
  258. •          Sakıp Sabancı Müzesi
  259. •          Samsun Müzesi
  260. •          Selçuk Yaşar Resim Müzesi ve Sanat Galerisi
  261. •          Seyitgazi Müzesi
  262. •          Sırçalı Medrese (Mezar Anıtları Müzesi)
  263. •          Side Müzesi
  264. •          Silifke Atatürk Evi Müzesi
  265. •          Silifke Müzesi
  266. •          Silifke Taşucu Amphora Müzesi
  267. •          Sinop Cezaevi (Sinop Kalesi)
  268. •          Sinop Müzesi
  269. •          Sirkeci Garı TCDD Müzesi
  270. •          Söğüt Müzesi
  271. •          St.Paul Anıt Müzesi
  272. •          St.Pierre Kilisesi (Anıt Müze)
  273. •          Sümela Manastırı
  274. •          Şanlıurfa Müzesi
  275. •          Şefik Bursalı Müze Evi
  276. •          Şerifler Yalısı
  277. •          Tanzimat Müzesi
  278. •          Tarsus Müzesi
  279. •          Taşoda Etnoğrafya Müzesi
  280. •          Tavşanlı Belediyesi Müzesi
  281. •          TCDD 3. Bölge Müze ve Sanat Galerisi
  282. •          TCDD Selçuk Çamlık Açık Hava Buharlı Lokomotif Müzesi
  283. •          TCMB Para Müzesi
  284. •          Tekfur Sarayı
  285. •          Tekirdağ Müzesi
  286. •          Tire Müzesi
  287. •          Tokat Müzesi
  288. •          Topkapı Sarayı
  289. •          Trabzon Ayasofya Müzesi
  290. •          Trabzon Müzesi (Kostaki Konağı)
  291. •          Türk Halkbilimi Araştırma ve Uygulama Merkezi Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi
  292. •          Türk İnşaat ve Sanat Eserleri Müzesi
  293. •          Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi
  294. •          Türk ve İslam Eserleri Müzesi
  295. •          Türk ve İslam Eserleri Müzesi
  296. •          Türkiye Denizcilik İşl. Tarih ve Sanat Merkezi Müzesi
  297. •          Türkiye gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi
  298. •          Uluumay Osmanlı Halk Kıyafetleri ve Takıları Müzesi
  299. •          Uşak Atatürk ve Etnografya Müzesi
  300. •          Uşak Müzesi
  301. •          Ümran Baradan Çocuk Müzesi
  302. •          Ürgüp Müzesi
  303. •          Vali Fahri YÜCEL Edirne Kent Tarihi Müzesi
  304. •          Van Müzesi
  305. •          Yakutiye Medresesi
  306. •          Yalvaç Müzesi
  307. •          Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi
  308. •          Yedikule Zindanları
  309. •          Yenişehir Şemaki Evi Müzesi
  310. •          Yerebatan Sarnıcı
  311. •          Yesemek Açıkhava Müzesi
  312. •          Yıldız Porselen Fabrikası
  313. •          Yıldız Sarayı
  314. •          Yozgat Arkeoloji Müzesi (Karslıoğlu Konağı)
  315. •          Yozgat Etnoğrafya Müzesi (Nizamoğlu Konağı)
  316. •          Yörük Ali Efe Müzesi
  317. •          Yunus Emre Müzesi
  318. •          Ziya Gökalp Müzesi
  319. •          Zonguldak Müzesi

http://www.beycan.net/1269/turkiyedeki-muzelerin-isimleri.html

By Bilge Tonyukuk Enstitüsü zaman: Ağustos 04, 2019

Şairler ve Hikayeciler

Mehmet DEĞİRMENCİ
@ucurtmaucur

 
Şeker tadında rengarenk kelimelerle , cümlelerle doludur şairlerin, hikayecilerin cepleri. Halkı herkesten iyi tanırlar, halden anlarlar ; taneyle değil avuçla dağıtırlar ihtiyacı olana.İşte bu yüzden ekonomiyi onlara emanet edin. Sakın ha bir harf bile fazla alıp istiflemeyin…